hak

Danışmanlara Sorulmuş Sorular


Tarih : 20.04.2011
Soru :
bir LTD STI , 2010 yılına ilişkin olarak , gelir tablosunda donem brut zararı 2.129,13. tl cıkıyor ... bu firmanın 3.963.93 tl KKEG mevcuttur. 2010 yılı icinde tahakkuk eden ve de ödenen 193 Gecici vergisi yoktur. bu durum karsısında , normalde zarar olan firma , KKEG eklendiginde Kara geciyor. bu şekildeki bir firmaya , kurumlar vergisi karşılıgı ayrılır mı ? 691 ( b ) - 370 ( a ) yevmiye kaydı yapılır mı ?

Cevap :
Sayın Ünlütürk, Kurumlar Vergisi mali kar üzerinden hesaplanacağı için sizin verilerinize göre mali karınız 1834,80 TL dir. 691 borçlu, 370 alacaklı 366,96 TL (1834,80*0,20) vergi karşılığı ayıracaksınız. Daha sonra 692 borçlu 2496,09, 690 alacaklı 2129,13 ve 691 alacaklı 366,96 olarak yapacağınız yevmiye kaydında dönem zararına ulaşacaksınız. 591 hesap borçlu, 692 hesap alacaklı 2496,09 olarak dönem net zararı kaydını yapacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.04.2011
Soru :
MÜKELLEF OLMAYAN BİR KİŞİ 6111 SAYILI KANUN MATRAH ARTTIRMINDAN FAYDALANMAK İSTİYOR. VERGİ DAİRELERİYLE GÖRÜŞTÜK.E-BEYANNAME YOLUYLA GÖNDERECEKSİNİZ HERHANGİ BİR İŞLEME GEREK YOK DİYORLAR. ANCAK E-BEYANNAMEDEN HER ŞEKİLDE DENEDİK MÜKELLEFİYETİ OLMADIĞINDAN KABUL ETMİYOR. BU KONU HAKKINDA NE YAPABİLİRİZ.

Cevap :
Sayın Sarıkaya, Vergi mükellefi olmayan kişi 6111 sayılı Yasaya göre matrah artırımından bulunabilmesi için öncelikle ikametgahının bağlı olduğu vergi dairesine müracaat ederek vergi mükellefiyeti tesis ettirecektir. Daha sonra e beyanname sisteminden matrah artırımı beyannamelerini gönderecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.04.2011
Soru :
Selam Üstad; 255 ortaklı bir A.Ş. te Yönetim Kurulu ve Denetçiler kendi ortaklarımızdan. 1996dan beri faaliyette bir şirket. Genel md. ve yardımcılarıda yönetim kurulu üyelerinden seçiliyor ve bunların hepsi SSK dan emekli kişiler. Yönetim Kurulu üyelerinden Genel Md. ve yardımcısı olarak çalışanları sigortalı olarak (SGDP %31,50 ödeyerek) çalıştırıyoruz. Denetçiler ve diğer Yönetim Kurulu üyelerinden ise sadece Gelir ve Damga Vergisi keserek huzur haklarını ödüyoruz. 5510 Sayılı Yasa gereği A.Ş. ortağı YK üyelerinin emekli maaşlarından %15 SGDP kesintisi yapılması gerektiğini anlıyoruz. Ancak YK üyesi olan ve 2008 ekim ayından sonra gn.md.yard. olarak göreve başlayan (ücretli) ortağımıza 4/a yapamayacağız gibi anlıyoruz. O halde biz bu kişilere sadece diğer denetçiler gibi gelir ve damga vergisi kesintisi yaparak mı ödeme yapacağız? 5510 öncesi 4/a girişi yaptıklarımız aynen devam mı edecek?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4/a işçisi olarak beyan edilenlerin SGDP ödemeleri işveren tarafından ortak sıfatı taşıyan 4/b lilerin ise maaşlarından SGDP kesintisi yapılacak ayrıca verilen ücretler içinde gelir ve damga vergisi kesintisi yapılacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 19.04.2011
Soru :
Kolay Gelsin. Yıllara sari inşaat işi yapan bir firmamız yüklendiği işle ilgili ALT İŞVEREN çalıştırmaktadır. Yaptırdığı işle ilgili altişverenden fatura alamadı yaklaşık 300.000 TL civarında. Ödemeleri çekle yapıldı fiilende hizmet teslimi gerçekleşti. Sorum KDV yi ind konusu yapamayacağımı biliyorum. Gider yada Maliyete yazmam konusunda görüşünüze ihtiyacım var. bizim firmamız işi teslim ettiği için faturasını kesti. Gereksiz yere Vergi matrahı doğma durumunda. Ödediğim tutarı hakediş çerçevesinde 740 Hizm Gid- 300.000 (B) 373. Maliyet Karşılığ 300.000 (A) TL kayıt yapsam sonrada faturamızı aldığımızda 373. Maliyet karş 300.000. (B) 191 İnd Kdv 54.000 320 Sat.354.00 (A) olarak işlemem uygun olurmu. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Zurnacı, Vergi ve muhasebe uygulamaları belge esasına dayanmaktadır. Bahsettiğiniz işlemleri fatura olmadan hiç bir şekilde sonuçlandıramazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.04.2011
Soru :
merhaba 2 ortaklı bir ltd şti sermayesi 5000 TL %10 ORTAK A %90 ORTAK B iki ortak ta hisselerinin tamamını devrettiler.bununla ilgili kasa ve bankalar hesabından yapılacak bi işlem var mı sonuçta eski ortak ortaklık hakkını yeni birine devrediyo.bilgilendirirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Erkölencik, Limited şirkette paylar şahıstan şahısa veya şahıstan kuruma devredilir. Bu devirlerle ilgili kasa ve banka hesapları kullanılmaz. Çünkü satışlar kişiler arasında oluşmuştur. Firmanın kasa veya banka hareketiyle ilgisi yoktur. Kurum sadece 500 hesapta alt hesaplarda isim ve hisse değişimi kaydı yapar. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.04.2011
Soru :
Merhabalar, İstirahatli işçi için çalışmadığına dair bildirim işbaşı tarihinden itibaren 5 gün içinde internet ortamından bildiriliyor. Aynı zaman da eskisi gibi SGK'na elden eksik gün bildirim formu verilmesi gerekiyor mu? İstirahatli işçimizin sigortasını tam göstermenin ne gibi sakıncası var. Her hangi bir cezası var mı? Örneğin 5 gün istirahatli işçimizin çalışmazlık bildirimini yaptık diyelim. Fakat o ay ssk tahakkuk ederken tam gün bildirdik. ve maaşını da tam olarak banka'ya yatırdık. Bir sakıncası varmı ? Teşekkür ederim. İyi çalışmalar..

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinizin işgöremezlik raporunun sisteme girilmemesi halinde; SGK dan bu raporun sisteme girişi yapılmalıdır yazısının tebellüğ tarihinden itibaren 5 iş günü içinde girişi yapılmalıdır. Aksi Halde kurum tarafınıza İPC kesebilecektir. ayrıca ücretin tam ödenmesi ya da işçinin tam çalışıyor gösterilmesinin bir sakıncası bulunmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.04.2011
Soru :
Merhabalar. 5811 sayılı kanunun ilk uygulamasında gerekli vergi süresinde vergi dairesine ödenmiş , ancak sermayeye ilavesi 30 hazirandan sonra gerçekleşmiştir. ( karar tarihi 30 haziran tescil tarihi 17 temmuz). kanun kapsamındaki bir yıl ile ilgili vergi incelemesinde , idare süresinde yararlanmadığımız için uzlaşma komisyonu kanundan yararlanma sartını tasımadıgımız ıcın yararlandırılmadı. 6811 yasanın ardından yayımlanan Seri No.lu 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Genel Tebliği ile , süresinden sonra sermayeye ilave edip tescil ettirdiğimiz işlem için bu tebliğ ile yasadan yararlanma imkanı olabilecek midir? Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Adıgüzel, Konuya ilişkin 7 Nisan 2011 tarihli 27898 numaralı Resmi Gazetede yayımlanan 4 Seri Nolu 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Tebliği inceleyerek durumunuzu değerlendiriniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2011
Soru :
Sn. İlgili, Meslek stajı hakkında iki sorum olacak. Birincisi; bir stajyer, eşinin ortağı olduğu (imza yetkilisi değil) smmm şirketinde staj yapabilir mi? İkincisi; Uyum eğitimi sonucu SMMM olan meslektaşların yanında smmm stajı yapılabilir mi?

Cevap :
Sayın Neşat TANJU Eşinizin ortağı olduğu SMMM şirketinde ve uyum eğitimi sonucundan SMMM olan meslek mensuplarının yanında staj yapabilirsiniz. Staj Müdürlüğü


 

Tarih : 15.04.2011
Soru :
iyi günler üstad, şehirler arası toplu taşıma otobus işletmeciliği yapan bir firmamız vardır. firmamız satınalmış olduğu otobuslerde binek araçlar ve kamyonetlerin alış faturalarında ödedikleri ötv.ve kdv'lerin gider yazılıp yazılamayacağı konusunda veya kdv indirimleri hakkında bilgi verilmesini arz talep ederiz.

Cevap :
Sayın Yanık, Faaliyet konusu araç alım satım, kiralama işi olmayan işletmelerin aktifine kayıtlı binek otomobillerin KDV leri indirim konusu yapılamaz. Diger tüm araçların KDV leri indirim konusu yapılır. ÖTV leri giderleştirebilir veya maliyet unsuru yapılabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2011
Soru :
Sn. Üstad, 5811 SK. hakkında bilginize ihtiyacım var. Şöyle ki, Bilanço usulüne tabi şahıs (1.sınıf) işletmeler 5811 den yararlandıkları vakit. Yararlanılan rakamın sermayeye ilavesi ne şekilde olacaktır. Yani şahıslarda sermayenin Ticaret sicil memurluğunda tescili şart mıdır? Yoksa kayıtlarda rakamın sermayeye ilavesi yeterli midir? İto'ya kayıtlı değilse ne olacak?

Cevap :
Sayın Tanju, 5811 sayılı yasaya göre beyan edilen değerlerin sermayeye ilave edilmesi şarttır. Ticaret siciline kayıtlı şirketlerin (kurumlar vergisi mükellefi) bu değerleri sermayeye ilave edebilmeleri için tescil şartı vardır. Gerçek kişilerin (gelir vergisi mükellefleri) beyan edilen değerlerini sermayeye ilave etme şeklinin muhasebe kayıtları üzerinde yapılmasının yeterli olacağı kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.04.2011
Soru :
kolay gelsin...iki kardeş adi ortaklık şeklinde gelir vergisi mükellefidir. aynı kardeşler kendilerine ait tarihi eseri anıtlar yüksek kurulundan izin alarak tadilat yapmaya başladı... gelir vergisi mükellefi olarak yapılan bu tadilat işindeki harcamalarından ne tür indirim haklarına sahiptirler...teşekkür eder iyi günler dilerim...

Cevap :
Sayın Bostan, Tadilatı yapılan gayrimenkul adi ortaklığın bilançosuna kayıtlı ise, yapılacak masraflar giderleştirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.04.2011
Soru :
Yapacağı iş tamamıyla komisyon karşılığı ürün pazarlamak ve belli bir firma adına bağlantı kurmaktan ibaret olan, hiçbir sekilde elinde mal stoku olmayacak, malların teslimi, adına çalıstığı firma tarafından gerçeklestirilecek olan mükellef , seyyar olarak yapacağı bu is için bir isyeri tutmamıs olup, vergi dairesine, irtibat adresi olarak ikamet adresini göstermistir. İkamet ettiği konut mükellefin esine aittir ve birlkte yaşamaktadırlar. Evinin tapusunu ve ikametgah senedini ibraz etmemize rağmen, vergi dairesi, emsal kira bedeli üzerinden bir kira kontratı düzenleyip , stopaj ödenmesi gerektiğini belirtmistir.Seyyar olarak yapılacak bu iste, sadece irtibat adresi olarak gösterdiğimiz ikametgah için stopaj ödeme konusunda tereddüt ediyoruz. Vergi dairesi bu konuda haklı mıdır? Bu konuyla ilgili bir yasal dayanak gösterirseniz çok iyi olur. Cevabınız için şimdiden teşekkürler. İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Dinek, Eşle birlikte ikamet edilen ve işyeri olarak kullanılan yere ilişkin emsal kira bedeli uygulanmayacağı görüşündeyiz. Vergi dairesi görüşünde ısrar ediyorsa konu hakkında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.04.2011
Soru :
Sayın yetkili mükelleflerle ilgili yapılacak sözleşmeler için odamız sitesinde de yayınlanan damga vergisi hakkında yazıdan dolayı sürekli damga vergisi mükellefiyeti açtırdım sorum sürekli damga vergisi mükellefiyetinde damga vergisi defteri onaylatmak zorunlumu vede her yıl yeniden tastik ettirilmesi zorunlumudur bu konu hakkında dayanak varmıdır? saygılarımla

Cevap :
Sayın Yücel, Damga Vergisi defteri VUK göre tutulması zorunlu defter değildir. Ancak, 20-43 ve 44 seri nolu Damga Vergisi Genel tebliğlerine göre Maliye bakanlığınca tutulması zorunlu defter olarak tanımlanmıştır. Her yıl tasdik edilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.04.2011
Soru :
merhabalar benim sorum 2010 4. dönem geçici vergi kaydını 31/12/2010 tarihine mi yoksa 14/02/2011 tarihinemi yapacağız. arkadaşlarla konuşuyoruz vergi 2010 a ait olduğu için 31/12/2010 tarihine işlenmeli diyorlar. ama 14/02/2011 tarihinde vergi tahakkuk ediyor. yardımlarınız için şimdiden teşekkürler teşekkürler.

Cevap :
Sayın Yalçın, Son dönem geçici vergi tahakkuku 31.12.2010 tarihinde yapılacaktır. 14.02.2011 tarihi beyan tarihidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.04.2011
Soru :
merhabalar, torba kanunla birlikte biliyorsunuzki şirket ortaklarına başka bir yerde çalışmak suretiyle bağkurdan (4b) ssk (4a) ya geçme hakkı tanınmış, boylece daha erken emekli olabilecekler. ancak bu durum serbest çalışan smmm ler içinde geçerlimidir. mevcut bürolarını devam ettirerek (ymm olma haklarından bir şey kaybetmeden) başka bir iş yerinde ssk lı olabilir mi? yoksa oda kanunundan dolayı farklı bir durum söz konusumudur?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Konuyu 3568 sayılı yasa kapsamında değerlendirdiğimizde; 1) 3568 Sayılı yasanın 1’nci maddesi olan Amaç kısmında “Bu Kanun’un amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yüksek mesleki standartları gerçekleştirmek üzere, (*) (5786 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle ibare çıkartılmıştır. Yürürlük 26 /07/2008) "Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik" ve "Yeminli Mali Müşavirlik" meslekleri ve hizmetleri ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin kurulmasına, teşkilat, faaliyet ve denetimlerine, organlarının seçimlerine dair esasları düzenlemektir.” Demektedir. Bu maddeden bu mesleğin tarafsız ve bağımsız bir şekilde yapılması anlamı çıkmaktadır ki; zaten de öyledir. 2) Yine 3568 Sayılı Yasanın 45’nci maddesi Yasaklar bölümünde; “Serbest muhasebeciler, serbest muhasebeci mali müşavirler bu ünvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu ünvan ve tasdik yetkisiyle; 2. maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzelkişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslekle ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşamazlar. Yeminli mali müşavirler, eşi (boşanmış dahi olsa) usul ve fürundan biri ve 3. dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarının veya bunların ortak oldukları firmaların işlerine bakamazlar, yukarıda sayılan yakınlıktaki akrabaları olan serbest muhasebecilerin ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin baktığı işleri tasdik edemezler. Bilirkişilik, tasfiye memuru, hayri ve ilan kuruluşların yönetim kurulu üyeliği görevleri meslekle bağdaşmayan işler sayılmaz. Birden çok meslek mensubu çalışmalarını; serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik ortaklık bürosu veya şirket şeklinde birleştirebilirler. Bu bürolarda yapılan faaliyetler ticari faaliyet sayılmaz. Şirket şeklinde çalışılması halinde, yapılan işlerden doğacak cezai sorumluluk işi yapan meslek mensubuna aittir.” Diyerek, oda çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensuplarının hizmet akdi ile çalışamayacağı ve ticari faaliyette bulunamayacağını belirterek, hangi işlerin meslekle bağdaşacağını da belirtmiştir. Buradan şu akla gelebilir: Kanunun 2’nci maddesinde yazılı işleri yürütmek amacıyla bir işverene bağlı olarak çalışamaz denmekte, dolayısıyla bunun dışındaki bir işte hizmet akdi ile çalışabilir mi acaba; Ama madde bütünüyle okunduğunda bu anlam çıkmıyor. Eğer 2’nci maddenin dışında bir işte hizmet akdi ile çalışma mümkün olsaydı, bağımsız mesleki faaliyetin yanında ticari faaliyette bulunmanın da bir sakıncası olmazdı. Zira ticari faaliyet en azından bağımlı çalışmaktan daha bağımsız olmayı gerektirmektedir. Birde maddede meslek mensubunun faaliyeti ile bağdaşan işleri saymakla, kanun koyucu mesleğin bağımsız ve tarafsızlığına ciddi önem vermektedir. 3) Yine 3568 Sayılı Yasanın 30’ncu maddesindeki “Oktaklık bürosu veya şirket kurarak mesleki faaliyette bulunma” başlıklı bölümün © şıkkında, “Kanunda belirtilen kendi faaliyet konuları dışında başka işlerle uğraşamazlar” şeklindeki hüküm ile Mali Müşavirlik faaliyetinin başka işlerle karıştırılmadan muvazaadan ari bir şekilde objektif bir şekilde yürütülmesi amaçlanmıştır. 4) Son olarak; Çalışma usul ve esasları hakkındaki yönetmeliğin 44’ncü maddesi “Serbest muhasebeciler, serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar.” Şeklindeki hükmü ile, net bir şekilde hizmet akdi ile çalışılamayacağını açıklamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.04.2011
Soru :
sayın ustadım tasfiyeye 2009 yılında girmiş ve hala tasfiye süreci devam eden şirketin kesin mizanı hakkında çeşitli görüşler olup bilgilendirseniz sevinrim. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Yabacı, Tasfiye süreci devam eden mükellefler ilgili tasfiye dönemine ilişkin beyannamenin verilme süresi içinde kesin mizan bildirimlerini vereceklerdir. (VUK 403 nolu GT). Danışma Birimi


 

Tarih : 07.04.2011
Soru :
iyi çalışmalar dileklerimle sizlerden bir konu hakkında görüş rica etmek istiyorum. Bilindiği üzere İski su'yu artık kontörle satmaktadır. Ancak fatura yerine tahsilat makbuzu kesilmektedir. %8 kdv 'nin bu makbuz üzerinden ayrılmasında bir kanuni sakınca varmıdır. teşekkürler

Cevap :
Sayın Aktaş, KDV uygulamasında indirim yapılabilmesi için fatura ve benzeri vesika alınması gerekir. Bahsettiğiniz makbuz üzerinden KDV indirimi yapmanızın sözkonusu olmayacağı kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.04.2011
Soru :
Soru : Limited şirket bünyesinde bizzat mesai harcayan şirket ortağı müdüre (4/b sigortalısıdır) her ay huzur hakkı adı altında 2.000 tl ücret ödenmesi halinde; 1- 4/a ya göre prime tabi midir? (4/b li iken aynı zamanda 4/a ya göre prim istenir mi?) 2- 4/b ye göre primi 2.000 tl üzerinden mi yatırmak zorundadır? Cevap : Değerli Meslek Mensubu Şirket ortaklarına ortaklar kurulu veya yönetim kurulu toplantılarına katılmaları karşılığında huzur hakkı ödenmesi durumunda, bu ödemeler ücret sayılıyor. Ve yapılan bu ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1. maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, söz konusu ödemelerin yapıldığı dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla, hesaplanacak asgari geçim indiriminin uygulanması mümkün bulunmaktadır. İyi çalışmalar Sayın danışman, Gelir vergisi açısından problem yok. Zaten bununla ilgili soru da yok. Sosyal güvenlik mevzuatı açısından çekincelerim bulunmaktadır. 1)- 4/a ya göre prime tabi midir? (4/b li iken aynı zamanda 4/a ya göre prim istenir mi?) 2)- 4/b ye göre primi 2.000 tl üzerinden mi yatırmak zorundadır?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Size verilen cevapta anlatılmak istenen 4/b mükellefiyeti olan kişinin 6111 / 33 madde gereğince 4/ alılığa geçiş hakkında bir dilekçesi yok ise aldığı huzur hakkının üzerinden sadece gelir ve damga vergisi ödeneceğidir. 4/b priminin hesaplamasında ise 5510 sayılı kanunun ile; a) Prime esas kazançların hesabında; ................ 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir. b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. Aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu tespit edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, 89 uncu madde hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir. c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması halinde, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen esaslara göre tek beyanda bulunulur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.04.2011
Soru :
Sayın Vergi Mevzuatı Danışmanı; Babamızdan kalan arazinin 4/3'ü kardeşler olarak tarafımıza aittir. Diğer kardeşimiz 4/1 hissesini dışarıdan farklı birine sattı. Bizler diğer kardeşler olarak kanuni hakkımızı kullanarak (şufa hakkı) 1/4'ü geriye aldık. 300.000 TL.'ye aldığımız (şufa hakkı ile) yeri 2 sene sonra 1.500.000 TL.ye sattık. Kazanç yönünden Gelir Vergisi Beyanı vermemiz gerekir mi?

Cevap :
Sayın Erol, Elde ettiğiniz kazanç GVK yönünden Değer Artış Kazancıdır. Sağlanan değer artış kazancını yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.04.2011
Soru :
merhabalar benim sorum sigorta acentelerinin ba bs formları hakkında. sigorta acentesi mükellefimin bs formunda sigorta şirketi tarfından kesilen komisyon gider belgelerini yazmıyorum. bunun nedeni sigorta şirketlerinin 5000 sınırına bakmaksızın btrans üzerinden bildirimde bulunması nedeniyle ba bs bildirimine gerek olmadığı konusunda hatay v.d. başkanlığının B.07.1.GİB.4.31.15.02/VUK-05-06/1493 sayılı özelgesi. birçok sözlü cevap da bildirilmeyeceği yönündeydi ancak ba bs formları konusunda özet bilgi olarak ismmmo sitesindeki yazıda ise bildirileceği yönünde bir anlatım söz konusu. kafam çok karıştı bildirilecekmi bildirilmeyecek mi?

Cevap :
Sayın Takkalı, VUK 396 Nolu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere komisyon gider belgeleri Ba-Bs formlarında bildirilecektir. Tebliğin ilgili bölümü aşağıdadır: ...... 1.2. Bildirime Konu Alış/Satışlar Ve Hadler 1.2.1. Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.04.2011
Soru :
selamlar, benim sorunum şu; 2003 yılında çıkan 619 sayılı KHK nin geçici 1 mad. ile 4956 sayılı kanunu geçici 18 maddesile geçmiş dönemlerin belgelemek kaydıyle borçlanılarak kayıt ve tescili yapılan bağ-kur sigortalısının ,tescil işlemi yapılmış borçlanma işlemi taksitlendirilmiş ödemeler devam ederken mükellef ödemeyi aksatmış.halende pirimleri ödemeğe devam etmektedir.borçlanılan kısımlar kurum tarafın dan sigortalı sayılmamaktadır. 6111 sayılı kanun la 619 s.KHK ve 4956 s.kan.geç.18 mad.ile iptal edilen hak mahrumiyetimi tekrar ihya edebilrmiyiz.yani 6111 sayılı kanun da istifade edebilirmiyiz.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4/b primlerinin ihyası konusunda; Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları 5763 sayılı Kanuna göre 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya 5797 sayılı Kanuna göre geçici 25 inci maddeleri uyarınca yeniden yapılandırılan ancak taksit ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları nedeniyle yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olanlardan Yapılandırmaları oniki taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı dörtten fazla olmayanların; - Yapılandırmaları yirmidört taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı sekizden fazla olmayanların; 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yazılı olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınarak ihya edilecek Yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilen borçluların, yeniden yapılandırma anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra bu borçları için 6111 Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapmış oldukları ödemeler, anılan Kanun hükümlerine göre mahsup edilir. İhya veya mahsup işlemleri sonucunda süresi içinde ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşılan taksit tutarlarının tamamının, ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar her ay için DİBS aylık ortalama faiz oranına bir puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte bu maddeye göre yapılan başvuru tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar ödenmesi halinde ilgili Kanunda öngörülen yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanılacak. Belirtilen bu ödeme yükümlülüklerinin söz konusu üç aylık süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde yeniden yapılandırma hakkı kaybedilir ve yapılandırma işlemleri iptal edilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.04.2011
Soru :
Merhaba, 6111 SK.göre matrah arttırımı yapmak isteyen mükellef Gelir veya Kurumlar Vergisi Beyannamesini zamanında vermekle birlikte tahakkuk eden vergiyi vadesinden sonra gecikme zammı ile birlikte ödemesi halinde vergi oranı nasıl uygulanacaktır.? %15 vergi oranı için Kanun vadesinde ödeme şartı getirmiş. Ancak vadesinden sonra gecikme zammı ile ödemiş olmak neyi değiştirir?

Cevap :
Sayın Güner, İlgili dönem yıllık beyannamenin süresi içinde verilmesi ve tahakkuk eden verginin zamanında ödenmiş olmasını 6111 Sayılı Yasa şart koşmuştur. Vadesinden sonra gecikme zammı ile birlikte ödenmiş olması halinde vergi oranı %20 olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.04.2011
Soru :
Limited şirket bünyesinde bizzat mesai harcayan şirket ortağı müdüre (4/b sigortalısıdır) her ay huzur hakkı adı altında 2.000 tl ücret ödenmesi halinde; 1- 4/a ya göre prime tabi midir? (4/b li iken aynı zamanda 4/a ya göre prim istenir mi?) 2- 4/b ye göre primi 2.000 tl üzerinden mi yatırmak zorundadır?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Şirket ortaklarına ortaklar kurulu veya yönetim kurulu toplantılarına katılmaları karşılığında huzur hakkı ödenmesi durumunda, bu ödemeler ücret sayılıyor. Ve yapılan bu ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1. maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, söz konusu ödemelerin yapıldığı dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla, hesaplanacak asgari geçim indiriminin uygulanması mümkün bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.04.2011
Soru :
Sayın Yetkili, 2004 yılı için 12.11.2009 tarihinde 5811 sayılı yasadan faydalanan bir şirkete verği dairesi 11.12.2009 tarihinde taktir komisyonuna sevk ederek kurumlar vergisi,kurumgeçiçi vergileri,kdv yönünden vergi ve ceza ihbar etmiştir.şirket süresi içinde vergi mahkemesine başvurmuştur ancak mahkeme konuyu neticelendirmemiştir. sorularımız, 1)5811 sayılı yasaya başvurduğumuz tarihten sonra verği dairesi taktir komisyonuna sevkedebilirmi? 2)Mahkeme torba yasanın müracaat tarihinden sonra biterse ve biz kaybedersek torba yasadan faydalanma hakkımız varmı?

Cevap :
Sayın Esinduy, 1-Vergi daireleri zaman aşımı süresi içinde VUK 30.maddedeki fiillerden dolayı mükelleflerin vergi uygulamalarına ilişkin resen takdir işlemi yaptırabilir. Resen takdir, zaman aşımını durdurur. 5811 sayılı Yasadan yararlanmak demek, vergi incelemesi veya takdir işlemleri yapılmayacak anlamına gelmez. 5811 sayılı Yasaya göre beyan edilen vergi matrahları vergi incelemesinden veya takdir komisyonundan çıkacak matrahlardan mahsubu sözkonusudur. 2-Vergi mahkemesinde, idare mahkemesinde ve danıştayda bulunan vergi davaları için safhaları ve kararlarına ilişkin özet bilgi web sayfamızda bulunan 6111 Sayılı Yasaya ilişkin açıklamamızın 9 ve 10.sayfasında mevcuttur, faydalanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.04.2011
Soru :
Değerli Üstadlarım merhabalar, Bir Limited Şirket 2010 yılı başında büyük bir anlaşma yaparak iş aldı.Ancak Ortaklar arasında sorunlar çıktı ve işi tamamlaması gereken ortak gayri resmi olarak işi tamamlamayı durdurdu.Ancak Yaptıkları antlaşmaya göre eğer işi zamanında teslim edemezlerse çok büyük tazminat ödemesi ile karşı karşıya kalacakllardı.Diğer ortaklar bu konuda uzman 4 kişi ile anlaşarak sigortalı olarak işe girişleri yapıldı.Ve bu dört kişi ile Bir sözleşme yapıldı.Sözleşmeye göre eğer, bu personeller işi kusursuz teslim ederlerse 100.000'er TL prim verilecek. Sözleşme 2010 yılında yapıldı.Bu sözleşmeye nasıl bir muhasebe kaydı yapılabilir.Kurumlar vergisinde gösterilebilirmi?? Bu konuda karşılık ayrılabilirmi ? Ben 135 Hesaba Borç 379 Hesaba Alacak vererek Nazım Hesaplarda Gösterilebileceğini düşündüm. Ancak başka bir arkadaş Bu konuda Karşılık ayırarak KKEG lerde göstererek K.Vergisi beyannamesine yansıtılması gerektiğini söylüyor. Bu arada ödeme 2011 yılında Ücret bordrosunda Tahakkuk ettirilerek ödeme Bankadan yapılmıştır.Bu şekildede giderleştirilmiştir. 2010 yılı için ne yapmalıyım.Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Beyhatun, Öncelikle karşılık ayırma niçin gereklidir? Böyle bir karşılık ayırma verdiğiniz örnekte sözkonusu olamaz. Bahsettiğiniz 4 kişiye ücret ödemesi yapılması halinde tutarı ne olursa olsun vergi ve sigorta primine tabidir. Yapılan gider ücret ve türevi gideri olarak değerlendirilip muhasebeleştirilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.04.2011
Soru :
İyigünler diliyorum. bağımlı olarak çalıştışım şirkette aşağıda yazılı olay gerçekleşmiştir. yapmam gerekler hk.bilgi vermenizi rica ederim. Mutfak ve Temizlik, Ütü, vs. işlerle görevli çalışan 31/03/2011 tarihinde Çalışan iş arkadaşı ile gereksiz münakaşalara girerek ortamı gerginleştidiği, sesini yükselterek üstüne yürüyerek, seni bir kaşık suda boğacağım, senin gırtlağını sıkacağım, elimde kalacaksın… bunun üzerine diğer çalışanlar Aralarına girerek ayırmışlardır. Diğer çalışanlara da tuvaletleri siz temizleyin ben sizin pisliğinizi temizlemek zorunda değilim ,gibi laflarla herkesi huzursuz edecek şekilde konuşuyormuş.Herkese sen şunu yap sen bunu yap gibi emirler yağdırıyormuş.31 mart gerçekleşen bu olaydan sonra işveren acil olarak 01/04/2011 tarinde kamaera sistemi kurdurdu. bu işçi astım hastası ve psikolojik tedavi görüyor.olay hakkında tutanak tutuldu. işveren hemen ertesi gün kendisini uyarmış tır. 2 nisan akşamı eşi telefonla arayarak eşim rahatsızlandı,Atölyede gelen giden eşimi azarlıyormuş 15 günlük istrahat raporu alacağım. ve rahatsızlığı nedeniyle devamlı çalışamaz raporu alacağını söyleyerek işe gelmemiştir. kıdem tazminatı talebinde bulunuyor. Devamlı çalışamaz raporu aldığında kıdem tazminatı hakkı varmıdır? Kendisinin bayağı psikolojik sorunları var. İşe Giriş tarihi 14/09/2009 kıdemi 1 yıl 6 ay 18 gün. İşe gelmediği için 02/04/2011 işe gelmeme tutanağı düzenledik. yapmamız gereken işlemler nasıl olmalıdır. 3 gün sonunda istirahat kağıdını getirmezse noterden ihtarname (işe gelmeyiş sebebini ile ilgil)i çekeceğiz.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı iş kanunu İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı Madde 25 - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri; .............. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ............ İşçiye konu ile ilgili noterden işe gelmeme ihtarnamesi ve fesihname gönderiniz. haklı bir neden olarak sağlık raporu getirirse olayla ilgili savunmasını isteyiniz. Sağlık raporunu sisteme giriniz. Geçici iş göremezliğini devletten alacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.04.2011
Soru :
İyigünler diliyorum. Biraz önce yazdığım.Ev tekstil atölyesinde çalışan işçinin. telefonla Çalışamaz raporu alacağını söyleyerek işe gelmemiştir. işçi. Kıdem ve ihbar tazminatı işverenden bulunuyor. 1 yıl altı ay kıdemi var.Böyle bir hakkı var mı İşçi Atölyede çalışanlara huzursuzluk ve tartışma çıkardığı fakat çalışan işverene bu konuyu yansıtmamışlar. İşyerine 01/04/2011 de kamera sistemi kuruldu. Bu hareketlerinin öğrenileceği korkusuyla işten ayrıldığını çalışanlar söylüyor. İşe gelmediği tarih 02/04/2011 dir gelmediğine dair tutanak tutuldu. Pazarteside gelmeyecek sanırım. yine tutanak tutulacak. İşverenin yapması gereken işlemler hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum. teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sormuş olduğunuz soruları hepsi aynı işçi içinse; İşçinin gelmediği günler için işe gelmeme tutanağı düzenleyiniz. 4857 madde 25/II-g fıkrası gereğince ihtar ve fesihname düzenleyiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.04.2011
Soru :
İyi günler diliyorum. ev tekstil atölyesinde ortacı olarak çalışan (temizlik-yemek - dikiş -ütü vs.işler) de çalışan balan eleman işe giriş tarihi 14/09/2009 - Kendisinin sağlık problemi olduğunu işverenine hastaneden çalışamaz raporu alacağını bildirmiş ve 31/03/2011 tarihinden itibaren işyerinden ayrılmıştır. İşyerinde çalışmasından dolayı işçinin bir hastalığa yakalanmamıştır. Daha evvelden astım hastalığı varmış. İşveren bu duurmu çalışmaya başladıktan sonra öğrenmiş. Çalışmaya ihtiyacı olduğıu için bu şekilde çalışmaya devam edilmiş. Çalışamaz raporu alarak İşçi kıdem ve ihbar tazminatı talep etmektedir. Böyle bir hakkı varmıdır.İşverenin hakkı ve İşveren olarak yapılması gereken işlemler hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum. Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşe girişte özlük dosyasını oluştururken sağlık raporu alınmış ve herhangi bir rahatsızlık görünmüyor mu ? Yoksa özlük dosyası oluşturulmadı mı ? İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.04.2011
Soru :
İyi çalışmalar, Müşavirlik yaptığım firmanın Mayıs 2010 dönemine ait yaptığı alımlardan bir firma ile ilgilli problemler var Alım yapılan firmaya ait 2 ihtimalli durum olabilir. 1-Koda girmiş, hakkında tespit yapılmış . 2-Beyannameye ilgili faturayı dahil etmeyi unutmuş Bu durumu düzeltmek için ne yapmak gerekiyor şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Yurdugür, Beyannameye dahil edilmeyen gelirleri düzeltmeniz gerekir veya aldığınız faturanın sahte veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız aynı şekilde bu faturayı kayıtlarınızdan çıkartıp düzeltme beyannamesi vermeniz gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.03.2011
Soru :
iyi günler firmamız 2006 yılında kuruldu şahıs frmasıdır.2006 ve 2007 yılları işletme 2008-2009 ve 2010 yıllarında bilanço esasına göre defter tutmaktadır.2006 yılı zarar 2007 yılı zarar ve 2008 yılları zarar beyan edilmiştir.gelir vergisi beyannameleri bu yılların verilirken geçmiş yıllar zarar bölümleri doldurulmuştur ancak 2009 yılı beyannamesi gönderilirken ki bu yıldada zarar beyan edilmiştir.geçmiş yıllar zararları bölümü doldurulması sehven unutulmuştur.2010 yılı matrah çıkmıştır 2006-2007-2008 ve 2009 yılları zararlarını düşerek beyannameyi gönderdim ancak sistem geçmiş yıllar zarar bölümünü kontrol ediniz diye bir uyarı mesajı verdi.2009 da sehven o bölüme yazmayı unuttum diye hakkımız kaybolurmu yada 2009 yılına düzeltmemi vermeliyim acil cevaplarsanız sevinirim.birde matrah artırımları ile ilgili geçmiş yıllar zararlarının artırılan matrah yıllarına göre %50 si 2010 ve izleyen yıllarda mahsup edilemeyecek ancak bu geçmiş yıl zararlarını 2010 yılının geçici vergi beyannamelerinde mahsup etmiştik şimdi o beyannamelerede düzeltme vermemizmi gerekecek teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Kaplan, Öncelik ile geçmiş yıllar zararlarını indirebilmeniz için 2009 yılı Yıllık beyannameyi düzeltmeniz gerekir. Matrah artırımları ile ilgili geçmiş yıllar zararlarının yıllarına göre yıllarına göre %50 si 2010 ve izleyen yıllarda mahsup edilemeyecektir. 2010 yılı için geçici vergi beyannamelerini düzeltmeniz gerekmez. Zarar mahsubu işlemini yıllık beyannamede yukarıda anlatılan şekilde yapacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.03.2011
Soru :
İKİNCİ EL,ÜZERİNDE SEPET BULUNAN VİNÇLİ KAMYONLARIN,ALIM VE SATIMINDA UYGULANACAK KDV ORANI NEDİR? KONU HAKKINDA BİLGİLERİNİZİ RİCA EDERİM.. İYİ ÇALIŞMALAR...

Cevap :
Sayın Doğan, Bahsettiğiniz araç için uygulanacak KDV oranı %18 dir. KDV uygulamalarında işletmelerin aktiflerinde kayıtlı binek otomobillerin 2.el olarak tesliminde uygulanacak KDV %1'dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.03.2011
Soru :
Ltd.Şti. 2006 ve 2007 Yılları karlarını 2010 Yılında Dağıtarak Stopajlarını ödedi. Gerçek Kişi Ortaklarada Kar Payı Ödemeleri 12 Eşit Taksitte Nisan-2010 başlıyarak Nisan-2011 kadar Ödendi, Ortaklara Gelir Vergisi Beyannamesi Verme Aşamasında Mart Ayında Her Ortağa Kar Paylarını Beyan edip Vergi Çıkanlara ödeme İade çıkanlarada mahsup talebinde bulunacağım. Yanlız bazı üstadların yazısında Her ne kadar Kar dağıtımı kararı ve Stopaj ödemesi yapılsada Ortaklar Ocak-2011 ve Nisan-2011 Taksitlerini Tasarruf edemediklerinden dolayı Bu beyanlarını 2011 geliri olarak Ayrıştırıp 2010 Yılında Ödenenleri 2010 Kar Payı, 2011 Ödenleride 2011 Kar Payı olarak 2012 Yılı Mart ayında beyanname vermemi gerektiğini söylediler. Konu hakkında beyan dönemi geçsede her hangi bir düzeltme yapıp yapmıyacağım hususnda bilgilendirmenizi rica ederim. İyi Çalışmalar. ALİ SİPAHİ

Cevap :
Sayın Sipahi, Şirketlerin kar payının dağıtımına kararı verilmiş ve stopajı yapılmış olması halinde ortaklara hesaben ödeme yapılmıştır. 331 hesaba kaydedilen ortakların alacakları için kar dağıtımına ilişkin stopajın ödendiği tarihte kar payının elde edildiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.03.2011
Soru :
Merhaba; Stok beyanında bulunmak için e-beyannameden ki normal Kdv2 beyannamesi Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Kanun Genel Tebliğinde başvuru Formlarındaki Ek:20/A Madde10 Kdv2 beyannamesinden farklıdır vergi dairesi de elden beyannameleri almamakta internet ortamından kabul etmekte bu durumda beyannameyi nasıl gönderebiliriz?İyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Özgüven, 6111 Sayılı Yasaya ilişkin 1 Nolu Genel Tebliğ ekinde yer alan (Ek:20/A) KDV stok beyanına ilişkin beyanname ile kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Beyanname, en geç 31/5/2011 tarihine (bu tarih dahil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir. KDV beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, söz konusu beyannameyi de 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere son beyanname verme süresi 31.05.2011 dir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Gelir İdaresi Başkanlığının sözkonusu beyanname formatını sisteme ekleyeceğini düşünmekteyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.03.2011
Soru :
MERHABA.BİR SİGORTALI MAYIS 2011 YILINDA 5 SENESİ DOLACAK OLAN İŞYERİNDEN KENDİ İSTEĞİ İLE AYRILACAK.ÇALIŞMA ŞARTLARI PATRONLARININ DURUMUNDAN DOLAYI AYRILACAK.TAZMİNAT HAKKI DOĞARMI. 2..SORUM BİR ARKADAŞIMIZIN ÇALIŞTIĞI ŞİRKET İŞYERİNİ KAPATACAĞINI SÖYLEYİP İŞTEN ÇIKARTIYORLAR.3.330.TL'LİK İBRANAME İMZALATIYORLAR.2.250.TL ÖDEME BANKA ARACILIĞI İLE YAPILIYOR.GERİ KALANINI VERMİYORLAR BİZ İFLAS ETTİK KALAN BAKİYEYİ VEREMEYECEĞİZ DİYE ÇALIŞANLARA BİLDİRİYORLAR.BU DURUMDA NE YAPMASI GEREKİR.İŞ MAHKEMESİNE DAVA AÇMAK YETERLİ OLURMU TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşyerinden kendi isteğiyle ayrılmanın karşılığı istifadır. İstifa ancak kıdem tazminatını hakkedecek koşulların varolması halinde tazminat alınabilecek bir iş sonlandırmasıdır. Dolayısıyla çalışma şart ve koşullarınızı bilerek bu işlemi yapınız aksi halde tazminat hakkınız olmayacaktır. işçi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, prim, ikramiye, fazla çalışma ücreti gibi mevzuattan doğan haklarının tamamını işverenden talep edebilir. Bu durumda işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca bir ay içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’ne işyerinin kapandığına ilişkin bildirimde bulunması gereklidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.03.2011
Soru :
01-12/2010 dönemine ait,kanuni süresinden sonra tahakkuk ettireceğimiz yıllık gelir vergisi beyannamesinde 6611 sayılı kanundan faydalanmak mümkün müdür?teşekkürler

Cevap :
Sayın Sönmez, 2010 yılı yıllık gelir veya kurumlar vergisine ilişkin yıllık beyannameler süresinde ve sonrasında verilmesi 6111 sayılı Yasayla ilişkilendirilemez. Çünkü beyanname verme dönemi 2011 dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.03.2011
Soru :
Alabalık yetiştiriciliği ve işlenmesi faaliyetinde bulunan firmamıza tarım il müdürlüğünden yavru balık alımı için hibe yapıldı.gelen paranın muhasebe ve vergi yönünden kayıt işlemleri hakkında bilgi veririmisiniz. Firma kalkınmada öncelikli ilde ve organize sanayi bölgesinde.Su ürünleri ile iştigal eden firmaların muhasebe hesap planı ve işleyişi ile ilgili faydalanabileciğim kaynak tavsiye edebilirmisiniz. Teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Akgüneş, Almış olduğunuz hibeyi 100 veya 102 borçlu, 649 hesap alacaklı olarak muhasebeleştireceksiniz. Su ürünleri ile iştigal eden firmalara ilişkin özel bir hesap planı şekli yoktur. Tek düzen hesap planı sistemine göre mal ve hizmet alım ve satımını yapanlar faaliyet konularına ilişkin gider hesaplarında özel tanımlama yapabilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.03.2011
Soru :
Merhabalar; Bir arkadaş evini 2010 yılında kiraya vermiş ama kirayan kişi ödeme yapmamış 2011 yılında mahkeme kararıyla evden çıkarılmış yıllık gelir vergisi beyannamesi nasıl düzenlenecek bu kişi için kira geliri tahsilatı yapıldığı yıldamı gelir beyan edilecek bu konu hakkında bilgi verebilirmisiniz iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Dönmez, Kira gelirinde gelirin elde edilmesi tahsil esasına bağlanmıştır. Tahsil esasına göre kira gelirinin vergilendirilmesi için nakden veya ayni olarak tahsil edilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla sorunuzdaki arkadaşınız 2010 yılında kira geliri elde etmediyse başkaca beyan edilecek geliri bulunmuyorsa yıllık beyanname vermeyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.03.2011
Soru :
Merhabalar, Benim sorum 6111 sayılı kanun'dan Stok (Demirbaş-Makina-Teçhizat) arttırımı hakkında olacak. 25.000 TL Makine ve teçhizatımızı 6111 sayılı kanun ile kayıt altına almak istiyoruz. Kanunu okuduğumda benim anladığım 31.05.2011'e kadar %10 KDV'sini (2.500 TL) ödeyeceğiz. Acaba 2.500 TL'yi tek seferdemi ödeyeceğiz yoksa taksitlendirme yaptırabilirmiyiz. Kanunda onunla ilgili birşeye rastlamadım. Ve toplam ödeyeceğimiz sadece 2.500 TL'mi. %3 oranıyla ilgili ödeyeceğimiz birşey varmı. Teşekkürler..

Cevap :
Sayın Kaya, Uygulama kapsamında olan mükellefler, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih olan 25/02/2011 gününü izleyen üçüncü ayın son iş günü olan 31/5/2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) kadar 1 seri nolu Bazı Alacakların Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Genel Tebliğ ekinde yer alan (tebliğ ek:20/A) beyanname ve ekinde verecekleri envanter (tebliğ eki:20/B) listesi ile katma değer vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir. 6111 sayılı kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın son iş günü olan 31/5/2011 tarihine kadar bir envanter listesi ile beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilen; - teslimleri genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden ( % 18 yerine) % 10 oranı, - teslimleri indirimli orana tabi ( % 1 veya % 8) diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı, esas alınarak katma değer vergisi hesaplanarak örneği 1 seri nolu Bazı Alacakların Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Genel Tebliğ ekinde yer alan (tebliğ ek:20/A) KDV stok beyanına ilişkin beyanname ile kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Beyanname, en geç 31/5/2011 tarihine (bu tarih dahil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir. KDV beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, söz konusu beyannameyi de 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar. 6111 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında beyan edilen emtia üzerinden hesaplanan katma değer vergisi, 1 no.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde mal ve hizmet teslimleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilecektir. Ancak, kayıtlarda yer almayan makine, teçhizat ve demirbaşların bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen katma değer vergisinin indirimi mümkün olmayıp bu tutar, Kanun maddesinde aksine bir hüküm bulunmadığından, verginin ödendiği yılın gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.03.2011
Soru :
Üstadım Fiat doblo araçların kdv indirimi, araç ruhsatında komyonet yazıyori arkada bir koltuk var, bu araçların gümrük tarifelerinde otomobil olarak görüldüğü için kd''si indirime tabi olmadını biliyorum bu konu hakkında ikilme düştüm kdvsi indirme tabii olup olmadığı hakkıda bilgi veririmisiniz. İyi çalışmalar,

Cevap :
Sayın Özkan, Motorlu Taşıtlar Vergisi 2.maddesinde binek otomobil tanımı içerisinde yer alan araçlar ve ruhsatlarında hususi ibaresi bulunan araçlar binek otomobil hükmünde sayılacağından KDV indirim konusu yapılamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.03.2011
Soru :
İyi çalışmalar, 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre 2006-2009 dönemlerine ait pişmanlıkla beyanname verilmesi vergi incelemesi yapılmasına engel teşkil etmez deniliyor, aynı zamanda matrah arttırımında bulunulursa, matrah arttırımının haklarından yararlanabilinirmi? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Şaşmaz, 2006-2009 dönemleriyle ilgili matrah artırımında bulunmanız halinde matrah artırımı yapmış olduğunuz döneme ilişkin artırım yapacağınız vergiler çeşidinde incelenmeyeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2011
Soru :
Merhaba, 4 yılıık süre dolmadan satılan bir konut var. İlk alındığında tapu harcı belediyedeki değer üzerinden ödenmiş Sonra (satışı yapılmadan önce) VUK 371. madde pişmanlıktan yararlanma dilekçesi verilerek gerçek değer üzerinden tapu harcı farkı ve cezaları ödendi ve daha sonra da satıldı. Bu durumda , üfe endeklemesini gerçek değer den (son arttırılan tutardan)hesaplanması yapıldığında zarar çıkıyor dolayısıyla vergiye tabi olmuyor. Bu işlem doğrumudur. Alındıktan daha sonra değeri yükseltildiği için Bu yükseltilen gerçek değereden maliyet hesaplama hakkına sahip olunuyor mu ? Bilgi vermenizi rica ederim. Saygılarımla Mehmet Dursun

Cevap :
Sayın Dursun, Değer artış kazancı hesaplaması artırılmış değer üzerinden hesaplanacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2011
Soru :
Üstadım Merhabalar; Bir Konuda Acil Yardımınıza İhtiyacım var. Özel bir hastanede sigortalı olarak çalışan doktorları için, Doktorların Hastanedeki Muayenehane odalarını doktorlara kiralayarak doktorlara serbest meslek mükellefiyeti açtırıp, daha sonra (Rakam Örnek Olarak Verilmiştir) 1.000,00 TL gibi Brüt ücret üzerinden hizmet sözleşmesi imzalayıp sigortalarını bu tutardan yatırmayı ve doktorun hastanedeki bu 1.000,00 TL lik Hakedişinin üzerinde yapacağı çalışmayıda serbest meslek makbuzu karşılığı ödemesinin bir sakıncası varmıdır. Yardımınız İçin Şimdiden Teşekür Ederim İyi Çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Mükellefiyeti olan bir kişinin danışmanlık hizmeti ya da serbest meslek makbuzuyla hizmetini fatura etmesinin hiçbir sakıncası yoktur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.03.2011
Soru :
GMSİ mükellefi (İşyeri kira geliri sebebi ile) 2009 ve 2010 beyannamelerini vermiş ancak 2008,2007 ve 2006 yıllarına ait beyanlarını vermemiştir. Mevcut çıkarılan 6111 sayılı yasa ile matrah arttırımında bulunmak istemektedir.(2006-2007-2008 yılları için)2009 ve 2010 yıllarından İade hakkı söz konusudur. Matrah arttırımı talebinde bulunup mahsuplaşmaya gidebilir mi?

Cevap :
Sayın Korkmaz, 2006-2007-2008 yılları için matrah artırımında bulunulması halinde tahakkuk edecek ve ödenecek vergi 2009-2010 yıllarında tevkif yoluyla ödenen vergilerden iade edilecek vergi oluşması halinde matrah artırımındaki ödenecek vergiden mahsubu sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.03.2011
Soru :
matrah,stok ve kasa artırımlarında birbirini etkileyen durumlar olacağı kanaatindeyim. stok düzeltmesi SMM-STMM gibi kavramları dolaylı yoldan etkileyeceğinden kurum veya gelir vergi matrahını da artırmamız gerekmeyecek mi?KDV düzeltmesi aynı şekilde satışları veya alışları etkileyip gelir ve kurumlar vergisini etkileyecektir. kanun artırım yapılan konuda denetimden vazgeçileceğini söylemekte. kdv artırımı yaptık kanun bizleri kurumlar vergisi açısından denetlediğinde nasıl bir sorun yaşarız. aynı şekilde diğer olasılıklarda olabilir. ikinci olarak mükelleflerimizin temel korkusu yıllık veya dört yıllık düzeltmeleri yaptık o dönemler için denetimden kurtulduk idare nezdinde gelecek dönemler için potansiyel suçlu durumuna düşülmesi hakkında yorumunuz nedir.

Cevap :
Sayın Binici, Gelir veya Kurumlar Vergisi matrah artırımı yapanların KDV Matrah artırımı yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak matrah artırımı yapılan vergi çeşidi için tarhiyat yapılmaz. Ancak KDV Matrah artırımında bazı koşullarda gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı yapılması zorunludur. Örneğin; KDV Artırımında bulunulacak yıl içindeki dönemlere ilişkin KDV Beyannamelerinin tamamını vermemiş, ancak üçten fazla beyanname vermiş olanların gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımında bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır. KDV Artırımında bulunulacak yıl içindeki dönemlere ilişkin olarak hiç KDV Beyannamesi vermemiş olan veya en fazla iki dönem KDV Beyannamesi vermiş olan mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımında bulunmaları şarttır. KDV Artırımında bulunulacak yıl içindeki dönemlere ilişkin 1 nolu KDV Beyannamelerinde Hesaplanan KDV Bulunmayan veya hesaplanan KDV Beyanları sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlere ilişkin olan mükelleflerin de gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımında bulunmaları şarttır. Konuya ilişkin daha detaylı bilgiyi web sayfamızda bulunan kitap ve diğer yayınlardan edinebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.03.2011
Soru :
5510 sayılı Kanuna göre Kurucu ve Y.Kurulu üyesi orkların SGDP durumu; 1-Birden fazla şirkette Y.K.Üyesi olanların maaşlarından SGDP kesintisi 2001 yılı için sadece %15 mi olacak, yoksa her y. kurulu üyeleiği için ayrı ayrı mı kesinti yapılacak, 2-Emekli sandığından emekli olunması ve Y.Kurulu üyesi olunması durumunda yine SGDP emekki maaşından kesilecek mi, 3-Herhangi bir geliri yok ise , sadece huzur hakkı almakta ise , durum ne olacak, 4-2003 yılından önceki Y.K. üyelikleri için Bağkur'lu olunmamış ise durum ne olacak, Saygılar, Yılmaz BAĞ

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 1.Maaştan kesinti sadece bir ortaklık için yapılır. Bu oran 2011 yılı için %15 tir. 2.SGDP kesintisi yapılır 3.kim için bu soru ? sorunuz anlaşılmadı. 4.SGK karşısındaki durumuna göre durumu belli olur. 4/a mı 4/b mi ? İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.03.2011
Soru :
Merhaba, Mükellefim x firmasına hakediş faturası kesmiş fakat sgk dosyası açılmamış bunun herhangi yaptırımı var mı?Ayrıca 31,12,10 tarinde(iş bitimi) aynı firmaya sgk dosyası açılmış olmasına rağmen fatura kesilirken hakediş faturası değilde normal fatura(firmaya giden malzeme)kesilmiş.Vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından sorun olur mu?Teşekkürler,iyi çalışmalar...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sayı : B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII-031-727934 30 Ekim 2008 Konu : Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranılması G E N E L G E 2008 -88 1- Genel Açıklamalar Bilindiği üzere, 31/5/2006 tarihli, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranması başlıklı 90 ıncı maddesinin, Birinci fıkrasında, “Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” İkinci fıkrasında, “İşverenlerin hakedişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir. Kesin teminatları ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iade edilir. İşverenlerin, kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, bankalar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar nezdindeki her çeşit alacak, teminat ve hakedişleri üzerinde işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Kurum alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.” Üçüncü fıkrasında, “Hakedişlerin mahsubu ve ödenmesi ile teminatların prim ve idari para cezası borçlarına karşılık tutulmasına ilişkin işlemlerin usûl ve esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.” Beşinci fıkrasında,“Bu maddede belirtilen yükümlülükler yerine getirilmeden hakediş ödenmesi, kesin teminatın iade edilmesi ………veya diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi hallerinde, ilgililer hakkında genel hükümlere göre idarî ve cezaî işlem yapılır.” Kurumca verilecek idarî para cezaları başlıklı 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise, “……… 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere, aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. ………” hükümleri yer almaktadır. Anılan Kanunun 90’ıncı maddesinin uygulamasına ilişkin olarak, 29/9/2008 tarihli, 2. mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmeliğin; İhalelerin bildirilmesi başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) İdareler, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların tebligat adreslerini sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden onbeş gün içinde ilgili üniteye bildirmek zorundadır. İhale konusu iş, piyasadan hazır halde alınıp satılan malın temini ise bu işler idare tarafından Kuruma bildirilmez. (2) İlgili ünite, bu bildirimin kayıtlarına intikal tarihini takip eden onbeş gün içinde işyeri sicil numarasını ve işyerine ilişkin gerekli diğer bilgileri ihaleyi yapan idareye bildirir. İdare bu bilgiler ile kendi kayıtlarındaki bilgilerin örtüşmemesi halinde durumu, bilginin kendisine ulaştığı tarihten itibaren onbeş gün içinde üniteye bildirir.” ____________________________________________________________________________________ Süleyman Sırrı Sok. No: 7 06437 Sıhhiye/Ankara Elektronik Ağ: www.sgk.gov.tr Tel: (0312) 458 72 70 Faks: (0312) 431 57 34 e-posta :primtahsilat@sgk.gov.tr 2 Hakedişten kesinti ve mahsup başlıklı 6 ncı maddesinde, “(1) İdarece işverenlerin hakedişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir. (2) İdare, işverene yapacağı her hakediş ödemesinden önce, işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının olup olmadığını, üniteden yazı ile sorar. Ünitece, işverenin ve varsa alt işverenlerinin muaccel borcunun bulunmadığı hususu idareye bir aylık süre içinde yazı ile bildirilir. Yazı ile bildirilmediği sürece, idare tarafından işverene hakediş ödenmez. (3) İdare, yaptığı ihaleler sonucunda işverene ödeyeceği her hakediş ödemesinden önce işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapabilmek için Kuruma yetki başvurusunda bulunabilir. Kurumca bu başvurunun uygun görülmesi halinde idarece, işverene yapılacak her hakediş ödemesinden önce elektronik ortamda işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan muaccel borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapılır. İşveren ve varsa alt işverenlerin Kuruma borcu yoksa ayrıca Kuruma yazı ile sorulmaksızın hakediş ödemesi yapılır.” (4) İşveren ve varsa alt işverenler tarafından çalıştırılan sigortalılara


 

Tarih : 15.03.2011
Soru :
benim sorum 2008 yılında bir firmadan alışlarımızdan dolayı 2008 yılına düzeltme beyanlarını yaptık fakat ihtirazi kayıtla verdik. kdv beyannamelerimizi tahakkuk ettirip süresinde ödedik fakat dava açtık davamız devam etmektedir. Davadan vazgeçip 6111 sayılı yasadan faydalanmak istiyoruz vergileri ödemiş olmamız bu kanundan faydalanmamızı etkilermi?

Cevap :
Sayın İşbilen, İhtirazi kayıt ile vermiş olduğunuz beyannamedeki vergiyi ödemiş iseniz, 6111 sayılı kanunun 2. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre borç yapılandırılması olmaz. Çünkü borç yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.03.2011
Soru :
SORUM İÇİN AYIRACAĞININZ VAKİT VE HARCAYACAĞINIZ EMEK İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM. İŞ KULELERİNDE ODAMIZIN DÜZENLEDİĞİ TORBA YASA İLE İLGİLİ BİR SEMİNERDE RESUL KURT VE SGK TAHSİLÂT BAŞKANI DA KATILMIŞTI. SORULAN BİR SORUDA, 4 -B KAPSAMINDAKİ SİGORTALI OLAN BAĞKURLU BİRİNİN SGK ‘DAN DAHA ERKEN EMEKLİ OLMASI DURUMUNDA BUNUN İÇİN SON 7 YILININ 3,5 SENESİ SGKLI OLARAK GÖSTERMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLMİŞTİ. KİŞİ YA İŞYERİNİ KAPATIP İŞÇİ OLARAK ÇALIŞACAK YA DA ORTAK İSE BULUNDUĞU ŞİRKETTEN AYRILARAK İŞÇİ OLARAK ÇALIŞACAKTI. RESUL BEY ARTIK TEK ÇATI ALTINDA TOPLANILDIĞINDAN HERKES İSTEDİĞİ YERE SİGORTA ÖDEMESİ GEREKTİĞİNİ BELİRTMİŞTİ. TAHSİLÂT BAŞKANIDA BUNLA İLGİLİ ÇALIŞMA OLDUĞUNU İSTEYEN KİŞİ BAĞKURLU OLSA BİLE SGK YA PRİM ÖDMEK İSTEDİĞİNİ BELİRTTİĞİNDE ORAYA ÖDEME YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ. BÖYLELİKLE AÇMA KAPAMA YA DA ORTAKLIKTAN AYRILMA GEREKMEYECEĞİNİ BELİRTTİ. BUNULA İLGİLİ YASANIN ÇIKMASI HAKINDA BİR BİLGİNİZ VAR MI? TORBA YASADAN SONRA BİRÇOK DÜZELMENE İÇİN ÇALIŞMALAR YAPILMAKTADIR. SAYGILAR

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 6111 sayılı kanun 25.02.2011 tarih 27857 sayı 27872 sayı 12.03.2011 tarih tebliğ ile ilgili açıklama yasal mesnedine kavuşturulmuştur. MADDE 33- 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Sigortalının,” ibaresi “Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının,” olarak, birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu dikkate alınır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.03.2011
Soru :
2010 yılına ilişkin tahakkuk edip ödenmemiş geçici vergiler af kapsamına giriyormu? teşekkürler

Cevap :
Sayın Kutlu, 2010 yılına ilişkin ödenmeyen Geçici vergiler 6111 sayılı yasa kapsamındadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.03.2011
Soru :
6111 sayılı mali af kanununda kurumlar ve kdv matrah arttırmı yaptıktan sonra mükellef ben vaz geçmek istiyorum,dedi.Tahakkuk edilen bu durumdan vazgeçilebilirmi?Nasıl? saygılarımla H.KARAHAN

Cevap :
Sayın Karahan, Sorunuzu İstanbul Vergi Dairesine yazılı olarak iletiniz. Bahsetmiş olduğunuz vazgeçme işlemi ile ilgili Kanun veya tebliğde bir düzenleme yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.03.2011
Soru :
Yeni kurduğumuz eğitim ve danışmanlık firmasından, eğitim hizmeti verdik ve bu hizmeti verdiğimiz firmaya, faturasını kestik. Eğitmen'e (kendisi üniversitede öğretim görevlisidir) bu eğitim için ödeme yapacağız. Bu ödeme ne şekilde yapılmalı ve uygulanacak tevkifat oranı hakkında bilgi verirmisiniz ?

Cevap :
Sayın Durmuş, Eğitmene ödeyeceğiniz bedel ücret kapsamındadır. Bordro düzenleyerek muhasebe kayıtlarınızda giderleştireceksiniz. Hesaplanacak vergi GVK 103.maddesinin ilk dilimi olan %15 oranından başlayacaktır. Damga vergisini de hesaplamayı unutmayınız.(Eğitmen için ikinci işverenden alınan ücret olarak değerlendirilecektir.) Danışma Birimi


 

Tarih : 09.03.2011
Soru :
Üstat benim sorum 6111 sayılı torba yasadaya göre bugün yapacağımız pişmalık hükümlerine göre vereceğimiz düzeltme beyannamelerinde tahakkuk edecek vergiler ve usulsüzlük cezalarını taksitlendirebiliyormuyuz teşekkürler

Cevap :
Sayın Ekiz, Usulsüzlük cezasının taksitlendirilmesi olamaz vergilerin taksilendirilmesi olur. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.03.2011
Soru :
İyi Günler, 5811 yasa kapsamında 08.12.2009 tarihinde beyanname vermiş 30.06.2009 tarihinde sermaye artırım tescili yapılmıştır.Beyan verme son tarihi 31.12.2009 bu tarihde beyan vermiş olsaydık tescilimiz geçerli olacaktı. Bu durumda kanun gereği 6 ay içinde yapılması gereken işlem yapılmamış oldu. 6111 sayılı yasada artırım yapmayanlar için yeni bir imkan doğduğuna göre bizim tescilimiz geçerli oldu mu? Konu hakkında değerli görüş ve önerilerinizi rica eder. İyi çalışmalardilerim , Sevgi ve Saygılarımla

Cevap :
Sayın Uçar, 5811 sayılı yasaya eksikliğiniz Torba kanun ile GİDERİLMEKTEDİR.-Tesciliniz geçerli hale gelmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.03.2011
Soru :
Sayın Meslektaşım, Şahıslara ait olan bir arsa üzerine alışveriş merkezi yapılmak üzer 49 yıllığına kiralanacak, Kiralama işlemi tapuya işlenecek, 1-Üst Kullanım hakkı sermayeye ilave edilebilir mi, Srrmayeye ilave edildiğinde harçtan muaf olur mu, Saygılar, Yılmaz BAĞ

Cevap :
Sayın Bağ, Üst kullanım hakkı sermayenin bir unsuru olmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.03.2011
Soru :
Katma Değer Vergisi matrah arttırımında Hesaplanan KDV Toplamı yazılacak deniyor yani bu eğer o dönemde ilave edilecek Mal alış yada İade KDV var ise bu hesaba katılmayacak anladığım kadarıyla. Ayrıca bir firma Yurtiçi satış beraberinde İhraç Kayıtlı Satış ve İhracat İstisnaısı ve Kısmı İstisna kapsamında teslim yapıyorsa 7/1 mi yoksa 7/2-c dolduracak ? anladığım kadarıyla Yurtiçi teslimi yok sadece İhraç kayıtlı satışı var ve ihracat istisnası var o zaman 7/2-c dolduracak diye anladım. Uygulamanın yeni olduğun biliyorum konu hakkında bilgi verirseniz memnun olurum. İyi Çalışmalar. ALİ SİPAHİ

Cevap :
Sayın Sipahi, Konuya ilişkin Genel Tebliğ taslak halindedir. Genel Tebliğ yayımlandıktan sonra değerlendirme yapabiliriz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.03.2011
Soru :
(Ek3) ve (Ek4) girişlerimi 2 martta sisteme verdim. Aslında hizmet sözleşmelerimi.mükelleflerin bir kısmıyla halen 2011 ücreti ile mutabakata varmadığım için hazırlamamıştım.Sırf EK3 Ve Ek 4 ü verebilmek için.hazırladığım Hizmet sözleşmelerime ücreti sonra eklemek üzere. ücret bölümünü boş geçerek.hizmet dönemine 1 ocak2011-31 aralık 2011 tr.yazıp.sırayla sayı nosu verdim.tarihlerine ise ilgili firmanın ocak ayı kdv beyanname tahakkuk tarihini verdim: genellikle 22 şubat 2011.Dv süresi geçmemiş olsun diye .Ek3 ve Ek4 sözleşme tr.lerime de hizmet sözleşmelerime verdiğim düzenleme tr ve sayı nosunun aynısını yazdım.SORUM ŞUDUR:1-Ebyn sözleşme tarihlerim 22 şubat 2011 tr.li olduğu için .bu tarihten önce tahakkuk ettirdiğim ebeynnamelerim yönünden Maliye ile bir sıkıntı yaşar mıyım?Yoksa ek3 ve ek4 lerin hepsini iptal edip tekrar tarihlerine 01.01.2011 tr.mi yazmam uygun olur?2-Hizmet sözleşmelerim 1 nüsha.Fotokopisini müşterime vereceğim.Sözleşme DV ni sadece karşı tarafın ödemesini isteyeceğim.Bunun bir sakıncası olabilir mi?Teşekkür ediyor.iyi günler diliyorum.

Cevap :
Sayın Camcı, Ek 3 ve Ek 4 sözleşmelerinin düzenlenme tarihlerinin Şubat ayı olması geçmiş dönem verdiğiniz beyannameler için bir sorun teşkil etmeyecektir. Sözleşmelerin asıllarını kendiniz aldığınız takdirde damga vergilerini sizin ödemeniz gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.03.2011
Soru :
Sayın Yetkili Geliri sadece GMSİ olan bir mükellefimin kiracısı 2010 yılı kirasını eksik yatırdığı halde Tüm kiraları muhtasar beyannamelerde beyan ederek stopajı tahakkuk ettirmiştir. 1-Bu durumda mal sahibi olan kiracım almadığı kiraları beyan etmemesi gerekiyor. 2-Fakat ödenmeyen kiraların kiracı tarafından beyanı yapılıp tevfifat(stopjı) tahakkuk ettrilimiştir.Bu durumda tahsil edilmeyen kiralara ait tahakkuk ettirilen stopajları mükellefim 2010 yılı vergisinden mahsup etmelimi ne yapmalıyım. 2010 Yılı toplam kira ;36.000 TL 2010 yılı ödenen kira ;12,000 TL 2010 yılı ödenmeyen kira :24,000 TL Kiracı tarafından 2010 yılında Muhtasarla beyan edilen kira;36,000 TL Tahakkuku yapılan Stopaj Tutarı;7,200 TL Bu durumda nasıl bir işlem yapmalıyım. Cevabınıza şimdiden teşekkürler Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Dinçer, Gayrimenkul iradı sahibi olan kişi tahsil etmiş olduğu kiraları beyan edecektir. Tahsil edilen kiralara ilişkin stopajı hesaplanan vergiden düşecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.03.2011
Soru :
merhaba . Mal ve haklara hisseli olarak sahip olunması halinde, her ortağın sadece kendi hissesine karşılık gelen kira gelirlerini beyan etmesi gerekmektedir.yani 2010 yılı kira geliri istisna sınırı 2600 tl yi toplamda aşıyorsa ayrı ayrı gelir beyan edilmeli değil mi.ve bu istisnadan(2600 tl) hisseli tapuya sahip ortaklardan ikisi de (1300 er tl değil ayrı ayrı 2600 tl)yararlanabilir değil mi.

Cevap :
Sayın Erkölencik, Gayrimenkul sermaye iradının hisseli olması durumunda kişiler kira gelirlerini hisseleri oranında beyan ederler. Konut kira geliri istisnasından da her kişi ayrı ayrı faydalanır. (2.600 TL olarak) Danışma Birimi


 

Tarih : 02.03.2011
Soru :
Merhabalar Kira geliri elde eden bir gerçek kişi Kira geliri 40.000 tl Ücret gelirleri 2 işverenden toplam 15.000 tl ek olarak kendi şirketinden de 30.000 tl huzur hakkı almakta Sormak istediğim ücret gelirlerini gelir vergisi beyannamesinde beyan etmem gerekiyormu eğer beyan ediceksem ücretlerden kesilen gelir vergisini yıllık gelir vergisinden mahsup edebilirmiyim Teşekkürler

Cevap :
Sayın Uzun, Verdiğiniz örneğe göre mükellef sadece kira gelirini beyan edecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.03.2011
Soru :
Merhaba,Bilindiği üzere Torba yasa ile 4/a 4/b hizmet çakışmalarında ne olursa olsun(kendi işyerlerindeki 4/a hizmeti hariç) 4/a nın geçerli olacağı hükmü getirildi.Buna göre Bağımsız çalışan SMMM'ler de bu haktan faydalanabil mi? bürosu olduğu halde başka bir yerde 4/a'lı olarak çalışabilir mi?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Meslek Yasamıza göre SMMM ler 6111 sayılı kanunun ilgili bu maddesinden faydalanamamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.03.2011
Soru :
22/03/2010 tarihinde işe başladım.İşyerim mali kriz nedeniyle toplu işten çıkarma yapıyor.2 martta liste iş-kura verilecek.30 günlük süre 2 nisan da dolacak.İhbar süresi bu 30 günün için demi yoksa 2 nisan üzerine ilavemi edilecek?Ayrıca izne hak kazanıyormuyum işten çıkarken izin ücreti alabilir miyim?İşveren toplu çıkartma da 30 günlük süre içinde ücretli izin kullandırabilir mi?Teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Fesih bildirimleri, bölge müdürlüğüne bildirimde itibaren otuz gün sonra hüküm doğuracağı için, işveren fesih tarihini, bildirimin yapılacağı tarihe en az otuz gün eklemek suretiyle tespit etmelidir. İşten Çıkarken hak kazanılan yıllık ücretli izin hakkınızı ve diğer yasal haklarınızı almanıza bir engel bulunmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.02.2011
Soru :
405 sayılı vuk.tebliğine göre ek 3 ve ek 4 nolu.sözleşmeler hakkında sorulurım var cevaplanmasını rica ederim 1-Kendi beyannamem çin sözleşme yapılacakmı nasıl 2- 31,12,2010 tarihine kapanan iş yerinin yıllık g.vergisi beyanı için sözleşme yapılacakmı beyan nasıl verilece2010 yılı sözleşme bilgileri girilecek ise beyanname verildikten sonra 15 gün içinde iptal verilecekmi süre nasıl hesap edilecek 3- aynı soru 31,12,2010 tarihinde mukavelesi feshedilen mükellefin gelir vergisi içinde geçerli beyanname nasıl verilecek. 4- adi ortaklıkta ortakların yıllıkbeynnameleri için her ortak için de ayrı ayrı sözleşme sözleşme yapılacakmı

Cevap :
Sayın Gültaş, 1-Serbest Meslek Erbapları VUK 340 nolu Genel Tebliğ ekinde Ek:2 ye göre şifre talep etmişlerdir. 405 nolu Tebliğ ise Ek 3 ve Ek 4 Sözleşmelerinin Bildirimine ilişkindir. Dolayısıyla serbest meslek mensupları kendi beyannamelerini herhangi bir sorun olmadan gönderebileceklerdir. 2-3-2010 yılında kapanmış veya sözleşmesi sona ermiş müşterilerinize ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır. Eski müşterilerinizin yıllık beyannameleri sorgulama yapılmadan gönderilebilecektir. 3-4-Adi Ortağın veya Kollektif şirket ortağının Geçici vergi ve Yıllık Beyannamesini gönderilebilmesi için bu kişilerle ayrıca (4) Nolu “Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi” (Postacılık sözleşmesi) yapılacaktır. (Bu konuyla ilgili Maliye Bakanlığından bugünkü tarih itibariyle edindiğimiz şifai bilgidir.) Danışma Birimi


 

Tarih : 28.02.2011
Soru :
Cevabınız için şimdiden teşekkürler. Şirket ortaklarına 2010 da brüt aylık 5.000 TL yıllık brüt 60.000 TL huzur hakkı dağıtımında ortağın bu kazancına istinaden 2011 yılında mart ayında gelir vergisi beyanı vermesi gerekir mi.? Birde gelir vergisi beyanı veren şirket ortakları ödedikleri bağkur primlerini beyannamede düşebilirmi.?

Cevap :
Sayın Aydın, Şirket ortaklarının almış oldukları huzur hakları için bordro düzenlenerek vergilendirme yapılır. Ortak başka şirkette bordrolu çalışıyorsa ikinci işveren olarak ücret geliri elde etmiş kabul edilir. GVK 86/1-b maddesine göre tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmez. Ancak birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, GVK 103.maddede yazılı tarifenin 2.gelir diliminde yer alan tutarı aşan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilir. Yıllık gelir vergisi beyannamesinde şirket ortakları ödedikleri Bağkur primlerini GVK 89.maddesine göre beyanname üzerinden indirim konusu yapabilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.02.2011
Soru :
Gülsüm Hanım, Özlük hakları(kıdem,ihbar,izin ücreti vs) hesaplamasıyla ilgili sizden tablo rica ediyorum. Bu tablo üzerinden hesaplama yapmak isteriz. Çok teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Odamızın bu hesaplamalara ilişkin linki dışarıya verilmesinin mümkün olmadığından dolayı size özel sitelere yönlendirmek durumundayım. İyi çalışmalar


 

Tarih : 23.02.2011
Soru :
Üstadım.mükelleflerimle her yıl hizmet sözleşmesi ve Elektronik beyanname aracılık ve sorumluluk sözleşmesi yapmaktayım. V.U.K 405 nolu tebliğde istenılen sözleşme tarihi ve numaralarının hangisini yazacagım hakkında bilgi verırsenız sevinirim. (ilk sözleşmelerin tarihimi? son yaptıgım sözleşmelermi?)

Cevap :
Sayın Kılıç, Bahsettiğiniz konu web sayfamızdaki yazımızda detaylı olarak açıklanmıştır, faydalanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.02.2011
Soru :
Selamlar Vergilendirme dönemi 2010 olan V.U.K 376.maddesine göre tahakkuk eden ve son ödeme tarihi 23/02/2011 olan özel usülsüzlük cezalarının durumu TORBA yasa ile herhangi indirime tabi olup olmadığı konusunda cevap verirseniz sevinirim

Cevap :
Sayın Başkan, VUK 376.maddesine göre cezanın indirimli olarak 23/02/2011 tarihinde ödenmesi durumunda işlem sona erecektir. Torba yasa ile ilişkilendirilemez. Ancak, 23/02/2011 tarihinde ödeme yapılmaması halinde ceza eski haliyle kalacaktır. Bu durumda borç kesinleşmiş kamu alacağı hükmünde olacaktır. Bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesinleşen kamu alacağının torba yasadan yararlanarak ödenmesi istenmesi halinde özel usulsüzlük cezasının %50 lik kısmı kalkacak, geri kalan %50 üzerine TEFE/ÜFE aylık oranda hesaplanacak tutar ile ödenecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.02.2011
Soru :
Merhaba, Almanya'daki bir firmadan donerken bavulunda bir malzeme getiren çalışma arkadaşımız havaalanı gümrüğüne beyanda bulunmamış, bir hafta sonra Almanya'daki firma da gümrük evrağı istemiştir. Bu konu bize bu durum olunca intikal etti. Gümrükçümüz geriye dönük olarak beyan edemezsiniz diyor. Böye bir durumla ilk kez karşılaştık. Cezasına mutlaka katlanacağız. Neticede gecikmeli beyan var. Fakat cezadan başka ne gibi yaptırımların söz konusu olacağını bilemiyoruz. Bu konu hakkında bilgi verebilirseniz memnun olurum.

Cevap :
Sayın Güler, Yapılan işlem gümrük vergisi kaybına neden olan bir işlemdir. Ceza mükellef tarafından ödenecektir. Ayrıca Gümrük İdaresi tarafından gümrük vergisi suçu olması nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaktır. Bu mal, şayet vergi mükellefi tarafından aktifleştirilecekse, 2 nolu KDV beyannamesiyle KDV ödenecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.02.2011
Soru :
sAYIN İLGİLİ; veraset intikalden dolayı varislere ticari plaka kalmış ortaklık sicili açtırmıştırk. Varislerden 1 i akli dengesi yerinde omadığından diğer varis abisi vasi tayin edilmişti. şimdi diper 5 varis ticari plakadaki haklarını 3. kişiye satış yaptılar. soru ve sorunlarım: 1- satıl sözleşmesinde ticari plakayı %18 kdv üzerinden fatura kesileceği ve satış sözleşmesindeki tutarda %20 daha aşağıya düşük kesilebileceği doğrumudur. 2-diğer ortakların satışdan dolayı sicilleri kapatılcağı ama akli dengesi yerinde olmayan ortağın mahkeme kararı olmadan satış yapamayacağından vergi mükellefiyetliği nasıl olacak 3- faurayı araçve plaka olarak tek fatura olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği yardımlarınız için tşk ler iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Yalçın, Ticari taksi işletmeciliği gerçek usulde ticari kazanç sistemine tabi ise ortaklık fatura düzenleyip %18 KDV hesaplayacaktır. Ticari taksi işletmeciliği basit usulde vergilendiriliyorsa fatura düzenlenmeyecektir. Faturada belirteceğiniz tutar aracın değeri ve plaka değeri ayrı ayrı gösterilmek üzere gerçek değerleri yazılacaktır. Akli dengesi yerinde olmayan kişinin satışa kendisinin muvafakat edemeyeceği gözönüne alınarak satış için mahkeme kararı almanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.02.2011
Soru :
Üstad kolay gelsin. Bir Tekstil Firmamız, MISIR da Pantolon diktirmektedir. Pantolonun, düğme,fermuar vs. malzemelerini buradan gönderiyoruz. Kumaş ise yine MISIRdaki başka bir firmadan temin edilmektedir. MISIRdaki firma pantolonu diktikten sonra, bizim adımıza direk başka bir ülkeye ( İsviçre,Yunanistan vs. ) göndermektedir. Sormak istediklerim Şunlar; 1- Bizim buradan gönderdiğimiz malzemeleri ihracat yapmıyoruz, yani kargo firmaları ile gönderiyoruz. Bu malzemelerin mısıra sevkini hangi belge ile yapacağız. Sevk İrsaliyesi yeterlimidir. 2- Bu Ticaret işlemimizde mallar ülkemize girmiyor ve çıkmıyor. Ama işlemlerin bizim adımıza yürüyor. Hatta Malları sattığımız ülkedeki firmadan paralar bizim hesaplarımıza geliyor. Fatura kesme işlemleri nasıl olacak. Sadece fatura kesip malı sattığımız firmaya göndermek veya sadece iş yaptırdığımız firmadan faturayı almak yeterlimidir. 3- Bu faturaların, KDV, Kurumlar vergisi ve Ba-Bs Forumları karşısındaki durumu nedir. Biraz karışık olan bu konu hakkında tarafıma bilgi verirseniz çok sevinirim. Kolay gelsin.

Cevap :
Sayın Toksöz, Yapmış olduğunuz işlem hem ihracat işlemini hem de transit ticareti ilgilendirmektedir. Yurt dışında fason olarak imal ettirilen ürünlerin başka bir ülkeye, Türkiye'ye gelmeden satışının yapılması transit ticaret kapsamında bir işlemdir. Transit ticaret kapsamında yapılan işlemler KDV beyannamesinde yer almaz. Ba-Bs formlarına yurt içinden ve yurt dışından almış olduğunuz mal ve hizmetler ile yurt dışına satmış olduğunuz (transit ticaret dahil) mal ve hizmetler için düzenlenen fatura ve benzeri vesikalar limitler dahilinde formlara yazılır. Gerek ihracat gerek transit ticaretten elde edilen gelirler tek düzen muhasebe uygulamalarına göre kurumlar vergisine tabidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.02.2011
Soru :
Merhabalar.2010 yılında şüpheli hale gelen ve dava açılan bir alacak için karşılık ayırmak istiyorum.Staj zamanında öğrendiğim kadarıyla dava açtıktan sonra istediğimiz zaman karşılık ayırabiliriz.Mesela 2010 yılında karşılık ayırırsam firma karşılık giderlerinden dolayı zarar edecek.Ben 2011 yılında ayırmak istiyorum.Yada bir kısmını 2010 yılında bir kısmına 2011 yılında karşılık ayırmak istiyoru. Okuduğum bazı yargı kararlarında alacağın şüpheli hale geldiği yıl karşılık ayrılmazsa o hak kaybolur diye bir ibare vardı. İşin doğrusu nedir siz değerli üstadlarımdan öğrenmek isterim.

Cevap :
Sayın Yeni, VUK 323.maddesi çerçevesinde, borçlusu tarafından vadesinde ödenmeyen alacaklar kanuni yollara hangi dönemde başvurulmuşsa alacak o dönemde şüpheli hale geleceğinden, karşılık da sözkonusu dönemde ayrılacaktır. Alacağın vadesi ile kanuni yollara başvurulması farklı dönemlere rastlarsa, karşılık vadenin dolduğu yılda değil, gerekli kanuni şartın sağlandığı yılda ayrılacaktır. Şüpheli alacak karşılığı uygulaması ihtiyari bir uygulamadır. Dolayısıyla alacağın şüpheli hale geldiği dönemde karşılık ayrılamadığı durumda ihtiyariliğin karşılık ayırmama yönünde kullanıldığı kabul edilerek, daha sonraki dönemlerde bu alacak için karşılık ayrılması söz konusu olamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.02.2011
Soru :
mükellefim olan akaryakıt istasyonu şirket, ana dağıtıcı firmadan 5 yıllık satış ve destek prim bedeli almış, faturası tanzim edilmiş, tahsilatı yapılmıştır. bu bedel, gelecek yılların gelirleri olarak mı değerlendirilecek, yoksa ilgili dönemde tahakkuk ve tahsil edildiğinden gelir hesaplarında incelenip vergilendirilecek midir? cevabınızı bekliyorum. iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Gültekin, Gelecek 5 yıla ilişkin olarak prim bedeli peşin olarak tahsil edildiğinden tamamı bu yılın geliri sayılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.02.2011
Soru :
İyi günler kıdem tazminatı alarak işyerinden emekliye ayrılmış işçi aynı veya farklı işyerinde çalıştığı takdirde tekrar kıdem tazminatı hakkını elde eder mi?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalıştığı dönemlere ait kıdemini alan işçi daha sonraki yıllarına ait kıdemleri ayrıca fark yıllar olarak hesaplanır ve yasaya uygun kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde işyerinden ayrılmışsa kendisine ödenir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.02.2011
Soru :
BENİM SORUM SİGORTA ACENTELERİ HAKKINDA.TÜZEL KİŞİLİĞE SAHİP SİGORTA ACENTELERİ KDV YE TABİ DEGİLLER ANCAK AKTİFİNE KAYITLI BİNEK OTOYU NASIL BELGELENDİRMELİDİR.TEŞEKÜRLER KOLAY GELSİN

Cevap :
Sayın Erturaç, KDV mükellefi olmayanlar aktiflerinde kayıtlı olan kıymetlerin satışı için KDV hesaplayıp fatura düzenlerler. Bu işlem için bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak geçici süreyle KDV mükellefiyeti açtırıp beyannamelerini verirler ve mükellefiyeti kapatırlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.02.2011
Soru :
Müşterilerle 2010 yılında ismmmo internet sayfasından indirdiğimiz sözleşmeyi yaptık. 2011 yılında da aynı mükelleflerin defterini tutma devam ediyorum. Sözleşmenin, 8-b) bendinde şöyle denmektedir; “ Sözleşme karşılıklı fesh edilmediği sürece yürürlüktedir. Ancak belirlenen ücret her yıl karşılıklı anlaşmayla yenilenerek sözleşmeye ek yapılarak , yeni sözleşme düzenlenmeden mevcut sözleşme geçerliğini koruyacaktır “. 1) 2011 yılının asgari ücret tarifesinin altında kalmamak şartı ile, sözleşmeye yukarıda bahsi geçen ek yapılırsa, bu ek’e dayalı damga vergisi tahakkuku yaptırılacak mıdır? 2) Her yıl bu ek yapılmaktansa, ilk yıl hazırlanan sözleşmeye “ bu sözleşme aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece her yıl 01 ocak günü ilgili takvim yılını kapsayacak şekilde o yıla ait İstanbul serbest muhasebeci mali müşavirler odasının veya Türkiye serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler odaları birliğinin yayınladığı asgari ücret tarifesinde yazan bedel ile yenilenir. “ Şeklinde bir madde eklersek bu sözleşmenin her yıl hukuken geçerliliği olur mu? Olursa damga vergisi durumu ne olur?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Sözleşmenizi yukarıda belirtildiği gibi yenilerseniz (Ücret artımı yapılarak) Damga vergisi hesaplanması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.02.2011
Soru :
Merhaba Bir firmamda işcilerine 6 ayda bir ikramiye ödemesi yapılıyor. Bir işci 6 ayda hiç çalışmamış ücretsiz izinli bu ikramiyeyi nasıl gösterecez sskda prim ödeyecekmiyiz. Çalışılan günü yok ay içersinde eğer ödenmeyecekse bir dahaki aya çalıştığı zaman mı göstereceğiz teşekkür ederim

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İkramiye çalışmadığı dönemde nasıl hakedilebilir. ? Çalıştığı dönemde işçiye prim ikramiye ödemesi yapmanız gerekmektedir.Ya da ücretle ikramiye sütunları SPEK ta ayrılmıştır. Bu kısmı kullanabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.02.2011
Soru :
Sayın yetkili Daha önce ssk dan çalışmışlığı olan ve 5600 gün prim ödemesi olan ve emekliliğine 2 sene kalan bir müştewrimin bağkur açıış kaydı 25 10 2004 ve hiç bağkur prim ödemesi yok . hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki kanun da dikkate alınarak emekliliği hangi kurumdan gerçekleşecektir? Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Emeklilik hesaplamaları yapılırken so 7 yılın içinde ağırlıklı olarak kişinin nerede çalıştığına bakılır. Bu doğrutuda hizmet dökümülerinizi alıp tarihler itibariyle sıralayınız. Son 3,5 yılda hangi kurumda hizmetiniz var ise o kurumdan emekli olacaksınız. İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.02.2011
Soru :
4a lı çalışan,doğum iznine çıkıyor.Raporu var.doğum öncesi 8 haftalık izninide doğum sonrası kullanacak...kısaca bu 8+8=16 haftalık izin süresinde işveren kendisine ücret ödeyip,sig.primini de yatırmak zorunda mı ? işçi ayrıca bu 16 haftalık süre için geçici işgöremezlik talep edebilecek mi?... Bildiğimiz bu kanuni haktır,fakat bazı değişiklikler olduğu söylendi tereddüt ettik,bu konuda yeni bir değişiklik oldumu)

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Analık halinde çalışma ve süt izni Madde 74 - Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir. Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir. Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz. İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.02.2011
Soru :
İyi günler, İşten ayrılan bir sigortalı 90+10 gün boyunca sağlık hizmetlerinden faydalandığına göre Genel Sağlık sigortası bildirim zorunluluğunun işten ayrılış + 10 'günden itibaren başlaması hakkındaki görüşlerinizi belirtirmisiniz.Diğer bir sorum ise şu şekilde Sigortasız bir insan GSS tescili yaptırmaz ise ne olur (hiç hastaneye gitmiyor tespit imkanı yok)

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Genel sağlık sigortası zorunlu olması henüz söz konusu değildir. Eğer kişi sigortasız ve genel sğlık sigortası primi de ödemiyor ise sağlık hizmetlerinden yararlanması ancak özel şartlarda mümkün olur. Gelir tespit formunda elde ettiği gelirin asgari üçte birinden az olması gibi vs. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.02.2011
Soru :
Merhaba,iki sorum olacak müsadenizle;birincisi işten çıkartılan personelimiz,işe iade istemiyle şirketimizi dava etmiş ve davayı kazanmıştır. Bundan ötürü ödenecek tazminat ve ücretleri gider olarak yazabilirmiyiz.ikinci sorum; geçmiş dönemlere ait ek aylık sigorta bildirimi verilerek tahakkuk etmiş ve ödemiş olduğumuz prim tutarlarını gider olarak yazabilirmiyiz. Cevabınız için şimdiden teşekkür eder,iyi günler dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Ödenen tazminatların gider yazılarak ticari kazançtan indirilebilmesi için tazminatın işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine dayanması şarttır. Ödendikleri dönemde primler gider olarak yazılabilecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 31.01.2011
Soru :
Merhabalar, Kesilen hakediş faturalarındaki %3 lük stopaj kesintisini, kesintiye uğrayan taraf, bu kısmı geçici vergi beyannamesinde mahsup edebilir mi ? Yoksa Kurumlar Beyannamesinde mi düşecektir. Bu konuda hangi yol izlenmelidir.

Cevap :
Sayın Eskiköy, GVK 121.maddesi (Gelir vergisi mükellefleri için), KVK 34.maddesine (kurumlar vergisi mükellefleri için) göre yıl içinde kesilen vergiler önce geçici vergi beyannamesinden daha sonra yıllık beyannameden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler yukarıda bahsedilen maddelere göre mükelleflere talepleri halinde nakden iade edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.01.2011
Soru :
İyi Günler dilerim. İstanbulda kurulu olan inşaat malzemeleri ihracatı yapan Ltd.Şti.' ne Irak-Erbil' de depo açılmasına karar verildi.Sorularım aşağıdaki gibidir. 1-Bu işlem için karar alındı ve noterde tasdik edildi.Ticaret sicil' de tescil olunamayacağını öğrendik.Bu kararda depo açılmasına ilişkin hususu bağlı olunan vergi dairesine bildirme mecburiyeti var mı? Bu konuda şirket adına resmi olarak izlenecek yol hakkında bilgi verirseniz memnun olurum.Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Ceylan, Mükelleflerin vergi uygulamaları ile ilgili değişikliklerde değişikliğin olduğu tarihden itibaren 1 ay içinde vergi dairesine bildirilmesi gerekir. Bahsettiğiniz olaya ilişkin almış olduğunuz kararın bir suretini dilekçenize ekleyerek bağlı olduğu vergi dairesine bilgi veriniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.01.2011
Soru :
Sayın Üstadım;Belediyelere ödenen Ecrimisiller staopaj kesintisine tabimidir.Yani bu ödemeler için stopaj tahakkuk ettirilecekmidir.Uygulama nasıldır.Saygılarımla

Cevap :
Sayın Avşar, Belediyelere ödenen Ecrimisiller (Kiralar)Gelir vergisi Stopajına tabi değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.01.2011
Soru :
Merhaba Tekel bayisi bir mükellefim Bira vs. alışlarında depozitolu fatura geliyor...B Formunda bildirimde bulunurken, depozitoyu dikkate alarak mı bildirimde bulunacğım? Bu konu hakkındaki görüşlerinizi almak istiyorum.

Cevap :
Sayın Aydın, Ba formuna fatura ve benzeri vesikalardaki KDV hariç tutarı yazmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.01.2011
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Ltd.Şti. Yurtdışından Makina ithaline mümessillik yapmakta aynı zamanda bu makina ve parçaların malzeme ithalini ve satışını yapmaktadır. Bazı test ve kontrol cihazlarını firmamızda çalışan mühendisler müşterilerine tanıtmak üzere ve bazı testlerde kullanmaktadır. bu cihazlar bazen yıllarca firmamızda kalmakta daha sonrada bir bedelle mühendislik firmalarına satılmaktadır. Sorum ; bu test cihazlarının ithalatında kaydının 253-Duran Varlıklar gurubuna alınmasımı yoksa 157-Diğer Stoklar hesabınamı alınması daha uygundur. Amortisman Oranı Test Ölçüm Cihazları Elektronik Olanlar %20 5 Yıldır. Daha önce yıllarda 153-Stoklara aldığım bu cihazları 253-Duran Varlıklar gurubuna alabilirmiyim. 31/12/2010 yaptığım bu kayıt neticesinde 2014 Yılına kadar Amortisman ayırmamda yasal bir sakınca varmı. Konu hakkında verdiğiniz bilgiler için şimdiden teşeklkür ederim.

Cevap :
Sayın Sipahi, Bahsettiğiniz aktif değerlerin 157 hesapta takip edilmesinin uygun olacağını düşünmekteyiz. 157 gruptaki mallar için amortisman ayrılması mümkün değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.01.2011
Soru :
üstad merhaba mükellefim yıllara sair iş yapıyo ve hakedişlerinden %3 stopaj kesintisi yapıyor 2010 yılında başlayıp 2011 yılında biten işlerle ilgili 2010 yılında tamamlanan kısımla ilgili gelir tablosunda kar ve zarar beyan edebilirmiyim

Cevap :
Sayın Geçen, Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir. İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kar veya zararının tespitinde dikkate alınır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.01.2011
Soru :
sayın danışman; 5 ortaklı anonim şirket ortaklarından 2 tanesi limited şirket kurdular ve bazı çalışanları o şirkete geçiş yapacak. geçiş esnasında haklarda devir olacak. hakların devrinde nasıl yol izlememiz uygun olur acaba? Yanlış bilmiyor isem çalışanlar muvafakatname verecek ve yeni iş sözleşmesinde de esk şirketten var olan hakların devir olduğu yazılacak. Ayrıca anonim şirketten çıkış yapılır iken işten çıkış nedeni olarak "sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli" şıkkını mı seçeceğiz acaba? mümkün ise konu hakkında örnek metin de gönderebilir misiniz acaba? saygılarımla.

Cevap :
Değerli meslek Mensubu İşçilerin farklı bir tüzel kişiiliği olan şirkete nakillerinin işçilerin rızai muvaffakatnameleriyle yeni işverenin de tüm yasal haklarıyla devraldım hükmünü gösterir kabul iş sözleşmesiyle mümkün olacağını belirtmek gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.01.2011
Soru :
SAYIN İLGİLİ ÖNCELİKLE VERMİŞ OLDUĞUNUZ CEVAPLAR İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. S1- BİZLER TÜRKMENİSTANDA İNŞAAT İŞLERİ YAPMAKTAYIZ. İŞ ALINDI BELGELERİYLE TÜRKMENİSTANA AİT SGK VE İŞKUR DOSYASI AÇMIŞ BULUNMAKTAYIZ. ÇALIŞAN PERSONELLERİMİZİ YAPMIŞ OLDUĞUMUZ İŞ SÖZLEŞMELERİMİZLE SGK (YURDIŞINDA ÇALIŞANLAR) VE İŞ-KURA TESCİL ETTİRİP PASAPORTLARINA İŞÇİDİR KAŞESİ VURDURUP GÖNDERİYORUZ. VE BU PERSONELLERE AİTTE KISA VADELİ SİGORTA PRİMİ % 3, GENEL SAĞLIK SİGORTASI PRİMİ OLARAKTA %12,50 SGK YA ÖDEME YAPMAKTAYIZ. MUHTASAR OLARAK HERHANGİ BİR GELİR VERGİSİ VE DAMGA VERGİSİ KESİNTİSİ YAPILMAMAKTA VEDE ÖDEME YAPILMAMAKTADIR. BİRİNCİ SORUM BU YAPMIŞ OLDUĞUMUZ İŞLEMLERİN DOĞRULUĞU HAKKINDA YARDIMLARINIZI RİCA EDERİM. S2- BİZİM ALT TAŞOREN FİRMALARIMIZ VAR. ÖRNEĞİN MOBİLYA AKSAMINI TÜRKİYEDEN BİR FİRMAYA YAPTIRIYORUZ. TÜRKİYEDE İMALATI YAPILDIKTAN SONRA TÜRKMENİSTANDA KURULUM VE MONTAJ İÇİN ELEMANLARINI GÖNDERMEK ZORUNDA KALIYORLAR. TABİKİ O FİRMALARIN İŞ ALINDI BELGELERİ OLAMADIĞI İÇİN SGK VEYA İŞKUR DOSYASI AÇTIRMA GİBİ BİR DURUM SÖZ KONUSU OLMUYOR. BU NEDENLEDE YURTDIŞINA ELEMANLARINI ÇIKARTAMIYORLAR. TÜRKİYEDE HERKEZİN BİLDİĞİ GİBİ ALT TAŞÖREN SÖZLEŞMESİYLE SGK YA KAYDI YAPILABİLİYORDU AMA YURTDIŞINA DAİR BU TARZ TAŞERÖN DOSYASI AÇAMIYOR İLGİLİ KURUMLAR. ORADA YAPILAN İŞLE İLGİLİ TÜM SORUMLULUĞU İŞ KAZASI VESAİRE GİBİ DURUMLARDADA TÜM SORUMLULUĞU BİZLERE ATIYORLAR. BU YÜZDENDE ALT FİRMALARIMIZIN SGK GİRİŞLERİNİDE KENDİ FİRMAMIZA YAPMAK ZORUNDA KALIYORUZ. VEDE BUNLARLA İLGİLİ PRİMLER ÖDEMEK ZORUNDA KALIYORUZ. O İŞÇİ HEM BİZLERDE SGK LI OLUYOR HEMDE KENDİ FİRMASINDA. İLGİLİ KURUMLARDA BU KONUYU PAYLAŞTIK AMA NET BİR CVP ALAMADIK. SİZ DEĞERLİ MESLEKTAŞLARDAN BU KONULARLA İLGİLİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNİZİ ALMAK İSTİYORUZ

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yurtdışına İşçi Gönderme İşçi temini Madde 4 - (1) Yabancı bir ülkede Türk işçisi çalıştırmak isteyen firmaların işçi teminine veya yurtdışında işçi olarak çalışmak isteyenlerin yurtdışına gönderilmesine aracılık etme konusunda, Kurum ve Bürolar yetkilidir. Firmalar; yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıracağı işçileri Kurum kayıtlarından veya Bürolar aracılığı ile temin edebilecekleri gibi, kendileri tarafından temin edilen işçileri 5 inci maddede belirtilen belgelerle birlikte hizmet akdini Kuruma onaylatmak kaydıyla yurtdışına götürebilirler. İbraz edilecek belgeler Madde 5 - (1) Yurtdışındaki işlerinde işçi çalıştıracak firmalarca; a) Türk firmaları için ticaret sicil gazetesi örneği, yabancı uyruklu firmalar için kuruluşuna dair belgenin dış temsilciliklerimizce onaylı örneği veya yeminli tercüme bürolarınca yapılmış Türkçe çevirisi, b) Taahhüt işleri için işin alındığı ülkedeki dış temsilciliğimizce ya da ülkemizdeki yetkili Kamu Kurumundan alınacak yazı veya İş Alındı Belgesi; taahhüt işleri dışındaki işler için işyerinde çalıştırılacak işçi sayısını belirten dış temsilciliğimizden alınacak yazı veya Uygun Görüş Belgesi, c) Bayındırlık ve İskan Bakanlığından alınan Yurt Dışı Müteahhitlik Belgesi veya Yurt Dışı Geçici Müteahhitlik Belgesi, ç) Türk firmaları için Türkiye'de yürürlükte bulunan sosyal güvenlik mevzuatı hükümleri gereğince işçilerin sosyal güvenliğini sağladığına ilişkin belge, d) Firma yetkililerinin noterce onaylanmış imza sirküleri, işlemlerin vekil aracılığıyla yapılacağı hallerde vekaletname veya yetki belgesinin aslı ya da aslı görüldükten sonra Kurum tarafından onaylanacak örneği, Kurumun taşra teşkilatı birimlerine ibraz edilir. 4857 sayılı iş kanuna göre Altişverenin asıl işverenle birlikte sorumluluğu sözkonusudur. Dolayısıyla Alt işvereninizle yurtdışında yapılan işler için çalıştırılacak işçilerle altiveren sorumluluğunu düzeleyen madde ileve ederk iş sözleşmeleri yapabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.01.2011
Soru :
Koparatiflere kesilen yapı denetim hizmet bedelinde kdv oranı ve tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hakında bilgi almak istiyorum. saygılarımla,

Cevap :
Sayın Aydın, KDV Tevkifatına ilişkin detaylı liste Web sayfamızda mevzuat/Pratik bilgiler /Vergi bölümüde mevcuttur, yararlanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.01.2011
Soru :
merhabalar,defterini tutmak istemediğim fakat kendisinede ulaşamadığım bir mükellefim hakkında daha sonra sıkıntı yaşamamak için (gerek vergi dairesi gerek mali müşavirler odası vb.. kurumlarda) neler yapmam gerekiyor? ilginize şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Bilgin, Ulaşamadığınz müşterinizin işini yapmanız doğru değildir. Mesleki sözleşme yapmadığınz kişilerin beyannamelerini göndermeyin. Gönderiyorsanız sorumluluğu üstlenmiş olursunuz. Bu sorumluluktan kurtulmak için müşterinizin bağlı olduğu vergi dairesine dilekçe ile müracaat ederek,müşterinizin işlemlerinin(Beyanname gönderme) yapılmayacağını bildiriniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.01.2011
Soru :
Kamu İhalesi ile temizlik hizmeti veren bir müşterimin çalışan personeli ihale bitiş tarihine 6 gün kala doğum iznine çıkıyor. İhale bitiş tarihinde biz iş sone erdiği için personelin çıkışını yaptık ve yeni ihaleyi kazanan firmaya ilgili personelin durumunu izah edip evraklarını teslim ettik. Buna rağmen SSK girişini yapmamışlar. Bayanın doğum izni bitti ve şu an yasal haklarını arıyor. ihaleyi kazanan firma personeli kabul etmiyor. Bu noktada benim müşterimin durumu ne olur, ne yapması gerekir, yasal bir yaptırımla karşı karşıya kalır mı?

Cevap :
Değerli Meslek Menusbu İhalesini bitirdiğiniz bir iş için sizin firmanız ile o işi yeni alan firma arasında nasıl bir devir sözleşmesi var? Eğer yok ise işçinin doğuma ilişkin yasal haklarından sizin firmanız sorumlu olacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 19.01.2011
Soru :
Merhaba, Tasfiye'ye girecek Ananom Şirketin 128 hesapta bulunan İcra ve Mahkeme aşamasındaki alacakları ile ilgili neler yapılmalıdır. Tasfiye işlemi başlamadan Bu hesaptaki tutarları Kanunen Kabul Edilmeyen giderlere atılarak yok edilmesi mümkünmüdür. Ortaklar veya 3.kişiler açısından alacaklardan vazgeçmek vergi açısından herhangi bir olumsuzluk doğururmu. 128 hesaptaki bakiyeler kapatılmadan Tasfiye işlemi başlar ise tasfiye sürecinde netür işlemler yapılıyor. Konu hakkında görüşlerinizi bekler cevabınız için şimdiden teşekkürlerimi iletirim. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Sönmez, 128 hesapta bulunan ihtilaflı alacaklar ihtilaf sona ermediği müddetçe tasfiye devam eder. Ancak 128 hesap oluşturulduğu süreçte dönem karından karşılık ayırmak suretiyle giderleştirilen kısmı gelir yazmanız halinde hesabı kapatabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.01.2011
Soru :
müteahhitlik yapan bir şahıs firmam bankanın satmış olduğu bir arsa aldı ve bu arsayı birkaç ay sonra satacak kdv ve vergi durumu hakkında bilgi almak istiyorum saygılarımla

Cevap :
Sayın Coşkun, Müteahhitin almış olduğu arsanın satışından elde ettiği kazanç, ticari kazançtır. Gelir vergisi açısından elde edilen ticari kazancın herhangi bir istisnası bulunmamaktadır. Arsa satışının faturasını KDV hesaplayarak düzenleyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.01.2011
Soru :
Merhabalar Sayın Yetkili.Benim sorum serbest meslek erbabı bir doktor serbest meslek faaliyeti dışında ortağı olduğu şirketten her ay huzur hakkı almaktadır.Gelir vergisi beyannamesinde huzur hakkını ücret geliri gibi beyan edecekmiyiz.Beyan edilecekse istisnai bir sınır varmıdır?Şimdiden teşekkürler.Kolay gelsin...

Cevap :
Sayın Çağlar, Tek işverenden alınan ücretler beyannameye dahil edilmez. İkinci ve sonraki işverenlerden alınan tevkif suretiyle vergilendirilen ücretlerin toplamı GVK 103.maddesinin 2.dilimindeki 2010 için 22.000 TL yi aşması durumunda birinci işverenden almış olduğu ücret geliri de dahil olmak üzere tüm ücretleri toplanarak beyannameye dahil edilir. Birinci işveren seçimi tercihe bırakılmıştır. (GVK 86) Danışma Birimi


 

Tarih : 18.01.2011
Soru :
Sayın hocam, malı ve geliri olmayan ev hanımının kızı vefat etti.Kendisine SGK tarafından ölüm aylığı bağlandı.Daha sonra vefatın iş kazası nedeniyle olduğu mahkemece tespit edildiğinden iş kazası aylığı da bağlandı. Fakat önceki aylık haksız olduğu öne sürülerek kesildi verilenler de geri alınıyor. İş kazası aylığı çok düşük olduğundan diğer aylığa geçiş için bir yol var mıdır? saygılarımla.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuzu yanıtlayabilmem için konu ile ilgili mesnedlerin yazılı olduğu evraklar hakkında bilgi sahibi olmamız gerekiyor. SGK ölüm aylığı iptal yazısı ile birlikte tarafımı arayınız. İyi çalışmalar


 

Tarih : 16.01.2011
Soru :
mükellef olmayan bir kişiden yazar kasa alacağız.düzenleyecegimiz gider pusulasında stopaj kesintisi yapacakmıyız.yapacaksak oran nedir hakkında bilgi verirseniz memmun olurum.

Cevap :
Sayın Akbaş, Vergi mükellefi olmayan, esnaf muaflığından yararlanmayan kişilerden satın alınan mallar için düzenlenecek gider pusulasında gelir vergisi stopajı yapılmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.01.2011
Soru :
iyi günler toplam 850 gün ssk hizmeti olan bir yakınım vefat etti.bu kişinin hak sahipleri askerlik borçlanması yaparakla ölüm aylığı almaya hak kazanabilirlermi(ölen kişi öldüğü zaman sgk güvencesi yoktu bu süre daha önceki toplam çalışmışlığı)ve başka önerebileceğiniz bir yol varmıdır.iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı Kanun ise en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4/a sigortalıları için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalıların hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanacağını öngörmüş, ancak bu 900 günün hesabında her türlü borçlanma sürelerinin göz önüne alınmayacağını ortaya koymuştur. Bu uygulamada 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalılardan dolayı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için; gerek sigortalıya gerekse hak sahiplerine ilişkin koşulların mülga kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ortaya konmuş bulunmaktadır. [2] Yani buna göre 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanabilmesi için sigortalının ölüm tarihinin Kanunun yürürlük tarihi olan 0.10.2008’den sonra olması ve 4/b sigortalıları (Bağ-Kur) için en az 1800 gün, 4/a sigortalıları (SSK) içinse en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup her türlü borçlanma süreleri hariç en az 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerekmektedir. 01.10.2008’den önce 5-10 yıl arası hizmeti varken ölen 4/c sigortalılarının (Emekli Sandığı iştirakçilerinin) hak sahiplerine de 01.10.2008’den itibaren ölüm aylığı bağlanmasının yolu açılmış bulunmaktadır. Ölüm aylığı bağlanabilmesi için sadece 4/a sigortalıları için öngörülen her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartında; gerek ölen sigortalı tarafından, gerekse hak sahipleri tarafından yapılan tüm borçlanmalar bu şartların oluşmasında dikkate alınmamaktadır Ölüm Yardımı Ölüm yardımı öncelikle emeklinin sağlığında verdiği beyannamede gösterdiği kişiye ödenir. Beyanname vermemiş ise eşine, eşi bulunmuyorsa çocuklarına, çocukları da bulunmuyorsa ana ve babasına, onlar da bulunmuyorsa kardeşlerine yapılır. Ölüm yardımının yukarıda açıklandığı şekilde ödenmesi mümkün değilse, masrafları kendilerinin yaptığını belgeleyenlere, ölüm yardımı tutarını geçmemek üzere ödenir. 01.01.2007 tarihinden itibaren ödenmekte olan ölüm yardımı tutarı 892,72-YTL.’ dir. Ancak ölenin almakta olduğu aylık miktarının (makam, temsil veya görev tazminatı tutarları hariç) söz konusu tutardan fazla olması halinde ölüm yardımı aylık miktarı üzerinden ödenir. Ölüm yardımı ödenebilmesi için; A) Eş,çocuk,anne ve baba ve kardeşlerinden istenen belgeler; 1- Veraset ilamın tasdikli bir örneği ile ilgilinin ölüm tarihini ve tüm aile fertlerini gösterir vukuatlı nüfus kayıt örneğinin aslını 2- Varislerin talep dilekçeleri, B) Bunların dışındakiler; 1- Ölen kişi için yapılan masrafların kim tarafından yapıldığını gösterir köy veya mahalle muhtarlığınca onaylanmış ilmühaber 2- Cenaze için yapılan masraflara ait fatura,(eğer fatura emeklinin ölüm tarihinde düzenlenmemiş ise;masrafların ilgili adına yapıldığına dair ibarenin bulunması gerekmektedir). ile birlikte Kurumumuza yazılı olarak müracaat etmeleri, gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.01.2011
Soru :
merhaba 27.12.2010 tarih sayı77450 yazı hakında ismmmo tarafından mail gönderilmiş bu yazıda elektronik ortamda beyanname verilmesi ie ilgili bu yazıda yeni sözleşme yaptığımız mükelleflerin 15 gün içinde www.intvd.gib.gov.tr adresine bildirmemiz gerektiği eskiden belli devam eden mükellefleri ise bu yazı tarihinden itibaren tkip eden aydan itibaren 30 gün içinde bildirmemiz gerekiyor deniyor böylemi yapacağız

Cevap :
Sayın Yılmaz, Bahsettiğiniz yazı Maliye Bakanlığı tarafından henüz yayımlanmamış ve yürürlüğe girmemiş Vergi Usul Genel Tebliğ taslağı hakkındadır. Sözkonusu genel tebliğ yayımlandıktan sonra detaylı açıklama web sayfamızda yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.01.2011
Soru :
sayın danışma birimi bir yakınım boğaziçi üniversitesinde 2547 sayılı kanuna tabi sözleşmeli olarak 08/2002 - 03/05/2010 tarihleri arasında araştırma görevlisi olarak çalışmakta idi.03/05/2010 da askere gitti.ancak gidişini kuruma bildirmediği için maaşı ve emekli sandığına olan ödemeleri devam etmiştir.16/10/2010 da askerlik görevi sona ermiş ve dönüşte tüm geri ödemelerini gerçekleştirmiştir.bu durumda kıdem tazminatı ile ilgili talepte bulunma hakkımız varmıdır.ilginiz için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 2547 sayılı YÖK na tabi olan bu kişinin almış olduğu fazla ve yersiz ödemeleri iade ve askerlik nedeniyle işten ayrılışının üzerinden bir yıl geçmemesi halinde kıdem tazminatını ilgili makamdan isteyebilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.01.2011
Soru :
Sayın danışma birimi, bir müşterim kirasını durumu kötü olduğu için 6 aydır ödemiyor, buna rağmen kira stopajını tahakkuk ettirerek muhtasar beyannameyle ödemek gerekirmi. Yoksa stopaj ödeme yapıldığındamı doğar yani geçmiş kiralarını ödedigindemi stopajları ödeyelim. Vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Taşpınar, 193 sayılı GVK.94. maddesine göre Nakten veya hesaben ödeme yapılmadığı süreçte stopaj yapılmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.01.2011
Soru :
Merhabalar. 01.12.2005 tarihinde, 30'dan fazla işçi çalıştıran bir işyerinde işe başlayan işçinin, 20.05.2009 tarihinde iş akdi işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden fesh edilmiş, kıdem ve ihbar tazminatı işçiye ödenmiştir. İşçi, işe iade davası açmış ve mahkeme işçinin işe iadesine karar vermiştir. işveren işçiyi 27.05.2010 tarihinde süresi içinde işe başlatmış ve 07.01.2011 tarihinde yeniden haklı sebep bildirmeden iş akdini feshetmiştir. İşçi, işe geri döndüğünde almış olduğu kıdem ve ihbar tazminatlarını işverene geri ödemiştir. 2.fesih sonunda işçinin kıdem ve ihbar tazminatları hangi süreler dikkate alınarak hesaplanmalıdır? İyi çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kıdem ve ihbarı geri ödenmesi sebebiyle önceki çalışmasından itibaren hesaplanmasını gerekli kılmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.01.2011
Soru :
Merhaba, Kat karşılığı inşaat yapan mükellefimiz inşaatını tamamlayıp satışlarını yaptı ve faaliyetine son verdi. kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden arsa sahibine daire ve işyerlerini sadece kdv yönünden fatura ettik. vergi dairesi toprak sahibine kdv yönünden kesmiş olduğumuz faturaların gelir vergisi matrahına eklenmesi hususunda ısrarcı. kat karşılığı inşaatta danıştay kararları olmasına ragmen toprak sahibine fatura kesmediğimizde vergi dairesi kapanışımızı yapmıyor kestiğimizde ise toprak sahibine kesilen kdv yönünden faturayı gelir vergisi matrahına eklemimizi ısrar etmektedir. bu konu hakkında bilgilendirilmemizi rica ediyoruz

Cevap :
Sayın Derya, Sizin yapmış olduğunuz işlem doğrudur. Vergi dairesini ikna etmek zorunda değilsiniz. Mükellefiyetin kapatılması hususunda konuyu İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına bildiriniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.01.2011
Soru :
İyi Günler Ötv beyannamesi verilmesi hakkında bir sorum olacak İnternet vergi dairesinde e beyanname kısmından beyannamelerimizin bildirimini yapıyoruz.Fakat yeni bir bölüm farkettik,Ötv bildirim girişi diye .Şimdi bu durumda Ötv bey. Ötv bildirim girişi kısmından mı yoksa eskisi gibi e beyannameden mi bildirim yapılması gerekiyor. Teşekkürler kolay gelsin...

Cevap :
Sayın Selçuk, Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığının e-beyanname destek hattını (4440435) arayarak yardım almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.01.2011
Soru :
Sayın Üstad Lisanslı harita ve kadastro mühendislerinin ve bürolarının tutumakla yükümlü oldukları defter ve belge düzeni hakkında sorum olacak. Kanaatimce lisanslı harita ve kadastro mühendisleri serbest meslek kazanç defteri tutmak ve gelirlerinide serbest meslek makbuzu ile belgelendirmek zorundalar. Yanılıyor muyum acaba? İlginiz için teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Aydın, Bahsettiğiniz mühendisin gelir vergisi mükellefi olup, elde edeceği kazanç tipi, serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek erbapları serbest meslek kazanç defteri tutarlar. Serbest meslek makbuzu düzenlerler. Satmış oldukları hizmeti gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine yaparlarsa %20 stopajlı ve %18 KDV li makbuz düzenlerler. Vergi mükellefi olmayan gerçek kişilere yapılan hizmet tesliminde ise stopaj sözkonusu olmayıp %18 KDV li makbuz düzenlerler. Mühendislik işini şirket olarak yaparlarsa gelir vergisi stopajı sözkonusu olmayıp düzenlenecek faturada %18 KDV hesaplanır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.01.2011
Soru :
Merhaba, 55 çalışanı olan bir a.ş. firmada çalışanların tümü için 3 aylık bir dönemde (Şubat, Mart, Nisan) çalışma süreleri 30 günden 26 güne indirilmek istenmekte ve maaş ve sgk ödemeleri 26 gün üzerinden hesaplanacaktır.Bununla ilgili olarak sgk ve vergi mevzuatında firmanın sorumluluklarını ilgili kanunların hangi maddelerinde bulabilirim? yasal oalrak işçi ve işveren açısından sorunların olamaması için yapmam gereknler hakkında bilgi verebilir misiniz? İlginiz için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalışma günleri 30 dan 26 güne indirilen işçilerin yazılı rızalarının alınması gerekmektedir. Ayrıca SGK ya 30 günden az sürede çalışanlar için düzenlenen eksik gün bildirim formunun düzenlenmesi gerekmektedir. Eksik gün formunun ekine ya puantaj ya da belirli süreli hizmet sözleşmesinin konulması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.01.2011
Soru :
2008 yılında A.Ş.yönetim kurulu üyeliği nedeniyle mecburi 4b sigortalısı olan kişi o tarihte aylık 4000,tl kazanç bildirmiş ve primler bu tutar üzerinden ödenmiştir.Daha sonra A.Ş. Yönetimkurulu üyeliğinden 2010 yılında ayrılmış ve posta yoluyla İsteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunmuştur.talep ekine kazanç bildirim formu koyulmamıştır.Kurum 4000 tl kazanç üzerinden prim tahakkuk ettirmiştir.İsteğe Bağlı sigortalılık işlemleri yönetmeliği gerekçe gösterilerek arafımızdan itiraz edilmiş asgari ücret üzerinden prim salınması gerektiği ifade edilmiştir.Ancak kurum bunu reddetmiştir.İtirazımızda haklımıyız İyi çalışmalar dileğiyle şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İsteğe Bağlı statüsüne geçerken yapacağınız ödemeyi belirtmeniz gerekir. Ancak Kurum böyle ödemesini belirtmeyenleri koşul olarak asgariye bağlamaktadır. Şu halde itirazınız haklı olup konunun reddi hakkında mesned isteyiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.01.2011
Soru :
Odanıza kayıtlı serbest muhasebeciyim.Mali Müşavirlik sınavına girmek istiyorum.İlgili kanunda 6 aylık bir başvuru süresi var.Bu süre içinde diplomamın tastikli suretini odaya vermiştim.Sınav için başvuru yapabilir miyim? Sınava girme hakkım varsa,kaç defa girebileceğim? Saygılar.

Cevap :
Sayın Keskin, SM den SMMM özel sınavlarına başvuru yapabilirsiniz. 2011 sınav takvimi www.tesmer.org.tr adresinde ilan edilmiştir. 24 ocak 2011 tarihine kadar başvurunuzu internet üzeriden yapıp daha sonra evrakları Odamıza vermeniz gerekmektedir.Aşağıda ilgili linki bulabilirsiniz. Başarılar, saygılarımızla. Genel İdare Müdürlüğü http://mue.tesmer.org.tr/


 

Tarih : 07.01.2011
Soru :
DEĞERLİ ÜSTAD; 5368 SAYILI YASAYA GÖRE T.C.BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKAN.TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ LİSANS BELGESİ ALMIŞ, LİSANSLI HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLİK BÜROSU AÇMAYA HAK KAZANMIŞ, ......... İLÇESİ YETKİ ALANINDA GÖREVLİ OLMAK ÜZERE LİSANSLI HARİTA KADASTRO MÜHENDİSİ BİR MÜKELLEF ADAYI VAR.SÖZ KONUSU YASANIN YÖNETMELİĞİNDE MALİ MEVZUAT AÇISINDAN YETERLİ AÇIKLAMA OLMADIĞINDAN; MÜKELLEF ADAYI KİŞİNİN TABİ OLACAĞI KDV ORANI,MÜKELLEFİYET TÜRÜ,KULLANACAĞI YASAL DEFTER VEYA DEFTERLER, VARSA STOPAJ KESİNTİSİ KONUSUNDA BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Karagöl, Bahsettiğiniz mühendisin gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi halinde elde edeceği kazanç tipi, serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek erbapları serbest meslek kazanç defteri tutarlar. Serbest meslek makbuzu düzenlerler. Satmış oldukları hizmeti gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine yaparlarsa %20 stopajlı ve %18 KDV li makbuz düzenlerler. Vergi mükellefi olmayan gerçek kişilere yapılan hizmet tesliminde ise stopaj sözkonusu olmayıp %18 KDV li makbuz düzenlerler. Mühendislik işini şirket olarak yaparlarsa gelir vergisi stopajı sözkonusu olmayıp düzenlenecek faturada %18 KDV hesaplanır. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.01.2011
Soru :
"KESİN MİZAN" BİLGİLERİNİN ELEKTRONİK ORTAMDA ALINMASINA İLİŞKİN V.U.K TEBLİĞ TASLAĞI hakkında bir öneride bulunmak istiyorum.Bilanço esasına tabi mükelleflerin kurumlar vergisi ve gelir vergisi beyannamesi ekinde kesin mizan gönderilmesi gerekiyor.V.U.K.tebliği hazırlanmış durumda.Ancak tebliğe göre kesin mizan düzeltmelerinde verilen düzeltme mizanları için özel usulsüzlük cezası kesileceği bildirilmiş.mizan için bu cezanın ağır olduğunu düşünüyorum.Odanın bu konuda çalışma yapmasını ve kanun tebliği yürürlüğe girmeden bu cezayı indirmelerini talep ediyorum.Şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Küçük, Kesin mizan genel tebliğ taslağı hakkında Odamız ve TURMOB tarafından değerlendirilmiş olup görüşümüz Maliye Bakanlığına iletilmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.01.2011
Soru :
Tahriyat Öncesi Uzlaşma ile Özel Usulsüzlük Cezaları üzerinde uzlaşıldı ve 07.01.2011 vadeli tarihli tahakkuk fişi kesildi. Eğer uzlaşılan Özel Usulsüzlük cezasını vadesinde ödemezsek 1-Uzlaşma buzulur mu? 2-Vadesinden sonra Gecikme faizi hesaplanır mı? 3-Bazı alacakların yeniden yapılandırması kanunundan yararlanılabilinir mi? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Avcı, Tarhiyat öncesi uzlaşma veya normal uzlaşmalarda uzlaşılan vergi ve cezalar uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihten itibaren 30 gün içinde ödenir. 30 gün içinde ödenmemesi halinde uzlaşma bozulmaz. Uzlaşılan vergilere 30.günden sonra gecikme faizi hesaplanır. Uzlaşılan cezalara (vergi ziyai cezası, usulsüzlük cezası ve özel usulsüzlük cezası) gecikme faizi hesaplanmaz. Vergi dairesi kesinleşmiş olan bu alacağın takibini yaparak icra ve haciz işlemi yapar. Bahsettiğiniz ceza kamu alacakları yapılandırma kanunu kapsamında ödemesi yapılabilir. (Yasa henüz kanunlaşmamıştır). Danışma Birimi


 

Tarih : 04.01.2011
Soru :
Sayın Danışman, Serbest Bölge firmaları bildiğim kadarı ile mal alım satım işlemlerinde dövizli işlem yapmak zorunda. Çek alsa da dövizli çek alıp verebilir. Kuruluş aşamasında ve giderlerinin bazı kısımlarını TL olarak ödeyebiliyor. Konu hakkında biraz daha geniş bilgi verebilir misiniz? Ayrıca konu hakkında bakmamız gereken mevzuat detay bilgilerini de yazar mısınız? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Öztürk, Serbest bölge dışında yapılan harcamaların dövizle yapılacağı konusunda herhangi bir mevzuat düzenlemesi yoktur, bu harcamaların TL olarak da yapılabileceği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.01.2011
Soru :
Bir firmaya ait BA BS formunu vermeyi unuttuk son gün 31.12.10 du. firma çok aktif olmadığı için boş vermemiz gerekiyordu. Boş olan BA BS ile ilgili form verilmediğince ceza uygulaması hakkında bilgilendirirseniz sevinirim. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Zurnacı, Ba Bs formlarının süresi içinde gönderilmemesinin cezai uygulaması VUK Mük.355.maddesine göre özel usulsüzlük cezasıdır. (Hiç verilmediği için 1.000 TL, 2011 yılında 1.070 TL) Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2010
Soru :
Merhabalar, danışmak istediğim konu Kooperatiflerle ilgili. sınırlı sorumlu X yapı kooperatifi diye 1989 yılında kurulmuş bir kooperatif kurulduğu tarihlerde kurumlar beyannamesi verilmiş fakat daha sonra bu güne kadar beyannameleri verilmemiş. Gayri faal bir kooperatif. kısaca kooperatif hakkında bilgi vermek istiyorum size. 96 kişilik üyesi olan , arsa kooperatif üstüne kayıtlı değil her bir ortağın kendi adına kayıtlı fakat tapuları mevcut değil zaten mahkemelik durumdalar tapu alamıyorlar birleşip kooperatif kurulmasının da sebebi anladığım kadarıyla birlikte hareket ederek sahip oldukları arsa dönümlerinin tapularını alabilmek. Dava 11 yıldır sürüyor.Kooperatifin çalışanı yok.sadece düzenli olarak genel kurul toplantıları yapılıyor.yönetim kurulu veya herhangi birine maaş veya başka bir ödeme sözkonusu değil kooperatifler kanununu okudum fakat bu konu ile ilgili bir şey göremedim. sizden ricam hangi durumlarda kooperatiflerde kurumlar vergisi verilmez

Cevap :
Sayın Karaahmetoğlu, KVK 4(1)-k hükmündeki şartlara göre kurumlar vergisi beyannamesi verilip verilmeyeceğini incelemeniz gerekir. Konuya ilişkin olarak yayımlanan 1 Sayılı KVK Genel Tebliğinde detaylı açıklama bulunmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2010
Soru :
merhaba, sözleşme örnekleri içerisinde adi ortaklık bürosu sözleşme örneği yok sadece ltd.şti.sözleşme örneği var adi ortaklık hakkında bilgi vermenizi ve sözleşme örneği göndermenizi rica eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Çelik, Mesleki adi ortaklıklara ilişkin sözleşme düzenlenmesi sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2010
Soru :
tesisat işi yapan bir müşterim, bir binanın yangın tesisatını yapmıştır.Bina sahibi tamamlayamadığı işçiliği firmaya yüklemek istemektedir.(Başlangıçta bu konuşulmadığı halde) Sözleşme bedeli 250.000, TL olup firma çalıştırdığı tüm personeli zaten ilgili yerde sigortalı göstermiştir.(İşin başlangıcı 12/11/2010, bitimi ise 31/12/2010 dur.)Ancak bina sahibi 17.000,TL gibi bir işçilikten sözetmekte olup, yangın tesisatını yapan firmanın işçiliği ancak 6-7 bin TL tutmaktadır. 1-Bu istem haklı mıdır? 2-Yangın tesisatının asgari işçilik oranı (listede bulamadım)kaçtır. 3-Hesaplamayı nasıl yapmalıyım.

Cevap :
Değerli Meslek Menusbu 16/311 ek genelge gereği 2003 yılından önce başlayıp, 2004 veya daha sonraki yıllarda bitirilen binaların maliyeti, 01.05.2004 tarihinden önceki ve sonraki sürede yapılan uygulamalar dikkate alınarak, ayrı ayrı hesaplanacak, bu suretle bulunan iki ayrı birim maliyet bedelinin aritmetik ortalamasının alınması ve binanın yüzölçümü ile çarpılması suretiyle hesaplanacaktır. 2-Yapımına 01.05.2004 tarihinden sonra başlanılan veya 01.01.2003 tarihinden sonra başlandığı halde 01.05.2004 tarihinden sonra bitirilen binaların maliyeti, ortalama maliyet yerine, bitirildiği yıldan bir önceki yıla ilişkin birim maliyet bedeli esas alınarak hesaplanacaktır. 3-Yapımına 2003 den sonra başlanan inşaatlarda, başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaatın maliyetinin hesaplanmasında, o yıl için tespit edilen birim maliyet bedeli esas alınacaktır. Ayrıca; 12 Mayıs 2010 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 27579 TEBLİĞ http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2010/05/20100512-12.htm Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ASGARİ İŞÇİLİK TESPİT KOMİSYONUNCA BELİRLENEN ÇEŞİTLİ İŞKOLLARINA AİT ASGARİ İŞÇİLİK ORANLARINI GÖSTERİR TEBLİĞ İyi çalışmalar


 

Tarih : 29.12.2010
Soru :
DEĞERLİ ÜSTADIM, TASFİYEYE GİREN BİR FİRMADA 2007 YILINDA SERMAYEYE EKLENEN SERMAYE DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARI 2010 YILI TASFİYE SONUCUNDA KV TABİ MİDİR DEĞİLMİDİR.VERGİYE TABİ OLDUĞUNADA OLMADIĞINIDA AİT İST. VE İZMİR VDB LARININ MUKTEZALARI MEVCUT BU KONUDA YERLEŞİK UYGULAMA HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİRMİSİNİZ. TEŞEKKÜR EDERİM.SAYGILARIMLA,

Cevap :
Sayın Işıkören, Sizin de bahsettiğiniz gibi sermaye düzeltme olumlu farklarının kurumlar vergisine tabi olduğu idare tarafından kabul edilmektedir. Siz bu görüşe katılmaz iseniz ileride yapılacak vergi incelemesinde inceleme elemanı bunu matrah farkı olarak raporlaması sonucunda tarh edilen vergiye ve kesilecek cezaya vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.12.2010
Soru :
üstad merhaba benim sorum iş kazasında ölüm meydana gelmiştir.Mahkeme iş kazasından dolayı işvereni 1/8 oranında kusurlu bulmuştur.Sgk haksahiblerine bağlayacağı aylık için işvereni bu kusurundan dolayı mahkemeye verebilirmi yasal prodüsürü nedir şimdiden teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu iş kazaları sonucu SGK Mevzuatı kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan yardımlar ile Bireysel İş Hukuku kapsamında işverenden istenebilecek maddi ve manevi tazminatların boyutları ve doğuracağı sonuçları üzerinde durulacaktır. İş kazası sonucunda işverenler, hukuksal boyutu değişik olan 3 türlü dava ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Bunlar kazaya uğrayan işçinin açabileceği maddi ve manevi tazminat davaları ile Sosyal Sigortalar Kurumunun kazalanan işçiye yaptığı yardımları işverenden geri alma (rücu) davalarıdır. Özel Hukuk kapsamında Borçlar Yasasının 332. maddesine göre; "işveren, işletme tehlikelerine karşı gereken önlemleri almak ve işçilere sağlığa uygun çalışma yeri sağlamak zorundadır." İşverenin hizmet akdi (iş sözleşmesi) nedeniyle işçiyi gözetme borçu bulunmaktadır. Kamu Hukuku kapsamında ise İş Yasasının 77. maddesine göre; "işverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğini n sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla" yükümlüdürler. İş Yasasının aynı maddesinin ikinci paragrafına göre de; "işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek" zorundadırlar. Yine işverenler iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için, İş Yasasının 78. maddesine göre çıkarılmış olan tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen şartları yerine getirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyerek "işçiyi gözetme borcu"na aykırı davranan işverenler kamu hukuku gereği özel hukuk hükümlerinden ayrı olarak idari yaptırımlarla da karşı karşıya kalırlar. İdari yaptırmlar; işin durdurulması, işyerinin kapatılması ya da para cezası şeklinde olabilmektedir. Ayrıca, ölümlü iş kazalarında TCK (Türk Ceza Kanunun) 455 ve 459. maddelerine göre; "tedbirsizlik veya dikkatsizlikle ölüme neden olmak" suçlamasıyla iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası istenebilmektedir. Bireysel İş Hukuku (Özel Hukuk) hükümlerine göre iş kazası sonucu işverenlerin karşı karşıya kalabileceği tazminat davaları ise üç başlık altında aşağıda özetlenmiştir. 1) RÜCU (GERİ ALMA) TAZMİNATI Sosyal Sigortalar Kurumunun iş kazası sonucu sigortalıya (işçiye) yaptığı yardımlar tutarı için rücu tazminat davası açma hakkı vardır. Rücu tazminat davası, daha önce SSK (Sosyal Sigortalar Kurumu) tarafından karşılanmış olan zararlar tutarının Sosyal Sigortalar Yasasının 10. ve 26. maddelerine göre, kusurlu işverene veya üçüncü kişilere ödettirilmesi amacıyla açılır. İş kazası sonucunda zarar gören işçiye SSK her türlü sağlık yardımını yapar. Bu kapsamda kazaya uğrayan işçinin tedavi için başka kente ya da ülkeye gitmesi gerekiyorsa yol parası, protez takılması gerekiyorsa bunun bedeli ile tedavi ve rehabilatasyon süresince geçici iş göremezlik ödenekleri SSK'ca ödenenir. Ayrıca, kısmi ve tam işgöremezlik durumlarında kazaya uğrayan işçiye ve ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanmaktadır. SSK'ca işçiye veya hak sahibi kişilere yapılan ve ilerde yapılması gereken her türlü giderin tutarı ile gelir bağlanması durumunda bu gelirin hesap edilecek peşin sermaye değeri tutarı, işveren veya üçüncü kişilere, bu kişilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümlerine aykırı olan eylemlerinin kusur derecesi ağırlığında, Borçlar Yasası hükümlerine göre rücu edilir. Sosyal Sigortalar Yasasına göre; sigortalı çalıştılmaya başlandığının veya yeniden işe alınan sigortalıların süresi içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda, bildirgenin sonradan verildiği veya işçi çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı durumlarında kazaya uğrayan ve meslek hastalığına yakalanan işçinin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, bu durumda, SSK'ca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarı ile gelir bağlanması durumunda hesap edilecek sermaye değeri tutarı, sorumluluk ve kusur durumu aranmaksızın işverene ödettirilir. 2) MANEVİ TAZMİNAT İş kazası sonucu cismani zarara uğrayan işçinin veya ölümlü iş kazalarında işçinin ailesinin çektiği acı, elem ve izdıraplar için hakim takdiri ile manevi tazminat tutarı belirlenir ve işverene ödettirilir. Manevi tazminatta bir hesaplama yöntemi bulunmayıp, iş kazasının neden olduğu zararın büyüklüğüne göre tamamen hakimin takdir ettiği bir tutar söz konusudur. İş kazasına uğrayan, bunun sunucunda zarar gören, acı ve sıkıntı çeken işçi ya da ölüm olayı durumunda kazaya uğrayan işçinin ailesi karşı karşıya kaldığı üzüntünün karşılığı olarak işverene manevi tazminat davası açabilmekte ve hakimin takdir ettiği manevi tazminat tutarı işveren tarafından ödenmektedir. 3) MADDİ TAZMİNAT Borçlar Yasasının 46. maddesine göre; cismani zarara uğrayan kimsenin, iş göremezlik ölçüsünde çalışmasının aksayacağı ve bu nedenle maruz kalacağı zarar ve ziya


 

Tarih : 26.12.2010
Soru :
1- Firmamızda çalışan bir işçinin işten çıkışını 25 aralık Cumartesi olarak yapmak istiyoruz.Bu kişi hafta içinde eksiksiz çalışarak tatil günü ücretini hak etmiş oluyor mu ? Ediyorsa ssk da işten çıkışını 26 aralık pazar olarak mı vermem gerekir ? Yada günü 26 olup ücretine 1 gün ilave mi yapmalıyım ? 2-Bir yılını tamamlamadan işveren tarafından işten çıkarılan işçiye izin parası ödenir mi ?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin çıkış tarihinde tahakkuk etmiş olan ücretini verip hangi tarihte işten çıkmışsa o tarihi baz alarak çıkışını yapınız. İyi çalışmalar


 

Tarih : 23.12.2010
Soru :
Merhabalar, Benim Mimar-Mühendis olan müşterim, başkasının arsasına, ssk giderleri dahil olmak üzere bütün giderler müşterime ait olmak üzere özel inşaat yapacaktır. Sorum; işyeri ssk dosyası, arsa sahibi adına mı açılacak yoksa inşatı üstlenen benim müşterim adına mı veya her ikisinin adına mı açılacaktır. Prasödürün nasıl işleyeceği hakkında bilgi verirseniz sevinirim...Teşekkürler..iyi çalışmalar..

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu II. TAYİN VE TESPİTİNDE ZORLUK BULUNAN BİR KISIM İŞYERLERİNDE İŞVERENLİK A- İNŞAAT, TAMİRAT, TADİLAT ve TESİSAT İŞLERİNDE İŞVERENLİK 1. Özel Olarak Yaptırma: a) Mülkiyeti (tapusu) gerçek veya tüzel kişilere ait (ruhsatlı veya ruhsatsız) bina ve sair inşaatlarla tamirat, tesisat ve tadilat işyerlerinde yapılan işler, bizzat mülkiyet sahipleri tarafından sigortalı çalıştırılmak suretiyle yürütülüyor ise bahsi geçen kişiler işveren sayılmaktadır. İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin ruhsatsız yaptırılmış olması işverenlik sıfatını etkilemez. b) İster gerçek, ister tüzel kişiye ait olsun, bina vesair inşaat, tamirat, tesisat ve tadilat işyerlerinde yapılacak işler sahipleri tarafından herhangi bir sigortalı çalıştırılmaksızın tümüyle (inşaat uygulamasındaki deyimiyle anahtar teslimi olarak) yaptırılmak üzere gerçek veya tüzel kişiye verilmişse, mülkiyet sahibi ile yapımı üstlenen arasında istisna akdi bulunduğundan bu işleri alan kişi müteahhit yani işveren olmaktadır. Zira, bu gibi hallerde işin sahibi sigortalı çalıştırmadığından işverenliği bahis konusu değildir. İnşaatın yapımını üstlenen kişilerin işi malzemeli veya malzemesiz yapmış olmaları işverenlik veya aracılık sıfatlarında değişiklik yapmamaktadır. Ancak, aracılar adına işveren olmadıkları için işyeri dosyası açılamaz. Örnek: (A) isimli şahıs veya şirket, kendi arsasına yaptıracağı bir fabrika binası için Belediye’den ruhsat aldıktan sonra hiç sigortalı çalıştırmaksızın inşaatın yapımını (B) ye (anahtar teslimi suretiyle) verdiği takdirde 506 sayılı Kanun karşısında işveren (B) olmaktadır. c) İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin yapımını gerçekleştiren kişi (mülkiyet sahibi veya müteahhit), yapılan işlerin bir kısmını sair şahıslara yaptırdığı takdirde, işin kısımlarını yapan bu kişi veya kişiler aracı sayılmaktadır. Yukarıdaki örneğe göre, şayet (B) isimli şahıs, yapılmasını sahibinden taahhüt ettiği işin bazı kısımlarını ayrı anlaşmalarla, (C), (D) ve (E)’ye verirse aralarında istisna akdi doğmuş olacağından, bu kişiler ikinci müteahhit (Taşeron) sıfatını alırlar ve 506 sayılı Kanunun 87 nci maddesi hükmüne göre ”aracı” sayılırlar. İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.12.2010
Soru :
merhabalar,dernek olarak yönetim kurulu ve denetim kurulu başkan ve üyelerine huzur hakkı dağıtmak istiyoruz.huzur hakkı için gelir vergisi ve damga vergisi oranlarını neye göre belirliyoruz.bu oranlar sabit mi?nereden bakmalıyız.cevabınız için şimdiden teşekkürler.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Şengül, Huzur hakları dernek, vakıf veya ticari şirketlerde GVK 61.maddesine göre ücret kapsamındadır. Ücretlerin vergilendirilmesi ise GVK 94 ve 103.maddesine göre yapılır. Düzenlenecek huzur hakkı bordrosunda gelir vergisi stopajı ve damga vergisi hesaplanacaktır. Kişinin konumuna göre huzur hakkının sürekli verilmesi halinde SGK kesintisi de yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.12.2010
Soru :
Sayın Üstad, Sorumuz özel iletişim vergisi ile ilgilidir. Firma, gerekli izinler alınarak elektronik haberleşme hizmetleri sağlamak, şebeke erişim noktası kurmak ve işletmek, ortak yerleşim hizmetleri, irtibat noktası hizmetleri, yönetimli yönlendirme hizmetleri, denkleştirme hizmetleri, sunucu kiralama hizmetleri ve her türlü benzeri hizmet alanlarında faaliyet göstermektedir. Firmanın bir veri merkezi bulunmakta ve burada serverlar (sunucular) yerleştirilmiştir. Firma, Türk Telekom ve Superonline gibi servis sağlayıcıların altyapısını kullanarak bu hizmetleri vermektedir. Bu hizmetlerin bir kısmının Özel İletişim Vergisine tabi olduğu muhakkaktır. Hizmetlerin ÖİV kapsamında olup olmadığının ayrımı konusunda nasıl bir yol izlememiz gerektiği hakkında yönlendirmenizi rica ederiz. Saygılarımızla, E.Zafer Bozkurt

Cevap :
Sayın Bozkurt, Bahsettiğiniz hizmetin ÖİV kapsamında olduğu kanaatindeyiz. Ancak işlemlerinize esas olması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.12.2010
Soru :
merhabalar,okul öncesi eğitim veren özel bir anaokulu gelir vergisi kanunda yer alan ''eğitim öğretim kazançları istisnasından yararlanmak istiyor.yeni faaliyete başlayan ve şahsa ait anaokulunun gelir vergisindeki istisnadan yararlanmaya hakkı var mı?cevabınız için teşekkürler.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Sancar, Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme dönemi gelir vergisinden müstesnadır. İstisna, okulların faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren başlar. Madde metninden de anlaşılacağı üzere gelir vergisi mükellefleri de bu istisnadan faydalanabilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.12.2010
Soru :
iyi çalışmalar Limited şirketi ortakları şirket adına mal alımı sırasında sürekli şahsi k kartlarını kullanıyorlar ve ödemesini de şirketin banka hesabından yapıyorlar. Biz mal alımında 331 k kartı ödemesinde 131 kullanıyoruz. Örtülü sermaye hesabında 131 ile 331 i mahsup yaparak hangi hesapta bakiye varsa ona göre değerlendirme yapabilirmiyiz. veya nasıl uygulamamı zgerektiği hakkında bilgi alabiliriyiz.

Cevap :
Sayın Coşkun, Tek düzen muhasebe ve vergi uygulamalarında 131 ve 331 hesaplar ayrı ayrı değerlendirilir. Sözkonusu hesapların mahsuplaşması yapılmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.12.2010
Soru :
MERHABALAR BENİM SORUM FATURADAKİ BANKA SINIRI HAKKINDA DİYELİM AYNI AY İÇİNDE ANCAK FARKLI TARİHLERDE Kİ 8000 İN ALTINDA KALAN 2 FATURANIN BANKA HAVALESİ ZORUNLULUGU KAPSAMINA GİRİYORMU TEŞEKÜRLER....

Cevap :
Sayın Erturaç, Cari hesap bakiyesinin 8.000 TL ye ulaştığı tarihten itibaren ödemeleriniz bankadan yapılmak zorundadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.12.2010
Soru :
Merhaba, Konu: İnternet üzerinden yapılan e-satışlar hakkında. Günümüzde yaygınlaşmaya başlayan internet üzerinden yapılan satışlar ile birlikte bir karmaşa yaşanmaktadır. Çeşitli siteler mallarını satmak isteyen insanları alıcılar ile buluşturmaktadır. Gelir vergisi mükellefiyeti olan bir kişi ilgili malı satarken malın taşınması için irsaliye kesmek devamında faturasını kesmek zorundadır. (Hiç irsaliye kesmeden direkt Yazar kasa fişi kesebilir mi?) Sormak istediğim asıl soru ise şudur; Gelir vergisi mükellefi olmayan bir şahış internet üzerinden satış yaparsa bunun vergisel boyutu ve yaptırımı ne olur. Şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Yıldırıcı, Vergi mükelleflerinin vergi mükellefi olmayan nihai tüketicilere yapmış oldukları teslimler için satış anında fatura veya benzeri vesika düzenlemeleri halinde sevk irsaliyesi düzenlenmez. Nihai tüketici olmayan vergi mükelleflerine yapılan teslimlerde sevk irsaliyesi düzenlenir. Gelir vergisi mükellefi olmayan sade yurttaşların ticari maksatla olmayıp zati eşyalarını satmaları herhangi bir vergiye tabi değildir. Ancak vergi mükellefi olmadığı halde gerek kendi zati eşyalarını gerekse başkalarından almış oldukları malları sürekli satmaları halinde vergi mükellefi olmak zorundadırlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.12.2010
Soru :
Tüm ortakları yabancı gerçek kişi olan Türkiyede kurulmuş bir limited şirkette Türkiyede ikamet etmeyen yabancı ortağın müdür olup olamayacağı hakkında bilgi verirseniz sevinirim...

Cevap :
Sayın Gavaz, Tüm ortakları yabancı gerçek kişi olan Türkiye'de kurulmuş tüzel kişiliklerde müdür olacak yabancı ortağın ikamet gösterebilmesi veya kanuni temsilci ataması gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.12.2010
Soru :
Ticari Minibüs hattı sahibi olan mükellefim vefat etmiştir.(10.06.2010) Varislerine adına (3 ortak) mükellefiyet açtırılarak minübüs hattını işletmeye devam ettikten sonra mevcut ortaklardan 2 kişi diğer ortağa araç satış sözleşmesiyle haklarını devretmişlerdir.(09.12.2010) 62.500 TL, kişi başı 31.250 TL, bu gelir devreden kişiler yönünden Değer artış kazancına konu olacakmıdır. tşk.

Cevap :
Sayın Çetin, GVK Mük.80/6.maddesine göre ivazsız olarak iktisap edilen (veraseten) değerlerin satışından elde edilen kazançlar değer artış kazancına tabi değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.12.2010
Soru :
Merhabalar.yurt dışına yapılan gemi işletmeciliğiyle ilgili (gemi ile yük taşıması yapılıyor)muhasebe kayıtları hakkında bilgi verirmisiniz.Kurumlar vergisi ve kdv yönünden istisnaları nelerdir?

Cevap :
Sayın Gürel, Gemi ile yük taşıma işinin tek düzen hesap planındaki kurallara göre işlemleri yapılır. Diğer ticari işlemlerdeki muhasebe kayıtları ile bahsettiğiniz iş koluna ilişkin temelde farklılığı yoktur. Yurt içinde gemi ile yük taşımanın vergisel anlamda (KDV ve KVK) herhangi bir istisnası yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.12.2010
Soru :
Selamlar. Bir üniversitede görevli hocamıza yardımcı olmak adına soracağım soruyu cevaplamanızı rica ediyorum. Kendisi bayan, 65 yaşına kadar çalışıp emekli olacak.Evli deil, şu anda 56 yaşında. Şöyle bir sorusu var. Babası da Hesap Uzmanı olarak Emekli Sandığından emekliymiş. Babası vefat etmiş. Sayın hocamız, emekli olduğunda babasından da hak sahibi olarak emekli maaşı alabilir mi? Biri kendi emekliliğinden alacağı maaş, diğeri babasından hak sahibi olarak alacağı maaş. Bu mümkünmüdür acaba? Yardımcı olacağınız için şimdiden teşekkür eder,odanın gelişmesi ve meslek mensuplarına her türlü hizmeti verebilmek için emek harcayan herkese teşekkür ederim. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre dul ve yetim aylıkları: 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa göre dul ve yetim aylığı, vefat eden devlet memurunun eşi (Karı veya Koca), çocukları (kız ya da erkek) ve anne ve babalarına bağlanan aylıklar olmaktadır. Aylıkların ödenmesi şartları 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununda eş, kız ve erkek çocuklar, anne ve baba için ayrı ayrı yer almaktadır. A) Eşe aylık bağlanması şartları; Dul olduğu sürece vefat eden eşinden dolayı aylık alabileceği, başka bir şartın getirilmediği, ancak alacağı tutara etki eden aylık oranının emekli aylığı ya da çalışması halinde farklı olacağı belirlendiği görülmektedir. NOT; Ölüm aylığı adı altında yeni düzenleme olan 5510 sayılı Kanunda dul aylığı bağlanması için zorunlu olan hizmet süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. 5510 sayılı Kanuna göre dul eşlere aylık bağlanma şartlarına ikinci bölümde yer vereceğiz. B) Çocuklar; - Kız çocuklar; a) Vefat eden babası veya annesinin hizmet süresi 10 yıldan fazla olması durumunda evli olmaması halinde, ayrıca devlet memuru olmadığı süre içerisinde yetim aylığını alabilecekleri anlaşılmaktadır. Ancak evli olan veya devlet memuru olan kız çocuklara yetim aylığı bağlanmamakta, bağlanan aylık var ise kesilmektedir. b) Vefat eden babası veya annesinin hizmet süresi 5 ila 10 yıl arası ise, yine evli olmama ve devlet memuru olarak çalışmaması durumunda yetim aylığı alabilmektedirler. Ancak bu aylıklar, 18 yaşına kadar şartsız, ortaöğrenim görenlerde 20, yükseköğrenim görenlerde 25 yaşına kadar muhtaç olmaları kaydıyla ödenmekte, bu yaşların dolum tarihi itibariyle kesilmektedir. NOT; Ölüm aylığı adı altında yeni düzenleme olan 5510 sayılı Kanunda dul ve yetim aylığı bağlanması için zorunlu olan hizmet süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. 5510 sayılı Kanuna göre kız çocuklara aylık bağlanma şartlarına ikinci bölümde yer vereceğiz. - Erkek çocuklar; a) Vefat eden babası veya annesinin hizmet süresi 10 yıldan fazla ise 18 yaşına kadar şartsız, ortaöğrenim görenlerde 20, yükseköğrenim görenlerde 25 yaşına kadar ödenmekte, bu yaşların dolum tarihi itibariyle kesilmektedir. Aylıkların süresiz ödenebilmesi için malul durumda olmaları gerekmektedir. b) Vefat eden babası veya annesinin hizmet süresi 5 ila 10 yıl arası ise, 18 yaşına kadar şartsız, ortaöğrenim görenlerde 20, yükseköğrenim görenlerde 25 yaşına kadar ödenmekte, bu yaşların dolum tarihi itibariyle kesilmektedir. Aylıkların süresiz ödenebilmesi için malul durumda olmaları gerekmektedir. NOT; Ölüm aylığı adı altında yeni düzenleme olan 5510 sayılı Kanunda dul ve yetim aylığı bağlanması için zorunlu olan hizmet süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. 5510 sayılı Kanuna göre erkek çocuklara aylık bağlanma şartlarına ikinci bölümde yer vereceğiz. C) Anne ve Baba; a) Anne; - Vefat eden çocuğunun hizmet süresi 10 yıldan fazla ise evli olmaması, muhtaç olması halinde aylık alabilmektedir. - Vefat eden çocuğunun hizmet süresi 5 ila 10 yıl arası ise, aylık alma durumu bulunmamaktadır. NOT; Ölüm aylığı adı altında yeni düzenleme olan 5510 sayılı Kanunda dul ve yetim aylığı bağlanması için zorunlu olan hizmet süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. 5510 sayılı Kanuna göre anneye aylık bağlanma şartlarına ikinci bölümde yer vereceğiz. b) Baba; - Vefat eden çocuğunun hizmet süresi 10 yıldan fazla ise; 65 yaşından küçük olması halinde malul ve muhtaç olması, 65 yaşından büyük ise yalnızca muhtaç olması halinde aylık alabilmektedir. - Vefat eden çocuğunun hizmet süresi 5 ila 10 yıl arası ise, aylık alma durumu bulunmamaktadır. NOT; Ölüm aylığı adı altında yeni düzenleme olan 5510 sayılı Kanunda dul ve yetim aylığı bağlanması için zorunlu olan hizmet süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. 5510 sayılı Kanuna göre anneye aylık bağlanma şartlarına ikinci bölümde yer vereceğiz. D) Dul ve Yetim aylık oranları; Vefat eden devlet memuruna bağlanmış olan veya 5434 sayılı Kanuna göre hesaplanacak olan aylıkların (Not: Aylık oranları dul veya yetim sayısının bir kişi olması halinde %50’sini, iki kişi olması halinde %80’ini, üç kişi olması halinde ise %100’ünü geçmemektedir.); - Dul karı ve koca için %50’si, aylık alan yetimi bulunmayanların dul eşlerine %75’i, Emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı alan veya iştirakçi olan dul eşe ise %50 oranında dul aylığı olarak bağlanmaktadır. Burada emekli aylığı alan veya iştirakçi olan ifadesi yalnızca Emekli Sandığından aylık alıyor olması veya devlet memuru olarak çalışmayı kastetmekte olup, dul eşin SSK.lı Bağ-Kur’lu çalışması ya da buralardan aylık alması halinde dahi eşinden alacağı aylık oranı % 75 olmaktadır. - Çocuklarla ana veya babanın her biri için %25’i - Bir dul karı veya kocası ile bir yetimi bulunması halinde, dul karı veya kocaya %60, yetimine %30, - Ölenin önceki eşinden olan çocukları ile, hem anadan hem babadan yetim olan veya af kanunlarına göre tescil edilmiş bulunan çocuklarına %30, olmaktadır. Bu aç


 

Tarih : 07.12.2010
Soru :
Merhaba, Bağımlı çalışmaktayım. Yeni başlayacağım firmada SMMM belgeli olarak çalışmaya başladığımda firmanın SMMM'si olarak ruhsat ve mühürümü kullanabilme hakkim var midir? Yoksa her halukarda firmanin sozlesmeli bir SMMM'si olmali midir? Kolay gelsin, Gülsüm Güler SMMM

Cevap :
Sayın Güler, Bağımlı çalışarak mali müşavirlik yapabilirsiniz. Yapmanız gereken kaşe başvurusunda bulunmaktır. Detay bilgi ektedir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü • Kaşe Talep Formu (2 suret) • Kaşe Bedeline ilişkin dekont • Kaşe Bedeli: 135-YTL, (Odamızdan kredi kartı ile ödeme yapılabilir.) • Nakit ödeme için Hesap No : İş Bankası Küçükevler Şb.723472 Değerli Meslek Mensubumuz, Meslek Yasamızın, “Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği"nin ilgili maddeleri gereğince Çalışanlar Listesinde kayıtlı bulunan meslek mensuplarınca sahip olunan unvanla, kanunun 2.maddesinde yer alan işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek veya tüzel kişilere bağlı ve onların işyerlerinde bağımlı olarak, açık ve gizli hizmet sözleşmesi ile çalışılması" halinde 3568 sayılı meslek yasamız ve Disiplin Yönetmeliğine göre disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, -Bağımlı çalışarak Odamıza kaşe başvurularında bulunan üyelerimizin birden fazla yerde SSK’lı (4/a) çalışıp çalışmadıklarının tespiti için de taahhüt ettikleri firmaya ilişkin SSK (4/a) dökümlerinin alınması ve 30 gün üzerinden SSK’lı (4/a)olup olmadıkları, -Çalışanlar listesine kayıt yaptırmak için Odamıza başvuruda bulunan meslek mensuplarımızın SSK lı (4/a) olarak çalışıp çalışmadıkları ve Bağ-Kur (4/b) kaydının olup olmadığının kontrolü yapılacaktır. TÜRMOB sorgulamasında bu durumun tespiti halinde kaşe kullanılmasının mümkün olmayacağını, Odamıza müracaat edecek üyelerimizin bu doğrultuda durumlarını gözden geçirmeleri gerektiğini hatırlatırız. Saygılarımızla, Yahya Arıkan Başkan


 

Tarih : 07.12.2010
Soru :
Merhabalar 24/08/2010 tarihinde sağlık raporu ile çalışma gücü kaybı ½ 41 olarak tespit edilen sigortalı işe giriş tarihi 15/10/1995 doğum tarihi 06/12/1978 ve 3960 prim günü olan sigortalı kişinin emeklilik yaşı ve yılı hakkında bilgi almak istiyorum.iyi çalışmalar...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kadın ya da erkek oluşuna Kısmi veya tam emeklilik şartlarına göre bu sorunuz farklılık arzetmektedir. Konu hakkında daha fazla bilgi rica ediyorum iyi çalışmalar


 

Tarih : 07.12.2010
Soru :
bir mükellefim 2.000.000,00 TL işyeri alımı için kredi almıştır.Bu işlemle alakalı aşağıda sıraladığım sorular hakkında yardımcı olursanız sevinirim. 1- Alınan kredi 50 ay vadeli 400 hesaptamı takip edilecek 2- Kredi için yapılan dosya masrafları ve sigorta poliçe masrafları maliyete mi atılacak 3- 2010 yılındaki taksitlerin faizleri maliyete sonraki yılların ki finansman giderlerine mi atılacak.

Cevap :
Sayın Göksu, 1-Alınan kredinin izleneceği alacaklı hesap, ilk yıl 300 sonraki yıllar 400 lu hesaplardır. 2-Dosya masrafları ve sigorta poliçe masrafları 780 hesapta izlenir. 3-2010 yılına ilişkin taksit faizlerinin ilk yıl maliyete sonraki yıllar finansman giderlerine yazılması doğru bir uygulamadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.12.2010
Soru :
Sayın danışmanım.2010 yılı başında birbiri ile bağlı 2 şirket benimle sözleşme imzaladılar.Bu sözleşmeyi 5 yıl süreli yaptım ve bunu bilerek imza attılar.Ek madde olarak her yıl ücretin yeniden belirlenmesi esası yazılıdır. Ancak firma sahibleri ticari nedenlerdn dolayıda olsa yıl sonunda başka bir meslektaşla çalışma kararı almak üzere olduğunu bana beyan etmemesine rağmen diğer meslektaşım sözleşmeli olduğum müşterilerimle ilgili iş takibi yaptığını (gayri ahlaki olmasına rağmen) bana bildirmiştir.Bu nedenle bu işletmeleri ve bu meslektaşım hakkında tazminat davası açma kararı aldım.Sözleşmemim 5 yıllık olması ve her iki tarafında imzalanmış olması nedeniyle meslek mevzuatı hukukuna ayrılık teşkil etmektemidir?.Diğer meslektaş hakkında herhangi bir kınama cezası talep edebilirmiyim.?İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Çakmak, Bahsetmiş olduğunuz konuya ilişkin olarak yönetim kuruluna dilekçe ile müracaat ediniz.Disiplin kovuşturması açılıp açılamayacağına yönetim kurulu karar verecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.12.2010
Soru :
Sayın Oda Danışmanı , TTK uygulamaları ile ilgili , 2. tertip yasal yedek akçe hakkında sorularım olacak . 1. soru )Anonim şirkette kar dağıtımı esnasında ayrılan 2.tertip yasal yedek akçenin sermayenin %50 kadar ayrılması yeterli midir ? %50 ye ulaştıktan sonra 2.tertip yasal yedek akçe ayrılmasa da olur mu? 2.soru ) Bu döneme kadar ayırdığım 2.tertip yasal yedek akçe sermayenin %50'sinin üzerinde ise aşan kısmı ortaklara kar dağıtımı olarak aktarabilir miyim ? teşekkürler saygılarımla

Cevap :
Sayın Karadağ, II. Tertip yedek akçe: Kurumlar vergisi, 1.tertip yedek akçe ve 1. temettü şirketin dönem kârından ayrıldıktan sonra ortaklara ve kâra iştirak eden diğer kimselere dağıtılması kararlaştırılmış olan kısmın %10'u 2. tertip yedek akçe olarak ayrılır. 2. tertip yedek akçenin ayrılması, kârın dağıtılmasına bağlıdır. Eğer şirket kârı dağıtmıyorsa, 2. tertip yedek akçe ayrılmaz. (TTK 466-468) Danışma Birimi


 

Tarih : 30.11.2010
Soru :
İyi Çalışmalar Bir konu hakkında yardımlarınıza ihticayım var yardımcı olursanız sevinirim. Şirketimizde istihdam ettiğimiz personelden kısım müdürlerinin brüt maaşları 5.000 TL' nin üzerindedir. V.U.K.' 396 sıra nolu tebliğine göre; Ba formunda bunları göstermemize gerek var mı ? Eğer var ise hangi rakamı göstereceğiz? (Brüt, Gelir Vergisi Matrahı, Net)

Cevap :
Sayın Engin, Ba formuna tutarı ne olursa olsun ücret giderleri yazılmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.11.2010
Soru :
Ben sorumu şöyle açmak istiyorum. Taksi şöförlerin, ssk işlemleri nasıl olucak. Tazminat hakları olucak mı? şöförler saatli çalışıyor o zaman eksik gün mü belirticez? sözleşme yapılacak mı? bu konuda aydınlatırmısınız.

Cevap :
Değerli Meslek mensubu Sigorta girişleri yapılacak olan taksi işçileri normal 4/a işçisi gibi değerlendirilecektir. Eğer ssat ücreti üzerinden çalıştırılıyorsa bunun üzerinden sözleşmesi parttime yapılacak ve SGK na ek 10 eksik gün bildirim formu düzenlenecektir. Her işçi gibi taksi işçisinine İŞ Kanundan doğan hakları bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 23.11.2010
Soru :
sayın ilgili inşaat şirketimiz var.müteahhitlik yapıyoruz.yapı denetim firması ruhsat sahibi olan firmaya fatura kesiyor.ruhsat sahibi ile aramızdaki sözleşmemizde yapı denetim işlemlerinin bizim yani müteahhit tarafından karşılanağı maddesi var. kararsız kaldım cezalık bi durum çıkmaması açısndan bilgi alabilirmiyim. bu ruhsat sahibine düzenlenen faturaları inşaat maliyete ataıp kdv sini indirim konusu yapabilirmiyiz.yapı denetim şirketinde kdv oranı nedir.%1 den düzenlemiş ruhsaat sahibi kooperatife doğrumudur tevkifat olmalımı ,?2 konu hakkında bilgi labailirmiyim. teşekkürler

Cevap :
Sayın Ulucak, Gelir ve Kurumlar Vergisi kazancın tespitinde yapılan giderler vergi mükellefi adına düzenlenmiş fatura ve benzeri vesikalara göre yapılır. Özel anlaşmalar bu kuralı bozamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.11.2010
Soru :
üstadım sorum şu işyerinde şöför olarak çalışan işçi alkollu olarak bi r trafik kazası yapmıştır.ehliyetine 6 ay el konulmuştur.dolayısıyla artık şöför olarak çalışması mümkün değil.işveren bu sebeple 4857 işkanunu 25/2 göre tazminatsız fesih hakkı doğmuşmudur.teşekkur ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı iş kanunun25/II bendi gereğnce ihtarlarınızı yapıp çıkışını yapabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.11.2010
Soru :
İyi günler... Altın İhracatı yapacak olan ltd şti nin izlemesi gereken prosedür hakkında bılgı veya bulabilecğim bir belge hakkında bilgi veriseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Bayram, Konuyla ilgili kitabevlerini ve web sayfalarını araştırmanızı öneririz. Bizim bahsettiğiniz konuyla ilgili elimizde herhangi bir kaynak bulunmamaktadır. Ayrıca konuya ilişkin olarak Hazine Müsteşarlığından bilgi almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.11.2010
Soru :
bir benzin istasyonunun (bayinin) akaryakıt ana dağıtıcı firması ile yapmış oldugu anlaşma gereği 22/10/2010 tarihinde ''5 beş) yıllık yatırım destegi'' açıklamalı kestiği fatura muhasebe kayıtlarına nasıl işlenecektir. Elde edilen gelir (matrah) ay bazında hesaplanıp her yılın geliri 380 ve 480 nolu hesaplar kullanarakmı düşülecektir. yada tahakkuk esası gereği gelirin elde edildiği yılın geliri sayılıp 602 nolu hesabami işlenecektir.Ödeme fatura tarihi itibariyle 7 gün içinde banka havalesi olarak tahsil edilmiştir. cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Öğüt, Gelecek yıllar için tahsil edilmiş olan gelirler için gelir tahakkuku yapmanız doğru bir uygulamadır. İlk yılın geliri 380 sonraki 4 yılın gelirini 480 hesaba kaydedebilirsiniz. Bu yıl 380 hesaba kaydedilen gelirler geçici vergi dönemleri itibariyle 600 hesaba alt hesap açılarak gelir kaydedilir. Faturanın düzenlendiği tarih itibariyle hesaplanan KDV, faturanın düzenlendiği tarihte beyan edilerek ödenir. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.11.2010
Soru :
İyi günler. sigortalı olarak çalışan bir personelimiz işten ayrılmak istiyor. Aynı zamanda sigortalı çalıştığı süre içerisinde bir limited şirketin kurucu ortağı olmuş. Yaptığımız incelemede bu kişinin ssk'dan emeklilik için şartları yerine getirdiği ama yaklaşık 2,5 yıl yaş beklemek zorunda olduğunu tepit ettik. bu şartlar altında ssk çıkışını yaparsak, Emeklilik için bağkura tabi olup her hangi birr hakkı kaybı yaşarmı ? yoksa 2,5 sene sonra ssk dan emekli olabilirmi ?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK 4/a dan çıkışını yaptığınız işçinin Önceki başlayan limited şirketi ortaklığından dolayı SGK 4/b çalışması onaylanmış olur. Çalışan dönem son 7 yıl içinde ağırlıklı çalışması hangi kurumdan ise o kurumdan ve yahut da 4/b liliği son çalışması ve ağırlıklı çalışması ise bu kurumdan emekli olacaktır. Bunun için hizmet dökümlerinin alınması ve ona göre emeklilik tespitinin yapılması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 09.11.2010
Soru :
merhaba biz her geçici vergi dönemi itibariyle ito tarafından belirlenen yasal fire haklarımızı kullanıyoruz.(giren miktar üzerinden,satılan miktar üzerinden değil)normal fiilen gerçekleşenler zaten stoklardan düşülüyor.ayrılması gereken firenin satılan miktar mı yoksa giriş miktarı üzerinden mi ayrılması konusunda mevzuatta bir hüküm(özelge vs.. de olabilir)var mı?yani bu işin doğrusu nedir?bilgi verilmesini rica ederim..

Cevap :
Sayın Erkölencik, Fire ve zaiyat hesaplamasının yansımasının satılan ticari mallar maliyetinde gösterilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.11.2010
Soru :
1.11 tarihli Türmob Bağımsız Denetim Merkezi tebliğinin 2.geçici md.belirtilen SPK’dan yetki alma hakkına sahip meslek mensupları için bu Tebliğde belirtilen “Bağımsız Denetim Lisanslama Eğitim ve Sınavı” şartı aranmaz denilmekte 6.11.2010 tarihinde yapılacak Spk Bağımsız Denetleme Lisansı sınavına 01.10.2010da müracat ettim. Durumum ne olacak 06 kasım sınavına kazansam dahi Türmob sınavınada girmem gerekecekmi?Teşekkürler

Cevap :
Sayın Uzun Sorunuzu Konu ile ilgili olan ve tebliğin uygulayıcısi TÜRMOB'a iletiniz Danışma Birmi


 

Tarih : 02.11.2010
Soru :
Sn.Danışman, Şirketimizin Yönetim Kurulu üyelerinin sigortaları diğer şirketlerinden 30 gün olarak 4B kapsamında ödenmektedir. Bu durumda şirketimizdeki fiili çalışmalarından dolayı (huzur hakkı değil) tahakkuk ettirdiğimiz ücretlerinden SGK primi kesmemiz gerekirmi? Saygılarımla,

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu ŞİRKET ORTAKLARININ ORTAĞI BULUNDUKLARI ŞİRKETLERDEN ÜCRET ALMALARI 1. GENEL AÇIKLAMA : Bilindiği üzere eskiden birçok şirket ortağı, hissedarı olduğu şirket için bilfiil yönetici olarak bedenen çalıştığı halde, kendi şirketinden bu hizmeti karşılığında ücret almayı aklına getirmemekteydi. Vergi Kanunlarında yapılan değişiklikler sonucunda, stopaja tabi tutulmuş ücretlerin, bunların yıllık tutarı ne olursa olsun ve birden fazla işverenden alınmış olsa bile yıllık gelir vergisi beyannamesine dâhil edilmemesi esası getirilmiş, böylelikle nihai vergi konumuna gelen stopaj oranlarının (ücret gelirlerine mahsus gelir vergisi tarifesinin) de düşürülmesi sonucunda, şirket ortaklarının ortağı bulundukları şirketlerden ücret alması cazip hale gelmiştir. Kurumlar üzerinden kazanılmış paralardan alınan vergilerin giderek ağırlaşması da bu cazibeyi artırmıştır. Böylelikle birçok şirket ortağı hissedarı bulunduğu şirkete bedenen verdiği hizmetin bedelini, düşük vergili olarak ücret şeklinde alma eğilimi göstermiştir. Halen geçerli mevzuata göre kurum üzerinden sağlanan kazançlardaki vergi yükü %65’lere varırken, kazancın ücret şeklinde olması vergi yükünü %40 seviyelerine kadar, hatta daha aşağıya düşürebilmektedir. Halen Maliye Bakanlığı gündeminde olan yeni vergi kanunu tasarısı ile, kurumlar üzerinden sağlanan kazançlardaki vergi yükünün %45 civarına indirilecek oluşu ve birden fazla işverenden ücret alanların belli şartlarla bu ücretleri beyan etmelerinin öngörülmesi bu uçurumu nispeten azaltacak olmakla birlikte, en azından ücretlere ilişkin tarifedeki beş puanlık düşüklük, ortağı olduğu şirket için fiilen çalışan kişileri bu hizmetleri için hak ettikleri ücreti almaya sevk edecektir. Cari yıl içerisinde ortakların geçimlerini sağlamak amacıyla şirketlerinden çekmiş oldukları paralar da cari hesap ve faizlendirme problemi yaratmakta, bu problem de ortakları şirketlerinden ücret almaya sevk etmektedir. Bu nedenle, gerçek kişilerin, ortağı bulundukları şirketlerden ücret alıp alamayacakları ve hangi şartlarla hangi seviyede ücret alabilecekleri yönündeki sorular devam etmektedir. Bu yazımız bahsi geçen soruları cevaplandırmak amacı ile hazırlanmıştır. Bilindiği gibi ücret, bazen zaman esasına dayalı bir para, bazen belli bir miktar prim, komisyon veya vekâlet ücreti ve bazen de emek karşılığında kârdan pay alınması şeklinde tezahür edebilir. Borçlar Kanunumuzun 3/3. maddesinde hizmet akdi, işçinin muayyen veya gayrimuayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibinin de ona, karşılığında ücret vermeyi taahhüt ettiği bir akit olarak tarif edilmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 1’inci maddesinde yer alan, bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye işçi, işçi çalıştıran tüzel veya gerçek kişiye de işveren denileceğine ilişkin hükmün öngördüğü hizmet akdi ve ücret tarifi de aynıdır. Bu tariflere göre, hizmet akdinden ve ücretten söz edebilmek için, işverene tâbi ve onun işyerine bağlı olarak çalışan bir işçinin (hizmet erbabının) mevcudiyeti şarttır. Böyle olduğu ve bir kimse hem işveren ve hem de işçi olamıyacağı cihetle, iş sahibinin kendi işletmesine verdiği hizmet karşılığında ücret alması söz konusu olamaz. Gerçekten ticarî kazanç, sermaye ve emeğe dayalı bir organizasyon sonucu doğar. Teşebbüs sahibinin emeği, bu organizasyonun bir unsuru olup, karşılığı ücret değil ticarî kazançtır. İşletme sahibinden maksat, işletmenin kazancından pay alan ve işletme faaliyetinden üçüncü şahıslara karşı her türlü aktifi ile sınırsız bir biçimde sorumlu olan kimsedir. Böyle olduğu içindir ki kollektif şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları da, bu şirketlerin kendi ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliği bulunmasına rağmen ister Kanuna, ister şirket sözleşmesine ve ister se ortaklar kurulu kararına göre şirkette yöneticilik görevi üstlensinler, işçi (hizmet erbabı) sayılamaz ve ücret alamazlar. Hernekadar TTK’nun 144’üncü maddesinde genel olarak ve ayrıca ayni Kanun’un 170 ve 247. maddelerinde, kollektif ve adî komandit şirketlerle ilgili olarak, ortakların şirket mukavelesi gereğince hakettikleri ücreti alabilecekleri belirtilmişse de, bundan maksat Borçlar Kanunu ve İş Kanununun öngördüğü anlamda ücret değil kârdan hizmet karşılığı alınan ilâve bir paydır. Dolayısiyle de ücret değil kâr payı niteliği taşır. Buna karşılık, ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduktan başka, ortaklarının sorumluluğu şirkete koydukları sermaye ile sınırlı olan anonim ve limited şirketlerin ortaklarının, bu şirketlerde hizmet erbabı (işçi) olarak çalışmaları prensip itibariyle mümkündür. 1479 sayılı BAĞ-KUR Kanunu’nun 24 üncü maddesinde, herhangibir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, tüccar, sanayici, mühendis vb. gibi ticarî ve meslekî kazancı dolayısiyle gerçek veya götürü usulde GV mükellefi olanların ve kollektif şirket ortağı, adî komandit şirket kom


 

Tarih : 02.11.2010
Soru :
2005 yılında yabancı ile evlilik yaparak yurtdışında yaşayan bir bayan Türkiyede çalıştığı süreye göre 175 gün daha prim öderse prim ödeme günü doluyor. Normal koşullarda emeklilik için yaşını bekleyecek. Yurtdışında olduğu için türkiyede çalışamıyor.(Yurtdışındada çalışmıyor.) Sanıyorum Bu 175 günü yurtdışı borçlanması olarak ödeyip emeklilige hak kazanıyor. Emekli maaşı hemen mi bağlanıyor yoksa yaş bekleniliyormu?.Eğer yaş bekleyip emekli olursa ve bundan sonra yurtdışında çalışmaya başlarsa herhangi bir cezai müeyyide oluşuyormu?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Borçlanma kapsamındaki süreler; yurtdışında geçen sigortalılık süreleri, bu süreler arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile ev kadını olarak geçen sürelerdir. “Sigortalılık süresi” deyiminden, borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış yada çalışılmış süre olarak kabul edilen süreler anlaşılmalıdır. Çalışılmış olarak kabul edilen süreler, ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir. “İşsizlik süresi” ibaresi, ilgili ülke mevzuatına göre çalışma süreleri ile bu çalışma sürelerine eş değer süreler haricinde o ülkede geçen süreyi ifade eder. İşsizlik sürelerinin tamamının borçlanma kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığından sigortalılık süreleri arasında veya sonunda her birinde olmak kaydıyla bir yıla kadar olan yurtdışında geçen işsizlik süreleri borçlandırılır. İkamet süreleri ve boşta geçen süreler de bu kapsamda değerlendirilir. Yurtdışında “ev kadını olarak geçen süreler”, medeni durumlarına bakılmaksızın kadınların, sigortalılık süreleri haricinde yurtdışında bulundukları süreleri ifade eder. Bu süreler işsizlik süresi veya boşta geçen süreler kapsamında değerlendirilmez, borçlanma talebinde bulunanların yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerinin diledikleri kadarı borçlandırılır. Yurtdışı sürelerinin borçlandırılabilmesi için; Türk vatandaşı olmak, borçlanma kapsamındaki yurtdışı sürelerini belgelendirmek ve yazılı istekte bulunmak şarttır. Yurtdışı hizmet borçlanmalarında, “Türk vatandaşı olmak” şartının iki durumda yerine getirilmesi zorunludur. Bunlardan biri, borçlanılması istenilen sürelerde ilgilinin Türk vatandaşı olması, diğeri ise Türk vatandaşlığında geçen süreleri borçlanma talebinde bulunan sigortalı veya hak sahibinin yazılı başvuru tarihi itibari ile Türk vatandaşı olmasıdır. 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan yurtdışı süreleri de dikkate alınmak suretiyle bağlanan malullük, yaşlılık yada emekli aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların aylıklarının kesilmesi zorunludur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine ilişkin 30 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile geçici 24 üncü madde hükümleri, 3201 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. Ancak, 01/10/2008 tarihi itibariyle Türkiye’deki çalışma nedeniyle sosyal güvenlik kanunlarının ilgili hükümlerine (506 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun ek 20 nci maddesi) göre sosyal güvenlik destek primi ödeyenlerin, bu statüleri çalışma sona erinceye kadar kazanılmış hak olarak devam ettirilir. Bu durumda olanların sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaları sona erdikten sonra Türkiye’de malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak yeniden çalışmaya başlamaları halinde, haklarında 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümleri uygulanmayarak aylıkları kesilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.11.2010
Soru :
Merhabalar, Okul öncesi eğitim kurumlarında özellikle devlet okulu anasınıflarının gelir vergisi ve katma değer vergisi kanunu açısından mükellefiyet durumları hakkında veya ilgili başka özel hükümler konusunda bilgi alabilirmiyim. İyi çalışmalar dilerim, saygılar...

Cevap :
Sayın Pekmez, Öncelikle MEB bağlı devlet okullarının vergi ve muhasebe uygulamalarıya ilişkisi yoktur. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan özel okulların elde ettikleri kazançlar GVK 20, KVK 5-(1)ı madde hükümlerine göre faaliyete başladıkları yıldan itibaren kazançları gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.10.2010
Soru :
Tasfiyesi sona eren ltd.şirketlere tasfiye tamamlandıktan sonra kesilen vergi ve cezalar hakkında nasıl bir işlem yapmalıyız.Yapmış olduğum araştırmalar neticesinde hukuken vergi veya ceza kesilemeyeceği gibi bir intiba oluştu bu konu hakkında bilgilerinizi benimle paylaşabilir iseniz sevinirim. İlgi ve alakanıza şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Sağlam, KVK 17.maddesine eklenen ve 16.06.2009 tarihinde yürürlüğe giren 9.fıkrası aşağıdadır. "Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalar, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır." Madde metninden de görüleceği üzere ceza kesmede herhangi bir istisnai durum yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.10.2010
Soru :
merhaba firmamız serbest bölgede işlem gören alım-satım yapan bir firma olup 01/11/2010 itibariyle süresi doluyor. bizde daha önce başvurduk ve süremizi 5 yıl daha uzattık yani 2000 yılında alınan 10 yıllık süre, başlangıcı 01/11/2000 olup 2015 yılına kadar uzatıldığını faaliyet ruhsatında görüyoruz. merak ettiğimiz konu ise 5084 sayılı YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN ile ve açıklaması KVK 85 SERİ NO'LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ'nde belirtilen geçici 3. maddede geçen:Kurumlar vergisi faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı kalmak şartıyla istisnadır. cümlesidir. bu nokta da biz 2015 yılına kadar istista kapsamında mıyız yoksa değil miyiz. eğer değilsek yapılması gereken işlemler nelerdir? bu konuda yardımcı olursanız sevinirim çünkü bilen herkes farklı konuşuyor. teşekkürler

Cevap :
Sayın Kılıç, Bize verdiğiniz bilgilere göre serbest bölgedeki süreniz 2015 yılında dolacağından kurumlar vergisi istisnasından yararlanacağınız düşüncesindeyiz. Ancak konuya ilişkin olarak ruhsat aldığınız serbest bölge müdürlüğünden alacağınız yazı ile durumunuzu İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından sormanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.10.2010
Soru :
MERHABA ÜSTAD özel inşaat işyerinde halen bir sigortalı sterilmektedir.inşaat sahibi inşaatı şu an için durdurup birkaç ay sonra devam etmek istemektedir.sorum şu ; bu tek işçiyi de çıkardıktan sonra sgk'na, işyerini birkaç aylığına dondurmak için başvurabilir miyiz? yani sgk'da mükellefiyet dondurma(durdurma) diye birşey varmı? yoksa işçi çalışmayan bir işyeri hakkında yapmamız gereken nedir? teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigortalı işçi çalışmadığına dair bir dilekçe yazılmalı ve çalışmadığı aylar itibariyle bu dikçe SGK na verilmelidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 30.10.2010
Soru :
Öncelikle vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı teşekkür ederim.Benim sorum şu 1-Yurt içinde bilgisayar yazılım faaliyeti gösteren LTD.şti Yazılım hizmeti olarak yurt dışında kurulu(Dubai)bir başka firmadan hizmet faturası almaktadır.Alınan fatura için 2 nolu KDV beyanı ile beyanda bulunup ayrıca KDV indirim söz konusu olacakmı? 2-Dubai deki bu firmaya hizmet fatura bedellerinin birebir ödenmemesi sorun olur mu? 3-Dubai den alınan hizmet faturası için stopaj tahakkuk ettilecek mi.Dubai karşılıklı vergi anlaşması ülkeler sınıfında bulunuyor.Saygılarımla

Cevap :
Sayın Çöven, 1-Yurt dışından alınan hizmet faturalarında KDV sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecektir. Bu KDV 1 Nolu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Gelir Vergisi stopajı ise Gelir İdaresi Başkanlığının web sayfasından bakabileceğiniz ikili vergi anlaşmalarında belirtilen oranda hesaplanacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.10.2010
Soru :
Merhabalar.. Bir mükellefimiz depolama şirketinden bir bölüm ve antrepo şirketinden de bir yer kiraladı. Bu firmalar bize aylık fatura keseceği için bunu vergi dairesine bildirmeye gerek var mı? ayrıca bu depolara mal stoğu yapıp depolardan ürünlerimizi direk müşterilerimize sevk edeceğiz. seri numaraları birbirini takip eden 5 koçan sevk irsaliyemiz var. söz konusu yerler için yeni sevk irsaliyesi mi yaptıracağız yoksa şuan kullanılmayan boş koçanlardan birer tane verip sevk edildiğinde onlardan mı kesilecek? eğer ki öyleyse seri numaraları birbirini takip etmeyecek. bu konuda nasıl bir yol izlememiz gerektiği hakkında yardımcı olursanız memnun olurum. Saygılarımla... Bekir ER

Cevap :
Sayın Er, Vergi Mükellefleri merkez adresleri dışında kiraladıkları tüm yerlerini Vergi dairesine bildirmek zorundadırlar. Sevk irsaliyesi düzenleme konusunda sevkin yapıldığı adresi de içeren koçanların kullanılması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.10.2010
Soru :
GVK.'nun 31.md.'ne göre 1.derece sakatlık indirimi tutarı aylık 680 tl.'dır. Sorum: Bu indirimi uygularken tam ay çalışılmayan hallerde, örneğin bir aylık sürede 20 günlük çalışması ve bunu karşılığında 20 günlük hak edilmiş ücreti bulunan çalışanın ücret hesaplamasında aylık 680 tl. sakatlık indiriminin tamamınımı vergiye esas ücretten indireceğiz, yoksa 680 tl/30 gün x 20 gün = 453,33 tl.'mı indireceğiz. Bu konuda tereddütte kaldım. Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Kocaer, Sakatlık indirimini düzenleyen GVK 31. Maddesinde Aylık indirimin günlük olarak hesaplanacağına ilişkin bir düzenleme olmadığı için indirimi aylık olarak kullanmanız gerektiği kanaatindeyiz. Danış Birimi


 

Tarih : 27.10.2010
Soru :
KOLAY GELSİN EFENDİM kat karşılığı inşaat işyerinde çalışan işçiye ödenen kıdem tazminatı inşaatın maliyetine atılabilir mi? yine,söz konusu işçi "22-diğer nedenler" le işten ayrıldığında işsizlik sigortasına başvurma hakkı olur mu? yani bu işçi işsizlik maaşı alabilir mi?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçiye ödenen kıdem tazminatı işveren için maliyettir. Yapılan son iş için de bir maliyet unsuru ancak kıdemini o işte doldurmuşsa yansıtılabilir. Diğer nedenlerle işsizlik sigortasından aylık alınabilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.10.2010
Soru :
Merhaba; 5811 sayılı yasadan yararlanmış olan bir mükellefin 2005 dönemi için indirimi reddedilen KDV için dava açması ve davanın mükellef aleyhine sonuçlanması durumunda 5811 sayılı yasada öngörülen mahsup hakkından yararlanmasına engel varmıdır?

Cevap :
Sayın Süren, 5811 Sayılı Yasadaki matrah mahsubu, aşağıdaki şekilde yapılacaktır. Vergi mükellefi için belirlenen matrah veya matrah farkından 5811 Sayılı Yasa ile beyan edilen matrah mahsubu yapılır. Vergi incelemesi bitmiş tarhiyat yapılmış, vergi ve ceza ihbarnamesi mükellefe tebliğ edilmiş ve mükellefçe vergi mahkemesine dava açılması halinde 5811 Sayılı Yasada belirtilen matrah mahsubu yapılmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.10.2010
Soru :
Merhaba. Tasit kredisi kullanacagim, serbest meslek faaliyetinde bulundugum icin kullanacagim kredinin KKDF'den muaf olmasi gerektigini dusunuyorum. Fakat banka mevzuat grubu der ki, 3568 sayili kanunun 45.maddesi uyarinca SMMM'ler ticari faaliyette bulunamaz dolayisiyla kredinin ticari degil bireysel kapsamda kullandirilmasi gerekir. Hal boyle olunca da kredi otomatikman KKDF'ye tabi olmus oluyor. Daha once karsilastiginiz benzer durumlar var mi acaba, konu hakkindaki yorumlarinizi alabilir miyim. Cok tesekkurler.

Cevap :
Sayın Seven, Bankanızın size söylemiş olduğu gerekçe doğrudur. SMMM ler ticari faaliyette bulunamadıklarından bahsettiğiniz muhafiyet sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.10.2010
Soru :
Sayın Yetkili; Sorum Kademeli yaş ile ilgili dava açıp açamayacağım hakkında.Kademeli yaş kanunu 2002 yılında çıktığında emekliliğime 5 yıl vardı.9 yıla çıkartıldı.4 ve daha az kalanlara dokunulmadı.1982 yılı ssk girişliyim.Eski kanuna göre 25 hizmet yılı ve 5000 prim ödeme şartlarını 20.11.2007'de yerine getirdim ancak yeni kanun sebebiyle maaş bağlanmadı.Kanunların geriye yürümezliği ilkesi ve 4 yıl kalanlara dokunulmamasının eşitsizlik yarattığı gerekçeleri ileri sürülerek açacağım dava ile 4 yıl alamadığım emekli maaşlarımı talep edersem kazanma şansım ne olur. ssk'lı olduğum için idare mahkemesinde mi dava açmam gerekir.Yanıt verirseniz sevinirim. Ayrıca bu konuda açılmış ve sonuçlanan dava olup olmadığını,varsa sonucunun ne olduğunu belirtmenizi rica ediyorum. Vereceğiniz cevap için teşekkür ederim. İyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Konu ile ilgili döneminde pekçok itiraz ve dava söz konusu olmuştu. Örneğin; Anayasa Mahkemesi’nin, geç emekliliğe kademeli geçiş tablosunu ‘adaletsiz’ diye iptal etmesinin ardından geçen hükümet döneminde çıkarılan yeni emeklilik yasası da dava konusu oldu. ANAYASA Mahkemesi’nin, geç emekliliğe kademeli geçiş tablosunu ‘adaletsiz’ olduğu gerekçesiyle iptal etmesinin ardından geçen Hükümet döneminde çıkarılan yeni emeklilik yasası da ‘haksızlık’ yarattığı iddiasıyla dava konusu oldu. Çorum ve Ankara’dan iki ayrı avukat yasanın yürürlülük tarihinin farklı işlediği, emekliliklerine 2 yıl kalan ve ilk düzenlemede, muaf tutulan kesime ‘haksızlık’ yapıldığı iddiasıyla iş mahkemelerine başvurdular. İş mahkemelerinden yasanın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini istediler. Çorum’dan, 17 Mart 2003’t Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru 1 yıl 2 ay geçmesine rağmen sonuçlanmadı. Mevzuata göre iş yasalarıyla ilgili bu davayı Anayasa Mahkemesi’nin beş ay içinde sonuçlandırılması gerektiği de belirtildi. Yeni yasa ile sigortalılık süresi 23 yıldan fazla olanlar dezavantajlı duruma düştüklerine dikkat çekildi. Bu durumun aileleri ile birlikte onbinlerce kişiye büyük bir haksızlık yarattığı savunuldu. Bu durumdaki kişilerin emekli olması gerekirken, fazladan prim ödedikleri öne sürüldü. NASIL ORTAYA ÇIKTI Açılan ilk davada, 506 sayılı SSK Kanunu’na eklenen geçici 81. maddenin A bendi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmedi. Bu bent, ‘Emekliliğine iki yıl kalan kişilerin kademeli emeklilikten etkilenmemesini’ öngörüyordu. Bu kişilerin önceki hükümlere tabi olarak, emekli olmaları düzenlenmişti. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi ‘hakkaniyete uygun’ görerek, iptal etmedi. İptal edilen yasanın yerine doğan boşluğu doldurmak üzere 4759 sayılı yeni yasa çıkarıldı. Ancak bu yasa çıkartılırken, A bendi kapsamında olanlar hariç tutularak, yürürlük tarihi ise 23 Mayıs 2002 olarak tespit edildi. Böylece, eski yasada koruma altına alınmak istenenler için yürürlük tarihi 8 Eylül 1999 olarak kaldı. Yeni düzenleme ile korunmak isteyen kişiler bu yüzden 2 yıl 8 ay 15 günlük bir kayba uğradılar. Yeni düzenleme yüzünden kayıp süresinin 4-5 yıla kadar uzayan sigortalılar bulunduğuna dikkat çekildi. Yeni düzenleme ile kadınlar için 40 yaş erkekler için 44 yaşını doldurma şartı getirildiği için süreyi dolduranlar da bu kez yaş sınırına takılarak, mağdur oldular. Açılan iki davada bu düzenlemenin iptal edilerek, haksızlığın ortadan kaldırılması istendi. Bu sınırlamaları Anayasa Mahkemesi’nin iptali halinde, aynı durumda olanlara beklemeden emeklilik yolu açılacaktı. Bu davaların örneklerini Barodan edinebilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.10.2010
Soru :
iyi günler üstad bir ltd şirket,aktifine kayıtlı olan dükkanı kiraya vermiştir.ancak kiracı eylül ayı kirasını ekim ayında ödemiştir.anılan şirket eylül ayı kirası zamanında ödenmediğinden eylül ayı kira faturasını iki aylık kiranın toplu ödendiği ekim ayında toplu kesmek istemektedir.yani kira faturasının, ödeme yapıldığı zaman kesileceğini savunmaktadır.oysa bu kira geliri şirket için ticari kazanç,ticari kazançta da tahakkuk esası geçerli olduğundan kira faturasının, ödemeye bakılmaksızın aylık düzenli olarak kesilmesi gerekmez mi?

Cevap :
Sayın Uluğ, Sorunuzda da belirttiğiniz gibi ticari kazançta tahakkuk esası geçerlidir. Bilanço usulüne göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri hizmet gerçekleştiğinden dolayı ödeme yapılıp yapılmasına bakılmaksızın KDV Kanununa göre fatura düzenlemek zorundadır. Ödemeye bakılıp bakılmaması gelir vergisi mükellefleri için geçerlidir. Ödeme gerçekleştiği takdirde stopaj doğar. Bu iki durum birbirinden farklıdır. Vergi mükellefi olmayan kişilerden gayrimenkul kiralanması durumlarında fatura kesilmez. Ancak sizin müşteriniz kurumlar vergisi mükellefi bir Limited şirket olduğundan ve bilanço usulune göre defter tuttuğundan dolayı cari hesap bazında ödemelerini takip ettiğinden ve elde ettiği kira geliri de ticari kazanç olduğundan fatura düzenlemek zorundadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.10.2010
Soru :
Sorum 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun 'un 12.maddesine istinaden.Yurt dışında çalışma ve ikamet izni için başvuruda bulunup , Türkiye'ye giriş yapıp , almış olduğu ikamet tezkeresinde ayrıca çalışma iznide varolan kişi Türkiye'deyken işe başlamadan önce ve işverenide işe başlatmadan önce Bakanlığa ayrıca çalışma izni için tekrardan başvuruda bulunacak mı ? Cezai duruma uğramamak için kanunda açıklık ifade etmeyen durumu açıklığa kavuşturup izah ederseniz minnettar kalıcaz..Saygılar,iyi günler..

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yurtdışından yapılacak çalışma izni başvurularında; Yabancılar, çalışma izni için başvurularını, uyruğunda bulundukları veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar, bu başvurular temsilciliklerce izin talebine ilişkin olabilecek değerlendirmeleri ile birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletilir. Temsilcilik ile Bakanlık arasındaki yurt dışından yapılacak çalışma izni başvuruları ile ilgili işlemler, elektronik posta yolu ile yürütülmektedir. Başvuru sırasında istenilecek belgeler ise, yabancının temsilciliğe başvurduğu tarihten itibaren en geç “üç iş günü” içinde yabancının işverenince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına intikal ettirilir. Bakanlık ilgili mercilerin görüşlerini de dikkate almak suretiyle çalışma izni başvurusunu değerlendirir. Başvurular Bakanlık tarafından en geç “doksan gün” içinde cevaplandırılır. Ancak, “doksan günlük” süre tüm belgelerin Bakanlığa intikal ettiği tarih itibariyle başlar. Bakanlık çalışma izin kararını, yurt dışından yapılan başvurularda; başvuruyu yapan yabancıya bildirmek üzere Türkiye Cumhuriyeti temsilciliğine de bildirir. Çalışma iznini alan yabancıların, bu belgeyi aldıkları tarihten itibaren en geç “doksan gün” içinde ülkeye giriş vizesi talebinde bulunmaları, ülkeye giriş yaptıkları tarihten itibaren en geç “otuz gün” içinde de İçişleri Bakanlığına ikamet tezkeresi almak için başvurmaları gerekmektedir. Çalışma izinleri, yabancının çalışma vizesi ile ikamet izninin olması halinde geçerli olacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 20.10.2010
Soru :
İyi akşamlar.Sorum 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun 'un 12.maddesine istinaden.Yurt dışında çalışma ve ikamet izni için başvuruda bulunup , Türkiye'ye giriş yapıp , almış olduğu ikamet tezkeresinde ayrıca çalışma iznide varolan kişi Türkiye'deyken işe başlamadan önce ve işverenide işe başlatmadan önce Bakanlığa ayrıca çalışma izni için tekrardan başvuruda bulunacak mı ? Cezai duruma uğramamak için kanunda açıklık ifade etmeyen durumu açıklığa kavuşturup izah ederseniz minnettar kalıcaz..Saygılar,iyi akşamlar..

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yurtdışından yapılacak çalışma izni başvurularında; Yabancılar, çalışma izni için başvurularını, uyruğunda bulundukları veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar, bu başvurular temsilciliklerce izin talebine ilişkin olabilecek değerlendirmeleri ile birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletilir. Temsilcilik ile Bakanlık arasındaki yurt dışından yapılacak çalışma izni başvuruları ile ilgili işlemler, elektronik posta yolu ile yürütülmektedir. Başvuru sırasında istenilecek belgeler ise, yabancının temsilciliğe başvurduğu tarihten itibaren en geç “üç iş günü” içinde yabancının işverenince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına intikal ettirilir. Bakanlık ilgili mercilerin görüşlerini de dikkate almak suretiyle çalışma izni başvurusunu değerlendirir. Başvurular Bakanlık tarafından en geç “doksan gün” içinde cevaplandırılır. Ancak, “doksan günlük” süre tüm belgelerin Bakanlığa intikal ettiği tarih itibariyle başlar. Bakanlık çalışma izin kararını, yurt dışından yapılan başvurularda; başvuruyu yapan yabancıya bildirmek üzere Türkiye Cumhuriyeti temsilciliğine de bildirir. Çalışma iznini alan yabancıların, bu belgeyi aldıkları tarihten itibaren en geç “doksan gün” içinde ülkeye giriş vizesi talebinde bulunmaları, ülkeye giriş yaptıkları tarihten itibaren en geç “otuz gün” içinde de İçişleri Bakanlığına ikamet tezkeresi almak için başvurmaları gerekmektedir. Çalışma izinleri, yabancının çalışma vizesi ile ikamet izninin olması halinde geçerli olacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 20.10.2010
Soru :
Sayın Yetkili bir işyerinde sigortalı olarak çalışmaktayım, büro açmadığım için ödemem gereken aidat ne kadardır? YMM sınavlarına katılma hakkını kazanabilmem için bugünden herhangi bir kayıt yaptırmam gerekir mi yoksa sadece 10 yıl aralıksız çalıştığımı kanıtlamam yeterli olacak mı? Saygılarımla

Cevap :
Sayın Yeşilmen, Odanın yıllık makdu aidatını (2010 yılı için 210 TL) ödemeniz gerekiyor. Bunun dışında şuan yapmanız gereken bir işlem yok. Çalışma belgelerinizi saklamanız (SGK aylık dönem bordroları) yerinde olacaktır. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 20.10.2010
Soru :
Şirketimizde çalışan işçi kıdem tazminatına hak kazandığına dair SSK Müdürlüğünden yazı getirmiş ve kıdem tazminatı ödenmiştir.SSK Çıkışı yapılmış ertesi günü aynı şirkette SSK girişi yapılmıştır.Sorumuz,uygulanacak vergi kesinti oranı ilk dilim %15 denmi yoksa ayrıldığı tarihteki vergi matrahındaki vergi dilimindenmi kesintisi yapılacaktır.

Cevap :
Sayın Çilesiz, Çalışan ücretlinin bir takvim yılı içerisinden birden fazla işverenle çalışması durumunda vergilendirme ilk dilimden başlar. Ancak sizin sorunuzda bahsettiğiniz gibi aynı işverende çalışmaya başladığından kaldığı vergi diliminden devam etmesi gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.10.2010
Soru :
evde özel hizmetli olarak şoför çalıştıracağız. SGK dosyasını ev adresinde şahıs üzerine açtık ve şoförün girişini yaptık. işkanununda ev hizmetlileri olarak genel tanım yapılmış ve yargıtay kararı ile (yargıtay 9. hukuk dairesi 09.06.2009 tarih 2009/20489 E 2009/16455 K) ilede şoförler özel hizmetli olarak belirlenmiş ve işkanuna tabi tutmayacağız. Bu kişi aynı zamanda Gelir Vergisi Kanununun 23. maddesinin 6. şıkkına göre hizmetçi sayılıp sayılmayacağı hakkında bilgi verebilir misiniz. Özel Hizmetli sayılır ise nasıl vergileneceği ve özel hizmetli sayılmaz ise nasıl vergileneceği hakkında bilgi verebilir misiniz? Uygulama hakkında detay yazabilir iseniz çok memnun olurum.

Cevap :
Sayın Öztürk, Özel hizmetlerde çalışan şoförler GVK 23/6 kapsamında değildir. Özel hizmetlerde çalışan şoförlerin ücretleri GVK 64.maddesine göre diğer ücretler olarak sayılmaktadır. Vergilendirme bu maddeye göre yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.10.2010
Soru :
iyi günler üstadım, benim sorum esnaf kadınların doğum parası alabilmeleri hakkında. Biz muhasebeciler için bu durum nasıl olacak şifremi raporlu olduğum dönemlerde kullanmamam gerekiyormuş. Bu durumda ne yapmalıyım ? başka bir meslek mensubu arkadaşımla sözleşme yapıp işlerimi ona mı devretmeliyim çünkü raporlu olduğum dönemlerde evle olmam gerekecek ve işlerimle arkadaşım ilgilenecek

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sizinde belirttiğiniz üzere bu hak 4/a çalışanına verilmiştir. Konu ile ilgili Bakanlıkta önerilerimiz ve basında odamızın yazıları bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.10.2010
Soru :
Merhaba, Bir ltd.şti. için bir çalışma yapan ve bu çalışmanın fikir hakkı tamamen kendine ait olan kişi için firma bu kişiye ortaklık veya anlaşma yapılarak danışmanlık ve kar ortaklığı teklif etmek istiyor. Bu kişi emekli ve ortak olması halinde tabiki kar 'dan elde ettiği kazanç için gelir vergisi ödemesi gerekiyor. Firma için bu kişi firma ortaklığına mı alınmalı ? Yada kendisiyle özel bir çalışma anlaşması imzalanıp , danışmanlık ücreti ve kar'ın elde eldilmesi halinde kendisine kar'dan hisse mi verilmeli . Kişinin yaşı geçtiği için emekli gelirini etkiler mi ? Firma ve karşı taraftaki kişinin 'de haklarında en olum olan ne olmalı. Bu konuda yardımınıcı rica ediyorum. İyi çalışmalar diliyorum.

Cevap :
Sayın Bulut, TTK ya göre kurulmuş ticari şirketlerde gerçek kişi ortakların kar dağıtımı sonucu elde edilen kazançlar GVK 22 ve 86.maddelerine göre menkul sermaye iradı olarak vergilendirilir. Sözkonusu şirketin bordrolarında kayıtlı çalışanlara ayni veya nakdi ücret ödemelerinde GVK 94.maddesine göre bordroyla vergilendirilir. Bunun yanısıra şirkette çalışanlara kardan pay verilmesi halinde yukarıda bahsedilen GVK 22 ve 86 ya göre vergilendirme yapılır. SGK dan emekli olanların şirketlerin yönetim kurulu üyesi olması halinde SGDP öderler. Vergi uygulamalarında kar ortaklığı kavramı sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.10.2010
Soru :
SAYIN ÜSTADIM BENİM SORUM SÜREKLİ TEREDDÜT OLUŞTURAN AYRILMAMIŞ AMORTİSMANLAR HAKKINDA.MÜKELLEFİM AMORTİSMAN SÜRESİ TAMAMLANMIŞ BİR TAŞITI FATURALI OLARAK SATTI. BU ARAÇLA İLGİLİ BAZI DÖNEMLERDE AMORTİSMAN AYRILMAMIŞ BU DURUMDA MUHASEBE KAYITLARINI YAPARKEN AYRILMAMIŞ AMORTİSMANLARI AYRILMIŞ KABUL EDEREKMİ KAR/ZARARI HESAPLAYACAĞIZ.EĞER ÖYLE İSE AYRILMAMIŞ AMORTİSMANLARI NASIL MUHASEBELEŞTİRECEĞİZ.BU KONUYU BİR ÇOK KERE ARAŞTIRDIM HEP TEREDDÜTLÜ CEVAPLAR BULDUM FAKAT YASADA BİR DAYANAK BULAMADIM.LÜTFEN ÖRNEKLE AÇIKLARMISINIZ.TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Altunışık, Türk Vergi sistemine göre vergi mükelleflerinin amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin amortismanlarının giderleştirilmesi ihtiyaridir (zorunlu değildir). Ancak tek düzen hesap planına göre ve enflasyon muhasebesinin uygulandığı dönemlerde zorunlu bir muhasebe kuralıdır. Sizin örneğinizde ayrılmış amortismanları 257 hesaba borç vermek suretiyle kapatmanız gerekir. Ayrılmamış amortismanlar için herhangi bir işleme gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.10.2010
Soru :
Merhabalar iyi çalışmalar diliyorum. Çözemediğim bir konu hakkında yardımınızı rica ediyorum. Çin'de şirketimiz adına ithalatlarımızı ve oradaki işlemirimizi takip edilsi diye ofis tuttuk ve 2 çin vatandaşı eleman tahsis ettik. T.T.K. V.U.K. ve S.G.K VE diğer mevzuatlar hakkında nasıl hareket etmemiz gerekiyor ve neler yapmalıyız bu konu hakkında acil bizleri bilgilendiriseniz çok memnun olurum . yiyi çalışmalar dileğimle. İlyas Aktaş

Cevap :
Sayın Aktaş, Ofisinizin çinli çalışanlarının kanunların mülkiliği prensibi gereği çin yasalarına göre istihdam edilmeleri gerekecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.10.2010
Soru :
Merhabalar, Benim size kısa bir sorum olacak. Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. 50 ve daha fazla işçi çalıştıran mükelleflerin yükümlülükleri hakkında son zamanlarda bir değişiklik oldu mu? İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı iş kanununa göre işçi özürlü ve eski yükümlü çalıştırmanın yanısıra işyeri hekimi çalıştırılması söz konusudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.10.2010
Soru :
İyi günler Sayın hocam yapmış olduğu erken doğum sonucunda ikiz doğan çocuklarını doğum sırasında kaybeden ssk'ya tabii olarak çalışan kadının bu durum karşısında ücretli izin de dahil olmak üzere herhangi bir yasal hakkı varmıdır bu konuda bilgi rica etmiştim.İyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Öncelikle hastamıza çok geçmiş olsun ve başı sağolsun demek istiyorum. Çalışan hamile bir kadının doğum öncesinde ve sonrasında sekizer hafta süre ile toplam onaltı hafta ücretsiz izin alma hakkı bulunuyor. İkiz veya daha fazla gebelik halinde doğum öncesi izin on hafta kullanılabiliyor. Ücretsiz doğum izni işverenin yetkisinde olmayıp hamile işçinin haber vermesi yeterli bulunuyor. Hekim raporu hamile kadın işçinin doğum öncesi iznini daha az süre ile kullanıp eksik kullandığı bu süreleri doğum sonrası iznine ilave etmek istediği durumlarda gerekiyor. Sigortalı kadının talebi ve hekimin de uygun görmesi durumunda doğum öncesi iznini doğuma üç hafta kalıncaya kadar erteleyebiliyor ve iznin kullanılamayan en fazla beş haftalık kısmı doğum sonrasına eklenebiliyor. Ancak doğumun hesaplanan tarihe göre daha erken gerçekleştiği durumlarda kullanılmayan doğum öncesi izin süreleri doğum sonrası izne ilave edilemeyerek yanmış oluyor. Hamile kadın işçinin kullandığı doğum öncesi veya sonrası izin süreleri İş Kanunu’nda öngörülen sürelerden daha uzun sürmüş ise fazla olan bu süreler için kurum hekiminden rapor alınması zorunlu bulunuyor. Şu halde kullanmadığı yıllık ücretli izinleri ya da rapora göre geçici iş göremezlik ödeneği alarak çalışma durumunun devamını tavsiye edebilirim. İyi çalışmalar İyi çalışmalar


 

Tarih : 13.10.2010
Soru :
Merhaba mükellefim olan gıda firmasında, çoğunlukla (1-5 gün arası)yevmiyeli işçi çalıştırılmaktadır. ama denetimlerde bu kişiler sigortalı olmadığı için ceza kesilebilmekte. bunula ilgili ne yapabileceğimiz hakkında bilgi verirseniz memnun olurum. teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Bu işçilerle çağrı üzerine iş sözleşmesi ya da part time iş sözleşmesi yaparak puantaj usulüne göre sigortalama yapabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 13.10.2010
Soru :
SAYIN ÜSTAD: KURUMLAR V MÜKELLEFİ MÜŞTERİM 24.000 TL İŞ YAPTIĞI FİRMAYA FATURAMIZI KESTİK. FAKAT TAHSİLİ İÇİN YARGIYA GİDECEĞİZ. ÇÜNKÜ KARŞI FİRMA İFLASINI BİLDİRMİŞ. BU FİRMADAN ALACAĞIMIZ İÇİN YARGI SONUCUNDA SIRAYA GİRECEĞİZ SANIRIM. 24.000 TL TUTARIN VEYA ÖDEDİĞİMİZ KDV NİN VERGİDEN DÜŞÜLMESİ GİBİ DURUM SÖZKONUSU OLUR MU ? 120 HESABIN NE KADAR SÜREDE HANGİ HESABA VİRMAN YAPACAĞIZ YEVMİYE KAYDI HAKKINDA BİLGİ VERİRSENİZ SEVİNİRİM TEŞEKKÜRLER. ÖNEMLİ.

Cevap :
Sayın Açıkgöz, Alacağınızın şüpheli konumunda olup olmadığını ve karşılık ayırıp ayıramayacağınızı düzenleyen VUK Md.323 ye göre işlem yapmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.10.2010
Soru :
11.10.2010 tarihinde İşçinin işe başlama bildirimi 12.10.2010 diye yapıldı fakat işe başlamadı.Çıkışının yapılması hakkında bilgi verebilirmisiniz.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Aynı gün çıkışını yapın ve yazılı bir dilekçe ile SGK ya bilgilendirme yapınız. İyi çalışmalar


 

Tarih : 13.10.2010
Soru :
Kolay gelsin. Yıllara yaygın İnşaat işi ile uğraşan Kollektif şirketlerde, hakedişlerde kesilen vergileri 295 nolu hesaba atıyoruz. Buraya kadar problem yok. Fakat malumunuz üzere kollektif şirketlerde; geçici vergi kaydı, kardan karşılık ayırma vs. yok. Şimdi bu 295 nolu hesapda biriken tutarları işler bitip vergisi ödendikten sonra, hangi hesaba alarak kapatmamız gerekiyor.

Cevap :
Sayın Toksöz, Tevkif edilen vergiler Kollektif şirketin ortaklarının yıllık gelir vergisinde hesapladıkları vergiden hisseleri oranında indirilir. 295 Hesabın kapatılması için de Ortakların karı işletmeden çekmeleri halinde çekilen kardan mahsubu yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Dahnışma Birimi


 

Tarih : 11.10.2010
Soru :
üstad merhaba benim sorum ölen kişi bağkur emeklisi eşi reddi miras yapıp mirası kabul etmememektedir.Reddi miras yaptığından dolayı SGK kurumunda ölen eşinin maaşıyla ilgili hak sahibi olabilirmi teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Reddi miras ile vukuatlı nufüs kaydından silinme söz konusu değil ise maaşı almasına bir engel yoktur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.10.2010
Soru :
Sayın, Üstadım 14.09.2010 tarihinde Tarhiyat Öncesi uzlaşma yapılmıştır. Uzlaşılan vergiler bir aylık süre içerisinde ödenmez ise Uzlaşma bozulur mu ? Uzlaşma bozulmaz ise Uzlaşılan rakam üzerinden mi yoksa ilk rakamlar üzerinden mi gecikme faizi işlemeye devam eder,Ayrıca vergi ziyaı cezalarına da gecikme zammı işler mi ? İşlerse 14.10.2010 tarihinden itibaren mi işler. Bu hususlar hakkında bilgi vermenizi rica eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Kılınçaslan, Tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmalarda uzlaşılan vergi ve cezalar 1 ay içinde ödenmez ise uzlaşma bozulmaz. Gecikme zammı uzlaşılan vergi üzerinden işlemeye devam eder. Ancak, uzlaşmaya başvurulduğu tarih öncesindeki gecikme faizi hesaplaması, uzlaşma öncesindeki rakam üzerinden hesaplanır. Vergi ziyaı cezasına gecikme faizi veya gecikme zammı hesaplanmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.10.2010
Soru :
FİRMAMIZ ÇALIŞANLARIMIZIN AYLIK ÜCRETLERİNİ 3 YIL SÜRE İLE HERAY DÜZENLİ OLARAK BİR BANKAYA YATIRMAK TAAHÜDÜ İLE SÖZLEŞME İMZALADIK. SÖZ KONUSU SÖZLEŞMEYE İSTİNADEN BANKADAN FİRAMMIZA MAAŞ HAKLARININ 3 YILLIK DEVRİ OLARAK 100.000 TL + KDV TUTARINDA GELİR PEŞİN TAHSİL ETTİK VE GELİR FATURMIZI KESTİK BU İŞLEMLE İLGİLİ 2 FARKI GÖRÜŞ DÜŞÜNMEKTEYİZ 1. BU İŞİN PROMOSYON GELİRİ OLDUĞU VE GELİRİN ELDE EDİLDİĞİ YILDA GELİR OLARAK KAYDEDİLECEĞİ VE BEYAN EDİLECEĞİ 2. BU GELİRİN GELECEK BİLANÇO DÖNEMLERİNE AİT PEŞİN TAHSİL OLUNAN GELİRİN 1 YILDAN UZUN SÜREYE AİT KISIMLARININ 480-GELECEK YILLARA AİT GELİRLER HESABINDA TAKİP EDİLİP AİT OLDUĞU DÖNEMLERDE BEYAN EDİLİP HESAPLARA GELİR OLARAK YAZILABİLECEĞİDİR. MUALLAKTA KALMIŞ OLDUĞUMUZ BU SORUNUMUZA CEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDER. İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİZ.

Cevap :
Sayın Atalay, Elde ettiğiniz gelir Diğer Olağan Gelir ve Karlar Hesabı olan 649 hesapta takip edilecek, elde edildiği yılın kazancı sayılarak vergilendirilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.10.2010
Soru :
iyi günler.Benim sorum İnşaat hakediş faturaları ile ilgili olucak. Faturadaki hakediş bedeli 239.087 TL % 18 TOPLAM HES.KDV 43.035 TL 1/6 STOPAJ KESİNTİSİ 7.172 TL 5/6 HES.KDV 35.862 TL % 5 TEMİNAT 11.954 TL FATURA TOPLAMI HAKEDİŞ BEDELİ + % 18 TOPLAM KDV Mİ? YOKSA HAKEDİŞ BEDELİ+5/6 KDV TOPLAMI OLACAK YANİ BENİM TAHSİL EDECEĞİM TUTAR HANGİSİ OLUCAK,MUHASEBE KAYDIM NASIL OLACAK. TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Erol, Yıllara sari inşaat işlemlerinde gelir vergisi kanununa göre %3 gelir vergisi stopajı da yapılması gerekir. Bahsettiğiniz %5 lik teminat tarafların anlaştığı özel bir hükümdür. Cari hesap şekliyle kayıtlara alınması gerekir. Düzenleyeceğiniz faturanın muhasebe kaydı, 120(274.949) borçlu, 600 (239.087) ve 391 (35.862)alacaklı olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.10.2010
Soru :
Turizm Yatırımcılarının,Bina ,Tesis Makine Techizat ve benzeri amortismana tabii kıymetler nedeniyle yüklendikleri Kdvlerin iadesi ve eğer sözkonusu yatırımların Yap-işlet-devret modeli ile yapılması halinde yatırımcının üzerinde kalan kdvnin iadesi hakkında bilgi vermenizi rica ederim.

Cevap :
Sayın Yurtturmuş, KDV Kanunu 32.maddesine göre, Kanunun 11-13-14-15 ve 17(4)-s bendi hükmü dışında kalan işlemlerde yüklenilen KDV lerin iadeleri sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.10.2010
Soru :
Bilirkişi başvuru şartlarından en az 3 yıılık mesleki deneyime sahip olmak şartını komisyonun karara bağlayacağı tarihte doldurmuş olacağım.Ruhsat tarihim 17.11.2007.Komisyonun başvuru kabul listesini açıklama tarihi 22.11.2010.Bu durumda bilirkişi başvurusunda bulunmam mümkün müdür? Bu konu hakkınızda beni bilgilendirmenizi dilerim.Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Layiç, Odaya kayıt tarihiniz 23.10.2007 dir. Ruhsat tarihi önemli değil. Başvurular 31.10.2010 da bitiyor. Bu nedenle başvuru yapabilirsiniz. iyi çalışmalar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 07.10.2010
Soru :
kolay gelsin üstad esas meşgalesi kat karşılığı inşaat işleri olan firmanın, tamamladığı(iskan iznini aldığı) daire ve dükkanları, tamamlanma tarihinden itibaren en az iki yıl aktifinde tuttuktan sonra satsa anılan daire ve dükkanlar hakkında KVK 5/1-e maddesindeki istisna ile yine KDV kanununun ilgili istisna hükmünden yaralanabilir mi?

Cevap :
Sayın Uluğ, Faaliyet konusu gayrimenkul alım satım ve kiralama işi olan mükellefler KVK 5/1-e ve KDV 17/4-r maddelerindeki istisnadan faydalanamazlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.10.2010
Soru :
Sayın yetkili, Benim sorum Tahsil edemediğim ücretler hakkında.Defterin, tutmuş olduğum mükelleflerden tahsil edemediğim ücret için Serbet Meslek Mahbuzu düzenleme zorunluluğu nedir? (Hem Gelir Vergisi Hemde KDV yönünden) bilgi verebilirmisiniz.Tahsil edemediğim ücret için de Serbest Meslek Makbuzu Kesmem Gerekiyormu?Bilgi verebilirmisiniz.İyi Çalışmalar

Cevap :
Sayın Bakanoğlu, GVK una göre tevkifata tabi işlemler ödeme varsa gerçekleşir. Ancak KDV Kanunu açısından değerlendirdiğimizde müşterilerinize hizmet ifasını gerçekleştirdiğiniz için serbest meslek makbuzunu her ay tahsilat yapmamış olsanız dahi düzenlemeniz gerekmektedir. Hizmet verdiğiniz müşteriniz de sizin adınıza vergi sorumlusu sıfatıyla makbuzunuzdaki gelir vergisi stopajını vergi dairesine muhtasar beyannameyle beyan edip ödeyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.10.2010
Soru :
İyi Günler Aynı il sınırları içinde sgk adres değişikliği ve işçilerin işe giriş ve çıkışları ile ilgili yapılması gerekenler hakkında bilgi verirmisiniz.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenleme ile işyerlerinin tescilineilişkin genel bir bilgi verebilirmisiniz? CEVAP: 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun İşyeri, işyerinin bildirilmesi,devri, intikali ve nakli başlığını taşıyan 11 inci maddesine istinaden 28/9/2008tarihli 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası KanunuUyarınca İşyerlerinin Tesciline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğuyarınca; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) ve (c) bendikapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin Sosyal Sigorta İşlemleriYönetmeliğinin ekinde bulunan işyeri bildirgesini, en geç sigortalıçalıştırmaya başladıkları tarihte Kuruma vermeleri gerekmektedir. Tescili yapılacak işyerinde, hem ayın 1’i ila 30’u arasında, hem de ayın15’i ila müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmalarına istinaden ücret alansigortalıların bulunması halinde, her iki çalışma döneminden dolayı iki ayrıişyeri bildirgesi düzenlenerek ayrı ayrı işyeri tescili yapılacaktır. İşverenler tarafından, şirket kuruluşu aşamasında, çalıştırılacaksigortalı sayısı ile bu sigortalıların işe başlama tarihlerinin ticaret sicilimemurluklarına bildirilmesi halinde, bu bildirimler Kuruma yapılmışsayıldığından, ticaret sicil memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimlerien geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır. İşyeri bildirgesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin devrihalinde, yeni işveren tarafından, en geç işin veya işyerinin devralındığıtarihi takip eden on gün içinde; gerçek kişi olan işverenin ölümü halinde ise,mirasçılarınca, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde işyerinin işlemgördüğü Kurumun ilgili ünitesine verilecektir. İşyeri bildirgesinin, 29/6/1956 tarih ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunuhükümlerine tâbi şirketlerin birleşmesi veya nevilerinin değişmesi ya da diğerbir şirkete katılması halinde, en geç bu hususların ticaret siciline tescilineilişkin ilân tarihini takip eden on gün içinde; adi şirketlerde şirkete yeniortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden ongün içinde, işyerinin işlem gördüğü Kurumun ilgili ünitesine verilecektir. İşyerinin faaliyette bulunduğu ilden başka bir ile nakledilmesi halinde,işyeri bildirgesi, işyerinin nakledildiği adresin bağlı bulunduğu üniteye, engeç işyerinin nakledildiği tarihi takip eden on gün içinde verilecektir. İşyerinin, aynı il içinde olmakla birlikte, başka bir ünitenin görevalanına giren bir adrese nakledilmesi halinde, işyeri bildirgesi verilmeyecek,ancak nakil tarihini takip eden tarihten itibaren on gün içinde nakledilenişyerinin sicil numarasını içerir yazı ile durum eski ve yeni üniteyebildirilecektir. İşyerinin, gerek başka bir ildeki adrese nakledilmesi nedeniyledüzenlenen işyeri bildirgesine istinaden, gerekse aynı il içinde olmaklabirlikte başka bir ünitenin görev alanındaki adrese nakledilmesi nedeniyleyapılan yazılı bildirim üzerine yeni işyeri dosyası tescil edilecektir. İşyerinin başka bir ünitenin görev alanına giren adrese nakledilmesihalinde, durum yeni ünite tarafından bildirimin kendisine yapıldığı tarihtenitibaren onbeş gün içinde eski işyeri dosyasının bulunduğu üniteye yazılıolarak bildirilecek ve yapılan bildirim üzerine eski işyeri dosyası Kanunkapsamından çıkartılacaktır. İşyerinin aynı ünitenin görev alanına giren başka bir adresenakledilmesi halinde, yeni adres, işyerinin nakledildiği tarihten itibaren ongün içinde işyerinin işlem gördüğü üniteye yazı ile bildirilecektir. Bu durumdayeni işyeri dosyası tescil edilmeyecektir. Aynı işverene ait olup, aynı işkolunda bulunan birden çok kara veyadeniz yahut hava ulaştırma araçları için tek işyeri dosyası tescil edilecektir.Aynı işkolunda birden fazla nakil aracı bulunan işverence nakil araçlarınınkayıtlı olduğu ilgili idareyi gösterir belge ibraz edilerek tek işyeribildirgesi düzenlenecek ve işyeri, idarenin bulunduğu bölgeyi içine alan Kurumünitesince tescil edilecektir. İstanbul ilinde bulunan deniz ulaşım araçlarıiçin dosya tescil işlemi Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünceyapılacaktır. 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlarcaihale suretiyle yaptırılan işlerin konsorsiyum şeklinde üstlenilmesi halinde,konsorsiyumu oluşturan üstlenicilerin her birine müstakilen istihkak ödenmesive bu üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat verilmiş olmasıkaydıyla üstlenicilerin her birine, verecekleri işyeri bildirgelerine istinadenKurumca ayrı işyeri dosyası tescil edilecektir. İhale konusu işin iş ortaklığışeklinde üstlenilmesi durumunda ise, işortaklığı adına tek işyeri dosyası açılacaktır. İşyeri bildirgesinin, adi posta veya kargo yolu ile gönderilmesi ya daKuruma doğrudan verilmesi halinde, bildirgenin Kurumun evrak kayıtlarınaintikal etti


 

Tarih : 01.10.2010
Soru :
İyi günler diliyorum, SSK İşe giriş tarihi 01/07/1981 Cinsiyeti: kadın Doğum Tarihi 07/07/1964 17 yaşında sigortaya giriş tarihi 18 yaşını doldurana kadar 60 gün prim ödemiş. İki çocuğu var İki yıllık sigortadan doğum borçlanması yapıcak. 01/07/1982 işe giriş tarihinden itibaren 1182 gün ssk lı fiili sigortalı çalışmış. 1999 yılı mart ayından itibaren ssk isteğe bağlı sigorta toplam 1740 gün primi ödemiş. 01/10/2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigorta bağkur'a devredildiğinden toplam 720 gün bağkur isteğe bağlı sigorta primi ödemesi yapılmış. Genel toplam 3642 gün prim ödemiş. SSK dan emekli olmak istiyor.Bağkur isteğe bağlı olarak kaç ay daha prim ödedikten sonra doğum borçlanması yapsa ssk dan emekli olabilir. Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı hakkında bilgi vermenizi rica ederim. Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaş ve yıl olarak emeklilik şartlarınızı tamamlamış olmanıza rağmen 1358-1360 gün eksiğiniz bulunmaktadır. bunun iki yılını da doğum borçlanması yapacaksınız. kalan tüm günlerin SGK 4/a kapsamında ödenmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.10.2010
Soru :
Mükellefin babası,Almanya da aynı iş yerinde 9 yıl, toplam 13 yıl çalıştı.Tazminatını alıp dönüş yaptı,şimdi 70 yaşında, Türkiye den emekli. Sorumuz; Almanya da çalıştığı günlerden emekli olma hakkı var mı?Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 3201 Kabul Tarihi : 8/5/1985 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 22/5/1985 Sayı : 18761 Yayımlandığı Düstür : Tertip : 5 Cilt : 24 Sayfa : 401 Amaç ve kapsam Madde 1 – (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir. Tanımlar Madde 2 – Bu Kanunda geçen: a) (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik kuruluşları; Sosyal Güvenlik Kurumu ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine tabi sandıkları, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik kanunları; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi ile 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun ile bu kanunlara ait ek ve değişiklikleri, c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini, d) (Mülga: 17/4/2008-5754/79 md.) İfade eder. Başvurulacak kuruluşlar (2) Madde 3 – (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar. ______________ (1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 64 üncü maddesiyle bu Kanunda yer alan döviz ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır. (2) Bu madde başlığı “Başvurulacak kuruluşlar” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 2 Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır. Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi (1) Madde 4 – (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri halinde 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre değerlendirilir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır. Borçlanmadan sonradan vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yaptıkları ödemeler, faizsiz olarak iade edilir. Ancak yurt dışında iken borçlanma isteğinde bulunacak sigortalı veya hak sahipleri Yeni Türk Lirası olarak bildirilecek tutarın karşılığını döviz cinsinden, Türkiye'de ise Yeni Türk Lirası olarak öderler. Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md


 

Tarih : 30.09.2010
Soru :
SAYIN YETKİLİ 1 Ekim 2010 Tarihinde yürürlüğe girecek zorunlu sağlık sigortası hakkında yeterli bilgiye sahip olmadımdan ve konu hakkında yeterli bilgiye ulaşamadığımdan bu konuyla ilgili açıklayıcı bilgi verirseniz seninirim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalışma Bakanın yapmış olduğu açıklamaya göre GSS ertelenmiştir. Bunun süresi de 01,10,2010 tarihinde açılan TBMM tarafından açıklanacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 30.09.2010
Soru :
yetkili servis raporuna istinaden vergi dairesine müracaatla hurdaya ayrılan ve aktiften çıkarılan yazar kasanın,alış faturasında ki yüklenilen ve indirim konusu yapılan KDV'nin ilgili dönemde 'ilave edilecek KDV'satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkartılması işlemi hakkında bilgi verirmisiniz.saygılarımla

Cevap :
Sayın Ağtaş, Sorunuzda bahsettiğiniz şekilde aktifleştirilen kıymetler için indirilen KDV nin hurdaya ayrılması halinde ilave edilecek KDV olarak beyannameye yazılması sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.09.2010
Soru :
Merhabalar.Hidroelektrik santralinin yapılması ile ilgili faaliyette bulunan bir firma işleri alt işverene yüklemiştir.Alt işveren olarak hakediş faturalarımızın tefkifatlı kesilip kesilmeyeceği konusunu netleştiremedik.Burada ufak bir not olarak Üste işveren santrali yapıp 49 yıllığına devlete kiralayacaktır.Ama herjangi bir sözleşme v.s.belge şimdirlik yoktur.91.no'lu kdv kanununun uygulanması bakımından bu not etkili olur mu?Saygılarımızla.

Cevap :
Sayın Toluay, 91 Nolu KDV Genel Tebliğine göre, düzenlenecek fatura KDV tevkifatlı olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.09.2010
Soru :
Müşaviri olduğum firma otel içi hizmet vermektedir.Otel yerinin asıl işletmecisi bir acenta firması olup konaklama hizmetini kendisi verip faturalandırmakta , müşaviri bulunduğum firmada bu ana firmaya otel içinde oluşmak kaydıyle personel , yemek , gıda hizmeti kısaca konaklama hariç tüm hizmeti karşılamaktadır. sorum müşavirliğini yaptığım firma ana firmaya hakediş faturasında % 8 mi yoksa % 18 kdv oranı uygulayacaktır. tşk ederim

Cevap :
Sayın Kara, Hizmet verdiğiniz müşteriniz otelcilik ve konaklama faaliyeti yapmayıp hizmet işi yapmakta olduğunu anlamaktayız. Bu anlayış ve yorumumuza göre uygulayacağınız KDV oranı %18 dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.09.2010
Soru :
Merhabalar; 15 yıl çalışma süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısını dolduran bir sigortalının kıdem tazminatını alarak işten kendi isteği ile ayrılabilme hakkı varmı dır? Bu konu ile ilgili bilgilerinizi rica ediyorum, Teşekkürler...

Cevap :
Değerli Meslek Menusbu 15 yıl ve 3600 günü doldurup yaş bekleyenlerin SGK İhtiyarlıktan işverenlerine verilmek üzere kıdem tazminatını ödeyiniz ibaresi bulunan yazıyla işyerlerinden kendi isteklerei halinde ayrılabilirler. İyi çalışmalar


 

Tarih : 23.09.2010
Soru :
iyi günler diliyorum .07 eylül tarihinde ödeme kaydedici cihaz alım iznini aldım 14 eylül 2010 tarihinde ökc satın aldım.21 eylül 2010 tarihinde ödeme kaydedeci cihaz almak için vergi dairesine müracaat ettik. fakat bu süre zarfında fiş kesildi ve son günün yani 20 eylül 2010 tarihli z raporu vergi dairesine ibraz edildi. gerekli diğer belgelerle birlikte yapılan müracaat neticesinde mükellefe birinci derecede usulsuzlük cezası kesildi.kamta değer vergisi mükelleflerinin ödeme kaydedici cihazları kullanmaları mucburiyeti hakkındaki iç genelge:2000/1 b seçeneğin egöre usulsuzlük ceza v.u.kanununun 352/2 maddesine göre kaldığı zikredilmekte.v.u.k 353/8 göre süre aşımı yok bu durumda sizce özel usulsüzlük cezası kesilebilir mi kolaylıklar diliyorum.

Cevap :
Sayın Gürek, Ödeme kaydedici cihaz kullanımı ile ilgili ceza 3100 Sayılı Yasanın Mükerrer 8/1.maddesinde belirtilen hükümlere göre VUK 353/8.maddeye göre kesilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.09.2010
Soru :
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazancın hesabında prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazancın, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, %50 oranında bir ekleme yapılarak bulunan tutardan çok olamayacağı düzenlenmiştir. BU KANUN MADDESİ TOPLAM ÜZERİNDEN PRİM ORANLARINA DENK GELEN TUTARLARI TAHSİL EDERKEN, İŞ KAZASI,MESLEK HASTALIĞI VS. ÖDEMENİN BELLİ BİR TUTARI GEÇEMEYECEĞİNE DAİR BİR HAKSIZ UYGULAMAYI İÇERMEKTEDİR. BU KANUN MADDESİ İLERİDE EMEKLİLİK İÇİN YAPILACAK ÖDEMELEREDE YANSITILACAĞI GÖRÜNMEKTEDİR. ODAMIZIN BU UYGULAMA İLE İLGİLİ NE GİBİ ÇALIŞMALARI OLMAKTADIR.?İYİ ÇALIŞMALAR.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Uygulama ve yasal mevzuata ilişkin değerlendirmedeki hassasiyetinize çok teşekkür ederiz. Yasa yayımlanmadan önce sosyal taraflardan biri olarak odamız da yasanın olumlu ve olumsuz konuları hakkındaki görüşünü yazılı olarak bildirmiştir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.09.2010
Soru :
Firmaya,Kısmi Çalışma sözleşmelisi olarak SGDP.ne tabi emekli alınacak.Bu emekliyi, diğer çalışanlara ait,"Aylık Prim ve Hizmet Belgesinde" gösterebilirmiyiz(bir adet Tahakkuk Fişi olması için) veya,emekli çalışana ayrı bir Aylık Bildirge'mi vereceğiz. Teşekkür Ederiz.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu çalışma kodu farklı olan sgdp li çalışanın ayrı tahakkuk da gösterilmesi gerekmektedir. Sistem başka türlü girişe de izin vermemektedir. emekli (02) normal çalışan (01) İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.09.2010
Soru :
Sayın Yetkili, Damga vergisinin yapılan sözleşmeye dair kağıtlara istinaden hazırlanmış nüsha adedince/tutarında devlete ödendiğini biliyorum. Bir inşaat şirketi devlet/resöi kurumuyla 1 yıllık inşaat taahhüt sözleşmesi yapmış ve oranı nispetinde damga vergisini sözleşme esnasında yatırmıştır. Bu şirket aylık bazda yapılan hakedişlerinden de devlet kurumu tarafından damga vergisi tevkifatı yapıldığını belirtmektedir.Bu durum mükerrerlik oluşturmuyor mu. Şirket iki defa damga vergisi ödemesi yapmış olmuyor mu? Yapılan işlem doğru mu? Saygılarımla...

Cevap :
Sayın Kaya, Hakedişlerden kesilen damga vergisi sözleşmeye ilişkin olmayıp hakediş ödemelerine ilişkin yapılan kesintidir. Dolayısıyla idarenin işlemi doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.09.2010
Soru :
iyi günler yapı denetim şirketinin yapı kooperatifine kestiği fatura da kdv oranı ne olmalıdır?ayrıca tevkifat uıygulaması var diye biliyorum.kısaca bilgi verirmisiniz.kdv oranı konusunda ve tevkifat hakkında teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Özen, Yapı Denetim firmalarının vermiş olduğu hizmette hesaplanacak KDV oranı %18 dir KDV 93 ve 99 Nolu Genel tebliğlerinde açıklandığı üzere ;Yapı denetim hizmeti alanlar ödedikleri KDV den 1/2 oranında stopaj yapacaklardır. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.09.2010
Soru :
üstad merhaba mükellefim bedaşa bağlı yatırım işinin ihalesini kazandı ve bu iş ile ilgili bazı işleri taşeron firmalara iş yaptıracak. Taşeron firmaların sgk dosyası nasıl açılacak.Bizim firmaya bağlı olarakmı sgk dosya numarası verilecek bu firmaların işe başlangıcı bizim işe başlama tarihi ile aynımı olucak daha sonra açılış yapsak olurmu bu konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim şimdiden teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK altişveren dosyası açılması gerekmektedir. Konu ile ilgili alt işverenlik hükümlerini detaylı incelemenizi tavsiye ediyorum. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.09.2010
Soru :
LİMİTED ŞİRKETTEKİ BİRİKMİŞ KARLARI SERMAYEYE İLAVE EDİP.BİLAHARE ŞİRKETİN TASFİYE SONUNDA KAPATILMASINDA SERMAYENİN ORTAKLARA DAĞITIMI SIRASINDA STOPAJ ÖDENİP ÖDENMEYECEĞİ HAKKINDA BİLGİ ALMAK İSTİYORUM.HERHANGİ BİR SÜRE VARMIDIR. TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Geron, Önceki yıllarda sermayeye eklenmiş olan geçmiş yıl karlarının, şirket sermayesinin azaltılması veya tasfiye edilmesi sebebiyle ortaklara dağıtılması durumunda, kar dağıtımına bağlı olan vergi stopajının yapılması gerekiyor. Tasfiye ettiğiniz şirketinizin sermayesi içinde olan geçmiş yıl karlarını ortaklara dağıtırken yüzde 15 oranında gelir vergisi stopajına(kesintisine) tabi tutmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.09.2010
Soru :
31.12.2009 tarihinde esas sermayenin yetersiz kalması nedeni ile (Ortaklar Kurulu Kararı )ile Ortaklar Borçlandırılarak (529 hesap)Zarar Telafi Fonu oluşturulmuştur. Temmuz/2010 tarihi itibarı ile Sermaye artırımı yapmak istiyoruz. 529 (Zarar Telafi Fonu)nda bulunan sermaye yedeğini sermayeye ilave edebilmemiz için; 1-Ortaklar Kurulu karar örnegi ile 2-Fonun Sermayeye ilavesi ile ilğili Mali Müşavir rapor örenegi hakkında bilği vermeniz dileği ile

Cevap :
Sayın Ulusoy, Şirketin ortaklardan aldığı borç paralar 331 Hesapta takip edilir.529 Hesabı nasıl çalıştırdınız bilemiyoruz .Ancak 331(Ortaklara borçlar) hesabının sermayeye ilavesine ilişkin SMMM tespit rapor örneği web sitemizda Mevzuat/ Sermaye Tespit raporları bölümünden ulaşabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.09.2010
Soru :
Bir yabancı bankanın hisse senedi sahibinin bu senedi satması karşılığı elde ettiği gelr vergisine tabi olup olmadığı hakkında bilgi rica edeceğim. bu senetin tamamında 54 kupon var fakat 8 tanesi satılmış ve 106 yıllık bir senet

Cevap :
Sayın Demircan, İki yıldan fazla elde tutlan A.Ş Hisse sentlerinin satışından elde edilen Kazançlar Gelir Vergisine (Değer artış kazancı) tabi değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.09.2010
Soru :
İyi Çalışmalar Mali müşavirliğini yaptığım hastahane (başka yerde sigortalı çalışan )bir doktorla saat üzerinden anlaşma yapmış , fakat Ücreti aylık yazmışlar.Hastahanedende sigorta girişi yapılmış.Aylık Bildirgeyi Geldiği gün üzeinden maaşı ile mi vereceğiz (bence böyle olmalı)yoksa saat hesabı yapıp aylık taplam saatı günlük 7,5 e bölerek çıkan günümü beyan edeceğiz.Konu hakkında tereddüte düştüğüm için sizden bilgi rica ediyorum. İlginize şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yapılan Sözleşme ile SGK ya yapılan bildirimin uyumlu olması gerekmektedir. Eğer sözleşme yanlış ise taraflar bir araya gelerek düzeltme yapılmalıdır. Asi takdirde SGK ya yapılan beyan da meydana gelen tutarsızlık hem taraflar henm de kurumla işveren arasında İPC ye varan anlaşmazlıklara yol açacaktır. Bu düzeltmelerden sonra uygulma ve anlaşma saat üzerinden ise haftalık 45 günlük 7,5 saat olarak hesaplamalar yapılmalıdır. Buna göre parttime iş sözleşmesi düzenlenmeli ve eksik gün bildirim formu bu sözleşmeye göre yapılmalıdır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.09.2010
Soru :
Mükellefim envantere kayıtlı ticari aracı satacak, ancak araç motor ve yürüyen aksamındaki sorunlar sebebi ile piyasa fiyatının yaklaşık yarısına gidecek. bu durumda düzenleyeceğimiz faturada aracın fiyatı piyasa fiyatından oldukça düşük olacağı için, vergi dairesi ile sorun yaşarmıyız. konu hakkında yayınlanmışl bir tebliğ veya sirkü varmı?

Cevap :
Sayın karabacak, Aktife kayıtlı araçlar gerçek değeri ile alınır satılır.Bahsetiğiniz konumdaki aracın değerini bir eksper raporu ile belgelendirmek üzere satışını yapabilirsinz, Danışma Birim


 

Tarih : 06.09.2010
Soru :
İYİ GÜNLER BASINDA ÇALIŞANLAR İÇİN EMEKLİLİK ŞARTLARI HAKKINDA SORUM VAR. 01-12-1989 İŞE BAŞLAMA TARİHİ, 17-11-1969 DOĞUM TARİHİ OLAN ERKEK SİGORTALI 212 KANUNU İLE SİG.OLMUŞ HALEN ÇALIŞMAKTA. ŞU AN 4930 GÜN PRİMİ VAR.EMEKLİLİK ŞARTLARI NEDİR? YADA İNTERNET ARAŞTIRMASI İÇİN ADRES VERİRSENİZDE OLUR.ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILAR

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sosyal güvenlik reformu ile gazeteciler için 01.10.2008 tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin değerlendirilmesinde 3.600 gün prim ödeme şartı aranmayacağını hükme bağlandı. Son olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 11 Eylül 2009 tarihinde yayınladığı 2009/114 sayılı genelge ile 23 Mayıs 2002 tarihinde 3.600 günden az basın günü olanların da ilave sigortalılık süresinden yararlandırılması kararlaştırıldı. Son değişiklikle 23/5/2002 tarihinde 3600 günün altında olan basın sigortası (212) süresi sigortalılık süresinin tespitinde dikkate alınacağı gibi, 01.10.2008 tarihine kadar itibari hizmet süresi kapsamında geçen hizmetleri 3.600 gün koşulu aranmaksızın sigortalılık süresine ilave edilerek, emeklilik yaş hadlerinden indirim yapılacak. Böylece gazetecilere erken emeklilik avantajı sağlandı. sgk 2009/114 sayılı genelge iyi çalışmalar


 

Tarih : 03.09.2010
Soru :
Merhaba İşyerinde çalışma saatlerimiz sabah 8.00 akşam 18.00'dir. Cumartesi günü yarım gün saat 12.00'ye kadar çalışıyoruz. İş kanununa göre 45 saat çalışma süresini aşıyoruz. Bu aşan saat sürelerini %50 zamlı mesai olarak hesap pusulalarına intikal mı edilmesi gerekiyor? hesap pusulalarında bilgisayar proglarımdan otomatik 45 saat çıkıyor üstündeki saatlere mesai uygulaması yapıyoruz. Bu konu hakkında bilgi almak istiyordum. Mesaili uygulama doğru mudur? İşlerinizde kolaylıklar dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Fazla çalışma ücreti Madde 41 - Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. 63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.09.2010
Soru :
Merhabalar, Bir şahıs satmak amacı olmadığını beyan ederek, aynı ilde ve 7 farklı yerde özel konut inşaatı yaptırmaktadır, bu faaliyetine 1 yıl içinde farklı aylarda başlamıştır. Yapılanlar Ticari bir faaliyet midir? Vergi mükellefiyeti açtırılmalı mı? konu hakkınada aydınlatırsanız çok sevinirim. İyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Savaş, Bir kişinin 7 ayrı yerde 7 ayrı konut inşaası özel inşaat olarak kabul edilmesi söz konusu olamaz.yapılan işlem ticari bir işlem kabul edilip mükellefiyet tesis ettirmesi gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.09.2010
Soru :
Sn.Hocam; Sadece muhtasar beyannamesi verdiğimiz derneğe ait 04/06-2010 dönemi muhtasar beyannı sehven vermeyi unutmuş bulunmaktayız şimdi onu vermek istiyoruz, “Mükellef Gurubu” listesinden mükellefin durumuna uygun “Sermaye Şirketleri”, “Birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı”, “İkinci sınıf tüccarlar”, “Yukarıdakiler dışında beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar”, “Kazancı basit usülde vergilendirilenler”,ve “Gelir vergisinden muaf esnaf” bilgilerinden birinin seçilmesi zorunludur. “onay” düğmesine basıldığında tahakkuk ve varsa buna bağlı ihbarnameleri kesilebilmektedir. Burda özel seçeknek ekranında neyi işraretleyeceğimizi söylerseniz sevinirim. Mükellef iktisadi teşekküle tabi değil, sadece muhtasar beyanı vermekteyiz, tşk ederim...

Cevap :
Sayın Oynak, Kanuni süresinden sonra vereceğiniz muhtasar beyannameyi özel onay ve pişmanlık seçeneğini işaretleyerek verebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.09.2010
Soru :
sayın danışma birimi,işten ayrılış bildirgesi düzenlerken x işverene ait çalışanı y işvereninden çıkış yapmışız. bu hatayı düzeltme aşamaları ve süresi hakkında bilgi verirmisiniz.karşılaşacağımız cezai durum nedir?teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İptal bildirgelerini düzenlemeniz gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.09.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi Mükellefimiz olan bir limited şirketin BA alışlarından dolayı ilgili vergi dairesince gönderilen yazıda geçerli olamayn faturalar tespit edilmiş ve firma olarak 5811 sayılı Varlık Barışına istinaden yararlandık 1.750.000,00 mahrah bedelini bankaya yatırdık ve 26.11,2009 tarihinde Beyanını verdik Tahakkukkunu aldık ve vergisini beyan ve bildirim süresi olan 31.12.2009 tarihine kadar yatırdık.bankaya yatırılan miktarı özel fon hs.tuttuk.sermaye artırımını beyan tarihi ve bildirim tarihi olan 31.12,2009 tarihinden itibaren 6 ay olarak çalıştırdık ve sermaye artırımını 09.06.2010 tarihinde ticaret siciline tescil ve ilan ettirdik.Ticaret Sicili beyan ve bildirim tarihi 31.12.2009 tarihi (bu tarih dahil) sermaye artırımını 30.06.2010 tarihine kadar yapan mükellefler yasadan faydalanacak 30.06.2010 tarihinden sonra müracat edenlerin tescil işlemleri yapılmayacak diyor.Bu istinadan bağlı bulunduğumuz vergi dairesi firmadan şifai olarak 2009 yılına ait yevmiye defterin ön sayfasını,özel fon hesabına ait yevmiye maddelerini,ortaklar kurulunun sermaye artırım kararını ve Ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğine dair yazı istemektedir.Bu durum karşısında haklarımız nedir.neler yapmalıyız.beyan ettiğimiz tarihi baz aldığımızda sermaye artırım süresini 15 gün geçmiş oluyoruz vergi affında bildirim beyan beyan süresi herkes için eşit değilmidir.erkan beyan ettiğimiz için kendi kendimize cezalı durumamı düştük.Meslek mensubu olarak zor durumdayız Odanın bununla ilgili maliye bakanlığınca bir çalışması varmı çok uzun bir soru oldu saygılar.

Cevap :
Sayın Ekinci, Sorunuzda da bahsettiğiniz üzere artırılan sermayenin ticaret siciline geç tescilden dolayı 5811 sayılı Yasa hükümlerini yerine getirmediğiniz anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yasanın avantajlarından faydalanamazsınız. Konuya ilişkin olarak yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekir. Mükelleflerin bağlı olduğu Ticaret ve Sanayi Odaları ve TOBB konuya ilişkin yasal düzenleme için Maliye Bakanlığına başvurmuştur. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.09.2010
Soru :
merhaba.31/07/2010-09/08/2010 tarihine kadar istirahatli,10/08/2010 da çalışabilir durumda olan bi çalışanın toplam istirahat süresi 10 gün olur değil mi.bir de hafta tatiline hak kazanabilmek için diğer günler tam olarak çalışma şartı var.peki bu durumda hafta tatiline rastlayan istirahat sürelerinde sgk nın yaklaşımı nasıl oluyo ilk 2 günü zaten ödemiyo hafta tatillerini de mi ödemiyor bilgilendirirseniz sevinirim..iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 31.08...1 01.09...2 02.09...3 03.09...4 04.09...5 05.09...6 06.09...7 07.09...8 08.09...9 09.09...10 gün istirahat bildirimi olması gerekmektedir. Çalışmaya başladığı süreler dikkate alınarak hafta tatili hesabı yapılmalıdır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.09.2010
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Ltd.Şti. 4 ortaktan oluşmaktadır. ortaklar şirkette fiilen çalışmaktadırlar. şirket ortaklarından 2 tanesi 1'i SSK emeklisi 1'si Bağkur emeklisi kalan 2'si şu anda bağkurludur. Bu ortaklara huzur hakkı ücret ödemesi yapmaktayım bu güne kadar ücret ödemelerinden sadece vergi ve damga vergisi kesintisi yaptım ancak bazı meslektaşlarım bu ödemelerden SSK veya SGDP kesintisi yapmam gerektiğini tarafıma ilettiler. 2 Bağkurlu ortağa neden bir daha prim ödemem gerektiğini anlamadım ancak Emekli olan Ortaklar için tereddütte kaldım konu hakkında tarafıma bilgi vermenizi rica ediyorum. Kesinti yapılacaksa bunları nerden beyan edip ödiyecem teşekkürler. İyi Çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yapmış olduğpnuz uygulama doğru ikinci ücret için gelir ve damga vergisi kesilmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 30.08.2010
Soru :
Şirketimiz de h.içi mesaisi 8.30 - 18. 30 olmak üzere, haftalık çalışma sati 45 saattir. C.tesi ve pazar günleri h.sonu tatili uygulanmaktadır.Ağustos ayı içerisinde mecburi hizmet için c.tesi ve pazar günleri tam gün çalışılmıştır.Bunun için personele mesai ücreti tahakkuk edecektir. Ancak, personelimiz h.sonu çalıştığı için p.tesi günü işe gelmeyerek haftalık tatilini kullandığını belirtmiştir. Bu durumda , personelimiz habersiz olarak böyle davranması uygun mudur, yoksa p.tesi işe gelmedikleri için ücretsiz izin mi kullanmış sayılırlar. Bu vesile ile çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Hafta tatili ücreti Madde 46 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki; a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri, c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, Çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır. Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir. İşçi tatil yapmayarak çalıştığı hafta tatilinin ücretini fazala çalışma olarak aldı ise pazartesi işe gelmemesinin haklı nedeninin ne olduğunu yasal olarak bildirmelidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.08.2010
Soru :
kolay gelsin üstad malumunuz,öteden beri tartışmalı bir mevzu.maliye,toprak sahibi adına düzenlenmiş bulunan bir belgedeki kdv'nin mükellef (müteahhid) tarafından indirim konusu yapılamayacağı gibi bu belgede belirtilen giderlerin de matrahtan indirim konusu yapılamayacağını ileri sürmektedir.diğer yandan mükellef (müteahhit) ise haklı olarak; "bu giderlere fiilen ben katlanıyorum,üstelik toprak sahibiyle yaptığım noter tasdikli kat karşılığı sözleşmem mevcut" demekte ve toprak sahibi adına düzenlenen evrakı da defterlerine kaydetmektedir.sorum şu; toprak sahibi adına düzenlenmesine rağmen mükellefin kendi defterlerine kaydettiği mezkur nitelikteki evrak mükellefin BA-BS formlarına dahil edilecek midir? bir de 2 NOLU KDV beyannamesini ilgilendiren (tevkifatlı yapı denetim faturaları gibi) anılan tarzdaki evraka müstenid kdv, sorumlu sıfatıyla toprak sahibi yerine müteahhit(mükellef) tarafından mı beyan edilecektir.yani vergi idaresi,"madem toprak sahibi adına olan bu evrakları kendi defter kayıtlarına gider kaydedip kdv sini de indirim konusu yapıyorsun o halde tevkifatlı faturalardaki kdv yi de sorumlu sıfatıyla sen beyan etmelisin" dermi?

Cevap :
Sayın Uluğ, Bahsettiğiniz konunun KDV tevkifatı ile ilişkisi yoktur. KDV Kanununa göre indirim yapılabilmesi için fatura ve benzeri vesikaların indirimi yapacak mükellef adına düzenlenmesi gerekir. Ba-Bs formlarının tanziminde de mükelleflerin düzenlemiş oldukları veya almış oldukları fatura ve benzeri vesikaların KDV hariç tutarları yazılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.08.2010
Soru :
Merhabalar, Bir işçi 2 yıl önce işyerinin kapanışından dolayı firma tarafından işten çıkartılmış fakat herhangi bir tazminat ödenmemiştir.İşçi işten çıkartılırken bir evrak ta imzalamamıştır. Acaba bu işçinin Tazminat hakkı hala saklımıdır.İşvereni Ne kadar süre içinde dava etmeliydi ? Dava etme süresini geçirmişmidir? Bu konu hakkında tarafıma bilgi vermenizi önemle rica ederim. Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu - KIDEM TAZMİNATINDA ZAMANAŞIMININ BAŞLANGICI VE SÜRESİ Kıdem tazminatında zamanaşımının başlangıcı, iş akdinin feshedildiği tarihtir. Başka bir ifadeyle, kıdem tazminatı iş akdinin feshiyle doğar. İş Kanunu’nda ve Borçlar Kanunu’nda, kıdem tazminatı alacakları için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Ancak, öteden beri kıdem tazminatına ilişkin davalar, hakkın doğumundan itibaren, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur (6). Yargıtay bir Kararı’nda (7) “Kıdem ve ihbar tazminatı alacakları Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık dava zaman aşımı süresine tabidir.” demektedir. Benzeri şekilde Yargıtay başka bir kararında (8) “ihbar ve kıdem tazminatında zamanaşımı süresi 10 yıldır.” demektedir. Kıdem tazminatının zamanaşımına yönelik Yargıtay Genel Kurulu’nun bir Kararı’nda (9) “zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir (10). Hemen belirtilmelidir ki, gerek İş Kanunu’nda, gerekse Borçlar Kanunu’nda, kıdem tazminatı alacakları için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Ancak, öteden beri uygulama ve öğretide kıdem tazminatına ilişkin davalar, hakkın doğumundan itibaren, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur (11). Bu noktada, zamanaşımı başlangıcına esas alınan kıdem tazminatı hakkının doğumu ise, işçi açısından hizmet akdinin feshedildiği tarihtir” denilmektedir. Örnek karar ÖZET: İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına ilişkin dava BK 125.maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. ************** (818 s. K. m. 125) Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı zamanaşımından reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Kıdem, ihbar tazminatı alacakları Borçlar Kanununun 125. maddesi gereğince on yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Böyle olunca işin esasına girilmeden, beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile bu alacakların da reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.08.2010
Soru :
merhabalar,sorum personellerimize ödenen yol ve yemek paraları ile ilgili.yeni yayınlanan sgk mevzuatına göre hakedilen ücret ve prim ikramiye vb istihkak ödemeleri ayrı tutulmuştur.Bizim ödediğimiz yol parası ve yemek parasını hangi ücretlendirmeye yazacağımız konusunda tereddüt etmekteyiz.SGK bununla ilgili yeterli açıklama yapmamıştır.vereceğiniz cevap için teşşş ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Prim ödeme gün sayısına 1 ila 30 arasında bir gün sayısı girilmiş olması halinde, - "Hak Edilen Ücret" bölümüne, sigortalıların ay içinde hak ettikleri ücretleri girilecek olup, prim ödeme gün sayısına karşılık gelen prime esas kazanç alt sınırının altında ve prim ödeme gün sayısına karşılık gelen prime esas kazanç üst sınırının üstünde ücret girişine izin verilmeyecektir. - "Prim İkramiye ve Bu Nitelikteki İstihkak" bölümüne, sigortalılara ilgili ayda ödenen ücret dışı ödemeler (prim, ikramiye ve bu nitelikteki istihkaklar) girilecek olup, "Hak Edilen Ücret" bölümüne girilen kazanç tutarı da dikkate alınarak, prim ödeme gün sayısına karşılık gelen üst sınırının üstünde, ücret dışı ödeme girişine izin verilmeyecektir. Açıklamalarında belirtildiği gibi her türlü istihkak kısmına yazabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 20.08.2010
Soru :
Üstad Kolay gelsin. Kimya firması olarak yurt dışından 34031910 gtip numaralı 1 sayılı listesnin b cetvelindeki malı ithal ettik.gümrük te teminat ödedik. Biz bu malı varillerde alıp küçük tüplere doldurarak gazla basınçlı(aerosol) hale getirip müşterilerimize satıyoruz. Satış yapılırken müşteriye ayrıca ötv kesmemiz gerekiyormu. ötv mükellefiyeti açtırmak gerekecekmi.teminat çözümü hakkında deteylı bilgi verirseniz sevinirim. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Özkara, ÖTV nin gümrükte ödenmeyip teminat gösterilmesi halinde yurtiçinde ÖTV mükellefiyeti açtırıp, ÖTV beyannamesinde bu vergiyi beyan edip ödeyeceksiniz. Ödediğiniz ÖTV tahakkuk fişi ve makbuzunu ibraz ederek gümrükteki teminatı çözdüreceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.08.2010
Soru :
Öncelikle güzel günler dileyerk sorumu sormak istiyorum. özel matrah keline tabi işlemlerde Kdv'nin indirim yapılaıp yapılamayacağı. Bu hususta yıllardı değişen makaleler okudum, ancak hala tam ikna olabilmiş değilim. 85 nolu tebliğle Kontör satışlarına da kdv getirilmiş ve bayinin kar payı ile birlikte kdv hesaplanmıştır. Bu tür alımlarda 22 nolu tebliğ ve KDVK 34. e göre indirim yapılabilirliği hususunda pek bir tereddütümüz yok. Ancak; Bazı Distribütör firmalar aynı kontor faturalarını keserken bayi karını falan hiç hesaplamadan faturanın tamamı için "faturada yer alan mal özel matrah şekline tabidir" ibaresini kullanarak KDV. ni ayrıca göstermemektedir. Bu durum bizlerde KDVK 34. e göre indirimi yapılamaz 22. nolu tebliğe göre ise indirimi mümkün olabilir gibi bir hal almaktadır. Sonuç olarak her iki işlemi de uygulayan meslektaşlarımız var. Konu hakkında aydınlatıcı bir yazı gönderirseniz çok seviniriz. Çok Teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum...

Cevap :
Sayın Evirgen, Özel matrah şekliyle satın alınıp teslim edilen mallar için KDV indirim konusu yapılamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.08.2010
Soru :
Merhaba, Bilindiği gibi Temmuz ayı itibariyle Aylık Bildirgelerde SPEK "Hak Edilen Ücret" ve "Prim,İkramiye vb." olarak iki bölüme ayrıldı. Personelimize her ay düzenli olarak yol yardımı ödemesi yapıyoruz. Yol Yardımı hangi bölüme girmektedir? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu -Prime Esas Olmayan Kazançlar 1- Yolluklar 2- Ölüm, Doğum ve Evlenme Yardımları 3- Aynî Yardımlar 4- Kasa tazminatı veya iş riski zamları 5- Kıdem Tazminatı 6- İhbar Tazminatı 7- Avans Olarak Ödenen Ücretler 8- 4857 Sayılı İş Kanununun 21 inci Maddesine Göre Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonucunda, Ödenmesine Karar verilen Ödemeler İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.08.2010
Soru :
ÇOK DEĞERLİ ÜSTADIM, MERHABALAR, 1/1/1959 DOĞUMLUYUM, ŞUBAT 1983 BAĞKUR BAŞLANGICIM OLDU - 840 GÜN AĞUSTOS 1985 SSK BAŞLANGICIM OLDU - 3591 GÜN 03/1979 - 11/1980 ASKERLİK BAĞKUR BORÇLAN- 600 GÜN ( 08/2010 TARİHİNDE YAPTIM ) SON YEDİ YIL ANLAMINDA HAREKETLERİM, 12/2006 - 09/2008 ARASI SSK TABİ 660 GÜN 10/2008 - 08/2010 ARASI İ.BAĞKUR 690 GÜN SORUM ŞU OLACAK; 1- SON YEDİ YIL İÇİNDE BAĞKURA DAHA FAZLA PRİM YATIRMAMA RAĞMEN SSK TAHSİS SERVİSİNDEKİ YETKİLİ BENİM SSK YA EMEKLİLİK MÜRACAATI YAPMAMA ENGEL OLMADIĞINI SÖYLEDİ, DOĞRU MU? SON YEDİ YIL MEVZUUNU AÇARMISINIZ, 2- YUKARIDAKİ VERİLERE GÖRE EMEKLİLİK HESABI HAKKINDA YARDIMCI OLURMUSUNUZ? AYDINLATIRSANIZ ÇOK MEMNUN OLURUM, SAYGILARIMLA,

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Emekli olmanıza 119 gününüz kalmış görünmektedir. 1985 yılından 10/2008 tarihine kadar ssk kapsamında prim ödediğinizi verilerinizden anlıyoruz. Şu halde son yedi yıllık çalışma döneminizde ençok SSK lı olarak hizmetiniz olmuştur. SGK 4/a dan 119 gün sonra hizmet birleştirmesi yaparak emeklilik talebinde bulunabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.08.2010
Soru :
MERHABALAR, Şahıs şirketi olan bir mükellef ayrıca bir Limited Şirkete ortak olabilir mi ? Ayrıca elinde bulundurduğu isim patentini ne şekilde başka firmaya kullandırabilir.O firmaya ortak olmak zorundamıdır yok sa isim hakkını kiraya verebilir mi ? vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkür ederim. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Karaahmetoğlu, Şahıs işletmesi olan gelir vergisi mükellefi kişinin herhangi bir şirkete ortak olmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Gelir vergisi mükellefi olan kişi elinde bulundurduğu isim hakkını şirkete kiraya verebilir. Bu isim hakkı işletmenin faaliyet konusuna giriyor ise fatura düzenleyerek kira gelirini tevsik eder. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.08.2010
Soru :
5510 sayılı SGK kanununa göre; "A.Ş. ortaklarından 1/10/2008 tarihinden sonra sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin 1 Nisan 2009 tarihine kadar SGK' ya yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilecektir" Buna göre 1 Nisan 2009' a kadar başvuru yapmayan A.Ş. ortaklarının bu durumda ne yapmaları gerekir. 1/10/2008 tarihinden sonraki durumları ne olacaktır. Artık SGK lı sayılmayacaklar mıdır. Bundan sonra SGK' lı olarak devam mı edecekler. Yoksa bağkur için açılış başvurusu ile prime ödemeye başlamaları mı gerekmektedir. Geriye dönük SGK prim ödemeleri emeklilik için ileride geçerli olacak mıdır Bu konular hakkında yardımcı olmanızı rica etmekteyim. Saygılar Hamza Araç

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları 1479 sayılı kanunun mülga 24'üncü maddesi ile 01/10/2008 tarihinden önce anonim şirketlerin kurucu ortakları ve yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılmakta iken, 5510 sayılı kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ile 01/10/2008 tarihinden itibaren sadece anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları yönetim kuruluna seçildikleri tarih itibariyle sigortalı sayılmışlardır. Bu kapsamda sayılan kişiler, şirket yetkililerince yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde SGK'ya bildirilecektir. Anonim şirketlerde şirket ortağı olmayan yönetim kurulu üyeleri 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaklardır. 5510 sayılı kanunun geçici 22'nci maddesi ile 1479 sayılı kanuna göre 01/10/2008 tarihinden önce anonim şirketlerin kurucu ortağı olmaları nedeniyle sigortalı olanlardan, 5510 sayılı kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi kapsamında sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin 01/10/2008 tarihinden itibaren altı ay içinde (01/04/2009 tarihine kadar) SGK'ya yazılı olarak talepte bulunmaları halinde, sigortalılıkları devam ettirilmektedir. 01/04/2009 tarihine kadar talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise 01/10/2008 tarihi itibariyle sona erdirilmiştir İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.08.2010
Soru :
vergi mükellefi olmayan şahıs kendi arsası üzerinde özel bina inşaatı yapmak ister. Belediye ruhsat vermek için kişiden faaliyet belgesini talep ediyor. Bu kişi vergi mükellefi olmak zorundamıdır. Bundan önceki yıllarda özel bina inşaatlarında binayı yapan arsa sahibi ise mükellefiyet tesis edilmiyordu. Belediye faaliyet belgesi istemekle haklımıdır. Haklı değilse belediyenin karşısında hangi kanuni gerekçe ile durabiliriz. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Beyazal, Kişilerin kendi ihtiyaçları için yaptıracakları özel inşaatlarda vergi mükellefiyeti sözkonusu olmaz. Belediyeden alınacak inşaat ruhsatında inşaatın ticari olmadığının taahhüt edilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.08.2010
Soru :
Merhaba, 30 Mart 2010 tarihinde doğum iznini kullanmak üzere raporunu alan personel, 31 Mart tarihinde şube kapanışından dolayı, aynı şirketin merkez adresine nakledilerek, raporlu olarak gösterilmiştir.Ancak bu işyeri naklini, nasılsa işten çıkarma şeklinde algılayan personel, şirket aleyhine dava açmıştır ve ileri tarihte bu dava görülecektir. Bu arada, rapor başlama tarihine göre doğum öncesi ve doğum sonrası süreler göz önüne alındığında işçinin ücretli izin süresi de 30 Temmuz 2010 tarihi itibari ile sona ermiş olmalıdır. Yapılan her türlü çağrıya rağmen, çalışan raporunu yeniletip yeniletmediği konusunda bilgi vermemekte,işe başlamamakta veya ücretsiz izin kullanıp kullanmayacağı yönünde bilgi de vermemektedir. Dolayısı ile SGK internet sitesinden de raporu nihayetlendirilememektedir. Çalışanın; işveren aleyhine haksız yere işten çıkarma, eksik ücret ödeme v.b. nedenlerle dava açtığı da göze alınarak, işverene bu konuda nasıl bir yol izlemesi gerektiğini önermek uygun olacaktır. Teşekkürler…

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin rızası alınmadan nakil işleminin yapılması yanlış bir uygulamadır. Ancak nakil işlemi gerçekleşmiş ve çalışma şartları ve adresi kadın işçi için uygun ise dava da sorun yaşayacağınızı zannetmiyorum. Rapor konusunda işçiye yazılı bir ihtar gönderin . Bu ihtarda işe gelmediğinizin ve rapor bildirmediğiniz için 4857 sayılı kanun gereğince yasal işlemin yapılacağını bildiriniz. İşçi bu ihtara yazılı cevap vermek durumundadır. Aksi halde Bildirimin yasal bekleme süresi bitmesine rağmen yazılı ve haklı bir sebep bildirmeyen işçiyi ihbarsız ve tazminatsız işten çıkarma işleminin yapılacağını kadın işçiye bildiriniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.08.2010
Soru :
İYİ ÇALIŞMALAR YENİ KURDUĞUM BİR İNŞAAT ŞİRKETİ KAT KARŞILIĞI SÖZLEŞME İMZALADI. HENÜZ RUHSAT ÇIKMADI İŞÇİ GİRİŞİ YAPACAĞIZ BU GİRİŞ ASGARİ İŞÇİLİĞE SAYDIRILABİLİR Mİ ASGARİ İŞÇİLİK İÇİN DOSYA AÇTIRMADA DİKKAT EDECEĞİMİZ HUSUSLAR NEDİR. SSK YA DOSYA AÇTIRIRKEN İNŞAATIN YAPILDIĞI ADRESİMİ YOKSA ŞİRKET MERKEZİNİ Mİ GÖSTERECEĞİZ. İLK DEFA İNŞAAT İŞİ YAPACAĞIM İÇİN MEVZUAT HAKKINDA YETERLİ BİLGİYİ ALMAK İSTİYORUM ŞİMDİDEN ÇOK TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Asgari İşçilikle ilgili uygulamanınyasal dayanağı ektedir. İncelemenizi tavsiye ediyorum. 12 Mayıs 2010 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 27579 Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ASGARİ İŞÇİLİK TESPİT KOMİSYONUNCA BELİRLENEN ÇEŞİTLİ İŞKOLLARINA AİT ASGARİ İŞÇİLİK ORANLARINI GÖSTERİR TEBLİĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde oluşturulan Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca çeşitli işkollarına ait asgari işçilik oranlarının belirlenmesi ve bu oranların belirlenmesinde esas alınan kriterleri düzenlemektir. (2) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 85 inci maddesinde sayılan kurum, kuruluş ve bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan her türlü işler ile gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılan özel nitelikteki inşaat işlerine uygulanacak asgari işçilik oranları ile ilgili işlemleri kapsar. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 28/8/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 117 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 27/9/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen; Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını, Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu, Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu, Ünite: Kurumun ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünü/Sosyal Güvenlik Merkezini, İdare: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 85 inci maddesinde sayılan kurum, kuruluş ve bankaları, İşveren: Sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi, Meslek Mensubu: 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanuna göre Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğince ruhsat verilmiş, çalışanlar kütüğüne kayıtlı serbest muhasebeci mali müşavirler ile yeminli mali müşavirleri, Asgari İşçilik Oranı: İhale mevzuatına göre yaptırılan işlerde istihkak tutarı, özel nitelikteki inşaat işyerlerinde ise maliyet bedeli içerisindeki asgari işçilik miktarının yüzdesini, ifade eder. Çeşitli işkollarının asgari işçilik oranları MADDE 4 – (1) Kuruma yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığının Ünitece araştırılmasında veya meslek mensupları tarafından ihale konusu işler ile özel nitelikteki inşaat işyerlerinden dolayı işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda rapor düzenlenirken ya da Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespitinde dikkate alınmak üzere, Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca çeşitli işkollarına ilişkin belirlenen oranlar, bu Tebliğ eki listede yayımlanmıştır. (2) Ünitelerce yapılacak araştırma işleminde veya meslek mensuplarınca işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenecek raporlarda ya da Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespiti hususunda yapılacak incelemelerde, söz konusu işkolları ile ilgili olarak bu listede belirtilen oranlar esas alınmak suretiyle işlem yapılacaktır. Listede oranları bulunmayan işler MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ eki listede asgari işçilik oranı bulunmayan işler ile İdarece akreditif bedeli ödenmek ya da ihale bedeli dışında kısmen veya tamamen malzeme verilmek suretiyle yaptırılan işlere ait asgari işçilik oranları, Komisyonca tespit edilecektir. Ayrıca, oranı belli olmayan işler hakkında Üniteler veya Meslek Mensupları ya da Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılacak işlemlerde, listede benzer bir iş için belirlenmiş olan oran dikkate alınamayacağı gibi, daha önce Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca başka bir işyerinde yapılan iş dolayısıyla belirlenmiş olan oran da dikkate alınamayacaktır. (2) Ancak, tek sözleşme ile yapılan ihale konusu işin birden fazla işkolunu kapsıyor olması ve her bir işin asgari işçilik oranının Tebliğ eki listede mevcut olması durumunda, işverenin yazılı isteği de olmak kaydıyla, yapılacak işlemde bu işlerin en yükseğine ilişkin oran dikkate alınacaktır. (3) Meslek mensuplarınca rapor düzenlenmek üzere defter ve belgeleri incelenen işlere ait oranların bu Tebliğ eki listede bulunmaması halinde, oranın Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca belirlenmesi amacıyla tespite konu işe ait olup, İdarece her sayfası onaylanmış son hak- ediş raporu ve oranın tespiti için gerekli olan diğer belgeler (sözleşme, iş bitirme belgesi vb.) meslek mensubunca ilgili Ünitey


 

Tarih : 10.08.2010
Soru :
SORU:İŞÇİLERE ÇALIŞMAKTA İKEN İZİN ÜCRETİ ÖDENİRMİ? ÖDENİRSE BÜRÜT ÜCRETMİ YOKSA NET ÜCRETMİ? BÜRÜT ÜCRETDEN ANLAŞILAN ASGARİ ÜCRETİN BÜRÜTÜMÜDÜR?BİR ÖRNEK VERECEK OLURSAK 1 YILINI TAMALAYN İŞÇİ 14 GÜNLÜK İZİN HAK EDİYOR YANİ 760,50/30X14=354,90 MIDIR.CEVAP İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı İş Kanununa göre; Yıllık izin ücreti Madde 57 - İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır. Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir. Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 09.08.2010
Soru :
İyigünler. Çalışmakta olan bayan işçimiz evleneceğini gerekli önelleri gözönünde bulundurarak işverene bildirmiş ve işten ayrılmıştır. Hangi tazminatlara hak kazanır.? Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalıştığı işyerinde bir yıllık kıdemini doldurmuş olan kadın işçinin evlenmesi sebebiyle kıdem tazminatına hakkazanacağı 1475/14. maddesinde belirtilmiştir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 09.08.2010
Soru :
Selam üsdat ssk e bildirgesinde fazla mesai hak edilen ücretten çıkaracakmıyız. bilgi vermenizi rica ederim

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu e-bildirgede hak edilen ücret kısmına net ücretin yazılması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.08.2010
Soru :
Merhaba,çalısmakta olan personelimiz yurt dısnda dil okuluna gitmek için isinden cıkmak istiyor. Kıdem tazmınatına yada her hangi bir ödemeye hak kazanır mı?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kendi isteğiyle ayrılmak isteyen bu işçiniz için kıdem tazminatı hakkı bulunmamaktadır. ancak kendisi bidirimde bulunduğu için bildirim öneline ait süreler için ihbar tazminatı uygulaması hakkı bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.08.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi 07/2010 dönemi itibariyle verilecek olan SGK Aylık prim ve hizmet bildirgelerinde, hak edilen ücret ile prim ikramiye ve bu nitelikteki ödemelerin ayrı gösterileceği hususu, temmuz ayı dolmadan SGK e- bildirge sayfasında ilan olmuştu. Personelin ikramiyesi de bulunmaktadır. 03/08/2010 tarihinde 07/2010 dönemi SGK aylık prim ve hizmet bildirgesini göndermek için şifre ile giriş yaptığımda 06/2010 döneminden farklı hiçbir durumla karşılaşmadım. İşverenin özel durumu nedeniyle bildirgeleri o gün acilen verdik. Tahakkukla birlikte çıkan 07/2010 dönemi sigortalı hizmet listelerinde de ikramiye sütunu bulunmamaktadır ve barkodlu belgeleri elimdedir. Ancak konuyu merak edip 06.08.2010 tarihinde onaylanmış hizmet listesi görüntüsüne girdiğimde ekranda ikramiye sütununun açılmış olduğunu ve ikramiye satırlarının 0,00 T.L. olduğunu görüyorum. Yani bugün verdiğim bildirgeyi sistemden inceleyen ikramiye sütunu olup buraya prim girilmemiş olarak görür. Ama 03.08.2010 tarihinde girdiğimde ikramiye sütunu yoktu ve bu sütunun olmamış haliyle 07/2010 dönemi barkodlu hizmet listesi elimdedir. 07/2010 dönemi SGK tahakkukları ödenmiştir. Bu durumda ne yapmalıyım ? Cezai durumla karşılaşır mıyız, Bildirgeler iptal olup yeniden bildirgeler verilirse Damga vergilerini ödemek zorunda kalmayacak mıyız? Bizim hiçbir hatamız olmayan bu durum için ne önerirsiniz? Teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sistemde ikramiye sütunu yer alan ve yeni düzenlemeleri içeren e-bildirge kısmı bulunmktadır. Sizin bir öceki dönem ya da bilgi işlemi revize etmeden girme ihtimaliniz olabilir mi? Her halukarda temmuz ayında vermiş olsuğunuz ikramiye spek te görülmüyorsa düzeltme vermenizi tavsiye etmekteyiz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.08.2010
Soru :
YAP İŞLET DEVRET MODELİ İLE BELEDİYE PARKINI 1.000.000 TL YATIRIM BEDELİ İLE 2 YILLIK İŞLETME HAKKINI KAZANDIK. FAKAT PARKIN İŞLETMESİNİ BAŞKA BİR FİRMAYA VERMEK İSTİYORUZ BUNUNLA İLGİLİ OLARAK MUHASEBE KAYITLARI VE DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN HUSUSLAR HAKKINDA BİLGİ VERMENİZİ RİCA EDERİM.SAYGILARIMLA,

Cevap :
Sayın Baştaş, Firmanız bahsettiğiniz yeri kiraya vermesi halinde elde edilen gelir için KDV li fatura düzenleyip 600 hesapta gelir kaydedeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.08.2010
Soru :
Merhabalar, Temmuz ayından itibaren aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas kazanç 1-hak edilen ücret 2-Prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak olarak ayrıştırıldı. 1-ödenen fazla mesaileri hangi guruba kaydetmek doğru olur 2-normalde izin parası yok ama, mevcut firmamda çalışan personeli izne çıkarma şansı pek yok, izin hakkı ücret olarak ödenecek bu ödemeyi hangi guruba kaydetmek doğru olur Görüş ve önerileriniz için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 12 Mayıs 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ile 4 / (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanların (SSK'lılar) sigorta primine esas kazanç bildirimlerinde; hak edilen ücretler ile prim, ikramiye ve bu nitelikteki ödemelerin ayrı ayrı gösterileceği hükme bağlanmıştır. Ancak geçiş dönemi için de 3 aylık süre tanınmıştı. 23 Ağustos'a kadar SGK'ya verilecek olan 2010/Temmuz ayına ilişkin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgesinden itibaren başlanılacağı öngörülmüştür. Aylık prim ve hizmet belgelerinin e-Bildirge kanalıyla gönderilmesi sırasında, sigortalıların hak ettikleri ücretleri ile sigortalılara ay içinde ödenen prim, ikramiye gibi istihkaklar, prime esas kazanç başlığı altında tek kalem halinde sisteme girilmekte iken, 2010/Temmuz ayına ilişkin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgesinden başlanılarak, - Sigortalıların ay içinde hak ettikleri ücretlerinin "hak edilen ücret", - Sigortalılara ay içinde ödenen prim, ikramiye gibi istihkakların ise, "prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak", olarak ayrı ayrı girilmesi gerekecektir. Ayrıca, ay içinde bazı iş günlerinde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalıların prim ödeme gün sayılarının hatalı girilmesinin önlenmesi amacıyla, aylık prim ve hizmet belgesine "eksik gün sayısı" başlıklı yeni bir bölüm ilave edilmiştir. Aylık prim ve hizmet belgesinde yapılan bu değişikliklere istinaden, 2010/Temmuz ayına ilişkin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgesinden başlanılarak e-Sigorta programı vasıtasıyla yapılacak olan girişler sırasında, sigortalının ay içindeki prime esas kazanç tutarı "hak edilen ücret" ve "prim ikramiye ve Bu nitelikteki istihkak" olarak ayrı ayrı girileceği gibi, ay içinde bazı günlerde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalılar için "Eksik Gün Nedeninin" yanı sıra ayrıca "Eksik Gün Sayısı" da girilecektir. Bu nedenle Haziran / 2010 ayı bildirgelerinin 23 Temmuz 2010 tarihine kadar SGK'ya verilmesini müteakip temmuz ayı bildirgelerinin verileceği 23 Ağustos'tan önce bordro programlarında ivedilikle güncelleme yapılması gerekmektedir. Çünkü, temmuz ayı bildirgesi yeni sisteme göre verilecektir. Aylık prim ve hizmet belgesinde yapılan bu değişikliklere istinaden, 2010 / Temmuz ayına ilişkin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgesinden başlanılarak e-Sigorta programı vasıtasıyla yapılacak olan girişler sırasında, sigortalının ay içindeki prime esas kazanç tutarı "hak edilen ücret" ve "prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak" olarak ayrı ayrı girileceği gibi, ay içinde bazı günlerde çalışmayan ve çalışmadığı günler için de ücret almayan sigortalılar için "Eksik Gün Nedeninin" yanı sıra ayrıca "Eksik Gün Sayısı" da girilecektir. e-Bildirge programları vasıtasıyla yapılacak olan veri girişleri sırasında, ay içindeki prim ödeme gün sayısı eksik girilip ayrıca eksik gün nedeni işaretlendiğinde, sistem tarafından kullanıcıdan eksik gün sayısının girilmesi istenilecek, kullanıcı tarafından girilen eksik gün sayısının, sigortalının ilgili aydaki prim ödeme gün sayısı ve varsa işe giriş ve çıkış tarihi ile ilgili aydaki gün sayısı karşılaştırıldıktan sonra, eksik gün sayısının hatalı girilip girilmediği sistem tarafından kontrol edilecek, ve sistem tarafından yalnızca doğru olan verilerin girişine izin verilecektir. Belge türünün 7, 22, 25, 28, 41, 90, 91 ve 92 nolu seçilmesi halinde yalnızca ücret girişi yapılabileceğinden, "prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak" bölümüne herhangi bir kazanç tutarı girilemeyecektir. Hak edilen ücret ile prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak'ın aylık prim hizmet belgesine ayrı ayrı girilmesi uygulaması 2010 / 7'nci aydan itibaren başlayacağına göre, 1 Temmuz 2010 tarihinden sonra işten ayrılan sigortalılar için verilecek işten ayrılma belgesinde de "hak edilen ücret" ile "prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak"ın ayrı ayrı girilmesi gerekecektir. Özellikle 1 Temmuz'dan sonra işten ayrılan işçiler için verilen işten ayrılış bildirgesinde "hak edilen ücret" ile "prim ikramiye ve bu nitelikteki istihkak"ın ayrı ayrı girilmesi gerektiğine dikkat edilmelidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.08.2010
Soru :
ramazan ayında personele hediye çeki vermeyi düşünüyoruz kayıtlara alma gelir vergisi ve damga vergisi uygulamaları hakkında bilgiye ihtiyacım var

Cevap :
Sayın Dikme Vergilendirilecek tutar, personele verilen erzakın KDV dahil bedelinin brüt tutarı olacak. Başka bir anlatımla, her bir personele verilen erzakın maliyet bedeli ile katma değer vergisi tutarının toplamı, o personele ödenen ayni ücretin net tutarı sayılacak. Bu net tutar, personelin ücretinin vergilendirildiği vergi oranı esas alınarak brütleştirilecek. Yani verilen erzakın KDV si dahil bedelinin brüt tutarı bulunacak. Bulunan brüt tutar, o ayın ücreti ile birleştirilerek üzerinden gelir vergisi ve damga vergisi hesaplanacak. Ayrıca Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre ayni yardımlar sigorta primine tabi olmadığından, personele verilen erzakın maliyet bedeli üzerinden sigorta ve işsizlik sigortası primi kesintisi yapılmayacak, sigorta primi işveren payı da hesaplanmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.08.2010
Soru :
ALÇIPAN İŞLERİ YAPAN BİR LİMİTED ŞİTKETİZ.YILLARA YAYGIN İNŞAAT YAPAN BİR FİRMANIN TAŞERONU OLARAK İNŞAATIN ALÇIPAN İŞLERİNİ YAPIYORUZ.HER AY YAPTIĞIMIZ İŞ KARŞILIĞI FATURAYI KESTİĞİMİZDE BİZE %3 HAKEDİŞ UYGULUYORLAR.BU İŞLEM İÇİN GEÇİCİ VERGİ YAPARKEN KAR ZARAR HESAPLAYACAKMIYIZ.YOKSA İNŞAAT İŞİ BİTİNCEMİ KAR ZARAR HESAPLANACAK.

Cevap :
Sayın Bişkin, Yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir. (GVK 44).Kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir. (GVK 42). Yıllara yaygın inşaat dışında geçici vergi dönemleri içinde bir işleminiz varsa bu işlemler için geçici vergi beyannamesi verilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.08.2010
Soru :
merhaba, LTD şirketimiz çalışanlarına ve yardıma ihtiyacı olan kişilere ramazan da erzak yardımında bulunmak istiyor. Muhasebeleştirilmesi hakkında bilgi verirseniz sevinirim.İyi Çalışmalar..

Cevap :
Sayın Sarı, Çalışanlarınıza yapacağınız erzak yardımı ayni ücret olarak bordroya dahil edilerek vergilendirilecek ve ücret tahakkuku içinde giderleştirilecektir. Çalışanlar dışındaki kişilere yapılacak erzak yardımlarını KKEG olarak muhasebeleştirmeniz gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.07.2010
Soru :
üstat kolay gelsin..v.u.k nda amortismanla ilgili şöyle bir hüküm var".İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden yalnız birisi uygulanabilir." bizim amortisman tablomuzda taşıtlar,binalar,haklar vs için(tüm sabit kıymetler için) sadece 1 yöntem mi seçip uygulayabiliriz.yoksa taşıtlar için örneğin normal amortisman;demirbaşlar için azalan bakiyeler şeklinde uygulanabilir mi?teşekkürler..

Cevap :
Sayın Erkölencik, Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin herbiri için farklı yöntem uygulayabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.07.2010
Soru :
İYİ GÜNLER DİLERİM.ÖZEL TIP MERKEZİ İŞİYLE İŞTİGAL ETMEKTEYİZ. KIZILAY'IN KİRACISI DURUMUNDAYIZ. KIZILAY'A ÖDENEN KİRALAR STOPAJDAN MUAF. KİRALARI BANKAYA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ÖDEMELER MUCİBİ GİDER YAZMAKTAYIZ. KİRA ÖDEMESİ YAPMADAN TAHAKKUK ESASINA GÖRE KİRALARI GİDER OLARAK YAZABİLİRMİYİZ.STOPAJ MUAFİYETİ OLDUĞU İÇİN TEREDDÜTE DÜŞTÜM. KİRALARIMIZI ÖDEDİKÇE Mİ YOKSA SÖZLEŞMEMİZ MUCİBİ AYLIK TAHAKKUK ESASINA GÖRE Mİ GİDERLEŞTİREBİLİRİZ. TEŞEKKÜRLER.........

Cevap :
Sayın Çalış, Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler kira ödemesini fiilen yapmasalar bile gider tahakkuku şeklinde muhasebeleştirme işlemi yapabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.07.2010
Soru :
Sayın Yetkili; Emekli olmuş desdek pirimi ödenerek iş akti devam eden çalışanın, iş aktinin haksiz nedenle fesih, durumun da emeklinin iş güvencesi yasası gereği işe geri dönüş hakkı varmıdır.Saygılar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Dava neticesinde işe iade çıkmışsa bunu işveren uygulamak durumundadır. Ayrıca yasalarımızda çalışanın iadesi ibaresi yeralmaktadır. Dolayısıyla emekli olup da çalışanları da bu görüş kapsamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.07.2010
Soru :
merhabalar.mükellefim olan bir şirketin ortagı bir akaryakıt dağıtım firması ile intifa hakkı sözleşmesi yapacaktır.akaryakıt dağıtım firması 5 yıllık intifa hakkı için şahsa odeme yapacaktır.yapılan bu odeme stopaja tabimidir degilmidir.maliye stopaj istiyor ama dağıtım şirketi stopaj yok biz dava actık kazandık dava sounuclandı ama vergi dairesi temyize gitti ve henuz kesin karar cıkmadı diyor.bu durumda ne yapmamız gerekiyor.acıl sozlesme yapılacagı icin bende acil cevap bekliyorum.tsk.ler iyi çalışmalar...

Cevap :
Sayın Ünlü, İntifa hakkı ödemesinin %20 gelir vergisi stopajına tabi olduğu kanaatindeyiz. Yine de işlemlerinizde esas olması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.07.2010
Soru :
İyi günler ; Ücretliden yapılan vergi kesintisi üst limitinin %27 oranına düşürülmesi ve geriye dönük fazla kesintinin tahsil edilemesi uygulaması hakkında kesin bir kanun çıktı mı ? Bu uygulama 2010/haziran bordrolarında hangi oranda uygulanacak şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Demirdöven 6009 Sayılı Kanun şu an Cumhurbaşkanlığı onayına sunulduktan sonra Resmi Gazetede yayımlanacaktır. Haziran bordrosunu eski oranda uygulayacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.07.2010
Soru :
Selam, Teknoparkta faliyet gösteren bir firmam Almanya ve İngiltereden bilgisayar programı ithal etti İki ülkenin de Türkiye ile vergi anlaşması var ..... Bu durumda mükellefimin ödeyeceği stopaj oranı hakkında bilgi verirseniz sevinirim..... iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Özkartal, Sözkonusu stopaj oranını Gelir İdaresi Başkanlığının web sayfasında ikili vergi anlaşmalarına bakarak bulabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.07.2010
Soru :
Ölüm aylığı hakkında sizlerden bilgi almak istiyorum. Doğum Tarihi :1963 bay işe başlama ssk :23.07.1987 işten çıkış ssk :11.01.2007 ssk ya ödenen prim gün sayısı :1.178 isteğe bağlı sigortalılık başlangıcı :15.01.2009 ölüm Tarihi : 12.07.2010 isteğe bağlıya ödenen prim gün sayısı :541 gün 1-) 01.10.2008 den itibaren isteğe bağlı sigortaya ödenen günler 4 b de geçen süre olarak sayılıyor. ama görüldüğü üzere burada 3,5 yılı geçen bir süre yok. vefat eden kişinin hak sahipleri 4 a dan mı ölüm aylığı alacak yoksa 4 b den mi ölüm aylığı alacak.( tereddütte kaldım en son isteğe bağlıda iken öldüğü için ) 2-) hak sahibi 4 a dan emekli olacaksa kaç gün yeterlidir 4 b den olacaksa kaç gün yeterlidir. 3-) hak sahibi olan eşi 4 a lı olarak çalışmakta ölüm aylığını alabilir diye düşünüyorum doğrumudur. 4-) gereken evraklar beyan taahhüt belgesi ,hak sahibi nüfus cüzdanı fotokopisi,ölen kişinin vukuatlı nüfus kayıt örneği hak sahibi 2 adet fotoğraf bunlardan başka istenen evraklar nelerdir

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz mükerrer olup sistemde cevaplanmıştır.


 

Tarih : 22.07.2010
Soru :
AY İÇİNDE FARKLI GÜNLERDE 2 ŞER SAAT İZİN ALAN BİR PERSONELİN TOPLAM AY SONUNDA 10 SAAT KESİNTİSİ OLUYOR.BU PERSONELİ SGK E BİLDİRGE İLE BİLDİRİRKEN 10 SAATI BİR GÜN EKSİK Mİ BİLDİRMEK DAHA DOĞRU OLUR YOKSA BU PERSONELE 30 GÜN TAHAKKUK EDİP SGK MATRAHINDANMI DÜŞMEKMİ DAHA DOĞRU OLUR? ACİL YANITLARSANIZ SEVİNİRİM SAYGILARIMLA

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yapılan kesintinin yasal nedeni nedir ? İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.07.2010
Soru :
üst komşum vefat etti.yardımcı olursanız sevinirim. Doğum Tarihi :1963 işe başlama ssk :23.07.1987 işten çıkış ssk :11.01.2007 ssk ya ödenen prim gün sayısı :1.178 isteğe bağlı sigortalılık başlangıcı :15.01.2009 ölüm Tarihi :12.07.2010 isteğe bağlıya ödenen prim gün sayısı :541 gün 1-) 01.10.2008 den itibaren isteğe bağlı sigortaya ödenen günler 4 b de geçen süre olarak sayılıyor. ama görüldüğü üzere burada 3,5 yılı geçen bir süre yok. vefat eden kişinin hak sahipleri 4 a dan mı ölüm aylığı alacak yoksa 4 b den mi ölüm aylığı alacak.( tereddütte kaldım en son isteğe bağlıda iken öldüğü için ) 2-) hak sahibi 4 a dan aylık alacaksa 5 yıldan beri sigortalı olup her türlü borçlanma süreleri hariç 900 günümü baz alacak yoksa 1800 günlük şart mı aranacak 3-) hak sahibi olan eşi 4 a lı olarak çalışmakta ölüm aylığını alabilir diye düşünüyorum doğrumudur. 4-) gereken evraklar beyan taahhüt belgesi ,hak sahibi nüfus cüzdanı fotokopisi,ölen kişinin vukuatlı nüfus kayıt örneği hak sahibi 2 adet fotoğraf bunlardan başka istenen evraklar nelerdir.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yeni düzenleme ile ölüm sigortasından aylığa hak kazanma koşulu; en az 1800 gün prim ödeme şartına bağlanmış ancak SSK'lılar için borçlanma süreleri hariç, 5 yıl sigortalılık süresi ile toplam 900 gün prim ödeme gün sayısı olarak düzenlenmiştir. Hak sahiplerinin vukuatlı nüfus kayıt örneği, beyan taahhüt belgesi ve 2 adet fotoğraf ile birlikte bağlı bulunduğunuz SGK İl/Merkez Müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.07.2010
Soru :
TURİZM ACENTASI OLARAK FAALİYET GÖSTEREN BİR FİRMAMIZ VAR. FİRMA ADINA İRON TURİZM OLARAK TURSABDAN BİR BELGE VE İSİM ALDIK.BUNUN KARŞILIĞINDA BİR BEDEL ÖDEDİK BİZE SADECE BİR MAKBUZ VERİLDİ. BU MAKBUZU GİDER Mİ YAZMALIYIZ.YOKSA HAKLAR HESABINA MI KAYDETMELİYİZ. MUHASEBE KAYDI NASIL OLMALI?

Cevap :
Sayın Özkol, Sorunuzda bahsettiğiniz belgede yazan isim bir haktır. Bu tutarı 260 hesapta takip etmeniz uygun olacaktır. Süreli verilmiş ise belirtilen süre içinde, süresiz verilmiş ise 5 yıl içinde itfa ederek giderleştirebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.07.2010
Soru :
SM RUHSATIMI ALDIM ,SMMM HAK KAZANDIM FAKAT RUHSATIMI ALMADIM. ŞU AN BİR SMMMM BÜROSUNDA ÇALIŞIYORUM. ODA AİDATLARIM TAHAKKUK EDİYOR.ODA AİDAT ÖDEMEME GİBİ BİR DURUM SÖZ KONUSUMU. BİRDE SMMM BÜRODA ÇALIŞTIĞIM SÜRELER YMM İÇİN SAYILIRMI. İYİ GÜNLER

Cevap :
Sayın Temiz, Çalışma sürelerinizin yrminlide geçen süre olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle SMMM olarak ünvan değişikliği işlemini yapmanız gerekmektedir. Yapmadığınız sürece YMM de geçen süre olarak değerlendirilmez. SMMM Bürolarında SGK lı çalışanların çalışmaları sayılmaktadır. Yeminli süreleri ile ilgili detaylı bilgiyi TESMER Başkanlığı'ndan alabilirsiniz. Dosya kabulu TÜRMOB/TESMER tarafından yapılmaktadır. Oda aidatları tahakkuk edecektir. Çünkü çalışıyorsunuz. Bilgilerinize, kolay gelsin. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 19.07.2010
Soru :
mrb 1 - MUHTASAR ve KDV beyanname tahakkuk fisinde olan 18,55-tl lik beyanname damga vergilerini ( 1048-5035 kodlu ), ay sonralarda stopaj ve kdv ye ait olusturdugumuz muhasebe fişinde , hesap planındaki hangi kodlu hesaba işlemem gerekiyor ? 2 - iki taksıtte ödenen motorlu tasıt vergisi ile belediyelere ödenen ılan reklam vergisini , muhasebe kayıtlarına alırken , hesap planında hangi kodlu hesap altında işlemeliyim. 3 - bir de her iki sorumda bulunan bu vergiler normal gidermidir yoksa KKEG midir ? tesekkurler

Cevap :
Sayın Kasap, Muhtasar ve KDV Beyannamelerindeki 1048-5035 kodlu damga vergisi ay sonlarındaki tahakkuklarda değil, ödemenin yapıldığı tarihte giderleştirilir. (770 Genel Yönetim Giderleri altında alt hesapta takip edebilirsiniz.) Motorlu taşıt vergileri binek otomobillere ait ise KKEG dir. Ticari araçlarınıza ait ise, o araçlar hangi departmanda kullanılıyorsa ilgili hesaba gider yazabilirsiniz. (730 (imalat) - 760 (pazarlama)-770 (genel yönetim gibi) İlan ve reklam vergileri neyle ilgili olduğuna göre hesap planında giderleştirilir. (760-770) Danışma Birimi


 

Tarih : 16.07.2010
Soru :
S.S. YAPI KOOP.VAR. YÖNETİM KURULU ÜYESİ 5 ADET VE GENEL KURULDA ALINAN KARAR GEREĞİ AYDA 1000. BRÜT HAKKI HUZUR ALIYORLAR AYRICA KOOPERATİFİN SİGORTALI 4 ADET DE DAİMİ İŞÇİSİ VARDI TEMMUZ AYINDA 2 ADET DAHA SİGORTALI İŞCI GİRİŞİ YAPILDI BU DURUMDA SORUM ŞU 1- ÜÇ AYDA BİR VERDİĞİMİZ NUHTASAR BEYANNAME GENE ÜÇ AYDA BİR VERİLEBİLİRMİ 11 KİŞİ OLDUĞU İÇİN TEMMUZ AYINDA AYLIK VERİLMEYE DÖNERMİ 2- ÇALIŞAN 11 KİŞİ OLUNCA NET ÜCRETLER ELDEN ÖDENEBİLİRMİ YOKSA BANKA İLE Mİ GÖNDERİLECEK. YANİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İŞÇİ SINSFINA Mİ GİRİYOR.TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Gültaş, Muhtasar Beyannamelerin aylık yerine 3 aylık verilebilmesi koşulu GVK 98.maddesinin son fıkrasında çalışan hizmet erbabı sayısının 10 ve daha az olanlar şeklinde düzenlenmiştir. Huzur hakkı ödemesi alan kişiler şirket çalışanı değildir. Dolayısıyla muhtasar beyannameyi 3 ayda bir verebilirsiniz. Ücretlilere yapılacak maaş ödemesi 10 ve üzerindeki kişi sayısına endeksli olup ödemeler bankadan yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.07.2010
Soru :
İyiçalışmalar. 18 ay önce A.Ş. ortağı olan bir kişi 9000 iş gününü tamamlayarak emekliliğe hak kazanıyor. Bağkura emeklilik talebinde bulunuyor ancak bağkur A.Ş. ortaklığı süresince ödenen primleri geri ödeyeceğini ve gerekçe olarakta yönetim kurulu üyesi olmadığından dolayı bağkur ödememesi gerektiğini savunuyor. Emeklilik hakkını 18 ay daha prim ödeyerek kazanacığını belirtiyor. Bu konuda nasıl bir yol izlememiz gerekir. Yardımlarınız için teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 1479 sayılı Kanunun mülga 24 üncü maddesi ile 01/10/2008 tarihinden önce anonim şirketlerin kurucu ortakları ve yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılmakta iken, 5510 sayılı Kanunla 01/10/2008 tarihinden itibaren sadece anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları yönetim kuruluna seçildikleri tarih itibariyle sigortalı sayılmışlardır. Bu kapsamda sayılan kişiler, şirket yetkililerince yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde Kuruma bildirilecektir. Anonim şirketlerde şirket ortağı olmayan yönetim kurulu üyeleri 4-1/(b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaklardır. 1479 sayılı Kanuna göre 01/10/2008 tarihinden önce anonim şirketlerin kurucu ortağı olmaları nedeniyle sigortalı olanlardan, 4-1/(b) bendi kapsamında sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin 01/10/2008 tarihinden itibaren altı ay içinde (01/04/2009 tarihine kadar) SGK’na yazılı olarak talepte bulunmaları halinde, sigortalılıkları devam ettirilecektir. 01/04/2009 tarihine kadar talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise herhangi bir işlem yapmalarına gerek kalmadan 01/10/2008 tarihi itibariyle sona erdirilecektir. Ancak, A.Ş. kurucu ortaklığı yanında aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olanların veya 4-1/b (Bağ-Kur) kapsamında sayılmayı gerektiren başka bir faaliyeti olanların Bağ-Kur mükellefiyetinin o faaliyetlerden dolayı devam etmesi gerekmektedir İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.07.2010
Soru :
1998/6-7-8-9 aylarına ait Şirket Müdürü ve Ortağı olduğum Limited Şirketin sigorta prim borçları, SGK.emekli maaşımdan 1/3 oranında 2009/Mayıs ayından itibaren kesilmektedir. SGK. Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 10.03.2010 tarihinde yapmış olduğum zamanaşımı itirazım “1998/8357 nolu icra dosyası incelendiğinde şirket ve şirket müdürüne ait yazışma adresine borcun tebligatı yapılamamış ve tarafınızca kurumumuza yazışma ve tebligat adresiniz bildirilmemiştir. Ancak borç 18.06.2008 tarihinde tarafınıza tebligat yapılabilmiş ve tarafınızca 23.10.2008 tarihinde 5510 sayılı kanunun 25.maddesi gereği borcun yeniden yapılandırılması talebinde bulunulmuştur. Şirket müdürü olarak borcun tebliğ edildiği 18.06.2008 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi başlayacağından borca yapmış olduğunuz itiraz ret edilmiştir.” şeklinde cevaplandırılmıştır. Yapılan uygulama yasalmıdır? Yasal herhangi bir hakkım varmıdır? Cevabınızı bekliyorum. Saygılarımla, 15.07.2010 Sami KÖSE SMMM. 18406 Tlf : 0212 252 98 89-90 Faks : 0212 249 12 62 cep : 0533 819 12 56 e-posta : sami.kose@ismmmo.org.tr 1998/6-7-8-9 toplam prim borçu= 763,62 Geçikme zammı =10.449,52 Haciz konusu olan toplam borç =11.213,14

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yapılan bildirimler zaman aşımını kesen tebligatlardır. Uygulama doğrudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.07.2010
Soru :
merhabalar...2009/1.dönem sınavla SMMM hakkını edenlerin ruhsatları, 21.5.2010 tarıhınde odamıza yollanmış..türmob dan öğrendim..ne zaman dağıtmayı düşünüyorsunuz? teşekkürler..

Cevap :
Sayın Ökten, Ruhsat tören tarihi henüz belirlenmedi. Belirlendiğinde cep telefonunuza sms gönderilecektir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 14.07.2010
Soru :
Sayın İlgili, tereddüt ettiğim/edilen bir konu ; "yıllık ücretli izinle" ilg. Çalışanın normal koşullarda, 20 iş günü olan izni, 4. mü ? yoksa 5.mi ? izninde kullanmaya hak kazanır. Sağolun, iyi çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz. Hizmet süresi beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günlük yıllık izin verilmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.07.2010
Soru :
üniversitede öğretim görevlisi(güzel sanatlar) bir kişi (devlet memuru-657.ye tabi)...bu görevini devam ettirirken kendi web sayfasında-internet üzerinden- kendi tasarladığı ürünleri satabilirmi? Vergi ve sgk yönünden sorumlulukları hakkında bilgi verebilirmisiniz.. Çok teşekkürler...

Cevap :
Sayın İçduygu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre devlet memurları ticaretle uğraşamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.07.2010
Soru :
merhaba,aldığımız ve bize kesilen fiyat farkı faturaları kayıtlarında kullanacağımız hesap kodları hakkında bilgi almak istiyorum..aldığımız fiyat farkı fatura kaydı ve kestiğimiz fiyat farkı fatura kaydı olarak olması gereken kayıtlara ilişkin hesap kodlarını hatırlatırsanız sevinirim..teşekkürler..

Cevap :
Sayın Şener, Vergi mükelleflerinin düzenlemiş oldukları faturanın daha sonra alıcısı tarafından fiyat farkı faturası düzenlenmesi halinde sözkonusu alınan bu faturanın tutar 611 borçlu 120 alacaklı şeklinde muhasebeleştirilir. Mal satın almış olduğunuz firmalara sizin düzenleyeceğiniz fiyat farkı faturası tutarı ise 320 hesap borçlu, 153 veya 150 hesap alacaklı olarak muhasebeleştirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.07.2010
Soru :
İYİ GÜNLER DİLERİM DANIŞMANLIĞINI YAPTIĞIM BİR AKARYAKIT FİRMASININ DAĞITIM FİRMASI İLE YAPMIŞ OLDUĞU İNTİFA HAKKI SÖZLEŞMESİ DOLMUŞTUR. YENİ BİR İNTİFA HAKKI SÖZLEŞMESİ İMZALANACAKTIR. DAĞITIM FİRMASI 1.000.000.-TL+KDV BEDEL ÖDEYECEKTİR. FATURA KARŞILIĞI ALINACAK BU İNTİFA HAKKI PARASINI 602 DİĞER GELİRLER VEYA 679 OLAĞANÜSTÜ GELİRLER VEYA GELECEK YIL GELİRLERİ HESABINDAN HANGİSİNDE MUHASEBELEŞTİRMEM GEREKİR. AYRICA BU TİP GELİRLERDE ÖZEL BİR İNDİRİM SÖZKONUSUMUDUR PARANIN TAMAMINI KAR OLARAK MI DÜŞÜNMEM GEREKİR. ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM. FETHİ ŞAHİN

Cevap :
Sayın Şahin, İntifa hakkı geliri faturanın kesildiği dönemin değil ilgili dönemlerin geliri sayılacağından faturanın muhasebeleştirilmesinde gelir tahakkuku yapmanız gerektiği kanaatindeyiz. Dönemi geldiğinde 649 hesap alacaklandırılır, 380 hesap borçlandırılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.07.2010
Soru :
merhabalar !firmamızda çalışan personelimiz 2009 yılına ait yıllık iznini hak etmesine rağmen kullanmadan işten ayrılacak.yıllık izin parasını ödemek istiyoruz.hangi kesintiler(sigorta primi,gelir vergisi .damga vs)yapılacak? yada kesintiler yapılmadan izin süresine orantılı olarak net ücret üzerindenmi ödeme yapılacak? Saygılarımla iyi çalışmalar...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigortalıların hak kazanıp da kullanmamış oldukları yıllık izin süresine ait ücretlerin, iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde ödenmesinin zorunlu olması nedeniyle, iş sözleşmesinin feshedildiği ayın kazancına dahil edilmek suretiyle sigorta primlerine tabi tutulması gerekmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu gereğince hak edilen yıllık izin ücretleri 5510 sayılı kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren ücretler kapsamında bulunduğundan, Sigortalıların hak kazanıp da kullanmamış oldukları yıllık izin süresine ait ücretlerin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesine göre, iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde ödenmesinin zorunlu olması nedeniyle, iş sözleşmesinin feshedildiği ayın kazancına dahil edilmek suretiyle sigorta primlerine tabi tutulması gerekmektedir. İş Kanunu'nun anılan maddesinde, iş sözleşmesinin feshinde, sadece kullanılmayan yıllık izine ait ücretin ödenmesi hükme bağlanmış olup, izin kullandırılacağına dair bir açıklık bulunmadığı ve izin ücretinin ödenmesi prim ödeme gün sayısında bir artışı getirmediğinden, izin ücreti için aylık prim ve hizmet belgesinde ayrıca gün sayısı gösterilmemekte ancak, sigorta primine esas günlük kazanç, o ay içinde ücret alınan gün sayısı ve prime esas günlük kazancın üst sınırı da dikkate alınarak hesaplanmaktadır. İzin ücretinin iş sözleşmesinin feshinden sonra ödenmesi halinde ise izin ücretine iş sözleşmesinin feshinde hak kazanılmış olduğundan, iş sözleşmesinin feshedildiği ayın kazancına dahil edilerek ve ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmek suretiyle sigorta primi kesilecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.07.2010
Soru :
Firmamız Karton kutu alım ve satım işi ile iştigal etmektedir. Müşterilerimize gönderdiğimiz malzemelerin bazıları tarafımıza iade edilmekte ve bu ürünler Firmamızda başka kişilere satışı yapılamamaktadır.(Kişiye özel logolar taşıdığı için.) Sorum 1 -Firmamız Üretim firması değil alım ve Satımcıdır bu ürün iadelerini normal bir fire olarak değerlendirip malın maliyetine alabilirmiyiz. 2-ayrıca alışında ödediğimiz Ve indirim konusu yaptığım KDV'yi Hesaplanan K.D.V'ye İlave KDV olarak işlemem gerekiyormu? 3- Muhasebe kayıt örnekleri hakkında tarafıma bilgi verirseniz memnun olurum. İyi Çalışmalar.

Cevap :
Sayın Sipahi, Alıcılarınız tarafından size iade edilen karton kutular için alıcının size iade faturası düzenlemesi gerekir. Daha sonra sözkonusu kutuları hurda olarak satışını yapıp KDV 17/4-g fıkrasına göre KDV tahsil etmeyeceksiniz. Satılan malın maliyetinin hesaplanmasında iade edilen kartonların alış bedeli ile hurda satış bedeli arasındaki olumsuz fark maliyet hesaplarınızda yer alacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.07.2010
Soru :
Kıdem tazminatı alabilmek için bir koşulda "İster kadın olsun ister erkek, bir çalışan 15 yıl sigorta süresini ve 3600 prim gün sayısını doldurmuşsa kendi isteği ile ayrılıp kıdem tazminatı alabilir. Tek yapması gereken sigorta müdürlüğüne başvurup süre ve gün sayısını tespit ettirmek. Bu tespiti yaptırdıktan sonra işverenine başvurup 1475–14/5 uyarınca iş sözleşmesini feshetmektir."Bu hususla ilgili sormak istediğim durum ise 15 yıl ve 3600 gün berabaer mi baz alınmalıdır.Yani 15 yıl hizmet süresini doldurmamış ancak 3600 hizmet gününü aşmış bir kişide bu kanun maddesine göre kıdem tazminatı almaya hak kazanabilir mi? Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yıl ve gün şartı beraber tamamlanmış olmalıdır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.07.2010
Soru :
bağımlı çalıştığım a.ş. de bir personel 14 iş günü olan izin hakkını kullanmayıp bunun paraya dönüştürülmesini istiyor. bu mümkünmüdür. mümkünse kendisine yapılacak olan ödeme kayıtlarda nasıl gösterilecek.bilgi verirmisiniz lütfen iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı İş Kanununda İzinde çalışma yasağı Madde 58 - Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 29.06.2010
Soru :
İlgili belediye,ihale konulu 150 gün süreli iş kapsamında, düzenlenmiş hakediş faturalarımızda 1/6 oranında kdv tevkifatı yapmaktadır.İhale konu işin yapımında diğer işletmelerden yaptıkları işin karşılığında tarafımıza makinalı veye sırf işçilik faturaları düzenlenmektedir.almış olduğumuz hizmette şoför,iş makinası operatörü ve diğer işçilerin sevk ve idaresi,ücretli statüsünde hizmet akitleri anlaştığımız işletmeye(taşeronumuz değil) aittir.Gerekli mal,madde ve malzemlerin temini bize aittir.Tarafımıza düzenlenen faturalarda sorumlu sıfatı ile hesaplanan KDV nin %90'ı oranında tevkifat uygulayacakmıyız? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Kesik, Taşoron veya alt yüklenici firma değilseniz KDV tevkifatı olmaz.Ancak işlemlerinize esas olmak üzere İst.Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep ediniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.06.2010
Soru :
5811 sayılı Yasa kapsamında tüm gereklilikleri yerine getirmemize rağmen tahakkuk eden verginin vadesi 31/01/2010 iken, ödeme mükellef tarafından 02/02/2010 tarihinde yapılmıştır.Geç ödemeden dolayı 5811 sayılı Yasanın koruyucu hükümlerinden yaralanabilirmiyiz?

Cevap :
Sayın Barış, 5811 sayılı yasanın sağladığı koruyucu hükümlerden yararlanmak için tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.06.2010
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Ltd.Şti. Hong-Kong'ta kurulu Denetim Şirketine firmamızın Sosyal Sorumluluk denetimini yaptıracağız. Bu hizmet karşılığı yurtdışı firmaya 1.190,00USD ödeme yapılacak olup, kesilen fatura karşılığında %18 KDV Sorumlu sıfatı ile tarafımızdan 2.No'lu beyanname ile beyan edilerek ödenenecek olup, Banka Transfer sırasında tarafımızdan Stopaj Beyannamesi için İmza istemektedir,Ticari olarak yurtdışına ödenen bu bedel içinde Stopaj yapılacakmıdır konu hakkında bilgi vermenizi rica ederim. İyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Sipahi, Honkog ile çifte vergiyi önleme anlaşması olup olmadığını araştiriniz. Bu konuda Gelir idaresinin Web sayfasından yararlanabilirsiniz.Çifte vergiyi önleme ve ikili vergi anlaşmaları uyarınca belirlenen oranda stopaj yapılması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.06.2010
Soru :
İyi günler diliyorum 3 günlük iş göremezlik belgesi alan kişinin sgk ya çalışmadığına dair bildirimi 5 günlük süre istirahatın bittiği tarihte mi başlar. İşveren 3 günlük istirahatin bulunduğu ayı tam gün gösterebilirmi gösterdiği takdirde yapılması gerekenler hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum. teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İstirahat raporlarının bitim tarihinden itibaren beş iş gününde yapılması gereken çalışmadığına dair bildirim girişlerinde genelge ile uygulama değişikliği yapılmıştır. Buna göre sigorta müdürlüğüne intikal ettiği halde bildirim yapılmamış olan işyerlerine SGK müdürlükleri tarafından bir yazı gönderilerek sigortalının raporlu olduğu sürelere ilişkin “Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri”,’nin internet üzerinden yapılması istenecek. Yani, rapor işçi tarafından işverene verilmiş ise “Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri”,’nin internet üzerinden yapılacak, ancak işçi tarafından rapor verilmemişse bu durumda sigorta müdürlüğü işverene bir yazı göndererek “Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri”,’nin sisteme girilmesini isteyecek. İşte sigorta müdürlüğünün yazısına rağmen çalışılmadığına dair bildirimi e-sigorta yoluyla 5 iş günü içinde göndermeyen işverenler hakkında 2 aylık brüt asgari ücret (2 * 729 TL) idari para cezası (2 asgari ücret) uygulanacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.06.2010
Soru :
Günaydın, İki sorum olacak 1-Firmamızda işe başlayan Mühendise asgari ücretten maaş vereceğiz ve mal sattıkça satış üzerinden prim vermeyi düşünüyoruz bununla ilgili işe alırken ve sonrasında yapmamız gerekenler nelerdir ve Verilecek primle ilgili bir alt ve üst sınır varmıdır yoksa istedeğimiz kadar prim verebilirmiyiz Primin tahakkukuda normal ücret tahakkuku yapılacak değilmi? 2-Yeni işe alınan bayanların ssk işveren payının ilk yıl %100 işsizlik fonundan karşılanacak bunu biliyoruz peki bunun muhasebesel kayıtlarını nasıl yapacağız ? bilgi için tşk ediyorum kolay gelsin

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Verilcek primin alt ve üst sınırını işçi ve işveren yapacakları sözleşmede aralarında belirlerler. Verilecek prim ve ücretin toplamının asgari ücretin tavanına kadar olan kısmı sigorta primine esas teşkil edecektir. Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. -----------------------------31.01.2009--------------------------------- 770 (720-730-740-760) BRÜT ÜCRET GİDERİ XXX 770 (730-740-760) SGK İŞVEREN HİSSESİ(İndirimsiz) XXX 360 ÖDENECEK GELİR VERGİSİ XXX 360 ÖDENECEK DV XXX 361 ÖDENECEK SGK Primi (İŞÇİ+İŞVEREN) XXX 335 (381) ÖDENECEK ÜCRETLER XXX Ocak Ayı Ücret Tahakkuku -----------------------------------/--------------------------------------- ----------------------------31.01.2009---------------------------------- 361 ÖDENECEK SGK Primi (İŞVEREN HİS.%teşvik) XXX 770 (730-740-760..) SGK İŞVEREN HİSSESİ (%teşvik) XXX %teşvik lik indirimin muhasebe kaydı -----------------------------------/--------------------------------------- ---------------------------------26/02/2009----------------------------- 360 ÖDENECEK GELİR VERGİSİ XXX 360 ÖDENECEK DV XXX 361 ÖDENECEK SGK Primi (İŞÇİ+İŞVEREN) XXX 335 (381) ÖDENECEK ÜCRETLER XXX 102 BANKA XXX VD,SGK ve Ücretlilere yapılan ödemeler (Zamanında ödenen) ------------------------------------/-------------------------------------- SGK Prim ödemesinin vadesinden sonra yapılması halinde, aşağıdaki yevmiye maddeleri yapılacaktır. ---------------------------------15/03/2009----------------------------- 770 (730-740-760..) SGK İŞVEREN HİSSESİ (%Teşvik XXX 361 ÖDENECEK SGK Primi (İŞVEREN HİS.%...teşvik) XXX 31/01/2009 Tarih ve ……. Nolu Yevmiye kaydının tashihi (Düzeltilmesi) (Teşvik indirim) -------------------------------------/-------------------------------------- ---------------------------------15/03/2009----------------------------- 361 ÖDENECEK SGK Primi XXX 102 BANKA XXX Ocak Ayı SGK Prim ödemesi ------------------------------------/--------------------------------------


 

Tarih : 21.06.2010
Soru :
kolay gelsin 31.05.2010 tarihinde beşikta sgk dan gop sgk ya nakil verdik.fakat 02.06.2010 tarihinde işe giriş yanlışlıkla beşiktaş sgk ya yapılmış.düzeltmek için sgk yı aradım hiçbirşey yapamayız cezası olucak bunun dediler.bu konu hakkında bilgi verirseniz memnun olurum

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK işe girişin iptal ve düzeltmesini yapınız. İyi çalışmalar


 

Tarih : 19.06.2010
Soru :
merhaba, 1-bir işyerinin aynı dönem için, farklı kanun maddesine göre farlık ebildirge tahakkuku nasıl yapılacak? 2-birde tesvikten yararlanan firmada (4447 geçiçi 7 ve 9 mad) yıllık ücretli izin kullanan personel ebildirgede nasıl yer alacak? yıllık izin süresinde teşvik geçerli değil bildiğiniz gibi.. bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim..teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Teşviklerden işçilerin dosyaları bazında yararlanmaları söz konusudur. Dolayısıyla yaralanma şartlarına göre teşvikleri bildirgelerinde göstermeniz gerekmektedir. 4447 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde, işveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için sigortalılar yönünden aranılan şartlardan biri de, sigortalının fiilen çalışmasıdır. Buna göre, anılan Kanunda öngörülen diğer şartlara sahip olmasına rağmen ay içinde çeşitli nedenlerle (yıllık ücretli izin ve istirahat gibi) fiilen çalışmamış olan sigortalılara, işverenlerce ücret ödenmesi halinde, fiilen çalışılmamış sürelere ilişkin ödenen ücretlerden dolayı sözkonusu teşvikten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Bu işçilerinizi teşvik kapsamında bırakarak bildirgelerini vermeniz ve buna göre ücret bordrolarınızı düzenlemeniz gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.06.2010
Soru :
Merhabalar; Benim sorum: A.Ş.lerde Emekli şirket ortağı Yönetim Kurulu üyelerine 'şirket genel kurulu kararı gereğınce 'Huzur Hakkı' ödenmektedir. Emekli maaşlarından SGDP kesilmesi gereki mi? İyi Çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigorta primine esas kazançlar arasında yer alan huzur hakkını alan kişi eğer emekli ortak ise maaşından SGDP kesintisi yapılması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.06.2010
Soru :
Merhaba, Yüklenici, alt taşeronun çalıştırdığı işçilerinin ücret dışındaki özlük haklarından (kıdem tazminatı, izin vb.) ne kadar sorumludur? İyi çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Altişveren ile asıl işveren birlikte sorumludurlar. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.06.2010
Soru :
İŞ SÖZLEŞMESİNİN KARŞILIKLI ANLAŞMA (İKALE) YOLUYLA FESHİ VE SONUÇLARI Değerli üstatlar iş kanunumuzda açıkça yeri olmayan yukarıdaki uygulamanın bazı firmalarda uygulandığı görülmekte ve mükelleflerimiz bu fesih yolunu kullanmamızı istemektedirler.Bu konuyla ilgili olarak aşağıdaki soruların tarafınızdan cevaplanmasını talep ederim.Saygılarımla. 1.ikale yoluyla fesihte sonuç istifa veya bildirimli fesih sayılmadığına göre,iş kurumuna ve sgk ya aylık hizmet bildirimleri verilirken ayrılış kodu ne olacaktır? 2.kıdem tazminatı işten işveren tarafından çıkarılanlara verilen bir hak değilmidir ?Eğer öyleyse söylendiği kadarıyla işveren tarafından işten çıkarma sayılmayan bu durumda (karşılıklı anlaşma var)kıdem tazminatı verilmesi mümkünmüdür ? 3.Bu uygulamanın amacının işçinin işe iade davası hakkını ortadan kaldırmak olduğu düşünülürse bu konuyla ilgili yargı kararları varmıdır ? 4.Bütün bu bilinmesi gerekenlerin yanında eğer kıdem tazminat veriliyorsa V.U.K açısından bunu giderleştirmek mümkünmüdür ?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İkale sözleşmesi tarafların karşılıklı anlaşma yoluyla ikale sözleşmelerini feshedebildikleri bir yol olup Borçlar hukukunda düzenlenmiş Özel Hukuk işlemidir. Sosyal Güvenlik Hukuku ise Kamu hukukudur. Burada irade kişilere bırakılmamıştır. Bir işyerine çalışmak için işe giren işçinin sigortalı olması için rızası alınmamaktadır. Dolayısıyla Kamu hukuku düzenlemesi olan sosyal güvenlik hukukunun ikale ile son bulan bir sözleşme açısından değerlendirilmesi dikkatli yapılmalıdır. Şöyle ki; Sona erdirilmenin alt nedenleri incelenmelidir. Madem ki işçi ile işveren anlaşmalı olarak işlemlerini sona erdiriyor. O halde bu sona erdirmenin yani İkale sözleşmesinin sınırlarını da çizmelidirler. Eğer ibra ile taraflar arasında bir uyuşmazlık yoksa sosyal güvenlik hukuku açısından da bir sorun olmayacaktır. İkale sözleşmesini imzalayan taraflar sosyal güvenlik hukuku açısından sonlandırmanın şekillerini sınırlarını ve hatta tazminatılarının nasıl olacağını belirtmelidirler. Aksi bir durum da anlaşmazlık söz konusu olursa hangi konu da anlaşmazlık var ise ikale sözleşmesi ele alınarak değerlendirme yapılır. Bu yapılırken de baskı altında mı imzalamış işveren kötü niyetli bir davranışta mı işçi susma yanıltma yapmış ..........vd. ayrı ayrı ele alınmalıdır. Şimdi yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut bir örnekle soru yöneltirseniz Konu Sosyal Güvenlik ve Borçlar hukuku açısından ele alınıp cevaplanacaktır. Sorularınıza genel anlamda cevap vermek Kamu Hukuku olan Sosyal Güvenlik Hukukunda Sınırları Özel Hukukula çizilmiş olan ikaleyi yanlış değerlendirmek olur ki bu konu da çok dikkatli davranmak gerekmektedir. Ayrıca yine aynı konu ile ilgili olarak ikale şekil ve sınırlarına göre Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 4857 ilişkin pek çok kararı bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 13.06.2010
Soru :
İyigünler. Haziran 2010 dönemi sgk bildirgesine yazmam gereken ücretleri mayıs 2010 dönemindeki sgk bildirgesine yazdım. Haziran ayı yarım maaş + ikramiye var mayıs ayında ise tek maaş. Mayıs sgk bildirgemi iptal edip yeniden tahakkuk ettirebilirmiyim. Bu konuda lütfen yardımcı olurmusunuz. Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Mayıs ayı SGK bildirgenizi iptal ve düzeltme yapabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.06.2010
Soru :
şirketimizin sermayesi 20.000.tlden 250.000 tl çıkarılmıştır.ancak şirketimiz şirket ortaklarına 195.000 tl borçlu durumdadır.Arttırılan sermayemizi ortaklara borçlar hesabının bakiyesini kullanarak sermayeye ilave edebilirmiyiz bu konu hakkında tarafımıza bilgi vermenizi rica ederim. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Yıldırım, Nakit sermaye artırımında bulunmuş iseniz ortaklar bu sermaye taahhütlerini yerine getirmek ve ödemek zorundadırlar. 331 hesaptaki tutarı yani ortakların alacaklarını sermayeye ilave edebilmek için tekrar bir sermaye artırımında bulunmanız gerekir. Ancak taahhüt edilen sermayeyi ödemeniz koşuluyla. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.06.2010
Soru :
Harcırah kayıtları hakkında: Yönetim Kurulu için ödenen harcırahların tahakuk kaydı ve ödeme kaydı ne zamandır? Örneğin nisan 2010 döenemine ait olan harcırah işlemlerine ait tahakkuk kaydı ne zaman yapılır? Örneğin ödemenin mayısın 5'inde yapılması durumunda kayıtların mayıs içine alınması uygun mudur?

Cevap :
Sayın Üreten, Harcırah ödemelerinde öncelikle seyehat edecek kişiye harcırah avans olarak verilir. Seyehat sonuçlandıktan sonra avans harcırah hesaplaması yapılarak giderleştirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.06.2010
Soru :
Merhabalar.Benim sorum iş ortaklıklığı ile ilgili.Bir mükellefim iki Limited Şirketinin oluşturduğu yıllara yaygın inşaat yapan bir adi ortaklık..Bu firmam ,5811 sayılı kanundan yararlandı ve bu miktarı ben sermaye atmak istiyorum..Adi ortaklık olduğu için ticaret odasına kayıtlı değil,yıllara yaygın olduğu içinde henüz vergi tahakkuk etmedi.5811 den yararlandığım miktarı ne yapacağımı bilemiyorum.Bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.İyi günler...

Cevap :
Sayın Onur, Bahsettiğiniz iş ortaklığının 5811 Sayılı Yasadan yararlanamayacağı kanaatindeyiz. Ancak limited şirketler ayrı ayrı yararlanabilirdi. İşlemlerinize esas olması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.06.2010
Soru :
Merhabalar ! Benim sizlere danışacağım sorular şunlardır: 1- Tahsilat Kanunu Hakkında: Mal aldığımız firmaya aynı zamanda satıyorsak 120 ve 320 hesaplar birbirine virman olur mu? Olursa ve fatura da 8.000-TL üzeri ise tahsilat tevsik kanununa aykırı olur mu? Aynı firmadan hem mal alıp hem de mal satışımız var ise nasıl yapmalıyız. Rakamlar genelde 8.000 TL üzeridir. 2- Diyelim ki A firmasından 20.000 TL mal aldık. Ödemesini elden gidip A firmasının banka şubesinden hesabına yatırsak olurmu. Ödemelerin bankadan bankaya olması mı lazım. Yoksa elden nakit olarak A firmasının banka hesabına banka veznesine yatırıp dekont alsak olmaz mı ? yevmiye maddesi şöyle oluyor ozaman 320- A Firması 20.000 100- Kasa Hs. 20.000 Açıklama: Denizbank-A Firmasına ödenen, mk.A-0547 Banka işlemi yevmiye maddesinin açıkamasında gözüküyor ve dekontu da var. 3- Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara yapılan satışlar için Özel Fatura bastırmak istiyoruz. KDV İade işlemi için yapılması gereken işlemler hakkında bizleri bilgilendiriseniz sevinirim. Özel fatura TL mi, $ mı kesilecek. İrsaliye düzenlenecek mi Gümrük onayı nasıl yapılacak gibi ve diğer meseleleri hakkında. İyi Çalışmalar dilerim. Saygılarımla, Ümit KAYA

Cevap :
Sayın Kaya, Tahsilat ve tevsik kanunu diye mevzuat uygulamada yoktur. Sizin bahsetmeye çalıştığınız konu 213 Sayılı VUK ve ilgili tebliğler gereği 8.000 TL ve üzerindeki nakit hareket sınırlaması konusunda tereddüt yaşadığınız anlaşılmaktadır. Muhasebenin temel kavramları ve tek düzen hesap planı kurallarına göre 120 ve 320 hesaplar muhatabı aynı kişi veya kurum olsa bile birbirleriyle virman işlemi yapılamaz. Dolayısıyla 120 ve 320 hesaplardaki bakiyelerin 8,000 TL üstü işlemleri bankadan yapılacaktır. (Elden bankaya yatırılan tutar nakit çıkışıdır, banka işlemi değil) Özel fatura uygulamasına ilişkin olarak KDV Kanunu 43-61-64-71-84 ve 93 nolu Genel Tebliğleri tetkik ederek uygulama hakkında bilgi edinebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.06.2010
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Ltd.Şti. İhracatçı bir firmadır. Yurtdışındaki mal verdiğimiz müşterilerimiz bazen Debit Note kesmektedirler tarafımıza Mallarda meydana gelen kusurları bildirerek bu belgeleri kesmektedirler bunları nasıl kayıt altına nasıl alabilirim. Şu anda elimde 06/05/2010 tarihinde düzenlenmiş İhracat satış faturasına atıf yapılarak 694,26GB'lik bir debit note kesilmiştir. 1- bu tarihteki Alış Kurundanmı kayıt altına alıcam. 2- Muhasebe Kaydı nasıl olacak hangi hesabı kullanacağım ve nasıl bir hesap açacağım. Konu hakkında bilgi vermenizi rica eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Sipahi, Alacak ve borç notu "credit note - debit note" uluslararası ticaret yapan şirketlerce ticarette öngörülmeyecek sekilde ortaya çıkan maliyete iliskin unsurları karsılıklı olarak dengelemek amacıyla kullanılan notlardır. Bu notlar, genellikle satıcı tarafından alıcıya ticari, lojistik, teknik talepler, fiyat düzeltmeleri, komisyon ve indirim gibi nedenlerle gönderilir. Alacak notu "credit note" satılan mal veya hizmetin istenilen kalite standartlarına uygun olmaması sonucu ortaya çıkan indirimler ile fiyat farklılığı gibi nedenlerle alıcının satıcıdan alacaklı olduğunu göstermek amacıyla satıcı tarafından düzenlenen bir belgedir. Diğer taraftan; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "ispat edici kağıtlar" baslıklı 227’nci maddesinde; "Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü sahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm gereğince tevsik edici belgeler Vergi Usul Kanunu’nun 229-242’nci maddelerinde tek tek sayılmak suretiyle belirtilmis olup, 229’uncu madde ile mal teslimi ve hizmet ifalarının "Fatura" ile belgelendirileceği hüküm altına alınmıstır. Öte yandan; 3065 sayılım Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 35’inci maddesinde; "Malların iade edilmesi, islemin gerçeklesmemesi, islemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değisiklik vukubulduğu hallerde, vergiye tabi islemleri yapmıs olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi, bu islemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değisikliğin mahiyetine uygun sekilde ve değisikliğin vukubulduğu dönem içinde düzeltir. Şu kadar ki, iade olunan malların fiilen isletmeye girmis olması ve bu girisin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi sarttır" hükmüne yer verilmistir. Buna göre; yurt içinde yapılan ticarette herhangi bir nedenle katma değer vergisi matrahında meydana gelen değisikliklerin düzeltilmesi isleminde, düzeltmenin ortaya çıktığı dönem itibariyle alıcı veya satıcı tarafından fatura düzenlenir ve yapılan düzeltme islemi böylece belgelendirilmis olur. Yapacağınız muhasebe kaydında belgenin taşıdığı tarihteki MB döviz alış kuruna göre kayıt yapacaksınız. Sizdeki debit notun mahiyetine göre gider kalemini oluşturacaksınız. (Örneğin faiz ise 780) Danışma Birimi


 

Tarih : 09.06.2010
Soru :
3 gün üst üste işe gelmeyen personel için 4. gün noterden ihtarname çekildi ve 3 gün içerisinde haklı sebep evraklarını ibraz etmesi istendi. Ancak işçi ve evrak gelmedi. İşçinin çıkışı hangi tarihte yapılmalı. Noter ihbarının eline ulaştığı günden itibaren 3 gün bekleyipmi çıkışı yapmalıyız.(gelmediği günleri eksik gün yaparak) Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin işe gelmediğinin tarafına itar çekilmesine rağmen 6 iş günü içinde haklı bir sebep göstermememsi ve işe gelmemesi halinde işçinin sözleşmesi işe gelmediği tarihten itibaren feshedilebilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.06.2010
Soru :
Merhabalar; Benim sorum: Yönetim Kurulu Üyelerine ödenen "Huzur Hakkı" SSK primine tabimidir. Bununla ilgi Alo Maliye sitesinde dahil değil deniyor. Fakat SSK sitesinde ise prim keselecek deniyor. Ayrıca Yargıtay (Yrg. 10.HD.03.05.1976,8678/3259)sayılı kararda Yönetim Kurulu Üyelerinin Vekalet akdi ile çalıştığını ve SSK'lı sayılmayacaklarını belirtmiştir. Şirketimizde emekli olan yönetim kurulu üyelerine "Huzur Hakkı" ödenmektedir. Emekli maaşlarından SGDP kesilmelimesi gerekiyormu gerekmiyormu? Verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Konu ile ilgili Oda Başkanımız Yahya Arıkan ın yazısından alıntı yapılarak sorunuz cevaplanmıştır; Bir anonim şirketin kurulması için şirkette pay sahibi en az beş kurucunun bulunması şart ve en az 3 kişiden oluşan yönetim kurulu var. Türk hukukunda “huzur hakkı” ise kural olarak anonim şirket yönetim kurulu üyelerine katıldıkları her toplantı için verilen bir tür ücret. Bu kapsamda huzur hakkı sabit bir ücret şeklinde ödenebilmektedir. Limited şirketler için ise müdür sıfatına sahip müdürler için huzur hakkına ilişkin bir düzenleme Türk Ticaret Kanunu’nda yer almamaktadır. Görüldüğü gibi “huzur hakkı” önemli sayıda insanı ilgilendiriyor. İşte şimdi bu durumda olanların vergi yükümlülükleri, asgari geçim indiriminden yararlanma hakları konusunda nasıl bir hukuk işliyor, onu masaya yatıracağız. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre, Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin içeride ve dışarıda elde ettikleri kazanç ve iratlarının tamamI vergiye tabidir. Aynı şekilde “ücret” bu kapsama girmektedir ve ilgili yasada ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kkazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. Aynı kanunun “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94’ncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir. Anılan kanunun “Asgari Geçim İndirimi” başlıklı 32’nci maddesinde de; “Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanır” ifadesi vardır. Değerli okurlarım, Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde ise “… ücret geliri elde edenler, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır” açıklamalarına yer verilmiştir. Görüldüğü üzere; yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; şirket ortaklarına ortaklar kurulu veya yönetim kurulu toplantılarına katılmaları karşılığında huzur hakkı ödenmesi durumunda, bu ödemeler ücret sayılıyor. Ve yapılan bu ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1. maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, söz konusu ödemelerin yapıldığı dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla, hesaplanacak asgari geçim indiriminin uygulanması mümkün bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.06.2010
Soru :
merhaba, benim sorum hamile bayanlarla ilgili rapor alıp doğum iznine ayrılan bayanlar rapor sonunda hem çocuğuma bakmak için çalışmıyıcam deyip hemde kıdem tazminatı istme hakkında sahip midir. bir işçiyle bu yüzden mahkemelik olma aşamasına geldik

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kıdem Tazminatına hak kazanma koşulları arasında hamilelik dolayısıyla işten ayrılma nedeni bulunmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.06.2010
Soru :
Üstadım iyi günler dilerim.Mükelleflerimden bir tanesi mobilya ve aksesuarları üzerine bir bayilik almıştır.Satışların %90 kısmını kredi kartı ile yapılmaktadır.Çalışma gereği olarak önce sipariş alınıp bu esnada kredi kartı ile tahsilat yapılmaktadır.ana bayiden malların gelmesi 15-20 günü bulmaktadır.mallar stoğumuza giridği zaman faurasını kesebilmekteyiz. Bu sebepden dolayıdır ki kdv beyannamesinde teslim ve hizmet hakkı doğuran bölümdeki satışlarımız kredi kartı ile yapılan satışlardan hali ilen yüksek oranda azdır.Bu durumda nasıl bir yol izlemem gerektiğini tarafıma bilgi olarak aktarırsanız sevinirim.

Cevap :
Sayın Özkönü, Kredi karıyla yapılan satışlar neticesi aylık kredi kartı pos cihaz toplamı ile düzenlediğiniz belgeler arasında farklılık sözkonusu olması halinde ve de vergi idaresinin tespiti halinde bu durumu idareye izahat etmeniz gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.06.2010
Soru :
2006 yılında SM ünvanı ile büro açtım ve 2010 yılı Özel SMMM sınavı ile SMMM oldum.(Bu arada fakülte mezunuyum) Hangi tarihte YMM sınavına girmeye hak kazanırım. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Önder, SMMM olarak ünvan değişikliği yaptığınız tarih 17.04.2010 itibariyle süreler yeminlide geçen süre olarak değerlendirilmektedir. Konuyla ilgili Ankara TESMER Başkanlığı'ndan detaylı bilgi alabilirsiniz. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 02.06.2010
Soru :
Sayın Yetkilinin dikkatine , Doğum Tarihi : 03.11.1968 ** Bayan ** Ssk işe giriş tarihi : 01.02.1983 Ssk çıkış tarihi : 16.08.2000 ssk gün toplamı 1984 Bağkur girişi :02.01.1995 Bağkur halen devam ediyor. Bağkur hizmet süresi 15 yıl 6 ay bu bilgiler ışığında ne zaman emeklilik hakkı kazanabiliriz. Kolay gelsin

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4/a (ssk) ve 4/b (bağkur hizmet birleştirmesi işleminizi yapmanız gerekmektedir. Toplamda 7384 gün 27 yıl ve yaş ta 42 olmuş Emeklilik şartlarınızı tamamlamış görünüyorsunuz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.06.2010
Soru :
Gelir Vergisine kayıtlı bir mükellefim 1996 yılında çorlu'da kendine bir arsa alıyor 2004 yılında bu arsaya özel bir inşaat yapmaya karar veriyor. 01.03.2004 tarihinde yapı ruhsatı alıyor. Fakat daha sonra yapacağı bu inşaatı bölümler halinde satmaya karar veriyor. Durum böyle olunca bende firmaya inşaattan dolayı tescil yapıp 1996 yılında almış olduğu arsayı almış olduğu bedelle 192.000 TL olarak aktife kayıt ettim. İnşaat bitmek üzere. Arsaya değerlendirme yapmam gerekiyor. Bunun değerlendirilmesi hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum. Hangi tarihi baz alacağım. Arsanın alınış tarihini mi? ruhsat tarihini mi? yoksa aktife aldığım tarihi mi? şimdiden teşekkürler. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Kıykaç, Arsanızın yeniden değerlendirilmesi sözkonusu değildir. Yapılacak inşaatta arsanın kayıtlı değeri maliyet unsuru olarak diğer maliyet girdileriyle muhasebeleştirilerek bina inşaat metrekare birim fiyatını tespit edeceksiniz. Sözkonusu arsayı aktife aldığınız tarih maliyet oluşum tarihi olarak dikkate alınacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.05.2010
Soru :
Mali müşavirliğin yaptığım Ltd.Şti. 1-bu güne kadar hastalık ve doğum hallerinde personelin maaşından kesinti yapmıyorduk personelin istirah parasınıda alması için firmada çalışmadığına dair yazı kendisine veriyorduk.bu yeni sistemde geçen gün personelimin istirahat kağıdını sisteme girdim, şimdi dönem bildirgesini girerken 12.05-21.05 istirahatli görülüyor dönem bildirgesini girerken 22.05 iş başı yapan personelin gün puantajını 21 gün üzerindenmi yoksa 20 gün üzerindenmi yapıcam yoksa eskiden yaptığım gibi ben ücret kesintisi yapmak istemiyorum personelime tam maaş ödemek istiyorum deyip 30 gün üzerinden puantaj yapabilirmiyim. bu durumda sgk tarafıma ceza düzenlermi. 2-SSK emeklisi ve Bağkur emeklisi iki şirket ortağım var kendilerine şirkette bilfiil pazarlama işinden çalıştıkları için kar temettüsü haricinde aylık Huzur hakkı ödemesi yapmaktayız bu şirket ortaklarının huzur hakkı ödemesinden %7.5 işçi %22.5 İşveren=%30 SGDP kesintisi yaparak kuruma yatırmam gerekiyormu yoksa sadece Gelir Vergisi ve Damga vergisi kesmem yeterlimi yapmam gerekiyorsa bu kişileri kendi sigorta dosyamdan emekli SGK girişi yapıp ordanmı sigortalı göstericem ,Ayrıca bağkur Sigortalısı olan ortaklarım var onlardan Sadece Damga ve Gelir Vergisi kesiyorum bu şekilde devam ettirmemde sakınca varmı. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Kolay Gelsin

Cevap :
Değerli Meslek mensubu 1, sorunuz için sgk 2010/ 66 sayılı genelgeyi incelemeniz gerekmektedir. 2, sorunuz : Emekli olup da şiketinizde ortak olanları maaşlarından sgdp kesintisi yapılıyordur. Ayrıca bu kişilere huzur hakkı ödemesi yapıyort iseniz Bunun gelir ve damga vergisini ödemeniz gerekmektedir. İyi çalışmalar.


 

Tarih : 28.05.2010
Soru :
merhaba sayın yetkili 2009 yılında yıllara yangın bir inşaatımız sonuçlandı ve geçici kabulu 2009 yılında yapıldı. ve biz de bu faliyetle ilgili gider ve hak edişleri gelir tablomuza yansıttık ve 2009 kurumlar vergisi beyyanmemizde beyan ettik bu faliyetlerden dolayı hak edişlermizden yapıla %3 lük stopajıda kurumlar vergisi beyaynamesinde gösterdik firmada geçmiş dönem zararı olduğu için yapılan stopajların kurumlar vergisinden mahsub edemedik şuan 68 000 tl bir alacağımız doğdu firmamız tam tasdik kapsamındadır nakit iade veya başka borçlarımızdan mahsub talebinde bulunursak idare bizden 2009 yılına ait vergi inceleme raporu istermi

Cevap :
Sayın Sağlamçelik, 10.000 TL ve üzerindeki iade ve mahsuplarda İnceleme yapılması zorunludur. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.05.2010
Soru :
30 Nisan itib. SGK Prim borçlarının kredi kartı ile ödenebileceği ve protokol imzalanan bankalar için bilgi verilmişti.Garanti bankası protokol isminde olmasına rağmen bağkur ve sigorta ödemelerinin kredi kartı ile yapılabileceğine dair elelrine gelen bir bilgi olmadığını söylüyorlar. Ne zaman uygulamaya geçer? Bu konuyla ilgili gelişmeler hakkında bilgi verir misiniz? İyi ç.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İlgili Bankanın Genel Müdürlüğüyle görüşmesi gerekir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.05.2010
Soru :
İyi Günler. Otel işletmesi olan bir mükellefimiz yurt dışındaki acentaya bize göndermiş olduğu müşteriler karşılığında komisyon ödemesi yapmakta ve bunun karşılığında yurt dışı komisyon faturası almaktadır. Bu faturanın 2 nolu kdv.ve stopaj karşısındaki durumu hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Ak, Yurt dışındaki firmanın size müşteri bulması ve siz de bundan Türkiye'de faydalandığınız için yurt dışındaki firmadan aldığınız komisyon faturası üzerinden %18 KDV hesaplayıp sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan edip ödeyeceksiniz. Gelir vergisi stopajı ile ilgili bahsettiğiniz ülke ile Türkiye arasında çifte vergilendirmeyi önleyici anlaşma olup olmadığını araştırınız. Gelir İdaresi Başkanlığının sitesinden bu anlaşmayı bulabilirsiniz. Anlaşma çerçevesinde belirlenen oran üzerinden gelir vergisi stopajı yapmanız gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.05.2010
Soru :
YAPILACAK BİR RESTAURANT FAALİYETİ İÇİN YURTDIŞINDA YERLEŞİK (LÜBNAN) BİR FİRMADAN İSİM HAKKI ALINACAKTIR. SÖZLEŞME GEREĞİ ALINAN İSİM HAKKININ BEDELİ RESTAURANT FAALİYETİNDEN OLUŞACAK OLAN NET KARIN % 25 ORANINDA OLACAKTIR. İSİM HAKKINI VEREN FİRMA BU TUTARI YURTDIŞINDA YERLEŞİK FİRMASI TARAFINDAN KESİLECEK FATURA İLE TAHSİL EDECEKTİR. SORU1- BÖYLE BİR SÖZLEŞME YAPILMASI MÜMKÜNMÜDÜR. SORU1- MÜMKÜN İSE KESİLECEK İSİM HAKKI BEDELİ FATURASINA (LÜBNAN) KDV VE STOPAJ UYGULAMASI YAPILACAKMIDIR.

Cevap :
Sayın Yakupoğlu, Genel hukuk kurallarına göre bahsettiğiniz şekilde sözleşme yapılabilir. Yurt dışında yerleşik girmanın isim hakkının Türkiye'de kullanılması KDV Kanunu kapsamına girmektedir. Dolayısıyla yurt dışından size gelecek fatura tutarı üzerinden sorumlu sıfatıyla %18 KDV hesaplayıp 2 Nolu KDV Beyannamesiyle beyan edilip ödenecektir. Hesaplanan bu KDV 1 Nolu KDV Beyannamesiyle indirim konusu yapılacaktır. Yurt dışından yapılacak para transferi için Lübnan'la ikili vergi anlaşması veya çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olup olmadığını Gelir İdaresi Başkanlığının sitesinden araştırıp varsa vergi kesintisine ilişkin düzenlemedeki orana göre stopaj yapmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.05.2010
Soru :
Merhaba, istirahatli olan sigortalıların işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimlerle ilgili aşağıdaki duyurunuzla ilgili gelişme varmıdır? SGK yaklaşık olarak ne zaman genelge yayınlayacaktır?şu kadar sürede yayınlanır diye bir bilgi mevcutmudur? SGK tarafından istirahatli olan sigortalıların işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimin işverenlerce sosyal güvenlik kurumuna gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğ 12 Mayıs 2010 tarih ve 27579 sayı ile resmi gazete de yayınlanmıştır. Bu tebliğ yayınlandığı tarihten itibaren siz üyelerimizden yoğun telefon ve mailler almış bulunmaktayız. Odamızın yapmış olduğu girişimlerle, İdari Para Ceza Uygulamasıyla ilgili olarak SGK yetkilileri ile yapılan görüşme sonucunda “hastaneden gelen raporlara ve belgelere bakılacağı, işverenin bildirimi yapmadığının tespit edilmesi halinde SGK’ca işverene tebliğ edileceği, bu tebligattan sonra 5 iş günü içinde bildirimin yapılmaması halinde işverene para cezası uygulanacağı" şeklinde bir genelge hazırlanması konusunda mutabakat sağlanmıştır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Konu hakkındaki 2010/66 sayılı Genelge yayımlanarak açıklama hakkında düzenleme yapılmıştır. İlgili açıklama İSMMMO web sayfasında bilgilerinize sunulmuştur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.05.2010
Soru :
Değerli üstadım, cevabınızı okudum çok teşekkür ederim ancak sorumun devamına cevap alabilmiş değilim zira örneğin personel çalıştırmasına dayalı olmayan hizmet ihalelerinde(örn.yemek hizmetleri gibi) yararlanılan %5 lik indirimin ayrıca iadesi kurum tarafından talep edilerek bu indirim hakkından vazgeçilmesine yönelik uygulama var...bu husus hakkında saygılarımla bilgilerinizi arz ederim...SMMM KENAN BARIŞ KAYITMAZER

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuzun devamının cevabı: Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 25 Ekim 2008 tarihli ve 27035 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Aynı Tebliğin Birinci Bölümünün XIII üncü maddesinin "Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar" başlıklı (G) alt maddesine aşağıdaki (17) numaralı fıkra eklenmiştir. de bulunmaktadır. Şöyle ki; “17- 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, “b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.05.2010
Soru :
iyi çalışmalar; mükellefim 4/a (ssk)'dan emekli olmayı 01/06/2010 tarihi itibariyle hak etmiş bulunmaktadır. emekliliğinden dolayı sigorta çıkışı yapılacaktır. yalnız vergi mükellefi olmasından dolayı 4/b bağkurlu olması gerekecek.emeklilik işlemleri aynı gün tamamlanamayacıktır. vergi mükellefi oluşu ssk' dan emekli olmasını engeller mi ? tşk ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin çıkışının yapılması ile emeklilik gerçeklesşecektir. Daha sonrada SGDP emekli maşından kesilmek üzere prosedür devam edecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.05.2010
Soru :
Merhaba, Benim sorum yıl sonu kapatmalarında merak ettiğim bir konu ile ilgili. Yıl sonu işlemlerini yaparken 4 dönem verilen geçici vergilerin 4 döneminde de ödeme çıktığını farz ederekten 4. Dönemin geçici vergi tahakkuku yapılacak mı. İkincisi ise 370 ve 371 lerde toplanan bakiyeleri mesela 2008 yılı bilançosunda 2009 yılına geçmeden 360 hesabına mı devir edilecek yoksa 2008 yılı sonunda mı 360 nolu hesaba devir edeceğiz. Diğer bir sorumda 1. Tertip yedek akçeyi 590 no lu hesaptayken mi yoksa 570 nolu hesaba aldıktan sonra mı %5 lik karşılığı ayıracağız.

Cevap :
Sayın Özmen, Geçici vergi tahakkukları her geçici vergi döneminde bir önceki hesaplanan geçici vergi mahsubu yapıldıktan sonra ödeme çıkıyorsa tahakkuku yapılır. Peşin ödenen geçici vergiler 193 hesaba kaydedilir. (193 borçlu, 360 ödenecek geçici vergi şeklinde). Dönem sonunda 193 hesap toplamı 4.dönem hesaplanan geçici vergi ile aynı tutardır, eğer her dönem ödeme yapılmışsa. Dönem sonlarında 193 hesap 371 hesaba virman yapılır. Kar zarar devirleri yapıldıktan sonra vergi karşılığı hesaplanarak 691 hesaptan 370 hesaba virmanlanarak dönem net karı tespit edilir. Takip eden takvim yılında 590 hesap 570 hesaba virman yapılır. Ve kurumlar vergisi tahakkuku 370 ile 371 hesap karşılaştırılarak tamamlanır. Ödenecek kurumlar vergisi veya iadesi gereken vergi ortaya çıkar. Geçmiş dönem zararlarının kapatılmasını müteakip 1. Tertip yasal yedek akçenin ayrılması gerekmektedir. 1. Tertip yasal yedek akçe, ödenmiş sermayenin beşte birine ulaşıncaya kadar her dönem safi karın yirmide biri oranında ayrılır. (T.T.K. Mad 466) 1. Tertip yasal yedek akçenin hesaplanmasında esas alınacak “safi karın”, “vergi sonrası kâr” olarak kabul edilmesi gereğini belirtmek yerinde olacaktır. (Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü, 04/09/1991 tarih ve 621 Sayılı Tamimi) Danışma Birimi


 

Tarih : 25.05.2010
Soru :
İşverenlere tanınan %5 lik indirimle ilgili olarak gerekli şartlar nelerdir?Hizmet işlerine dayalı ihaleli işlerde bu durumda hakediş uygulaması nasıl yapılmaktadır?Ayrıca bu indirimin bu tür işlerde işverene yararlandırılmaması(hakedişten düşürülmesi) kanunen doğru mudur? Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşverenin, Sigorta Prim Hissesinden Beş Puanlık İndirim: Sosyal GüvenlikKurumuna prim borcu bulunmayan özel sektör işverenlerinin çalıştırdıklarısigortalıları için ödeyecekleri sigorta primlerinden beş puanlık kısmınınHazinece karşılanmasına ilişkin prim teşviki uygulaması 1 Ekim 2008 tarihiitibariyle yürürlüğe girmiştir. Budüzenleme ile işverenlerin, sigortalıları için ödeyecekleri Malullük, yaşlılıkve ölüm sigortaları prim oranının 5 puanlık kısmı istihdamı teşvik amacıylaHazinece karşılanacak olup, Sosyal Güvenlik Kurumuna Prim borcu bulunmayan vekayıt dışı sigortalı çalıştırmayan işverenlerin sigorta prim yükünün beşpuanlık kısmı Hazinece üstlenilmiştir. Ayrıca 5510 sayılı Kanunun 81 incimaddesinde, muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezasıile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçları bulunmaklabirlikte, söz konusu borçların çeşitli kanunlar gereğince yenidenyapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olması ve yapılandırma veya taksitlendirme işlemleri devamediyor olması kaydıyla, söz konusu indirimden yararlanılabileceğiöngörülmüştür. Bubakımdan, muaccel borçları, 5458 sayılı Kanun gereğince ya da 5510 sayılıKanunun geçici 24 ya da 25 inci maddelerine istinaden yeniden yapılandırılmışya da 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olan işverenler, yapılandırma veya taksitlendirmeişlemlerinin devam ediyor olması ve yapılandırma veya taksitlendirme kapsamınagirmeyen muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ilebunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının da bulunmamasıkaydıyla, 5 puanlık işveren hissesi prim indiriminden faydalanabileceklerdir.Teşvike ilişkin uygulamalar, 13/11/2008 tarihli ve 2008/93 sayılı Genelge ileaçıklanmış İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.05.2010
Soru :
Merhaba, Ev hanımlarına indirimli isteğe bağlı sigorta konusunda haklar getirilmiş.Bu konu ile ilgili detaylı bilgi alabilirmiyim. tesekkurler...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İsteğe Bağlı Sigorta Hükümleri İsteğe bağlı sigorta ve şartları MADDE 50- İsteğe bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan sigortadır. (Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/30 md.) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye'de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından; a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak, b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak, d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak, şartları aranır. İsteğe bağlı sigorta başlangıcı ve sona ermesi MADDE 51- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar. İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade edilir. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir. İsteğe bağlı sigortalılık; a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden, b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden, c) Ölen sigortalının ölüm tarihinden, itibaren sona erer. İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir. İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi MADDE 52- (Değişik: 17/4/2008-5754/32 md.) İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen prime esas aylık kazancın % 32'sidir. Bunun % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir. 51 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı üzerinden malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi alınır. İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı ülke vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik olma hali bir yılı doldurmadıkça genel sağlık sigortası primi alınmaz ve bu kişiler genel sağlık sigortalısı sayılmaz. Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen primler 89 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade edilir. İsteğe bağlı sigortalıların zorunlu sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması halinde, isteğe bağlı sigortaya tâbi ödenen primler öncelikle zorunlu sigortalılık nedeniyle Kuruma olan borçlarına mahsup edilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.05.2010
Soru :
Sayın yetkili...benim sormak istediğim soru ile ilgili araştırmalarım sonucu Başka bir iş yerinde SSK lı olarak çalışan birisi Ltd.Şti.Kurucu ortagı olabiliyor..(Temsil yetkilisi olamıyor)SSk sı devam ettiği sürece Bağkurlu olmasına gerek yok..Yalnız emin olamadığım ;Bir Kamu kurumunda Sözleşmeli personel olarak çalışan bir işçi(SSK lı) için de aynı haklar geçerlimi..? Cevabınız için teşekkürler..İyi çalışmalar..

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigortalılık hallerinin birleşmesi MADDE 53- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer. Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır. Sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir. (Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.05.2010
Soru :
Merhaba danışmanlığını yaptığım firmalardan birinin patronu eşine özel şöför tutmuş ve eşi adına ev hizmetlileri için sigorta bildirgesi verip şöförün ssk primlerini ödemişler şöför ssk dan emekliliğe hak kazandığı için ayrılmak istiyor ve kıdem tazminatı talep ediyor.İş kanununa göre tazminat almaması lazım diye düşünüyorum ancak borçlar kanununa göre kıdem tazminatı vermemiz gerekir mi?teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK bildirgesini verip çalıştırılan kişi emeklilik aylığına hak kazanma nedeniyle işten ayrılırsa bu kişiye kıdam tazminatı verilmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.05.2010
Soru :
Merhaba danışmanlığını yaptığım firmalardan birinin patronu eşine özel şöför tutmuş ve eşi adına ev hizmetlileri için sigorta bildirgesi verip şöförün ssk primlerini ödemişler şöför ssk dan emekliliğe hak kazandığı için ayrılmak istiyor ve kıdem tazminatı talep ediyor.İş kanununa göre tazminat almaması lazım diye düşünüyorum ancak borçlar kanununa göre kıdem tazminatı vermemiz gerekir mi?teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK bildirgesini verip çalıştırılan kişi emeklilik aylığına hak kazanma nedeniyle işten ayrılırsa bu kişiye kıdam tazminatı verilmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.05.2010
Soru :
İyi çalışmalar.Bir mükellefimiz 2009/12 ayda yanında çalışan kişiyi sigortalı yapmadığı sigorta memurlarınca tespit edil.Geri dönük işe girişini yaptık.Bu gğne kadar da sigortası devam ediyor.%05 İndirimli olarak aylık bildirgelerini yolladık ve ödendi bu gün sigortada cezası 1386 tl ve bir yazı geldi.Geriye dönük 12/2009-04/2010 aylık bildir geleri indirimsiz olarak iptal ve ek bildirge vermemiz isteniyor.Kurum ssk girişini elden yaparken cezayı kesmedi. Kurumun 5 aylık gecikmeli iş yapmasının cezasını mükellef niye çekiyor.Bu konuya itiraz hakkımız varmıdır. Cezayıda 15 günlük sürede de ödeyeceğiz. Teşekkür ederiz.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kusurlu bulunduğunuz bir işlemi yine kusurlu olarak yapıyorsunuz ve sonra da niye kabul etiler diye serzenişte bulunuyorsunuz. Kurumun sitesinden her zaman hatalı giriş yapabilirsiniz ve bunun cezası SGk tarafından düzenlenir. Dolayıısıyla mükellef kendi hatasının cezasını ödüyor ya da sistemi böyle kurulmuş bu düzenin demekten başka çare yok. İyi çalışmalar


 

Tarih : 20.05.2010
Soru :
Elimde bir gsm şirketine ait fatura mevcuttur. Bu fatrurada iki adet öiv kesilmiştir. İlk defa böyle bir fatura ile karşılaştım. Oranlardan biri %25, diğeri %5'tir. Bu oranların her ikisinin de Kanunen kabul edilmeyen gider olarak kaydedilmesi gerektiğini düşünüyorum ve kayıtlarıma da o şekilde aldım. Konu hakkında bilgilendirmenizi rica ederim.

Cevap :
Sayın Üreten, Konuya ilişkin İst.Vergi Dairesi Başkanlığının muktezası aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.Muktezadaki görüşe göre söz konusu ÖİV KKEG olarak dikkate alınacaktır. Danışma Birimi Maliye bakanlığı Özelgesi (ivdb) Sayı : B.07.1 .GİB.4.34.l6.01/KVK-8 Özel iletişim vergilerini kurum kazancınızın tespitinde maliyet unsuru olarak dikkate almanız mümkün olmayıp, kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindedir. İlgide kayıtlı dilekçenizde, şirketinizin tekstil kimyevi maddelerinin ithalatı ve toptan pazarlaması işinden dolayı …. Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunu ve şirket adına kayıtlı hatlı ve cep telefonlarına ait faturalardaki ödemiş olduğunuz özel iletişim vergilerini bugüne kadar kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate aldığınızı belirterek, söz konusu vergiyi gider kalemlerine mi yoksa bugüne kadar olduğu gibi kanunen kabul edilmeyen gider olarak mı dikkate alınması gerektiğini sormaktasınız. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6.maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8.maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40.maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir. Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 6. bendinde ise, işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun “Özel İletişim Vergisi” başlıklı 39.maddesinde,” 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin… a) Her nevi mobil telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli kart satışları dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri % 25, … Oranında özel iletişim vergisine tâbidir. …Verginin mükellefi; birinci fıkrada sayılan telekomünikasyon hizmetlerini sunan işletmecilerdir. Verginin matrahı, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eder… Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uygulanır. … Özel iletişim vergisi, düzenlenecek faturalarda ayrıca gösterilir. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilmez ve hiçbir vergiden mahsup edilmez…”hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kurumunuz tarafından ödenen özel iletişim vergilerini kurum kazancınızın tespitinde maliyet unsuru olarak dikkate almanız mümkün olmayıp, kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindedir. Bilgi edinilmesini rica ederim.


 

Tarih : 20.05.2010
Soru :
iyi çalışmalar;ikinci el motorlu araç satan mükelelfimiz ticari olarak satmak üzere icra dairelerinden araç almaktadır. Kdv ödemeleri icra daireleri adına tahakuk ettirilip ödenmektedir. ödenen kdvler indirim konusu yapılabiliyormu ? tşk ederim

Cevap :
Sayın Tetik, KDV Kanunu 29.maddesine göre KDV'lerin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve benzeri vesikaların mükellef adına düzenlenmesi gerekir. İcra dairelerinde yapılan KDV ödemesi mükellef adına yapılıp icra dairesinin vereceği belgede mükellefin isminin geçmesi halinde indirim konusu yapılabilir aksi halde yapılamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.05.2010
Soru :
iyi çalışmalar; mükellefim kat karşılığı ikamet amaçlı inşaat yapmaya başladı. Belediye'de ödenen harçlar toprak sahibi adına tahakkuk ediyor. yalnız ödemeyi mükellefimiz yapıyor. gider kalemlerinde kullanabiliyormuyuz. teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Tetik, Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ticari kazancın tespitinde kendileri adına düzenlenmeyen fatura ve benzeri vesikaları gider olarak kayıtlarına alamazlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.05.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi. Gelir vergisi mükelleflerinde vadesinde ödenen Bağ kur primleri Ticari kazançtan değil G.Geçici ve Yıllık Gelir vergisi beyannameleri üzerinde indirim yapılacak. Gelir vergisi mükellefi Birinci Sınıf tüccarların yevmiye kaydında bağ kur primlerinin tahakkukunu KKEG mi yazacağız, yoksa -“Bağ kur ödemesi işletme faaliyeti ile ilgili değildir.” - Mantığı yürüterek hiçbir kayıt yapmayacakmıyız?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Serbest meslek kazancı elde eden gelir vergisi mükellefleri hariç, diğer gelir vergisi mükellefleri kendi hesaplarından ödedikleri bu primleri defter kayıtlarında göstermeyip GVK 89.maddesine göre geçici ve yıllık beyannamelerde indirim konusu yapacaklardır. Serbest meslek kazancı elde eden gelir vergisi mükelleflerinin GVK 68.maddesine göre mesleki giderleri içinde sayılan bu prim ödemeleri defter kayıtlarında ticari kazancın tespitinde dikkate alınacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.05.2010
Soru :
Sayın danışmanlar öncelikle verdiğiniz hizmetlerinizden dolayı teşekkür ederim. Muhasebesini tuttuğum bir ltd. şti. nde ortaklardan birisi bağkur lu iken ,diğer ortak kendi işyerinde ssk. lı olarak sigortalı idi. bağkurlu olan ortak şirketteki hissesini devir ederek bağkur kaydını kapatmaya gittiğinde, 01.01.2008 tarihinde kanunun değiştiğini diğer ortağında 01.01.2008 tarihinden itibaren bağkurlu olması gerektiğini ssk. primlerinin iptal edilmesini ve bu tarihten cezalı olarak bağkurlu olması gerektiği bilgisi verilmiştir. bu konu hakkında yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı SSGSSK nu; Sigortalılık hallerinin birleşmesi MADDE 53- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer. Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır. Sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir. (Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.05.2010
Soru :
Sayın Meslek Mensubu, 16.11.2009 Tarihinde Vergi Barışından Yararlandık.(Vergi Barışı Tahakkukunun Tahakkukun ettiği Tarih) 31.12.2009 tarihinde vergi dairesine ödedik Fakat Henüz mükellefin ekonomik durumu yüzünden Ticaret sicile evrakları gönderemediktescil ettiremedik 6 aylık süre dolduğundan herhangibir cezai durum söz konusu mu şu anda evrağımızı verebilirmiyiz.şimdiden teşekkürler..

Cevap :
Sayın Hıdırlar, 5811 Sayılı Yasadan yararlanmak için alınan tahakkuk fişinin tarihinden itibaren 6 ay içinde beyan edilen matrahın sermayeye ilave edilmesi gerekir. Bu durumda 6 aylık süre dolmuş olduğu için sermaye artırımı yapabilirsiniz. Ancak 5811 Sayılı Yasanın vergisel avantajlarından faydalanamazsınız. Not: Bu sorunuz sistemimize 17.05.2010 trh ve saat 17.11 itibariye gelmiş ve yanıtı aynı gün saat 17.18 de verilmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.05.2010
Soru :
Merhaba.Benim sorum şu şekildedir. İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere (4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesi uyarınca); ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak ödenecektir. -Eğer işçiler tatil yapmayarak çalışırlarsa çalışılan her gün için bir günlük ücreti ayrıca ödenmek zorundadır.İşçinin tatil ücreti iş karşılığı olmaksızın Yasal olarak yapılan bir ödeme olduğundan tatil yapmayıp çalışması halinde hak ettiği ikinci ücret, çalışmasının karşılığı olan ücret olarak kabul edilmektedir. -Örnek: Fazla mesai yapmaksızın haftalık 45 saat üzerinden çalışan ve günlük ücreti 50.-YTL. olan işçiye tatilde çalışmasa bile tatil ücreti olarak 50.-YTl, tatilde çalışması halinde ise normal yevmiyesi olan 50.-YTL ve bayram yevmiyesi olarak da 50.-YTL olmak üzere toplam 100.-YTL. ödenecektir Maaşı 1.000 tl olan bu işçinin 1 günlük te genel tatil çalışması olduğu göz önüne alınısa işçiye ay sonunda ödenecek olan maaş 1.050 tl mi yoksa 1.100 tl mi olmalıdır. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin almış olduğu aylık ücreti 30 abölünüp çalışmış olduğu ulusal bayram ve tatil günü vd. sayısı ile çarpılır Hesaplanan Günlük ücret * tatil günü vb sayısı İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.05.2010
Soru :
Hayırlı işler. Sorum şu şekildedir. Ltd şirket inşaat faaliyeti ile meşguldur. satmak amacıyla yapmış olduğu binadaki dükkandan bir tanesine şirket merkezini taşımak istiyor. Bu olayın vergi hukukumuz (K.V-K.D.V) açısından durumu nedir.. Ayrıca karar alırken merkezi taşıma hakkında, bu durumu kararda belirtmem gerekecek midir? (merkezi kendi inşa ettiğimiz dükkana taşıyacağız vs..) Hayırlı çalışmalar.

Cevap :
Sayın Şengüler, Şirket bünyesinde inşa olunan gayrimenkulün bir bölümünü kendi ihtiyacı için kullanacaksa tapuda sözkonusu bağımsız bölüm şirket adına tescil ettirilir. İnşa edilen bağımsız bölümün emsal bedeli ile aktifleştirilmesi yapılır. Şirket merkezinin başka bir yere taşınması işlemi için ticaret siciline bildirilerek tescil ettirilir. Başta vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumu olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bu değişiklik bildirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.05.2010
Soru :
Şirketimiz yurtdışından gelen malı, gümrükteyken başka bir ülkeye satmıştır(transit ticaret). 1)Bu satışın KDV beyannamesinde kaydı normal ihracat gibi mi yapılacaktır? 2)KDV iadesinin istenmediği durumlarda da "indirilecek KDV listesi", " iade hakkı doğuran işlemlerle ilgili yüklenilen KDV listesi", "ihracat istisnası ile ilgili gümrük bey. ve satıs faturaları listesi" doldurulacak mıdır?

Cevap :
Sayın Bolkar, Transit ticaretle ilgili yapılan satış, KDV Beyannamesinin hiçbir bölümünde yer almayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.05.2010
Soru :
Merhabalar, benimm sorum, tahsilat tevsik kanunu hakkında. Bilindiği gibi 8000 tl ve üzeri ödemeler nakit yapılamıyor. Fakat piyasa'da yanlış bir anlayış oluşmuş. Mesela 50.000 tl faturayı farklı tarihlerde, 8.000 tl yi geçmeyecek şekilde nakit keserek tamamlıyorlar veya 50.000 tl fatura birden kesiliyor. Ödeme de 8.000 tl'yi geçmeyecek şekilde parça parça nakit yapılıyor. Benim asıl merak ettiğim 8.000 tl fatura, bir firmaya tek seferdemi kesilince veya bir ay içinde kesilen faturalar toplamı 8.000 tl'yi buluncamı yoksa bir sene içinde kesilen faturalar 8.000 tl ye ulaşıtığı andan itibarenmi kanun dahiline giriyor. Benim bildiğim bir firmadan, 14.05.2010 da 7.999 tl fatura aldık ve nakit ödedik. Artık bundan sonra 1 tl dahi fatura alsak kanun dahilinde ödeme yapmak zorundayız. Ta ki sene sonuna kadar. Bu konuda detaylı bir şekilde tarafımı bilgilendirmenizi rica ediyorum.

Cevap :
Sayın Kaya, Cari hesap bazında 8.000 TL'nin üzerinde olan bakiyeli hesapların bankadan ödenmesi zorunludur. Bahsettiğiniz işlemler fatura bazında 8.000 TL nin altında da olsa cari hesap bazında borç tutarı 8.000 TL'yi aştığı zaman bankadan ödemeniz gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.05.2010
Soru :
MERHABA BEN BU 12/05/2010 DA ÇIKAN İSTİRAHATLİ OLAN SİGORTALILARLA İLGİLİ TEBLİĞ HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ ALMAK İSTİYORUM. ŞÖYLEKİ RAPOR ONAR GÜNLÜK OLARAK NASIL GİRİLECEK ESKİYİ KAPSAYACAKMI DOĞUMDAN DOLAYI RAPORLU BİRİSİ 4 AY RAPORLU OLUYOR BİLİYORSUNUZ VEYA DAHA UZUN DURUMA GÖRE BÖYLE BİR RAPORA NASIL BİR İŞLEM YAPACAĞIZ. BU KONU HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ VERİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİM TEBLİĞDEN BİRŞEY ANLAMADIM BU ARADA İDARİ PARA CEZASINDAN BAHSEDİLMİŞ TEBLİĞDE RAKAMSAL OLARAK ONUDA ÖĞRENEBİLİRMİYİM TEŞEKKÜRLER İYİ ÇALIŞMALAR...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Bu konunun önemi Meslek Mensubu yüklemiş olduğu külfetler gözönünde tutulursa daha iyi anlaşılacağına düşünüyorum. Yapılan bu düzenleme 27579 sayı ve 12.05.2010 tarihli resmi gazete yayımlanmış olup elinizde bulunmaktadır. Bu tebliği itirazımız vardır İlgili Kurumlara itirazi başvurularımız yapılmıştır. Tebliğin İPC sını sormuşsunuz Şöyleki; 5510 sy SSGSSK nu; madde 102. i.Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında, geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 13.05.2010
Soru :
şahıs bilanço usulünde kuyumcuların enflasyon düzeltmesi ile ilgili muhasebe kayıtları hakkında örneklerle bilgi verilmesini ayrıca altın değerlemesinden oluşan farklar 549 hesaplara atılmış olup yeniden 549 hesapların enflasyon düzeltmesi yapılması gerekirmi ? SAYGILARIMLA...

Cevap :
Sayın Taner, Enflasyon düzeltmesi ile ilgili VUK Mük.298.madde, ilgili tebliğ ve sirkülerden faydalanabilirsiniz. Detaylı açıklama ve örnekler sirkülerde mevcuttur. (VUK 2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-17-18-19-21 nolu Sirküler enflasyon düzeltmesi ile ilgilidir, bilginize) Danışma Birimi


 

Tarih : 12.05.2010
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Ltd.Şti. 5 Ortağı bulunmaktadır.4 Ortak fiili olarak şirkette çalışmakta pazarlama faaliyetinde bulunmaktadır. Bu çalışmaları karşılığında kendilerine Huzur hakkı ödemesi yapılmaktadır. Bazı meslektaşlarımdan duyduğum olaylarda, Ortaklarımdan 2.si Bağkur Sigortalısı diğer 1 SSK Emeklisi SGDP kesintisi talep etmeme rağmen yapılmıyor.diğeride Bağkurdan yeni emekli olacak SGDP kesintisi maaşlarında otomaik olarak yapılacak. Sorum bu ücret ödemelerinden Gelir vergisi ve Damga vergisi kesintisi yaparak aylık olarak Ödemekteyim. Ancak emekli olan ortaklarımdan ayrıca Ücret üzerinden SGDP Hesaplayarak Kuruma yatırmam gerektiği yada ücret ödemesi yapamayacağım meslektaşlarımca söylendi. Konu hakkında nasıl bir işlem yapmam gerektiğini tarafıma bildirmenizi rica ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Emekli olup 4/a kapsamında çalışanların sgdp ödemesi yapması bunların huzur hakkı almaları halinde ücretlerine ilave edilerek işlem yapılması gerekmektedir. Emekli olup da 4/b kapsamında çalışanların ise maaşlarından sgdp ödemesinin kesilmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.05.2010
Soru :
Selamlar , Son dönem itibarıyla meslek mensubu olmaya hak kazandım.Lakin bağımlı olarak bir firmada kaşe yetkimi sadece bu firma için kullanarak devam edeceğim.Bununla alakalı olarak yıllık maktu aidat dışında ayrıca bir aidat yada herhangi bir kalem adı altında tarafımdan bir aidat talep edilecek mi ?

Cevap :
Sayın Ünal, Çalışanlar listesine kayıtlı olmayan ve firmalarda bağımlı olarak çalışna meslek mensupları Odamıza sadece maktu yıllık aidat öderler. Başkaca bir ödenti yapmazlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.05.2010
Soru :
kolay gelsin.sorum 4447 sayılı kanun hakkında olacak.(18-29 yas arası)ilk defa acmış oldugumuz işyerinde nisan 2009 da işçi çalıştırmaya basladık.düzenli olarak nisan /2010 kadar işe alımlarla 6 işçiye ulaştık ve hepsinide 4447 sayılı kanundan faydalandırıyoruz.ortalama işçi sayısını bulmada tezat görüşler oldugundan saglıklı bir bilgiye net ulaşamadık.şimdi bizim ortalamamız son 12 aya baktıgımızda 44 cıkıyor buda 44/12 = 3,66 oluyor bizim işyerimizde 6 işçi calısıyor ve hepsi bu kanundan faydalanıyor burada bir yalnıslık varmı?yoksa,ortalamamız 4 cıkıyor 4 ün üzerine aldıgımız herkes işçi cıkartmadıgımız zaman bu kanundan faydalanabilirmi.teşekürler.sigortada ilgili birimlere bu soruyu sordugumuzda saglıklı bir bilgi veremiyorlar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK Genelge 52 ye göre;_ 4447 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında 5838 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik sonucunda, anılan maddede öngörülen işveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesine ilişkin, kapsama giren sigortalıların; - 2008/Ocak ila 2008/Haziran aylarına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması şartı, 2008/Ocak ila 2008/Haziran aylarına veya 2008/Aralık ve 2009/Ocak aylarına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması şeklinde, - 1/7/2008 ila 30/6/2009 tarihleri arasında işe alınmış olması şartı ise, 1/7/2008 ila 30/6/2010 tarihleri arasında işe alınmış olması şeklinde, değiştirilmiş bulunmaktadır. Buna göre, anılan maddede öngörülen işveren hissesi sigorta prim teşvikinden yararlanılabilmesi için, Sigortalı yönünden; - İşe giriş tarihi itibariyle; erkek ise 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük, kadın ise 18 yaşından büyük olması, - 2008/Ocak ila 2008/Haziran veya 2008/Aralık ve 2009/Ocak aylarına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması, - 1/7/2008 (dahil) ila 30/6/2010 (dahil) tarihleri arasında işe alınması, - Fiilen çalışması, gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.05.2010
Soru :
Sorum aşağıdaki şekildedir. 06.02.2009 tarihinde tasfiye' ye giren ve alacaklılara çağrı ilanının üçüncüsü 30.03.2009 tarihinde yayınlananan ve bugün itibariyle kapanması için gerekli olan üçüncü ilandan sonraki bir yıllık süre dolmuş olan kuyumculuk firmasının kapanışını yapabilirmiyim. Tasfiye sürecinde vergi dairesine tasfiye' ye giriş tescili,tasfiye' ye giriş beyannamesi verilip tasfiye karının vergisi ödendi.Nisan ayında ise 07.02.2009-31.12.2009 dönemini kapsayan kurumlar beyanı verilip vergisi ödendi. Fakat bilanço'da Geçmiş yıllarda dağıtılmayıp 542 hesaba aktarılan 2002- 2005-2006 ve 2007 yıllarına ait karlar var.Aynı şekilde 570 hesapta duran 2008 ve 2009 yıllarına ait karlar var.Geçmiş yıllara ait Enflasyon düzeltmesinden gelen kar var.Sermaye düzeltmesi olumlu farklarında rakam var. Bu bilgiler ışığındaki firmanın vergi dairesinde kapanışını yapmadan evvel yukarıdaki hesaplara ait yapılacak işlemler hakkında bilgi verirseniz memnun olurum. TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Ceylan, Bahsetmiş olduğunuz hesaplarda kar yedekleri ve sermaye düzeltmesi olumlu farkları 1.tasfiye dönemi beyannamesinde kar dağıtımı olarak işlem görüp stopaj hesaplanacak ve ortakların haddi aşması durumunda menkul sermaye iradı beyannamesi vermesi gerekirdi. Bu işlemleri yapmamışsanız düzeltme beyannamesi vererek kayıtlarınızı düzeltiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.05.2010
Soru :
defterini tutttuğum inşaat işleri faaliyetinde bulunan ltd sti (ortakları eşlerden oluşan)kiralık olarak tuttuğu bürosuna 3 aydır uğramamakta, aradığımda telefonlarıma cevap vermemektedir. 2 aydır beyannamesini vermeyi kestim. piyasaya fatura kesip sattığından şüphelenmekteyim çünkü bana getirdiği yüksek miktarlı faturaların hiçbirinin ödemelerini tüm sıkıştırmalarıma rağmen devamlı getireceğim sözleriyle savuşturarak getirmemiştir. Bu durumu vergi dairesine bildirmem benim açımdan bi problen yaratır mı. Malesef bu tür insanlardan hem paramızı alamadığımız gibi hemde bizi böyle zor durumlara sokmaktadırlar. sizden ricam bana yapmam gerekenler hakkında yol göstermeniz.Teşekkürler

Cevap :
Sayın Taşçı, Bahsettiğiniz Limited Şirketin bilinen adresine mesleki sözleşmenizi tek taraflı feshettiğinizi ve defter ve belgeleri en geç 15 gün içinde teslim alması için iadeli taahhütlü ihtar mektubu gönderin. Sözkonusu mektup adrese ulaşmadığı veya tebliğ edilemediği durumda posta alındıları ile birlikte muhafaza edin. Ayrıca müşterinizin bağlı olduğu vergi dairesine bize belirttiğiniz hususları bir dilekçeyle bildirin. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.05.2010
Soru :
temmuz 2008 yeterlilik sınavında başrılı olarak ruhsat almaya hak kazandım.Halen bir firmada bordrolu olarak çalışmaya devam etmekteyim.Ruhsatımı ise henüz almadım.Yeminli Mali Müşavirlik için gereken 10 yıllık süre benim için işliyormu?Süre işlemiyorsa ne yapmam gerekir. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Türkmen, Odaya kayıt yaptırmadan yeminlilik süreci başlamamaktadır. Öncelikle kayıt işlemlerini tamamlamanız gerekmektedir. iyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 05.05.2010
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Ltd.Şti. İflas erteleme sürecinde olan bir şirket bundan dolayı şirketin finansman kaynakları yok, mal alımı yaptığı şirketlere ödemelerini şirket ortaklarına ait banka kartlarından yapmakta kredi kartı ödeme günü geldiğinde parayı şirketten karta yatırmaktadır. ben bu işlemi şu şekilde muhasebeleştirmekteyim. Kartla mal alınması ; Borç Alacak 320-Satıcılar 331-Ortaklar Cari Ortağın Vadesi Geldiğinde Kredi Kartına Ödeme Yapılması 131-Ortaklara Cari 102-Bankalar Cari Hesap Virmanı 331-Ortaklar Cari 131-Ortaklar Cari firmanın mal alımı yapması ve nakti olmadığında mal temini için yaptığı bu işlem hakkında tarafıma bilgi vermenizi rica ederim. İyi Çalışmalar.

Cevap :
Sayın Sipahi , Yapılan işlemler Muhasebe kurallarını zorlayan bir durumdur.Bu tür muhasebe kayıtları vergi incelemesinde sorun yaratır. Muhasebe kaydı sizin yaptığınız kayıda benzer şekilde aşağıdaki gibi olursa daha iyi olur. Kartla mal alınması ; Borç Alacak 320-Satıcılar 331-Ortaklar Cari Ortağın Vadesi Geldiğinde Kredi Kartına Ödeme Yapılması 331-Ortaklara Cari 102-Bankalar 331 hesap ile 131 hesap karşılaştırılmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.05.2010
Soru :
Merhabalar.“4 Seri No lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ''hükümlerine göre beyannamelerini imzaladığımız mükelleflerin listesini bağlı bulunduğumuz vergi dairesine bildiriceğiz.Benim aklıma takılan konu şu ; yıl içinde beyannamesini 1 ay imzaladığımız defterini geri verdiğimiz mükellefimizi ( makbuz kesildi 1 ay için ) bile bu listeye dahil edicekmiyiz.Ayrıca ben bu tebliği aradım fakat bulamadım.Yayınlarsanız memnun olurum.Yardımınız için şimdiden teşekkür ederim.Saygılar..

Cevap :
Sayın Atlıhan, Bahsettiğiniz konu hakkında tebliğde özel bir düzenleme sözkonusu değildir. Ancak vergi idaresi ile sorun yaşamamanız için 1 ay hizmet vermiş olduğunuz müşterinizin aylık beyannamelerini imzaladığınız için size önerimiz bu müşterinizin kimlik bilgilerini yazarak dipnot şeklinde imzaladığınız beyanname ve dönemini belirtmenizde yarar görüyoruz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.05.2010
Soru :
Merhaba iyi çalışmalar. Müşavirliğini yapmış olduğum bilanço esasına göre defter tutan müşterime ssk dan 24/06/2008 tarihinde işçi çalıştığınıa dair tutanak tutulmuştu. Biz de aynı gün ilk defa ssk açılışı için içeriye evraklarımızı göndermiştik. Tutanakda orda bulunan iki kişinın işçi olduğunu ve işe giriş tarihini 24/06/2008 olarak yazmışlardı bir evraklarımızı ssk ya yolladığımızda işçi girişlerini 1 gün sonra olarak 25/06/2008 olarak düzenlemiştik aynı gün verilmiyor diye. bu sebebten 01/05/2010 da tarafımıza bağlı olduğu sigorta kurumundan idari para cezası gelmiştir. "5510 sayılı kanunun 102, md istinaden 1885,80 tl idari para cezası uygulanmıştır. " diyor. İşçiyi bir gün geç bildirmekle bu kadar cezaya muhatap olabilir mi mükellef aynı zamanda bu cezayı kabullenmelimiyiz kaçışımız yok mu yok sa bu cezayı sildirecek veya minumuma indirecek herhangi bir yasal hakkımız varmıdır? Burada bizim hatamız işyeri bildirgesini kuruma verdiğimizde sigortalı işe başlama tarihinide aynı gün olarak vermemiş olmamızdır. Geriye dönük 1 günlük sskya aylık prim ve hizmet bildirgesi versek olur mu? Ayrıntılı cevaplandırmanızı ve yardımcı olmanızı rica ediyorum.Birde 5510 sayılı kanun 01/10/2008 de yürürlüğe girmiştir. bu kanuna göre bize ceza kesmeleri mantıklı mı? Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigortalı bildirimi ve tescili MADDE 8- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi; a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün, b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar, c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır. Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez. İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörttebirlik ceza tutarı, 89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir. Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar. İdarî para cezaları hakkında, bu Kanun ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.05.2010
Soru :
bagkur işe başlama ve bitiş bildirgesı vermeye gıttıgımde 15 gunluk sureyı gecmıssınız dıyıp 730 tl idarı para cezası ödeyın sonra işlemlerınız yapılır dendı. bu işlem dogrumudur herhangıbır tahakkuk kesmeden iban numarası verıp gıdın yatırın dıyorlar.hanı bu bıldırımlerı ılgılı kurumlar kurumlara bıldırcektı.bu işlem dogrumudur ilgili cevabınızı beklıyorum teşekkur ederım.

Cevap :
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların; 1) Gelir vergisi mükellefi olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihten, 2) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Gelir vergisinden muaf olanlar için, esnaf ve sanatkâr sicili kaydının silindiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (k) bendi kapsamına girdiği tarihten, 3) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten, .............. itibaren sona erer. Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez. Kısacası; 5510 sayılı Kanuna göre 4/b (BAĞ-KUR) sigortalılarının sigortalılıkları bu faaliyetlerine son verdikleri tarih itibari ile sona erdirilmektedir. 1479 sayılı Kanunla sigortalılığın sona ermesi, sigortalıların ilgili Kurumlardan alacakları onaylı belgelerin Kuruma ibrazı ile yapılmakta iken 5510 sayılı Kanunla bu yükümlülük, sigortalılıklarını Kuruma bildiren Kurumlar ile şirket yetkililerine verilmiştir. Bu sigortalıların sigortalılıklarının sona erdiğinin bildirimi "Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi" ile on gün içinde yapılacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.05.2010
Soru :
Merhabalar…Bir mükellefim 21.10.1949 doğumlu bir bey.Sigortaya ilk giriş tarihi 05.09.2001.Toplam 873 gün prim ödemişliği var.Başka hiçbir kurumdan prim ödemişliği yok.Emekli olabilme ihtimalide yok.Ancak Yaşlılık sigortasına ödenen primlerini toptan ödeme şeklinde almak istiyor.60 yaşını doldurdu.Toptan ödeme talep etme hakkı var mı ? Eğer var ise nereye hangi evraklarla başvurması gerekiyor ? Şimdiden Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Primlerin geri alınması, biri ‘yaşlılık toptan ödemesi’, diğeri ‘ölüme bağlı toptan ödeme’ olmak üzere iki şekilde oluyor. Yaşlılık toptan ödemesi, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan sigortalının, yaşlılık (emekli) aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda söz konusu olabiliyor. Ölüme bağlı toptan ödeme ise, sigortalının ölümü halinde, ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda söz konusu oluyor. Bu durumda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla hesaplanan ölüm toptan ödeme tutarı, sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına Kanun’da belirtilen hisseler oranında paylaştırılıyor. 4/a (SSK) kapsamında ödenen primlerin iadesinde; 1 Ekim 2008 tarihinden önceki döneme ilişkin sigortalının kendisinin ve işverenlerinin ödediği, 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin ise sigortalının kendisi adına bildirilen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi iadeye konu oluyor. 4/b (Bağ-Kur) kapsamında ödenen primlerin iadesinde; 1 Ekim 2008 öncesi ve sonrası ayrımı olmaksızın sigortalının ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi iadeye konu oluyor. Sigortalının, varsa hizmet borçlanmaları ile isteğe bağlı sigorta primleri de toptan ödemelerine dahil ediliyor. Ancak kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık ve analık sigortası) ile genel sağlık sigortası primleri iade edilmiyor. Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler MADDE 89- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/53 md.) Sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir. Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir. Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır. Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar 96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.05.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi. Yapmakta olduğunuz zor ama bizlere çok faydalı görev için sizlere teşekkür eder kolaylıklar dilerim. Aşağıdaki üç sorumu cevaplamanızı rica ediyorum, şimdiden teşekkür ediyorum. 1) Gelir vergisine göre, personel ücretinin tahakkuku çalışılan ay da mı yapılır, yoksa tahakkuk edebilmesi için ay çıkmalı mıdır? Yani Vergi kanunlarımıza göre, personelin Mart ayı çalışmasının ücret tahakkuku 31 Mart mı, 01 Nisan mı? 2) Ssk prim ödemeleri yapılmadan ssk işveren paylarını giderleştiremiyoruz, yani tahsil esası var. Vergi kanunlarına göre, Personel ücretinde durum nedir? Tahakkuka göre mi , ödemeye göre mi giderleştireceğiz. Ödemeye göreyse, ödenememe nedeniyle yıl atlarsa ne olur? 3) Yukarıdaki iki soruya vereceğiniz cevabın, yılın son ayı (Aralık) açısından özel bir durumu var mı? • Lütfen ayrı ayrı cevaplayınız. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Karadeniz, GV ve SGK'ya göre personel ücretleri için düzenlene ücret Bordrolarının tahakkuku dönem sonunda (ay sonunda) yapılır ve giderleştirilir. Bordro giderleştirmesi yapılırken SGK işveren payı da giderleştirilir. 31.12 tarihinde de aynı işlem yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.04.2010
Soru :
X LTD.ŞTİ. NDE 01.09.2002 TARİHİNDE SSK YA TABİ OLARAK SİGORTALI İŞE BAŞLAYAN İŞÇİ 01.01.2005 TARİHİNDE ŞİRKETİN %50 ORTAĞI OLARAK SSK YA TABİ OLARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR. 31.12.2010 TARİHİNDE SSK DAN EMEKLİ OLACAK. SORU 1: BU İŞÇİNİN (AYNI ZAMANDA ŞİRKET ORTAĞI) 31.12.2010 TARİHİNDE EMEKLİLİK NEDENİ İLE SSK DAN ÇIKIŞI YAPILDIĞINDA KIDEM TAZMİNATI ALABİLİRMİ ? SORU 2: 31.12.2010 TARİHİNDEN SONRA 2011/OCAK TAN İTİBAREN ŞİRKET ORTAĞI VE MÜDÜRÜ OLDUĞU İÇİN HUZUR HAKKI NEDENİ İLE MÜDÜR BORDROSU YAPIP YALNIZCA GELİR VERGİSİ DAMGA VERGİSİ KESİNTİSİNE TABİ TUTABİLİRMİYİZ ?. TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu cevap 1. Sigortalılık hallerinin birleşmesi MADDE 53- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer. Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır. Sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir. (Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır. Cevap 2. Kişi eğer emekli olmuşsa hizmeti kesintiye uğramıştır ve ortaklığı hala söz konusu ise 4/b li olarak maaşından sgdp kesintisi yapılarak çalışmaya devam edebilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.04.2010
Soru :
SN.İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ FİRMAMIZDAN GÜMRÜKTEKİ MALIMIZI MENŞEİNDEN DOLAYI ÇEKEMEDİĞİMİZDEN MAL ÜZERİNDEKİ HAKKIMIZI DEVİR SÖZLEŞMESİYLE BİRLİKTE FATURA KESEREK KARŞI FİRMAYA DEVRETTİK.KESTİĞİMİZ BU FATURANIN MUHASEBE KAYDI NE ŞEKİLDE OLUR

Cevap :
Sayın Süle, Öncelikle yurt dışından size gelen faturayı mal alışı olarak kaydedeceksiniz. Gümrüklü alanda satışını yaptığınız teslim için de satış kaydı yapacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.04.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi. Belirsiz süreli iş sözleşmesi yapmış bir işçi, bildirimsiz ve hiçbir gerekçe göstermeden, haklı bir nedeni olmadan, bildirim önellerine uymadan, ihbar süresini dikkate almadan, ani olarak istifa ederse ve ertesi gün işe gelmezse, ihbar tazminatı işveren lehine oluşur mu? İhbar tazminatında damga vergisi varmıdır? İhbar tazminatı ödeniyorsa ücret bordrosunda ve ücret hesap pusulasında gösterilirmi? İhbar tazminatı ödeniyorsa SGK aylık prim ve hizmet belgesinde gösterilecekmidir, sigorta primine tabimidir?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Süreli fesih Madde 17 - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Feshin geçerli sebebe dayandırılması Madde 18 - Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz. Prime esas kazançlar MADDE 80- (Değişik: 17/4/2008-5754/47 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Prime esas kazançların hesabında; ........... B)Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz. c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.04.2010
Soru :
MERHABA... BU GÜNE KADAR HİÇ ARA VERMEDEN 25 YILLIK SSK'LILIK SÜRESİNİ DOLDURMUŞ 8429 GÜNÜ OLAN BİR ŞAHIS 3 YIL 4 AY SONRA SSK'DAN EMEKLİLİĞE HAK KAZANIYOR. 3 ŞARTIDA YERİNE GETİRMİŞ OLACAK. BU SON 3 YIL 4 AY İÇİNDE 2 SENE BAĞ-KUR'LU OLUP SON 1,5 YIL TEKRAR SSK'YA GEÇERSE YİNE YAŞI DOLDURDUĞU TARİHTE Mİ EMEKLİ OLUR? YOKSA SSK'YA GEÇTİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 3,5 YIL GEÇMESİ GEREKİR Mİ? TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Emeklilik yıl yaş ve gününü tamamlayan kişilerin tüm koşulları gerçekleştirdiği yıldan geriye doğru so 7 yıl içinde en çok hangi kurumdan çalışması var ise o kurumdan emekli olabilmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 23.04.2010
Soru :
İyi günler.İşletme defterine tabi mükel lefimiz taşeron olarak inşaat onarım işi yapıyor.Hak edişimiz 1 yıl sürecek.Kesilen hak ediş tutarları geçici vergi dönemlerinde gelir olarak beyan edilip maliyet hesaplanacak mı.Yada iş bitimine kadar hak edişi göstemeyip malzeme alışları stok bırakılıp birinci sınıf ve şirketlerde olduğu gibi iş bitiminde mi maliyet oluşturacağız.

Cevap :
Sayın Büyükyılmaz, Bir takvimılı içinde yapılacak inşaat ve onarım işleri için tevkif edilen gelir vergileri önce geçici vergi sonra da yıllık beyannamelerde hesaplanan vergiden mahsup edilir. Ancak, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat işlerinde geçici vergi beyannamesi verilmez. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.04.2010
Soru :
sayın danışmanım bir müşterim 2009 yılında mal almış olduğu işletmenin koda girmesi sebebiyle ilgili dönemde aldığı faturayı kayıttan çıkardık.KDV sinide tahakkuk edip vergi dairesine borçlandık.Bu durumda mükellefe veya o malı satış yaptığı işletmeye ne gibi sorumluluk yüklenir.

Cevap :
Sayın Çakmak, Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge veya sahte belge kullanmak suretiyle mal ve hizmet satın alınması sonucunda kayıtlara alınan belgelerin kayıtlardan düzeltme yoluyla çıkartılması sonucunda işlemlerden vazgeçilmiş olup sonuçlarıyla birlikte artık bu alışlar hüküm ifade etmeyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.04.2010
Soru :
Merhaba. 3-4 yıl öncesine ait eksik gün bildirimlerinden bir kısmının, SGK tarafından geçersiz kabul edilmesi sebebiyle bu dönemde tahakkuk eden ve ödenen, geçmiş yıllara ait prim tutarlarının giderleştirilmesinde bir sakınca olup olmadığı konusunda tarafımıza bilgi vermenizi rica ederim. İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Tekin, Eksik gün tespit edilmesinde muhasebe kayıtlarına ödendiği tarihte gider olarak yazılır. (681 hesaba) Ancak, bu ödemeye ilişkin kesilen veya hesaplanan gecikme faizi veya ceza KKEG'dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.04.2010
Soru :
Mükellef şirketin kayıp olan kullanılmamış (boş) Fatura ve Adisyonları zayi ilanı verilerek dilekçe ekinde ilgili vergi dairesine bilgi olarak iletilmiştir. İlgili vergi dairesi bu konu ile alakalı olarak TAKDİR KOMİSYONU'na başvuruda bulunmuş olup , bu başvuru neticesinde şirkete KDV ve Vergi ziyaı cezası tarh ettirmiştir. Bu konu hakkında ; a) Bahsi geçen fatura ve adisyonlar kullanılmamış boş belgeler olup , vergi tarhiyatı yapılması uygunmudur ? b) Bahsi geçen fatura ve adisyonların kaybolduğu dönemde şirketin DEVREDEN KDV'si bulunduğundan ilgili dönem beyannalerinin düzeltilmesi halinde dahi KDV ödemesi çıkmamaktadır.Yinede KDV ödemesi salınması uygunmudur ? c-)Ayrıca takdir olunan dönemlerde KDV oranı % 8 olmakla beraber , ilgili vergi dairesi KDV oranını % 18 olarak baz almıştır. Bu yanlışlığın düzeltilmesi ile ilgili izlenmesi gereken yol hakkında bilgi verilmesini rica ederim.

Cevap :
Sayın Keha, Takdir Komisyonlarının kararlarına istinaden vergi dairesi tarafından düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerine mükellfler, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde uzlaşmaya müracaat edebilirler. Cezaları indirimli ödeme hakkını kullanabilirler. Veya aynı süre içinde vergi mahkemesine dava açabilirler. Bahsetmiş olduğunuz tarhiyatta haklılığınızı iddia etmektesiniz. Bu nedenle vergi mahkemesine dava açmanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.04.2010
Soru :
bir limited şirketin kiraladığı telif hakkını belli bir süre ile başka bir şirkete kiralaması durumda kdv ve stopaj durumu nasıl olmalıdır. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Satır, GVK 18.maddesinde telif haklarının vergilendirilmesi esası belirlenmiştir. GVK 18.maddesine göre gerçek kişilerden telif hakkını alan Limited Şirket bu hakkını başka bir kişi veya şirkete kiralaması halinde kiralama ücretine %18 KDV ilave ederek fatura düzenlemesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.04.2010
Soru :
Bağımlı olmamakla beraber 15 firmanın yer aldığı bir muhasebe departmanında çalışıyorum. Herhangi bir firmaya SMMM olarak bağımlı olmam durumunda mevcut firmalarımızın sermaye tespit raporlarını yazma hakkına sahipmiyim.

Cevap :
Sayın Temiz, Sermaye tespit raporunu sadece bordrosuna kayıtlı olduğunuz firma için düzenleyebilirsiniz.Diğer firmalar için Serbest olarak çalışmanız halinde düzenleyebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.04.2010
Soru :
193 sayılı GVK nun 103.maddesinde yer alan ücret vergi tarifesinin Anayasanın 2.10,11,73 maddelerine aykırılığı nedeni ile iptali yönünde karar verilmiştir. Bu tarifenin idare tarafından yeniden düzenlenmesi resmi gazetede yayınlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girmektedir. İdare İptal edilen ücret vergi tarifesi ile yaklaşı bir yıl boyunca haksız olarak vergi almaya devam edecektir İdarenin yeni düzenlemeyi kanuni sürenin son gününe kadar yapmamasını kötü niyetli bir hareket olduğunu düşünüyor ve bu yaklaşımını dava konusu yapmak istiyorum. Bu konuda yaklaşımınızı merak ediyor. Başarılar diliyorum. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Ulusoy, GVK 103.maddesinin uygulaması ile ilgili anayasa mahkemesinin iptal kararıyla ilişkili olarak yasal bir düzenleme 6 ay içinde yapılmak zorundadır. İptal edilen maddenin uygulanmasında vergi dilimlerinden dolayı müşterilerinize ilişkin bir haksızlığın olduğunu düşünüyorsanız, muhtasar beyannameleri vergi dairelerine ihtirazi kayıtla (itirazi) verip 30 gün içinde vergi mahkemesine dava açılabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
Merhaba Sayın Yetkili, Benim sorum ECRİMİSİL bedelinin başka bir şirkete yansıtılası durumunda fatura edilirken K.D.V.hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında. Milli Emlak Müdürlüğü tarafından kamuya açık araziden-arsanın hukuka aykırı bir şekilde kullanılması nedeniyle işgalciden alınan bir bedel olarak tanımlanan ECRİMİSİL, Vergi Daireleri tarafından tahsil edilmektedir. Ancak, bu bedelin tahakkuk ettirildiği mükellef tapu kaydına göre, gayrimenkulun sahibi olan Şirket olmaktadır. Bu meyanda,gayrimenkulun sahibi başka, yararlanan şirketin başka olması durumu da mevcuttur. Gayrimenkul sahibi adına tahakkuk edilen Ecrimisil tutarının, gayrimenkulden asıl yararlanan ( kiracıya)şirkete yansıtılması, mutlaka fatura tanzim edilecektir.Bu durumda, yansıtılacak Ecrimisil bedeli için faturada ayrıca Katma Değer Vergisi tahakkuku yapılacak mıdır? Yoksa, ihracat faturası gibi, faturanın alt kısmına, "ecirimisil " bilgileri eklenerek K.D.V.siz fatura mı düzenlenecektir. Bu sorumun yanıtını mail adresime gönderirseniz sevinirim. Teşekkürlerimle.

Cevap :
Sayın Balıbaşa, KDV Kanunu 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan mal ve hizmet teslimleri KDV'ye tabidir. Milli Emlak Müdürlüğüne ecrimisil ödeyen şirket, ecrimisil ödediği gayrimenkulü birbaşkasına kiraya vermesi halinde elde etmiş olduğu kira gelirine %18 KDV oranlı fatura düzenleyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
İyi çalışmalar dileğimle,Anonim Şirket olağan genel kurul toplantısı yapacağız. Genel kurul toplantısı için gerekli pro- sedürler hakkında bilgi vermenizi arz ederim.Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Kara, A.Ş Genel Kurul toplanması için; Yönetim Kurulu Kararı alınacak, alınacak kararda genel kurul gündemi yazılacak,genel kurulun ilanlı veya ilansız toplanmasıyla ilgili TTK'a göre gerekli duyurular yapılacak, genel kurulda hükümet komiseri bulundurma zorunluluğu olduğu için Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğüne müracaat edilerek hükümet komiseri görevlendirilmesi istenecek, hükümet komiserine ödenecek ücret Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü hesabına yatırılacak, yönetim kurulu genel kurula faaliyet raporu sunacak, murakıplar murakıp raporu sunacak, genel kurul bittikten sonra düzenlenecek tutanak ve hazirun listesi Ticaret Sicilinde tescil ettirilecektir. Yukarıda sıraladığımız özet bilgilerin dışında şirketlerin konumuna göre başka yükümlülükler de sözkonusu olabilir. Bu nedenle konuya ilişkin yayımlanmış mesleki kitaplardan yararlanmanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
Selamlar, Bir Sermaye şirketi olan firmamda 1. tertip yasal yedek akçe ayırmak istiyorum. Yapılacak yevmiye kaydı hakkında bilgi alabilirmiyim. Teşekkürler...

Cevap :
Sayın Aktaşoğulları, Yasal Yedek akçeler için yapacağınız muhasebe maddesinde 570 hesap borçlu, 540 hesap alacaklı olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
Merhaba, Matbaa işiyle iştigal eden bir müşterim Anlaşma yaptığı bir gazeteye kitap ve dergi basımı yapmaktadır. Bu ürünlerin satışında Kdv oranı hakkında tereddüte düşmüş bulunuyorum. Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Yılmaz, Matbaanın vermiş olduğu hizmet %18 KDV'ye tabidir. Gazete, dergi ve kitap satışlarında KDV oranı farklılık göstermektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
Merhaba,emeklilik nedeniyle 31.03.2010 tarihinde işten ayrılan bir personelin İAB sini göndermeyi atlamışız, dönem aylık prim bildirgesini ise 5 Nisanda gönderdik, İAB'sini şimdi gönderirsek idari para cezasını kesecek ancak biz bu cezayla şimdi karşılaşmak istemediğimiz için daha sonra göndermek istiyoruz,benim sorum Aylık prim ve hizmet bildirgesinde çıkışı görünen ve emekliliğe hak kazanan bu personelin İAB sinin gönderilmemesi Emekliliğinde sorun teşkil edermi? Acil olarak cevaplandırırsanız çok sevinirim. İyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5838 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde yapılan düzenlemeyle 01.08.2009 tarihinden itibaren on günlük süre içinde verilmeyen sigortalı işten ayrılış bildirgeleri hakkında idari para cezası uygulanacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.04.2010
Soru :
Odanız Üyesiyim. Muhasebesini tuttuğumu Ltd.Şti. İhraç Kayıtlı olarak mal satışı yapmaktadır, 31/12/2009 itibariyle müşterisinden Euro-USD-GBP para cinsinden alacakları vardır. Ancak müşterisi 01/01/2010-31/03/2010 tarihleri arasında firmama hiçbir ödeme yapmamıştır. 31/12/2009 tarihinde Kur Farkı Faturaları kesilmiş ve kayıtlara alınmıştır. 31/03/2010 Geçici vergi döneminde Firmamın mal verdiği müşterisi vadesi gelen ödemelerini yapmamasına rağmen Kurda meydana gelen azalmayı sebep göstererek firmama Kur Farkı Faturası ve İlave olarak KDV düzenleyerek göndermiştir. 1- Ödeme yapılmayan bir dönemde Borcun varlığı gösterilerek Kur Farkı Faturası düzenlenmesi gerekirmi, Yoksa ödeme yapılana veya cari hesap hareket görmeye başladığında mı Kur Farkı Faturası kesilmesi gerekir. 2- İhracatçı oluşan Kur Farkına KDV ilave ederek Fatura düzenlemiş tahsil edilen KDV tarafımızca indirim konusu yapılacağını bildirmiştir. Konu hakkında tarafıma bilgi vermenizi faturayı işleme almadan nasıl bir işlem yapmam gerektiğini bildirilmesini rica ederim. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler. İyi Çalışmalar. ALİ SİPAHİ

Cevap :
Sayın Sipahi, Dövizli mal alım satımlarında fatura karşılığı ödeme yapılıp hesap kapatılana kadar geçici vergi dönem sonlarında kur değerlemesi yapılacaktır. Alıcı ile satıcı arasında yapılan sözleşmede ayrıca kur farkı ödemesi satıcıya yapılacaksa bu durumda satıcı KDV li kur farkı faturası düzenlenecektir.Döviz cinsinden ödeme gerçekleşip bakiye kalmadığında yapılan kur değerlemeleri muhasebe kayıtları düzeltilerek tamamı faturaya dönüştürülecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2010
Soru :
Merhaba, Benim Sorum yurtdışından bir firmanın isim hakkını kullanmamız sebebiyle yıllık belli bir ücret ödüyoruz. Bunun Sorumlu sıfatı ile kdv ve Stopaja tabi olduğunu daha önce öğrenmiştim. Fakat Muhtasar beyannamesinde bu stopajı hangi kod da göstereceğime dair yardımlarınızı rica ediyorum. Teşekkürler...

Cevap :
Sayın İncesu, Bahsetmiş olduğunuz stopajla ilgili Muhtasar Beyannamede 141'dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2010
Soru :
10 Aralık 2009 da varlık barışından faydalanarak bankaya parayı yatırdı. mart ayında şirket ortaklarının tamamı hisselerini yeni ortaklara devretti. Yeni giren ortaklar varlık barışından dolayı 9 haziran 2010 a kadar özel fon hesabını sermayeye ekleyerek sermaye arttırımı yapmak zorunda kanundan faydalanmak için. yapılan hisse devrinden dolayı kararı kim imzalayacak ve kararda eski ortaklarmı yer alacak yeni ortaklar mı yer alacak. Aynı zamanda varlık barışı tespit raporunda isim olarak ortaklar yazılacak mı yazılacaksa kimler yazılacak. bu konu hakkında bilgi istiyorum

Cevap :
Sayın Yıldız, Özel fonun sermayeye eklenmesine ilişkin kararın alındığı tarihteki ortaklar kim ise karar onlar tarafından imzalanacaktır. 5811 Sayılı yasaya göre düzenlenecek rapor formatı web sayfamızda mevzuat bölümünde sermaye tespit raporlarının içinde bulunmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.04.2010
Soru :
iyi çalışmalar sayın hocam. kar dağıtım tablolarının kurumlar vergisi beyanname ekinde nasıl göstereleceği hakkında iki sorum olacaktı. 1-limited şirketin ortaklar kurul kararına istinaden 2005-2006-2007 ve 2008 yılı dağıtılabilir karlarının toplamının tamamı 2009 yılı aralık ayında ortaklara eşit olarak dağıtılıp son dönem muhtasarda sttopaj vergileri ödenmiştir.2009 yılı kurumlar vergisi beyanname ekindeki kar dağıtım tablosunda cari dönem ve önceki dönem kar dağıtım lisitesi olarak ayrıştırmış bulunmaktadır.2009 yılında dağıtmış olduğumuz önceki yıllar karlarının toplamını beyannamede ne şekilde ve hangi sutunda göstermem gerekiyor. 2-yine başka bir limited şirket 2008 yılı net karı 177.000,00tl.dir.ancak ortaklar kurul kararında karın 150.000,00tl sinin ortaklara eşit olarak dağıtılmasına kalanının 2008 yılı karlarında kalmasına karar almışlar ve buna görede 2009 yılı muhtasar vergisinde stopajlarını ödemişlerdir.sorum şöyle:karın tamamı dağıtılmadığı için 2009 yılı kurumlar vergisi beyanname ekindeki kar dağıtım tablomda aradaki fark kadar bakiye kalıyor.yaptığım işlem doğrumudur.değilse tabloyu nasıl doldurmalıyım. şimdiden çok teşekkür ederim ,saygılarımla

Cevap :
Sayın Dede, 1-2009 yılında dağıtmış olduğunuz karlara ilişkin verileri cari dönem bölümüne yazacaksınız. Önceki döneme ilişkin sütuna ise 2008 yılında kar dağıtmış iseniz, bu sütuna yazılacak aksi halde boş bırakılacaktır. 2-Karın kısmen dağıtılması ile ilgili yapmış olduğunuz işlemler doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.04.2010
Soru :
İyi günler diliyorum Şu anda bağımlı çalıştığım ltd. şti. 2005 - 2006 yıllarında şirketin defterini tutan smmm tarafından kurumlar vergisi beyannamelerinde sehven yapılan toplama hatalarından dolayı geçmiş yıl zararları fazla yazılmış. düzeltmeleri yaparak 2005 ve 2006 yıllarına ait düzeltme beyanlarını nisan ayında verdik. fakat 2006 yılına ait hatalı beyanda karımız 1967.00 tl iken düzeltme beyanımızda karımız 6691.00 tl.dir. aradaki bu fark için yapmam gereken muhasebe kaydı hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum. teşekkürler

Cevap :
Sayın Bakıcı, İlgili yıla ilişkin düzeltme 2010 yılı muhasebe kayıtlarında geçmiş yıl karları ve kurumlar vergisi tahakkuk kaydının tashihini yaparak yeni muhasebe kayıtlarını oluşturun. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.04.2010
Soru :
sayın ilgili mükelleflerden bankadan ödeme zorunluluğuyla ilgili sorular geliyor. 8.000 tl aşan bankadan ödeniyor. fakat form ba bs 5.000 olduğu için kişiler rakamın halen 8.000 olup olmadığını soruyor.herhangi bir tebliğe rastlamadım değiştidiği hakkında bu konuda bilgi alabilriyim.

Cevap :
Sayın Ulucak, Mükelleflerin banka ve finans kurumları aracılığı ile yapacakları ödemelerdeki 8.000 TL limit değişmemiştir. Ba-Bs formlarındaki limit 5.000 TL olarak değişmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.04.2010
Soru :
2005 YILINDA MUHASEN-BE HİZMETİ VERMİŞ OLDUĞUM MÜKELLEFİMİN 2005 DEFTER BELGELERİ 14/12/2006 İNCELEME İSTEMİ İLE DOSYALAR 7/02/2007 DE DENETMENE TESLİM EDİLDİ. İNCELEME SEBEBİ KREDİLİ SATIŞLARIN EKSİK BEYAN EDİLMESİ İDİ. BENİM SORUM; 2007 şUBAT.TA İNCELEMEYE ALINAN 2005 DOSYALARIMIN SONUCU 26/01/2010 DA BİTMİŞ VE 02/03/2010 TARİHİNDE VERGİ VE CEZALAR UZLAŞMA SONUCUNDA BİZE TEBLİĞ EDİLMİŞTİR. VERGİ ASLI 11.000,00-TL ANCAK 3 YILLIK GİBİ UZUN BİR SÜRE GEÇTİKTEN SONRA DOSYAMIN SONUÇLANMASI G.FAİZİ+ G.ZAMMI TOPLAMI:18.000,00-TL GİBİ YÜKSEK BİR FAİZLE KARŞILAŞILMIŞTIR. TOPLAMDA KÜÇÜK BİR ŞAHIS İŞLETMESİ TOPLAMDA 29.000,00-TL VERGİ VE CEZA TAHAKKUK ETMESİ ÇOK ACIMASIZ VE HAKSIZLIKTIR. BU KONUDA DAVA AÇMA DURUMUMUZ NASILDIR DAVA ÖRNEĞİ VAR MIDIR. TEŞEKKÜR EDERİM

Cevap :
Sayın Ünlü, Mükellefler hakkında yapılan vergi incelemeleri sonucunda tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara vergi mahkemesinde dava açılabilir. Açılacak davada vergi mükellefinin haksızlığa uğradığının iddia ve ispat edilmesi halinde dava lehine sonuçlanabilir. Dava dilekçe örnekleri web sayfamızda mevzuat-dilekçe örnekleri içinde yer almaktadır. Sizin vermiş olduğunuz örnek olayda mükellefin uzlaşma sağlandığından bahsetmektesiniz. Uzlaşma sağlanan vergi ve cezalar için ayrıca vergi mahkemesinde dava açılamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.04.2010
Soru :
İyi çalışmalar. Emlak Komisyonculuğu işi ile uğraşan gelir vergisi mükellefi olan bir kişi 2008-2009 yıllarında aldığı 9 adet arsayı 2009 takvim yılı içerisinde satıyor. İlgili vergi dairesi bir yazı ile bu satışları beyan etmesini istiyor. Burdaki sorumuz şu; mükellef bunun değer artış kazancı olarak değerlendirmemizi istiyor, fakat ilgili vergi dairesi ve bizim görüşürümüz burda GV.kanununun 37.Maddesi gereği ticari kazanç olarak değerlendirilmesi ve arsa satışı olduğundan %18 oranında KDV tahakkuk edilmesi yönünde. 1) Bu satışlar değer artış kazancı mı ? yoksa ticari kazanç olarak mı? değerlendirilmelidir.? 2) Ticari kazanç olarak değerlendirilir ise %18 oranın KDV tahakkuk edilecek midir? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Yılmaz, Emlak komisyoncusu müşteriniz ticari kazanç mükellefi olup, GVK tivari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekir. Dolayısıyla arsa satışlarında %18 KDV hesaplayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.04.2010
Soru :
kolay gelsin üstad vefat etmiş olan sigortalının 160 gün eksiği vardır.hak sahibi olan eşi 160 günlük bu süreyi kendisi çalışarak tamamlasa sgk eşe emekli aylığı bağlar mı?eğer bu mümkün değilse 160 günlük bu eksiklik nasıl tamamlanabilir?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Borçlanma dışında askerlik, yurt dışı vd. çalışmış olduğu iş yerlerinde eksik çalışmaları tamamlanabilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.04.2010
Soru :
BENİM SORUM ASKERE GİDEN İŞÇİYLE ALAKALI 01/10/2007 YILINDA İŞE ALDIĞIMIZ İŞÇİMİZ 31/03/2010 TARİHİNDE ASKERLİK NEDENİYLE İŞTEN AYRILDI.BİZ BUNA KIDEM TAZMİNATINI ÖDÜYORUZ.BİZDEN 1 HAFTALIK İZİN PARASI TALEBİNDE BULUNUYOR.YARIM ÇALIŞTIĞI YIL İÇİN İZİN HAKKI BULUNUYORMU?ASKERE GİTTİĞİ İÇİN BİZ BU ÜCRETİ ÖDEMEK ZORUNDAMIYIZ? BENİ AYDINLATIRSANIZ SEVİNİRİM TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi Madde 54 - Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır. Bir yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır. İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır. İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur. Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller Madde 55 - Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.). b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler. c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.). d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla). e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar. f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri. g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler. h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. ı) İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler. j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri. k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi. Yıllık ücretli iznin uygulanması Madde 56 - Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.04.2010
Soru :
iyi günler.benim sorum 5811 sayılı yasa gereği yatırılan paranın sermayeye ilavesiyle ilgili.Mükellefimize 9.10 ve 11.aylarda 3 adet beyanname verdik ve ödemelerini vadesinde yaptık.30.09-31.10 ve 30.11 tarihlerinden hangisini dikkate alıcaz 6 altı aylık sermayeye ilave edilmesi gereken süreyi hesaplarken.Sermaye artışını parça parça yapmak mantıklı olmayacağı için son verilen beyannamenin tarihini mi baz almalıyız?ayrıca sicile gönderirken beyanname tahakkuklarını da eklememiz gerekiyor mu?cevabınız için şimdiden teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Batu, İşlemlerinizi riske sokmamak için 6 aylık sürenin başlangıcını 30.09 almanızda yarar var. Çünkü 5811 Sayılı Yasa ve ilgili tebliğde varlıkların beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayeye ilave edileceği belirtilmiştir. 3 ayrı sermaye artırımı yapma yerine ilk beyan tarihini baz almanızda herhangi bir sakınca yoktur. Ticaret siciline beyanname ve tahakkuk ibrazı gerekmemektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.04.2010
Soru :
Sayın danışman Sorumuz Tasfiye halinde bir firmanın 2009 kurumlar beyanı hk. Şöyleki; Soru 1- Şirket 2009 10.ayda tasfiyeye girdi.Tasfiye giriş dönemine ait bilanço gelir düzenleyip (01/01/2009 -31/10/2009 )kurumlar beyannamesini elden gönderdik, tahakkuk fişini aldık. Şimdi 01/11/2009-31/12/2009 döneminin kar zararını çıkardık ve beyannameyi göndermek istiyoruz. Bu dönem kar çıktı. Ancak beyannamede 01/01/2009/ 31/10/2009 dönemina ait zararı mahsup edebileceğimiz satır yoktur. Dönemin tamamını 01/01/2009-31/12/2009 olarak birleştirip verebilirmiyiz? Soru 2- Beyannameyi doldurduğumuzda geçmiş dönem bilgileri olarak 2008 yılı bilgilerinimi, yoksa 01/01/2009 -31/10/2009 tarihindeki bilanço ve gelir tablosu bilgilerinimi ekleyelim.01/01/2009- 31/10-2009 bilgilerini geçmiş dönem bilgilerine yazarsak beyannameyi elden verdiğimiz için ileride uyumsuzluk tesbit edildi diye düzeltme istenebilirmi? Cevabı e-posta adresimede gönderebilirseniz memnun olurum. Saygılarımla

Cevap :
Satın Çilesiz, Beyannamedeki geçmiş yıl zarar satırlarından herhangi birine bahsetmiş olduğunuz zararı yazıp kardan mahsubunu yapın, ancak zararı hangi satıra yazmış iseniz bilanço dipnotlarında bu konuyu açıklayınız. Geçmiş yıl dönemi olarak bahsetmiş olduğunuz tarih aralıklarını (01.01.2009-31.10.2009) yazın. Yine bu hususu da dipnotlarda belirtin. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.04.2010
Soru :
5 ortaklı a.ş.yiz.yönetim kurulu başkanı vefat ettiğinden dolayı yapmam gereken iş veya işlemler hakkında bilgi verirseniz sevinirim.(Ortaklar anne -baba-2 kardeş ve 1 enişteden oluşuyordu.Ölen YKbaşkanı baba onun hisseleri ne olacak?) saygılarımla,

Cevap :
Sayın Yılmaz, Öncelikle A.Ş.in hukuki kişiliğini kaybetmemesi için yeni bir ortak alıp A.Ş nin en az 5 ortak olma kuralını tamamlayınız. Daha sonra şirket yönetim kurulu toplanarak ilk genel kurul yapılana kadar görev yapmak üzere yeni yönetim kurulu ve başkanını seçmesi gerekir. Ölen kişinin hissesi mirası reddetmiş mirasçılara veraset ilamındaki hisselerine göre dağıtılır. Ölen kişi için ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilir. Veraset ve intikal vergisi beyannamesine intikal eden A.Ş hissesi beyan edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.04.2010
Soru :
Kamu kuruluşundan personel çalıştırma ile ilgili olarak ihale almış bulunmaktayız. İlk hakediş yapıldığında ihale malamı % 5 SGK indirimini hakedişimizden kesinti olarak kesmiştir. Bu kesintiyi hangi hesapta izlemeliyiz. Ayrıca % 5 SGK indiriminden yararlanmak zorundamıyız. Çünkü ihale makamı yararlanacaksınız ve sizin hakedişinizden keseceğiz diye ısrar etmektedirler. Bununla ilgili ne yapmamız gerekir. Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Meslek mensuplarımızın % 5 lik Hazine tarafından karşılanan indirimin muhasebeleştirilmesi konusunda yaşadıkları tereddütler dikkate alınarak Tek Düzen Hesap Planına dayanarak hazırlanan aşağıdaki muhasebe maddelerinin yapılmasını tavsiye ediyoruz. ..............31.01.2010................ 770 (720-730-740-760) BRÜT ÜCRET GİDERİ *** 770 (730-740-760) SGK İŞVEREN HİSSESİ(İndirimsiz)*** 360 ÖDENECEK GELİR VERGİSİ *** 360 ÖDENECEK DAMGA VERGİSİ *** 361 ÖDENECEK SGK Primi(İşçi+İşveren) *** 335(381)ÖDENECEK ÜCRETLER *** ................../...................... .............31.01.2010.................. 361 ÖDENECEK SGK PRİMİ (İşveren Hisesi) *** 770(730-740-760)SGK İŞVEREN HİSSESİ(%5) *** ................../...................... .............26.02.2010.................. 360 ÖDENECEK GELİR VERGİSİ *** 360 ÖDENECEK DV *** 361 ÖDENECEK SGK PRİMİ(İŞÇİ+İŞVEREN) *** 335(381) ÖDENECEK ÜCRETLER *** 102 BANKALAR *** VD,SGK VE ÜCRETLİLERE YAPILAN ÖDEMELER (ZAMANINDA ÖDENEN) .................../..................... Kamu ihale makamı işveren hissesine yapılan bu indirimin borcunda bir azaltma yapacağı ve devlet lehine bir durum oluşturduğu için isteyebilir. Dolayısıyla ilgili teşviki kullanmalı ve bunun yevmiye kaydını tavsiye edilen şekilde yapabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.04.2010
Soru :
2004-2005 yılları arasında 1 yılı aşkın süre sm stajı yaptım. Daha sonra dosyam yandı. Stajımı YMM ofisinde yaptım ve değerlendirme notumuda alıp odaya teslim ettim. Fakat A grubu değerledimeye katılmadım. Şu an Lisans mezunu olarak SMMM stajı yapıyorum. Yaptığım 1 yıllık SM stajımın SMMM stajına eklenmesini istiyorum. Mevzuatta bu konuyla ilgili olumlu yönde açıklama varmı? Eğer yoksa bu konuyu hangi kuruma taşımalıyım? Lise mezunu SM'ler SMMM sınavlarına katıldığına göre benimde Lİsans mezunu SMMM stajyeri olarak daha önce yaptığım SM stajımı SMMM stajıma ekleme hakkım olmalı. Süreler zaten uzamış durumda, herşey aleyhimize, yaptığım SM satjının kazanılmış bir hak olduğunu düşünüyorum. Birde odada katılmak istediğim dil kursu stajdan sayılıyormu, sayılmıyorsa bununla ilgili bir çalışma varmı? İlginize teşekkür ederim. İyi çalışmalar,

Cevap :
SAYIN TURGAY AKYAZI, SERBEST MUHASEBECİLİK STAJI AYRI BİR KATEGORİDİR. SM STAJYERİ DOSYANIZ İPTAL EDİLMİŞTİR. İPTAL EDİLEN HİÇ BİR DOSYA ÜZERİNDEN İŞLEM YAPILAMAZ. BU NEDENLE SMMM STAJINIZA SM STAJYERİ İKEN YAPMIŞ OLDUĞUNUZ ÇALIŞMALARIN EKLENMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. BELİRTTİĞİNİZ SM DEN SMMM YE GEÇİŞ AYRI BİR KONUDUR. BURADA SM LER STAJYER DEĞİL, MESLEK MENSUBUDUR ZATEN. BU NEDENLE İKİ AYRI KAVRAMI BİRBİRİNE KARIŞTIRMAMAK GEREKMEKTEDİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 04.04.2010
Soru :
Sayın Hocam,31.03.2010 itibariyle Anonim şirketimizde nevi değişikliği yapılmış ve aynı tarihte Ticaret Sicilinde tescili yapılarak Limited şirkete dönüştürülmüştür.Yeni limited şirkete yeni vergi kimlik numarası tahsis edildi.Yaptığımız genel kurulda eski Aş nin tüm mal varlığını ve sermayesini olduğu gibi limited şirkete devrettik.Burada aklımıza takılan şu ,Limited şirket yeni vergi kimlik numrası aldığı için ,Aş den devir gelen Ticari mallar,Sabit kıymet ,haklar vb. gibi maddi duran varlıklara fatura kesecekmiyiz,yani Aş den Limitede devir olan varlıklara ilişkin herhangi bir fatura düzenlemelimiyiz ,yoksa Genel kuru kararı bu devir için yeterli olur mu?İlginiz için teşekkür eder,iyi çalışmalar dilerim..

Cevap :
Sayın Özcan, Şirketlerin nevi değiştirmesi halinde fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.04.2010
Soru :
İyi Çalışmalar dilerim İndirimli orana tabi kdv iadelerinde mahsup işleminin yapılabilmesi için Ymm raporunun özel durumu hakkında bilgi almak istiyorum tekstil ürünü üretiminde hammadde alışlarımız %18 ile giriyor tekstil ürünü olduktan sonra % 8 kdv ile çıkış yapılıyor iade isteyebilme alt limit olan rakamın üzerine çıkarak aide almamız gereken rakamı diğer vergi borçlarımıza mahsup etmek istiyoruz (satmış olduğumuz tekstil ürünleri iç piyasaya satılıyor ihracat ve ihraç kayıtlı satış yok)Ymm raporu olmadan mahsup işlemimiz gerçekleşir mi nakit iade talep edilmeyecek Teşekkürler

Cevap :
Sayın Kahrıman, Tekstil üretiminde ağırlıklı olan hammaddelerin alışlarında da KDV oranı %8'dir. Ancak, genel giderlerle yüklenilen KDV %18'dir. Dolayısıyla tekstil işlerinde yüksek oranlı KDV girdisinin çok olup, düşük oranlı KDV çıktısının olmasına pek rastlanılamaz. Sizin bahsettiğiniz şekilde bir durumla karşılaşılması halinde iade alep edilmesi veya vergi borçlarına mahsup edilmesi işlemleri ile ilgili olarak KDV 99-101-105-107 ve 111 Seri Nolu Genel Tebliğ hükümlerine göre işlem yapılır. Sözkonusu tebliğleri inceleyerek işlemlerinizi yapabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.04.2010
Soru :
İyi Günler. Benim sorum şöyle, bir müteahit, arsa sahibinin arsasına fabrika binası yapmak için belli bir tutar karşılığında anlaşıyorlar. İnşaat bitince Müteahit, sözleşme tutarı yerine binayı 3 yıl boyunca işletme ve kiralama hakkı istediğini söylüyor. Arsa sahibine de cazip geliyor. İki taraf açısından da vergisel durum ne olur? Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Keleş, Müteahhidin yapılan binanın bedelini kiralama karşılığı tahsil etmesi bir trampa şeklidir. Bina sahibi ile müteahhid kira kontratı düzenler, mal sahibi şirket veya ticari işletmesinin aktifinde kayıtlı gelir vergisi mükellefi ise bu kiralama karşılığı fatura düzenlenecek ve KDV hesaplanacaktır. Mal sahibi yukarıda belirtilen kişilikler dışında birisi ise (GMSİ sahibi) kiracı kira ödemelerinden %20 GV stopajı hesaplayacaktır. KDV sözkonusu değildir. Müteahhid ve mal sahibi alacaklarını ve borçlarının cari hesap şeklinde mahsubunu yapabilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.04.2010
Soru :
MERHABALAR:AYDA 30 GÜNÜ VE TAVANI AŞAN TAM VEYA KISMİ ÇALIŞMALAR İLE FARKLI İŞVERENDEN ELDE EDİLEN ÜCRET GELİRİ ELDE EDEN KİŞİLER İÇİN SİGORTA PRİMİ ÖDENMESİ HAKKINDA YASAL ZORUNLULUK NEDİR? ÖRNEK: ÖZEL BİR HASTANEDE 30 GÜN VE TAVANDAN SİGORTALI GÖSTERİLEN AYRICA FARKLI BİR İŞYERLERİNEDE KISMİ OLARAK (PARTTİME) İŞYERİ HEKİMLİĞİ HİZMETİ VEREN DOKTORUN 2.İŞYERİNDEN DE SİGORTALANMASI ZORUNLUMUDUR, YOKSA ZATEN EMEKLİLİKTE HESABA KATILMAYAN TAVANDAN 30 GÜN SONRASI PRİMLERİ ÖDEYEN İŞYERİNİN SİGORTA ZORUNLULUĞU YOKMU? TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Değerli Meslek mensubu Farklı çalışmalarından dolayı da tam gösterilmesi halinde; Yaptıkları iş gereği örneğin işyeri hekimi olarak çalıştığı için o işyerinde yapılan part time iş sözleşmesi gereği SGK kaydı olma zorunluluğu vardır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.04.2010
Soru :
Merhabalar ! Benim sorum. Oda Aidatları Hk. 03.02.2009 odanıza üye oldum. Üye olurken 2009 yılı oda aidatı peşin alındı. 2010 yılı oda aidatı da 2010/Ocak ayında tahakkuk etti. Ben ruhsatımı hiç kullanmadım. Bağımlı veya Bağımsız Meslek Mensubu olarak hiç hizmet vermedim. Bildiğim kadar ruhsat ile mesleğin bağımlı veya bağımsız şekilde icrası halinde oda aidatları tam olarak alınmıyor mu? Şu anda 01.04.2010 tarihi itibari ile her hangi bir yerde çalışmıyorum. Bilgilerinize sunar, oda aidatlarının hangi durumlarda alındığının hakkında beni bilgilendirmenizi rica ediyorum. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Kaya, Bağımlı yada bağımsız çalışın her koşulda yıllık aidat ödenmek zorundadır. %50 indirimli ödeme koluşu ile bir yerde çalışmamak veya emekli olmaktır. Eğer herhangi bir yerde SGK lı çalışmıyorsanız indirimli ödeyebilirsniz. Konuyla ilgili Muhasebe Müdürlüğünden bilgi alabilirsiniz. İyi çalışmalar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 31.03.2010
Soru :
Ltd.Şti.üçüncü kişiden noter satış senedi ile aldığı binek otoyu aktife almak istiyor.Sorumlu sıfatıyla kdv tahakkuk zorunluluğu varmıdır? Cevabınızı E-posta yoluyla ayrıca bilgilendirmenizi rica ederim.Saygılarımla

Cevap :
Sayın Çilesiz, Vergi mükellefi olmayan kişilerden satın alınan mal ve hizmetler için sorumlu sıfatıyla KDV hesaplaması yapılmaz. Motorlu Taşıtların satış ve devri noterlerde tanzim olunacak satış sözleşmesine istinaden yapılmaktadır. Sözkonusu sözleşme ile aracın yeni maliki tarafından trafiğe tescili yaptırılır. Vergi mükellefi olmayan kişilerden satın alınan bu araçlar için noterlerde düzenlenen satış sözleşmesi alım belgesi olarak defterlere kaydedilir. Sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.03.2010
Soru :
SN. YETKİLİ ÖNCELİKLE İLGİNİZ İÇİN TEŞEK.SUNARIM. SORUM ŞUDUR. MALİ MÜŞAVİRLİK YAPMAKTA OLAN BİR KİŞİ, SSK' DAN EMEKLİ OLDUKTAN SONRA(2003 YILI),BİRO FALİYETİNE DEVAM ETMEKTEDİR İ.S.G.K.MÜDÜRLÜĞÜNDEN KENDİSİNE 5510 SAY.KAN. İSTİNADEN 17/12/2003 TARİHİNDEN 31/03/2010 TARİHİNE KADAR ANAPARA VE GECİKME CEZASI TAHAKKUK ETTİRİLMİŞ.AYRICA 01/10/2008 TARİHİNDEN SONRAKİ SGDP İSE ALACAĞI EMEKLİ MAAŞINDAN KESİLECEĞİ YAZILI OLARAK BİLDİRİLMİŞTİR.1-SMMM BU BORCUNU VERGİ BORCUNDA OLDUĞU GİBİ STOPAJ ALACAĞINDAN MAHSUP İSTEYEBİLİRMİ? 2-EĞER BİRO DEVAM EDERSE BAGKUR'A AYRICA SGDP ÖDEMEK ZORUNDA MI? YADA ZATEN MAAŞDAN KESİLECEĞİ İÇİN GEREK YOKMU? 3- MAAŞDAN KESİNTİYİ ÖNLEMEK İÇİN MUTLAK FİRMA KAPANMALI MI? YADA NASIL BİR ÖDEME ŞEKLİ İLE VE HANGİ KURUMA ÖDEME YAPILIRSA KESİNTİ YAPILMAZ. (KİŞİNİN SSK DAN EMEKLİ OLDUGUNU DÜŞÜNÜRSEK) TŞK.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK na olan prim borçlarının alacaklarınızdan mahsup edilmesi mümkündür. Ayrıca işveren yani 4/b li olarak çalıştığınız dönemlere ait sgdp ödemesinin emekli maaşınızdan kesilmesi söz konusudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 31.03.2010
Soru :
Sayın Danışman; Yurt içinde faaliyet gösteren bir limited Şirket yurtdışından almıs oldugu isim hakkı, hizmet, proje ve bilgisayar programı olarak firmamıza gelen faturalarının kdv ve stopaj karsındaki durumu nedir. Bu işlemler için kdv ve stopaj ödenecek midir? Teşekküe ederim.

Cevap :
Sayın Dinçsay, Sorunuzda bahsetmiş olduğunuz konumdaki müşteriniz için 2 nolu KDV Beyannamesiyle sorumlu sıfatıyla %18 KDV ödenmesi ve ikili vergi anlaşmasına göre belirlenen oranda gelir vergisi stopajı, ikili vergi anlaşması yoksa %20 oranında gelir vergisi stopajı hesaplamanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.03.2010
Soru :
Mütahitlik yapan bir sahıs firması daire karşılığı aldığı bir arsaya inşaat yapıp bu daireleri satacaktır. Burda çalışan işçileri bordrolu olarak gösterdim SGK ve GV ve DV tahakkuk ettiriyorum. Mütahit bana daha önceki işlerinde inşaat için sadece SSK ödemesi yaptığını işçiler için GV. ve DV kesintisi yapılmadığını söyledi. Yaptığım araştırmalar şahısların yaptırmış olduğu inşaatlarda amaç yapıp satmak olmadığında GV. ve DV hesaplanıp tahakkuk ettirilmediğidir. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler

Cevap :
Erkan Taşçı, Sizin yapmış olduğunuz işlemler doğrudur. Müteahhidin bilgilendirmesi yanlıştır. Ticari gayesi olmayan Özel inşaatlarda çalışna kişilere ödenen ücretler diğer ücret konumundadır. (GVK 64). Danışma Birimi


 

Tarih : 31.03.2010
Soru :
Konu:Limited şirket otaklarına ödenecek Ücret veya Huzur hakkının ticari kazancı nedeni ile GV. Beyannamesin de vergilendirmeye konu mu? 1-Limited şirket ortaklarından biri ticari kazancı nedeni ile (farklı bir ticari faaliyeti nedeni ile şahsi mükellefiyeti var)ayrıca Gelir Vergisi Beyannamesi vermekte. Limited şirketinden elde ettiği ücret veya huzur hakkı nedeni ile elde ettiği kazancı Gelir vegisi beyannamesine dahil etmesi gerekir mi? İlginize şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Ulu, Şirket ortaklarının almış oldukları huzur hakları ücret geliri olup, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisine tabidir. Ticari kazancından dolayı gelir vergisi beyannamesi vermeleri halinde birden çok işverenden alınan ücret gelirleri olması halinde, birinci işverenden sonraki işverenlerden almış oldukları ücret gelirleri 2009 için 22.000 TL yi geçiyorsa yıllık beyannameye dahil edilecektir. Huzur hakkının dışında başka ücret geliri yoksa (tek işverenden alınan) beyannameye dahil edilmeyecektir. (GVK 89) Danışma Birimi


 

Tarih : 30.03.2010
Soru :
2009/ocak ayında stajımı başlattım.hangi sene ve dönemde SMMM yeterlilik sınavına girmeye hak kazanıyorum.T.C. Kimlik Numaram 18107179802

Cevap :
SAYIN MURAT GÖÇMEN, Bu konularda zorunlu eğitimimizde bilgi vermiştik. Staj süreniz 3 yıldır. Sınav takvimi her yıl yayınlanmaktadır. Normal şartlarda 01 Ocak 2012 tarihinde sona erecektir. 2012 yılı sınav takvimi yayınlandığında katılacağınız sınav başvuru tarihlerini öğrenerek Odamıza başvuru yapmanız gerekmektedir. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 30.03.2010
Soru :
İyi çalışmalar sayın hocam, portföyümdeki bir firmam gerek kiralamak gerekse kendi şirketinde kullanmak üzere 'yat'deniz motorlu aracı almak istiyor.KDV ve ÖTV karşısındaki durumu nasıl olur.birde amortisman mevzuu hakkında bilgi verebilirmisiniz, saygılarımla,

Cevap :
Sayın Dede, KDV Kanunu 13/a.maddesindeki koşullar mevcut ise satın alınacak yat için KDV ödenmez. Sözkonusu yat işletmenin aktifine alındığı tarihten itibaren işletmenin iştigal konusuyla veya işiyle ilgili olarak veya bu yatın gelir getiren bir taşıt olması halinde kayıtlı değer üzerinden amortisman listelerinde belirtilen süre ve nispette ayrılacak amortismanlar giderleştirilir. Bu yatın satın alınmasında ödenen ÖTV mükellefin tercihine bağlı olmak üzere istenirse tamamı giderleştirilir veya taşıtın maliyetine intikal ettirilmek suretiyle amortisman yoluyla giderleştirilir. (VUK 270) Danışma Birimi


 

Tarih : 30.03.2010
Soru :
Sayın Yetkili 16.01.2005 tarihli yönetmeliğe göre SMM'ler ilk sınav açıklandıktan 2 yıl içinde 4 kez sınava girebiliyorlar( yani toplam 5 kez) Bu yönetmelikte herhangi bir değişiklik olmuş mudur? yani hakkım halen toplam 5 midir? Tşk.Syg. Tekrar Sınava Girebilme Madde 21 Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınavında başarılı olamayanlar sınav sonuçlarının ilanı tarihinden itibaren en çok 2 yıl içinde 4 sınava daha girebilirler. Bu sınavlar 100 üzerinden 60 puandan az not alınan konuları kapsar

Cevap :
Sayın Yeşilmen, Bir değişiklik yok, durumunuzla ilgili detaylı bilgiyi, staj@ismmmo.org.tr adresinden alabilirsiniz. İyi çalışmalar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 26.03.2010
Soru :
Sayın Yetkili, 01.05.2009 tarihinde stajımı başlattım. Şu an bana gönderdiğiniz 3.cd mi bitirmeye çalışıyorum.Sorum şu:3.cd ve bundan sonraki cdler için bitirme sürem hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ TARAFINIZA BİLGİ VERİLMİŞTİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 26.03.2010
Soru :
Sayın Yetkili, 01.05.2009 tarihinde stajımı başlattım. Şu an bana gönderdiğiniz 3.cd mi bitirmeye çalışıyorum.Sorum şu:3.cd ve bundan sonraki cdler için bitirme sürem hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ CD LER ARASINDA 2.5 3 AY BULUNMAKTADIR. BUNA GÖRE DİĞER CD GELENE KADAR BİR ÖNCEKİ CD NİN BİTMİŞ OLMASI GEREKMEKTEDİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 25.03.2010
Soru :
Merhaba. Yönetim Kurulu Üyesi olan bir ortağa huzur hakkı vereceğiz. Bunun için karar almak gerekir mi? Karar almak gerekirse bu kararı ticaret sicilde tescil ettirmek gerekir mi? Ayrıca huzur hakkı verilen ortağa asgari geçim indirimi de verilmek zorunda mı? Çok teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Eren, A.Ş. lerde genel kurulda seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılacaksa bu husus genel tutanağına yazılır ve ticaret sicilde tescil ve ilan edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.03.2010
Soru :
merhaba muhasebeciliğini yaptığım bir spor kulübünün avrupası kupası maçları için yabancı hakemlere federasyonun talimatı ile maç başına 200 euro ile 70 euro arasında ücret ödemekteyiz. yine yerli hakemlere de maç başına 60tl ödemekteyiz. bunların muhasebe kayıtlarını para makbuzuna imza alıp federasyon ödeme yazısı ile birlikte yapmaktayım. sizce bu yaptığım doğrumudur yoksa gider pusulası düzenlemek yada ücret bordrosuna dahil edip sadece vergisini ödemek gerekir. eğer öyle ise bir maçlığına gelen yabancı hakemin vergi numarasını almak problem olacaktır. cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. c.şahin

Cevap :
Sayın Şahin, GVK 61.maddesinde ücretin tanımı yapılmıştır. Sözkonusu maddenin 5.fıkrasında spor hakemlerine yapılan ödemelerin de ücret kapsamında olduğu belirtilmiş, dolayısıyla yapacağınız ödemeler için ücret bordrosu tanzim etmeniz gerekir. Gider pusulası düzenlenmez. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.03.2010
Soru :
merhaba ticari kazanç ve kira gelirinin birlikte edinildiği durumlarda verilecek beyanname hakkında bi sorum daha olacaktı..ama öncelikle gelir idaresi başkanlığının çıkarmış olduğu BEYANNAME DÜZENLEME REHBERLERİNİN örnek bazında çok yetersiz olduğunu düşündüğümü sizlerle paylaşmak isterim.. 1.SORUM,basit bir soru yalnız dediğim gbi çok farklı cevaplar aldığım için yne size danışmak istedim...mükellefin kazancı 50000tl,ve işyeri kira geliri 15000..beyannameye dahil edilirmi? 2.SORUM,mükellefin ticari kazancı 2200 işyeri kira geliri 20000,bu durumda işyeri kira geliri dahil edilirmi?.. yardımlarınız için teşekkür ederim..

Cevap :
Sayın Şener, Örneklerde vermiş olduğunuz kazançlar vergiye tabi gelirlerdir. Dolayısıyla GVK 86-1/c maddesine göre toplama yapılıp 2009 için limit olan 22.000 TL yi aşıp aşmadığına bakacaksınız. Yukarıda vermiş olduğunuz örneklerdeki tutarlar 22.000 TL yi aştığı için tamamı yıllık beyannameyle beyan edilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.03.2010
Soru :
halen staj yaptığım firmamda SMMM ruhsatı almaya hak kazandıktan sonra bordrolu meslek mensubu olmak istiyorum. sitede aradım bulamadım.acaba bordrolu meslek mensupları aidat veriyorlar mı. ve çalıştığım firmanın yan kuruluşu da var.onun da beyannamelerini verebilir miyim?

Cevap :
Sayın Çakar, Odamıza kayıtlı tüm üyelerimiz yıllı aidat ödüyorlar. Sadece SGK lı olarak çalıştığınız işyerinin beyannamelerini verebilirsiniz. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 19.03.2010
Soru :
İyi günler.Bir mükellefimizin yanında çalışan sigortalılarından biri emekli sigortalıymış.Ancak 2009 aylık sigorta primleri normal çalışanlar gibi tüm sigorta kolları kesilerek yapılmış.Şimdi sigorta bildirgelerine düzeltme verildi. Primler birbirine aktarılsın diye sigorta ile yazışma yapılıyor. Sorum şu 2009 defter dökümü alındı.2010 da geçmiş ücret tahakkukları ve sigorta primleri ile ilgili düzeltme kaydı yapılacakmı.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Dönemi geçmiş ve işleme alınmış defter kayıtlarında düzeltme yapılmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.03.2010
Soru :
Merhaba 2005 yılının mart ayına kadar 4230 gün isteğe bağlıssk.gün ödeme sayısı olan kadın sigortalı 2005 nisan ayında şirket oratğı olarak 2010 yılın mart ayına kadar bağkur primi ödemiş .bu tarihde terkini yapılan sigortalının emekli olabilmesi için ,gerekli uygulama hakkında bilgilendirebilirmisiniz .Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaşlılık aylığına prim gün sayısı ve yıl olarak hak kazanan işçi Bağlı bulunduğu SGK İhtiyarlıktan Nüfus kağıdını da yanına alarak emeklilik başvuru formunu doldurması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.03.2010
Soru :
Merhaba. Türkiye de yerleşik vergi mükellefi olmayan gerçek kişiye 2009 yılında yurtdışından (Amerika) telif hakkı bedeli geliyor.Bu telif hakkı bedeli gmsi beyannamesiyle beyan edicem. Ancak burda çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları çerçevesinde bir vergi indirimi olmayacak mı? Olacaksa bunu gmsi beyannamesinde nerede göstericeğiz? ilginize şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Özen, Yurt dışından elde edilen telif hakkı bedeli GMSİ olarak beyan edilmez. GVK 18.maddesine göre serbest meslek kazançlarındaki istisnalarda elde edilen gelirler yıllık beyannameyle beyan edilmez. Yurt dışından elde edilen bu kazancın telif kazancı olması nedeniyle Türkiye'de beyan edilmesi gerektiği kanaatinde değiliz. Ancak işlemlerinize esas olmak üzere İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep etmenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.03.2010
Soru :
Merhaba. Merkezde muhasebe departmanında çalıştığım kurumun aynı il sınırları içinde şubesi bulunmakta. Şube için noterden ayrı defter tasdiki yapılmış ve şubede de merkezden bağımsız bir muhasebe departmanı var. Şube ile aramızdaki alış-verişi "393" hesapta takip ediyoruz. Geçmiş yıllarda 31/12/... kapanış işlemleri esnasında şube kendi muhasebe kayıtlarında kalan bakiyeleri ters kayıt yaparak kapatmış, karşılık hesabı olarak da "393" hesabı kullanmış. Buna karşılık ise merkez 31/12/... 'de tüm aktif ve pasif hesaplar için hesap planında şube için alt hesaplar açarak, şubede yer alan kapanış bakiyelerini defter kayıtlarına intikal ettirmiş yine karşı hesap olarak "393" hesabı kullanmış. Böylelikle konsolide edilmiş mizan, gelir tablosu ve bilançoya ulaşmışlar. Bu uygulamanın, gerek mevzuat gerekse muhasebe uygulamaları ve prensipleri doğrultusunda doğruluğu ya da yeterliliği hakkında beni bilgilendirirseniz sevinirim. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Eliaçık, Yapmış olduğunuz işlemin Tek Düzen Muhasebe Sistemine uygun olduğunu düşünmekteyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.03.2010
Soru :
Sayın ilgili, 30,11,2009 tarihinde şirketimin merkez işyerinden 7 işçimizin çıkışını yapıp 01,12,2009 tarihine şube işyerimize giriş yaptık. Merkez işyerimize ait 11.ay Aylık Prim Hizmet Belgesini (10 gün içinde) 05,12,2009 da Tahakkuk ettirdik ve buna istinaden Ek 5 İşten Ayrılış Bildirgesi düzenlemedik. Aynı şirket bünyesinde olması hasebiyle her türlü ek5-işten ayrılış bildirgesi düzenlemek gereklimiydi? SGK yetkilileri henüz Ek5-İsten Ayrılış bildirgesi için henüz ipc. Kesemediklerini ifade ettiler. Bu durumun akıbeti ne olur? Meslek mensupları olarak Ek5 i bilerek veya bilmeyerek düzenlemiyoruz, işçi sayısı çok olunca mağduriyet bir hayli fazla olacaktır. Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İş sözleşmesine istinaden çalışanlardan sigortalılığı sona erenlere ilişkin işten ayrılış bildirgesini Sosyal Güvenlik Kurumuna 10 günlük süre içinde vermeyenler hakkında 1 Ağustos 2009 tarihinden itibaren her bir sigortalı için asgari ücret tutarında ceza uygulanacaktır İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.03.2010
Soru :
ÖZEL SEKTÖRE AİT FABRİKA BİNASI İNŞAATI 2009 YILINDA BAŞLANMIŞ VE 31.12.2009 TARİHİNDE GEÇİCİ KABULÜ YAPILMIŞTIR.BUNA AİT HAKEDİŞ FATURASI 2010 YILI ŞUBAT AYINDA KESİLDİĞİNDE %3 G.V.STOPAJI YAPILACAKMI? ACİLEN YANITLARSANIZ SEVİNİRİM.TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Sengü, GVK 94.maddesinin 3.fıkrasına göre 42.madde kapsamındaki işler dolayısıyla yapılan istihkak ödemelerinden %3 gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Gelir Vergisi tevkifatında esas olan ödemenin yapıldığı tarihtir. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.03.2010
Soru :
..Değerli yetkili, odanızda 19315 staj no ve 2008 Eylül Lisans stajeri olarak kayıtlıyım..Ayrıca maliyeden onayli (engellilikten %60) 2.derece vergi indirimim vardır...Sorum şu mevcut durumda kurumunuzun bana sağlayacağı kolaylıklar var mıdır?..Örneğin sınav giriş harçlarından muaf olma veya indirim hakkım varmıdır....TEŞ...

Cevap :
Sayın ilgili Talebiniz Oda Sekreterliğimize sunulmuştur. Tarafınıza bilgi verilecektir. Staj Müdürlüğü


 

Tarih : 10.03.2010
Soru :
MERHABA, 03/10/2010 TARİH VE SAAT 14:43 TE BANA ULAŞAN CEVABINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. FAKAT BEN BAĞIMLI OLARAK MALİ MÜŞAVİRLİK ÜNVANIMI KULLANARAK BİR İŞ YAPMIYORUM. TAMAMEN MESLEĞİMİN DIŞINDA BAŞKA BİR İŞ İLE UĞRAŞIYORUM. a) Çalışanlar listesinde kayıtlı bulunan meslek mensuplarınca sahip olunan unvanla Kanunun 2.nci maddesinde yer alan işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere bağlı ve onların işyerlerine bağımlı olarak açık veya gizli hizmet sözleşmesi ile çalışılması, DİSİPLİN CEZA GEREKTİREN MADDENİN KAPSAMI DIŞINDA BİR FAALİYET DİYE DÜŞÜNÜYORUM. İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ EKONOMİK ORTAMDA BİZDE ÖĞRETMENLER GİBİ SİMİT SATMAK ZORUNDA DA KALABİLİYORUZ. BENİM YAPMAK İSTEDİĞİM BİR YERDE HAMMALLIK YAPARKEN DİĞER TARAFTAN DA MESLEĞİMİ İCRA ETMEK, ÇÜNKÜ TEK BAŞINA BİRİ YETMİYOR.KONU BU AÇIDAN DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE UYGULAMADA BİR ESNEKLİK OLUP OLAMAYACAĞI HAKKINDA BİLGİLERİNİZİ BEKLİYORUM. SAYGILARIMLA

Cevap :
Sayın Güner, Bu şekilde bir uygulama sözkonusu değildir. Çalışanlar listesine kayıt yaptırmak isteyen üyelerimizin başka bir işyerinde çalışıp çalışmadıkları kontrol edilmektedir. Mali müşavirlik yaparken başka bir işle uğraşmak (SGK lı çalışmak, ticari faaliyette bulunmak..vb) yasaklanmıştır. İyi çalışmalar, Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 10.03.2010
Soru :
merhaba.iyi çalışmalar.anne doğum sonrası sekiz hafta olan yasal izni kullandı.şimdi ise altı aylık ücretsiz izin hakkını kullanmak için işverene müracaat etti.sgk aylık prim bildirgesinde kayıtlar ne şekilde beyan edilecek.her halde işçi çıkışı yapılmayacak.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kadın işçinin doğum sonrası kullandığı 6 aylık rapora istinaden kullanılan izin ücretsiz izin olarak değerlendirilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.03.2010
Soru :
Serbest meslek mükellefimizin 2004 yılına ait geçmiş yıl zararı var.fakat biz bu zararı 2005,06,07,08 yıllarına ait yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirmedik 2009 yılındaki yıllık beyannamede 2004 yılı zararını indirim hakkımız bulunuyor mu?iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Çetin, Kazancın yetersizliği nedeniyle 2004 yılı zararınızın indirilememesi halinde, izleyen beş yıl içerisinde indirim konusu yapılması mümkündür. Bu süre içerisinde de indirim konusu yapılamayan zararlar, artık indirilemez. Ancak takip eden takvim yıllarında kazanç elde edildiği halde geçmiş yıl zararının mahsup edilmemesi halinde 5 yılı aşmasanız dahi mahsup imkanınız ortadan kalkmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.03.2010
Soru :
Gerçek kişi mükellef bilanço esasına göre defter tutmakta ve esnaf odasına üyedir. 5811 sayılı kanun kapsamında Nakit para bildiriminde bulunduk ve tahakkuk eden vergiyi ödedik. Beyan edilen paranın sermaye ye ilavesi ne şekilde olcaktır defterde göstermemiz yeterlimidir oda tescili istenecek midir.

Cevap :
Sayın Dilber, Paranın yatırıldığı tarihte 102 hesap borçlu, 549 hesap alacaklı olmak üzere muhasebe kaydı yapılır. LTD ve A.Ş ler gibi tespit raporu veya 5811 sayılı yasaya istinaden sermaye artırım raporu düzenlemeksizin direkt muhasebe kaydıyla 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıt yapılarak 549 hesap sermayeye ilave edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.03.2010
Soru :
Bir Anonim şirketin muhasebe departmanında bağımlı olarak çalışmaktayım. Fakat şirkete ait beyannameleri imzalamıyorum. Ticaret sicil gazetesinde de adım herhangi bir isimle geçmiyor. 10 yıllık süre sonunda ymm sınavlarına girme hakkım var mıdır? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Sayın Yumuşak, TÜRMOB/TESMER Başkanlığının uygulaması gereği şirketlerde sadece SGK lı çalışmak ve o şirkette yönetimde olmamak şartı ile çalışmalar yeminlide geçen süre olarak değerlendirilmektedir. İmza yetkisi almanız halide ise (şart yok) muhasebe ile ilgili olması gerekmektedir.Yönetim kurulu üyesi, şirket müdürü vb., şirket ortağı olmak yasaktır. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü Detaylı bilgi için alan kodu çevirmeden 444 60 60 (TESMER Başkanlığı) arayabilirsiniz.


 

Tarih : 01.03.2010
Soru :
Sorum yanlış anlaşıldı herhalde SMMM yeterlilik sınavında başarılı olmuş ve ruhsat almaya hak kazanmış biri ruhsatını ne zaman alabilir.Örneğin;2-3 sene sonra alabilir mi?

Cevap :
Sayın İşman, TÜRMOB tarafından ruhsatını geç aldığı için olumsuz bir uygulama yapılan kişi olmadı, sadece alacağınız tarihteki ücretleri ödemeniz gerekiyor. Ancak ileride bu konuda farklı bir uygulama olur mu, TÜRMOB Başkanlığı'na sormanız daha uygun olacaktır. Ayrıca yeminli süresi Odaya kayıt yaptırdıktan sonra başlamaktadır.İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 01.03.2010
Soru :
Yanımda çalışan 2009/1 dönem SMMM yeterlilik sınavında başarılı olarak ruhsat almaya hak kazanan elemanım ruhsatını alması ile ilgili bir zaman kısıtlaması var mı?

Cevap :
Sayın İşman, TÜRMOB Başkanlığı Odamıza 15 gün içerisind ekayıt yapılmasına ilişkin yazı gönderiyor, ancak bu süre 1-1,5 ayı bulabiliyor. yapılmadığı takdirde TÜRMOB tarafından yazı gönderilmeketdir. İyi çalışamlar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 26.02.2010
Soru :
Sayın Danışma birimi. SORU 1) Hem gelir hem de kurumlar vergisi yönünden, mükellefin ödemediği SSK primlerinin işveren payları gider yazılabilirmi? …………………………………………………………………… SORU 2) Eğer yazılamıyorsa cari ayın ödemesi sonraki aylarda yapıldığında nasıl giderleştirilir? Sene atlarsa ne olur? ……………………………………………………………………. SORU 3) Düzenli olarak ödenmiş olsa dahi cari ayın tahakkuku bir sonraki ay çıkıyor. Yani 12. Ayın SGK Bildirgesi tahakkuku en erken 1. Ayda çıkıyor ve 1. Ayda ödeniyor. Bu durumda sene atlamış olmuyormu? 12. aya ait 361 numaralı hesap tahakukunu 31/12/xxxx tarihlimi yoksa 01/01/xxxx tarihlimi kaydetmeliyiz? Yani gider yazarken cari ay tahakkukunumu dikkate alacağız yoksa ödeme tarihinimi? Bu arada yıl başındaki sene atlama durumu ne olacak?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Önce şu hususun bilinmesi gerekir; SSK priminin vadesinde ödenmemesi halinde bir daha artık bunun defter kayıtlarına intikal ettirerek gider kaydedilmesi mümkün değildir. Ticari kazançta tahakkuk esası cari olduğundan SSK primi ve benzer diğer giderler ödensin veya ödenmesin gider olarak tahakkuk ettirilip deftere kaydedilir. _______________________________/_____________________________ 770-GENEL YÖNETİM GİDERLERİ XXX 335-PERSONELE BORÇLAR/VEYA 381- GİDER TAHAKKUKLARI XXX 360-ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR XXX 360.01-Gelir Vergisi 360.02-Damga Vergisi 361-ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİ XXX 361.01-Ssk İşveren Payı 361.02-Ssk İşçi Payı ______________________________/_____________________________ SSK’nun 80. maddesi son fıkrası ve GVK’nun 40. maddesi 2. bendi hükmü gereği, süresinde ödenmeyen SSK primi vergi tahakkukunda gider olarak indirilemez. Süresinde ödemeden kast edilen, yılı içinde yapılması gereken ödemedir. (Ancak burada idarenin tanıdığı bir imkan ile (GVK 174 sayılı Genel Tebliği) Aralık ayına ait sigorta primleri Müteakip yılın Ocak ayında ödenmesi halinde Aralık ayı gideri olarak kayıtlara alınabilecektir..) SSK primlerinin vadesi geçtiği halde (Beyanname verilme tarihi sonuna kadar) ödenmemesi halinde Şu kayıtların yapılması gerekir. _____________________________31/12/__________________________ 361-ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİ XXX 368-VADESİ GEÇMİŞ ERTELENMİŞ VEYA TAKSİTLENDİRİLMİŞ VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER XXX _________________________________/____________________________ 950-KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLER XXX 950.01-Ödenmeyen SSK Primi 951-KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDER KARŞILIĞI XXX ________________________________/______________________________ Kurumlar vergisi mükellefleri kanunen kabul edilmeyen bu gideri beyannamelerinde ticari kara ilave ederek kanun hükmünü yerine getirirler. Gelir vergisi mükellefleri ise bu işlemi “Ticari Kardan Mali Kara ulaşmak için yapılan hesaplamayı gösteren bildirim” üzerinde yaparlar.İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler dönem sonunda ödenmeyen sigorta primlerini defterlerinin giderler toplamından indirmek suretiyle ödenmeyen sigorta primlerini ticari ve mali karın tespitinde dikkate almayıp, ileriki yıllarda ödemeyi yapınca tekrar gider kaydetmeleri gerekmektedir. Ödenmeyen sigorta primleri tahakkuk tarihinde gider kaydedildiği için kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihte kazanca ilave yapılınca 950 ve 951 no.lu hesaplar karşılıklı olarak kapatılır. Daha Sonra Ödenen Sigorta Priminin Muhasebeleştirilmesi ________________________________/_______________________________ 368-VADESİ GEÇMİŞ ERTELENMİŞ VEYA TAKSİTLENDİRİLMİŞ VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER XXX 100-KASA / BANKA XXX ________________________________/______________________________ 960-İNDİRİLECEK GELİRLER XXX 960.10-GEÇMİŞ YILA AİT SSK PRİMLERİ XXX 961-İNDİRİLECEK GELİRLER KARŞILIĞI ________________________________/______________________________ Diğer taraftan 174 sayılı Gelir vergisi kanunu Genel tebliğinin “..Bu hükümlere göre SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır.” Hükmü gereğince SSK primleri müteakip dönemlerde fiilen ödendiğinde gider yazılabilecektir. Tabii bu indirim defter kayıtlarında değil beyanname üzerinde olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.02.2010
Soru :
Sorum vergi dairesinden gelen 2008 yılı kurumlar vergisi beyannmesinin düzeltilmesi istenmesi hakkındadır. Konu şu: 2007 yılında 100,00 TL bilanço zararımız çıktı 2007 yılı içinde kanunen kabul edilmeyen giderlerimizin toplamı 10,00 TL.Net zarar 90,00 TL oluyor. 2008 yılı kurumlar vergisi beyannamemizde geçmiş yıl zararı olarak 100,00 TL yazıp 2007 yılı 10,00 TL olan Kanunen kabul edilmeyen giderimide 2008 yılı kanunen kabul edilmeyen giderlerime ekledim. Vergi idaresi derki 2008 yılı kurumlar vergisindee geçmiş yıl zararı 90,00 TL yazman gerekirdi.Sistemimiz hata veriyor ve düzeltmenizi istiyoruz.Benim sorum Nisan ayında da 2009 yılı kurumlar vergisi beyannamelerini göndereceğiz.Hangi yolu izlememiz gerekir.

Cevap :
Sayın İşman, Vergi idaresinin yapmış olduğu uygulama doğrudur. Kurumlar Vergisi Beyannamesinde bilanço zararından kanunen kabul edilmeyen giderler düşülerek mali zarar elde edilir. Daha sonraki yıllarda mahsup edilecek zarar, mali zarardır. Dolayısıyla 2008 yılı kurumlar vergisi beyannamesine de geçmiş yıl zararı olarak mali zararı, yani 90 TL'yi yazmanız gerekir. Ayrıca geçmiş yılın KKEG sonraki yıl, yıllık beyannamede tekrar matraha ilave edilmez veya zaradan düşülmez. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.02.2010
Soru :
iyi çalışmalar dileyerek huzur hakkı ile ilgili sorum olacaktı.. ltd şti. şirket ortaklarına huzur hakkı ödemek istiyoruz.. bütün ortaklara ödeyebilirmiyiz. vede karar alınıp notere tasdikletilmesi gerekir mi?.. teşekürler..

Cevap :
Sayın Hacımustafaoğlu, Huzur hakkı A.Ş lerde yönetim kuruluna, Limited şirkette müdür veya müdürlere verilen ücrettir. Limited şirketlerde ortaklar kurulunun alacağı karara göre ödeme yapılır. Karar Ticaret Sicilinde yayımlanacaksa notere tasdik ettirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.02.2010
Soru :
İyi çalışmalar dileyerek 2 soruma cevap ediyorum. 1- 15.01.1973 doğumlu 24.12.1995 tarihinde SSK girişi yapılan ve 247 gün prim ödenmiş. 04.10.2000 tarihinden itibaren bağkurlu ve halen devam ediyor. Doğuştan %40 özürlülüğü var. Bağkurunu kapatıp 3,5 yıl SSK primi ödeyerek yaşlılık aylığına hak kazanbilirmi? 2- 02.03.1962 Doğumulu ve 04.10.2000 tarihinden 05.02.2008 tarihine kadar bağkurlu ve 3949 gün Bağkur'dan vergi borçlanması var, 02.03.2008 tarihinden itibaren de SSK'lı olarak çalışıyor. Bu durumda 3,5 yıl ssk'sı tamamlandığında emekli olabilir mi? Saygılarımı sunarım

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Doğuştan özürlü olanlar... 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az yüzde 40 oranında özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az yüzde 40 oranında doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanacaktır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; A) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır. B) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/3 md.) 23.5.2002 tarihinde; a) (A) bendi kapsamında olanlar hariç sigortalılık süresi 18 (dahil) yıldan fazla olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 40 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 23 yıldan (dahil) fazla olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün, b) Sigortalılık süresi 17 (dahil) yıldan fazla, 18 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 41 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 21 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 23 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün, c) Sigortalılık süresi 16 (dahil) yıldan fazla, 17 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 42 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 20 yıl (dahil) dan fazla, 21 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmaları ve en az 5075 gün, d) Sigortalılık süresi 15 (dahil) yıldan fazla, 16 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 43 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 18 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 20 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları ve en az 5150 gün, e) Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 yıl (dahil) dan fazla, 18 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün, f) Sigortalılık süresi 13 (dahil) yıldan fazla, 14 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 45 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 15 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları ve en az 5300 gün, g) Sigortalılık süresi 12 (dahil) yıldan fazla, 13 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları ve en az 5375 gün, h) Sigortalılık süresi 11 (dahil) yıldan fazla, 12 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün, ı) Sigortalılık süresi 10 (dahil) yıldan fazla, 11 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 11 (dahil) yıldan fazla, 12 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları ve en az 5525 gün, j) Sigortalılık süresi 9 (dahil) yıldan fazla, 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 9 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 11 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları ve en az 5600 gün, k) Sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla, 9 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla, 9 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5675 gün, l) Sigortalılık süresi 7 (dahil) yıldan fazla, 8 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 6 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 8 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 55 yaşını doldurmaları ve en az 5750 gün, m) Sigortalılık süresi 6 (dahil) yıldan fazla, 7 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 5 (dahil) yıldan fazla, 6 yıl 6


 

Tarih : 22.02.2010
Soru :
kolay gelsin diyerek şimdiden teşekkür ederim. 31.12.2009 tarihinden kapanan iyerinin prim hizmet belgeleri 4.01.2010 tarihi itibarı ile kuruma verilmiştir.işçi çıkışları prim hizmet belgesinde görülmektedir. bununla birlikte kurum ayrıyeten işten ayrılış bildirgesini 10 gün süre içinde vermediğim için ceza gerektirir diyor. Kurum cezai işlemde haklımıdır..itiraz edebilirmiyim.(aylık hizmet belgemi 10 gün içerisinde verdiğim için...) acilen cevaplarsanız makbule geçecek... iyi çalışmalar dilerim...saygılarımla...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz mükerrer olup cevaplanmıştır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.02.2010
Soru :
kolay gelsin diyerek şimdiden teşekkür ederim. 31.12.2009 tarihinden kapanan iyerinin prim hizmet belgeleri 4.01.2010 tarihi itibarı ile kuruma verilmiştir.işçi çıkışları prim hizmet belgesinde görülmektedir. bununla birlikte kurum ayrıyeten işten ayrılış bildirgesini 10 gün süre içinde vermediğim için ceza gerektirir diyor. Kurum cezai işlemde haklımıdır..itiraz edebilirmiyim.(aylık hizmet belgemi 10 gün içerisinde verdiğim için...) acilen cevaplarsanız makbule geçecek... iyi çalışmalar dilerim...saygılarımla...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşten ayrılış bildirgesinin 10 günlük süre içinde verilmesi gerekmektedir. Kurumun yaptığı cezai uygulama doğrudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 20.02.2010
Soru :
1-15.01.1973 doğumlu 24.12.1995 tarihinde SSK girişi yapılan ve 247 gün prim ödenmiş. 04.10.2000 tarihinden itibaren bağkurlu ve halen devam ediyor. Doğuştan %40 özürlülüğü var. Bağkurunu kapatıp 3,5 yıl SSK primi ödeyerek yaşlılık aylığına hak kazanbilirmi? 2- 02.03.1962 Doğumulu ve 04.10.2000 tarihinden 05.02.2008 tarihine kadar bağkurlu ve 3949 gün Bağkur'dan vergi borçlanması var, 02.03.2008 tarihinden itibaren de SSK'lı olarak çalışıyor. Bu durumda 3,5 yıl ssk'sı tamamlandığında emekli olabilir mi? Saygılarımı sunarım

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalışmaya ssk lı olarak başlaması ve 10 yıldan beri bağkurlun çalışması olan bu kişinin emeklilik hesaplamarında son yedi yıl içinde ençok çalışması hangi kurumdan ise o kurumdan emekli olması mümkündür. Fakat bunun hesaplaması yaparken yıllar itibariyle çalışmalarının hizmet birleştirmesinin ve son çalıştığı dönmeli dikkatli hesaplanması gerekir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 19.02.2010
Soru :
sayın hocam..leasing muhasebesinde alınan taşıt 260 haklar hesabında muhasebeleştirildi.sözleşme bittiğinde ve bedeli tamamen ödendiğinde bu aracı 254 taşıtlar hesabına almamız gerekirmi yoksa 260 haklar hesabında kalabilirmi?

Cevap :
Sayın Göktürk, Sorunuzda da belirttiğiniz gibi leasing yoluyla edinmiş olduğunuz taşıtların bedelinin ödenmesinden sonra 254 hesapta aktifleştirilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.02.2010
Soru :
İyi günler diliyorum 90 Yaşında bir kişi hastaneden akli dengesi yerinde raporu alıp kızına 100.000 tl. ve kan bağı olmayan başka bir kimseye 100.000 tl verdiğinde vergi açısından kızı ve kanbağı olmayan kişinin vergisel konuda yapması gerekli işlemler hakkında bilgi vermenizi rica ederim. teşekkrüler.

Cevap :
Sayın Bakıcı, Bağışı yapan kişinin kızı ve kan bağı olmayan kişinin alış oldukları bu paralar için Veraset ve İntikal Vergisi Kanununa göre intikal vergisi ödenmesi gerekir. 2010 yılında uygulanacak Veraset ve İntikal Vergisi tarifesi web sayfamızda Mali Rehberde mevcuttur, yararlanabilirsiniz. (Veraset ve İntikal Vergisi 41 nolu Tebliğ) Danışma Birimi


 

Tarih : 16.02.2010
Soru :
merhaba limited şirket müdürüne huzur hakkı ödemesi yapmak istiyoruz .karar alındıktan sonra ticaret sicil gazetesinde yayınlatmalı mıyız tşk.

Cevap :
Sayın Öztürk, Huzur hakkı ödenmesi ile ilgili ticaret sicilinde tescil zorunluluğunuz yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.02.2010
Soru :
İyi günler.İstanbul iki tellide özel bir hastane %70 hissesi oranında ortak deiştirip başka bir ünvanla devredili yor.Ayrıca hastanenin silivride de bir şubesi bulunmaktadır.Eski yönetim personelin bir bölümünü silivrideki hastanesinde çalıştırmak istemektedir. Personelin yeni yönetim yada yeni şirkette çalışma zorunluluğu nedir. Silivrideki şubede çalışma zorunluluğu varmıdır.Personel çalışma şartlarını kabul etmezse tazminat hakkı varmıdır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz mükerrer olup yeniden cevaplanmıştır. İşyerinin veya bir bölümünün devri Madde 6 - İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.02.2010
Soru :
İyi günler.İstanbul iki tellide özel bir hastane %70 hissesi oranında ortak deiştirip başka bir ünvanla devredili yor.Ayrıca hastanenin silivride de bir şubesi bulunmaktadır.Eski yönetim personelin bir bölümünü silivrideki hastanesinde çalıştırmak istemektedir. Personelin yeni yönetim yada yeni şirkette çalışma zorunluluğu nedir. Silivrideki şubede çalışma zorunluluğu varmıdır.Personel çalışma şartlarını kabul etmezse tazminat hakkı varmıdır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşyerinin veya bir bölümünün devri Madde 6 - İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.02.2010
Soru :
Merhaba, A.ş ler de ödenen denetçi ücreti ve huzur haklarını muhtasar beyannamesinde beyan ediyoruz. Peki bu ödemeleri yaptığımız kişileri muhtasar beyannamesinde çalışan sayısına ( diğer ücretliler) ilave ediyor muyuz ? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Şerit, Muhtasar Beyannamede bahsettiğniz ödemeler için ayrı bir sutun olmadığı için diğer bölüme yazmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.02.2010
Soru :
İyi günler. 23.06.1999 Tarihinde vergi dairesinde mükellefiyet tesis ettirip smmm faaliyetine başladım. 12.02.2010 tarihi itibarı ile mükellefiyetim halen devam etmekte. Smmm sınavlarını kazandığım tarihte bir firmada muhase departmanında sgk lı olarak çalışıyor idim. Bu firmadan 31.01.2000 tarihi itibarı ile ayrılıp bağımsız olarak büro faaliyetine başladım. Yani mükellefiyetimi tesis ettirdiğim tarihte bir başka firmada sgk lı olarak çalışıyordum. 31.01.2010 tarihi itibariyle hiç bir firmaya bağlı olmadan büro faaliyetinde geçen sürem 10 yılı doldurmuştur. Diğer şartları da taşımam durumunda ymm sınavına girme hakkım varmıdır. teşekkürler.

Cevap :
Sayın Aksoy, E-postanız ilgisi nedeniyle TESMER Başkanlığına yönlendirilmiştir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 11.02.2010
Soru :
Merhaba; 2009 yazında SMMM ruhsatı almaya hak kazandım. Ekim 2009 da eşimin ortak olduğu bir Limited Şti'e diğer ortağının hissesini devralarak ortak oldum. Şirket müdürü eşim ve sadece ikimiz ortağız. Bu durumda; 1- Bağımsız büro açabilir miyim? 2- Açarsam, bu ltd.şti'nin defterlerini tutabilir miyim? 3- Bu ltd.şti.'nin ofis olarak kullandığı, benim üzerime gözüken dairede büro faaliyeti gösterebilir miyim? Teşekkürler.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Çakkalkurt, 1-Şirkette imza yetkiniz olmadığı sürece büro açabilirsiniz. 2-Engel bir durum yok, 3-Şirket içi büro açmak çalışma usul ve esasları gereğince yasaklanmıştır. Bu nedenle aynı daireyi kullanmanız mümkün değildir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 10.02.2010
Soru :
Merhabalar. En az 10 yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapmış olan meslek mensubu diğer şartları da taşıdığı varsayılırsa mesleki faaliyetine son verip bürosunu kapattığı taktirde ymm sınavlarına girmeye engel bir durumu oluşurmu. Ymm sınavındaki derslerin tamamından sınava giriş hakkı sürecinde (2 yıl içindeki 4 sınavdan) geçer not alıp not ortalamasını tutturamadığı taktirde yani ymm ruhsatını almaya hak kazanamadığı taktirde tekrar ymm sınavlarına girmeye hakkı var mıdır. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Aksoy, İlgili süreleri ve şartları taşıyorsanız sınava giriş aşamasında çalışıyor olma şartı aranmamaktadır. Sınav haklarını süresi içerisinde kullanıp başarız olan yada ortalamadan kalanlar için yönetmelik gereği 2 yıllık bekleme dönemi sonunda yeniden tüm derlerden sınava katılma hakı vardır. Detaylı bilgi için TESMER Başkanlığı (Alan kodu çevirmeden 444 60 60) görüşebilirsiniz. iyi çalışamlar, Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 10.02.2010
Soru :
iyi günler.benim sorum finansal(leasıng) kiralama işlemleri ile ilgili işletme defterine tabi mükellefim leasıng yolu ile bir iş makinesi almıştır.ödediği finansal kira bedellerini ne şekilde muhasebeleştireceğim hakkında bilgi verirseniz sevinirim.teşekkürler

Cevap :
Sayın Erol, İşletme Defteri tutan Gelir vergisi mükellefleri bahsettiğiniz finansal(leasıng) kiralama işlemleri için ödedikleri faiz komisyon vb. giderleri gerçekleştiği dönemde defterlerine gider yazmaları gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.02.2010
Soru :
Askerlik nedeniyle (ya da başka nedenle)31/01/2010 tarihinde işten ayrılan kişinin 14 günlük yıllık izin hakkı varsa yıllık izin ücretinin izin süresi ,işten ayrılma tarihinin arkasına prim günlerine izin süresi olarak eklenerek 14/02/2010 tarihi itibariyle mi işten çıkış tarihi SGK'ya bildirilir.Yoksa işten çıkış tarihi itibariyle 31/01/2010 de ücretine eklenip bu tarih itibariyle mi çıkışı bildirilir.Kaygım ikinci durumda prim günü kaybına uğradığı..Acaba bununla igili bir genelge var mı? Saygılarımla,

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılan işçiye izin günlerine ait yıllık izin ücreti ödenir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.02.2010
Soru :
Konut kooperatiflerine ait arsalar emlak vergisinden muaf mı muaf ise belediye emlak vergisi tahakkuk ettirdi bunun için ne yapmamız gerekiyor..Teşekkürler..

Cevap :
Sayın Arı, 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu 4.maddesindeki daimi muaflıklarda, 5.maddesindeki geçici muaflıklarda konut kooperatiflerinin sahip oldukları arsaların emlak vergisinden muaf olduğuna ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla belediyelerin yapmış olduğu işlem doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.02.2010
Soru :
merhaba ; biz muhasebe kayıtlarını yaparken bazı KKEG ( telefon fat. OIV gibi) 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ hesabı altında actıgımız alt hesapta tutuyoruz. bazı KKEG leri de (matrah farkları - vaarlık barısında tahakkuk eden % 5 vergi gibi ) 689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-) hesabı altına actıgımız alt hesapta takıp edıyoruz. benım sorum su ; KKEG hangi hesap altında takıp edecegımızı neye gore belırleyecegız ? bunun kar / zarar hesabı - gelir tablosu acısından bir ozelligi - önemi var mı? tesekkurler

Cevap :
Sayın Düz, KKEG ler ilgili gider hesaplarının altında alt hesap açılarak ticari kazançtan indirilir. Yani gelir tablosunda ticari karın hesabında gider olarak indirilmiş olur. Yıllık beyannamede ise tespit edilen KKEG ler matraha ilave edilerek mali kara ulaşılır. Bizim önerimiz 1.örnekte vermiş olduğunuz 700 lü hesapların altında tutmanızın uygun olacağıdır. 689 hesabı kullanmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.02.2010
Soru :
merhaba 23.07.1990 girişli elemanımız 15.11.2008 tarihinde anevrizma ve sonrası ameliyat oldu 31.01.2010 tarihine kadar rapor aldı.2009 yılında izin hakkı olur mu.teşekkürler kolay gelsin

Cevap :
Değerli Meslek mensubu Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller Madde 55 - Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.). b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler. c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.). d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla). e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar. f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri. g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler. h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. ı) İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler. j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri. k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi. Yıllık ücretli iznin uygulanması Madde 56 - Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.02.2010
Soru :
Merhabalar, Şirketimiz yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda ortağı(ssk emeklisi) olan birisine yönetim kurulu kararı ile huzur hakkı haricinde kendisine koordinatörlük ücreti ödenmektedir. Benim sorum: Ödediğim koordinatörlük ücretinden sadece stopaj ve damga verg. kesintisi yapmam yeterli midir? Ayrıca sigortasınıda ödememe gerek varmıdır.(sgdp emekli maaşından mı kesiliyor ?) Bu soruyu iki gün önce sorumş ve cevaplamıştınız ama yanlışlıkla SSK yerine bağkur emeklisi olarak belirtmiştim. Koordinatörlük ücreti alan ssk emeklisidir. Tekrar cevaplarsanız sevinirim. Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaşlılık Aylığı alırken kişilerin çalışması halinde SGDP ödemeleri aldıklar ikinci ücretler için gelir ve damga vergisi ödemeleri yeterli olacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.02.2010
Soru :
iyi çalışmalar sayın odamız çalışanları, Merkezi İstanbul olan şirketin.diger bir şehire, merkezinin taşınması durumunda;istanbul merkezinde çalışan ve diğer şehirde çalışmak istemeyen işçilerin kıdem tazminatı hakları yanında , ihbar tazminatı hakkıda söz konusu olabilir mi? iyi günler

Cevap :
Değerli Meslek mensubu Çalışma şartlarından adres değişikliğinin il sınırları dışında olması dolayısıyla işçinin ihbar ve kıdeme ilişkin hakları mevcuttur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.02.2010
Soru :
kolay gelsin efendim iki sorum olacaktı; 1- serbest meslek erbabı olmayan, normal işletme hesabına tabi bir tacirin şahsına ait bağkur primlerini gider yazma ya da yıllık beyannamede indirme hakkı var mıdır? 2- 1995 kurulmuş,inşaat sektöründe faaliyet gösteren ve bugüne dek hiç kdv iadesi almamış bir ltd şti.nin aktifinde birikmiş olan 400.000 tl devreden kdv için iade başvuru hakkı devreden kdv nin tamamı için söz konusu olabilir mi yoksa sadece belli yıllarla mı sınırlıdır?yani mezkur şirket anılan devreden kdv nin hangi kısmı için iade talep hakkına sahiptir?

Cevap :
Sayın Uluğ, 1-Yıllık gelir vergisi beyannamesinde Bağ-Kur primlerinin indirilebileceği sütun mevcuttur. Bağ-Kur primlerinin ödenmesi koşulu ile ilgili bölümde indirim konusu yapılabilir. 2-KDV'de iade hakkı doğuran işlemlerin her ay düzenlenen KDV Beyannamelerinde ayrı gösterilmek koşulu ile iade talebinde bulunulabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.02.2010
Soru :
Merhabalar, Şirketimiz yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda ortağı(bağkur emeklisi) olan birisine yönetim kurulu kararı ile huzur hakkı haricinde kendisine koordinatörlük ücreti ödenmektedir. Benim sorum: Ödediğim koordinatörlük ücretinden sadece stopaj kesintisi yapmam yeterli midir? Ayrıca sigortasınıda ödememe gerek varmıdır.Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Maaşından sgdp ödemesi kesilen bu Kişinin aldığı koordinatörlük ücreti üzerinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapmanız yaterli olacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.02.2010
Soru :
Sn. Hocam Limited Şirketin ticari ikametgahı şirket ortaklarından birinin kendi mülkü olan adresdir. Böyle bir durumda kira stopaj tahakkuku ve fiilen kira ödemesi yapılması zorunlu mudur? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Özdemir, Tüzel kişiliklerin ticaret siciline kayıtlı mutlak bir adresi olması gerekir. Dolayısıyla ortağın ikametgahının veya birbaşkasının yerinin kiralanmasında şirket tüzel kişiliği kira kontratı yapmak zorundadır. Limited Şirketin kira tahakkukunu yapmak durumunda olduğunuzdan kiraları takvim yılı içinde gider kaydedebilmeniz için şirket ortağına kira bedelini ödemeniz gerekir. Dolayısıyla ödemeden dolayı gelir vergisi stopajı hesaplayıp muhtasar beyannameyle beyan edeceksiniz. Eğer herhangi bir ödeme yapmazsanız ve kira tutarlarını da gider kaydetmezseniz mülk sahibi ortak, emsal kira bedeli üzerinden yıllık gelir vergisi beyannamesiyle GVK 86/d bendine göre bu gelirini beyan edecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.02.2010
Soru :
Muhasebesini tuttuğum bir şirket 01.01.2010 tarihinde başka bir şirketle Taşeron olarak iş sözleşmesi yaparak Elektrik ve montaj işini yapacak.Soracağım soru,keseceği hakediş faturalarda tevkifat uygunlanacakmı Ayrıca yaptığı bu iş yıllara sari inşaat ve onarım işi sayılıp sayılmiyacağı yani yıl içinde iş biterse Gecici vergi konusu nasıl olur.Bilgileriniz için teşekkur ederim.

Cevap :
Sayın Ordubağ, Müşterinizin iş sözleşmesi yaptığı firma, tevifatlı fatura kesilmesi gereken kurum ve kuruluşlara iş yaparsa sizin de düzenleyeceğiniz fatura KDV tevkifatlı olacaktır. KDV tevkifatlarına ilişkin detaylı açıklamaları içeren bilgiler web sayfamızın mevzuat-pratik bilgiler-vergi bölümünde mevcuttur yararlanabilirsiniz. Müşterinizin yapmış olduğu inşaat ve onarım işi GVK 42.madde kapsamında ise gelir vergisi stopajı yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.02.2010
Soru :
Sayın Üstadım, ilk defa ekim 2009 da işyeri açan mükellefin 4/b ye göre bildirimi yapılmadı.Bağkura tescil için gittiğinde asgari ücretin 2 katı tutarında ceza kesildiğini söyledi.5510 sayılı yasanın 4/b maddesine göre ilk defa işyeri açılışı yapan kişilerin tescili ve ceza konusunda son durum hakkında bilgi verilmesi dileğiyle çalışmaların kolay geçmesi dileğiyle.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı SSGSSK nu; Prime esas kazançlar MADDE 80- (Değişik madde: 17/4/2008– 5754/47. md.) ....................... 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir. b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin otuz katından az olamaz. Aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu tespit edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, 89 uncu madde hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir. c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması halinde, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen esaslara göre tek beyanda bulunulur. ....................... Ayrıca Bu yasaya istinaden İdari para cezaları da 102 .md. belirtilmiştir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.02.2010
Soru :
sayın danışmanım.fason tevkifat faturası düzenleyen bir müşterim için verilen kdv beyannamelerinde iade hakkı doğuran diğer işlemleri sayfasındaki kdv kn.9/1 e göre fason yaptırılan işlee nedeniyle alıcı tarafından ödenen kdv tefkifatı tutarı satırı boş geçilmiş.ilgili aylar için düzeltme beyanı ile tekrar düzeltme beyanı verilerek iade ile ilgili talep işlemi yapılırsa iade hakkında alma hakkımızda bir sorun yaşanırmı?

Cevap :
Sayın Çakmak, Belirttiğiniz şekilde düzeltme yapmanız halinde herhangi bir problem yaşanmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.02.2010
Soru :
Sn.Gülsüm üstadım dun telefon görusmesıne ıstınaden gereklı bılgılerı tarafınıza gönderıyorum.tc kımlık no 10753297824 serı no 161915.Agabeyım 23/06/1969 dogumlu 16/7/1986 yılında 240 gun ssk ödemesi var.arkasından 1992 yılında asistanlığa basladı vede 95 yılının ocak ayında kadrolu oldu ve hazıran ayında asaletını aldı.2001 senesınde cıkan haktan yararlanarak gecmıse donuk hızmet ödemesı yaptı(92-95 arası)sımdı ıse halen görevıne devam etmekte olup özel muayeneside bulunmaktadır. tam gun yasasından dolayı epey aklı karısmıs durumda.Sizden ricam emekliliği için kısa br hesap yapmanız yada önerebileceğiniz bir şey varmı.saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Emeklilik Yaşınız 50 Şuanki Yaşınız 40 Emeklilik Sene 25 Kalan Sene 10 Toplam Hizmet(Yıl-Ay-Gün) 21 Yıl 9 Ay Hizmetiniz vardır. Kalan Hizmet 3 Yil 3 Ay Fiili hizmet zammı süresi varsa bu süre hesaplanan yaştan düşülmelidir. 3 Yil 3 Ay Çalışmanız Halinde 50 Yaşınızda( 10 Yıl Sonra) Emekli Olabilirsiniz! Hizmetinizin 5434 sayılı kanun hükümlerine göre sürekli olarak devam ettiği varsayılmıştır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.02.2010
Soru :
Bir Yeminli Mali Müşavir kendine ait YMM ofisi varsa ve başka bir YMM Şirketine sigortalı olarak çalışabilirmi? YMM ofis açmadan önce sigortalı olarak başka şirkette çalışmış ve YMM ofisi açtıtığı tarihtede sigortalılığı kesintiye uğramamıştır. Bu konu hakkında 3568 sayılı Meslek Yasamıza göre engel olup olmadığı hakkında bilgi edinmek istiyorum.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 55510 sayılı SSGSSK na göre; Sigortalılık hallerinin birleşmesi MADDE 53- Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır. Sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tâbi olarak çalışmış olanların aylık bağlanma taleplerinde, en son sigortalı sayıldığı tarihten geriye doğru en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali esas alınır. 3568 sayılı Meslek mevzatımıza göre de bağımsız çalışanlar kütüğüne kayıtlı olanların bağımlı çalışanlar kütüğüne bağlı çalışma yapmaları mümkün olmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.02.2010
Soru :
İyi Çalışmalar dilerim Mükellefimizin 2007 yılında düzenlemiş olduğu bir fatura vardır ödemesini tahsil edemedi 2010 yılında hukuki olarak tahsil yoluna gidecek Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa, münderecatını kabul etmiş sayılır” müesesi bulunmaktadır sormak istediğim nokta karşı taraf Ba beyannamesinde alışını beyan etmeside faturanın kabulü anlamında ne kadar etkili olabileceğidir. şimdiden teşekkür eder saygılarımı sunarım üstadım.

Cevap :
Sayın TTK uygulaması ile vergi uygulamaları açısından Ba-Bs formlarının ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Vergi hukukuna göre alınan ve verilen belgelerin Ba-Bs formlarıyla bildirilmesi zorunludur. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.02.2010
Soru :
Sayın İlgili, Ticaret sicili memurluğunun tescil ve ilan harçları 01.02.2010 tarihi itibarıyle gelir idaresi talimatı gereği halkbankası ziraat bankası ve vakıflar bankasına yatırılabiliyor. Ticaret sicilden önce tahakkuk alınıp sonra bankaya gidilip ödemesi yapılıp ardından tescili istenen belge ödeme makbuzu ile birlikte ticaret siciline veriliyor. Gelir idaresinin böyle bir talimat verme yetkisi var mıdır? Odamızın konu hakkında bilgisi var mıdır? Bu uygulamanın eski haline veya hiç olmazsa tüm bankalara ödeme şekline dönüştürülmesi imkanı olabilir mi? saygılarımla,

Cevap :
Sayın Ünsal, 6183 Sayılı Yasaya göre Maliye Bakanlığı, vergi, resim ve harçları anlaşma yaptığı bankalar vasıtasıyla tahsil etme yetkisi vardır. Harçlar dışında son 15 yıldır tüm vergileri Türkiye'de bulunan bütün bankaların şubelerince tahsili iznini Maliye Bakanlığı vermiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.02.2010
Soru :
Bir müşterim Kira gelirinden dolayı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi (GMSİ) vermektedir. Soru: Kiracısından aldığı yıllık brüt kira toplamı vergi değerinin %5 inden az ise, Kiraya veren ve Kiracı açısından durumu değerlendirmenizi, vergi ziyaı veya herhangi bir cezai yaptırımı olup olmadığını, ayrıca bu konuda yargı kararları hakkında bilgi vermenizi rica eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Yılmaz, GVK 73.maddesine göre VUK'a göre belirlenen emlakın vergi değerinin %5'in altında kira gelirinin beyan edilmesi halinde vergi dairesi vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapar. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.02.2010
Soru :
Selam Üstad; 53 No.lu KDV sirkülerinin 2.paragrafında "Ocak/2010 vergilendirme döneminden itibaren getçekleşen iade hakkıdoğuran işlemleri için geçerli olmak üzere bu işlemlerine yönelik iade taleplerinde, indirilecek ve yüklenilen KDV listeleri ile satış faturaları listesini ve iade için .......listesini internet vergi dairesi üzerinden göndereceklerdir" deniliyor. Biz KDV iadelerimizi YMM raporu ile alıyoruz. Sorum şu: Bu listeleri şimdi internetten bizmi vereceğiz, yoksa gene YMM mi verecek? Şimdiden teşekkürler..

Cevap :
Sayın Arslan, Sözkonusu sirkülerden anladığımız kadarıyla Ocak 2010 tarihinden itibaren iade hakkı doğurn işlemler olması halinde sirküde belirtilen listeler veya tablolar ilgili ay KDV Beyannamesi ekinde elektronik ortamda verilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.01.2010
Soru :
Mükellefim olan ve kat karşığı inşaat işi yapan bir inşaat firması, 14 dairelik bir binayı yıkıp yerine 14 daire yapmak üzere anlaşma yaptılar. Bu iş karşılığında şirkete 1 daire verilecek, her daire için ise yaklaşık yıkılan binanın daire sahiplerinden 150.000.- tl alınacak. 1-yapılan bu iş kat karşılığı işi olurmu. 2-Faturalamada daire sahiplerinden alınan ücretler faturalanırken daire satışı gibimi yoksa hakediş geliri gibimi fatura edilmeli. KDV oranı %1 mi %18 ni olmalı? kolay Gelsin.

Cevap :
Sayın Damar, Yapılan işlem kat karşılığı inşaat işi olmayıp inşaat ve onarım işi kapsamında (buradaki onarımdan kastımız 14 bağımsız bölüm sahiplerinden bedel alıp karşılığında dairelerini teslim etmektir) bir işlemdir. Yapılan bu işlem için düzenlenecek fatura hizmet bedeli faturası olarak %18 KDV hesaplanacaktır. Tapuda malikler değişmemektedir. İnşaatı yapan müteahhit firma hizmet işi yapmıştır, bağımsız bölümlerin metrekaresinin KDV açısından önemi yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.01.2010
Soru :
1995 kurulmuş ve o zamandan beri hiç kdv iadesi başvurusu yapmamış ve almamış bir inşaat şirketi şu anda 400 bin liraya ulaşmış olan devreden kdv'nin iadesi için başvursa ne kadarını alabilir?eski yıllara dönük devreden kdv için iade talep hakkı var mıdır?

Cevap :
Sayın Uluğ, KDV Kanununa göre iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek KDV Beyannamelerinde iade edilecek KDV ve Devreden KDV'nin ayrı ayrı hesaplanıp gösterilmesi gerekir. Ancak, KDV Kanunu 29.maddesinin 2.fıkrasına göre teslimlerinde düşük nispetli KDV tahsil eden, alışlarda yüksek oranlı KDV ödeyenler için iade talepleri konuya ilişkin KDV Genel Tebliğleri çerçevesinde nakden veya mahsuben yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.01.2010
Soru :
Bir müşterim Kira gelirinden dolayı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi (GMSİ) vermektedir. Kiraya verdiği işyerinin Emlak rayiç bedeli Belediye tarafından 2010 yılında %500 artırılmıştır. İşyerinin vergi Değeri 1.512.000,00 TL olmuştur. Bildiğim kadarıyla Yıllık kiranın emsal bedeli bu değerin %5 inden az olamaz. Soru: Kiracısından aldığı yıllık bürüt kira toplamı vergi değerinin %5 inden az olacağından dolayı kiraya veren ve kiracı açısından durumu değerlendirmenizi, vergi ziyaı veya herhangi bir cezayi yaptırımı olup olmadığını, ayrıca bu konuda yargı kararları hakkında bilgi vermenizi rica eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Yılmaz, Emlak vergisine esas olan rayiç bedeller 4 yılda bir binanın inşaa edildiği arsanın değeri Takdir Komisyonları tarafından belirlenir. Takdir Komisyonu tarafından belirlenen arsa metrekaresi bağımsız bölüm sahiplerinin arsa payına ilişkinmaliyet oluşumunda hesaplara katılır. 2009 yılı Emlak Vergisine esas teşkil eden emlak vergisi matrahının 2010 yılında %500 artması mümkün değildir. Bir yanlışlık olduğu kanaatindeyiz. Bu bilgiler ışığında ilgili belediye ile tekrar görüşüp kiraya verilen bağımsız bölüme ilişkin rayiç bedel tutarını sorunuz. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.01.2010
Soru :
Merhaba Üstad. 5510 dan yeni haberimiz oldu(28/01/2010) aylık prim ve hizmet belgesinden %5 lik indirim uygulamasını yapmadık. 2008 den 3 ay ve 2009 un tamamına uygulayabilirmiyiz? Tahakkuk ve ödemeler zamanında yapıdı. Prim borcumuzda yok. Bu konuda ne yapmamız gerekiyor. Geriye dönük düzeltme bildirgesi versek bu hakdan yararlanabilirmiyiz. Selamlar.

Cevap :
Değerli Meslek Mesnubu İşverenin, Sigorta Prim Hissesinden Beş Puanlık İndirim: Sosyal GüvenlikKurumuna prim borcu bulunmayan özel sektör işverenlerinin çalıştırdıklarısigortalıları için ödeyecekleri sigorta primlerinden beş puanlık kısmınınHazinece karşılanmasına ilişkin prim teşviki uygulaması 1 Ekim 2008 tarihiitibariyle yürürlüğe girmiştir. Budüzenleme ile işverenlerin, sigortalıları için ödeyecekleri Malullük, yaşlılıkve ölüm sigortaları prim oranının 5 puanlık kısmı istihdamı teşvik amacıylaHazinece karşılanacak olup, Sosyal Güvenlik Kurumuna Prim borcu bulunmayan vekayıt dışı sigortalı çalıştırmayan işverenlerin sigorta prim yükünün beşpuanlık kısmı Hazinece üstlenilmiştir. Ayrıca 5510 sayılı Kanunun 81 incimaddesinde, muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezasıile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçları bulunmaklabirlikte, söz konusu borçların çeşitli kanunlar gereğince yenidenyapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olması ve yapılandırma veya taksitlendirme işlemleri devamediyor olması kaydıyla, söz konusu indirimden yararlanılabileceğiöngörülmüştür. Bubakımdan, muaccel borçları, 5458 sayılı Kanun gereğince ya da 5510 sayılıKanunun geçici 24 ya da 25 inci maddelerine istinaden yeniden yapılandırılmışya da 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olan işverenler, yapılandırma veya taksitlendirmeişlemlerinin devam ediyor olması ve yapılandırma veya taksitlendirme kapsamınagirmeyen muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ilebunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının da bulunmamasıkaydıyla, 5 puanlık işveren hissesi prim indiriminden faydalanabileceklerdir.Teşvike ilişkin uygulamalar, 13/11/2008 tarihli ve 2008/93 sayılı Genelge ileaçıklanmış İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.01.2010
Soru :
2009 Yılı 12.Ay Kdv beyanımızda 733,05 TL Kdv ödemesi tahakkuk etmiş ve ödemesini 26.01.2010 tarihinde yapmış bulunmaktayız. Ancak dönem sonu cari hesap mutabakatlarında elimize ulaşmayan alış faturalarımızın olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz. Geç gelen bu faturaları kayıtlarımıza aldığımızda ve düzeltme beyanı verdiğimizde 2009 Yılı 12.Ay Kdv beyannında Devreden Kdv çıkmaktadır. Bu faturaları 2010 yılında kayıtlara alırsak Kdv'sini kullanamıyoruz. Bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz. Düzeltme beyanı verirsek, önceden ödemiş olduğumuz 733,05 TL Kdv'yi iade/mahsup edebilirmiyiz.

Cevap :
Sayın Yılmaz, Düzeltme beyannamesi vererek fazla yatırdığınız vergiyi nakden alabilir veya vergi borçlarınıza dilekçe ile mahsubunu isteyebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.01.2010
Soru :
İyi günler, 4 şubesi olan bir market işletmesi ve günlük z raporları merkezde muhasebeye kayıt ediliyor, dolayısıyla şubelerde geriye dönük z raporu nushaları bulunmuyor. denetim elemanları geriye doğru şubede olmayan z raporları hakkında şubede bulunmadığı diye tutanak düzenlemiş bulunmaktadır. Bunun sonucunda ne gibi bir ceza olu itiraz yolu yok mudur. Geriye doğru Z raporlarının ne kadarını şubelerde muhafaza etmemiz gerekiyor. Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Uygun, Ödeme kaydedici cihazların günlük Z raporları ilgili döneme ait KDV Beyannamesi verileceği güne kadar yazar kasanın bulunduğu yerde muhafaza edilmesi gerekir. Muhasebe kayıtlarını yapmak için şubelerin merkeze bilgi aktarması şekliyle yapılabilir. Z raporları 5 yıllık zaman aşımı süresince mükellef tarafından saklanmak zorunda olan belgedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.01.2010
Soru :
2009/4 SAYILI TESMER GENELGESİNDE ŞÖYLE DIYOR: 1) YEMINLI MALI MÜŞAVIRLIK VE SERBEST MUHASEBECI MALI MÜŞAVIRLIK SINAVLARINDA; ILK DEFA SINAVA KATILACAKLARDAN SINAV KONULARININ BIR KISMINA KATILIP, BIR KISMINA KATILMAYANLARIN; BÜTÜN DERSLERDEN SINAV SÜRESI BAŞLATILARAK, KATILMADIĞI DERSLER IÇIN SINAV HAKLARI SAKLI KALACAKTIR. BEN MART AYINA ILK KEZ YETERLILIK SINAVINA GIRECEĞIM.İLK SINAVDA KATILMAYACAĞIM DERSLER IÇIN BIR BILDIRIM YAPMAM GEREKIYOR MU? HER DERS IÇIN 5 OLAN SINAV HAKKIM ILK SINAVDA GIRMEDEĞIM DERSLER IÇIN DEVAM EDIYOR DEĞIL MI? TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ İLK SINAV İÇİN HEPSİNİN ÜCRETİNİ YATIRMAK ZORUNDASINIZ. ANCAK SINAVDAN İSTEDİĞİNİZ DERSLERE KATILMANIZ GEREKİYOR. BUNA GÖRE KATILMADIĞINIZ DERSLER İÇİN İLK SINAVDAN SONRA 5 SINAV HAKKINIZ BAŞLAMAMIŞ OLACAK ANCAK SINAV SÜRENİZ İŞLEYECEKTİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 27.01.2010
Soru :
Merhaba... Bana yardımcı olacağınız için teşekkür ederim. Sorum şu: 1 sayılı listenin 2a)ve 5. sırasında adı geçen tohumlar, 2 sayılı listenin 12. fasılındaki sebze ve meyvelerin tohumları... Sadece 1 sayılı listenin 5. sırasında sertifikalı tohum ibaresi geçtiği halde diğerlerinde sertifikalı tohum ibaresi geçmiyor. Sertifikalı-sertifikasız tohumların satışının aynı KDV oranına tabi olup olmadığı konusunda doğru uygulama hakkında bilgi verir misiniz? Saygılarımla...

Cevap :
Sayın Kaya, Sormuş olduğunuz konuya ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.01.2010
Soru :
müşterimiz 19/10/2009 tarihinde 111.997,67 ana paralı 85 gün vadeli 6,83 faiz oranıyla devlet tahvili almıştır.devlet tahvilinin vadesi 13/01/2010 dur.vade geri dönüşümü 113.800 lira olmuştur. 2009 ve 2010 yılı muhasebe kayıtları hakkında bilgi verirseniz sevinirim

Cevap :
Sayın Çelebi, 13.01.2010 da yapacağınız muhasebe kaydı elde edilen faiz geliri 642 hesaba, kesilen vergi 193 hesaba alınmak suretiyle muhasebeleştirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.01.2010
Soru :
Günaydın, Sanırım 2009 yılı içerisinde çıkan bir tebliğle şirket sahibi kişinin ücreti veya ssk prim matrahı,yanında çalışandan az olamaz.Bu konu hakkında bilgi ve uygulama başlangıç tarihini bildirirseniz sevinirim. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Prime esas kazançlar MADDE 80 - 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; a) Hak edilen ücretler ile prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay için yapılan ödemelerin brüt toplamı esas alınır. b) Ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları, emekli ikramiyesi ile Bakanlıkça tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, görevin yerine getirilmesi için zorunlu olarak yapılan aynî yardımlar ile Bakanlıkça belirlenecek diğer aynî yardımların asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen kısmı, prime esas kazanca tâbi tutulmaz. c) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tâbi sigortalılara ödenen döner sermaye katkı payları ve döner sermayelerden başka adla yapılan bu nitelikteki her türlü ödemeler ile ikramiyeler ve benzeri ödemelerden en yüksek Devlet memuru aylığının % 200'ünü aşan kısmı prime esas kazanca tâbi tutulmaz. Yukarıdaki fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca tâbi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tâbi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz. Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tâbi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin üst sınırı aşan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak oniki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edilir. Toplu iş sözleşmelerine tâbi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tâbi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz. Saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci madde hükmüne göre belirlenen alt sınırdır. Bir işverene tâbi olarak çalışan sigortalının belirli ücretinin dışında ayrıca yukarıdaki fıkra kapsamında ücret alması halinde, prime esas günlük kazancı bunların toplamından oluşur. Bu Kanun gereğince primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir. İşveren ve sigortalı arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı yukarıdaki fıkra hükmüne göre hesaplanır. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların aylık prime esas kazançları, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Ancak beyan edilen kazançta bir değişiklik olması durumunda, sigortalının yeniden beyan ettiği kazanç üzerinden hesaplanan prim tahsil edilir. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişi, aynı zamanda işveren ise beyan edeceği aylık kazancı, çalıştırdığı sigortalıların kazancının en yükseğinden


 

Tarih : 21.01.2010
Soru :
kolay gelsin efendim iki sorum olacaktı; 1- işyerinde hırsızlık yaptığından iş akdi işverence feshedilen işçi kıdem tazminatı alma hakkına haiz midir? 2- aylık işgücü çizelgesi internetten gönderilebiliyor mu? göndermemenin yaptırımı nedir? daha önce hiç işgücü çizelgesi göndermemiş bir işyeri sözkonusu çizelgeyi bundan sonra göndermeye başlasa önceki döneme yönelik cezai müeyyide uygulanır mı?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı kanunun 25.maddesi II/e) şıkkında ihbarsız ve tazminatsız fesih hakkı vardır. Madde 25 - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: ............. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: .............. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. ......... Aylık İşgücü Çizelgesi 4904 sayılı İş Kur Kanunu gereği düzenlenmesi gereken bir belgedir ve İdari para cezaları Madde 20 - (Değişik: 23/1/2008 – 5728/503 md.) Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle; a) Yurt dışı iş ve işçi bulma faaliyetlerine ilişkin hizmet akitlerini Kuruma onaylatmayan özel istihdam bürolarına her bir hizmet akdi için üçyüz Türk Lirası, b) Kurum tarafından istenilen bilgi ve belgelerle işgücü piyasasının izlenmesi için gerekli olan istatistiksel bilgileri talebin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Kuruma vermeyen özel istihdam bürolarına altıyüz Türk Lirası, c) Kurum müfettişlerince istenilen bilgi, belge, kayıt ve defterleri onbeş gün içerisinde ibraz etmeyen özel istihdam bürolarına binikiyüz Türk Lirası, d) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin (d) bendine aykırı davranan kişilere ikibin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar, ayrıca Kuruma onaylatılmayan her bir yurt dışı hizmet akdi için de üçyüz Türk Lirası, e) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket eden özel kesim işyerlerine ikibin Türk Lirası, f) (Ek: 15/5/2008-5763/23 md.) İş arayanlara ve açık işlere ilişkin bilgileri, iş ve işçi bulma faaliyeti dışında başka bir amaçla kullanan bürolara ikibin Yeni Türk Lirası; iş arayanlardan her ne ad altında olursa olsun menfaat temin eden bürolara onbin Yeni Türk Lirası, g) (Ek: 15/5/2008-5763/23 md.) Yönetmelikte öngörülenler dışında iş arayanlardan ücret alınmasına veya herhangi bir menfaat teminine yönelik sözlü ya da yazılı anlaşmalar, işgücünün sigortasız çalışması veya sendikaya üye olmaması ya da asgari ücretin altında ücret ödenmesi koşullarını taşıyan anlaşmalar, iş arayanın, diğer özel istihdam bürolarından veya Kurumdan hizmet almalarını engelleyen anlaşmalar yapılması halinde ikibin Yeni Türk Lirası, h) (Ek: 15/5/2008-5763/23 md.) Kurumdan izin belgesi almadan iş ve işçi bulmaya aracılık faaliyetinin bir işyerinde veya 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununda yazılı araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzer yayın araçlarından biri ile işlenmesi halinde bu fiili gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişilere onbin Yeni Türk Lirası; fiilin her bir tekrarında yirmibin Yeni Türk Lirası, ı) (Ek: 15/5/2008-5763/23 md.) Kurumdan izin belgesi almadan iş ve işçi bulmaya aracılık faaliyeti gösteren kişiler ile Kurumdan izin almadan yurtdışına işçi götürmek isteyen kişilere ait iş ve işçi bulma ilanını, 5187 sayılı Basın Kanununda yazılı araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzer yayın araçları ile yayınlayan gerçek ve tüzel kişilere, beşbin Yeni Türk Lirası, j) (Ek: 15/5/2008-5763/23 md.) 27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun gereği çalışma izni almayanlar için aracılık faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişilere kişi başına beş bin Yeni Türk Lirası, idarî para cezası verilir. (Değişik ikinci fıkra: 15/5/2008-5763/23 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c), (f), (g) ve (j) bentlerinde yer alan fiillerin ayrı ayrı veya birlikte üç kez tekrarlanması halinde özel istihdam bürolarına verilen izinler iptal edilir. Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezaları Kurum tarafından genel esaslara göre tahsil edilir. İKİNCİ BÖLÜM Çeşitli Hükümler Bilgi verme ve gizlilik Madde 21 – (Değişik: 23/1/2008 – 5728/504 md.) Kurum tarafından, kamu ve özel kesim işyerlerinden iş ve işgücü konularında bilgi istenildiğinde, belirtilen süre içinde bilgi verilmesi zorunludur. İşverenlerden toplanan bilgiler, Kurum hizmetlerinden başka amaçla kullanılamaz. İkinci fıkraya aykırı davrananlar hakkında Türk Ceza Kanununun 136 ncı maddesi hükümleri uygulanır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.01.2010
Soru :
SMMM LTD.ŞTİ.'nin şube açma hakkı var mıdır? Saygılarımla

Cevap :
sayın Bilmen, Şuba sadece şehirlerarası açılmaktadır. Aynı şehirde şube açılması çalışma usul veesaslarına göre yasaktır. Ekte çalışma usul ve esasları ile ilgili madde gönderilmektedir.Saygılarımızla, Genel İdare Müdürlüğü BÜRO EDİNME ZORUNLULUĞU Madde 14- Her meslek mensubu meslekî faaliyetine başlamadan önce bağlı olduğu oda bilgisinde iş yeri açmak zorundadır. Büro standartları ve buna ilişkin usul ve esaslar Birlik Genel Kurulu'nda belirlenir. Açılan işyerleri bağımsız büro şeklinde olup, başka bir serbest meslek faaliyeti veya ticarethane ile içiçe olamaz. Meslekî faaliyetler aynı zamanda ev olarak kullanılan ikametgâhlarda yürütülemez. Bir meslek mensubunun birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan meslek mensupları da ayrı büro edinemezler. Ortaklık bürosu veya şirket kurulması hâlinde de işyeri açılması mecburidir. Meslekî faaliyette bulunmayan meslek mensupları ikametgâhlarının bulunduğu bölgenin odasına kaydolurlar. Meslek mensuplarının Türk Ticaret Kanununa göre bir meslek şirketi kurmaları hâlinde, şirket, kayıtlı olduğu odanın bulunduğu ilin sınırları içinde şube ve irtibat bürosu açamaz. Bir şirketin bir başka ilde şube açabilmesi, o ildeki ilgili meslek odasının çalışanlar listesine kayıtlı, şirketi temsil ve ilzama yetkili bir ortak görevlendirmesi hâlinde mümkündür. İşyerini veya ikamet adresini değiştiren meslek mensupları ile bunların kurdukları ortaklık büroları ve şirketler, onbeş gün içinde yeni adreslerini bağlı oldukları odalara bildirmek zorundadırlar. İşyeri açılışına ilişkin gerekli yoklama odalar tarafından yapılır. Vergi dairelerince mükellefiyet tesisinde oda sicil belgesi aranır. Büro edinen meslek mensupları odaya kayıt olduktan itibaren üç ay içinde Büro Tescil Belgesi almak zorundadırlar. Büro Tescil Belgeleri iki yılda bir vize ettirilir.( )


 

Tarih : 21.01.2010
Soru :
Sayın yetkili, 1989 yılı kasım ayından , 2004 yılı mayıs ayına kadar aynı işyerinde çalıştım. 2004 yılı mayıs ayı itibariyle kıdem tazminatı almadan kendi isteğimye istifa ettim. 2005 yılı ocak ayında tekrar aynı şirkette çalışmaya başladım ve gruba bağlı diğer şirketlerde kesintisiz olarak çalışıyorum. Yıllık izin günü hesaplaması yapılırken; hakedilen gün hesabı 1989 yılından başalayarak mı dikkate alınır , yoksa tekrar işe başlamış olduğum 1995 yılından itibaren mi dikkate alınır.Saygılarımla,

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yasal haklarınız istifa ettiğinizde kesilmiş olup yeniden işe başladığınız tarih yasal haklarınız yeni başlangıç tarihi olarak kabul edilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.01.2010
Soru :
İyi günler, gümrük müşavirliği hizmeti verdiğimiz bir firmaya ait işlemler sırasında, kendi kusurumazdan dolayı firma adına ceza tahakkuk etti, ve bu cezayı biz mükellef firma adına ödedik. Ödenen bu cezayı nasıl muhasebeleştirmemiz gerekir. Saygılarımla..

Cevap :
Sayın Tan, Ödemiş olduğunuz bu cezayı meslek mensubu olarak giderleştiremezsiniz. Cezanın muhatabı olan mükellefin muhasebe kayıtlarında bu cezanın KKEG olarak işleme konu edilmsi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.01.2010
Soru :
Sn. Danışma kurulu, Malumunuz 50'nin üzerinde personel çalıştıran işyerlerine bazı ek yükümlülükler gelmektedir. Bu yükümlülükleri şöyle bir toparlayıp bilgi verebilir misiniz? Özellikle de İşletme Belgesi hakkında. İşletme belgesi firmalar için sıkıntılı bir durum mudur? Bazı meslektaşlarımız işletme belgesi almanın işletmeyi daha sıkı bir mercek altına sokmak olarak gördüklerinden dolayı merak etmekteyim. Saygılarımla,

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İlgili çalışma bitmek üzeredir ve çok yakında sitemizde yeralacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 20.01.2010
Soru :
İstanbulda bir a.ş.'de muhasebe müdürü olarak çalışmaktayım. Bursada da şirketimizin bağlı ortaklığı olan bir diğer Anonim şirket var. Bursadaki anonim şirkette bağlı smmm olarak görev yapmam isteniyor. izlemem gereken yol hakkında bilgi verirseniz sevinirim. Teşekkürler ...

Cevap :
Sayın Dündar, Bu durumda Bursa SMMMM Odasına nakil yaptırmanız gerekmektedir. Bursa Odasına nakil dilekçesi ve ikametgah ile başvurmanız halinde gereği yapılacaktır. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 19.01.2010
Soru :
iyi çalışmalar bir vergi denetmeni incelemesi sonucu 2003/6 dönemlen ilgili kdv tarhiyatı yapıldı.bununla ilgili ihbarname geldi ve bizim de 2008 geçici vergi alacağından mahsup ettik.tahakkuku şu şekilde: 0015 kdv ----- 1547,95 9066 yargı harç-- 15,60 3080 vergi ziyaı- 1547,95 1084 gecikme faizi- 3537,06 136 vergi dairesinden alacaklarda duruyodu mahsup ettiğimiz tutar.muhasebe kaydı nasıl olmalı bilgilendirirseniz sevinirim.teşekkürler..

Cevap :
Sayın Erkölencik, Vergi ve türevlerini KKEG olarak kayıt yapacaksınız. Alacaklı hesap da 136 olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.01.2010
Soru :
Şimdiden vereceğiniz cevap için teşekkür ediyorum. İşyerini 31/12/2009 tarihinde terk eden mükellefimin devreden kdv si çıkıyor. Bilindiği üzere KDVK’nın 58. maddesinde, KDV’nin indiriminin mümkün olması durumunda, gider olarak dikkate alınamayacağı belirtilmektedir. Maddenin bu ifadesinden, eğer KDV indirimi mümkün değilse ki; kapanıştan dolayı mümkün değil gelir ve kurumlar vergisi açısından gider yazılabileceği yorumu yapılabilmektedir. Bana görede işini bırakan gerçek şahıslar veya tasfiye olan şirketler indiremeyecekleri KDV’yi gelir ve kurumlar vergisi açısından gider yazabileceklerdir. Sizin bu konuda görüşünüzü almak istiyorum. Gider Kaydım kdv tahakkukundan sonra 190 hesap bakiye vereni alacaklı 770 hesap borçlumu yapmalıyım. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Satılmış, Mükellefiyetlerin kapatılması halinde devreden KDV lerin gider olarak kaydının yapılması KDV uygulamalarında mümkün değildir. Devreden KDV olduğu gibi kalacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.01.2010
Soru :
iyi çalışmalar; 23.12.2009 tarihinde OTOBÜS alan bir mükellef bu araç ile ilgili evrakını bize 15.01.2010 tarihinde getirdi. doğal olarak ilk önce defter tasdiklerini noterde yaptırmak istedik. ancak noter bize 2009 yılına ait İŞLETME DEFTERİNİ tasdik edemeyeceğini bununla ilgili ellerinde genelgeleri olduğunu söyledi ve 2009 yılı defterini TASDİK ETTİREMEDİK. (2010 YILI DEFTERİNDE SORUN YOK TASDİKİNİ YAPTIRDIK!) noter bu konuda haklı mıdır, biz bundan sonrası için bir şey yapabilir miyiz veya ne yapmalıyız? bilgi verme şansınız olursa seviniriz, iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Özer, 2009 yılına ilişkin defteri 2010 yılında noterin onaylamaması diye bir işlem sözkonusu olamaz. Sözkonusu defterin süresi geçtikten sonra tasdik edilmesine ilişkin cezai işlemleri vergi idaresi tespit ederse cezalandırır. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.01.2010
Soru :
Kolay gelsin. Bir firmamız 2008 yılında bir binayı tadilat işi almış sözleşme süreside 2008 kasım dolayında sona erecekti. Ancak iş uzamış ve 2010 dönemindede devam etmektedir. Biz işin uzadığını 2009 yılında öğrendik yani 2008 yılı hakedişlerini ve maliyetlerini Kurum kazancına ilave ettik. 2008 yılındada iş devam ettiği için herhangi bir stopaj kesintisi de yapılmadı. Yıllara sari olan bu işle alakalı 2008 yılı kurum kazancına ilave etmemde sakınca varmıdır ne yapmalayım. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Zurnacı, Yapılan işlem GVK 42.maddesine göre birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat onarım işi olduğundan kayıtlarınızı ve beyannamelerinizi bu madde hükmüne göre düzeltmeniz gerekir. Düzeltme işlemleri yapılırken istihkak ödemelerinden de %3 stopaj uygulaması yapılması gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.01.2010
Soru :
İyi Günler, Mesleki gelişim açısından önemli katkısı olan mali çözüm dergisinin basılarak, meslek mensuplarına gönderilmesinin durdurulmasını anlayamıyorum. Tassarrufsa eğer bu başka konularda yapılmalı düşünüyorum. İnternetten yayınlanan mali çözüm basılı kitabın yerini tutmuyor hiçbir zaman. Böylesine kıymetli mesleki yayınımızı tekrar basılı kitap olarak bizlere ulaştırılması hakkında bir çalışmanız var mıdır? İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Murat KELEŞ, Mali Çözüm dergileri adrese gönderim yapılmamaktadır. Sınırlı saşyıda basım yapılmaktka ve Oda merkezimizden isteyen üyelerimiz alabilmektedir. Daha önce binlerce dergi kargo ile gönderildiği adresten geri dönüyordu. Bunun dışında zaten dergimizin tamamı web sayfamızda mevcuttur. Saygılarımızla, iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 15.01.2010
Soru :
Sayın hocam, firma piyasa borçlarını zamanında ödeyemediği için cariler ile avukatlık oldu. Borçalrını avukatlara ücret,faiz ve masrafları ile birlikte ödedi. Bu masrafları gider göstere bilmek için avukatlardan ve firmalardan fatura istememize rağmen çoğundan henüz fatura alamadık. Henüz fatura almadığımız bu giderleri tahakkuk esasına göre giderleştirebilirmiyiz. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Yeniköylüoğlu, Bahsettiğiniz giderler arasında yer alan avukatlık ücretini muhasebeleştirebilmeniz için serbest meslek makbuzunu almanız gerekir. Makbuzu vermek istemeyen avukat için Vergi Dairesi Başkanlığına suç duyurusunda bulunun. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.01.2010
Soru :
İyi çalışmalar diliyorum, 5746 sayılı ar-ge kanununa göre faaliyet gösteren yazılım şirketimizin ar-ge personellerine uygulanan %90 ve %80 gelir vergisi terkinini muhtasar beyannamade tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilmektedir.Bodroyu muhasebeleşririrken terkin işlemi olmaksızın kayıtlarımıza intikal ettirmekteyiz.Bu sebeple 360 hesaptaki gelir vergisi rakamı ve ödeme arasında oluşan terkin farkı nasıl muhasebeleştirileceği konusunda yardımınızı talep etmekteyim.Çalışmalarınızda başarılar saygılarımla

Cevap :
Sayın Doyuran, Ücret bordrosunun muhasebeleştirilmesinden sonra muhtasar beyannmenin tahakkuka dönüşmesiyle ar-ge personellerinin yer aldığı ücret gideri hesabına alacak 360 hesaba borç vermek kaydıyla muhasebe kaydınızı yapabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.01.2010
Soru :
İyi Akşamlar.Spk'nın düzenlediği bağımsız denetim lisanslama sınavları hakkında son durum nedir?Sınavları artık Türmob'mu düzenleyecek?bilgilendirirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Çintesun, Konuyla ilgili TÜRMOB tarafından Odamıza ulaşan bir bilgi bulunmamaktadır. Bu tür bir bilgi geldiğinde web sitemizde duyurulmakta ve mail gönderilmektedir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 14.01.2010
Soru :
MERHABALAR BENİM ÖĞRENMEK İSTEDİĞİM KONU ÇOK BASİT YALNIZ VERGİ DAİRESİNDEN MEMUR ARKADAŞLARLA KONU HAKKINDA SORUN YAŞIYORUZ. MESLEK MENSUBU OLARAK HERHANGİ BİR MUKELLEFLE MÜKELLEFİN İSTEĞİ DOGRULTUSUNDA SADECE BEYANNAME GÖNDERME KONUSUNDA SÖZLEŞME İMZALAYABİLİRMİYİZ. KENDİ BÜNYESİNDE MUHASEBE ELEMANLARI ÇALIŞTIRAN BİR FİRMA SADECE BEYANNAME GÖNDERME KONUSUNDA SÖZLEŞME YAPMAK İSTİYOR. BU ŞEKİLDE BİR SÖZLEŞME DÜZENLEYEREK ANLAŞMA YAPABİLİRMİYİZ. TEŞEKKURLER

Cevap :
Sayın Keleş, VUK 340-346 Nolu Genel Tebliğlere göre kurumlar vergisi mükellefleri ve gelir vergisi mükellefi olup beyanname imzalatma sınırının üstünde olan vergi mükellefleri meslek mensuplarıyla 4 Nolu aracılık sözleşmesi (sadece gönderme-postacılık) yapamazlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.01.2010
Soru :
Kiraladığımız işyeri için yaptırdığımız dekorasyon maliyeti şirketimizin aktifinde özel maliyetler hesabında kayıtlıdır. Kira sözleşmemiz süresinden önce sona erdi ve sözleşme gereği yaptırdığımız tüm dekorasyonu bedelsiz olarak kiralayana devrettik.Kiralayan A.Ş. dir. Bu durumda Kiralayana sıfır bedelle fatura kesip kayıtlı özel maliyet bedelininin kalan değerinini matrah kabul ederek hesapladığımız KDV yi de faturaya ekleyerek yani sadece KDV ihtiva eden bir fatura kestik. Kiralayan faturamızı noter kanalıyla geri gönderdi. Ne yapmamız gerekiyor. Kestiğimiz fatura sebebiyle tahakkuk eden KDV'yi de beyan ederek ödemiştik. Yardımcı olursanız sevinirim.Saygılarımla

Cevap :
Sayın Terzi, Yapmış olduğunuz işlem yanlış bir işlemdir. Bedel almadığınız bir hizmet için fatura düzenlenmez. İtfa etmediğiniz özel maliyetleri kiraladığınız yeri terk ettiğiniz tarih itibari ile giderleştirmeniz gerekir. Mal sahibi olan A.Ş. size bedel ödemediği için özel maliyetten dolayı iktisadi kıymeti artan gayrimenkulü artan değerini emsal bedel ile kurum kazancı olarak gelir hesaplarına yazması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.01.2010
Soru :
Merhabalar Tereddüte düştüğüm aşağıdaki hususun doğruluğu hakkında bilgi vermenizi rica ederim. İşyerinde kullanılmak üzere alınan iş elbiseleri gelir vergisinden istisna olup, gider yazılarak kdv' si indirim konusu yapılabilir. Gelir vergisine tabi değildir. ( Doğru mudur? )

Cevap :
Sayın Küçükali, İşyerinde kullanılmak üzere alınan iş giysilerinin faturası işle ilgili olmak kaydıyla giderleştirilebilir ve KDV'si indirilebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.01.2010
Soru :
12,06,1963 dogumluyum.ssk girişim 01,07,1987 3815 gün /bagkur girişim 04,10,2000 9 yıl 3 ay bagkurlulugum devam ediyor. ne zaman emeklilik hakkım dogar saygılar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz mükerrer olup cevaplanmıştır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.01.2010
Soru :
Sorumuz huzur hakkı ödemesi Hakkındadır. Site Yönetiminde SGK dan emekli olan yönetim kurulu başkanına ödenen maaşı huzur hakkı olarak gösterip vergisini ödesek yeterli olurmu.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Huzur Hakkı ödemesi için gelir ve damga vergisi ödemesi yeterlidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.01.2010
Soru :
1963 dogumlıyum ssk girişim 01,07,1987 3815 ssk var 2000yılının 10ayından beri bagkurluyum ne zaman emeklilik hakkım dogar saygılar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Erkeklerin 25 tam yılı ve yaş haddini doldurmaları gerekmektedir. Belirttiğiniz özelliklere göre 2 yıl 5 ay gibi bir süreniz ve yaş haddiniz bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.01.2010
Soru :
Sayın İlgili, asgari işçilik uygulaması ile ilgili genelgeye ulaşamadım. asgari işçilik oranlarının ve ayrıca hangi iş kolunda hangi oranda kısa vadeli sigorta primleri ödeneceğini gösteren bir liste yayınlamanızı rica ediyorum. Mükellef ihaleye katılırken maliyet hesaplaması yapmaya çalışıyor. Haliyle asgari işçilik oranları ve o iş kolunda uygulanan tehlike derecesine göre ödeyeceği sgk primini bize soruyor. Ancak konu hakkında sosyal güvenlik kurumunun sitesinden kolayca bilgiye ulaşmak mümkün olması bir yana site bazen açılıyor bazen açılamıyor. mümkünse sgk pratik bilgiler sekmesinde konuya yer verilmesi halinde tüm meslektaşlar için faydalı olacaktır. Saygılarımla,

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Teklifinizi dikkate alacağız. Çok teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.


 

Tarih : 11.01.2010
Soru :
iyi günler bir sigortalı çalışan bayanın kocası ameliyat olacak 1 ay kadar ameliyatlı olduğu için aya kalkamayacak.Bayan eşinin yanında kalabilmesi için kanuni olarak işyerinden yıllık izinleri hariç izin alabilirmi mazeret yada refakat izni.İşyeri izin vermek istemiyor. İşçinin hakkı nedir.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz cevaplanmıştır.


 

Tarih : 11.01.2010
Soru :
iyi günler bir sigortalı çalışan bayanın kocası ameliyat olacak 1 ay kadar ameliyatlı olduğu için aya kalkamayacak.Bayan eşinin yanında kalabilmesi için kanuni olarak işyerinden yıllık izinleri hariç izin alabilirmi mazeret yada refakat izni.İşyeri izin vermek istemiyor. İşçinin hakkı nedir.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin Yıllık Ücretli İzni dışında Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.). b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler. c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.). d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla). e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar. f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri. g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler. h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. ı) İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler. j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri. k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi. Bulunmaktadır. Bunun dışında işverenle anlaşarak ücrersiz izne çıkabilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 11.01.2010
Soru :
Sayın İlgili, sorularım Kooperaftifler hakkında; 1)- Yapı Koop.(işyeri, konut), "Kurumlar Vergisi" yönünden; muafiyet koşulları, muaf. başlaması-bitişi, Sorumluluklar (bey. v.b.) nelerdir? 2)- 1)- Yapı Koop.(işyeri, konut), "KDV" yönünden; muafiyet koşulları, muaf. başlaması-bitişi, Sorumluluklar (bey. v.b.) nelerdir? 3)- KDV muafiyeti olan Yapı Koop. aldıkları faturalardaki, KDV tutarının, Muhasebe Kaydı (matrah, KDV, g.toplam) nasıl olmalıdır? 4)- Kooperatifler (özellikle; konut, işyeri) ile ilg.Güncel tüm mevzuat ve muhasebe uygulamalarını görebileceğimiz bir kaynak tavsiye edebilir misiniz? Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Kadız, Bahsettiğiniz kooperatiflerde KDV istisnası sözkonusu değildir. Konut Yapı Kooperatifleri KVK 4(1)-k bendi hükümlerine göre ilgili fıkradaki şartların oluşmasına bağlı olarak kurumlar vergisi muafiyeti sözkonusudur. Konuya ilişkin olarak 1 nolu kurumlar vergisi genel tebliğinden faydalanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.01.2010
Soru :
1963 dogumluyum.3815 ssk ve 2000/10 aydan beri bagkurluyum. tam olarak ne zaman emekli hakkım dogar saygılar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaşlılık aylığına hak kazanma zamanının hesabı için özlük bilgilerinize ihtiyacımız vardır. İşe giriş tarihi vd. gibi İyi çalışmalar


 

Tarih : 09.01.2010
Soru :
1963 dogumluyum.3815 ssk ve 2000/10 aydan beri bagkurluyum. tam olarak ne zaman emekli hakkım dogar saygılar

Cevap :
Dğerli Meslek Mensubu Doğum Tarihi gün ay yıl işe giriş tarihi gü ay yıl ssk gün dökümü sayısı bağkur çalışma süresi tam olarak belirtirseniz söyleyebilirim. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.01.2010
Soru :
5921 sayılı kanun kapsamında işe alınan personeller hakkında ihtilafa düştüğümüz bir konuyu sormak istiyorum 2009/4 dönemde firmanın çalışan sayısı 9 kişi, 2009/5 döneminde ise 5 kişiye düşüyor. Firma 2009/10 döneminde 2 kişi istihdam ediyor ve bu kişiler kanundan yararlanabiliyor ancak 2009/4 dönemindeki kişi sayısının altında kalındığı için kanundan yararlanamıyoruz. Firma 2009/12 döneminde bir şube açılışı yapıyor ve 6 personel işe alıyor, bu personllerden de 2 kişi kanundan yararlanabiliyor. buna göre ; 1-Şube çalışanları 2009/4 dönemindeki çalışanlara ilave olarak kabul ediliyormu 2-Eğer Şube çalışanları da ilave çalışan kabul edilirse 2009/10 döneminde işe aldığımız personel kanundan 2009/12 döneminden itibaren yararlanmaya başlayabilirmi? İlginize şimdiden teşekkür ederim iyi çalışmalar...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5921 sayılı yasa ile düzenlenen teşvikten yararlanma şartları: A- SİGORTALILAR YÖNÜNDEN 1- Sigortalının 18.08.2009 ila 31.12.2009 Tarihleri Arasında İşe Alınmış Olması 4447 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesi, 18.08.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiğinden, anılan maddede öngörülen teşvikten 18.08.2009 ila 31.12.2009 tarihleri arasında işe alınan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir. Bu bağlamda, 17.08.2009 ve önceki tarihlerde işe alınan sigortalılar ile halihazırdaki mevcut düzenlemeye göre 01.01.2010 tarihinden sonra işe alınan sigortalılardan dolayı söz konusu teşvikten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. 2- Sigortalının İşe Giriş Tarihinden Önceki Üç Aylık Dönemde SGK’ya Verilen Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde Kayıtlı Olmaması 18.08.2009 ila 31.12.2009 tarihleri arasında işe alınan sigortalılardan dolayı anılan Kanun’da öngörülen teşvikten yararlanılabilmesi için, sigortalının işe alındığı tarihten önceki üç aylık dönemde, gerek yeni işe alındığı işyerinden, gerekse farklı bir işyerinden Kurumumuza verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması gerekmektedir. 3- Sigortalının Fiilen Çalışması 4447 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılabilmesi için, sigortalının ay içinde fiilen çalışmış olması gerekmektedir. Dolayısıyla, anılan Kanun’da öngörülen diğer şartlara sahip olmasına rağmen ay içinde çeşitli nedenlerle (yıllık ücretli izin ve istirahat gibi) fiilen çalışmamış olan sigortalılara, işverenlerce ücret ödenmesi halinde, fiilen çalışılmamış sürelere ilişkin ödenen ücretlerden dolayı söz konusu teşvikten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Kapsama giren sigortalıların fiilen çalıştıkları sürelere ilişkin düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgeleri, 5921 sayılı Kanun numarası seçilmek suretiyle, fiilen çalışmamakla birlikte ücret aldıkları sürelere ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri ise, şartları sağlanılmış olan diğer prim teşviklerine ilişkin kanun numaraları seçilmek suretiyle, diğer prim teşvikleri için öngörülen şartların sağlanmamış olması halinde ise kanun numarası seçilmeksizin SGK’ya gönderilecektir. Kapsama giren sigortalılar için, gerek 5921 sayılı Kanun numarası, gerekse diğer prim teşviklerine ilişkin kanun numaraları veya kanun numarası seçilmeksizin düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinde, eksik gün nedeninin işaretlenmesi gerektiğinden, bu nitelikteki sigortalılar için eksik gün nedeni olarak “Diğer Nedenler” seçeneği işaretlenecek ve bu prim belgeleri ile ilgili olarak Kuruma verilecek olan “Ek-10 Sigortalıların Eksik Gün Bildirim Formları” ekine, sigortalıların bildirildiği diğer prim belgesinin sureti eklenecektir.


 

Tarih : 07.01.2010
Soru :
İyi Çalışmalar deniz iş kanuna tabi farklı grup şirketlerimizin farklı gemilerinde son 6 yıl içerisinde belirli süreli hizmet akdi ile (6 ay süreli toplamda yaklaşık 4 yıl)çalışmış, hizmet akdi sonunda iş anlaşması belirli süreli iş akdinin karşılıklı feshi şeklinde (deniz iş kanunu 7/1)ÇSGB'ye bildirilmiş personelimiz son 6 aylık hizmet akdi tamamlanmadan emeklilik sebebiyle işten ayrılmayı talep etmiş ve yine geriye dönük kıdem tazminatı isteminde bulunmuştur.Kıdem tazminatı talebi haklı bir talepmidir,Konunun değerlendirilmesi konusunu saygılarımla rica ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi Madde 11 - İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar. Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımın sınırları Madde 12 - Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanır. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır. Dolayısıyla henüz hizmet sözleşmesi sona ermemiş kişinin bu süre içinde emekliliği söz konusu ise kıdem tazminatı almaya hakkı vardır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.01.2010
Soru :
İyi çalışmalar . Kurmuş olduğumuz mali müşavirlik limited şirketimizin konusu açısından serbest meslek icra etmesi ancak tabi olduğu kanun açısından kurumlar vergisine tabi olması nedeni ile mali müşavirlik hizmetinin belgelendirilmesi konusunda tereddüt etmekteyiz.Bu hizmetlere karşılık fatura kesiyoruz.Ancak daha önceki alacaklarımızı tahsil ettiğimiz zaman mı belge düzenlenmeliyiz yoksa KV mükellefi olamamız nedeniyle tahakkuk esasına göre alacağın doğduğu gün mü belge düzenlemeliyiz.Şirketimizin ana konusu mali müşavirlik serbest mesleğidir.Dolayısıyla alacağın tahsil edildiği zaman belge düznelenebileceğini geçerli sayabilecek bir izahat nedeni olabilirmi teşekkürler

Cevap :
Sayın Akın, KV mükellefi olarak mesleki faaliyet icra eden şirketlerin elde etmiş olduğu kazanç kurum ticari kazancıdır. Dolayısıyla sözleşmeli müşterilerinize paranın tahsil edilip edilmemesine bakılmaksızın düzenli olarak her ay fatura kesmeniz gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.01.2010
Soru :
2007 yılında yapılan bir iş için imzalanan sözleşmenin damga vergisi ve vergi ziyaı cezası vede geçikme faizleri 31/12/2009 tarihinde (uzlaşma sonucu) ödenmiştir. vergi ziyaı cezası ve gecikme faizleri kanunen kabul edimeyen giderlere yazılırken damga vergisi hangi hesaba yazılacaktır.( Kanunen kabul edilmeyen giderler hesabınamı, 2009 yılı damga vergisi hesabınamıyazılacak ?) konu ile tahakkuk aşağıdaki gibidir. dönemi: 04/2007 beyan kabul tarihi: 08/12/2009 vergi türü tutar 4047 53.000.00 3080 3.000.00 1084 45.000.00 saygılarımla arz ederim.

Cevap :
Sayın Cevizci, Muhasebe ve vergi uygulamalarında dönemsellik kuralına göre yapılan tüm ödemeler dönemi geçtikten sonra (damga vergisi de dahil) KKEG olarak defterlere kaydedilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2009
Soru :
selamlar üstad. inşaat işyerim var ssk ya işçilik ödemelerını ssk ya bildirip ilgili muhtasar beyanlarında vergılerını tahakkuk ettırdım. sorum şu ssk tarafından ssk işçilik farkı 10000,00tl fark cıktı ve bunun ustunden ssk prımlerınede ödedım .ancak şimdi vergı daıresı bu 100000,00işçlik farkından dolayı muhtasar beyanında gelırvergısı stp istemektedır. bu isteme hakkı dogalmı . çünkü işçilik farkı benbu işçilerı calıstırmadı ısem gelır vergısı nasıl olur. bilgilendirirsenız sevınırım kolay gelsın ıyı calısmalar

Cevap :
Sayın Kılıç, İdarenin yapmış olduğu uygulamanın doğru olduğunu düşünüyoruz. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2009
Soru :
Vergi mükellefi olan bir gerçek kişi Bilanço usulüne göre defter tutmakta..Leasing ile almış oldugu traktörü var ve toplamda 1000 dönüm arazinin yarısına Bugday yarısına ayçiçeği ekecek..Vergilendirilmesi ve tutması gereken defterler hakkında bilgi verirmisiniz..Teşekkürler

Cevap :
Sayın Yüksel, Zirai kazanç mükellefi olan müşteriniz isterse işletme esasına göre defter tutar, dilerse bilanço esasına göre defter tutmmaya devam edebilir. GVK 54.maddesinde belirtilen işletme büyüklüğü ölçülerine göre ve 53.maddede belirtilen tek traktöre sahip olması nedeniyle defter tutmadan gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olmadan üretmiş olduğu zirai mahsullerin satışında alan kişilerce düzenlenecek müstahsil makbuzu ve kesilecek gelir vergisi stopajı ile nihai vergileme şeklinde işlem yapabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2009
Soru :
Sayın İlgili, Aşağıdaki konular hakkında bilgi verilmesini rica ederim. 1.) Reklam ve Tanıtım işi ile iştigal eden ve İşletme Defteri tutan bir "Adi Ortaklık" BA BS formu düzenlemek zorundamıdır. 2.) İşletme Defteri tutarak işe başlayan Adi Ortaklıkın 2009 yılı sonu hesap özeti şöyledir. Dönem İçi Hasılat: 99,000,- Dönem İçi Giderler: 46,700,- Dönem Karı: 52,300,- dır. Bu adi ortaklık 2010 yılında işletme defterinemi devam edecekdir. Yoksa 3 defteremi geçecektir. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Tözün, Bahsetmiş olduğunuz adi ortaklık işletme defteri tuttuğu için Ba-Bs formu vermeyecektir. Sorunuzda belirttiğiniz rakamlar çerçevesinde 2010 yılında bilanço ena göre defter tutması gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2009
Soru :
İyi günler.2009 Ocak itibariyle 3 yıllık stajımı başlatttım.Tesmer'in SMMM yeterlilik kursuna katılmayı planlıyorum.Bu durumda stajım 2 yıl 9 ay olacak sanırım.USE CD lerim, 2011 Mayıs'ta son kez 8. ve 9. cd'ler olmak üzere birlikte gönderilecekmiş.Ankara kurstan dolayı erken katılabilecekleri düşünerek son iki CD'yi birlikte gönderiyormuş.Ama ben son 2 cd'min bu 2 yıl 9 ay sonunda bitmeme ihtimalini düşünüyorum.Sorum şu;Ben istersem, Tesmer'in SMMM yeterlilik kursuna katılsam bile bu 3 aylık kısaltma avantajımı kullanmayıp stajımı 3 yıl yapabilme olanağına sahip miyim? 2.Sorum ise;Stajımın süresi bittikten sonra (3 yıl ya da 2 yıl 9 ay sonunda)sınav başvurusu yapma hakkını elde ediyorum değil mi?Yani staj sürem sona erecek ve ondan sonra bildirilecek ilk sınava başvurumu yapmam gerekiyor. Teşekkür ederim.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ EVET STAJINIZI YA 3 YIL YAPACAKSINIZ YADA 2 YIL 9 AY YAPACAKSINIZ. ANCAK BU SEÇİM SİZE KALMIŞ BİR DURUM. ANCAK HER KOŞULDA CD SETLERİNİZİ ZAMANINDA BİTİRMENİZ GEREKİYOR. CD SERTİFİKASI OLMAYAN ADAYLARIN BAŞVURULARI KABUL EDİLMİYOR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 29.12.2009
Soru :
Merhaba,Muhasebesi tutuğum bir şirket 2009 Haziran ayında başka bir şirketle anlaşarak Taşeron olarak Elektrik ve taahhüt işleri yapmak üzere iş sözleşmesi yaptı.[işi alan)Ancak bizde çalışan işçileri kendi işyerinde sigortalı olarak gösterdi.İş bitimi Aralık 2009 olarak hesablanmışti.iş 2010 yılın Mart ayına kadar uzanacak gibi soracağım soru:İşi alan firma Taşeron firmanın işçileri kendi işyerinde sigortalı yaptığı için bu iş yıllara sari inşaat ve onarım işi sayılıp sayılmiyacağını bu konu hakında bilgileriniz için teşkkur ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Alt işveren sözleşmesi bulunan ve bu özellikte sgk işyeri numarası almışsa bahsettiğiniz statüden faydalanabilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 29.12.2009
Soru :
Sayın ilgili, s.mes.makbuzu düzenleme ilgili bazı meslektaşlar ile yorum farklılığı söz konusu. Bu konu hakkında aydınlatabilirseniz sevinirim. Sorum; B Ltd.Şti., 2009 Oda asg.ücret tarifesindeki ücreti/anlaşın ücret asg.ücret 270.-TL (KDV hariç) olsun. S.M.Makbuzu düzenlerken, "brüt ücret" mi (bu olasılıkta, brüt ücret: 270.-, Net Tahs.: 264,60.-), Net ücret mi (bu olasılıkta, brüt ücret,275,52.-, net ücret 270.-TL) 270.-TL olmalı. İyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Kadız, Düzenleyeceğiniz Serbest Meslek Makbuzu aşağıdaki gibi olacaktır. Muhasebe ücreti 270 GVK (%20) 54 Net 216 KDV(%18) 48,6 Tahsil Edilecek 264,60 TL'dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.12.2009
Soru :
Merhaba, 5811 sayılı yasadan yararlandım. sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyen 2 tane alt firmeyle ilgili sorun yaşamktayım. Soru 1. Bu iki firmanın haklarında rapor bulunmamakla birlikte tespit yılları bizim alım yaptığımız yıllardan çok sonra... ben 2004 alımyapmışım. tespit yılı 2006 ve 2008 ve bu yıllarda hiçbir alımım mevcut değil.Genel Tebliğin II-3.1. Bölümünde; “Kendileri hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunmayanların mal veya hizmet satın aldığı mükellefler hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunması halinde; bu mükelleflerden yapılan (haklarında olumsuz tespit bulunanlardan sadece olumsuz tespitin yapıldığı dönemlerdeki) alışlara isabet eden kısma dört kat teminat gösterilmesi veya bu alışlara isabet eden kısmın iade talebinden çıkarılması halinde, kalan kısma ve diğer dönemlere ilişkin iade talepleri genel esaslara göre yerine getirilir.” denilmektedir. Vergi dairesinde yaşadığım sorun ise bu firmaleıda 5811 sayılı kapsam içinde değerlendirmeleri, buna bağlı olarakta yanı zamanda ihracat istisnası kdv iadesi listemde bulundukları tutar kadarını cezası ile birlikte geri istemektedirler. Bu durumda nasıl bir yol izlememi önerirsiniz. Cevabınız için şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Şanlı, Hakkınızda yapılacak vergi incelemesinde tarh edilecek vergi ve kesilecek cezalara vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz. Sizin mal ve hizmet satın aldığınız yıllara ilişkin herhangi bir sorun yoksa KDV Beyannamelerini düzeltmenizin gerekli olmadığını düşünüyoruz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.12.2009
Soru :
İyi Günler, Okul kantini işi ile iştigal eden müşterilerimizin kira ödemeleri için 2 nolu kdv beyannamesi mi vermemiz gerekiyor? Yoksa muhtasar beyannamede göstermemiz yeterli mi? Yaklaşık 1 yıldır ne muhtasar beyannamede ne de 2 nolu kdv beyannamesinde sözkonusu kira ödemesi beyan edilmemiştir. Bu hususta yapılması gerekenler hakkında bilgi verirseniz memnun olurum. İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Aydın, Bahsettiğiniz muhtasar beyannameleri süresi içinde verilmemiş veya muhtasar beyanname verilmiş olmasına rağmen kiraya ilişkin tevkifat bildirilmemiş ise VUK 371.maddeye göre pişmanlık ve düzeltme hükümlerinden yararlanarak beyannameleri verebilirsiniz. KDV 2 nolu beyanname için de aynı kural geçerlidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.12.2009
Soru :
iyi günler; mükellefimizin eski çalışanlarından bir personeli haklarını alamadığını belirterek çalışma bakanlığı iş teftiş kuruluna şikayetde bulunmuştur.Kurumdan tarafımıza gelen tebligatla işyeri belgeleri istenmiştir. incelemenin yapılacağı tarihe kadar olan sürede personel ie anlaşmaya varılması durumunda müfettişlik bu dosya ile ilişkin nasıl bir prosedür izlemektedir.?şikayet dilekçesi kaldırılmaktamıdır yoksa tüm belgeler incelenecek midir,tutacakları raporları sigorta müdürlüklerine göndermektedirlermi?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçi ile işveren arasındaki anlaşmazlığın kalkması halinde eğer işçi şikayet dilekçesini geri alırsa işlemler durur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 25.12.2009
Soru :
Merhabalar Bir konu hakkında bilgi almak istiyorum. İş yeri değişikliğinde staj evraklarını en geç ne zaman teslim edilebilir?

Cevap :
SAYIN İLGİLİ 15 GÜN İÇİNDE TESLİM ETMENİZ GEREKİYOR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 22.12.2009
Soru :
İYİ ÇALIŞMALAR ÜSTAD.Bir şirketimiz inşaat onarım işi olarak taşeron olarak bir iş aldı.İşin inşaat işleri 4 300.000-mekanik işleri 2 351 000(Bizim tarafımızdan alt taşerona verildi.)Elektrik ve asansör işleri 590 000tl olmak üzere toplamda 7 241 000tl sözleşme imzaladı.31/12/2009 tarihinde sözleşme karşılıklı olarak fes edilecek.İşin biten kısmı için 4 900 000TL + kdv Hak ediş bedeli kesildi SSk ya 2009/11. ay dahil 245 209 Tl işçilik bildirilmiş.Yalnız bu işle ilgili olarak alt taşeronumuz olan firmadan 979 845TL hak ediş faturamız var,ssk işçiliğimiz yeterlimidir. SSK dan ilişik kesme yazısı almamız için alt taşeronumuzun mu önce ilişik kesme yazısı alması gerek.Firmalar sözleşmeyi uzatıp işimiz yıllara sari inşaat işi olsa her ay hak edişimizden stopaj kesintisi yapıp işi tamamen bitirsek sigortasını ödesek bir problem çıkarmı teşakkür ederim

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sy SSGSS Kanunu; Asgarî işçilik uygulaması ve uzlaşma MADDE 85- İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır. (Değişik: 17/4/2008– 5754/49. md.) Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılır. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip vetahsilini durdurmaz. Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca, Kuruma asgarî işçilik tutarının bildirilmediği tespit edilen işyerleri hakkında ayrıca 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır. (Değişik: 17/4/2008– 5754/49. md.) Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar, bu maddenin uygulanmasıyla ilgili Kurumca istenilecek bilgileri ve belgeleri yazılı olarak en geç bir ay içinde vermeye mecburdur. Kuruma yeterli işçilik tutarının bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasında, işin yürütümü için gerekli olan asgarî işçilik tutarının tespitinde dikkate alınacak asgarî işçilik oranlarının saptanması ve asgarî işçilik oranlarına vaki itirazların incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum teknik elemanlarından dört üye, Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki üye, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden bir üye olmak üzere toplam yedi teknik elemandan oluşan, Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu kurulur. Kurumca gerek görüldüğünde, aynı esaslara göre birden fazla Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu kurulabilir. Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar en az dört üyenin aynı yöndeki oyu ile alınır. Kurum dışındaki üyelerin üst üste üç toplantıya, son altı ay içinde ise beş toplantıya katılmaması halinde, toplantıya katılmayan üyeyi görevlendiren konfederasyonların yerine, üye sayısı bakımından en yüksek bir sonraki konfederasyondan üye davet edilir. Asgarî İşçilik Tespit Komisyonuna Kurum dışından görevlendirilenlere, katıldıkları her toplantı günü için (2500) gösterge rakamının memur aylıklarının hesabında kullanılan katsayı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden huzur hakkı Kurumca ödenir. (Ek fıkra: 17/4/2008– 5754/49. md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda tespiti yapılan ve sigortalılara maledilemeyen fark sigorta primine esas kazanç matrahı üzerinden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte hesaplanacak sigorta primi ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında, konuya ilişkin raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesinden önce işverenle uzlaşma yapılabilir. Uzlaşmaya varılması halinde, bu durum tutanakla tespit edilir. Uzlaşılan tutarlar kesin olup, uzlaşma konusu yapılan tutarlar hakkında işverence dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayet ve itiraz


 

Tarih : 20.12.2009
Soru :
Üstad Merhaba, Seyahat acentası kurabilmek için 1618 sayılı kanun uyarınca üye olunması zorunlu olan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'ne (TÜRSAB) ödenen yaklaşık 22.500 TL'lik üye giriş aidatının gider olarak mı yoksa bir hak olarak mı değerlendirileceği konusunda tereddüte düştük. Bu bedel bir belge bedeli olmaktan ziyade üye giriş aidatı niteliğindedir ve bir bedel karşılığında başka bir gerçek ya da tüzel kişiliğe devredilemez. Bu ödenen tutar doğrudar gidere mi atılmalıdır? yoksa amortismana mı tabi tutulmalıdır?

Cevap :
Sayın Aras, Bahsettiğiniz Birliğe ödenen üye giriş aidatı ve yıllık aidatı gider olarak kayıtlarınıza almanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.12.2009
Soru :
Merhaba, Şirket ortağına Huzur Hakkı ödemesi yapmıs bulunuyoruz. Bunu Aylık SSK bordoda göstermelimiyiz. Sadece Muhtasar Beyanname de mi göstermeliyiz? Gelir ve Damaga vergisinden baska, SSK primi hesaplamak gereklimi? İlginize teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Şirket ortakların devam eden bir sgk 4/a çalışması yoksa aldıkları huzur hakkından sgk primi kesilmeyecektir. Bu ödemeler üzerimden gelir vergisi ve damga vergisi ödemesi yapılacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.12.2009
Soru :
Limited şirketlerin mecburi sermaye artışları hakkında yeni bir gelişme veya erteleme var mıdır. Yoksa 31.12.2009 tarihi son tarih olarak geçerli midir. İyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Berkol, LTD ve A.Ş.lerin sermayelerinin asgari seviyeye yükseltilmesinin ertelenmesine ilişkin şu ana kadar herhangi bir gelişme yoktur, olduğu takdirde web sayfamızda duyurulacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.12.2009
Soru :
Sayın Danışmanımız. Varlık Barışı hakkındaki aiağıdaki soruma vereceğiniz cavp için şimdiden teşekkür ederim. Bilindği üzere bu günlerde birçok mükellefe " mal alışı yaptığınız firma kod da bulunduğu için aldığınız faturaları kayıtlarınızdan çıkararak düzeltme yapınız " şeklinde yazılar gönderilerek dolaylı olarak varlık barışından faydalanmaların tavsiye edilmektedir. Sorum şu : firmanın alışlarında örneğin 1.000.- TL tutarında bu şekilde fatura varsa varlık barışından 1.000.- TL mi 2.000.- TL mi ( herhangi bir inceleme de hem KDV hem de kurumlar v.matrah farkından dolayı sorun yaşamamak için ) yoksa 1.180.- TL ( KDV dahil tutar ) tutarında mı beyanda bulunmak gerekir. Yani 1.000.- TL tutarındaki fatura için yeterli olan Varlık Barışı matrahı ne olmalıdır. ŞÜKRÜ SERTBAŞ

Cevap :
Sayın Sertbaş, Varlık Barışından yararlanacak mükelleflerin vergi incelemesine muhatap olmaları halinde tespit edilen matrah farklarını karşılayacak kadar Varlık Barışında beyan etmeleri halinde mahsuplaşma sözkonusu olacaktır. Varlık Barışında beyan edeceğiniz rakam hem KV hem de KDV açısından inceleme elemanının tespit etmiş olduğu matrahtan daha çok olması gerekir. sizin verdiğiniz örnekte Varlık Barışında beyan edilecek matrah 2.000 TLdan az olmaması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.12.2009
Soru :
Üstat merhabalar. 2010 yılı başından itibaren büro açmayı düşünüyorum. eylül ayında smmm ruhsatını aldım. 2 yıllık stajımı tamamladığım mali müşavirin yanından eylül sonu itibariyle ayrıldım. stajımı tamamladığım mali müşavirin defterlerinden 15 e yakını yeni yılda benimle çalışmak istiyor. benim bu defterlere bakmam doğrumudur. ve bir cezası varmıdır. mali müşavirin muvafakatını alsam defterleri tutma hakkım olurmu. şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Sayın Ügüt, SMMM olarak Odaya kayıt yaptırdığınız tarihten itibaren 2 yıl içerisinde staj yaptığınız meslek mensbunun müşterileri ile sÖzleşme imzalamanız disiplin yönetmeliğinin 6/ş maddesi gereği cezayı gerektirmektedir. Ancak meslek mensubunun bu konuda Odamıza yazılmış onayı olduğuna dair yazı olursa sorun olmaz. Kolay gelsin. Saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 09.12.2009
Soru :
ŞİMDİDEN VERECEĞİNİZ CEVAP İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. 2007 YILINDA İŞLETME ESASINA GÖRE AÇILIŞINI YAPTIĞIM İNŞAAT İŞİ İLE İŞTİGAL EDEN ŞAHIS FİRMASI 2007 YILINDAKİ İŞ HASILATINA GÖRE BİLANÇO ESASINA GEÇTİ. 2008-2009 YILLARINDA BİLANO ESASINA GÖRE DEFTER TUTULDU. 2008 YILINDA İNŞAAT YAPIMI BİTTİ VE BÜTÜN DAİRE SATIŞLARI GERÇEKLEŞTİ. 2008 YILINDA SATIŞLARI TOPLAMI 600 MİLYARDI. 2009 YILINDA EKONOMİK KRİZDEN DOLAYI YENİ İNŞAAT YAPMADI. YANİ 2009 DA HİÇ SİRKÜLASYON OLMADI. SADECE OFİS GİDERLERİ V.B. GİDERLERİ OLDU. V.U.K / 179 : "İş hacmi bakımından birinci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu taktirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak ikinci sınıfa geçebilirler." 1- Bir hesap döneminin iş hacmi yukarıda yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya 2- Arka arkaya üç dönemin iş hacmi yukarıda yazılı hadlere nazaran % 20’ ye kadar bir düşüklük gösterirse, ikinci sınıf tüccar sayılacaklarından dolayı bilanço esasına göre defter tutmaktan vazgeçebilirler. SINIF DEĞİŞTİRME AÇISINDAN YUKARIDAKİ BİLGİLERİ GÖZ ÖNÜNE ALARAK; 1.NCİ SORUM FİRMANIN 2010 YILI DEFTER TASDİKİNİ İŞLETME ŞEKLİNDE YAPTIRABİLİRMİYİM. BİLANÇO ESASINA TABİ İKEN İKİ SENEDEN ÖNCE DÖNÜŞ YAPMAMIŞ OLUYORUM. 2.NCİ SORUM ARKA ARKAYA ÜÇ DÖNEM İŞLEM HACMİ %20 DÜŞÜKLÜK (2009 DÜŞÜK; 2007 VE 2008 YILLARI YÜKSEK) GÖSTERMEMESİ AÇISINDAN SORUN OLURMU?

Cevap :
Sayın Satılmış, Verdiğiniz bilgilere göre Bilanço esasına göre defter tutmaya devam etmeniz gerektiği görüşündeyiz. Ancak işlemlerinize esas olmak üzere İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.12.2009
Soru :
merhabalar, 2009 yılı ağustos ayında başladığımız bir tahhüt işinde 2009 yıl sonu itibarıyla ara hakediş yapma aşamasına gelmedik. sözleşme gereği 2010 yılı içerisinde tamamı bitmesi kesin olan iş 2009 yılı giderleri nedeniyle yıllara sari iş kapsamındamı değerlendirilmelidir.

Cevap :
Sayın Candaş, Müşterinizin yapmış olduğu inşaat taahhüt işi GVK 42.maddesinde belirtilen birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işine girmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.12.2009
Soru :
Merhaba;kurumlar verğisi mükellefi olan,depo ve ardiyecilik işi ile iştigal eden mükellefimizin; gerçek kişiye ait olup kira ödediği arazi İBBB Emlak Müdürlüğü tarfindan istimlak edilmiş olup mükellefimiz adina ECRİMİSİL borcu tahakkuk etirilmiştir. 1-Ecrimisil bedelini gider olarak kayitlarimiza alabilirmiyiz. 2-Ecrimisil bedeli üzerinden kira stopaji beyaninda bulunacakmıyız. İYİ ÇALİŞMALAR

Cevap :
Sayın Maşa, Ercimisil ödemesi kira ödemesi olduğundan giderleştirebilirsiniz. GV tevkifatı sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.12.2009
Soru :
merhaba bir ltd şirkette 40.000-tl varlık barısına gittik.bununla ilgili 102 (b) - 549 (a) (5811yasa 40.000-tl) / 549 (b) - 500 (a) (5811 - 40.000-tl sermaye arttırımı) / yevmiye maddelerini yaptık. Beyanname veripte tahakkuk aldıgımızda hangi yevmiyeleri yapmamız lazım ? 689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)(b) - 360ödenen vergi (a) 5811 yasa %5 vergi olarak mı yoksa 770.X kanunen kabul edilemeyen giderler (b) - 360 ödenen vergi (a) 5811 yasa %5 vergi şeklinde mi bir yevmiye yapmalıyız. eger 689 hesap kullanılacaksa , sene sonunda kesin mizan hazırlandıgında bu hesabı nasıl sıfırlayacagız ? 689 hesap direkt gelir tablosunu ilgilendirdiginden karımızı düşüren bir unsur olmayacak mı? tesekkurler

Cevap :
Sayın Düz, Kanunen kabul edilmeyen giderleri hangi hesapta takip ediyorsanız şirket hesabından 5811 Sayılı yasa gereği yatan vergiyi o hesaba işleyebilirsiniz. Geçici ve yıllık beyannamelerde KKEG olarak ticari kazancın tespitinde gider olarak indirdiğiniz bu rakamı matraha dahil edeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.12.2009
Soru :
BİREYSEL EMEKLİLİK PRİMLERİNİN ÜCRET BORDROLARINDA NASIL İŞLEM GÖRECEĞİ HAKKINDA BİLGİ VE VARSA BELGE RİCA EDİYORUM.

Cevap :
Sayın Arı, Bireysel emeklilikle ilgili primler ücret bordrosunda ayrı bir sütunda gösterilerek hesaplanması gerekir. Bireysel emeklilik ve diğer sigorta ödentilerini de içeren personel programcılarından yararlanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.12.2009
Soru :
İYİ GÜNLER İYİ ÇALIŞMALAR.BİR MÜKELLEFİMİZ KURU TEMİZLEME MAĞAZASI VE OTEL ÇAMIŞIRHANENESİNİN TAŞERON OLARAK İŞLETİLMESİ FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRMEKTEDİR.BU FAALİYETLERİ SÜRDÜRÜRKEN ÜRÜN TEMİZLENMESİ AŞAMASINDA BAZI HASARLAR OLABİLMEKTE VE ÜRÜNLER BOZULMAKTADIR.FRANCHISE İŞLETMESİ OLAN MAĞAZA ANLAŞMA GEREĞİ HASARLI ÜRÜNÜN BEDELİNİ YADA MUADİLİ ÜRÜNÜ ALIP MÜŞTERİYE VERMEKTEDİR.OTELDEDE AYNI SORUNLAR OLMAKTADIR.BAZEN BU ÜRÜNLER YABANCI MÜŞTERİLERE AİT OLANLAR VS.PAHALI OLABİLMEKTEDİR.BİR CEKET YADA GELİNLİK İÇİN 3500.00 YADA 1.500.00 TL GİBİ RAKAMLAR ÖDENEBİLMEKTEDİR.İŞLETMEMİZ BU ÜRÜNLERİ ALIP MÜŞTERİSİNE VERDİĞİNDE SORUN KISMEN ÇÖZÜLMEKTEDİR.ANCAK BU ÜRÜNLER NEDENİ İLE ALINAN FATURALAR İŞLETMEMİZ AÇISINDAN GİDER YAZILABİLİRMİ.(BİR NEVİ HİZMET ÜRETİRKEN VERİLEN HASAR TAZMİNATI GİBİ)BAZI MÜŞTERİLER HUKUKİ OLARAK TÜKETİCİ HAKLARI ÇERÇEVESİNDE ÜRÜN BEDELLERİNİNİN FATURALARINI İLİŞTİRİP NOTERDEN TEBLİGAT GÖNDERİP HUKUKİ OLARAK HAKLARINI TALEP ETMEKTEDİRLER.BU HASAR ÖDMELERİNİ NASIL GİDERLEŞTİREBİLİRİZ.YILDA 30000 ADET ÜRÜN TEMİZLENEN BİR İŞLETMEDE BU SORUNLAR SÜREKLİ OLMAKTADIR.TEŞEKKÜR EDERİM

Cevap :
Sayın Kaplan, GVK 40.maddesinde gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan giderler belgelendirilmek koşuluyla muhasebe kayıtlarına alınır hükmü mevcuttur. Yine aynı kanunun 40/3.maddesine göre sözleşmeye bağlı olarak ödenen zarar ve tazminatlar da giderleştirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.12.2009
Soru :
iyi çalışmalar dileğim ile Konu müşterime ait Pert olan araçtaki fatura problemi hakkında. 08,09,2009 Tarihinde sigortalı araç Pert oluyor. 05,11,2009 Tarihinde Sigorta 11200,-TL aracın bedelinin tamamını ödüyor. 05,11,2009 Tarihli sigortaya "sıfır" KDV li fatura tanzim ediliyor. Fatura sureti ve Sigorta tazminatı belgeleri Vergi Dairesine bildirilerek işletmeden araç çekiliyor. 13,11,2009 Tarihli Hurda satış sözleşmesine istinaden araç Noter kanalı ile Vekaleten benim adıma satılıyor. %18 KDV li fatura kesmem talep ediliyor. Soru:1- Fatura kesmem gerekiyormu 2- Fatura kesmem durumumda bu işlemi sigorta tazminatı ile birlikte değerledirerek muhasebe kaydı yapacağım. Ancak Satış işleminde Sigortanın ismi geçmediğinden mali açıdan bu bağımsız bir satış olarak değerlendirilebilirmi o zaman tazminat+satış olmuyormu. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Deliorman, Aktifte kayıtlı aracınız için fatura düzenlemeniz gerekir. Düzenlenecek faturada aracın hurda olması nedeniyle KDV hesaplanmayacaktır. Bu işlemin dışındaki işlemler vergi mevzuatına uygun olmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.12.2009
Soru :
Merhaba, SMMM yeterlilik sınav hak sayısıyla ilgili birşey danışmak istiyorum. 19-20 Temmuz 2008 de ilk defa SMMM yeterlilik sınavına girdim, 2010 Temmuz ayındaki sınavlar da 3-4 Temmuzda düzenlenecek. Bu durumda benim bu tarihteki sınavlara katılma hakkım var mı? yoksa 13-14 mart 2010 da düzenlenecek sınav son hakkım mıdır? Normalde 2 sene içinde 6 sınav olur deniyor ama ben 7 kere sınava girebilecek gibi gözüküyorum. Teşekkürler, iyi çalışmalar

Cevap :
SAYIN BANU GÜNER, KAYITLARIMIZDA YAPTIĞIMIZ İNCELEMEDE MART 2010 VE TEMMUZ 2010 SINAVLARINA DA KATILABİLECEĞİNİZ ÖN GÖRÜLMEKTEDİR. ANCAK ARALIK 2009 SINAVLARINA KATILIP KATILMADIĞINIZ BİLİNMEMEKTEDİR. BU NEDENLE TARAFINIZA YANLIŞ BİLGİ VERİLMEMESİ AÇISINDAN MUTLAKA ANKARA TESMER STAJ SERVİSİNDEN DE TEYİT ALINIZ. BUNUN İÇİN ALAN KODU ÇEVİRMEDEN 4446060/1109-1114 İLE GÖRÜŞEBİLİRSİNİZ. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 03.12.2009
Soru :
Merhaba Müşavirliğini yaptığımız bir Ltd Şti için İzmir de merkeze bağlı bir şube açacağız İzmirde sadece stopaj yönünden mükellefiyet tesis ettirceğiz bu şube için ayrıca defter tasdiği yaptırılıp yaptırılmayacağı hususunda tereddüt duymaktayım.Bu konu hakkındaki görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim selamlar

Cevap :
Sayın Tunç, Vergi mükellefleri 213 Sayılı VUK'na göre şirket merkezleri dışında şube veya satış yerleri olsa dahi sadece merkezde tutulacak defterleri (merkez ve diğer yerlerin hesapları birlikte tutulur) tasdik ettirmek zorundadırlar. Şubeler için dilerlerse yardımcı defterler tutabilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.12.2009
Soru :
Merhabalar, Şahıs firması olan bir mükellefimiz 2008 4. ayında tüm vergi borçlarını ödeyip, demirbaşlarını %50 ortağı olduğu 2008/2. ayda kurulan LTD şirkete sattıktan sonra, şahıs firmasının kapanışını yaptı.Şimdi bu mükellefimize 2004-2008 yıllarında 84 seri nolu KDV tebliği uyarınca hakkında olumsuz rapor bulunan mükelleflerden alışları olduğu tesbit edilip,düzeltme beyanı vermesi veya 5811 sayılı kanundan yararlanması yönünde tebligat geldi. Bu mükellefimiz 5811'den ne şekilde faydalanır görüşlerinizi rica ediyorum.

Cevap :
Sayın Akmenek, 5811 Sayılı yasadan yararlanmanın önemli 2 koşulu vardır. Birincisi yasada belirtilen varlıkları beyan süresi içinde beyan edip vergisinin ödenmesi, ikincisi ise beyan edilen bu tutarın 6 ay içinde sermayeye ilavesidir. Bahsetmiş olduğunuz şahsın işyerini kapatmadan önce bilanço esasına göre defter tutuyorsa bu yasadan yararlanmasının uygun olmayacağını düşünmekteyiz. Çünkü beyan edilen değerlerin ilave edileceği sermaye hesabı ortadan kalkmıştır. Şayet sözkonusu mükellef işletme esasına göre defter tutuyorsa 5811 Sayılı yasadan yararlanması sözkonusu olur. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.12.2009
Soru :
Mahkeme kararı ile iflası ilan olan şirketin, izleyeceği prosedür hakkında bilgi ...vergi dairesi nezdinde yapılacak işlemler...vs. mümkün olduğunca açıklayıcı olmasında yarar var. teşekkürler

Cevap :
Sayın Çolakoğlu, 1 Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde konu örnekli olarak açıklanmıştır.İlgili tebliğe Web sayfamızdaki mevzuat bölümünden ulaşabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.12.2009
Soru :
5811 sayılı kanunun gerçekleştirdikten sonra nasıl muhasebeleştirebileceğim konusunda yevmiye kayıtlarını tarafıma bilgi olarak aktarırsanız özellikle de % 5 verginin gider yazılmayacağını hakkında bilgiye sahibim ama kayıtlarda nasıl göstereceğimi bilmiyorum. iyi çalışmalar...

Cevap :
Sayın Özkönü, %5'lik vergi, şirket hesaplarından ödeniyor ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıtlarınıza almanız gerekmektedir. KKEG (borçlu), kasa veya banka alacaklı olarak kayıt yapılır. Varlık Barışı ile ilgili muhasebe kaydı, ................./.................... 102 (borçlu) 549 Özel Fonlar (Alacaklı) bankaya tutarın yatırılması ................./.................... ................./.................... 549 Özel Fonlar (borçlu) 500 Sermaye (alacaklı) Fonun sermaye ilave edilmesi) ................./....................... Danışma Birimi


 

Tarih : 02.12.2009
Soru :
Sayın üstadım Benim sormak istediğim konu gecici vergi ile ilgili iade talepleri. 252 nolu tebliğde beyannamede yazılı olma şartı ile gecici vergiler borçlara mahsup edilir kalan miktar herhangi bir yazılı başvuru olmaksızın ve şart aranmaksızın iade edilir.benim sormak istediğim bazı arkadaşlar bunun 1 yıl ile sınırlı olduğunu bir yıl içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde gecici vergi ile ilgili mahsup ve iade hakkı kalmadığını söylüyor bu kanuda beni aydınlatırsanız sevinirim. Saygılar

Cevap :
Sayın Yabacı, 252 Sayılı GVK GT ne göre 1 yıllık süre sınırlaması sözkonusu değildir. Süre sınırlaması 213 Sayılı VUK 120.maddesine göre iade talebi için müracaat eden mükelleflere düzeltmenin yapıldığının bildirildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde parasını geri almayan mükelleflerin hakları yok olur. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.12.2009
Soru :
Merhabalar, Sizden bir konu hakkında bilgi rica ediyorum. Yurtdışı ortaklı bir firmamız mevcut alacağından (331 Hesapta yer alan) vazgeçmek istiyor. Bu alacağının 580 hesaplarda yer alan geçmiş yıl zararlarından kapatılmasını istiyor. Bu işlem yapılabilinir mi? Konu ile ilgili görüşlerinizi rica ediyorum. Saygılarımla...

Cevap :
Sayın Bozoğlu, Zarar mahsubu KVK 9.maddede açıklanmıştır. Kurumlar Vergisi beyannamesinde, her yıla ilişkin zararlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar, kurum kazancından indirilebilir. Kurumların bir hesap dönemi içerisinde oluşan zararının, müteakip 5 hesap döneminde oluşacak kârlarla mahsup edilememesi halinde, mahsup imkânı artık ortadan kalkmaktadır. 580 hesap 331 hesapla mahsup olmaz bu bilanço ilkelerine ve gelir tablosu ilkelerine terstir.580 hesap sadece geçmis yıl karları ve enflasyon düzeltmesi olumlu farklarıyla mahsup edilebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.11.2009
Soru :
Mükellefimi çalıştırdığı işçi, avukat marifeti ile mahkemeye verdi, alacak davası açtı. Sebep;haksız yere işten çıkartıldığı,kıdem,ihbar tazminatının verilmediğini,maaşının düşük gösterildiği vs. Mükellefin iddası;Maaşı biraz geç verebileceğini söylemesi,(işçinin iddasına göre ise;kriz sebebiyle işv.nin maaşını düşüreceğini söylemesi bunun kıdem vs tazminatlarını almaya hak kazanması gerektirdği için işten ayrıldığını)işçinin kendisi çıktığı ve bu konuşmaların kendi aralarında şifai olduğunu beyan etmektedir. Buna karşı 1.iş mahkemesi mükelleften; işe giriş çıkış tarihi,ücretli ve sosyal haklarının nelerden ibaret olduğu,ücret bordrosu ve şahsi sicil dosyasının çıkartılarak mahkemeye gönderilmesi istemektedir. Sorum? Mükellefin Avukat tutması gerekir mi? İşçinin daha önceki aldığı maaş bordrolarında imzası yok, problem olurmu? İşçi idda ettiği haklarını iki şahitle ispat etmesi gerekmez mi? İşverenin işçiyi bizzat işten çıkardığına dair delil yok, işçi neyi ileri sürecek? İşveren işçinin 3 gün peşpeşe işe gelmediğini ileri sürebilir mi? Mahkeme hemen karar verir mi? Kararı ne olur? saygılar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçi ücret tespit davası açıp ayrıca tazminatlarını istemiş ve mahkemede bunun doğruluğunu ispat etmek için sizden evraklar istemektedir. Şu halde yapacağınız tek şey istenile resmi evrakları hazırlayıp mahkemeye sunmaktır. Bu işlemi avukatla yapıp yapmama kararı işverene aittir ancak işin ehemniyeti açısından konunun ehli insanların işlemleri yapmasında fayda vardır. Ücret bordrolarının imzalı olmaması işçinin doğru söylediği anlamına gelir. İşçiyi çıkardığna istinaden delil yok diyorsunuz mahmede çıkarmadığına ilişkin işverenden ispat ister eğer üstüste üç gün işe gelmemiş ise bunun noter aracılığıyla ihtarı çekilip haklı neden olup olmadığına dair ihtarname çekilmiş midir diye sorar. Mahkemenin kararı dava açılan mahkemenin yoğunluğuna göre değişir. Kararın niteliği işverenin söylediklerini yasal olarak ispat edebilme mukavemetine bağlıdır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.11.2009
Soru :
Değerli üstadlarım...aşağıda yazacaklarımın soru değil çok değerli bir oda mensubunun sorduğu incitici bir konunun açıklığa kavuşturulması olduğunu belirtmek isterim. İlgili yerde olmadığını biliyorum, bir polemik de çıkartmak değil amacım. Soruyu soran Değerli oda mensubunun Adı Ali Uzun.28.09.2009 da sormuş bu soruyu. SM lerin emek vermeden SMMM olabileceklerinden bahisle, şu anda sürdürülmekte olan Mesleki uyum eğitimi ve sınavları sonucunda SMMM olacak SM lerin dışlanmasını istiyor..Bunun kendilerine yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyor. Ben 1990 yılında ruhsatımı almış bir SM yim. Ruhsatımı aldığımda 8 yıllık muhasebeci idim. Odanın kurulması ve öncesinde yaşanan mesleki sıkıntıları yaşayan..bu sıkıntıların giderilmesi konusunda çalışan biri olarak. O arkadaşıma sormak istiyorum. birincisi; Ahde vefa denen bir kavram vardır. Bunun hiç mi önemi yoktur? ikincisi; Muhasebe mesleği Baştan sona bir dirsek çürütme mesleğidir..Bu güne kadar mesleği sürdürüp başarılı olmuş bir meslek mensubu hiç tartışmasız emin olunuz Yüksek Okul mezunu bir SMMM kadar kanun kitabı, tebliğ, tüzük, yönetmelik hatmetmiş, ve en az onlar kadar dirsek çürütmüşlerdir. İstisnası yokmu dur tabiiki vardır..o istisna ne yazık ki..Yüksek okul mezunu SMMM lerde de vardır. Değerli oda mensubu arkadaşım bir şeyi daha bilmelidir ki..biz SM lere sorulacak sorular..onların sınavında sorulan sorular kadar zor olacaktır..(zorluk derecesi ve kolaylık derecesi görecelidir. Sorunun cevabını biliyorsan kolay, bilmiyorsan zor dur soru) Son bir şey daha..müsterih olsun oda mensubu arkadaşım..bu hazırlık dönemi ve sınavlardan sonra hak kazanan SM nin Yüksek okul mezunu SMMM'lerden bilgi ve tecrübe düzeyi olarak daha aşağı seviyede bir meslek mensubu olmayacaktır. Mesleğinizi her şartta sevmeniz dileği ile..Sevgiler ve saygılarımla.

Cevap :
Sayın Ercüment ÜSTÜNER, Biz size sınavlarınızda başarılar diliyoruz. Saygılarımızla, EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 22.11.2009
Soru :
Merhaba, Bir konu hakkında bilgi almak istiyorum. Staj dosyamı açtırmadan önce, 18.12.2008 tarihinde aldığım Askerlik Durum Belgesine göre, 30.11.2010 tarihine kadar askerlik durumum ertelenmiş gözüküyor. Eylül 2009 tarihinde stajımı başlattım. Askerlik erteleme bitim tarihim 08.09.2010, sevk tarihim 30.11.2010. Bu tarihlerden önce yeniden askerlik durum belgesi almalı mıyım? Öyle ise başvuru için talep ettiğiniz ve şubeden alacağım, Yeni Tarihli Askerlik Durum Belgesi en fazla kaç günlük olmalı? İyi Çalışmalar Dilerim. Saygılarımla, Eren YAMAN

Cevap :
SAYIN EREN YAMAN, ARALIK AYI İÇİNDE ALINMIŞ ASKERLİK DURUM BELGENİZLE EN KISA ZAMANDA ODAMIZA GELMENİZ HALİNDE DURUMUNUZ DEĞERLENDİRİLECEKTİR. ÇÜNKÜ BELGELER GÖRÜLMEDEN BİLGİ VERİLEMEMEKTEDİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 17.11.2009
Soru :
Merhaba, Benim sorum Emekli olup çalışanlar hakkında --- ssk,bağkur yada emekli sandığından emekli olduktan sonra sgdp ödenmesi suretiyle kamu tüzel kişiliğine sahip bir kurumda çalışmak mümkün mü? örneğin Türkiye Basketbol Federasyonunda mümkünse kanun maddesi rica ediyorum...

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5335 sayılı kanun 01,01,2005 tarih 30. maddesi 5510 sayılı kanunun 105 maddesinde 01,01,2007 tarih itibariyle yürürlükte olup madde aşağıdaki gibidir: MADDE 30. — Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz. Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri; a) Cumhurbaşkanlığına seçilenler, b) Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar, c) Yasama Organı üyeliğine seçilenler, d) Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar, e) Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, f) Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler (üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.), g) Vakıf üniversitelerinde görev alanlar, h) Özel kanunlarında emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler, i) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar, Hakkında uygulanmaz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 16.11.2009
Soru :
İyi çalışmalar . Kurmuş olduğumuz mali müşavirlik limited şirketimizin konusu açısından serbest meslek icra etmesi ancak tabi olduğu kanun açısından kurumlar vergisine tabi olması nedeni ile mali müşavirlik hizmetinin belgelendirilmesi konusunda tereddüt etmekteyiz.Tahsil esasını mı yoksa tahakkuk esasını mı dikkate almalıyız .

Cevap :
Sayın Akın, Vermiş olduğunuz müşavirlik hizmetlerinden dolayı Limited Şirket olduğunuzdan Kurumlar Vergisine tabi bulunmaktasınız. Hizmetlerinizin düzenli verilmesi (defter tutma sözleşmesi veya sürekli müşavirlik işlemleriniz için) halinde her ay fatura kesmeniz ve bu işlemi gelir kaydetmeniz gerekmektedir. Serbest meslek erbabı olarak Gelir Vergisi mükellefi olmuş olsaydınız ki bu durumda da KDV bakımından makbuzunuzu kesmeniz gerekecekti. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.11.2009
Soru :
İLAÇ ÇEVİRİSİ YAPAN DOKTOR VEYA KİŞİLERE ÖDENMESİ GEREKEN TELİF HAKLARI STOPAJ ORANI NEDİR.

Cevap :
Sayın Öz, GVK 18.maddesine göre telif hakları ödemelerinden yine aynı Kanunun 94.maddesine göre %17 oranında gelir vergisi stopajı yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.11.2009
Soru :
İyi çalışmalar. Sorum Muhtasar mükellefiyeti hakkında olacaktır. Sorum şu;Mükellefimiz yaklaşık 15 yıldır işltme defteri tutan birisi. Çalışan işçisi ve kira ödemesi yok. Defterini de kendisi tutmakta idi. Muhtasardan dolayı da mükellefiyet tescili yoktu. 2007/12. ayda beyannamesini elektronik ortamda ben gönderdim. Herhangi bir ücret de almadım. İşletme gayri faal bir işletme. 2009 Eylül ayında yenibir yere taşınarak faaliyete başlayacağını beyan ederek kira kontratını getirdi ve faaliyete başlayacağı için meslek sözleşmesi yaparak ücret tahsil ettim. 2009/7-9 döneminden başlamak üzere Muhtasar yönünden tescil talep ettiğimde ise "tescilimizi 01/12/2007 tarihinden itibaren başlattılar. Oysa ilgili dönemler için herhangi bir ücret tahsil edilmemiş ve s.m.makbuzu düzenlenmemiştir. Tescilimizin 01/12/2007 den başlatılmasınının nedenini yazılı olarak talep ettiğimde cevabı yazılarında "beyannamenizi 01/12/2007 de Fehmi Yakut elektronik ortamda gönderdiği için.." gibi bir gerekçe gösterdiler. Bu gerekçenin dayandığı bir kanun maddesi veya bu konuda bir tebliğ var mı?. Ortada mevcut olmayan bir ödemeden stopaj kesintisi nasıl yapılabilir ki. Zira Gelir idaresinin programında (BDP) boş beyan verdiğimizde program beyanı kabul etmiyor. Türlerden en az bir tanesine rakam yazılmasını istiyor. 1- Bu konuda mevzuat bilgisi alabilirmiyim.? 2- Dava açabilir miyim. Açacaksam o dönemlerle ilgili ceza mı gelmeli. Şu anda Vergi mahkemesine başvurabilir miyim?. Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Yakut, Meslek mensupları vermiş oldukları mesleki faaliyetler neticesi Serbest Meslek Makbuzu düzenlemek zorundalar. Elektronik ortamda beyanname gönderdiğinizi ifade etmektesiniz. O tarih itibariyle beyanname gönderme ücreti için Serbest Meslek Makbuzu düzenlenerek stopajın gösterilmesi gerekir. Vergi dairesinin yapmış olduğu işlemin doğru olduğunnmekteyiz. Bu konuya ilişkin olarak sözkonusu mükellefe vergi ve ceza ihbarnamesi tebliğ edilmişse vergi mahkemesine dava açabilir. Vergi ve ceza ihbarnamesi yoksa dava açması sözkonusu olmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.11.2009
Soru :
Merhaba, 33784 nolu stajerim 5-6 Aralıkta sınava gireceğim. İş yoğunluğumdan dolayı odaya gelemiyorum malum vergi dönemi? Dosyamda eksik evrakım olup olmadığı hakkında bilgi verirmisniz. İyi çalışmalar.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ SINAVA KATILACAK ADAYLARIN DOSYALARINDAKİ EKSİKLERİ NEDENİYLE KENDİLERİNE MUTLAKA TELEFONLA GERİ DÖNÜLMÜŞTÜR. TELEFONLA ARANMAMIŞ ADAYLARIN DOSYALARINDA EKSİKLİK YOKTUR. SINAVLARA KATILDIĞINIZI UMAR, BAŞARILAR DİLERİM. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 11.11.2009
Soru :
SORUM 2.EL İŞ MAKİNESİ SATIŞ İŞLEMLERİNDE UYGULANAN KDV ORANI HAKKINDA OLACAK.ŞİRKETİN AKTİFİNDE KAYITLI PALETLİ ESKAVATÖR SATIŞ İŞLEMİNDE UYGULANACAK KDV ORANI HAKKINDA BİLGİ ALABİLİRMİYİM? ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM. SAYGILARIMLA

Cevap :
Sayın Şimşek, Bahsettiğiniz iş makinesinin teslimlerinde %8 KDV uygulanacaktır. Sözkonus makinelerin 2.elle ilgili ayrı bir oran uygulaması mevcut değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.11.2009
Soru :
merhabalar;vereceğiniz cevap için şimdiden tarafınıza teşekkür ederim. şirket ortağımızın koşuyolunda bulunan gayrimenkulüne (işyeri olarak kirada)kadıköy belediyesi mali hizmetler müdürlüğü tarafından harcamalara iştirak payına mahsus tahakkuk ihbarnamesi adı altında asfalt döktüklerinden dolayı tarh sebebi olarak 2464 sayılı Belediyeler kanunun 86-93.maddesini gösterip harcamalara iştirak payı olarak tarafımıza bir ücret tahakkuk ettirmişlerdir.2001 yılından beri bina ortağımıza aittir.Acaba biz bu istenen iştirak bedeline itiraz edebilirmiyiz dayanak ne olur . iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Karaahmetoğlu, Belediye Gelirleri Yasasına göre belediyelerin, yapmış oldukları harcamaları istirak payı olarak tahakkuk ettirmeleri yasa gereğidir. Yapılan tahakkuka diğer vergilerde olduğu gibi 30 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirsiniz. Vergi mahkemesinin vereceği karara taraflar uymak zorundadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.11.2009
Soru :
Meslek mensubu ile mükellef arasında yapılan sözleşmenin damga vergisi tahhakkuku çıkarılmış ve ödenmiştir. Bu sözleşme 1- Dönem sonunda uzatıldığında (ertesi yıl yeniden kullanıldığında). 2- fesh edildiğinde. Durum vergi dairesine bildirilecekmidir?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Mesleki sözleşmelerin vergi dairesine bildirilme zorunluluğu hiçbir şart ve koşulda yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.11.2009
Soru :
İyi çalışmalar 06.11.2009 tarihinde sormuş olduğum soumda (İşverenin işten ayırdığı personelin kullanmadığı senelik izinin (7gün)ihbar süresinin sonuna eklenmek istenmektedir. Ancak bu izin süresinin içine Kurban bayramı gelmektedir.İşçinin SSK çıkışı verilirken (bayram olmasa idi 30.11.2009 Çıkış günü olacaktı)04.12.2009 günü mü son gün olmalı. İşveren bu konuda İşçinin SSK sını ihbarsonunda yaparak izin süresinide ayriyetten ödemek istemektedir.Çıkışını ve ihbarını verdiğim işçiye ayrıyetten izin + Bayram iznini neden ödeyeyim diyor.)esas öğrenmek istediğimiz Bu izin süresinin içine Kurban bayramı gelmektedir.İşçinin SSK çıkışı verilirken (bayram olmasa idi 30.11.2009 Çıkış günü olacaktı)04.12.2009 günü mü son gün olmalı. İşveren bu konuda İşçinin SSK sını ihbarsonunda yaparak izin süresinide ayriyetten ödemek istemektedir.Çıkışını ve ihbarını verdiğim işçiye ayrıyetten izin + Bayram iznini neden ödeyeyim diyor. Konu hakında yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu (Önceki cevabımda da belirttiğim gibi) Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller Madde 55 - Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.). b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler. c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.). d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla). e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar. **************************************************** f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri. **************************************************** g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler. h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. ı) İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler. j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri. k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.11.2009
Soru :
Bağımlı çalışan meslek mensubu olarak defterini tutmakta olduğum şirkete 2006 yılında bir firmadan yaptığı alım nedeniyle (Kiralanan binaya gıda laboratuvarı kurulması işi) KDV iade talebimiz olmamasına rağmen, haklarında rapor olmamakla birlikte SMİYB kullandıklları tespiti nedeniyle KDV düzeltme beyannamesi vermemiz istenilmektedir. İlgili firmaya yapılan ödemeler banka yoluyla yapılmış olup satın alınan mal ve hizmet ispat edilebilir durumdadır. Düzeltilmesi istenilen KDV yüklü miktarda olduğundan; A)İzlememiz gereken en uygun yol nedir? B)KDV düzeltme beyannamesi verirsek 2006 - 2007 - 2008 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerini de düzeltmemiz gerekecekmidir? C)Ödemek zorunda kaldığımız KDV ve gecikme faizini ilgili firmadan talep edebilirmiyiz? Saygılar sunar, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Cevap :
Sayın Gümüş, Öncelikle mal ve hizmet satın almış olduğunuz kişiye yaptığınız ödemeler banka havalesi veya çekle yapılmış ise KDV 84 no.lu Genel Tebliğ çerçevesinde müteselsilen sorumluluğunuz sözkonusu değildir. Düzeltme talebinde bulunmanızı isteyen vergi dairesine açıklamalı bir dilekçe ile belgelerinizi ibraz edebilirsiniz. Şayet ödemelerinizi nakit olarak yapmış iseniz, 84 no.lu KDV Genel Tebliği uyarınca firmanızın müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durumda ilgili yıllar ve dönemler için KDV, Geçici Vergi ve yıllık Kurumlar Vergisi beyannamelerini düzeltmeniz gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.11.2009
Soru :
5763 sayılı iş kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapan kanunun 20. maddesi ile 4447 sayılı kanununun geçici 7. maddesine istinaden hazırlanan 2008-73 numaralı genelge ile, bazı personelin aylık prim ve hizmet bildirgesi 4447 sayılı kanuna göre verilmiştir. 2008-73 numaralı genelgede "sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile işsizlik sigortası fonundan karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır." ibaresi vardır. SORU: işveren son 3 aydır Aylık Prim ve Hizmet bildirgesinin tahahakkuklarının tamamını ödememiştir. Yine son 3 aydır 4447 sayılı kanunu kullanarak bildirge verilmiştir. Bu durumda 4447 'ye göre oluşan tahakkuklar değişecekmidir? SGK idaresi tarafından, hiç kanun kullanmadan oluşan bildirge gibi mi değerlendirilecektir. Yani bu indirimler idare tarafından gerimi alınacaktır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşveren tarafından ödenmesi gereken (İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmayan) tutarın yasal süresi içinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, gerek işveren tarafından ödenmesi gereken kısma, gerekse İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanması gereken kısma isabet eden gecikme cezası ve gecikme zammı işverenden tahsil edilecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.11.2009
Soru :
ustad, 04/11/2009 tarih 16,25 saat ve Nagehan Özkol adlı üyeye vermiş olduğunuz cevapla ilgili bir bilgilendirme yapmak istiyorum. muhasebesine baktığım bir kantin işletmesi okul aile birliğinden kiralamıştı.kira bedeli için kdv 2 ile stopaj yapıp beyan etmemiz gerekeceğini bize ifade ettiler. biz de vermiş olduğumuz kdv 2 beyannaemsini ihtirazi kayıtla verip 6 Nolu Vergi Mahkemesinde dava konusu yaptık. yaptığımız dava okul aile birliğinin milli eğitim temel kanunanuna göre çıkartılan yönetmelikle kurulan tüzel kişiliği olmayan okul ihtiyacını ve veli öğretmen arasında iş birliğini sağlayan birlik olduğundan bu gibi yerleri kendileri değil de 3. kişilere kiraya vermeleri durumunda kamu müeesesi kazanmaları söz konusu olmayacağından okul aile birliğinin kantin kiralama işlemi kdv'ye tabi tutulamayacağından ihtirazi kayıtla vermiş olduğumuz kdv2 tahakukuklarında hukuki isabet bulunmadığına karar verdiğinden bizde kdv2 beyannamesi vermiyoruz.

Cevap :
Sayın Yalçınkaya, Vergi mahkemesi kararları sadece dava açanları bağlar. Bizim verdiğimiz yanıt, konuyla ilgili hukuki yorumdur. Tercih mükellefindir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
İyi çalışmalar İşverenin işten ayrdığı personelin kullanmadığı senelik izinin (7gün)ihbar süresinin sonuna eklenmek istenmektedir. Ancak bu izin süresinin içine Kurban bayramı gelmektedir.İşçinin SSK çıkışı verilirken (bayram olmasa idi 30.11.2009 Çıkış günü olacaktı)04.12.2009 günü mü son gün olmalı. İşveren bu konuda İşçinin SSK sını ihbarsonunda yaparak izin süresinide ayriyetten ödemek istemektedir.Çıkışını ve ihbarını verdiğim işçiye ayrıyetten izin + Bayram iznini neden ödeyeyim diyor. Konu hakında yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşten çıkarılan işçinin ihbar öneline ait tazminatı peşin ödenerek işveren derhal fesih hakkını kullanabilir. 4857 sayılı Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir.denilmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
mrb.30-09-2009 tarihinde işini terk eden mükellefin eylül ayına ait ba bs formunu 4-11-2009 tarihinde verdik kanuni süresini 4 gün geçti yani bununla ilgili yasal haklarımız varmı

Cevap :
Sayın Hurma, Ağustos 2009 vergilendirme dönemi itibariyle kesilecek özel usulsüzlük cezaları bilanço usulüne tabi mükellefler için 1.000 TL'ye düşmüştür. Zamanında gönderilip 10 gün içinde düzeltme verseydiniz herhangi bir ceza sözkonusu olmayacaktı. Siz elektronik ortamda gönderilmesi gereken bildirimi zamanında (hiç vermemiş olduğunuzdan)vermediğinizden müşterinize VUK Mük.355.maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Müşteriniz dilerse bu cezanın 1/3 ünü VUK 376.maddesine göre indirimli öder, dilerse dava konusu yapar. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
DAHA ÖNCE VERMİŞ OLDUĞUNUZ CEVAP TEŞEKKÜR EDERİM DAHA ÖNCEDE VERMİŞ OLDUĞUM AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE EMEKLİLİK ŞARTLARINI TAŞIYIP TAŞIMADIĞI TAŞIMIYOR İSE NE KADAR PRİM ÖDEMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ ? TEŞEKKÜRLER İYİ ÇALIŞMALAR 01.01.1965 doğumlu bayan 03.08.1988 tarihinde başlayan 15.11.1994 tarihine kadar mecburi 1996 ile 30.09.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı 3.550 gün ssk 04.10.2000-05.10.2007 tarihleri arasında mecburi 01.10.2008 de başlayıp halen devam eden bağkur üzerinden isteğe bağlı sigortalılığı olan kişi hangi şartlarla hangi kurumun üzerinden emekli olması gerekir iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Vermiş olduğunuz bilgilere dayanarak yapmış olduğum hesaplama neticesinde Yıl ve yaş olarak emeklilik hakkı sürecini doldurmuş bulunmaktasınız. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
iyi günler, sendikalara sponsor olunabilir mi? şöyle ki; Türkiyede en çok üyesi olan bir sendika üyelerinin anlaşma gereği sigorta poliçelerini düzenliyoruz. Sendikada bizden seminer, reklam, vb giderlerine katılım istiyor. Vergisel boyutu hakkında bilgi verebilirmisiniz. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Uygun, Sponsorluk Türk Vergi Sisteminde sadece Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesindeki spor klüplerine yapılır. Ancak bahsetmiş olduğunuz sendikaya yapılan harcamaların reklam ve tanıtım gideri kapsamında olduğunu varsayarak giderleştirebileceğinizi düşünüyoruz. İşlemlerinize esas teşkil etmek üzere konuya ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
Merhabalar, Tesmerin sitesinde yeterlilik sınavı ile ilgili aşağıdaki yazı yayınlanmıştır. Bu yazıya göre daha önceki uygulamada bütün sınavlara girme zorunluluğu kalkıyor, Buna göre: a-) Hangi derslerden sınava katılıp katılmayacağımızı sınav başvuru formlarındamı seçeceğiz? b-)İlk defa sınava girenler için sınav ücreti olarak sadece katılacağımız. sınavların ücretinimi ödeyeceğiz. -Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik sınavlarında; ilk defa sınava katılacaklardan sınav konularının bir kısmına katılıp, bir kısmına katılmayanların; bütün derslerden sınav süresi başlatılarak, katılmadığı dersler için sınav hakları saklı kalacaktır.- Teşekkürler, İyi Çalışmalar.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ YAZINIZDA DA BELİRTTİĞİNİZ GİBİ TESMER'İN AÇIKLAMALARI DOĞRULTUSUNDA BİLGİ VERİLMEKTEDİR. SÖZ KONUSU AÇIKLAMALARDA DURUM ZATEN AÇIKTIR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
Merhaba; Öncelikle cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum.Bir mükellefimin 2008/4 döneme ait alışlarında "haklarında rapor bulunmamakla birlikte SMYİB kullandığı konusunda tespit bulunan mükellef"bulunduğu tespit edilmiştir.Bununla ilgili tarafımızdan düzeltme isteniyor.Ancak alışlarımız gerçek ve ödemeleri de banka yoluyla yapılmış.Düzeltme vermek yerine bunları ibraz etsek ne tür bir cezai sorumlulukla karşılaşırız?Ya da başka nasıl bir yol izlenebilir?

Cevap :
Sayın Batu, Sizin de bahsettiğiniz gibi ödemelerinizi banka havalesi veya çekle yapmış iseniz yapılan ödemeleri tevsik etmeniz (ispatlamanız) halinde herhangi bir düzeltme yapmanıza gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.11.2009
Soru :
Apt.Kapıcısının bu ayki e-bildirge,Tahakkuk fişi isteminde Dosya Nosu istenmektedir,Böyle bir numaramız bulunmamaktadır.Bu durumda ne yapmalıyım,istenen belgeler konusunda yardımsı olursanız sevinirim.Syg.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 31.07.2009 tarihinden önce açılan işyerleri için işe giriş bildirgesi Bölge Çalışma Müdürlüğüne verilip dosya numarası alınacaktır. İPC ÇSGB Bölge Müdürlüğünde işyeri tescili yapılmamış ve 17.06.2003 tarihinden sonra kurulmuş tüzel kişiliklere idari para cezası verilmeyerek dosya tescili yapılmakta, gerçek kişilere ise bildirim tarihindeki işçi sayısı üzerinden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 3'üncü maddesine muhalefetten aynı kanunun 98'inci maddesi uyarınca, her yıl VUK'nun 298'inci maddesince belirlenen "Yeniden Değerleme Oranı"nda artmış olan idari para cezası (İPC) uygulanarak dosya tescili yapılmaktadır. 01Ağustos 2009 tarihinden sonra SGK'ya verilen ya da bildirilen işyeri bildirgesi, sigortalı işe giriş bildirgesi ve sigortalı işten ayrılış bildirgesi yeterli olacak ve Bölge Çalışma Müdürlüğü ile İş Kur Müdürlüğüne bildirilmiş sayılacaktır. 01.Ağustos.2009 tarihinden sonra kurulmuş işyerlerine iki hafta içinde posta ile Çalışma Bakanlığı dosya numarası gelmektedir. Ancak Bölge Müdürlüklerince elektronik olarak alınan işyeri bildirgeleri tescil edildikten sonra çıktı alınarak işverenlere bildirim alındı gönderilmeyecektir. İşverenler www.csgb.gov.tr adresinde ilan edilen “bölge müdürlüğü dosya numarası takip sistemi” üzerinden bölge müdürlüğü dosya numaralarını öğreneceklerdir. SGK'ya yapılan bildirimlerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İş-Kur'a da bildirilmiş sayılabilmesi için, Bölge Çalışma Müdürlüğü işyeri numaralarının tescil edilmesi ve bu numaranın E-Bildirge sistemine kaydedilmesi gerekmektedir Aynı işverene bağlı her bir işyerinin ayrı ayrı tescil edilmesi gerekmektedir. Örneğin, bir merkez işyeri ve iki de şubesi bulunan işverenlerin işçi çalıştırdıkları işyerlerini ayrı ayrı bildirmeleri gerekmektedir. SGK E-BİLDİRGE UYGULAMASI: SGK İŞVEREN KISMINA GİRİNİZ E-BİLDİRGE TIKLAYINIZ KULLANICI ADI GİRİNİZ SİSTEM ŞİFRESİ GİRİNİZ İŞYERİ ŞİFRESİ GİRİNİZ KULLANICI İŞLEMLER TIKLAYINIZ ÇALIŞMA BAKANLIĞI DOSYA NUMARASI GİRİNİZ EKRANDA BULUNAN ÜÇ KUTUYA BAKANLIĞIN VERDİĞİ NUMARAYI YAZINIZ İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.11.2009
Soru :
Sayın Üstad, Mükellef ile Meslek Mensubu arasında yapılan sözleşmenin damga vergisi kimin adına tahakkuk ettirilecektir? Vergi dairesi bunu bize soruyor. Kime isterseniz tahakkuk çıkarırız diyorlar. Hangisi mevzuata en uygundur?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Damga vergisinde vergiyi doğuran olay kağıt aslı ve suretlerine göre belirlenir. Sözleşme kaç örnek düzenlenmiş ve kimlerde ise beyan da ona göre yapılır. Bu durumda Sözleşme 1 asıl olarak tanzim ediliyor ve kim muhafaza ediyorsa damga vergisi mükellefi odur. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.11.2009
Soru :
iyi günler, bir mükellefime 2005 yılı içinde bir firmadan yaptığı alışların firma sehte belge düzenleyenler arasında yer aldığı için çıkartılmasını ve KDV Beyannamelerinin düzeltilmesini istedi benim sorum 1-bu firmam ilgili faturalar için henüz düzeltme istendi inceleme yada defterler istenmedi (yazıda düzeltme yapmazsanız hakkınızda vergi incelemesi yapılabilir diyor) varlık barışından yararlanırsa bu konuda faydası olurmu 2-varlık barışının faydası olmazsa yapılacak düzeltme sadece kdv ile mi ilgili yoksa kurumlarında düzeltilmesi gerekirmi

Cevap :
Sayın Elveren, Mükellefin almış olduğu belgenin ödemesi banka aracılığı ile veya çek ile yapılmışsa düzeltme yapmaksızın yapılacak incelemede kendisini savunur. Varlık Barışı incelemede bulunacak matrahların izahında kullanılacak bir yöntemdir. İncelemede oluşacak matrahın hem KDV hem de Kurumlar Vergisi veya Gelir Vergisi incelemelerinde dikkate alınır. Ancak, Varlık Barışından yararlanan mükellefler hakkında VUK 359.maddeye göre hürriyeti bağlayıcı ceza konusunda bir açıklık sözkonusu değildir. Mükellef tercihini düzeltme yönünde de kullanabilir. Yapılacak düzeltmede faturaların çıkartılması sözkonusu olduğundan hem KDV, hem Kurumlar Vergisi (kurum kazancını, kar-zararı etkileyeceğinden) hem de Ba formlarının düzeltilmesi gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.10.2009
Soru :
SGK SSK PRİM TEŞVİKİ YARARLANMA KOŞULLARI VE SÜRESİ HAKAINDA

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4447 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinde öngörülen isveren hissesi sigorta primi tesviki G E N E L G E 2009 - 113 1- Genel Açıklamalar Bilindiği üzere, 18/8/2009 tarihli ve 27323 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5921 sayılı Đssizlik Sigortası Kanunu Đle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesi ile, 4447 sayılı Đssizlik Sigortası Kanununa geçici 9 uncu madde eklenmistir. 18/8/2009 tarihi itibariyle yürürlüğe girmis olan sözkonusu geçici maddede; “2009 yılının Nisan ayına ait prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalı sayısına ilave olarak, 31/12/2009 tarihine kadar, ise alınma tarihinden önceki üç aylık dönem içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dısındaki kisilerden olmak kaydıyla ise alınan ve fiilen çalıstırılanlar için; 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin isveren hisselerine ait tutarı, altı ay boyunca Đssizlik Sigortası Fonundan karsılanır. Bu madde kapsamında ise almaya iliskin 31/12/2009 tarihini 30/6/2010 tarihine kadar, primlerin Fondan karsılanma süresini ise altı aya kadar daha uzatmaya, Bakanlar Kurulu yetkilidir. Đsveren hissesine ait primlerin Đssizlik Sigortası Fonundan karsılanabilmesi için isverenlerin çalıstırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Đssizlik Sigortası Fonundan karsılanmayan isveren hissesine ait tutarın ödenmis olması sarttır. Bu maddeye göre isveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Đssizlik Sigortası Fonundan Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, isverenden tahsil edilir. Bu maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla bu maddede düzenlenen tesvik, 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunanlarla aynı sartlarda olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu madde hükümleri; a) 1/10/2003 tarihinden sonra özellestirme kapsamında devir alınan isyerleri hariç olmak üzere, mevcut ve faaliyette bulunan isyerlerinin devredilmesi, birlesmesi, bölünmesi veya nevi değistirmesi gibi hallerde yeni ise baslama olarak değerlendirilmez. b) Mevcut bir isyerinin kapatılarak; değisik bir ad veya unvan ya da bir is birimi olarak aynı faaliyette açılması veya çalısan sigortalıların bütün olarak devredilmesi halinde, bu isyerleri hakkında uygulanmaz. c) Yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak sekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık iliskisi bulunan sirketler arasında istihdamın kaydırılması, sahıs isletmelerinde isletme sahipliğinin değistirilmesi gibi ek bir kapasite ve istihdam artısına neden olmayan, sadece tesviklerden yararlanmak amacıyla yapılan islemler hakkında uygulanmaz. ç)5510 sayılı Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimler sonucunda çalıstırdığı kisileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen isyerleri hakkında tespit yapıldığı aydan baslanmak suretiyle uygulanmaz. d) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu Đhale Kanunu ve bu Kanundan istisna olan alımlar ile uluslararası anlasma hükümlerine istinaden yapılan hizmet alımları ve yapım islerini yürüten isyerleri hakkında uygulanmaz. e) 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değisiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluslara ait isyerlerinde çalısmaya baslayanlar hakkında uygulanmaz. f) 5510 sayılı Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalısanlar ile yurt dısında çalısan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Đssizlik Sigortası Fonundan karsılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan isverenler; aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, isverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. Bu maddenin uygulanmasına iliskin usul ve esaslar Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenir.” hükümleri yer almaktadır. Anılan geçici maddede yer alan hükümler çerçevesinde uygulamanın usul ve esasları ile Sosyal Güvenlik Đl Müdürlüklerimizce/Sosyal Güvenlik Merkezlerimizce yürütülecek islemler asağıda açıklanmıstır. 2- 4447 Sayılı Kanunun Geçici 9 uncu Maddesinde Öngörülen Tesvikten Yararlanma Sartları 4447 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi isveren hissesi tesvikinden yararlanı


 

Tarih : 30.10.2009
Soru :
Sn. Uzman banka Kredisi ile alınmış olan dairenin gayri menkul sermaye iradına ilişkin Gelir vergisi beyannamesini düzenlerken ilgili dönem için tahakkuk eden kredi faizi gider olarak dikkate alınabilirmi.

Cevap :
Sayın Karabacak, GVK 74.maddesine göre GMSİ elde edenler giderlerini, gerçek usulü tercih etmeleri halinde aynı maddenin 4.fıkrasına göre borçlanma faizlerine ilişkin faizi gider olarak dikkate alırlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.10.2009
Soru :
merhaba elektronik ortamdam geç bayanname verilmesinden dolayı mükellefimize usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir.yaklaşık 33 tane istanbul vergi mahkemsine dava açtık.davalar sonuçlandı hepsine yasaya aykırı değildir kararı verildi.60 tl usulsuzlük 1600 tl özel usulsüzlük cezası var dava başına.toplamda 57.000 tl tutuyor yaklaşık.biz bunlara bölge idare mahkemesine itiraz etmeye hazırlanıyoruz bize bu konuda bir savunma dilekçesi örneği ve ne yapacağımız hakkında bilgi verilseniz seviniriz. ii çalışmalar

Cevap :
Sayın Ütebay, Bölge İdare Mahkemesine itiraz dilekçesi örneği web sayfamızda mevzuat-vergi hukuku dilekçe örnekleri içerisinde bulunmaktadır. Vergi mahkemesinin kararına varsa hukuki gerekçelerinizi ekleyerek itiraz edebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.10.2009
Soru :
Şirketteki İşyeri ortaklarından birisi SSK da devam ederken 1998 yılında şirket kurucu ortağı olarak şimdiki şirketi kurmuşlar. Ortakken SSK dan emekli olmuş. Tekrar aynı şirkette çalıştığı için Sosyal Güvenlik Destekleme Primine tabi olarak emekli olduktan hemen sonra kendi şirketine giriş yaparak devam etmiş. 2008 yılında Bağkur.a başvurarak şirketten Huzur hakkı aldığını ve kurucu ortak olduğunu ayrıca emekli olduğunu dilekçe ile beyan etmiş.Bağkur geriye dönük bir ceza keserek her ay 12 basamağın %10 u kadar aylık SGDP Vakıflar bankasına yatırtıyor. Fakat emekli maaşından da ayrıca 115 TL ye yakın SGDP adı altında kesinti yapılıyor. Hem Unkapanındaki SGK başvurdu hem Şişli Bağkur.a başvurdu. İki kurumda diğer kuruma git diyor. Fakat iki kurumdada muhatap bulamıyoruz. Bu uygulama doğrumu? Ve ne yapmam gerekiyor. Selamlar Kolay Gelsin

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Şirket ortağı olan emeklinin çalışması halinde sgdp primi maaşından kesilir. Yapılması gerekenler; işçi sıfatıyla yapmış olduğunuz sgdp ödemelerinin kurumdan iadesini isteyip 4/b kapsamında çalışan olduğunuz için Bağkur 12. gelir basamağının %10 nunu ödemeye devam edin (geçmiş dönemler için) Bu ödemenin başlangıç ve bitimini gösterir bir ödeme planını kurumdan isteyiniz. Halen çalışmaya devam ediyorsanız Maaşınızdan yapılan sgdp kesintisi de doğrudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.10.2009
Soru :
Sayın Üstadım, İşe girişi yapıldığı halde işe gelmeyen işçilerin işten ayrılış bildirgesi kodu ve eksik gün kodu ne olmalıdır.. Bu işçi işe gelmediğinden ücret hak etmemekdedir. Bu nedenle bildirgede gün 0 olacaktır. Bu konudaki görüşünü nedir ?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubuü İşten çıkış nedeniyle sözleşmenin feshi eksik gün nedeni olarak belirtilmelidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.10.2009
Soru :
1- Mali Müşavirliğini yürüttüğüm bir firma ya yurtdışından şahışlara gelen paralar hakkında yapılan vergi denetiminde Denetmenin hazırlamış olduğu rapor (VUK 359 A 1 maddesine soktu)tarhiyat öncesi uzlaşma kapsap dışıdır yazmış ve bize tarhiyat öncesi uzlaşma istiyorumusunuz diye de sormadı zaten. Şimdi V.U.K na göre 359 maddeni a fıkrasının bendine göre tarhiyatı yapılan vergilere ve cezalara tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma varmıdır? (08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı Temel Ceza kanunlarına uyum amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılamsına dair Kanuna göre var) 2 - Şirket müdürüne Ceza davası açılacakmı bu rapora göre? Cevap için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Keskin, 213 Sayılı VUK 359.maddesinin a-b-c bendlerine göre tarhiyat yapılması halinde tarhiyat öncesi uzlaşma ve tarhiyat sonrası uzlaşma talep etme hakkı yoktur. Sözkonusu yapılan tarhiyatlar vergiye yönelik olup ayrıca 359.maddeye göre işlenen suçlar için suçu işleyenler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Şirketlerde kanuni temsilci olan kişi hakkında bu dava açılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.10.2009
Soru :
merhabalar; Soru 1. Yurtdışındaki müşteri yalnızca kumaş gönderiyor.Geçici kabul ile çekilen bu kumaşlar,Y.içinde mamul haline dönüştürülüp (pantolon,gömlek...)Y.dışındaki aynı müşteriye ihracatı yapılıyor. Bu ihracat mal ihracatımı, hizmet ihracatı mı sayılır?(KDV iadesi açısından değerlendirilmesi Ve kdv oranı) Soru 2. 2006 yılında hakkında rapor bulunmamakla beraber SMİYB düzenlediği konusunda tespit bulunan bir satıcıdan, 2004-2005 yıllarında alımda bulunan mükellefler nasıl etkilenir mi? (3065) Teşekkürler, iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Şanlı, Yapmış olduğunuz işlem bir mal teslimidir.Hizmet ihracaatı değildir.KDV 11. maddeye göre ihracaat teslimlerinde KDV hesaplanmaz.SMİYB kullanıldığı tespit yapılan mükellefler hakkında vergi incelemesi kesinlik ile yapılır.Bu mükelleflerden alınan belgelere göre KDV iadesi veya mahsubu yapılmış ise cezalı geri alınır. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.10.2009
Soru :
Sorum Yaşlılık Toptan Ödemesi ile ilgili. Bilindiği üzere, emeklilik için gerekli yaş şartını doldurduğu halde, malüllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigotalıya toptan ödeme yapılır.Diğer taraftan 08.09.1981 tarihinden önce işe başlamış kadınlar 3600 gün sayısını tamamlamak şartı ile, eskiden olduğu gibi 50 yaşında emekli olacaklardır.Yani,08.09.1981 öncesi sigorta olan kadınlar için emeklilik şartlarında hiçbir değişiklik yoktur. Durum böyle olunca,ssk giriş tarihi 1978 olan ve 50 yaşını tamamlamış olan ancak 3600 gün sayısını bulamayan kadın 58 yaşını beklemeden Yaşlılık Toptan Ödemesini alabilir mi? Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çeşitli nedenlerden dolayı SSK veya Bağ-Kur’a ödediği primleri iade almak istenebilmektedir. SSK ve Bağ-Kur sigortalıları ile 5510 Sayılı Kanun’a göre ilk defa 4/(c) (memur) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya primleri iade edilmektedir. Örneğin 63 yaşına gelmiş ama bu tarihe kadar 1240 gün prim ödenmiş olan bir sigortalı, talepte bulunması halinde primlerini toptan ödeme yoluyla iade alabilecektir. Primler güncellenerek iade edilecektir; 4/(a) (eski SSK’lılar) ve 4/(c) (memurlar) sigortalıları kendi adına bildirilen, 4/(b) bendi kapsamında ise ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilecektir. Daha önceki SSK uygulamasında güncellenmemiş prim tutarının ödenmesi mağduriyetlere yol açmaktaydı, bu düzenleme ile en azından sigorta primini toptan ödeme yoluyla iade alanlara güncellenmiş primleri iade edilmiş olacaktır İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.10.2009
Soru :
Merhaba, Smmm yeterlilik sınavı ile ilgili bir sorum olacak. 'en çok iki yıl içinde başarısız olunan her dersten dört sınav hakkı var'buradaki dört sınav hakkını tam anlayamadım. Örneğin,ilk sınava girdim sınav sürem başladı ama her derse girmedim,girmediğim derslerden başarısız olduğum anlamına mı geliyor,yani bahsedilen dört hak o dersin sınavına katılmasamda yanıyor mu?

Cevap :
SAYIN BİNNUR GÖVEM, Yeni GENELGE ile bu durum ortadan kalmıştır. Artık ilk defa sınava katılacak adaylar, tüm derslere aynı anda katılmak zorunda değillerdir. Buna göre, katıldığınız derslerden sınav haklarınız başlatılacaktır. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 27.10.2009
Soru :
İyi çalışamlar,01/10/2008 tarihinden itibaren evinde engelli çocuğu olan anne erken emeklilik hakkı kazandı.Bu haktan yararlanabilmek için fiilen çalışmak şartı mı,isteğe bağlı sigorta primi ödeyen annelerin bu avantajdan faydalanma imkanı varmıdır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Konu : Malul Çocuğu Olan Kadın Sigortalılar. GENELGE 2009/ 73 1. GENEL AÇIKLAMALAR 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28 inci maddesine 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile eklenen fıkra ile “Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir” hükmü getirilmiştir. Bu hüküm uyarınca, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan kadın sigortalılar hakkında yapılacak işlemlerin usul ve esasları aşağıda açıklanmıştır. 2. KAPSAMDAKİ SİGORTALILAR 5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrası hükmünden; a) 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında çalışan kadın sigortalılar ile 2008 yılı Ekim ayı başından önce 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlara tabi çalışırken Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmalarını devam ettiren, b) 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunanlardan Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçici 4 üncü maddesi gereğince 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesinin (II) işaretli fıkrasının son paragrafı, ek 71, mülga ek 76 ve mülga geçici 192 inci maddeleri uyarınca sigortalı olan, c) 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren 5510 sayılı Kanuna tabi olarak isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler ile 2008 yılı Ekim ayı başından önce 506, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre isteğe bağlı sigortalı olup, 5510 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılıkları devam eden, kadın sigortalılar yararlanacaklardır. Bu kapsamdaki kadın sigortalıların emeklilik talebinde bulunmadan önce kayıt ve tescillerinin yapılması sağlanacak, ancak açıkta iken veya emeklilik/yaşlılık aylığı talebiyle birlikte bu haktan yararlandırılmasının istenilmesi halinde bunlar hakkında da aktif sigortalılar gibi işlem yapılacaktır. 2 3. 5510 SAYILI KANUNUN 4-1/ (a) ve (b) BENTLERİNE TABİ SİGORTALILARIN BAŞVURUSU VE RAPORLARIN DÜZENLENMESİ Çocuğunun, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malul olduğunun tespitini isteyen kadın sigortalılar en son çalışmalarının geçtiği sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine başvuracaklar, ilgili birimce çocukların sevk işlemleri 30/04/2009 tarih ve 2009/67 sayılı Genelge ile talimatlandırılan hususlar doğrultusunda yapılacaktır.Prim ödeme gün sayıları toplamına eklenecek ve emeklilik yaş hadlerinden indirilecek süre, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olma halinin başladığı tarih ile sona erdiği tarih arasında geçen veya bu süre içinde çocuğun yaşadığı süreye göre tespit edileceğinden, yaşlılık aylığı bağlanacağı tarihi beklemeden Kuruma başvuran kadın sigortalıların çocuklarının sevkleri de sağlık hizmeti sunucularına yapılacaktır. Kadın sigortalının başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğunun birden fazla olması halinde her çocuk için ayrı ayrı sevk yapılacaktır. Kadın sigortalının Kuruma başvurduğu tarihte aktif olarak çalışıp çalışmadığına bakılmayacak, ancak, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olarak tescil edildikleri halde adlarına malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmemiş olanların çocuklarının sevkleri yapılmayacaktır. 4. 5510 SAYILI KANUNUN 4-1/ (c) BENDİNE TABİ SİGORTALILARIN BAŞVURUSU VE RAPORLARIN DÜZENLENMESİ Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl çocuğu bulunan kadın sigortalılar 30/04/2009 tarih ve 2009/67 sayılı Genelgede belirtilen usul ve esaslara göre alınan sağlık kurulu raporu ile birlikte, - 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar, 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçi iken Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışması olup, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayan kadın sigortalılar, görev yaptıkları kamu idareleri aracılığı ile, - 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince 5434 sayılı Kanunun mülga 12 nci maddesinin (II) işaretli fıkrasının son paragrafı, ek 71, mülga ek 76 ve mülga geçici 192 nci maddeleri uyarınca sigortalı olanlar doğrudan, Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının Milli Müdaf


 

Tarih : 27.10.2009
Soru :
üstad merhaba.bir mükellefimizin alış yaptığı firma adresinde bulunamayan ile sarih adresi tespit edilemeyenler listesine girmiş.firmamız 2006 yılında alış yapmış ve o yıl ilişkisini kesmiş 2004-2008 yıllarındaki Ba formlarının tetkiki sonucu 2006 yılındaki hakkında olumsuz rapor yazılan mükelleflerden alışlarımız tespit edilmiş.30 gün içinde bizden düzeltme vermemizi yada kdv nin 4 katı teminat isteniyor.biz bu durumda ne yapmalıyız saygılarımla mehmet yılmaz

Cevap :
Sayın Yılmaz, Muhtemelen müşteriniz için KDV iade talebinde bulundunuz. Bu iade talebinin yerine getirilmesi için vergi dairesinin 4 kat teminat istemesinin KDV Genel Tebliğleri gereğidir. Bahsettiğiniz kişilerden alınan mal ve hizmetlerin idare tarafından kabul etmeme fikrine müşteriniz de katılıyorsa, KDV beyannamesini düzeltiniz. Aksi durumda yapılacak vergi incelemesinde haklı nedenleri izah ederek inceleme sonucunu beklemeniz gerekir. İade veya mahsubun hemen yapılması için 4 kat teminatı göstermeniz gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.10.2009
Soru :
Sayın Üstadım , Sorum, Yıllara sari inşaat tevkifatları ile ilgili , gerçi bu konuda soru cevap çok ama cevap verirseniz memnun olurum... Soru : yıllara sari inşaat devam ederken,hakedişlerden kesilen %3 kesintiler,takip eden dönem içinde ( inşaat geliri bildirilmeden ) verilen ve diğer faaliyetlerden doğan kurumlar vergisinden ve yine diğer faaliyetlerden doğan geçici vergiden indirilebilirmi,kalan vergi alacağı diğer vergi borçlarına mahsup edilebilirmi?... Saygılarımla , Hasbi DENİZHAN 0563 614 59 71

Cevap :
Sayın Denizhan, GVK 94/3, KVK 15(1)a madde hükümlerine göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerinde uğraşan kişi veya kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden %3 stopaj yapılır. GVK 121 ve KVK 34.maddesine göre yıllık beyannamede gösterilen kazançlardan GVK ve KVK'ya göre kesilmiş vergiler yıllık beyannamelerde hesaplanan vergiden mahsup edilir. Sizin örneğinizde mükellefin diğer işlerinden dolayı beyanname verme durumunda olanlar yıllara yaygın inşaatın bitişini beklemeksizin kesilen vergileri mahsup edebilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.10.2009
Soru :
Merhabalar, Bazen siteyi inceliyorum fakat kendini bilmez bazı meslektaşlarım SM leri SMM geçiş hakkında ileri geri konuş duruyorlar bu komuşmalar Sm meslek mensubu arkadaşlarımızı üzüyor özellikle beni neymiş biz once sene okuduk bu belgeyi aldık da siz hazıra konuyorsunuz gibi dengesiz konuşmalar yapılıyor. Bakın bu işler insanın kendi kendi kendini yetiştirmesine bağlıdır.Biz meslek mensuplarıda 20-25 sene bilfiil bu mesleğin içinde ilgili mevzuatları takip ederek kendi okulumuzu kendimiz okuyarak kendimiz yetiştirmişizdir. Öyle SMM ardaşlar varki Tekdüzen Hesap Planından,Bilançodan Gelir Tablosundan anladıkları yok öyle YMM meslek mesupları üstadlarımız varkı muhasebenin işleyişini ve denetimini bile çözememişler. lütfen bilip bilmeden meslek mensupları hakkında ileri geri konuşmasınlar kendine güvenen varsa girer imtihana hakkıyla verir sınavını o kişilerin okulda okuduklarının 10 katını bizler teorik ve bilimsel çalışmalarımız sonucu zaten almışsızdır. Ama yine saygı duyuyoruz böyle konuşmasınlar Her meslek iyilerde kötülerde vardır.

Cevap :
Sayın Ali FIRAT, Birtakım konularda farklı görüşler olabilir. Tabiyki mesleğimizi icra ederken bilgi ve tecrübenin önemi büyüktür. Mesleğimizi bu bilgi ve tecrübelerimizle icra ederiz. Sınavlarınızda başarılar dileriz. Saygılarımızla, EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 25.10.2009
Soru :
MERHABA, BİLİRKİŞİLİK MÜRACATLARI İLE İLGİLİ ŞART OLARAK MÜRACAT EDİLEN BÖLÜMLE İLGİLİ 3 YIL DENEYİM ARANMAKTA. BEN SMMM BELGESİNİ 2009 YILINDA ALMAYA HAK KAZANDIM. KRİTER OLARAK BU SÜRE SMMM BELGESİ ALINDIKTAN SORAKİ TARİHİ Mİ KAPSIYOR. YOKSA DAHA ÖNCEKİ ÇALIŞMA VE DENEYİMLERİM 3 YILIN HESABINDA ESAS ALINIYORMU? MÜRACAT ETME HAKKIM VARMIDIR? ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDER, ÇALIŞMALARINIZDA KOLAYLIKLAR DİLERİM.

Cevap :
Sayın Süzer, Bilirkişilik müracatınızda 3 yıllık deneyimlilik hesabı SMMM ruhsatı aldığınız tarihten itibaren başlar. Sizin sürenizin hesabını ruhsat tarihinden itibaren hesaplayınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.10.2009
Soru :
MERHABA, HAZİRAN 2009 DÖNEMİNDE SMMM ÜNVANINI ALMAYA HAK KAZANDIM VE ÜYELİK İŞLEMLERİNİ YAPTIRDIM. BÜRO AÇMADAN, PART TİME OLARAK FİRMALARA MALİ MÜŞAVİRLİK HİZMETİ VERMEM MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?(İLGİLİ BELGELERİN KONTROLÜ BEYANNAME GÖNDERME DANIŞMANLIK VS. ) BÜRO AÇMADAN VERGİ DAİRESİNDEN ŞİFRE ALMAK SURETİYLE BEYANNAME GÖNDERME HAKKIM OLUR MU? BANA BU KONUDA YOL GÖSTERİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİM. İYİ ÇALIŞMALAR.

Cevap :
Sayın Süzer, 3568 Sayılı Meslek Mevzuatımıza göre meslek mensuplarımız serbest olarak çalışmaya karar verirlerse, öncelikle vergi dairesine serbest meslek mükellefiyeti tesis ettirirler daha sonra Odamıza müracat ederek Çalışanlar Listesine kaydını yaptırmak suretiyle serbest çalışmaya başlarlar. Yukarıdaki işlemler dışında faaliyet göstermeniz halinde disiplin suçu işlersiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.10.2009
Soru :
yurtdışından mal ithal eden ve bu malı olduğu gibi serbest bölgeye ihraç eden mükellef gümrükde ödediği kdvyi iade alabilir mi? Alırsa yüklenilen kdv listesine gümrükde ödediği kdv tutarı mı yazılacaktır. İade talep etme hakkı ne zaman doğar?

Cevap :
Sayın Aykırı, KDV Kanunu 11.maddesine göre serbest bölgelere yapmış olduğunuz teslim KDV'den istisna edilmiştir. İstisna edilmiş olan işlemlerde aynı Kanunun 32.maddesine göre ihraç olunan mala ait yurtiçinde ödenen veya gümrük hattında ödenen KDV'ler iade hakkı doğuran işlem olarak kabul edilir, iade işleminin prosedürü için KDV Genel Tebliğlerinden yararlanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.10.2009
Soru :
sayın yetkili;sorum şu olacak.işletme defterine tabi bir mükellefin ödemediği kiralar muhtasar beyannamede gösterilirmi.yani kişi 9 ay kira ödememiş,aylık muhtasar düşünülürse 9 dönemde muhtasar beyannamede kira gösterilip üzerinden vergi tahakkuk ettirilirmi?ayrıca 9 ay ödenmemiş kira 10.ay geldiğinde yıllık olarak tamamı ödeniyor.o dönem için tamamı muhtasar beyannamedemi gösterilmelidir.teşekür ederim saygılar.

Cevap :
Sayın Öztürk, GVK 94.maddesine göre tapılacak tevkifatlar nakden veya hesaben ödemelerde sözkonusudur. İşletme defterine ödeme yapıldığı zaman gider kaydedilip muhtasar beyannamede de yine ödemenin yapıldığı ay gelir vergisi stopajı hesaplanıp beyan edilir. Sizin örneğinizde 10.ayda toplu olarak ödeme yapılmış dolayısıyla 10.ay muhatasar beyannamede kaç lira ödenedi ise hepsinin stopajı hesaplanıp beyan edilir. Takvim yılını aşan ödemelerde kira giderleri, dönemsellik ilkesine aykırı olduğundan gider kaydedilemez. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.10.2009
Soru :
5921 nolu indirim kanunundan faydalanan işçinin ücret tahakkuk muhasebe kaydı nasıl yapılmalı, ücret bordrosunda ilgili işçinin işveren payı indirimli olarak mı yeralacak?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşveren payındaki indirimi gösteren tahakkuk hakkında tavsiye niteliğinde olan muhasebe kaydı aşağıdaki gibidir: --------------------- 770 BRÜT ÜCRET GİDERİ **** 770 SGK İŞVEREN HİSSESİ **** (İndirimsiz) 360 ÖDENECEK GV **** 360 ÖDENECEK DV **** 361 ÖDENECEK SGK PRİMİ **** 335 ÖDENECEK ÜCRETLER **** -------------------- 361 ÖDENECEK SGK PRİMİ (İNDİRİM)**** 770 SGK İŞVEREN HİSSESİ (İNDİRİM) **** -------------------- 360 ÖDENECEK GV **** 360 ÖDENECEK DV **** 361 ÖDENECEK SGK PRİMİ **** 335 ÖDENECEK ÜCRETLER **** 102 BANKA **** ------------------- Ücret bordrosunda indirimli tutarın yeralması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.10.2009
Soru :
Sayın İlgili, Fransa'da yerleşik şirketin ürünlerini ithal edip satıyoruz. İthal ettiğimiz bu ürünleri Türkiye'de; satmak için çoğaltıp-üretiyoruz. Fransız şirketiyle anlaşma yaptık ve birim üzerinden lisans ücreti (know-how) ödeyeceğiz. Karşı taraf bize fatura düzenleyecek. Bedeli transfer edeceğiz. -Türkiye Fransa arasındaki çifte vergilendirmeyi önlema anlaşmasına göre Gayri Maddi Hak bedeli olarak tanımlanan bedel üzerinden stopaj ödeyecekmiyiz ve oran %10 mu ? -Stopaj matrahını hesaplarken fatura tarihi yada ödeme tarihi kurunu mu dikkate alacağız ? -KDV mathahına stopaj tutarı eklenemeli mi? KDV hesabında hangi tarih kurunu dikkate alacağız? Teşekkür eder, saygılar sunarım.

Cevap :
Sayın Kaya, Türkiye ile Fransa arasındaki çifte vergilendirmeyi önleyici anlaşmadaki stopaj oranlarını Gelir İdaresi Başkanlığı web sayfasında görebilirsiniz. Stopajlarda ödemenin yapıldığı tarihteki kurlar dikkate alınacaktır. Stopaj ödemesi transfer bedeli üzerinden yapılır.Yapılacak transfer bedeli aynı zamanda KDV matrahını teşkil eder. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.10.2009
Soru :
Sayın üstadım, eksik gün bildirimi belgeleri hakkındaki sıkıntılar malumunuz,bizimde başımız aynı konu ile uzdarip sgk na sehven 3 gün geç verilen bildirim hakkında yazı yazıldı,hem idari para cezası hemde personelin gerçekten izin kullandığı ve bunun kanıtı dilekçesi sgk na verilmesine rağmen bu günler hakkında ek bildirge istiyorlar, Bu konu hakkında şimdiye kadar bir çok şikayet okudum ve durumun gerçekte çok hakkız bir uygulama olduğuna tüm kalbimle inandım. Sorum 3 aşamada olacak, 1- Ek prim bildirgesi yerine asıl iptal ve yeni asıl verilerek yüksek miktarda alınan idari para cezasından kurtulunabilirmi. 2- Bu konu elimizde belgelerin tam olması ama sgkca sonradan düzenlenen belge kabul edilmesi dolayısıyla işvereni sahtekar yerine konulması sebebiple DAVA konusu yapılamazmı 3 - Bu konu bu kadar haksızlık içerirken sn.Başkan ve odamız bu konuda bir düzeltme yapılabilmesi için bakanlık bünyesinde bir çalışma yapamazmı. Selam ve saygılar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İdarî Para Cezalarına İtiraz İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idarî para cezası kesinleşir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idarî para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 5510/89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil edilecek. Mahkemeye başvurulması idarî para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idarî para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecek. İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tâbidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayacak. İdarî para cezaları hakkında, 5510 sayılı Kanun ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.10.2009
Soru :
sayın üstadım iyi günler yıllara yaygın inşaat yapıyoruz.taşaron firmaya vermiş olduğumuz avanslardan dolayı stopaj yapıp ödedik. yalnız işi yapan taşeron firma hakediş bedelini avans bedelinin üzerinde fatura kesti. (örneğin;biz avans olarak 1.000-tl ödedik o bize 2.000+kdv olarak fatura kesti). sorum şu: şimdi biz stopaj verirken aradaki farkın stopajını mı ödeyecez yoksa faturadaki hakediş bedelini mi esas alacaz? ( yani fark olan 1000 tl üzerinde mi stopaj ödeyecez yoksa fatura tutarı olan 2000 tl yi mi esas alacaz?) şimdiden teşekkür ederim iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Sözgün, Aynı soruyu 15.10.2009 tarihinde de sormuş ve aşağıdaki şekilde size yanıtı mail olarak gönderilmiştir. Mevzuat-Danışma Soru Cevaplar-Gelir Vergisi içinden de ulaşabilirsiniz. Fatura tutarından, avansa istinaden ödenen gelir vergisi stopajını hesapladığınız brüt tutar arasındaki farka stopaj uygulamanız gerekmektedir. Böylelikle bu döneme sarkan fatura tutarının tamamına stopaj uygulanmış olur. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.10.2009
Soru :
Sayın üstad Çalışanın ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanması ile ilgili cevabınız için teşekkür ederim. Gönderdiğiniz yazıda sadece şunu bulamadım: 'İş yeri kapanması nedeniyle' işçi çıkarılıyorsa ihbar ve kıdem tazminatı varmıdır?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin çıkarılması halinde ihbar ve kıdem tazminatı vardır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 19.10.2009
Soru :
iyi çalışmalar.01.07.1980 yllında ssk lı olup 01,09.2006 çıkış yapılan ve ssk gün toplamı: 1635 olan daha sonra 01,11,2006 isteğe bağlı olarak ödeme yapan ve halen ödemeya devam eden kişi 19,10,2009 tarihinde bağkura aktarılmış bulunmaktadır.(Kendi isteği dışında kurumca aktarılmıştır.) kişi 1976 yılında asker olup askerlik borçlanması olan 600.günü ödmemiştir.01,01,1956 doğulu olan kişi ne zaman emekli olmaya hak kazanabilir.saygılar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz mükerrer olup sistemde yanıtlanmış görülmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 19.10.2009
Soru :
iyi çalışmalar.01.07.1980 yllında ssk lı olup 01,09.2006 çıkış yapılan ve ssk gün toplamı: 1635 olan daha sonra 01,11,2006 isteğe bağlı olarak ödeme yapan ve halen ödemeya devam eden kişi 19,10,2009 tarihinde bağkura aktarılmış bulunmaktadır.(Kendi isteği dışında kurumca aktarılmıştır.) kişi 1976 yılında asker olup askerlik borçlanması olan 600.günü ödmemiştir.01,01,1956 doğulu olan kişi ne zaman emekli olmaya hak kazanabilir.saygılar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Vermiş olduğunuz özlük bilgileriyle beraber sgk.gov.tr den ne zaman emekli olailirim ikonunu tuşlayarak doğru bilgilere ulaşmanız mümkündür. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.10.2009
Soru :
Yanıtınız için çok teşekkür ederim. Bu arada mutabakat konusunda size katılıyorum. Üzüldüğüm husus da bu ne yazık ki. Çünkü ben elimden geldiğince titiz çalışarak firmalarla muhakkak mutabakat yapıyorum. Ancak söz konusu fatura için bunu yapma şansım zaten hiç olmadı. Çünkü topu topu bir fatura ve o da alış....(elime ulaşmayan) Şu durumda BA nedeni ile kesilecek cezada sizce sorumluluk kimde?

Cevap :
Sayın Özkan, Kesilecek vergi cezalarının muhatabı mükelleftir. Kendisine gereken izahı yaparsanız umarım daha titiz çalışacaktır. Kesilecek özel usulsüzlük cezasını müşteriniz, tebliğ tarihinden itibaren dilerse 30 gün içinde dava konusu yapar, dilerse 1/3 indirim hakkını kullanarak cezanın 2/3'ünü öder. (VUK 376). Mutabakatla ilgili yaptığım sadece hatırlatmaydı, carisi daha önceden olmayan bir müşteriden tabiki bilginiz olamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.10.2009
Soru :
ÜSTADIM İYİ GÜNLER.. YILLARA YAYGIN İNŞAAT İŞİYLE UĞRAŞAN BİR FİRMAMIZ TAŞERON FİRMAYA İŞ İÇİN ÖNCEDEN AVANS VERMİŞ VE BU AVANS İÇİN %3 STOPAJ ÖDEMİŞTİR.TAŞERON FİRMA DAHA SONRA İŞİ BİTİRMİŞ VE BİZE HAKEDİŞ FATURASI KESMİŞTİR. KESİLEN FATURA AVANS TUTARINDAN YÜKSEKTİR. SORUM ŞU: STOPAJ BEYANI VERİRKEN FATURA TUTARINI MI ESAS ALACAZ YOKSA AVANS İLE FATURA ARASINDAKİ TUTARIN MI STOPAJINI ÖDEYECEZ? ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDER, İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM.

Cevap :
Sayın Sözgün, Fatura tutarından, avansa istinaden ödenen gelir vergisi stopajını hesapladığınız brüt tutar arasındaki farka stopaj uygulamanız gerekmektedir. Böylelikle bu döneme sarkan fatura tutarının tamamına stopaj uygulanmış olur. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.10.2009
Soru :
Sayın ilgili, öncelikle cevaınız için çok teşekkür ederim. Servis bakım sözleşmelerinin örneğin yıllık toplamda 10.000TL anlaşılmış bir sözleşme belirli dönemlerde(3-4-6 aylık dönemler) taksitler halinde fatura ediliyorsa fatura düzenlenmeden önceki tahakkuk kaydını nasıl yapmalıyız? teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Sevilmiş, Hizmeti teslim ettiğinizde tahakkukunu yaparsınız ya da ileri dönemli fatura kestiğinizde. Ortada verilen bir hizmet veya fatura yoksa teslim gerçekleşmemiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.10.2009
Soru :
İyi günler Hastanede sigortalı çalışan bir hemşire haziran 1997 de işe girmiş 12 sene boyunca aynı işyerinde çalışmış 3800 gün sigortası var ve 35 yaşında. sigortadan 3600 günü doldurduğu için yaşı geldiğinde malulen emekli olabilir yazısı alıp.Bu yazıya istinaden işyerinden emeklilik nedeniyle çıkıp tazminat alma hakkı varmı.Yosa bu durum normal emeklilik şartlarını doldurup yaşını bekleyenler içinmi geçerli.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK dan malulen emekli olduğuna dair evrak alması halinde bağlı bulunduğu işyerinden tazminat alma hakkı doğmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.10.2009
Soru :
sayın ilgili, servis bakım sözleşmesi satan bir firmada çalışıyorum, servis bakım sözleşmeleri en uzun süre ile yıllık yapılıyor. bakım sözleşmelerinin faturalandırılması peşin yapılmakta olup önümüzdeki dönemlerdeki hizmetleri kapsamaktadır. aylık mahsup işlemleri ve faturalandırıldığı taktirdeki hakeketleri nasıl muhasebeleştirebiliriz? konu ile ilgili bilgi verirseniz sevinirim teşekkürlerimle

Cevap :
Sayın Sevilmiş, ............./................... 120(Borçlu) 380 (Alacaklı) 391 (Alacaklı) Faturanın muhasebe kaydı ............./..................... Gelirin ait olduğu dönemde ise; ................/..................... 380 (Borçlu) 600 (Alacaklı) ................/....................... olarak muhasebe kaydını yapabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken husus KDV beyannamesinde faturanın kesildiği tarihte KDV'nin tamamının beyan edilmesi ve 380 hesaptaki tutarın matraha yazılması gerektiğidir. Sonraki kayıtlar sadece gelirin ilgili dönemlere yazılması ile ilgilidir. Bu kayıtlarda 600 hesap KDV beyannamesinde dikkate alınmayacak, geçici vergi dönemlerinde gelir olarak dikkate alınacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.10.2009
Soru :
İYİ GÜNLER.BORDRO DA BRÜT MAAŞI 5.000 TL OLAN ÇALIŞANIMIZIN SSK MATRAHINI SEHVEN 7 .AYDA 4.329 TL ÜZERİNDEN TAHAKKUK EDİP ÖDEMİŞİZ SSK'YA EK VERMEMİZ GEREKİR Mİ ? SİGORTA YAKALARSA CEZA KESERMİ? CEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 01.07.2009 - 31.12.2009 Dönemi için Taban ücreti 693,00 TL Tavan ücreti 4.504,50 TL İlgili dönem için düzeltme vermeniz gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.10.2009
Soru :
İYİ GÜNLER.BORDRO DA BRÜT MAAŞI 5.000 TL OLAN ÇALIŞANIMIZIN SSK MATRAHINI SEHVEN 7 .AYDA 4.329 TL ÜZERİNDEN TAHAKKUK EDİP ÖDEMİŞİZ SSK'YA EK VERMEMİZ GEREKİR Mİ ? SİGORTA YAKALARSA CEZA KESERMİ? CEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 01.07.2009 - 31.12.2009 Dönemi için Taban ücreti 693,00 TL Tavan ücreti 4.504,50 TL İlgili dönem için düzeltme vermeniz gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.10.2009
Soru :
İyi çalışmalar. 1969 dogumlu, Avukat olan mükellefim 1993 yıllında sigortaya başlımış olup halen sigorta ödmesi devam etmektedir. ve toplamda 5480 işgünü bulunmaktadır.sorum Yeni yasaya göre emekliliğe ne zaman hak kazanabilir.Saygılar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Özlük bilgilerinizi kontrol ederek işe başlama gün ay yıl işten çıkış gün ay yıl doğum tarihi gün ay yıl İyi çalışmalar


 

Tarih : 09.10.2009
Soru :
Merhabalar, Şirketmizde ilkkez bu dönem sgdp ile bağlantılı bir personel çalıştırmaya başladık normal şartlarda ödenecek prim % 7.50 işçi payı % 22.50 işveren payı için tahakkuk yaptık ama beyannameyi verdiğimde kısa vadeli sigorta kolları primi % 1 çıktı bunun muhasebeleştirmesi nasıl olacak yani % 7,50 gibimi yoksa % 22,50 içindemi düşünüp muhasebeleştireceğiz ? kolay gelsin tşk

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında (SSK’lı) çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kısa vadeli sigorta kolları prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.10.2009
Soru :
İyi Çalışmalar dilerim. Sorum AŞ de tasfiye hakkında. Tasfiyeye giren AŞ de dışarıdan tasfiye memuru atanması sonrasında,Yönetim kurulu fesih mi olur denetcinin iş biter mi yoksa tasfiye bitene kadar gene Yönetim kurulu ve denetci görevlerine devam mı eder. Tasfiyeye kararının alındığı Genel kurulda daha evvel seçilmiş olan ve süresi bitmemiş olan Yönetim kurulu ve denetci için bir karar alınması gerekir mi ? İlginize şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Ongan, Tasfiyeye girmiş şirketlerin Yönetim Kurullarının görevleri devam eder.Süresi biten yönetim için tasfiye süresincede seçimi yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.10.2009
Soru :
Tesmer tarafından staj yapılan şirket adına kestirdiğimiz 2009/4 dönemi smmm yeterlilik kurs faturası için şirketin YMMM si bu fatura ücret olarak değerlendirilip brüt ücrete gidip muhtasar yani stopaj kesintisi yapmamı istedi. Bu durum hakkında bilgi rica ediyoruz.Tesmerden gelen fatura muhasebe işlemi nasıl olmalıdır?

Cevap :
Sayın Öz, YMM doğru söylemektedir.Yapılan ödeme ayni bir ücret ödemesidir.Bordroya eklenmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.10.2009
Soru :
Serbest muhasebecilik stajı yaparken 4.staj yılımda (B ve C sınavlarına giremeden) 2006 yılında kaza sonucu omurilik felçlisi oldum. 2006 yılındaki kazadan beri istirahatli durumdayım ve çalışamamaktayım. Sağlık Kurulu %80 engelli ve çalışamaz raporu verdi ama henüz 25 yaşımdayım, ellerimi kullanabilmekteyim ve bana uygun bir işyeri olduğunda çalışmayı da düşünüyorum. Ancak, 05.2009 tarihinde kalan staj sınav haklarımı kullanarak sınavlara girip Serbest Muhasebecilik ruhsatımı almak istediğime dair bir dilekçe yazdım fakat hala bir cevap gelmedi. Ne yapmam gerekiyor?

Cevap :
SAYIN İLGİLİ TARAFINIZA BİLGİ VERİLMİŞTİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 05.10.2009
Soru :
Serbest muhasebecilik stajı yaparken 4.staj yılımda (B ve C sınavlarına giremeden) 2006 yılında kaza sonucu omurilik felçlisi oldum. 2006 yılındaki kazadan beri istirahatli durumdayım ve çalışamamaktayım. Sağlık Kurulu %80 engelli ve çalışamaz raporu verdi ama henüz 25 yaşımdayım, ellerimi kullanabilmekteyim ve bana uygun bir işyeri olduğunda çalışmayı da düşünüyorum. Ancak, 05.2009 tarihinde kalan staj sınav haklarımı kullanarak sınavlara girip Serbest Muhasebecilik ruhsatımı almak istediğime dair bir dilekçe yazdım fakat hala bir cevap gelmedi. Ne yapmam gerekiyor?

Cevap :
SAYIN MURAT ÖZ DOSYANIZ, DİLEKÇE VE RAPORLARINIZ GÖRÜŞ ALMAK ÜZERE ANKARA TESMER'E GÖNDERİLMİŞTİR.HENÜZ DURUMUNUZ HAKKINDA BİLGİ GELMEMİŞTİR. ANCAK KASIM AYI İÇİNDE DURUMUNUZ HAKKINDA ANKARA TESMER İLE TEKRAR GÖRÜŞÜLECEKTİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 05.10.2009
Soru :
İyi çalışmalar. Şirketin faaliyeti devam ederken herhangi bir yerden almış olduğu faturanın vergi dairesince sakıncalı görülen kodlardan yer alması nedeniyle şirket ortaklarının hakkında ihtiyatı hacız kararı inceleme olmaksızın vergi dairesince alınabilir mi? (Vergi dairesine şirketin herhangi bir kesinleşmiş borcuda bulunmamaktadır.) cevabınız için teşekkürler

Cevap :
Sayın Doğanay, Vergi dairesi mükellefler hakkında 6183 sayılı kanunun 13-17. maddelerine göre ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk yapabilir. Yapılan uygulama hakkında mükellefler Vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.


 

Tarih : 04.10.2009
Soru :
Bir işyerinde sigortalı olarak çalışırken (işyeri haricinde) bir kaza sonucu omurilik felçlisi oldum ve Sağlık Kurulu %80 engel ve sürekli çalışamaz raporu verdi. İşe giriş tarihim : 12.2001, kaza geçirdiğim tarih : 10.2006, sigorta prim gün sayım : 1.743 gün. Bu sigortalılık şartları ile malulen emekli olduğum zaman aynı zamanda sigortalı olarak bir işte çalışmam engellenmiş oluyor. Bundan dolayı malulen emeklilik maaşı kesiliyor. Benim mesleğim muhasebecilik ve ellerimi kullanabildiğim için masabaşında çalışabilir durumdayım. Ben malulen emekli olduğumda kendime uygun bir işyerinde sigortalı olarak işe başlamak istediğimde malulen emeklilik maaşı kesilecek, olduki işyerinden ayrılmam gerekti; bu durumda kesilmiş olan malulen emeklilik maaşı tekrar bağlanır mı? Yoksa bu malulen emeklilik maaşı hakkından mahrum mu kalırım? Bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalışmaya başladığınız takdirde kesilecek olan malullük maaaşınız çalışmayı bıraktığınız zaman başvuru yapmanız halinde taraffınıza yeniden bağlanması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.10.2009
Soru :
iyi çalışmalar dileğimle.haziran ayında yayınlanan bazı malların KDV.sinin %18 den %8 düşürülmesi ile ilgili BKK.ile mobilya sektöründe de KDv %8 e inmişti.Bu indirim 30/09/2009 tarihinde son bulacaktı.Otomobillele ilgili karar yayınlandı ama mobilya ile ilgili bir yazı göremedim.Konu hakkında bilgi verirseniz memnun olurum.Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Kara, Mobilya ve benzeri ürünlere 30/09/2009 TARİHİNE KADAR uygulanacak İndirmli kdv hakkındaki 2009/15081 sayılı BK Kararı Resmi Gazetenin 16.06.2009 Tarih ve 27260 Mükerrer sayısında yayımlanmıştır. Danışma Birim


 

Tarih : 02.10.2009
Soru :
Merhaba danısma bırımı sormus oldugum soruya tam cevap alamadım özetle profesyonel futbolcular askerde futbol maçları için birliğinin dışına gitmesi durumunda sigortalılık durumu nedır yani askerlik hizmetinde profesyonel futolcuların durumu hakkında bilgilendirirseniz sevinirim. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Profesyonel Sporcuların Sigortalılığı Sporculuğu meslek edinerek bundan kazanç sağlayan profesyonel sporcular ile bunların bağlı bulundukları spor kulüpleri arasındaki hukuki ilişki hizmet akdi sayılacağından; spor kulüplerince çalıştırılan profesyonel sporcular, antrenörler, teknik direktör, menajer, masör ve diğer hizmetlilerin sigortalı sayılması gerekmektedir. Uygulamada, bir çok spor kulübünün, profesyonel futbolcuları sigortalı olarak göstermediği görülmektedir. Bilahare bu durumdaki sporcular İş Mahkemesine hizmet tespit davası açmakta ve ilgili resmi kurumlardan (Futbol Federasyonu vb.) aldıkları belgelerle çalışmalarını ispat etmektedir. Bunun sonucunda da ilgili spor kulüpleri yüksek tutarlarda idari para cezası, prim ve gecikme zammı ödemek zorunda kalmaktadırlar. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.10.2009
Soru :
Kolay Gelsin Almaanya^dan malüllük aylığı alan bir kişi Türkiyedende Bağkurlu olarak emeklilik hakkı kazanmıştır.Bağkurdan emekli maaşı ile birlikte Almanyadan malüllük aylığı almaya devam edebilirmi. Yoksa bu maaşlardan herhangi biri kesilirmi. Cevabınız için şimdiden teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Almanya Sosyal güvenlik anlaşmamız olan ülkedir. Dolayısıyla iki ülkeden de maaş alınması söz konusu değildir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 30.09.2009
Soru :
İhale İle Kamuya Himet İşi Yapmaktayız. İhlae Kararından sonra Sözleşme yapılmadan Sözleşme Bedelinin %04'ü kadar karar D.V. ve %,07,5'u kadar sözleşmeye ait D.V.'yi vergi idaresine yatırmaktayız. İhale makamları her hak ediş ödemesi yaptığında yapacağı ödeme bedelinden tekrar D.V. kesiyor. Sorum şu zaten sözleşme yapılmadan işin toplam turarı üzerinden damga vergisini işe başlamadan hesaplayıp maliyeye yatırılmasını sağlayan kurum tekrar hak edişlerde damga vergisi kesebilirmi? Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler..

Cevap :
Sayın Karataş, Hakediş ödemelerinden önce ödemiş olduğunuz Damga Vergileri sözleşmelere ait damga vergileridir. Almış olduğunuz hakedişlerdeki damga vergisi ise istihkaklardan kesilen damga vergisidir. Her iki olayı ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar o ilanıoda sitesinde inceledik. sorduğumuz soruyu iyi okumanızı rica ediyorum. benim öğrenmek istediğim bilirkişilik hakkında bir kurs, bilirkişiliğin kapsamı rapor nasıl yazılır başvuru yapabilmek için bilirkişilik için her hangi bir sertifika alınması lazım mı en azından bilirkilişik yapan bir meslek mensubunun telefonunu verseniz bile yeterli olacaktı. Lütfen biraz ilgi gösterin.

Cevap :
Sayın Muharrem İŞBİLEN, Sorunuza cevap verilmiştir. Saygılarımızla, iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 30.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar o ilanıoda sitesinde inceledik. sorduğumuz soruyu iyi okumanızı rica ediyorum. benim öğrenmek istediğim bilirkişilik hakkında bir kurs, bilirkişiliğin kapsamı rapor nasıl yazılır başvuru yapabilmek için bilirkişilik için her hangi bir sertifika alınması lazım mı en azından bilirkilişik yapan bir meslek mensubunun telefonunu verseniz bile yeterli olacaktı. Lütfen biraz ilgi gösterin.

Cevap :
Sayın Muharrem İŞBİLEN, Sorunuza cevap verilmiştir. Saygılarımızla, iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 30.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar o ilanıoda sitesinde inceledik. sorduğumuz soruyu iyi okumanızı rica ediyorum. benim öğrenmek istediğim bilirkişilik hakkında bir kurs, bilirkişiliğin kapsamı rapor nasıl yazılır başvuru yapabilmek için bilirkişilik için her hangi bir sertifika alınması lazım mı en azından bilirkilişik yapan bir meslek mensubunun telefonunu verseniz bile yeterli olacaktı. Lütfen biraz ilgi gösterin.

Cevap :
Sayın Muharrem İŞBİLEN, Daha önceki cevaplamamızda da belirttiğimiz gibi bilirkişilik başvuru yapabilmek için herhangi bir eğitim sertifikası şartı yoktur. Bilirkişilikle ilgili Odamız eğitim düzenlememektedir. Saygılarımızla, iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 29.09.2009
Soru :
İyi günler.Bir mükellefimiz Kağıthane'de bulunan işyerini İkitelli'ye taşıyor.İşyerinde çalışan personelden bir kısmı İkitelli adresine gitmek istemiyor ve bu nedenden dolayı işten çıkmak istiyor.Persenele kıdem tazminatı hakkı doğar mı?Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Aynı il sınırları içinde yapılan adres değişikliklerinde işten çıkmak isteyen işçiye kıdem tazminatı ödenmemektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.09.2009
Soru :
Sn. Danışman ; Avukatlık faaliyeti ile iştigal eden bir mükellef bağış olarak okul yaptırmak istiyor. Okul yaptırmak ve vergi den düşmek için gerekli prosedür nedir. Ayrıca okul yaptırdığımız zaman okul ile ilgili belgeler Avukatın tuttuğu serbest meslek defterine mi işlenecek , bu konu hakkında ayrıntılı bir bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Aras, Gelir Vergisi mükellefleri yıllık beyannamelerinden GVK 89.maddesinde belirtilen indirimleri vergi matrahlarından düşerler. GVK 89.maddesinin 5.fıkrasında okul bağışlarını da içeren detaylı düzenleme mevcuttur. Sözkonusu bağışa ilişkin serbest meslek kazanç defterinde herhangi bir kayıt yapılmaz. Bağışın yapıldığı yılda yıllık gelir vergisi beyannamesinde bağış tutarı indirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.09.2009
Soru :
Bilirkişiliğe başvurmak istiyorum fakat kendimi yeterli görmüyürum Bilirkişiliğe hak kazananlar ayrıca bir eğitime tabi tutuluyorlar mı ?

Cevap :
Sayın Ayşegül TEPELTEPE, Bilirkişilik başvuruları ile ilgili duyurumuz detaylı olarak web sayfamızda bulunmaktadır. Başvuru yapmak isteyen üyelerimiz, İstanbul Adli Yargı ilk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı Sultanahmet Adliyesinden başvurularını yapabilirler. Uzmanlık alanları belirtilmiştir. Kendinizi yeterli gördüğünüz konular var ise onları seçerek başvurunuz. Başvurusu kabul edilenler herhangibir eğitime tabi tutulmuyorlar. Saygılarımızla, iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 25.09.2009
Soru :
Tüm oda çalışanlarımıza iyi dileklerimi ileterek daha sonra bir sorunla karşılaşmak istemediğim bir konu hakkında görüşlerinize ihtiyacım var şimdiden teşekkür ederim.Şirketimiz bünyesinde 80 adet hatlı türk telekoma kayıtlı sabit telefon hattımız mevcut. biz bir müracaatla bu faturaları elektronik ortamdan istedik ve almaya başladık fatura amblemi (t.c. maliye bakanlığı elektronik fatura kayıt sistemi) biz bu pdf. formatlı faturaları döküm almadan CD ortamına alarak giderleştirebilirmiyiz. V.U.K ve k.d.v. açısından durumu nedir! (Çünkü döküm aldığımızda toplamda fatura detayı ile brlikte 100 sayfayı geçmekte buda kağıt israfına yol açmaktadır) NOT: bize faturalar mail yolu ile geliyor

Cevap :
Sayın Aktaş, KDV Kanununa göre fatura ve benzeri vesikalar üzerinde gösterilen KDV'lerinin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve benzeri vesikaların fiilen mevcut olması gerekir. Aynı zamanda VUK Kayıt nizamı hükümlerine göre muhasebeye yapılan kayıtların belgelendirilmesi amacıyla fatura ve benzeri vesikaların olması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.09.2009
Soru :
SM'den SMMM'ye geçiş ile ilgili düzenlenen yönergede ilokul mezunlarına bile serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatı verilmek istenmektedir. Verilmesi bir yana bir de veriliş şekli de düşündürücü ve açıkcası insanı kaygılandırmaktadır. Maliyet muhasebesi, finansal tablolar analizi ve denetim gibi ağır derslerin sınav dışında bırakılması bu soylediklerimin somut delilidir.Bu biz yeni mali müşavirler için çok büyük bir haksızlık biz gece gündüz ders çalıştık bu ruhsatı alabilmek çok büyük maddi ve manevi emek verdik ama sm ler smmm olabilmesi için çok basit bir sınav 3 dersden muaf tutularak smmm ruhsatı verilecek bu haksızlık değilmi bize ruhsatı çok zor sınavlardan geçirerek verdiniz sm lerede aynı sınavı yapmanız gerektiğini düşünüyorum yoksa smmm ünvanının anlamı kalmayacak bu insanlararın içinde üniversite mezunu olmayanlar var kalite düşecek bırakın sm olarak kalsınlar eğer illada smmm olmak istiyorlarsa bize uygulamış olduğunuz sınavın aynısınıda onlara uygulayın onlarda alsınlar ama bu şekilde yapılan bir sınav bize haksızlık oluyor siz üstadlarımızdan isteğim bu almış olduğunuz kararı lütfen gözden geçirmenizi rica edicem bizler mesleğimizde sizleri örnek alarak yetişiyoruz bizim mesleğe karşı sevgimiz bu şekilde azalmakta teşekkürle

Cevap :
Sayın Ali UZUN, SM'lerin SMMM'liğe geçiş sınavı ile ilgili düzenleme 2008 yılında yasa değişikliğiyle yapılmıştır. Birçok konuda TÜRMOB ve Odaların görüşü alınmadan yasada değişiklik yapılmıştır. Mailiniz ayrıca yöneticilerimize iletilecektir. Saygılarımızla , iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 24.09.2009
Soru :
yeni tescil olan şirketimiz için, şirket bünyesinde beyanname vermek için gerekli internet şifresini vergi dairesinden imza karşılığı aldım. Fakat şifreyi girdiğim zaman, hata kodu ve giriş hakkınız bulunmamaktadır uyarı mesajı geldi. şifreyi,23 Eylül' de aldığım içinde kdv beyanımı veremedim. Gib'in 444 lü telefonunu aradım ama onlarda buradan yapılabilecek birşey olmadığını vergi dairesine başvurmamı istediler. Fakat o saatte vergi dairesinin mesaisi bitmişti. ertesi gün ise vd. sorun bizden değil birşey yapamayız şeklinde cevap verdiler. Şu şekilde, beyannamemizi cezalı vermek zorundayız. Bu durumda ne yapabiliriz. İtiraz hakkımız varmıdır. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Ademoğlu, Öncelikle şirkete ait alınan şifrenin kullanılabilir olup olmadığını öğrenin. Şifrenizin açık olduğuna emin olduktan sonra beyannamenizi e-beyanname şeklinde 9 Ekim 2009 tarihine kadar gönderirseniz VUK Mük.355.maddeye göre 250 TL özel usulsüzlük cezası sistem tarafından kesilecektir. Bu ceza için de VUK 376.maddeye göre indirim seçerseniz 1/3 nispetinde indirim yapılacak olup cezanın 2/3'ünü (167 TL) 30 gün içinde ödemeniz gerekir. Diğer bir seçenek ise kesilecek usulsüzlük cezasına VUK 376.maddeye göre indirim talep etmeyip 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.09.2009
Soru :
KOLAY GELSİN; TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİNDE FAALİYET GÖSTEREN BİR AR-GE FİRMASININ YAPTIĞI HİZMET SATIŞLARI BİLİNDİĞİ ÜZERE 31.12.2013 TARİHİNE KADAR KDV'DEN MÜSTESNADIR. BEN KDV BEYANNAMESİ TANZİM EDERKEN AR-GE GELİRİMİZİ KISMİ İSTİSNA(diğerleri kod 250)OLARAK GÖSTERİP,BUNA KARŞILIKTA AR-GE İŞİ İLE ALAKALI GİDER VE ALIŞ VESİKALARINDA YER ALAN KDV LERİ İNDİRİM KONUSU YAPMADAN,GİDER VEYA MALİYET GİBİ DÜŞÜNEREK KAYITLARA ALIYORUM... YANİ BİR ANLAMDA GELİRİ DİĞER İSTİSNADA GÖSTERDİĞİM KDV BEYANNAMEMDE BAŞKA BİR İŞLEM OLMUYOR... UYGULAMAM HAKKINDA DEĞERLİ GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUM... TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Korkmaz, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesnadır. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde faaliyette bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, münhasıran bu bölgelerdeki ar-ge ve yazılım faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları kurumlar ve gelir vergisinden ve bölgelerde çalışan araştırmacı, yazılımcı ve ar-ge personeline ödenecek ücretleri gelir vergisinden ve bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu süre 31.12.2013 tarihinde sona erecektir. KDV Kanunun 30 uncu maddesinin “a” bendi hükümleri gereğince istisna olan teslimin ifası için yüklenilen KDV si maliyetlere ilave edilecektir. KDV Beyannamesinde yaptmış olduğunuz işlemlerin dışında başka birşey yapmanıza gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.09.2009
Soru :
merhaba üstad, soru: 4447 sayılı kanunun 7. maddesine istinaden, 31/12/2008 tarihinde bir mükellefimize ilave istihdamdan yararlanması için 1 işçi girişi yaptık. tabi hesaplama yaparken genelgeye göre sehven hatalı verildiği ancak; 18/09/2009 tarihinde sgk tarafından aranıyoruz. düzeltme vermemiz gerektiği söyleniyor. hal böyle iken: a)sgk ilgili yasada faydalmasında ki müracaatlarımızda inceleyerek onay verdi. onaylı dilekçemiz elimizde, b)sgk ilgili personel için diğer personlerden ayrı olarak %100 indirimli aktivasyonu açtılar. c)31/12/2008 girişli ve %100 indirimli olarak 2009/8 sgk tahakkuku da dahil olmak üzere toplam 9 aylık işlem yapılmıştır. d)sgk ayrıca konuyla ilgili bize yazı gönderceklerini söylediler. e)mükellefe iyilik olsun diye sehven yapmış olduğumuz hatayı dava konusu yapabilirmiyiz. yapabileceksek nasıl bir dava dilekçe örneği hazırlarız. bu konuda yardımcı olurmusunuz. f)Dava açacak isek; kanunla genelge farklılıklarını da dava konusuna ilave edebilirmiyiz. g)bu konu ile ilgili çözüm olmaz ise mükkellef haklı olarak bu ödemeyi bana yaptırabilir. buda yaklaşık 2,500 tl yi bulabilir ki beni felaket bir şekilde sarsar. değerli meslektaşım konuyla ilgili çözüm ve önerilerinizi ivedilikle bekler. çalışmalarınzdan başarılar dilerim. mehmet yılmaz

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4447 sayılı kanunun 7. maddesi uyarınca yapmış olduğunuz sehven hatalı bildirim açısından sorumluluk ; ... "İşverenler verdikleri bilgilerden sorumludur. Bildirime dayalı olarak yapılan fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte tahsil edilir." Dolayısıyla adli makamlara başvurabilirsiniz haklılığınız devletin kaybının tahsilini ortadan kaldırmayacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar odamızın 20956 numaralı üyesiyim. odamız sayfasında 23.09.2009 tarihinde yayınlanan bilgilendirme mesajına istinaden bilirkişilik için başvuruda bulunmak istiyorum. Başvuru için herhangi bir bilirkişilik sertifikası gerekiyormu. Ayrıca Bilişkiliş hakkında bir bilgim yok. ( bilirkişilik nedir, nasıl rapor yazılır, yasal sorumluluğu nedir.) Odamız bununla ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyormu acaba bilgilendirirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Muharrem İŞBİLEN, Bilirkişilik başvurusu için bilirkişilik eğitimi sertifikası istenmiyor. Sadece web sayfamızda belirtilen evraklar istenmektedir.Mahkemeler bazı davalar için bilirkişi atar. Bunlar ticari davalar, vergi uyuşmazlıkları ile ilgili davalar vs. olabilir. Bilirkişilik atamaları ve bilirkişiler ile ilgili düzenlemeler yasalarla yapılmıştır. Bilirkişiler derneğinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Saygılarımızla, iyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 23.09.2009
Soru :
İyigünler Acil. işverenimiz tarafından işten şubat ayında çıkartılan işçi 2 ay işsizlik maaşı aldı.mayıs ayında başka işyerinde işe girdi aynı ay işten çıktı.İşverenimiz Haziran ayında tekrar işe aldı.Ancak Şubat ayında işten çıkartırken Kıdem tazminatını vermedi. İşçi Kıdem tazminatını almak istiyor. Aksi taktirde şikayet edeceğini söylüyor. İşçimizin Kıdem tazminatı hakkı nezamana kadar geçerlidir. İşverenimiz 1 yıl boyunca ödeme yapmazsa faiz söz konusu olurmu.İşçi miz kanuni yollara başvursa bi hak kazanırmı.Teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Borçlar Kanunu md 125 zamanaşımı 10 yıldır ancak 4857 saylı İş Kanunu md 32. ücrette zaman aşımı 5 yıldır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.09.2009
Soru :
Sevgili üstad; Cevap için teşekkürler ama net cevap alamadığımı düşünrek iki şıkta tekrar sorumu yönelticem. 1- Raporlu personele ikramiye ödemesi yaptığımda o ay içinde aylık hizmet prim bildirgesinde bu yapmış olduğum ek ödemeyi dahil edip sgk günün sıfır gösterek prim tahakkuku yapıcakmıyım ?(ki ben buna katılıyorum.Hatta GV 94 göre gv ve dv kesilmeli sgk primi hesaplanıp o ay içinde sıfır gün ile aylık hizmet prim bildirgesinde bildirimde bulunulmalı.sgk e-bildirgede böyle bildirimi sistemde kabul etmekte) 2- Yoksa bu personel o ay içinde ödenen ikramiyeden sadece gv ve dv vergisi kesilmeli,sigorta hesaplanmamalı ve aylık hizmet prim bildirgesinde o ay içinde bu personele yapılan ek ödeme bildirmimde bulunulmamalı rapor süreci bittikten sonra çalışmaya fiilen başladığında önceki dönemde ödenen ikramiye çalıştığı ayda esas ücretinin üzerine biriken sgk matrahı olarak eklenip tahakkukmu ettirilmeli?(Tavanı geçmediğini düşünelim lütfen) teşekkürler iyi bayramlar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için verilen aylık dışı para olan ikramiyenin hesabının yapılmasında önceki cevabımda belirttiğim ve sizinde sorunuzda ikinci şık da belirtmiş olduğunuz usül uygulanmalıdır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.09.2009
Soru :
İYİ ÇALIŞMALAR.ŞİRKETİMİZ BİR ELEMANINI 15/02/2009 DA İŞTEN ÇIKARDI.iŞÇİ iŞKURDAN MAAŞ ALMAYA BAŞLADI.15/04/2009 DA SSK LI OLARAK BAŞKA BİR İŞYERİNDE İŞE BAŞLADI. 15/05/2009DA İŞTEN AYRILDI VE 01/07/2009 DA TEKRAR YANIMIZA İŞE GİRDİ.SORUM ŞU İŞVERENİMİZ 15/02/2009 DA KENDİ ÇIKARDIĞI ELEMANINA VERMESİ GEREKEN TAZMİNATLARI HENÜZ VERMEDİ İŞÇİ ŞIKAYETTE BULUNSA TAZMİNATLARINI ALABİLİRMİ.ZAMAN AŞIMI SÖZ KONUSU MU. TEKRAR AYNI İŞYERİNDE İŞE BAŞLAMASI GEÇMİŞTE KAZANDIĞI HAKLARI ÖLDÜRÜRMÜ.ŞİMDİDEN CEVABINIZA TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşten çıkarılan işçinin tazminat hakkı fasılalarla başka iş yerlerinde çalışmasına bağlı olmayıp yasal hakkıdır İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına ilişkin dava BK 125.maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresine tabidir İyi çalışmalar


 

Tarih : 16.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar.ötv mükellefiyiz.1 sayılı listeye dahil solvent ve türevi mallar satıyoruz.(sanayi sicil belgesine haiz firmalara)2003 yılında başkasından fabrika kiralayıp üretim yapan bir müşteriye(sanayi sicil belgesi yok)mal sattık.bunla ilgili vergi denetmeni raporu doğrultusunda bize ceza kesildi.(tv nin kdv matrahına dahil olduğu için kdv de vergi ziyaına sebebiyetten kdv ödemesi çıkan ilk aydan itibaren gecikme faizi hesaplayarak)Biz de gelen ihbarnameyi tahakkuk edip ödedik.davayı kazanırsak geri alacağız.tahakkuk fişinin özeti şöyle: vergilendirme dönemi:06/2003-06/2003 0015 kdv 9066 yargı harç 3080 vergi ziyaı cezası 1084 gecikme faizi bu tahakkuk fişini nasıl muhabeleştirmeliyiz.şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Erkölencik, Tahakkuk edip ödenen KDV'sini indirilecek KDV (191) hesabına alacaksınız. Diğer giderlerden yargı harcını 770 hesabın altında bir hesap açıp giderleştirebilirsiniz. Vergi ziyaı cezası ve gecikme faizini de kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıtlarınıza almanız gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.09.2009
Soru :
Sevgili Üstadım; Ağustos - Kasım ayları içinde tam ay istirahatli (Raporlu) olan personelime (sigorta günü ve primi 0 (sıfır) olan) 3 aylık dönemlerde ödenen ikramiye hakkını tahakkuk ettirmek istiyorum. Bordrosuna sadece ek ödeme olarak gösterilen ikramiye tahakkuk ettirirsek sigorta günü 0 (sıfır) olduğundan prime esas kazanç 0 (sıfır) mı olacak?sadece gelir vergisi ve damga vergisi kesilerek kalan net tutar personelemi ödenecek.Sizce bu işlem doğrumudur? Sgk ile yapılan telefon görüşmelerinde sgk günü sıfır olacak ödemenin yapıldığı ayda Aylık Hizmet prim bildirgesine prine esas kazancı tahakkuk ettirilecek demektedir.(Ki bende buna katılıyorum.Sgk e-bildirge böyle bir bildirimi kabul etmektedir.) Fikrinizi almak istedim.Lütfen cevaplarmısınız? Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı SSGSSKanunun ilgili maddesinde ; Prime esas kazançlar MADDE 80- (Değişik madde: 17/4/2008– 5754/47. md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Prime esas kazançların hesabında; 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. Denilmektedir. İşçinin istirahatli olduğu dönemde ikramiyeye hakkazanmış olması nedeniyle yapmış olduğunuz uygulama doğrudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.09.2009
Soru :
Merhaba. Cumartesi dahil olmak üzere gün içerisinde 7,5 saat haftada 6 gün çalışan bir işçi hafta tatiline hak kazanmaktadır. Ancak; a) Bu işçinin hafta içi bir gün işe gelmediği varsayımında 6 günü doldurmayacağından, işçinin hafta tatiline hak kazanmayacağı ancak işçiye ödenmeyen bu hafta tatili ücretinin SGK'ya nasıl (Eksik Gün Bildirimi ekinde ücretsiz izinli olarak mı) bildirileceği, b) Bu işçinin hafta içi her bir gün 9 saat çalışması ve Cumartesi çalışmaması durumunda hafta tatili karşısındaki durumu, hususlarında bilgi vermenizi rica ediyorum. İyi çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. Sağlık kuralları bakımından günde ancak yedibuçuk saat ve daha az çalışılması gereken işler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. İşçinin gelmediği gün sayısı parmak hesabı ile 30 günlük bildirimden çıkarılıp yasal mesnediyle beraber Ek 8 düzenlenerek SGK ya bildirilmesi gerekir. Hafta tatili ücreti Madde 46 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki; a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri, c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, Çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır. Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.09.2009
Soru :
İyigünler.Ablam Bakırköyde Hazır giyim mazasında ön muhasebe elemanı olarak çalışıyor.İşvereni krizi bahane ederek Eylül sonunda işi bırakmasını istemiş ve ablama silivride başka bir iş kolunda satış elemanlığı yapmak üzere bir iş bulmuş.Ablam evli ve bakırköyde oturuyor.Patronunun bulduğu başka birine ait bu işyeri ablamın evine uzak çalışma saatlerinde de anlaşamadılar. Eski patronu ben sana iş buldum çalışsaydın ben iş bulduğum için ihbar tazminatı vermiyeceğim diyor.İşverenin çıkardığı elemanına iş bulup ihbar tazminatı vermeme hakkı varmı.Varsa da bu danışıklı dövüş gibi bir şey işçini hiç bir hakkı yok.İşçinin çalışacağı yere kendinden başkası karar veremez.İşverenin böyle bir hakkı varsa Kanun maddesini belirtirseniz sevinirim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Silivri deki işyerinin aynı işverene ait olmaması koşuluyla; 4857 sayılı İş Kanunun 24 maddesi II/(a),(e), (f) şıkkı gereğince sözleşmenizi feshedebilir tazminatlarınızı alabilirsiniz. 4857 sayılı İş Kanunu; İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı Madde 24 - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.09.2009
Soru :
merhaba , SSK dan emeklilik hakkı olan bir çalışan , son dönemde bağkur prim borcu var ise emekli olabilir mi? iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Emekli olabilmek için Prim borcu olan kişinin borcunu ödemesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 13.09.2009
Soru :
iyi günler.İşverenim 1 yıldır asgari geçim indirim tutarlarını vermiyor.Bu sebeple işten çıksam haklı nedenle çıkış olurmu.Tazminatımı alabilirmiyim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin sözleşmeden ve kanundan doğan haklarından dolayı aldığı asgari geçim indirimini işveren ödemediği için sözleşmesini feshetmesi halinde tazminat almaya hak kazanılır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.09.2009
Soru :
Sn.İlgili 10.09.2009 tarihinde Türk Patent Enstitüsünün harçlarıyla ilgili cevabın yasal dayanağı hakkında bilgi verir misiniz? Kdv Kanununun 24.maddesinde matraha dahil edilecek unsurlar arasında harçlarda yer aldığından bu soruyu sorma gereği duydum. Cevap için teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Çengel, Size vermiş olduğumuz kararın doğru olduğu kanaatindeyiz. Türk Patent Enstitüsü sadece harç için belge düzenliyorsa bu belgeye KDV uygulanmaz. Ancak düzenleyeceği belgede hizmet bedeli ve harç gösteriliyor ise hizmet bedeli ve harcın toplamı üzerinden KDV Kanunu 24.maddesinin b fıkrasına göre KDV hesaplaması yapacaktır. Tereddütünüzün giderilmesi için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep ediniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.09.2009
Soru :
üstadım kolaygelsin.bu yorucu çalışma ortamında bizlere yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.Benim sorum kendimle ilgili 19 yıl 8 aydır bağkur mükellefiyim.Öncesinde 1320 gün sigortalılığım var. 2011 yılı mayıs ayında emekliliğimi hak ediyorum.2008yılında 14. basamaktaydım 2009 yılında gelir beyan ederek şu anda aylık 452 tl prim ödemekteyim. Daha yüksek emekli aylığı alabilmem için daha yüksek prim ödememin faydası olurmu. Ne kadar prim ödersem ne kadar emekli maaşı alabilirim böyle bir hesaplama yapılabilirmi.Saygılar sunarım.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaşlılık aylığı almanıza çok az bir zamanınız kalmış bulunmaktadır bunun için yapacağınız prim ödemesi artışı yaşlılık aylığınızda çok ufak değişikliğe yol açacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.09.2009
Soru :
10.09.2009 tarihinde transit ticaret ile ilgili sormuş olduğum bir soruya transit ticarete ilişkin işlemler kdv beyannamesinde göserilmez diye tarafınızdan bilgi verildi.Ancak kdv beyannamesinin İstisnalar-diğer iade hakkı doğuran işlemler -kısmı istisna kapsamına giren işlemlerden kod 235 madde 16-1/c :Transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest hükümlerinin uygulandığı malların teslimi diye bir satır var. Bu kısımın varlığı sebebiyle Kdv beyannamesini doldurmakta tereddüt ettim. Görüşleriniz yine de aynımıdır. Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Atmanlıoğlu, Transit ticaret ile ilgili olarak yapılman satışlar kesinlik ile Kdv Beyannamesinde gösterilmez. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar.Benim sorum varlık barışı hakkında. Limited şirketin ortağı olan bayan A üzerine kayıtlı olan arsasını, şirkete kayıt ederek sermaye arttırımına gidecek varlık barışından faydalanıcak.fakat tapuda 100.000 tl olan arsa değerini şirket kayıtlarına alırken 200.000-tl olarak şirkete kayıt altına aldığında aradaki farktan dolayı değer artış kazancı oluşup oluşmayacağı hakkında bilgi vermenizi rica ederim.

Cevap :
Sayın İşbilen, Değer artış kazancının hesaplanmasına ilişkin web sayfamızda ve 2009 mali rehberimizde örnekli açıklama mevcuttur. Değer artış kazancının hesaplanabilmesi için alış bedeli, alış tarihi, satış bedeli, satış tarihi kıstasları dikkate alınarak hesaplanır. Ayrıca bahsettiğiniz gibi varlık barışı uygulamasında kişiye ait gayrimenkul şirketin kayıt dışı kalmış varlığı olarak kabul edilemeyeceğinden yasa kapsamında dikkate alınmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.09.2009
Soru :
2009 haziran ayı sonu itibariyle bağkur dan emekli olabilme hakkını kazandım. ama bağkura borcum ve ödeyemiyorum. 2009 haziran ayından sonra artık bağkur primi ödememek için ne yapabilirim. teşekkür ederim

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Ekteki genelgede açıklamada da belirtildiği üzere sigortalılığın durdurulmasını talep edebilirsiniz. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Bağ-Kur Sigortalılar Daire Başkanlığı (Devredilen) GENELGE 2007/47 Tarih : 14.6.2007 Konu : Sigortalılığın durdurulması Bilindiği üzere 04.03.2006 tarih ve 26098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle 1479 sayılı Kanunun Ek 19. maddesi değiştirilmiş, aynı Kanunun 14. maddesiyle 1479 sayılı Kanuna Geçici 26. madde eklenmiştir. 1479 sayılı Kanun’un Ek 19. maddesinde “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde, daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle, sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zamanaşımının kesilmesi ve zamanaşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasının (6), (8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile aynı Kanunun 104. maddesi hükümleri uygulanır” Geçici 26. maddesinde ise “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31.03.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar veya hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında Ek 19. madde hükmü uygulanır” hükümleri getirilmiştir. Bu hükümlerin uygulanması ile uzun süre Kurumla bağlantısı olmayan ve prim ödemesinde bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bunlara ilişkin alacakların Kurum alacakları içerisinde gösterilmemesi amaçlanmıştır. Ek 19. madde ile bu kapsamda bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarını ödemek istememeleri halinde, borçlarından ve bu sürelerinden imtina etme hakkı verilir iken, primi ödenmiş sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi ve hizmet birleştirme ya da müstakilen aylık bağlanması işlemlerinde kullanılması imkanı da sağlanmaktadır. 1479 sayılı Kanunun Ek 19. ve Geçici 26. maddeleri gereği yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir. 1) 1479 sayılı Kanun’un Ek 19. ve Geçici 26. maddelerindeki hükümler gereğince; bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılara, Ek 19. madde uyarınca beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin tahakkuk eden prim borçlarını tebligat tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde ödemeleri, Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen bu süre içerisinde prim borçlarını ödememeleri halinde ise, daha önce prim ödemesi bulunan sigortalıların ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyle sigortalılıklarının durdurulacağının, ancak, sigortalı veya hak sahiplerinin daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödedikleri takdirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği hususunda 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre bildirim yapılacaktır. 1479 sayılı Kanun’un Ek 19. ve Geçici 26. maddeleri uyarınca bu kapsamda olan sigortalılara yapılacak tebligatlarla ilgili olarak Genel Müdürlüğümüzce sigortalılık bilgilerinin güncellenmesine ilişkin çalışma yapılmakta olup, söz konusu çalışmaların sonuçlanmasını müteakip İl Müdürlüklerimizce yapılacak işlemler ayrıca talimatlandırılacaktır. 2) 1479 sayılı Kanun’un Ek 19. ve Geçici 26. maddeleri uyarınca yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılacak olmakla birlikte, söz konusu çalışmaların sonuçlanmasına kadar olan dönemde bu maddeler kapsamında işlem yapılması için sigortalıların ve hak sahiplerinin talepte bulunması halinde, bu talepler İl Müdürlüklerimiz tarafından kabul edilerek işlemleri sonuçlandırılacaktır. Buna göre, Kurumca yapılacak bildirime kadar geçen s


 

Tarih : 07.09.2009
Soru :
Yurt dışında ve Yurt içinde Çalışmış, son olarak Taksi plakası sahibi olarak vergi mükellefiyeti devam etmekte olan sigortalı için hizmetlerin birleştirilmesi ve emeklilik işlemlerinin başlatılması için gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Bu başvuru esnasında kurumdan taksi plakası sahibi olması sebebiyle emekli olamayacağı bildirilmiştir. Anlaşıldığı kadar işveren olarak kabul edilen bu durumun sonlandırılması halinde emekli olabileceği anlatılmak istenmiştir. Böyle bir durumda sigortalının emekli olabilmesi için Taksi plakasını satması mı gereklidir? konu hakkında ydınlatmanız dileği ile Saygılarımla:

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaşlılık ayluğının bağlanabilmesi için başvuru yapan kişinin çalışmıyor olması gerekmektedir. Bu mükellefiyetini sonlandırması ya da devretmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.09.2009
Soru :
Üstadım, Bağ-Kur ve SSK emeklisi yön.kur.üyeleri ile ltd.şti.ortaklarına maaş vermek istediğimizde SGDP tabi bildirimdemi bulunacağız?Yoksa bu üyelerin herbiri SGK dilekçe ile müracaat edip maaşlarından kesintimi yaptıracaklar?Şirket ortağı haklı olarak maaş kesintisi istemiyor ve prim kesintisi yapılacaksa şirketin ödemesini istiyor. Teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi kapsamında sigortalı olup, yaşlılık aylığı alanlardan 4-1/b kapsamında çalışmaya başlayanların, yaşlılık aylıklarından % 15 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında yaşlılık aylığı bağlananlar ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabi çalışmaları nedeniyle aylık alanlardan 4-1/b bendinin (4) numaralı alt bendine tabi çalışmaları bulunanların bu çalışmaları nedeniyle aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmeyecektir. 5510 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanan sigortalılardan yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilecektir. Malullük aylığı bağlanmış olanlarında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi kapsamında çalışmaları halinde aylıkları kesilecek, bunlar da sosyal güvenlik destek primine tabi çalışamayacaklardır. 01/10/2008 tarihinden önce sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük ve yaşlılık, 1479 sayılı Kanuna göre ise yaşlılık aylığı almakta olanlardan anonim şirketin kurucu ortağı olup yönetim kurulu üyeliği bulunmayan ve sosyal güvenlik destek primi kesilenlerden 01/10/2008 tarihinden sonra sosyal güvenlik destek primi kesilmeyecektir. Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler 5510 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısına ilave edilmeyecek 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılmayacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.09.2009
Soru :
Merhabalar. 07/2008 tarihinde Afyon ilinden bi kamu kurumundan ihale alında. İstikhak ödemeleri için çeşitli dönemlerde Sgk kurumundan yazıda alındı. Sözleşme tarihi bittiği için teminatımızı geri istiyoruz. Sgk teminatın geri alınabilmesi için ilişiksizlik yazısını almak için başvuruda bulunduk.Sgk kurumdan bilgi istedi. İşte çalıştırılan işçimiz firmada zaten sigortalı. Biz bu ihale için Afyon'dan dosya mı açtırmamız gerekiyordu? Ya da ihale ile ilgili Sgk ya bilgi vermemiz gerekiyor muydu?? Şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sayıl SSGSSK nu.MADDE 85- İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır. Ayrıca; ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKANLIĞI SİGORTA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ __________ Sigorta Primleri Daire Başkanlığı ANKARA 10/11/2004 SAYI:B.13.2.SSK.5.01.08.00/VII-0317845644 KONU: Borcu Yoktur ve İlişiksizlik Yazıları ile İşyeri Tescil Kayıtlarının Güncellenmesi. GENELGE 16-323.Ek I-GENEL AÇIKLAMALAR: 506 sayılı Kanunun 83'üncü maddesine istinaden çıkarılmış olan Sigorta Primlerinin Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi ile Kesin Teminatların İadesi Hakkında Yönetmeliğin 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında, ihale konusu işle ilgili işverenin, Kuruma prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığına dair İlişiksizlik belgesi ibraz edilmedikçe işverene ait kesin teminatın iade edilmeyeceği öngörülmüştür. Bu hükme göre, ihale konusu iş ile ilgili teminatın iade edilebilmesi ve özel bina inşaatı işyerlerinden dolayı yapı kullanma izin belgesi alınabilmesi için münhasıran bu işyerleri ile ilgili olarak işverenlerin Kurumumuza borçlarının bulunmaması gerekmektedir. Diğer taraftan, Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerimizce düzenlenen "ilisiksizlik belgesi". sadece belgede kayıtlı işyerinden dolayı işverenin Kurumumuza borcunun bulunmadığı anlamına gelmektedir. Kamu İhale Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan uygulama yönetmelikleri uyarınca düzenlenmesi gereken "borcu yoktur" yazıları ise, işverenin Türkiye genelindeki tüm işyerlerinden dolayı Kurumumuza borcunun olup olmadığı araştırıldıktan sonra verilmekte ve bu yazılar teminatın iadesi için değil, ihalelere katılmak isteyen veya ihaleli işleri üstlenen işverenler için düzenlenmektedir. Görüldüğü gibi, her iki belge (İlişiksizlik belgesi ile borcu yoktur yazıları) düzenlenme amacı açısından birbirinden farklıdır. Kaldı ki, Kurumca yapılan araştırma sonucunda yeterli işçilik bildirmediği anlaşılan işverenlerin fark işçilik matrahı üzerinden hesaplanan prim tutarını ödemeyi kabul etmemeleri halinde, İlişiksizlik belgesi verilebilmesi için defter ve belgelerinin incelenmesi zorunludur. Oysa, "borcu yoktur" yazıları verilirken, işverenlerin ve varsa aracıların defter ve belgelerinin incelenmesi gerekmemektedir. Bu nedenle, Ünitelerimizce düzenlenen "borcu yoktur" yazılarına istinaden idarelerce (ihale makamlarınca) işverenlere teminatlarının iade edilmesi mümkün değildir. Teminatların iade edilebilmesi için Kurumca düzenlenmiş olan "İlişiksizlik belgesi"nin idarelerce aranılması gerekmektedir. II-KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE DÜZENLENECEK BORCU YOKTUR YAZILARI: 1- 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun "İhaleye Katılımda Yeterlik Kuralları" başlığını taşıyan 10 uncu maddesinde, Türkiye'nin veya kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olan isteklilerin ihale dışında bırakılacağı öngörülmüş ve bu husus aynı kanun uyarınca çıkarılan 11,09.2003 tarih ve 25226 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uygulama Yönetmeliklerinin "İhale Dışı Bırakılma" başlıklı maddelerinde de belirtilmiştir. Ancak, söz konusu Uygulama Yönetmeliklerinin ""Belgelerin Sunuluş Şekli" ve "İhale Dışı Bırakılma" başlıklı maddelerinde 08.06.2004 tarih ve 25486 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan yönetmeliklerle bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklik sonucunda; "Belgelerin Sunuluş Şekli" başlıklı maddelerinde "bu Yönetmeliklerin uygulanmasında idarelerin;belgelerin astını veya aslına uygunluğu noterce onaylanmış örneklerini isteyecekleri, adayların veya isteklilerin, istenen belgelerin aslı yerine ön yeterlik veya ihaleden önce idare tarafından "aslı idarece görülmüştür" veya bu anlama gelecek şerh düşülen ve aslı kendilerine iade edilen belgelerin suretlerini de teklif veya başvurularına eklemelerinin mümkün olduğu, adaylar veya istekliler tarafından bu yönde yapılacak başvuruların ihaleden önce idarenin yetkili personelince karşılanmasının zorunlu olduğu, "İhale Dışı Bırakılma" başlıklı maddelerinde de İhaleye katılan adaylardan veya isteklilerden (a), (b), (c), (d), (e), (g) ve (î) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadıklarına dair beyanlarını ortaya koyan yazılı taahhütnamelerin başvuru veya teklifleri ile birlikte (standart formlar), ihale üzerinde kalan istekliden ise bu durumlarda olmadığına dair belgelerin sözleşme imzalanmadan önce istenilme


 

Tarih : 04.09.2009
Soru :
Sayın Üstadım sorum fazla çalışma ve yıllık ücretli izin hakkında.İş aktinin 2000-2006 yılları arası kesintisiz çalışan işçinin 2009 yılı içersinde işverenden mahkeme yoluyla talep edilmesi halinde 5 yıllık zamanaşımı nasıl uygulanacaktır? 2006 dan bu tarihe kadar gecen 3,5 seneyi 5 yıllık zamanaşımını düşüp 1,5 yıl mı ödeme yapılacak ?Yoksa 2011 e kadar süresi içinde talep ettiğinden tamamını mı alması gerekiyor? Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim .Saygılar.

Cevap :
Değerli Meslek Menusubu Fazla çalışma ve yıllık ücretli izin hakkına dair yasal haklarını adli yollara başvurarak almak istemeniz halinde Hakimin bu yasal haklara ait hangi bildirimleri zamanaşımını kesen nedenler arasında değerlendireceği dikkate alınarak bu hesaplamanın yapılması gerekmektedir. Zamanaşımı vardır ama zaman aşımını kesen hallerde sözkonusudur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.09.2009
Soru :
Selam.2 Smmm olarak Adi komandit şirket olarka birleşmek istemekteyiz.Vergisel avantajlarımız yada dezavantajlarımız hakkında bilgi istemekteyim.(Bilhassa müşterilerimizin bizim adımıza yatırmış oldukları stopajın vergi mahsubu konusunda).Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Çetinsoylu, Adi komandit şirket Kurumlar Vergisi mevzuatına tabidir. Dolayısıyla oluşturacağınız adi komandit şirketin kurumlar vergisi mükellefi olması nedeniyle fatura düzenlemek zorundasınız. Düzenlenen faturada KDV hesaplayacaksınız. Komandit şirketin elde ettiği kazanc kurum ticari kazancı olması nedeniyle gelir vergisi stopajı sözkonusu olmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.09.2009
Soru :
Merhaba Sayın yetkili, Ben İstanbul Ticaret Üniversitesi muhasebe ve Denetim bölümü yüksek lisans mezunuyum. 2008 Hziran ayında Staj başlatma sınavını vermiş bulumaktayım. Ancak değişen meslek yasası yüzünden staj süresi hakkında benliğimde oluşan bilgi karışıklığını düzeltmenizi sizden arz ederim. 2008 Haziran ayında Staj başlatma sınavını verdim. Buna göre staj sürem yasanın değişmeden önceki haline göre mi ya da değiştikten sonraki haline göre mi hesaplanacak. Ve yüksek lisans mezunu olmam sebebiyle staj süremde indirim söz konusu olacak mı? Bu konu hakkında bilgi vermenizi rica ederim. Teşekkürler. İyi Çalışmalar.

Cevap :
SAYIN İLGİLİ STAJINIZ 01.09.2008 VE DAHA ÖNCEKİ DÖNEMLERDEN BİRİNDE BAŞLAMIŞSA YÜKSEK LİSANS MEZUNİYETLERİ STAJ SÜRESİNİ KISALTMAKTADIR. VE STAJ SÜRESİ 2 YILDIR. ANCAK 21 HAZİRAN 2008 TARİHİNDEN SONRAKİ STAJA BAŞLAMA SINAVINI KAZAMAN VE STAJINI 01.01.2009 VE SONRAKİ DÖNEMLERDE BAŞLATAN VE BAŞLATACAKLARIN DURUMLARI HENÜZ NETLİK KAZANMAMIŞTIR. YAZMIŞ OLDUĞUNUZ GİBİ STAJINIZ 01.09.2008 TARİHİNDE BAŞLAMIŞSA SİZİN AÇISINIZDAN PROBLEM OLMAZ. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 03.09.2009
Soru :
Merhaba Sayın üstadlarım e fatura uygulaması hakkında VUK maddelerinde uygulama koşullarına ilişkin bir bilgiye ulaşamadım .konu hakkında bilgilendirebilirmisiniz .Saygılarımla

Cevap :
Sayın Koç, Konuyla ilgili VUK Mük.242/2, 257/1-3.maddeleri, 361 nolu VUK Genel Tebliği ve 33 Nolu VUK sirkülerinden faydalanabilirsiniz. İnternet ortamında konuyla ilgili birçok yazı da bulabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.09.2009
Soru :
İyi günler diliyorum. benim sorum 07/07/1964 dogumlu işe giriş tarihi 01/07/1981 giriş tarihi olan çalısmıs olarak 1182 gün, istege baglı olarak 2040 gun prim ödemis toplam 3222 gun prim odemis olan bayan emeklilik hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum. kanunun göre istege baglı sigorta primleri ekim 2008 den itibaren bağkur sayılıyormus. Sigortalı bayan 3600 gunu tamamlayıp yaşını bekliyerek emekli olamak istiyor. Ekim/2008 şimdiye kadar ödedigi primler emeklilik gününe eklenirmi SGK dan emekli olması icin kaç gün ne şekilde prim odemesi yapması gerekir cevabınız icin simdiden tesekkurler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yaşlılık aylığından yararlanma şartları: Madde 60 – (Değişik: 6/3/1981 2422/ 6 md.) Yaşlılık aylığından yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir: A) (Değişik: 23/5/20024759/ 1 md.) Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalıların; (1) a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7 000 gün veya b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4 500 gün, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması şarttır. B) (Değişik: 11/12/1981 2564/ 1 md.) a 50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 20 yıldan beri sigortalı olarak Sosyal Güvenlik ve Çalışma bakanlıklarınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işyerlerinde sürekli çalışan ve bu işlerde en az 5 000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri üzerine yaşlılık aylığı bağlanır. b 50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 25 yıldan beri sigortalı olarak(B/a) fıkrasında sözü edilen işyerlerinin yeraltı münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4 000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılar da 8100 gün prim ödemiş sigortalılar gibi yaşlılık aylığından yararlanırlar. (2) C) a)(Değişik:29/7/20034958/ 34 md.) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. b) (Değişik:29/7/20034958/ 34 md.) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 01.09.2009
Soru :
Beş Ortaklı limited şirkette kurucu ortaklardan biri şirket müdürlüğünü yapmaktadır. 1- Söz konusu müdüre şirketten ücret(tahakkuku)vermek zorunlumudur veya ihtiyari olarak verilebilirmi. 2- Zorunlu ise veya ihtiyari olarak verilebiliyorsa, bu durumda ücretle ilgili olarak vergi ve sigorta açısından ne yapılması gerekir. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Yanık, TTK ve Vergi mevzuatına göre şirkete müdür olarak atanan ortağa ücret verilmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Ortaklar kurulu alacağı bir kararla müdüre huzur hakkı verebilir. Bu durumda huzur hakkı için bordro düzenlenir; SGK, GV ve DV kesintisi yapılacaktır. (Her ay düzenli huzur hakkı ödemelerinden SGK kesintisi yapılır.). Danışma Birimi


 

Tarih : 01.09.2009
Soru :
sayın üstadım; harita proje işinde asgari işçilik oranı uygulanıp uygulanmadığı hakkında bilgi verirseniz sevinirim. Teşekkürler

Cevap :
Değerli meslek Mensubu 17.11.1995 tarih ve 16-118 no.lu Ek Genelge ile Asgari İşçilik Uygulaması yeniden düzenlenmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 42. maddesinde sayılan İnşaat ve Onarım işlerine giren her türlü inşaat ve onarım işlerinde çalıştırılan ve yapılan işlerde Sigorta Primlerinin eksik ödenmemesi için Asgari İşçilik esası getirilmiştir. Konu ilgi genelgeyi incelemenizi tavsiye ediyoruz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.08.2009
Soru :
Sayın üstadım 12/8 tarihli cevabınız doğrultusunda GVK 252 tebliğ uyarınca 2009/2 Dönem DEVREDEN GEÇ.VERGİ alacağımın vergi daresindeki borçlarıma mahsubu için müracaat ettim.Şu anda olumsuz cevap almaktayım.Muhasebe servis şefi bunun ancak yıllık beyanname sonunda ki tahakuktan sonra olacağını belirtiyorlar.İzlenecek başka bir yol varmıdır.Teşekkürlerimle.

Cevap :
Sayın Kahvecioğlu, Sorunuzun çözümü için ilgili daire müdürü ile görüşün. Çözemezseniz konuyu İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına iletiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.08.2009
Soru :
Bavul ticareti yapan firma D.A.B.süresi içinde yapamadığı için K.D.V.beyanında indirimi yapamadık ve 7.000.tl.kdv ödemesi çıktı.Firma ihraç kayıtlı olarak satın aldığı malları bavul tic.yoluyla ihraç ediyor.Bu nedenle yüklenilen kdv olmadığından iade de söz konusu değil.Ancak DAB yapılmadığından 05/2009 dönemi ödeme çıktı.Takip eden ayda D.A.B:yapılınca KDV.indirimi yaptık.Bu sefer KDV devri var.Müşterimiz haklı olarak DAB yaptığını ve bu satış nedeniyle çıkan ödenecek KDV.nin terkin edilmesi gerektiğini yalnızca iki beyan arasındaki kadar süre için çıkan verginin gecikme zammını ödemesi gerektiğini söylüyor.Terkin ya da iade yaoılabilir mi? Nasıl? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Yolcu, KDV Kanunu 11.maddesinde ihracat istisnası işlemleri düzenlenmiştir. Sözkonusu maddenin c fıkrasına göre ihraç kayıtlı satın alınan mallar 3 ay içinde ihraç edilir. Sorunuzda bahsettiğiniz (DAB) açılımı döviz alım belgesi ise, ihracat teslimlerinde vergi hukukuna göre bu belge sorgulanmayacaktır. KDV iade işlemlerine ilişkin olarak web sitemizin yayınlar bölümünde yer alan E-KDV Kitabından yararlanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.08.2009
Soru :
Merhaba, Bir SMMM şirketinde 2 yıldan beri ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak imza yetkisi ile çalışmaktayım. 3568 sayılı meslek yasamızda 5786 sayılı kanun ile YMM olabilmenin şartlarında yapılan değişiklikler hitamında şirketimizce yönetim kurulu üyeliğime ve imza yetkime son verilmiştir. Ancak ortaklığım devam etmektedir. Bu durumun geçen 2 yıllık çalışma süreme ve önümüzdeki yıllarda gerçekleşecek çalışma sürelerime etkileri hakkında açıklayıcı bilgi rica etmekteyim. Kanunda belirtilen "serbest muhasebeci mali müşavirlerden bir işyerine bağlı olarak çalışanların bu işyerlerinde geçen hizmet süreleri" hükmü gereğince, aynı zamanda ortak olmama rağmen SGK 4/a kapsamında ücretli olarak yapacağım çalışmalarım ilgili maddede belirtilen 10 yıllık süre kapsamında değerlendirilecek midir? Şimdiden teşekkür ederim, saygılarımla.

Cevap :
Sayın Orhan, TESMER in web sayfasındaki yazıyı gönderiyorum. Detaylı bilgi için alan kodu çevirmden 444 60 60 dan bilgi almanız dosya kabulünü TESMER in yapması nedeniyle sağlıklı olacaktır. Saygılarımızla. Genel İdare Müdürlüğü 9. Kanunda belirtilen 10 yıllık çalışma süresini gösterir aşağıdaki belgeler: a-1) Serbest mesleki faaliyette bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerden; mükellefiyeti süresince bağlı olduğu vergi dairelerinin tümünden alınacak mükellefiyetin başlangıç ve bitiş tarihlerini gösteren (devam edenler için devam ettiğine dair) belge ve affa uğramış olsalar dahi vergi kaçakçılığından dolayı ceza almadığına dair belge, a–2) Mesleki faaliyetini Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ortaklığı ( A.Ş, Ltd.) biçiminde sürdürenlerin yukarıdaki (a–1) maddedeki belgeye ek olarak şirket ortaklığını, yönetim kurulu üyeliğini ya da müdür olduğunu gösterir ticaret sicil gazetesi ve yetkisinin devamını gösterir imza sirkülerinin aslı ya da noter onaylı örneği, b–1) Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik faaliyetini, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik veya Yeminli Mali Müşavirlik bürolarında bağımlı çalışarak sürdürenlerden; büro sahibinin faaliyet belgesi, ruhsat fotokopisi, adayın işe giriş bildirgesi ve sigortalı hizmet dökümü (SSK onaylı), b–2) Mesleki faaliyetini Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik veya Yeminli Mali Müşavirlik ortaklığı (AŞ, Ltd.) biçimindeki iş yerlerinde bağımlı çalışarak sürdürenlerden; çalıştıkları iş yerinin oda kayıt belgesi, şirketin kuruluşunun tescil edildiği ticaret sicil gazetesi, adayın işe giriş bildirgesi ve sigortalı hizmet dökümü (SSK onaylı), b–3) Ticari işletmelerde bağımlı çalışanlardan; İşe giriş bildirgesi, sigortalı hizmet dökümü(SSK onaylı), çalışma süresini kapsayan, Şirketin Ticaret Sicil Gazetesi (A.Ş’lerde genel kurul gazeteleri) ve Genel İmza Sirküleri, c) Kanunun 9.maddesinde belirtilen vergi inceleme yetkisine haiz olarak çalışanlardan kurumlarından alacakları hizmet çizelgesi (SMMM belgesi olmayanlardan 6. ve 7. maddedeki belgeler aranmaz.), d) Kanunda belirtilen bilim dallarında öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış olanlardan, kurumlarından alacakları hizmet belgesi, Birlikçe gerekli görülen hallerde başkaca belgeler de istenebilir.


 

Tarih : 26.08.2009
Soru :
Sayın üstadım sigorta mevzuatına baktım fakat göremedim,sorum şudur bi arkadaşımıza düzensiz maaş ödemesi yapıldığı ve zaman zaman da ödenmediği için işini bırakıyor kıdem tazminatı alma hakkının doğduğunu düşünüyorum fakat bununla ilgili bir hülüm bulamadım,yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 4857 sayılı kanunun 24. maddesinin / e fıkrası gereğince haklarınızı talep edebilirsiniz. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı Madde 24 - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.08.2009
Soru :
Değerli büyüklerim kolay gelsin diyerek acil cevaplamanızı rica ettiğim bir sorum olacak. şüpeli hale gelen alacaklarımıza 2007 yılında dava açıldı ancak karşılık giderine biz 2008 yılında atarak giderleştirdir. inceleme sonucu 2006 yılında yayımlanan danıştay kararına istinaden karşılık giderlerinin dönemsellik ilkesine aykırı olduğu ve giderin 2007 yılında atılması yönünde karar verildi ve uzlaşma yoluna gidilerek vergi rath oldu ve tarafımızcada ödenecek. Bu işlemler sonucu 2008 yılında yapmış olduğum muhasebe kayıtları (şüpeliler karşılık giderleri ve cari hesaplar) 2009 yılında nasıl bir kayıt yaparsam doğru olur. Tabi bu arada 2008 yılı karım artmış olacak artan tutar kadar %5 yasal yedek ayıracakmıyım. Bu konu hakkında muhasebe kayıtlarını nasıl yapmam konusunda yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Sayın Aktaş, Şüpheli alacaklar hesabına ilişkin yapmış olduğunuz muhasebe kayıtlarını ters kayıt yaparak muhasebeleştirin. 2008 yılına ilişkin karınız arttığından yasal yedek ayırmanız gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.08.2009
Soru :
Bir binada 1998 yılından bu tarihe kadar konut kapıcısı olarak çalışan bir kişinin bu zamana kadar ssk sı yapılmamıştır. binanın mülkiyeti bir şahsa aittir.bu şahsın binayı komple sattığını düşünürsek kapıcının geçmişe dönük haklarını isteme hakkı bulunurmu şayet bulunursa kimden

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalıştığı halde sosyal güvenliğinin sağlanmamış olması yasalarımıza aykırıdır. Ancak bunun için hizmet tespit davası açılması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 25.08.2009
Soru :
Yıllık ücretli izinlerde 5510 sayılı yasadan önce iş kazaları ve meslek hastalıkları primi kesiliyordu.Yeni yasada kesinti olup olmadığı hakkında bilgi verirmisiniz?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yeni sosyal güvenlik reformu yasası kesintilerde bir değişiklik yapmamıştır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.08.2009
Soru :
Sayın Yetkili Şirketimiz başka bir şirketle birleş işlemi başlatmıştır. Birleşme şekli tüm yükümlülükleri ile diğer şirkete devrolacaktır. Sektör farklı bulunmaktadır. Şu an için kullanılmayan geçmiş yıllara ait izinlerimiz bulunmaktadır. Acaba kullanılmayan izinlerimize ait ücret alma hakkımız doğuyo mu. Konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim. Saygılarımla, M.Güven Özcan S.M.M.M.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi Madde 54 - Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır. Bir yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır. İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır. İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.08.2009
Soru :
merhabalar yeni bir limited şirket kuruluşu yapılmakta ve 2 ortağı olacak ortaklar daha önceleri ssk lı (4/a) olarak başka iş yerlerınde çalışmışlar.(Şu an çalışmıyorlar sigortalılığı kesintiye uğramış).Sorum şudur bu ortaklar şirket kurulduğunda bağ kurlu (4/b) olacaklar ancak ortaklardan birisi şirket ortaklığı devam ederken başka bir işletmede (4/a) ssk lı olarak çalışabilirler mi ve (4/b) bağ kur primleri tahakkuk eder mi teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SİGORTALILIK HALLERİNİN ÇAKIŞMASI Sigortalıların Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışmaları halinde aşağıdaki şekilde işlem yapılır. 1) Sigortalılar, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmaları halinde öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışma yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılırlar. 2) 1 inci madde gereği başlatılan sigortalılığın kesintiye uğraması halinde sonra başlayan çalışmaya göre sigortalılık hali başlatılır. 3) 5510 sayılı Kanunu 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile bu Kanunun 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tabi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, bunlar bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayılır ve birinci madde hükmü uygulanır. 4) İsteğe bağlı sigortalı olanların 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer. 5) 1 inci maddede belirtilen sigortalılık hali değişikliklerinde Kanunda ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren, yeni sigortalılık haline göre hak ve yükümlülükler başlar. 6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. 7) Sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması halinde, ödenen primler 1 inci maddeye göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir. 8) 01/10/2008 tarihinden önce 506 sayılı Kanuna tabi olmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi olmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kabul edilen sigortalılardan zorunlu sigortalı olmaları gerektiği halde 506, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenler hakkında bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince işlem yapılır. 9) 01/10/2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı oldukları halde, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden bu Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi prim ödemesi olanların sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar devam ettirilir. 10) 01/10/2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı oldukları halde 2925 sayılı Kanuna tabi prim ödeyenlerin sigortalılıkları 01/10/2008 tarihi itibariyle sona erer, 5510 sayılı Kanuna tabi çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren 2925 sayılı Kanuna göre kendiliğinden başlatılır. İyi çalışmalar.


 

Tarih : 20.08.2009
Soru :
19.09.2009 TARİHİNDEN ÖNCE KODA DÜŞMÜŞ,İNCELEME GEÇİRMİŞ,VERGİ ASLI VE CEZALARI TAHAKKUK ETMİŞ VE HALAN YARGI SÜRECİ DEVAM EDEN BİR FİRMA VARLIK BARIŞI YASASINA GÖRE BİRŞEY YAPAMAZ GÖZÜKÜYOR.ŞU ANDA YAPABİLECEĞİ BİRŞEY VARMIDIR?(KODDAN SİLİNME V.S.)

Cevap :
Sayın Emre, Varlık barışından yurt içinde ve yurt dışında bulunan gerçek ve tüzel kişiler yararlanır. Geçmişteki vergi incelemesine ve koddan silinmesine ilişkin olarak yararlanacağınız varlık barışının ilişkilendirilmesi sözkonusu olamaz. Ancak henüz incelenilmeye başlanılmamış 2004-2005-2006-2007 vergi incelemeleri sözkonusu olması halinde varlık barışını izah nedeni olarak kullanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.08.2009
Soru :
Sayın Üstadım,bir mükellefim türkiye de şirket ortağı iken libya da bir inşaat firmasında sigortalı olarak yurtdışında çalışmaya başlamıştır.yurt dışındaki firma türk firmasıdır.şirket ortağı olduğundan dolayı bağkur borç tahakkuk ettirmeye devam ediyor.bağkurluluğunu dondura bilirmiyiz?bunun için neler yapabiliriz.teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK 4/b kapsamında çalışmanın ortadan kalkması yani ortaklıktan bu kişinin çıkarılması gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.08.2009
Soru :
Öncelikle iyi çalışmalar... Benmim sorum toptan kontörlü telefon kartı satışı yapan bir müşterimim mal alış faturasında %18 kdv haricinde % 15 ÖİV bulunmaktadır.Gelir idaresinden mükteza talebimie ÖİV sini malın maliyetine ekleyebileceğimize dair görüş bildirildi. Şimdi mal alışı yaptığımız firmaya iade faturası düzenledik faturanın üzerinde %18 KDV ve %15 ÖİV sinide gösterdik. KDV açısından ÖİV sini nereye ve nasıl yazmamız gerektiği hususunda kararsız kaldık. Beyannameyi nasıl düzenleyeceğimiz hakkında yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Sayın Kalaycıoğlu, Sizin müşteriniz özel iletişim vergisi mükellefi olmadığı için iade faturanızda özel iletişim vergisi göstermeyeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.08.2009
Soru :
SAYIN DANIŞMAN MÜKELLEFİM OLAN FİRMA,EKONOMİK ŞARTLARDAN DOLAYI İŞÇİLERİNİ ÇIKARMAK İSTİYOR.2008 YILI YILLIK İZİNLERİNİ KULLANDIRMIŞ. ŞUAN İŞTEN ÇIKARMASI DURUMUNDA İŞÇİNİN 2009 YILINA AİT YILLIK İZİN HAKKI DOĞMUŞ OLUYORMU. TAZMİNAT HESAPLAMALARINDA YILLIK İZİN ÜCRETLERİNİ DAHİL ETMESİ GEREKİYORMU. TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Değerli meslek Mensubu Hak kazanılmış fakat kullandırılmamış olan yıllık ücretli izin ücretleri sözleşmenin feshi halinde işçiye verilen tazminata ilave edilmelidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.08.2009
Soru :
Sn.Üstad; soruma net cevap alamadım. 25/1-b'de belirtilen süreler dolduktan sonra, kişinin raporunun devam etmesi işe gelmemenin haklı sebebi olmasına rağmen tazminatsız derhal fesih yapılabileceği nlaşılıyor.Doğrumudur.Bu madde ile ilgili yargı kararı varmı elinizde, incelediğim kararlarda göremedim.

Cevap :
Değerli Meslek mensubu Size yapılan açıklamalar dışında bir açıklama yapılması mümkün değildir. Eğer yasal mevzuat + yapılan açıklamalar size yeterli olmuyorsa yargı karaları için arama motorlarına bakmanızı tavsiye ediyorum. İyi çalışmalar


 

Tarih : 18.08.2009
Soru :
Son çıkan MALİ ÇÖZÜM kitabında değinildiği üzere İş Kanunu Madde 25/1 b'ye göre derhal fesih yağıldığı takdirde kıdem tazminatı hakkı varmıdır.Bu maddeyi kanun metnini yazarak değilde örneklemeler yaparak izah edermisiniz.Aslında cevabını aradığım konu şu:Raporlu bir kişiyi ilgili süreler sonunda her ne sebeple olursa olsun iş akdini derhal fesih etme yetkisi bu madde kapsamındamıdır?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İş hukukuna bağlı konular kanunla ve kanun maddesine dayanılarak çözümlenir. Konunuza gelince; işçinin kıdemi işe başladığı tarihten iş sözleşmesinin sona erdiği tarih arasındaki süredir. İşçinin istirahat süresinin 6 haftayı aşmayan kısmının kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerekmektedir. Ancak İşçinin istirahat süresinin 6 haftayı aşan kısmı kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacaktır. İşçi raporlu iken iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde fesih rapor süresi sonunda hüküm doğuracağından işçinin kıdemi rapor süresi sonuna kadar ileriye götürülmelidir.İş sözleşmesinin feshinden sonra işçinin ücret, kıdem tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti, ikramiye prim gibi işçilik haklarınında ödenmesi gerekmektedir. Ancak istirahat süresince çalışılmayan süreler için ikramiye verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Uygulamada merak edilen konulardan birisi de, sağlık kuruluşlarından istirahat raporu alan işçilerin işten çıkartılmasının mümkün olup olmadığıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı başlıklı 25. maddesinde işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı, belirli düzenlenmiştir. Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin sağlık sebepleri ile feshedebilecektir; a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi. b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulu'nca saptanması durumunda. Yukarıda yer alan (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17'nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74'üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. İşçinin istirahat nedeniyle raporlu olduğu ve çalışmadığı dönemin "bildirim süresi+altı hafta" olarak tespit edilen süreyi aşması halinde, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I. maddesi nedeniyle feshedilmesi mümkündür. Bu durumda, işçinin bir yıldan fazla çalışmasının olması halinde işçiye kıdem tazminatı ödenecek. Ancak, işçiye ihbar tazminatı ödenmeyecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.08.2009
Soru :
merhaba bizim 600.000 tl lik bir ltd şirketimiz var.bu ltd şirketinin 10 ortağı var.her ortağın sermayesi 50.000 tl dir.şirket ortaklarından 9 tanesi şirket hisselerinin tamamını 2 kişiye devretmek üzere anlaştılar.dvredilecek tutar 540.000 tl dir.kalan 1 ortak sermayesi 60.000 tl olan ortak sermayesini devretmeye yanaşmıyor.zorluk çıkarıyor.şirketin 9 ortağı şirket dışından 2 kişiye bu hisseleri satsa karar alıp imzalasalar ticaret sicilinden geçermi kalan 1 ortağın imzası olmadan 2-yukarıda bahsettiğiz şirket bnaşka bir şirkete %10 oranında ortaktır.söz ettiğimiz 10 ortaklı bir ldt şirketi olup bütün ortakları şirkettir( kurumdur)yukarıda bahsettiğimiz hisse devri ile ilgili bizim ortak olduğumuz şirketlerin karışma hakkı varmısır. TEŞEKKÜR EDERİM SMMM CELAL ÜTEBAY 17.08.2009

Cevap :
Sayın Ütebay, Limited ve A.Ş lerde TTK'ya göre anlaşmazlık sözkonusu olması halinde şirketin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine dava açılması suretiyle çözümlenebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.08.2009
Soru :
İyi Günler.Şirketimiz adına olmayıpta şirket ortakları adına olan ve şirketimiz adresinde kullandığımız 8.000.Tl^nin üstünde elektrik faturalarını masraf olarak işlemekteyiz.Bu faturaların BA formunda gösterilip gösterilmeyeceği hakkında bilgi verirmisiniz?

Cevap :
Sayın Ak, 20.07.2009 tarihinde de benzer bir soru sormuşsunuz yanıtı da aşağıdaki şekilde tarafınıza mail atılmış ve web sayfamızda Gelir Vergisi Soru-Cevaplarının içinde saklanmaktadır. Vergi mükelleflerinin yapmış oldukları giderlere ilişkin aldıkları fatura ve benzeri vesikalarda kendi isim ve ünvanları bulunması gerekir. Bu nedenle, elektrik idaresinden aboneliği müşteriniz (şirket) adına yapmanız halinde bu faturayı giderleştirip, Ba formunda bildireceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.08.2009
Soru :
01/08/2009 tarihinden sonra SGK'ya işyeri tescili yapmış olan tüzel kişiler, işe giriş bildirgelerine ÇSGB dosya numarası/meslek kodu/işkolu kodu olarak ne yazacaklardır. Bölge Çalışma Müd.bu hanelerin boş geçileceğini, daha sonra posta ile dosya numaramızın bildirileceğini, SGK ise işyeri tescil numaramızın ve işkolu kodumuzun, ÇSGB dosya numarası ve meslek kodu olarak sayıldığını ve işe giriş bildirgesine bu numaraların yazılıp verilmesi gerektiğini söylüyor. Konu hakkında bilgilendirmenizi rica ederim.Teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK nın yeni e-bildirge sistemi ile ilgili muhatap bulmada güçlük çektiğinizi biliyoruz. Bu doğrultuda yapmış olduğumuz tetkikler sonucunda konu ile ilgili olarak SGK nın beyanatının uygulanması yönünde olduğunu düşünmekteyiz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.08.2009
Soru :
2009 Haziran dönemine ait Ba Bs formlarını süresinden sonra 11.08.2009 tarihinde vermiş bulunmaktayız. Ne gibi bir cezai yaptırım ile karşı karşıya kalacağımız ve buna karşı herhangi bir dava açma hakkımız olup olmadığı hakkında bilgi verirmisiniz.

Cevap :
Sayın Yorulmaz, Haziran/2009 Ba-Bs formu için yapılacak düzeltmelere ceza uygulaması konusunda bir açıklık yoktur.Düzeltilecek vergilendirme dönemi 1/Ağustos öncesi olduğu için eski ceza kesilebilir(1.600 TL).Mük.355.maddedeki değişiklik 01.08.2009 da yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle düzeltilecek vergilendirme dönemi için eski ceza kesilebilir. Konu Hakkında İst.Vergi Dairesi Başkanlığından Görüş almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.08.2009
Soru :
Merhaba; Davalık duruma gelen şüpheli alacak için 2. derece bir ipotek alındığı durumda karşılık ayrılırmı, VUK 323 Madde de teminatlı alacaklar için teminatı aşan kısım için karşılık ayrılır diyor ipotek derecesi hakkında bilgi yok, örneğin şüpheli alacak 100.000 TL ipotek 2. derece 100.000 TL ipoteğin 1 dereceden alacaklısı 100.000 TL ile bir banka bu durumda 2. derece ipotek alan şirket 129 hesapta karşılık ayırarak gider yazacakmı Teşekkürler

Cevap :
Sayın İnanoğlu, Sizin de bahsettiğiniz gibi şüpheli alacak karşılığı teminat dışında kalan tutar için ayrılır. Teminatlar arasında sayılan ipoteğin derecesi konusunda VUK 323.maddede herhangi bir özel düzenleme olmadığı için ipotekli teminatınız dışında kalan tutar varsa bunun üzerinden karşılık ayırınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.08.2009
Soru :
mrb , mükellefim kamu ihalesine girip makina bakımı yapmıştır.makinaların bakımını atölyesinde yaptığı için ayrıca ihale için ssk'dan dosya açtırmadık.teminatın çözülmesi için başvurduğumuzda ssk müfetişi, ssk dosyamızın devamlı dosya olduğunu belirtip tüm yıl matrahımız üzerinden eksik işçilik taahhukuk ettirmiştir. ayrıca idari para cezasıda kesti.bunlara itiraz hakkımız var mıdır?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Alt işverenlik işlemleri yaparken alt işveren dosyası açılır ve SGK işlemleri bu dosya üzerinden yürütülür. Müfettiş doğru işlem yapıyor. Eğer itiraz da bulunursanız dosya açtırmadığınız içinde işlem yapılıp idari para cezası kesilecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.08.2009
Soru :
Merhaba, İnşaat işi Taşeronu olarak SSK'ya dosya açılışını başlama tarihinden bir gün önce verdik.Dosya no ve şifremizi sistem çalışmıyor ve nasılsa yeni açılış olduğu için bir ay süreniz var işe girişleri vermek için şeklinde tarafımıza ifade ettiler.Bizde şifremizi ancak ertesi gün alabildik ve işe girişi geçmiş tarihli olarak internetten verdik.Bu karşılık Kurum işe girişi geç verme nedeniyle İPC uyguladı.Bu cezaya karşı ne yapılabilir? Haklılık payı var mı ?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Bu ifadeler karşılığı iş yapma sizde olduğu gibi pek çok meslek mensubunu zorda bırakmaktadır. Yasal Mesnedi olmayan ifadelerdir bunlar... İfade eden de bunu daha sonra reddediyor. Sigortalı bildirimi ve tescili MADDE 8- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008– 5754/6. md.) İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi; a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün, ..... Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 10.08.2009
Soru :
İyigünler. Benim sorum bankalara ödenen özel emeklilik sigorta ödemelerinde yer alan vergilerin ne şekilde indirim yapılabileceği hakkında. Özellikle çalışan sigortalılar için bu vergiler nasıl indirim söz konusu yapılabilir. Teşekkür eder iyiçalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Çelik, Özel emeklilik sigorta primleri, GVK 63.maddesinin 3.fıkrasındaki şartlara göre primlerin ödendiği ay veya aylarda ücretlinin gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.08.2009
Soru :
iyi günler hocam.. ltd.sti unvanlı sirketimiz bazım kurum ve derneklere bağıs yapmaktadır. yaptığı bu bağısları biz asağıdaki sekilde kayda almaktayız. ------/---------- 689 dig.o.g x 100 kasa x yapılan bağısın nakit olarak ödendiği varsayarak benim sormak istediğim. biz bu bağış ve indirimleri k.gecilerde indirim konusu yapabiliyoruz. 689 nolu hes.attığım bağıslar 689 nolu hesabın isleyisi gereği matrah arttırıcı bir hesap,dolayısıya ben bu tutarı beyanda indirimler sutununda da indirim konusu yaptığımda benim bu yaptığım bağıstan hic faydam olmuyor çünkü bir taraftan matrahı artırıyorum,bir taraftan indiriyorum. ben yukarıda anlatmaya calıstığım, konu hakkında bana yardımcı olurmusunuz. 689 nolu hesabı kullanmakla yanlıs mı yapıyorum.. bilmek istiyorum..

Cevap :
Sayın Aydın, KVK 10.maddesi 10/c bendindeki şartların oluşması halinde yapacağınız bağış ver yardımları 700 lü hesaplarda giderleştirirsiniz. Geçici vergi ve yıllık Kurumlar Vergisi beyan döneminde yapmış olduğunuz bağış ve yardımların tutarını KKEG olarak kurum matrahına ilave edeceksiniz. Beyannamenin ilgili bölümünde (İndirimler bölümünde) kurum kazancının %5'i kadarlık kısmını kurumlar vergisi matrahından indirebilirsiniz. Konuya ilişkin KVK 1 nolu tebliği inceleyiniz. 689 hesap KKEG hesabı değildir, tek düzen hesap planında tanımlandığı gibi diğer olağandışı gider ve zarardır. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.08.2009
Soru :
Öncelikle özverili çalışmalarınızdan dolayı ve iyi niyetli oda çalışanlarına sahip olduğumuz için Yöneyim kuruluna ve oda başkanımız Sayın Yahya Arıkan beyfendiye teşekkür ederim... 3568 sayılı yasamızı malesef tam anlamıyla uygulama imkanı bulamıyoruz, evet derin mesele ve hatta kanımca kriz aşamasına gelen Denetim konusu hakkında sorularım olacak..Biz meslek mensupları olarak denetim görevini üstlenmek istiyoruz.Hem odamız nezdinde hemde Türmob nezdinde TTK 'yı beklemeden ve SPK 'ya fazla bu konuyla ilgili yetki verilemsini engellemek adına Mesleğimizde Denetim ile ilgili ciddi çalışmaların ve kursların başaltılması gerekmektedir.Denetim konusu ile ilgili çalışmalarınız hangi aşamada olduğunu ve bize düşen görevler varsa neler yapamamız gerekiyor bu konuyla ilgili olarak bizleri bilgilendirirseniz sevinirim. Teşekkürler,

Cevap :
Sayın Kemal KOÇUK, Odamızın Denetim konusunda eğitim alyapı çalışmaları hızla devam etmektedir. Teorik olarak Denetimin noe olduğu , ayrıca Denetimin nasıls yapılacağı ilea ilgili uygulama ağırlıklı eğitimlerimiz Ekim ayı itibariyle başlayacaktır. Bu eğitimler herzaman olduğu gibi öncelikle meslek mensuplarına ve stajyerlere de ücaretsiz olarak verilecektir. Eğitimleri destikleyici yayınlarımız hazırlanmaktadır. Seminerler hariçinde yıl sonuna doğru daha uzun süreli sertifika programlarımız başlayacaktır. Konuya olan hassasiyet ve ilginiz çok sevindiricidir. Ayrıca çalışanlar olarak bizlerle ilgili güzel düşüncelerinizi belirtmişsiniz. Teşekkür ederiz.Saygılarımızla. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 06.08.2009
Soru :
İyi Günler.1996 yılı girişli bir kişinin;15 tam yıl ve 3.600 gün prim gün sayısını doldurduktan sonra kendi isteğiyle işten ayrılıp kıdem tazminatı alma hakkı doğar mı? Şimdiden teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kısmi emeklilik şartlarını yerine getirmiş ve ihtiyarlıktan bağlı bulunduğunuz kurumdan emekli olmaya hakkazandığınız işvereninizden kıdem tazminatınızı alabilirsiniz diye bir yazı alabilirsiniz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.08.2009
Soru :
MERHABA, ben 01/09/2008 tarihinde stajımı başlattım ve halen devam etmekteyim.Ayrıca 3 ay tesmerin kursuna gittim ve staj evraklarıma eklemiştim.Benim sorum stajım kaç ay olucak,hangi tarihte biter ve hangi dönemde yeterlilik sınavına başvuru hakkım doğar.Teşekkür ederim, iyi çalışmalar...

Cevap :
Sayın Nazlı ŞAMNAL, 01/09/2008 tarihinde stajınız başlamış. Normalde 31.08.2010 tarihinde stajınız bitiyor ancak kursun da 3 ay staj süresinden sayıldığını düşünürsek Mayıs 2010 sonu itibariyle stajınız bitecek. Temmuz 2010 dönemi yeterlilik sınavına girebilirsiniz. İyi çalışmalar dileriz. EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 04.08.2009
Soru :
İYİ GÜNLER.1-YENİ KURULAN LTD.ŞTİ.ANA SÖZLEŞMEDE ŞUBELER AÇMA,MARKA,PATENT HAKLARI V.B.MADDELER YAZILMADAN BU ŞİRKET ŞUBE AÇIP MARKA PATENT HAKKI ELDE EDEBİLİR Mİ?ORTAKLAR KARARI NOTERDEN TASTİK EDİLMESİ YETERLİMİDİR?YOKSA TİCARET SİCİLDE TESCİL EDİLMESİ GEREKİR Mİ?2-İHRAÇ KAYITLI MAL SATILABİLMESİ İÇİN HANGİ ŞARTLAR GEREKLİDİR?SANAYİ SİCİL BELGESİ OLMAYIP SADECE TİCARET ODASINA KAYITLIDIR.3-TAAHHÜT EDİLEN 1/4 SERMAYE BANKADAN ÖDENMESİ Mİ GEREKİR?YARDIMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. İYİ ÇALIŞMALAR.

Cevap :
Sayın Atasoy, Limited şirketin ana sözleşmesinde değişiklik yapıp iştigal konusu eklemeniz gerekir. İhraç Kayıtlı mal satılması için imalatçı sıfatı olması gerekir.Bunun içinde Sanayi sicil belgesi ve kapasite raporu alınması gerekir.Taahhüt edilen Sermayenin 1/4 'ü 8.0000 TL üstün ise banka aracılığı ile ödenmesi gerekir


 

Tarih : 04.08.2009
Soru :
• Haziran 1998 tarihinden bu yana serbest faaliyet göstermekteyim. Meslekte 10 yılımı tamamladığımdan dolayı, Temmuz 2008 tarihinde YMM sınavlarına girebilmek için gerekli evrakları tamamlayarak Tesmer’e baş vurdum. • Ancak, her şeyim tamam olmasına rağmen, Tesmer SSK’ya tabi olduğumu tespit etmiş. Buradan da, kendi kendilerine, tarafımdan hiçbir açıklayıcı bilgi istemeden, direk olarak 3568 sayılı yasanın “Yasaklar” başlıklı 45.maddesinin birinci fıkrası ve buna bağlı olarak da Yönetmeliğin “Hizmet Akdi ve Çalışma” başlıklı 44.maddesine aykırı olduğu yorumunu yaparak sınav başvurumu iptal edilmiştir. • Telefonla Tesmer yetkilisi ile yapmış olduğum görüşmede, Yasaya aykırı davranış konusunda, siz haklı olabilirsiniz, ancak biz bunu burada tespit edemeyeceğimiz için, dosyanızı bağlı olduğunuz odaya gönderiyoruz, onlar sizinle görüşüp konuya açıklık getirdikten sonra, Yasaya aykırı davranış olmadığını tarafımıza bildirdikleri takdirde YMM sınav hakkınızı kullanabilirsiniz dediler. • İlgili yazının İSMMMO ‘sına gönderilmesini talep ettim. DAYANAK OLARAK BELİRTİLEN KANUN AÇIKLAMASI :  İddia’ya konu olan, 3568 sayılı yasanın “Yasaklar” Başlıklı 45.maddesinin birinci fıkrası sizlerin de bildiği üzere tam olarak şöyle der;  Serbest muhasebeciler, serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2.maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslek ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşamazlar. Yine 3568 sayılı yasanın “Mesleğin Konusu” başlıklı 2.maddesinde de, Muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu şöyle tarif ediliyor. a- Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço kar-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak. b- Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak. c- Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak, Olarak tarif ediliyor. • Peki, nasıl olur da sadece SSK’lı olmam nedeniyle, Meslek Unvanımla, yukarıdaki işleri yaptığım kanaatine varıldı. Hayretler içindeyim. • SSK lı olarak çalışmış olduğum firmada, tabiri yerinde ise, Ne muhasebenin, “M”si , ne de Müşavirin “M”sini çağrıştıran, uzaktan yakından ilgisi olacak hiçbir iş yapmadım. SSK’ lı çalışmış olduğum Firmanın muhasebesinin nasıl yapıldığını da, ne merak ettim, ne de sordum. • Serbest muhasebeci mali müşavir unvanımla, 2.maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışmadım. ticari faaliyette bulunmadım, meslek ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşmadım. • SSK’lı olarak çalıştığım iş yerinde yapmış olduğum iş, tamamen piyasadan malzeme temini ve piyasa araştırma işidir. • (30/11/2008 tarihinden itibaren de emekliyim. Şu anda SGD Primi ile bağkur’a prim ödüyorum) • Yukarıda da belirtildiği üzere, Ne 3568 sayılı yasanın “Yasaklar” Başlıklı 45.maddesinin birinci fıkrasında, ne de 3568 sayılı yasanın “Mesleğin Konusu” başlıklı 2.maddesinde, benim ssk’lı olarak yapmış olduğum işle alakalı bir yasak yoktur. --- Size sorum, böyle bir gerekçeyle benim YMM sınavına girmemi engelleyebilirlermi, Benim yanıldığım bir nokta mı var, Odamız bu durumu nasıl çözer ve ben de YMM sınav hakkımı elde ederim. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Sedef, Konuyla ilgili 25.08.2009 tarihinde Odamıza geldiğinizde tarafınıza bilgi verilecektir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 03.08.2009
Soru :
iyi günler dilerim. Benim sorum yeni uygulamaya koyulan İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRGESİ hakkında:Eskiden beri çalışan bir işçinin 31.07.2009 tarihinde çıkışı yapılacaktır. Bildirge de yer alan gün sayısı kısmına 30 yazıldığında hata mesajı vermektedir. Bu kısma 31 yazmak sözkonusu olmayacağına göre ve eksik gün yazmakta mantıksız olduğundan çünkü eksik çalışma yok çözüm önerinizi bekliyorum. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sorunuz mükerrer olup cevaplanmıştır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.08.2009
Soru :
iyi günler dilerim. Benim sorum yeni uygulamaya koyulan İŞTEN AYRILIŞ BİLDİRGESİ hakkında:Eskiden beri çalışan bir işçinin 31.07.2009 tarihinde çıkışı yapılacaktır. Bildirge de yer alan gün sayısı kısmına 30 yazıldığında hata mesajı vermektedir. Bu kısma 31 yazmak sözkonusu olmayacağına göre ve eksik gün yazmakta mantıksız olduğundan çünkü eksik çalışma yok çözüm önerinizi bekliyorum. Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Aksaklık SGK ya bildirilmiş olup kurum gerekli düzeltmeyi yapacağını belirtmiştir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 31.07.2009
Soru :
Değerli Üstadım, Bir mükellefim, yurtdışında yerleşik bir fuar firmasına Türkiye'de danışmanlık hizmeti vermektedir.Mükellefim buna mukabil belirli periyotlarda hakedişine karşılık Yurtdışında ki müşterisine fatura kesiyor. Karşılığı firma hesaplarına gelip, DAB a bağlanıyor. Mükellefim müşterisine Yurtdışında düzenlediği fuarlarına katılabilecek firmaların bilgilerini temin ediyor. Ve müşteriside bu hizmetten Yurtdışında yaptığı fuarlarda kullanıyor. Tüm bilgiler ışığında mükellefim sadece yurtiçinde bu hizmeti oluştururken yüklendiği kdv yi iade talebinde bulunuyor. Örneğin kesilen fatura 40000€ur ancak talep edilen iade 3000TL. VErgi dairesi bu işlemi hizmet ihracı saymayıp, talebimizi reddetmektedir. Konuyla ilgili yardımlarınızı rica ediyorum

Cevap :
Sayın Karabulut, Müşteriniz Hizmeti Türkiyede verdiği için KDV kanunun 1. maddesine göre yapmış olduğu hizmet KDV tabidir. Hizmetin İhraç sayılabilmesi için; Hizmetin Yurdışında verilmesi gerekir.(KDV Md.12/2a-b ) sadece hizmetten yurt dışında yararılanılması şekli Hizmet ihracı olmaz.Vergi dairesinin görüşü doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.07.2009
Soru :
sayın yetkili tam tasdik kapsamında bir firmada muhasebe sorumlusu olarak çalışmaktayım Çalıştığım şirket ihale ye dayalı inşaat işleri yapmaktadır 7 şantiyemiz bulunmakta olup bu şantiyelerden birinde hakedişimize (istihkakımıza)%3 tevkifat uygulanmaktadır. size bu durumla ilgili 2 sorum olacak yardımcı olursanız seviniriminşaatın başlangıc tarihi 11.2008 bitiş tarihide 09.2009 olacaktır inşaatın bizlik bölümü 11 aylık faliyettir 1) bu tevkifatlar kestiğimiz hak ediş faturalarında gözükecekmidir. çünkü (ihaleyi düzenleyen kurum faturalarda bu tevkifatın gözükmeyeceğini söyledi acaba doğrumudur şuan tevkifat sadece hak ediş raporlarında gözüküyor) 2)biz bu tevkifatları hangi dönemde hangi beyannamede mahsub edeceğiz mahsub için inşaat faliyetinin bitmesi gerekirmi. yardımlarınız için şimdiden teşekürler

Cevap :
Sayın Keskin, GVK 42 ve müteakip maddelerine göre yıllara sari inşaat kavramından takvim yılı esası anlaşılacaktır. İnşaatın başladığı yıl 2008 biteceği yıl 2009 ise bu yıllara sari bir iştir. Ay hesabı yapılmaz. GVK.94. maddesine göre yapılan %3 lük tevkifat fatura üzerinde gösterilmez. Ödeme yapıldığı an muhasebe kayıtlarına alınır. Tevkif edilen vergiler yıllık kurumlar vergisi beyannamesi verimesi halinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsubu yapılır. Mahsup edilecek vergi yoksa nakden iadesi talep edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.07.2009
Soru :
iyi çalışmalar.5811 sayılı yasa ile ilgili. mükellefim mart ayında bu kanundan yararlandı.benim sorum muhasebe kayıtları ile ilgi olacak. bankaya para yatırdılar, beyan verdik vergi tahakkuk etti ve ödendi. vergi tahakkuk edince yapmamız gereken muhasebe kaydı nasıl olacak? 360 alacaklı borçlu hesabı hangisini kullanacaz. ve 6 ay içinde sermaye ye ilave edilecek. tespit raporunun hazırlanmasından sonra başka ne gibi işlemler yapacağız. bu konuda bilgilendirirseniz seviniriz. iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Şen, 5811 sayılı yasanın 3.maddesinin 3.fıkrasına göre tahakkuk eden vergiler gider kaydedilemez. Yapılacak muhasebe kaydı ise KKEG (borçlu), 100 veya 102 (alacaklı) şeklinde yapılır. 6 ay içinde sermayeye ilave edilen özel fon, muhasebe kayıtlarında sermaye hesabına ilave edilerek işlem tamamlanır. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.07.2009
Soru :
Merhaba. SGK 18 yaşın altında olan hizmet sürelerini hesaba katmıyor diye biliyorum. Peki 18 yaşın altında yapılan ilk işe girişler 18 yaşın altında mı işe giriş olarak değerlendirilir yoksa 18 yaşından sonraki prim ödemelerinde mi. Kısacası 18 yaşın altında yapılan sgk girişleri ve 18 yaşın altındaki staj süreleri ve işe girişleri hakkında kısa bilgi verirseniz sevinirim. İyi çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK çalışanların yaşlılık aylığı hesaplamasını yaparken 18 yaşın üstünde geçirdiği süre ve primleri dikkate almaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.07.2009
Soru :
Üstadım kat karşılığı inşaat yapan şirketimiz arsa sahibi adına belediyeye ve vergi dairesine ödemiş olduğu harç,ve her türlü vergileri giderleştirebilir mi? yanlız ödenen bu harç ve vergiler belediyede ve vergi dairesinde arsa sahibi adına tahakkuk ve tahsil edilmiş görünüyor.

Cevap :
Sayın Yıldız, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre ticari kazancın tespitinde giderleşecek unsurların fatura ve benzeri vesikalarla tevsik edilmesi ve bu belgelerde vergi mükellefinin adı veya unvanının yazılı olması şartı aranmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.07.2009
Soru :
merhaba,bir yakınım 1996 işe başlamış,sigorta girişini yapmışlar fakat sadece 6 ay sigortalı göstermişler.kendisi 2002 işten ayrılmış ama bu durumu yeni farketmiş sigortasını devam ettirmedikleri için herhangi bir yasal hakkı varmı?maduriyetinin giderilmesi için yasal yöntemlere başvursa süre aşımı varmıdır.Vereceğiniz cevap için tşekkür ederim iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Adli yollara başvurmanız gerekmektedir. Zamanaşımını ortadan kaldıracak ispat edici nedenlere de ihtiyacınız bulunmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 24.07.2009
Soru :
İhbar Tazminatında ilk dilim 6 aydan az çalışan için 2 hafta ihbar deniyor. Bu durumda 1 gün dahi çalışan bir işçi için ihbar tazminatı hakkı doğarmı.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu MADDE 17. - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. ....................... GEÇİCİ MADDE 77 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.07.2009
Soru :
Bağkur üyesi Ltd.Şti.ortağı müşterim, ortağı bulunduğu şirkette huzur hakkı anlamında, müdür maaşı olarak 4000 tl net maaş almaktadır.Bağkura verilen Prime esas kazanç formunda, elde etmiş olduğu müdür maaşı dikkate alınarak beyan zorunluluğu varmıdır? Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Elde edilen ücret esas alınarak 4/b bildirim formunun beyan edilmesi gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.07.2009
Soru :
Merhaba üstat, yanımda çalışmakta olan 56113458306 tc. numaralı Behçet TINKIR yardımcım aşağıdaki şekilde staja başalama sınavlarına girmektedir. 03/2007 sınava girdi 06/2007 askerlik nedeniyle girmedi 11/2007-03/2008-06/2008-11/2008-03/2009-06/2009 sıanavlara girdi. Bu arkdaşın kaç tane daha sınava girme hakkı var? Askerlik döneminde girmediği dönem için ek bir sınav hakkı verilebilirmi?

Cevap :
Sayın Mustafa YURTSEVEN, Söz konusu adayın dosyası incelenmiş ve bahsettiğiniz şekilde mart 2007 sınavlarına katılmadığı anlaşılmıştır. Yazınızda haziran 2007 sınavlarına katılmadığını yazmışsınız. Ancak aday bu sınava katılmıştır. Bu nedenle adayın terhis belgesiyle bizzat Odamıza gelmesi halinde durumu değerlendirilerek kendisine bilgi verilecektir. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 21.07.2009
Soru :
Sayın sgk mevzuat uzmanı, Bir mükellefim İlk kez 01.04.91 - 20.06.95 tarihleri arası ssk lı çalışmış. 1.490 gün hizmet vardır. Sonrası 04.10.2000 - den sonra devam eden bağ kur sigortalılığı vardır. 3.167 gün bağkur hizmeti vardır. ve mükellefiyeti devam ediyor. Doğum tarihi 14.03.1950. Askerlik borçlanması yoktur. Bu mükellefim vergi kaydı devam ederken emekli olabilir mi ? TAM emekli veya KISMİ emeklilik hakkını ne zaman kazanabilir. ( 20 AY ASKERLİK YAPMIŞTIR) BİLGİLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK ne zaman emekli olabilirim ? hattından müşterinizin özlük bilgilerini girererk daha doğru sonuç elde etmeniz mümkündür. İyi çalışmalar


 

Tarih : 21.07.2009
Soru :
merhabalar kolay gelsin.benim çevremde serbest çalışıp emlakçılık (arsa alımı ve satımı) yapan arkadaşlarım var bunlar arsaları kendi üzerlerine alıyorlar ve daha sonra ticaari amaçlı olarak satıyorlar.ayrıca bir başkasına ait olan arsayıda vekalet alarak tabuda satış yapıyorlar bu ve buna benzer işler yapan kişlerin durumu vuk açısından nasıl değerlendirilmeli vergiye tabi olmaları gerkir mi?? veyahut vergi dairesi bu kişiler hakkında T.C kimlik numarlarından harketle ne yapabilir. ayrıca bu kişilerin kazançları ne tür bir kazanca girmektedir...teşkkürler...

Cevap :
Sayın Ergün, Arsa alım satımını yapan gerçek kişiler kendi adlarına kayıtlı gayrimenkullerin alım satımını yapmaları veya başkalarına ait gayrimenkullerin satışına aracılık etmekten elde ettikleri kazanç ticari kazanç olup 193 sayılı GVK ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre işlem yapılır. Vergi dairesine mükellefiyet kaydı yaptırıp defter tutma ve diğer vergi yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadırlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.07.2009
Soru :
Merhaba, 2009/15200 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARINDA "1. Sınıf lokanta ruhsatı yada işletme belgesine sahip olan yerler denmektedir." Çalıştığım iş yeri herhangi bir sınıfa tabi olmayıp Turizm Bakanlığı Turizm işletme belgesine sahip Lokantadır, sınıfı ve türü kısmında ise : Özel Turizm İşletmesi yazmaktadır. Bu durumda KDV oranımız %8 mi yoksa % 18 olarakmı uygulayacağız. Not : Bakanlar kurulu kararından önce %8 olarak özelge almıştım. Tekrar özelge başvurusundamı bulunayım ? Şimdiden teşekkürler. Hakan ÖZŞAFAK SMMM

Cevap :
Sayın Özşafak, Bahsettiğiniz BKK'ya göre Turizm İşletme Belgesine sahip olduğunuz anlaşılmaktadır. KDV'yi %18 olarak uygulamanız gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.07.2009
Soru :
merhabalar, Bir vakfa ait iktisadi işletmede (rehabilitasyon merkezi olarak hizmet vermekte) eğitimci olarak çalışan 1 personel ekim 2008 de evlenmiş ve 1 temmuz 2009 itibariyle tarafımıza bir dilekçe vermiş ve evlendiğinden dolayı istifa ettiğini ay sonunda işten ayrılacağını tarafımıza bildirmiştir. Bu eğitimciler işletmede her sene tekrarlanan sözleşme ile çalışmaktadırlar. Haziran ayında yapılan sözleşme ile işletmede 20 gün çalışağı (başka işletmede de sigortalı olarak görüleceğinden) belirtilmiştir. bu eğitmen 05/12/2005 tarihinden beri iktisadi işletmede çalışmaktadır. Size sormak istediğim ; sözleşmeli çalışmakta fakat her sene sözleşme yenilenmekte giriş-çıkış yapılmamaktadır.Zincirleme sözleşme söz konusudur. Kıdem tazminatı hakkı varmıdır???????? ayrıca sözleşmesi 20 gün üzerinden olduğundan (30 günlük matrahı 2850,-TL iken, Haziran ayından itibaren 20 gün üzerinden işlem göreceğinden) tazminatı 20 gün matrahından mı yoksa 30 gün matrahından mı hesaplamak gerekir.????????? Ayrıca kanaatimce dilekçeyi verdikten sonra 8 haftalık ihbar öneline uyup bu süreyi çalışarak geçirmelidir. Bir de işletmeden ayrılmasının sebebinin çalışmayacak olduğunu Bize bildirmiştir. fakat bizim aldığımız duyumlara göre başka bir yerde işe başlayacağıdır. bu durumda yaptırım olarak neler yapabiliriz. Bu konular hakkında tarafımı bilgilendirirseniz çok sevinirim. vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 1475 sayılı İş Kanunun 14. maddesi gereğince kadının evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerinde çalıştığı işyerinden ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtilmiş olup alacağı ücret son giydirilmiş 30 günlük ücretidir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 17.07.2009
Soru :
Merhaba.. Halen uygulanmakta olan sigorta prim teşviklerinelerdir? kısaca faydalanma koşulları hakkında bilgi verebilirmisiniz?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Halen uygulanmakta olan sigorta prim teşvikleri ve faydalanma koşulları: 1- İşverenin, Sigorta Prim Hissesinden Beş Puanlık İndirim: Sosyal GüvenlikKurumuna prim borcu bulunmayan özel sektör işverenlerinin çalıştırdıklarısigortalıları için ödeyecekleri sigorta primlerinden beş puanlık kısmınınHazinece karşılanmasına ilişkin prim teşviki uygulaması 1 Ekim 2008 tarihiitibariyle yürürlüğe girmiştir. Budüzenleme ile işverenlerin, sigortalıları için ödeyecekleri Malullük, yaşlılıkve ölüm sigortaları prim oranının 5 puanlık kısmı istihdamı teşvik amacıylaHazinece karşılanacak olup, Sosyal Güvenlik Kurumuna Prim borcu bulunmayan vekayıt dışı sigortalı çalıştırmayan işverenlerin sigorta prim yükünün beşpuanlık kısmı Hazinece üstlenilmiştir. Ayrıca 5510 sayılı Kanunun 81 incimaddesinde, muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezasıile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçları bulunmaklabirlikte, söz konusu borçların çeşitli kanunlar gereğince yenidenyapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olması ve yapılandırma veya taksitlendirme işlemleri devamediyor olması kaydıyla, söz konusu indirimden yararlanılabileceğiöngörülmüştür. Bubakımdan, muaccel borçları, 5458 sayılı Kanun gereğince ya da 5510 sayılıKanunun geçici 24 ya da 25 inci maddelerine istinaden yeniden yapılandırılmışya da 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olan işverenler, yapılandırma veya taksitlendirmeişlemlerinin devam ediyor olması ve yapılandırma veya taksitlendirme kapsamınagirmeyen muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ilebunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının da bulunmamasıkaydıyla, 5 puanlık işveren hissesi prim indiriminden faydalanabileceklerdir.Teşvike ilişkin uygulamalar, 13/11/2008 tarihli ve 2008/93 sayılı Genelge ileaçıklanmış 2- Özürlüsigortalı istihdamı sigorta prim teşviki, 4857 sayılı İş Kanunun 30 uncu maddesindeöngörülen sigorta primi işveren hissesi teşviki, -Aynı il sınırları içinde elli veya daha fazla sigortalı çalıştıran işyeriişverenlerinin Kanunen çalıştırmakla yükümlü bulundukları özürlü sigortalılarile korumalı işyeri işverenlerinin çalıştırdığı özürlü sigortalılardan dolayı %100 oranında, kontenjan haricinde çalıştırılan özürlü sigortalılardan dolayı ise% 50 oranında sigorta prim teşvikini düzenlemektedir. 3- 18-29Yaş Aralığında Olan Erkek ve 18 Yaşından Büyük Kadın Sigortalılardan 1/7/2008-30/6/2009Döneminde İşe Alınanlara İlişkin İşveren Hissesi Prim Teşviki: Genç ve kadın istihdamı teşviki olarak danitelendirilen prim teşviki uygulaması 1 TEMMUZ 2008 tarihi itibariyle yürürlüğegirmiştir. Teşvikten yararlanmak için; Sigortalıyönünden aranılan şartlar; 1)Erkek ise; 18 yaşından büyük/29 yaşından küçük, kadın ise; 18 yaşından büyükolması, 2)Prim teşvikinin yürürlüğe girdiği 1 TEMMUZ 2008 tarihinden önceki altı aylıksürede işsiz olması, 3) Prim teşvikinin yürürlüğe girdiği 1 TEMMUZ 2008tarihinden sonraki bir yıl içinde (1 TEMMUZ 2008 ila 30 HAZİRAN 2009 tarihleri arasında) sigortalının işealınması; 4) Sigortalının fiilen çalışması; İşyeriyönünden aranılan şartlar; İlaveistihdamın, prim teşvikinin yürürlüğe girdiği 1 TEMMUZ 2008 tarihinden öncekibir yıllık sürede işyerinden Kuruma bildirilen ortalama sigortalı sayısınailave olarak alınması, halinde, prime esas kazanç altsınırı üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin; Birinci yıl içinyüzde yüzü, ikinci yıl için yüzde sekseni, üçüncü yıl için yüzde altmışı, dördüncüyıl için yüzde kırkı, beşinci yıl için yüzde yirmisi Devlet tarafından (işsizliksigortası fonundan) karşılanır. Teşvike ilişkin uygulamalar, 1/8/2008tarihli ve 2008/73 sayılı Genelge ile açıklanmış olup, sigorta primteşvikinden, 2008/Ekim ayı itibariyle 9.120 işyeri yeni işe almış olduğu 32.738sigortalıdan dolayı faydalanmış olup, 3.239.759,63 YTL’lik sigorta primi devlettarafından karşılanmıştır. 4- 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme FaaliyetlerininDesteklenmesi Hakkında Kanun ile sağlanan indirim 1-Teknoloji merkezi işletmeleri, 2-Ar-Ge merkezleri, 3-Ar-Ge ve yenilik projelerinde faaliyet göstermekle birlikte, sözkonusufaaliyetleri kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar veyauluslararası fonlarca desteklenen işletmeler, 4-Ar-Ge ve yenilik projeleri TÜBİTAK tarafından yürütülen işletmeler, 5- Rekabet öncesi işbirliği projeleri bulunanişletmeler, 6-Teknogirişim sermaye desteği alan işletmeler, 7-4691sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında ücreti gelirvergisinden istisna tutulan personel çalıştıran işletmelerin; Ar-Gemerkezlerinin, kamu kurum ve kuruluşları ile


 

Tarih : 17.07.2009
Soru :
İyi günler;Bir mükellefimiz Cami derneğine ait bir işyerini kira karşılığı kullanmakta iken,Maliye Bakanlığı ile Müftülük arasında yapılan bir protokol ile derneğe ait gayrimenkuller müftülüğe devrolmuş ve tüm işyerleri ile müftülük arasında kira kontratı imzalanmıştır.2 nolu kdv ile beyanname mi vereceğiz yoksa kira için stopaj ödemeye devam mı edeceğiz.Bu konu hakkında bilgi rica ediyorum.Teşekkürler

Cevap :
Sayın Tuğral, Kira ödemelerinde sadece GVK 94.maddeye göre tevkifat yapılacaktır. 2 Nolu KDV sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.07.2009
Soru :
Taşeron bir firma kendisine bağlı olarak çeşitli firmalarda çalıştırdığı personeli periyodik olarak 3 ayda bir işten çıkış gösterip sonra tekrar işe giriş yapıyormuş. böylelikle çalışanların tazminat haklarını elinden alıyorlarmış. Bu da yetmiyormuş gibi birde yıllık izine hak kazanmadıklarını iddia edip izne de çıkartmıyorlarmış. Bu işçiler yıllık izinlerini kullanamazlar mı ? tazminatları için ne yapabilirler ?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır. Bir yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına aktarılır. İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır. İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır. Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.07.2009
Soru :
Merhaba üstat, yanımda çalışmakta olan yardımcım aşağıdaki şekilde staja başalama sınavlarına girmektedir. 03/2007 sınava girdi 06/2007 askerlik nedeniyle girmedi 11/2007-03/2008-06/2008-11/2008-03/2009-06/2009 sıanavlara girdi. Bu arkdaşın kaç tane daha sınava girme hakkı var? Askerlik döneminde girmediği dönem için ek bir sınav hakkı verilebilirmi?

Cevap :
SAYIN MUSTAFA YURTSEVER, ADAYIN TC KİMLİK NUMARASI YAZILMADAN İSİM VE SOYADI BELİRTİLEDEN KONUYLA İLGİLİ CEVAP VERİLEMEMEKTEDİR. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 14.07.2009
Soru :
Sayın Üstad bir kişi ilk önce SSK'lı oluyor daha sonra kendi adına bir işyeri açarak Bağ Kur sigortalısı oluyor bir müddet sonra işyerini kapatarak aynı zamanda Bağ Kur kaydınıda sildirerek Bir Limited Şirkette SSK çalışmaya başlıyor daha sonra Çalışmış olduğu Limited şirkete ortak oluyor. Ortak olduğu tarihten sonra SSK dan ayrılıp Bağ Kur'a geçmesi mi gerekir yoksa SSK olmaya devam edebilir mi? Diğer Bir şekilde Bu şahıs Limited Şirkette SSK'lı çalışmaya devam eder iken başka bir limited şirket kuruyor ve ve hiç bir gün ara vermeden kendi kurmuş olduğu şirkette SSK lı olur mu yoksa Bağ Kur'a geçmesi mi gerekir. Bu konu hakkında bilgi verebilirmisiniz. Teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SİGORTALILIK HALLERİNİN ÇAKIŞMASI Sigortalıların Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışmaları halinde aşağıdaki şekilde işlem yapılır. 1) Sigortalılar, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmaları halinde öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışma yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılırlar. 2) 1 inci madde gereği başlatılan sigortalılığın kesintiye uğraması halinde sonra başlayan çalışmaya göre sigortalılık hali başlatılır. 3) 5510 sayılı Kanunu 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile bu Kanunun 5 inci maddenin (a) ve (e) bentlerine tabi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, bunlar bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayılır ve birinci madde hükmü uygulanır. 4) İsteğe bağlı sigortalı olanların 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer. 5) 1 inci maddede belirtilen sigortalılık hali değişikliklerinde Kanunda ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren, yeni sigortalılık haline göre hak ve yükümlülükler başlar. 6) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fırkasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. 7) Sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması halinde, ödenen primler 1 inci maddeye göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir. 8) 01/10/2008 tarihinden önce 506 sayılı Kanuna tabi olmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi olmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kabul edilen sigortalılardan zorunlu sigortalı olmaları gerektiği halde 506, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenler hakkında bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince işlem yapılır. 9) 01/10/2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı oldukları halde, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden bu Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi prim ödemesi olanların sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar devam ettirilir. 10) 01/10/2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı oldukları halde 2925 sayılı Kanuna tabi prim ödeyenlerin sigortalılıkları 01/10/2008 tarihi itibariyle sona erer, 5510 sayılı Kanuna tabi çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren 2925 sayılı Kanuna göre kendiliğinden başlatılır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.07.2009
Soru :
ACİL! İşverenşlerin sgk vermiş olduğu bildirgelerrden borç olmaması şartı ile % 5 indirim hakkı tanınmıştır. % 5 indirim hakkından faydalanan işyeri kapsamında kamu idarelerinden ihale alan işyerleride varmıdır.(KANUNDA KAMU KURUMLARI DİYE BİR İBARE KULLANILMIŞ) sgk müdürlüklerinde uygulama farklığı bulunmakta fatih ssk % 5 indirimi kabul etmekte kadıköy ssk kabul etmemktedir.teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kapsama giren işverenler 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (ı) bendine göre; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesine ait kısmından yapılması öngörülen beş puanlık indirimden, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran, özel sektör işyeri işverenleri yararlanabileceklerdir. Dolayısıyla, resmi nitelikteki işyerleri için sözkonusu prim indiriminden yararlanılması mümkün bulunmadığından, mahiyet kodu (1) ve (3) olarak tescil edilen işyerleri ile resmi nitelikte olduğu halde mahiyet kodu (2) olarak tescil edilen işyeri işverenleri sözkonusu indirimden yararlanamayacaklardır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 14.07.2009
Soru :
Üstad kolay gelsin, Fason tekstil ve konfeksiyon ürünlerindeki kdv oranları hepimizin malumudur. Benim sormak istediğim konu ise şu; Ayakkabı sayasını ve tabanını fasoncuya veriyoruz. O da bize, bizim verdiğimiz saya ile tabanı birleştirme işini yapıyor. Bu işi Tekstil veya konfeksiyon işi ile bağdaştıramadığımızdan kdv oranının %18 olduğunu düşünmekteyim. Ancak sizden de bir teyit rica ediyorum. Konu hakkındaki görüşünüz nedir? Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Tanju, Düşüncenize katılıyoruz. Bu işçilik için uygulanacak KDV oranı %18'dir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.07.2009
Soru :
İyi çalışmalar diliyorum.Sormak istedim konu şöyleki;İnşaat faaliyetleri ile iştigal eden ltd.şti.in ortağına(gmsi mükellefiyeti mevcut) ait arsa üzerinde bina işyeri yapımı müteahitlik işlerini sözkonusu ortağı bulunduğu ltd.şti.üstlenmiş olup, sözkonusu bina yapımına ait tüm gider ve işçilikler müteahit şirket tarafından karşılanıp ödenmektedir.Bina yapımının bitmesi durumunda sözkonusu ltd.şti.müteahitliğini yaptığı binanın mülkiyetini kendi üzerine almak istemesi durumunda, arsa sahibi şirket ortağı açısından bu devrin vergisel boyutu hakkında bilgi vermenizi rica edeceğim.

Cevap :
Sayın Lüle, İnşaatı yapan LTD ŞTİ, yapmış olduğu müteahhitlik hizmeti ve inşaat tutarını arsa sahibine fatura edecek. Arsa sahibi, cins tahsisi (değişikliği) yaptıktan sonra emlak vergisi yönünden bina maliyetini oluşturarak ilgili belediyeye emlak vergisi bildiriminde bulunacak. Emlak Vergisine esas olan matrah, binanın vergi değerini teşkil edecektir. Sözkonusu binayı 5 yıl sonra satarsa herhangi bir değer artış kazancı hesaplanmayacaktır. 5 yıl içinde satarsa satış bedeliyle emlak vergisi beyan değeri arasındaki fark, değer artış kazancı olarak elde edildiği yıla ait yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir. Değer artış kazancına ilişkin hesaplama konusunda web sayfamızda bulunan 2009 yılına ilişkin mali rehberden yararlanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.07.2009
Soru :
Vakfın İktisadi işletmesinde çalışan bir personel, Aynı Vakıf tarafından kanunla kurulan Kamu Tüzel kişiliğine sahip Üniversitede istihdam edilmeye devam ederse Kıdem ve ihbar Tazminatı hakkı doğar mı? Doğması halinde ödeme kim tarafından nasıl yapılmalıdır?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi Madde 22 - İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.


 

Tarih : 10.07.2009
Soru :
Soru : SGK 80. maddesi (d) bendinde uygulamaya göre ödenen ikramiye, pirim vb ödemeler bu kapsama girer mi. Yorumlayabilirseniz memnun olurum, Saygılar, Yılmaz BAĞ Cevap : Değerli Meslek Mensubu İkramiye ve primlerin hangi kapsama girip girmediği hakkında sorunuzu açarmısınız ? İyi çalışmalar İlgili maddenin d bendinde ücret dışındaki diğer ödemeler nedeni ile üst sınır aşan kısım takip aydan başlayarak diğer ayların pirim kazanç matrahına ilave edilir denilmekte. İkramiye ve pirim ödemeleri diğer ödemeler kapsamında mıdır, veya diğer ödemelerden kastedilenler ödemeler neler olabilir. Y.BAĞ

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigortalılara ödenen ücret dışındaki diğer ödemelerin üst sınırı (3.954,60.-YTL) aşan kısmından sigorta primi kesilmemektedir. Sosyal Güvenlik Reformu ile ücret dışındaki diğer ödemelerin üst sınırı aşan kısmından, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edileceğine ilişkin bir hüküm getirilmektedir. Ancak, fıkrada yer alan “diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin üst sınırı aşan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir.” Hükmünün teknik olarak uygulanması mümkün değildir. Örneğin, 3.000 YTL ücret alan bir işçiye, 3.000.YTL de ikramiye ödenmesi halinde SSK tavanı olan 3.954,60 YTL SSK primi alınmakta, bu tutarın üzerindeki kısımdan prim alınmamaktadır. Oysaki, 5510 sayılı Kanunla bu uygulama değiştirilmekte ve tavanı aşan kısmından 2 ay daha prim alınması düşünülmektedir. Ancak bunun fiilen uygulanabilir olmadığı açıktır. Çünkü, ikramiye, prim vb. ücret dışı ödemelerden vergi ve sigorta primleri kesildikten sonra kalan net tutar işçiye ödenmekte, dolayısıyla ertesi ay prim kesilecek bir matrah kalmamaktadır.Uygulamada bu hükmün yaratacağı olumsuz etkilerden birisi de, bu şekilde sıkıntılı süreçlerle karşılaşmak istemeyen işverenleri ücret dışı ödemeleri kayıt dışına itecek olmasıdır. Bu hükmün uygulanabilir ve kabul edilebilir olmamasından dolayı bir çok işveren prim ve ikramiyeyi ya fiilen kaldırarak hem prim kaybına sebebiyet verecek, hem de gelir kaybına uğrayacak olan çalışanları mağdur edecek, yada ikramiye ve prim gibi diğer ödemeleri kayıtdışı ödeyecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 07.07.2009
Soru :
İyi günler part time sözleşmesi olan ve haftada 3 gün çalışan bir işçi 1 yıl çalışma süresi sonunda kıdem tazminatı hakedermi çünkü bu bir yıllık çalışması sonunda 144 iş günü çalışmış sayılıyo bu tür durumda kıdem tazminatı hesaplaması ne şekilde olur ve ücreti nasıl hesaplanır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 06.07.2009
Soru :
Adi ortaklıklarda (işletme defterine tabi)kdv, muhtasar beyyanameler adi ortaklık adına beyan ediliyo diye biliyorum.Gecici vergi ve yıllık gelir vergisi beyannında ortaklar pay hissesine göre ayrı ayrımı beyan edilecek? Bu konu hakkında sizden net bir bilgi alabilirmiyim?

Cevap :
Sayın Özdemir, Adi ortaklığın ticari faaliyette bulunması durumunda ortaklığın bu faaliyetten elde ettiği kazancı ortaklar şirketteki payları oranında beyan eder. Ortakların kazancı ticari kazanç olarak vergiye tabi tutulur.Ortaklar üç ayda bir hisselerine düşen mali karı hesaplayıp Geçici Vergi Beyannamesini beyan ederler. Yıllık Beyanname de yine şahsi olarak beyan edilir. (Her ortak ayrı ayrı hissesi oranınca).KDV ve Muhtasar sizin de söylediğiniz gibi ortaklık numarasından beyan edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.07.2009
Soru :
2004 Yılında işyeri açılışını yapan ve aynı zamanda Bağkura girişi olan bir mükellefim 2005 yılı sonunda işyeri kapanışı vermiş fakat bilgisizliğinden dolayı ve onu uyaran biride olmadığı için Bağkurluluğu hayla aktif görülüyor ve borcu ödeyeniyeceği rakamlara ulaşmış.Bu kişi Bağkura borcu olduğu halde sigortalılığını kapatabilirmi? Bağkurda kapanış işlemlerinin nasıl olduğu hakkında bilgi verebilirmisiniz? Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi (1) Madde 25 – (Değişik: 24/7/20034956/ 15 md.) Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır. Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları tarihte başlar. Bu Kanuna tâbi sigortalılık; a) Gelir vergisi mükellefi olanların, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri, b) Gelir vergisinden muaf olanların, Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği, c) Şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği, Tarihten itibaren, d) Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tâbi olarak çalışmaya başlayanların, emekli keseneği kesilmeye başladığı, e) İflâsına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının, özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği, iflâsına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı, f) 2108 sayılı Kanuna göre 1479 sayılı Kanun kapsamına giren köy ve mahalle muhtarlarından; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı, g) Gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkârlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden BağKur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı, Tarihten bir gün önce, Sona erer. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.07.2009
Soru :
faturalara tc no yazılması zorunluluğu hakkındaki yasanın numarasını ve ismini verebilirmisiniz şahıslara tüketicilere satılan mallar için kesilen faturalarda tc no zorunluluğu var mıdır ? teşekkür ederim

Cevap :
Sayın İzgi, 3 Seri Nolu Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği ile 01.01.2007 tarihinden itibaren Maliye Bakanlığınca belirlenen işlemlerin yapılması sırasında vergi kimlik numarası olarak yalnızca T.C. Kimlik Nosu kullanılması zorunluluğu getirilmiştir. Bilindiği üzere faturada yer alması gereken asli unsurlar VUK 230.maddesinde düzenlenmiştir.Bu maddenin 3.fıkrasında "müşterinin adı, ticaret ünvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası" bulunması gerekmekte olduğu yer almaktadır. VUK 230.maddesinde, 157 Seri Nolu VUK Genel Tebliğinde ve 3 Seri Nolu Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliğinde nihai tüketicilere yapılan satışlar için düzenlenecek olan faturalarda nihai tüketicinin T.C. Kimlik No.su'nun belirtilme mecburiyeti bulunmamaktadır. Alıcının Gelir Vergisi Mükellefi olması durumunda faturaya vergi kimlik numarasının yazılması gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.07.2009
Soru :
Hocam kolay gelsin, Sorum yurtdışı sosyal güvenlik işlemleri ile ilgili. Bir çalışanımız kariyerini Amerikada sürdürecek. Eğer yurt dışı bordrosuna alınırsa Türkiye'de hak ettiği emeklilik hakları oraya devredilebiliyor mu? Amerika ile aramızda sosyal guvenlik anlasması var mı? Eger varsa emeklilik sartları nasıl düzenlenmiş durumda? Eger anlasma yoksa; Örneğin 3 sene Amerikada çalışıp daha sonra Türkiyeye dönse bu 3 senelik çalışma Türk sosyal güvenlik sisteminde emekliliğe dahil olacak mıdır? Yurt dışı borçlanma durumu ortaya çıkacak bunun maliyeti ne olacaktır? Tesekkur eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu ABD ile sosyal Güvenlik anlaşmamız bulunmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 30.06.2009
Soru :
iyi mesailer dileyip sizlere sorumu yöneltmek istiyorum.18.06.2009 tarihinde işletme özetine sahip ikinci sınıf adi ortaklığı maliyeden kapatıp aynı tarihte ltd şirket kurup ssk devri yaptık çünkü ortaklar ve işyeri adresi değişmedi.burada size danışmak istediğim konu 18 gün adi ortaklığa 12 gün ltd şti ücretmi işlenmesi yoksa 30 günün tamamının ltd şti'ne mi? işlenmesi,çünkü ssk tahakkuku 30 gün üzerinden ltd şti'ne çıkmakta bordrolar ayrı ayrı düzenlenmese bu seferde adi ortaklığa gv yönünden masraf yazılmama olayı gündeme geliyor.cevabınıza şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Tüzel kişilikleri gereği çalıştıkları süreler dikkate alınarak iki ayrı bildirge düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca İşyeri bildirgesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin devrihalinde, yeni işveren tarafından, en geç işin veya işyerinin devralındığıtarihi takip eden on gün içinde; gerçek kişi olan işverenin ölümü halinde ise,mirasçılarınca, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde işyerinin işlemgördüğü Kurumun ilgili ünitesine verilecektir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.06.2009
Soru :
A Firması ihraç kayıtlı olarak B Firmasına mal satıyor. B Firması da bu malı yasal süresinde ihraç ediyor. B Firması ihraç kayıtlı olarak aldığı bu malın Türkiye ile alıcı Ülke arasındaki nakliyesini KDV den muaf olan bir nakliye firmasına yaptırıyor. Nakliye firması da B Firmasına verdiği nakliye hizmeti karşılığında KDV siz fatura düzenliyor. B Firması aldığı bu hizmetin giderinin bir kısmını ihraç kayıtlı mal aldığı A Firmasına yansıtmak üzere fatura düzenlemek istiyor. B Firmasının A Firması adına düzenleyeceği bu fatura tutarı üzerinden KDV hesaplayıp hesaplanmayacağı hakkında yasal mevzuatta dayanarak danışma birimizden bilgi almak istiyorum. teşekkürler

Cevap :
Sayın Yaşar, B firması A firmasına gider yansıtma işi bir hizmetin teslimidir. Dolayısıyla Türkiye'de yapılan bu hizmet işi KDV'ye tabidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.06.2009
Soru :
iyi günler efendim. YANIMDA STAJINI YAPAN DAVUT GÖKALP mart ayı sınavını kazandı mali müşavir olma hakkını elde etti. Şirkettte bağımlı mali müşavir olarak çalışması için ne yapması gerekiyor. aşağıdaki sorularımızı cevaplayabilir misiniz? 1-gerekli belgeler nelerdir. 2-şirketin bu durum hakkında karar alıp ticaret odasına tescil ettirmesi gerekir mi? 3-Bağımlı olarak çalışmak için odaya ve birliğe üyelik için ödememiz gereken aidatların tutarı ne kadardır, bu aidatlar nelerden oluşmaktadır. SAYGILARIMILA teşekkürler İYİ ÇALIŞMALAR

Cevap :
Sayın Bahadır, Web sitemizde ÜUELİK işlemleri altında bütün bilgiler vardır.Odamıza kayıt sırasında ayrıca detaylı bilgi alabilir. Bağımlı çalışanların yetkisinin ticaret sicilde yayınlanması bizim açımızdan (YMM süreci açısından)zorunlu değildir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 26.06.2009
Soru :
Türkiyede ssk dan emeklilik şartlarını tamamlayıp emekli olmayı haketmiş şu anda Almanyada oranın sosyal güvenlik kapsamında çalışmakta olan akrabam Türkiyede emekliliğine müracaat edip Almanyada çalışması devam ederken buradan emekli maaşı alabilirmi.Daha sonraki yıllarda Almanyadan emekli olursa oradanda emekli maaşı alabilirmi.Saygılar sunarım.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 5510 sy kanuna göre Sigortalı sayılanlar 3) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerin uyruğunda olanlar hariç, yabancı uyruklu, uyruksuz, göçmenler ve sığınmacı kişiler ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülke sigortalılarından, sözleşmede belirlenen istisna halleri dışında çalışmalarını hizmet akdine tabi sürdürenler. Yaşlılık aylığı başvurusu ve istenilecek belgeler MADDE 8 – (1) Yaşlılık aylığı bağlanması için sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında bulunması halinde, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra, b) (b) bendi kapsamında bulunması halinde, tarım işlerinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra, örneği Kurumca hazırlanan tahsis talep dilekçesi ile Kuruma başvurması şarttır. c) (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (2) Tahsis talep tarihinde Kanunda yaşlılık aylığı için belirlenen yaş ve sigortalılık süresi şartlarından birini yerine getirmemiş olan, ancak, yerine getirilmeyen şartı tahsis talep tarihinden itibaren 1 ay içerisinde yerine getiren sigortalının tahsis talebi, bu şartın yerine getirildiği tarih itibariyle geçerli sayılır. (3) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik fotoğrafı ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet belgesi henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış bildirgesi eklenir. Yukarıdaki hususları dikkate aldığımızda çifte emekliliğin olamayacağına görmekteyiz. İyi çalışmalar


 

Tarih : 25.06.2009
Soru :
2007 Eylül staj başlangıç tarihim ve 2009 Eylül ayında stajım bitiyor ilk sınav hakkım 2009 Aralık ayında yapılacak sınavla başladığını düşünüyorum acaba doğrumu bir de ilk sınavda tüm sınavlara girmenin mecburi olmasına rağmen 3 dersten girdiğim zaman diğer derslerden doğan haklarımın yanıp yanmadığını öğrenmek istiyorum. Saygılarımla;

Cevap :
Sayın Kerem TUGLU, Sizin döneminizde staja başlayan adaylara Aralık sınav dönemi için yazı gnöderilecektir. Ancak 6 Temmuz 2009 tarihinden itibaren sitemizde de Aralık dönemine ilişkin bilgiler bulunacaktır. İlk sınavda tüm derslere girmek mecburidir. Ancak siz yalnızca 3 derse katılırsanız. Diğer derslerten otomatik olarak sınava katılmış sayılmaktasınız. Yani ilk hakkınız katılmadığınız derslerden yanacaktır. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 24.06.2009
Soru :
Dubai'de faaliyet gösteren yabancı bir şirketin Türkiye'de temsilcilik açabilmesi için gerekli prosedür ve müracaat edilecek yerler.İşlemlerin nasıl yapılacağı hakkında bilgi ednmek istiyorum.Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Tiner, Vergi hukuku anlamında ticaret siciline kaydolduktan sonra temsilciliğin bulunduğu vergi dairesine dar mükellefiyet kaydı yaptırılacaktır. Türkiye'deki işlemleri için Gelir Vergisi Stopajı, Kurumlar Vergisi ve KDV Mükellefiyeti tesis ettirilecektir. Diğer konular hakkında İst. Ticaret Odasından ve Dış Ticaret Müşteşarlığından bilgi almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.06.2009
Soru :
Merhaba. 2005 yılı kurumlar vergisi beyannamemizi zarar, 2006 yılı beyannamemizi ise kar olarak beyan ettik ancak, 2005 yılı zararımızı mahsup etmedik. söz konusu 2005 zararını 2007 karından mahsup etme hakkımız var mı? yoksa bu haktan vazgeçmiş mi sayılıyoruz? teşekkür eder saygılar sunarım.

Cevap :
Sayın Bahar, KV Kanunu 9.maddesinde belirtilen şartların oluşması halinde sözkonusu zararı 2007 yılı karından mahsup edebileceğiniz düşüncesindeyiz. Ancak işlemlerinize esas olmak üzere İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep etmenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.06.2009
Soru :
Şirketin, personelin moralini yükseltmek için yapmış olduğu halı saha turnuvasının giderleri, Kanunen kabul edilen gider olup olmadığı, KDV sinin indirilip indirilemeyeceği hakkında bilgi verilmesini rica ederim.

Cevap :
Sayın Eren, GVK 40.maddesinde ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler sıralanmıştır.(sözkonusu giderler kurumlar vergisi mükellefleri için de geçerlidir). İlgili maddenin 1.fıkrasında ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler başlığı altında yoruma açık inceleme elemanlarının insiyatif kullandığı bir düzenlemenin mevcut olması nedeniyle sözkonusu giderin ticari kazancın elde edilmesi için yapılan gider olduğuna kanaat getiriyorsanız giderleştirip KDV'yi indirim konusu yapabilirsiniz. Aksi halde giderin tamamını KKEG olarak kayıtlara alınız. Ancak resmi işlemlere esas olacak olan görüş için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.06.2009
Soru :
SAYIN ÜSTADIM ODAMIZIN WEB SAYFASINDA İŞYERİ BİLDİRİMLERİNİN BÖLGE ÇALIŞMA MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLMESİ HAKKINDAKİ YAZINIZI OKUDUM. BENİM SORUNUM ESKİ OLAN VE MUHASEBECİLİĞİNİ YAPTIĞIM BAZI FİRMALARIN BÖLGE ÇALIŞMA KAYITLARI YOK. YAZIDA 1/8/2009 TARİHİNE KADAR YAPTIRIN DİYE UYARIDA BULUNULUYOR.YANİ 1/8/2009 A KADAR KAYITLARINI YAPTIRIRSAM İDARİ PARA CEZASI UYGULANMAZ ANLAMINAMI GELİYOR.BU DURUMDA BU FİRMALARA İDARİ PARA CEZALARI UYGULANIRMI. BİLDİRİM SIRASINDA SSK İŞYERİ BİLDİRGESİDE İSTENİYOR. BURDAN İŞYERİNİN ESKİ SSK LI OLDUĞUNU TESBİT EDEREK İŞLEM YAPABİLİRLERMİ. BİLDİRİP BİLDİRMEME KONUSUNDA TEREDDÜTLÜYÜM. ÇÜNKÜ İDARİ PARA CEZASI UYGULANIRSA MÜŞTERİLERLE ARAMDA SORUNLAR ÇIKAR.01/08/2009 TARİHİNE KADAR BİLDİRİRSEK İDARİ PARA CEZA UYGULANMAYACAĞINA DAİR BİR YAZI VEYA BİLDİRİ VARMI. ÖNEMLİ BİR SIKINTIM HAKKINDA BENİ AYDINLATIRSANIZ ÇOK MÜTEŞEKKİR OLURUM. SAYGILARLA.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müd de işyeri tescili yapılmamış ve 17,06,2003 tarihinden sonra kurulmuş tüzel kişiliklere ipc verilmeyerek dosya tescili yapılmakta gerçek kişilere ise bildirim tarihindeki işçi sayısı üzerinden 4857 sayılı İş Kanununun 3. maddesine aykırı hareketten aynı kanunun 98. maddesi uyarınca 2009 yılı için işçi başına 112 TL ipc uygulanarak dosya tesili yapılmaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 22.06.2009
Soru :
Sayın Üstadım, benim mükellefim uluslararası gemilere hizmet vermektedir. Kestiği faturalarda KDV tahakkuku etirilmemektedir. Alışlarında biriken Katma değer vergilerinin maliyete atılması imkanı varmıdır.

Cevap :
Sayın Şahin, KDV'den istisna mal ve hizmet teslim eden mükellefler bu mal ve hizmet alımında ödedikleri KDV'yi giderleştiremezler. Devreden KDV veya iade hakkı doğuran vergi olarak iade alma hakları mevcuttur. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.06.2009
Soru :
Merhaba, şirket kurum kazancı elde etmiş karı var ama gecmiş yıl zararları mahsubu yapıldıktan sonra matrah yoktor dolayıs ıle vergi tahakkuk etmemıştir. Vergi levhasın da matrahsızmı yazılmalı yoksa bilanço karı mı? İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Akbaba, Vergi levhalarına tahakkuk fişinde matrah ve vergi var ise yazılır. Aksi halde matrahsız ifadesi kullanılarak levha tasdik edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.06.2009
Soru :
Merhabalar. 20/05/2009 tarihinde Vergi Dairesi Md. tarafından yapılan satışta mükellefime ait ticari araç 13.500 TL bedelle satılmıştır. Vergi Dairesi Müdürlüğü 22.05.2009 tarihli tahakkuk fişi ile 9015 Kdv Tevkifatı olarak %18 Kdv bedeli 2430.- TL Rami Vergi Dairesi Md. adına tahakkuk ettirmiş ve bu bedeli satış esnasında tahsil etmiş olduğu paradan, 15.950.25 den ödeyerek makbuz ile kapatmıştır. Mükellefim olan Limited Şirket'in aktifinde kayıtlı aracın icra marifetiyle satışı için 13500,- TL Araç Bedeli + 2430.- TL Kdv şeklinde fatura düzenlememin yasal yükümlülük olduğunu düşünmekte yapılan bu uygulama nedeniyle tereddüte düşmüş bulunmaktayım. (Bir Adet Boş Fatura bu işlem için talimatım üzerine ayrılmıştır.) Şimdi bu devir işlemi için: 1- Fatura düzenleyecekmiyiz. 2- Düzenlenecek ise %18 kdv eklenecektir. Bu durumda Mükerrer kdv durumu söz konusu olmayacakmı. 3- Fatura düzenlenmeden bu araç aktiften nasıl düşecek, alıcı firma aktife nasıl kaydedecektir. Dönem beyannamesine yansıyacak bir husus olduğunu hatırlatır, Yapacağınız açıklamalarınız için şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Avcı, 1-Aktifte kayıtlı aracın vergi dairesi tarafından icrada satılması nedeniyle fatura düzenlenmesi gerekir. KDV hesaplanacaktır. Ancak, fatura üzerinde KDV gösterilecek, ilgili ayın KDV Beyannamesine dahil edilmeyecek. Çünkü KDV icra dairesine vergi dairesince ödenmiştir. 2-Araçların satış ve tescili noter sözleşmesi vasıtasıyla yapıldığından aracın yeni alıcısına satışının yapılabilmesi için noterden devir sözleşmesi yapmanız gerekir. Dolayısıyla faturayı da icradan aracınızı alan kişi veya firmaya kesmeniz gerekir. 3-Aktifte kayıtlı aracınızın muhasebe kayıtlarından çıkışını yapmanız için 254 Hesabı alacak yazmak ve borçlu hesaba da amortisman ayrılmış ise 257 hesabı ve vergi dairesine olan borç tutarının, 360 veya 368 hesap (borçlandırılarak) kullanılarak kayıt yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.06.2009
Soru :
Doğum izni doğumdn önce 8 hafta doğumdan sonra 8 hafta buraya kadar tamam. yalnız eğer personel bu durumdan faydalanmak için 16 haftalık sürenin dışın da gelişi güzel rapor almışsa ve iş verenin işini aksadacak durumda bırakmışsa burada iyi niyet kurllarına aykırılıktan söz edip iş verenin bildirimsiz fesih hakkına sahip olurmu ve bu 4857/25 maddeye uyarmı

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kadın doğum dolayısıyla hakketiği ücretini doktor raporuyla ispatlamış ise bunun iyi niyet kurallarına aykırı davranışa nasıl sokabilirsiniz? Yasal olarak mümkün değil İyi çalışmalar


 

Tarih : 16.06.2009
Soru :
işyerimden 06/04/2009 tarihinde ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılmıştım. bu konuyu odamıza dilekçe ile bildirmiştim. fakat ne yazık ki işsiz durumdayım. bana verilen 3 aylık yasal süre 06/07/2009 tarihinde dolacak. acaba bu sürenin sonunda stajım iptal mi olacak yada iş bulunca kaldığım yerden stajım devam eder mi? bu konu hakkında neler yapabilirim bilgi verirseniz çok sevinirim. iyi çalışmalar....

Cevap :
Sayın Serhat YILMAZ, 3 aylık süreniz dolduktan sonra, ekonomik kriz nedeniyle iş bulamadığınızı belirten bir dilekçeyle ikinci 3 aylık süre isteyiniz. Bu durumda olanların durumunu Ankara Merkezle görüşeceğiz. STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 16.06.2009
Soru :
Merhabalar spk lisanslama sınavlarının kalkacağı hakkında bir söylenti var türmob spk sınavları iptali için mahkemede dava açılmış galiba acaba yeni ttk çıltıkdan sonra bu sınavlar kalkacakmı.Türmob sürdürmüş olduğu mahkeme süreci ne durumda bilgi verirseniz teşekkürler

Cevap :
Sayın Uzun, Dava devam etmektedir. AVukatımızın bilgisi ektedir. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü “Sermaye Piyasasında Faaliyette Bulunanlar için Lisanslama ve Sicil Tutmaya İlişkin Esaslar HakkındaTebliğde Değişiklikler Yapılmasına Dair Seri VIII No:46 sayılı Tebliğin, Seri VIII No:34 sayılı Tebliğ”in bazı maddelerinde değişiklik yapılması karşısında ilgili hükümlerin iptali talebiyle Türmob tarafından Danıştay 13.Daire Başkanlığı’nda 2006/1947 E. sayılı dava açılmış, ancak dava reddedilmiştir. Karar, Türmob tarafından temyiz edilmiştir.


 

Tarih : 15.06.2009
Soru :
Sayın üstadım,iyi günler Ekonomik koşullar sebebi ile işveren beş kişiyi işten çıkarmak istiyor.İhbar süreleri için 4857/19 maddesine göre çalışanlara ihbar sürelerinin sonunda çıkacaklarını ve kıdem ve vb.haklarını ödeyeceğimizi söyledik fakat işçiler çalışmak istemiyor.10/06/2009 tarihinden işe gelmiyorlar.Bu durumda nasıl bir yol izleyebiliriz.Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Süreli fesih Madde 17 - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.06.2009
Soru :
Sayın üstadım,iyi günler Ekonomik koşullar sebebi ile işveren beş kişiyi işten çıkarmak istiyor.İhbar süreleri için 4857/19 maddesine göre çalışanlara ihbar sürelerinin sonunda çıkacaklarını ve kıdem ve vb.haklarını ödeyeceğimizi söyledik fakat işçiler çalışmak istemiyor.10/06/2009 tarihinden işe gelmiyorlar.Bu durumda nasıl bir yol izleyebiliriz.Saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Bildirim öneli ve şartlarına uymayan tarafların yapması gerekenler : Süreli fesih Madde 17 - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.06.2009
Soru :
Merhabalar;danışmak istediğim konu BA-BS ile ilgili;konu hakkında acil bilgiye ihtiyacımız var.Şirketimiz adına gümrük işlemlerini yapan firma adımıza yaptığı işlemlerle ilgili faturaları tarafımıza dekont etmektedir.Sormak istediğim dekont edilen tüm faturalar ayri cari hesap gibi kayıtlara alınıp BA da beyan edilmeli mi, yoksa diğer kdv içerisinde gösterilebilir mi.Bazı dönemlerde 8000 'ni geçen aynı firmaya ait alış faturalarını dekont etmektedir gümrükçü.Yapılan işlemlerde ki faturalar hep kapalı faturalardır.Biz bugune kadar gümrük hesabı altında takip ettik ve diğer kdv içerisinde gösterdik ,bu durumda şirket olarak BA konusunda hatalımı davranıyoruz nasıl bir yol izlemeliyiz?.Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Kaya, Gümrük komisyoncularının dekont ekinde size göndermiş oldukları faturalar için cari hesap şeklinde takibini yapmanız gerekir. Ba formlarının tanziminde sözkonusu faturaların 8.000 TL limitine bakılarak kaydedilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.06.2009
Soru :
Merhaba. 2009 yılı Nisan Ayına (Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilinceye) kadar gecikmeli olarak gelen 2008 dönemine ait gider faturalarının, 2009 hesap dönemi içerisinde 681 Önceki Dönem Giderleri Hesabı'na işlenmesi ve KKEG Hesabında karşılık ayrılması; 2008 Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde ise geç gelen ve 2009 yılına işlenen bu tutarların Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde Diğer İndirimler satırında gösterilmek suretiyle Kurumlar Vergisi matrahından indirilmesini yönündeki işlemlerin mevzuat açısından uygunluğu hakkında bilgi vermenizi rica ederim. İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Tekin, Vergi hukukunda dönemsellik ilkesine göre geçmiş dönemlere ilişkin gider belgeleri faturanın geldiği tarihte giderleştirilmesi halinde mali karın hesaplanmasında KKEG olarak dikkate alınacaktır. 681 hesabın kullanılmasının bir mahsuru bulunmamaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.06.2009
Soru :
İlaç Firmalarında ve Ecza depolarında İlaç imhası yapılırken, Mali müşavirin görevi nedir. Nasıl bir rapor tutması gerekiyor. Rapor örneği ve prosedürleri hakkında bilgi verebilirmisiniz? Teşekkürler.. İyi çalışmalar..

Cevap :
Sayın Bozkaya, Miadı dolmuş (süresi dolmuş) ilaçların imhasının yapılabilmesi için firma bağlı olduğu vergi dairesine müracat ederek takdir komisyonundan imha edilecek ilaçların bedel takdirini yaptırır. Mali müşavirlerin bu konuda herhangi bir yetkisi sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.06.2009
Soru :
İyi çalışmalar.. Muhasebe büromu 2008 yılında açtım. Çevre temizlik vergisi için Fatih Belediyesine başvuru yaptım. Fatih Belediyesi 6. grup 1. dereceden senelik olarak 148 TL ÇTV tahakkuk etti. Bürom 20 m2 olup 2 kişi çalışmaktadır. Bu duruma göre 7. grup 2. dereceden senelik 41 TL ÇTV ödemem gerekir. İtirazda bulundum. Belediye çalışanları bu durumun Belediye meclisince alınan kararla tesbit edildiğini belirttiler. Belediye Meclisinin aldığı karar Kanunlardan üstünmüdür? Bu vergi için Mahkenmeye gidebilirmiyim? Teşekkürler..

Cevap :
Sayın Erkılıç, 2464 sayılı yasaya göre belediye meclislerinin belli oranlarda ÇTV'yi artırma ve eksiltme yetkileri mevcuttur. Bahsettiğiniz belediyenin bu yetkisini kullandığını düşünüyoruz. Ancak, isterseniz ödemenizi itirazi kayıtla yapıp vergi mahkemesine dava açabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.06.2009
Soru :
merhabalar.01/06/2009 tarihinde noter satışıyla ticari araç satın alan mükellef bu durumu tarafıma 02/06/2009 tarihinde bildirirek vergi mükellefiyetinin başlatılması talebinde bulundu.10 günlük bildirim süresi açısından herhangi bir problem yok fakat defter tasdik süresi hakkında tereddüt yaşadım.defter tasdikini satış sözleşmesinden öncemi yaptırmalıydı yoksa vergi dairesine bildirimde bulunmadan önce tasdiki yaptırmamız yeterlimi?

Cevap :
Sayın Gürel, Müşterinizin satın almış olduğu aracı işletmesinde kullanacaksa, satın almadan önce mükellefiyetinin tesisinin yapılması gerekir. Ayrıca, VUK 221/3.maddesine göre ticari defterlerin işe başlamadan önce tasdik edilmesi gerekir. Ancak, vergi dairesine kayıt yapıldıktan sonraki 1 ay içinde kanuni defterler tasdik ettirilmiş ise VUK 352/1-8.maddesine göre usulsüzlük cezası kesilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.06.2009
Soru :
Merhabalar! İki Mali müşavirin aynı büroyu ortaklık yoluyla kullanması durumunda,ortaklık işlemleri hakkında ne yapmamız lazım,ve bu ortaklığın müşavir bazında durumu nasıl olacaktır.vergi dairesi mükellefiyet vb işlemleri hakkında bilgi veririseniz sevinirim. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın 3568 sayılı Meslek Mevzuatına göre ortaklık işlemleri 20.03.1996 tarih ve 22586 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1996/2 numaralı "Mecburi Meslek Kararında (ortaklıklar ile ilgili)" belirtilmiştir. Sözkonusu karar web sayfamızda 3568 sayılı meslek yasamızın altında mevcuttur. Ortaklık SM ler kendi arasında, SMMM ler kendi arasında veya SM-SMMM ortaklığı şeklinde oluşabilir. Vergi dairesine her ortak için gelir vergisi mükellefiyeti açılır. Ortaklık adına KDV, Muhtasar mükellefiyeti tescil ettirilir. Tek bir Serbest Meslek Kazanç Defteri tasdik ettirilir. Ortakların isminin ve ünvanlarının belirtildiği SM Makbuz tasdik ettirilerek kullanılır. Mükellefiyet kurulduktan sonra vergi dairesi yoklama tutanağı ile birlikte odamıza müracat edilerek büro tescil belgesi alınır. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.06.2009
Soru :
Merhaba Doğum iznine ayrılmış personelin 32 haftalık doğum izni bitmiştir ve raporunu kapatmıştır.Doğumdan sonra kullanmak istediği 6 aylık ücretsiz iznini raporun hemen ardından değilde biraz çalışıp daha sonra izne ayrılmak istemektedir. 6 aylık izin çalışmaya başladıktan bir süre sonra verilebilir mi? Bu konu hakkında bilgi verirseniz çok sevinirim. Kolay gelsin ve teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kadının doğumdan sonra kullanacağı izinler doktor raporuyla olabilmektedir. Yasal olarak bu süre; MADDE 74. - Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir. Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir. Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz. İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 08.06.2009
Soru :
2009/04 sigortalı hizmet listesini yasal süresi içerisinde verdim(23.5.09 dan önce). Fakat çalışanlardan birtanesi SGDP tabi iken (emekli).Aktif çalışan olarak uzun vadeli sigorta kollarından bildirildiği için emekli maaşının kesilmemesi için (27.5.09) iptal ve SGDP için ise ek bidirimde bulundum.Bu personel için bundan dolayı ödeme değil prim alacağı çıkmakta. soru 1 : Bu işlemden kaynaklanan tebliğ edimemiş İPC ve diğer prim borç ve alacakları için 5 puanlık indirim bozulurmu. soru 2 : 2009 /05 döneminide tahakkuk yaptırdım.Daha tebliğ edilmemiş İPC gözükdüğünden Bu dönemide etkilermi. iyi çalışmalar

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Muaccel borçları, 5458 sayılı Kanun gereğince ya da 5510 sayılıKanunun geçici 24 ya da 25 inci maddelerine istinaden yeniden yapılandırılmışya da 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil vetaksitlendirilmiş olan işverenler, yapılandırma veya taksitlendirmeişlemlerinin devam ediyor olması ve yapılandırma veya taksitlendirme kapsamınagirmeyen muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ilebunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının da bulunmamasıkaydıyla, 5 puanlık işveren hissesi prim indiriminden faydalanabileceklerdir.Teşvike ilişkin uygulamalar, 13/11/2008 tarihli ve 2008/93 sayılı Genelge ile açıklanmıştır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 03.06.2009
Soru :
Sayın Yetkili Aracılık sözleşmesi yapmış olduğum şahıs firmasının sadece beyannamelerini internetten göndermekteyim bu firmaya ait vergi levhasını meslek mensubu olarak tasdik edebiliyormuyum bu konu hakkında bilgi rica ediyorum şimdiden teşekkür ederim Pınar EROL

Cevap :
Sayın Erol, Vergi levhalarının, Vergi Daireleri yanında, 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına da tasdik ettirilebilmesi esası getirilmiştir. Buna göre, mükellefler vergi levhalarını, aynı süre zarfında, Defter tutmak üzere sözleşme düzenlenen veya işletmede bağımlı olarak çalışan 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış Serbest Muhasebeci veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere, -Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında 4 Sıra No.lu Genel Tebliğ uyarınca beyannameleri imza eden meslek mensuplarına, (Serbest Muhasebeci veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere,) -Yapılan sözleşme gereği beyannameleri tasdik eden Yeminli Mali Müşavirlere de tasdik ettirebileceklerdir. Meslek mensupları, mükellefin ilgili yıl hesap dönemi tahakkuk fişini dikkate almak suretiyle, tarih, ad ve soyadlarını yazarak levhayı imzalayacak/kaşeleyecek; tahakkuk fişinin bir örneğini de zamanaşımı süresince saklayacaklardır. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.06.2009
Soru :
MERHABA.BİR MÜKELLEFİMİN ŞUBESİ 2007 YILINDA KAPANDI VE KAPANIŞ SİGORTAYA BİLDİRİLDİ.FAKAT NİSAN-2009 AYINA AİT MERKEZDEN DOLAYI OLAN AYLIK BİLDİRGE YANLIŞLIKLA ŞUBE SSK İNTERNET ŞİFRESİYLE ŞUBE DOSYA NUMARASI ÜZERİNDEN SEHVEN GÖNDERİLDİ.SSK DA SİSTEMDEN KAPATMADIĞI İÇİN TAHAKKUKU DA ALDIK. BUNDAN DOLAYI ŞUBEYE İPTAL BİLDİRGESİ VERİP MERKEZE TEKRAR YENİ BİLDİRGEMİ VERMEMİZ GEREKİYOR.BUNUN CEZAİ MÜEYYİDESİ OLUR MU. İYİ GÜNLER.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İptal ve düzeltme vermeniz ayrıca konuyu açıklayan bir dilekçe ile kuruma başvurmanız gerekmektedir İyi çalışmalar


 

Tarih : 02.06.2009
Soru :
iyi günler, 25.02.2008 tarihinde bir işçimizi 4857/25 II/g devamsızlık maddesi gereği işine son verdik.Madde gereği İşkura iab formu düzenleyip verilmemiştir.İşçi firmamızı çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığıan şikayet etmiş iş müfettişi tarafından yapılan tetkik sonucu işçi haklı bulunmuştur.işkura iab formu vermek zorundamıyız.eğer vericek olursak süresinde verilmediği gerekçesiyle ipc uygulanırmı teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşçinin işe iadesi mi söz konusu ? müfettiş nasıl bir karar verdi ? Bu soruların cevabına göre İAB nedeni söz konusu olacaktır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.05.2009
Soru :
İYİ GÜNLER İYİ ÇALIŞMALAR DİLEĞMLE,A.Ş.lerde geçici ilmuhaber nasıl çıkartabiliriz.Bu konu hakkında detaylı bilgi vermenizi arz ederim.Saygılarımla

Cevap :
Sayın Kara, Geçici İlmühaber ile ilgili detaylı bilgiler,sizlere gönderdiğimiz 2009 Yılı Mali Rehber'in 38-39.sayfalarında veya odamızın web sayfasında bulabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.05.2009
Soru :
İyi günler diliyorum, son günlerde kıdem tazminatının kaldırılması ile ilgili haberler çıkmaktadır. Şu anda kıdem tazminatını farklı nedenlerden ötürü hak ettiği halde, çalışmaya devam edenlerin olası yasa çıktığında bu haktan mahrum kalmamaları konusunda bugünden yapılabilecekler konusunda bilgilerinizi rica ediyorum. Saygılarımla.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kazanılmış haklarda bir kayıp olması mümkün değildir. Ancak Yapılacak yasal düzenlemenin ne olacağı görülmeden bu konuda yorum yapmak söz konusu değildir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 27.05.2009
Soru :
Mrb, ben özel bir şirkette muhasebe bölümünde çalışmaktaydım.Fakat 31.03.2009 tarihinde işten çıkmış bulunmaktayım. Bu arada bu işe girdiğimde tarih 2006 yılında ve o günden bu güne ssk primim yatırılmıştır. İşten çıktıktan sonra ssk dan faydalanma hakkım yeni kanuna göre 90 gün ben ve eş-çocuklar dahil diye biliyorum. Fakat tekrar ssk girişim olduğunda örnek olarak 3 ay içinde yani ssk dan çıktıktan sonra tam 3 ay sonra tekrar ssk girişim olduğunda ben ve eşim ssk dan faydalanma süresi kaç aydır.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Ayrıldığınız işten 90 gün yeni giriş yaptığınız işnizde ise hemen sağlık hizmetlerinden faydalanmanız mümkündür. Sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları MADDE 67-(D