sermaye

Danışmanlara Sorulmuş Sorular


Tarih : 19.04.2011
Soru :
merhaba 2 ortaklı bir ltd şti sermayesi 5000 TL %10 ORTAK A %90 ORTAK B iki ortak ta hisselerinin tamamını devrettiler.bununla ilgili kasa ve bankalar hesabından yapılacak bi işlem var mı sonuçta eski ortak ortaklık hakkını yeni birine devrediyo.bilgilendirirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Erkölencik, Limited şirkette paylar şahıstan şahısa veya şahıstan kuruma devredilir. Bu devirlerle ilgili kasa ve banka hesapları kullanılmaz. Çünkü satışlar kişiler arasında oluşmuştur. Firmanın kasa veya banka hareketiyle ilgisi yoktur. Kurum sadece 500 hesapta alt hesaplarda isim ve hisse değişimi kaydı yapar. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.04.2011
Soru :
Merhabalar. 5811 sayılı kanunun ilk uygulamasında gerekli vergi süresinde vergi dairesine ödenmiş , ancak sermayeye ilavesi 30 hazirandan sonra gerçekleşmiştir. ( karar tarihi 30 haziran tescil tarihi 17 temmuz). kanun kapsamındaki bir yıl ile ilgili vergi incelemesinde , idare süresinde yararlanmadığımız için uzlaşma komisyonu kanundan yararlanma sartını tasımadıgımız ıcın yararlandırılmadı. 6811 yasanın ardından yayımlanan Seri No.lu 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Genel Tebliği ile , süresinden sonra sermayeye ilave edip tescil ettirdiğimiz işlem için bu tebliğ ile yasadan yararlanma imkanı olabilecek midir? Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Adıgüzel, Konuya ilişkin 7 Nisan 2011 tarihli 27898 numaralı Resmi Gazetede yayımlanan 4 Seri Nolu 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanuna İlişkin Tebliği inceleyerek durumunuzu değerlendiriniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2011
Soru :
Merhabalar sorum içiçn ayırdığınınz zaman ve emeğiniz içiçn şimdiden teşekkür ederim. 19.10.2010 tarihinde kurduğumuz bir Limited Şirketimiz var. Sermayesi 1.000.000-TL dir. Sermayenin 1/4 ü 250.000-TL ödenmiş 3/4 ü 750.000-TL ödenmemiştir. Şirket ortakları nakit olarak geri kalan sermayeyi ödemekte sıkıntı çekmektedir. Kalan sermaye taahhüdü vadeli çekler veya senetler yapmak istiyor. Çek ve senetle sermaye ödemesi yapılabilir mi? Şirket bununla ilgili bir karar alabilir mi? Çek veya senet vadesinde ödenmez ise şirket açısından ne gibi sıkıntılar çıkabilir ve sermaye ödemesi hiç yapılmamış mı sayılır? Saygılarımla!

Cevap :
Sayın Şen, Ortaklar taahhüt ettikleri sermayeleri nakit, çek, senet olarak ödeyebilirler. Ancak, ödenmeyen çek ve senetler için şirket icrayi takip yapıp tahsil etmek zorundadır. Ayrıca, Taahhüt edilen sermayenin tamamının ödenmemesinin tek zorlayıcı durumu yeni bir sermaye artırımına gidilememesidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2011
Soru :
Sn. Üstad, 5811 SK. hakkında bilginize ihtiyacım var. Şöyle ki, Bilanço usulüne tabi şahıs (1.sınıf) işletmeler 5811 den yararlandıkları vakit. Yararlanılan rakamın sermayeye ilavesi ne şekilde olacaktır. Yani şahıslarda sermayenin Ticaret sicil memurluğunda tescili şart mıdır? Yoksa kayıtlarda rakamın sermayeye ilavesi yeterli midir? İto'ya kayıtlı değilse ne olacak?

Cevap :
Sayın Tanju, 5811 sayılı yasaya göre beyan edilen değerlerin sermayeye ilave edilmesi şarttır. Ticaret siciline kayıtlı şirketlerin (kurumlar vergisi mükellefi) bu değerleri sermayeye ilave edebilmeleri için tescil şartı vardır. Gerçek kişilerin (gelir vergisi mükellefleri) beyan edilen değerlerini sermayeye ilave etme şeklinin muhasebe kayıtları üzerinde yapılmasının yeterli olacağı kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2011
Soru :
A.Ödenmiş Sermaye 25,000 1-Sermaye 10,000 2-Ser.Düz.Olumlu Fark. 15,000 Ödenmiş sermayenin %20 sine kadar ayrılması gereken 1.Tertip Yasal Yedek için hangi rakam dikkate alınacaktır. (Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları dikkate alınacak mı alınmayacak mı.?)

Cevap :
Sayın Şahin, 1. Tertip yasal yedek akçe, ödenmiş sermayenin beşte birine ulaşıncaya kadar her dönem safi karın yirmide biri oranında ayrılır. (T.T.K. Mad 466) Madde metninden de anlaşılacağı üzere ödenmiş sermaye (sermaye, ödenmemiş sermaye(-), olumlu farkları (+), olumsuz farkları (-)) hesaplarından oluştuğu için 502 hesabı dikkate alacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.04.2011
Soru :
SORU DUZELTME : biraz önceki gönderdigim soruda , bazı hatalar vardı. bunu dikkate alırmısınız ? merhaba ; ben ltd sti lerde 1.tertip yasal yedek akce ıle ılgılı bır konu danısacaktm. sermayesı 200.000-tl olan ve 2007 vergi sonrası karı 22.000.tl - 2008 YILI 18.000.tl ZARAR - 2009 vergi sonrası karı 26.000.tl olan bir firma var. şimdiye kadar hiç yedek akce ayrılmamış. ben bu firmanın hangi yıllarına 1.tertip yasal yedek akce ayırabılırım ? gecmiş dönemlere ait ayrılabılıyorsa, yevmiye kaydını normal şartlar altında hangi tarihte yapmam gerekirdi ? yevmiye maddesini yapabilirmisiniz? bir sorum daha var. bu firmanın ayrıca , şimdiki cari dönem , 2010 yılı vergi sonrası karı 32.000 tl dir. ben 2010 yılının , 1.tertip yasal yedek akcesini hangi tarihte ayırıp , nasıl bir yevmiye maddesi yapmalıyım ? tesekkurler

Cevap :
Sayın Düz, Geçmiş dönemlere ait ayrılmayan yasal yedek akçelerinizi 2011 yılında ayırabilirsiniz. Muhasebe kayıtlarınızı da 2011 yılında yapabilirsiniz. 2010 yılına ilişkin yasal yedek ayırma işlemini ise kurumlar vergisi beyannamenizi verdikten ve tahakkukunu kayıtlarda gösterdikten sonra yapabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.04.2011
Soru :
Muhasebesini yeni tutmağa başladığım Ltd.Şti.'ne Sermaye Artışı işlemi yapıcam sormak istediğim Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkını Müşavir raporu ile ilave edicem, Ancak Geçmiş Yıllar Karlarının içinde görülen Enflasyon Düzeltme Farklarınıda bu artış içinde Aynı müşavir raporunda tespit ederek Sermayeye ilave edebilirmiyiz. Oda sitesinde sadece Sermaye Düzeltme olumlu farkları ile ilgili müşavir rapor örneği konu ile ilgili vereceğeniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Sipahi, Sermaye düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye ilavesine ilişkin SMMM raporu, geçmiş yıllar karlarının sermayeye ilavesine ilişkin de ayrıca SMMM raporu düzenlemeniz gerekir. Bunların dışında 3.bir rapor olarak önceki sermayenin ödendiğine ilişkin sermaye tespit raporunun da düzenlenmesi gerekir. Rapor örnekleri web sayfamızda mevzuat-sözleşme ve raporlar bölümünde mevcuttur, faydalanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.04.2011
Soru :
Merhabalar 2011 Yılında müşavirliğini yapacağım bir limited şirketin geçmiş yıl bilanço ve mali tablolarını incelerken kesin mizanın içinde 581 Enflasyon düzeltmesi Zararları hesabınında bulunduğunu,ancak devie bakiyesi olan tutarın bilançosunda 580 geçmiş yıllar zararı hesabının içinde düzenlendiğini gördüm.Şirketin Bilançosunda 502 sermaye düzeltmesi Olumlu farkları hesabında da yeterli bakiye bulunmaktadır.Firma şu anda Kurumlar vergisi beyannamesini ve Kesin Mizan Bildirimini yapmamıştır.2011 Yılında VUK.337/3-3 gereğince 580 hesap içinde gösterilmiş olan enflasyon düzeltmesi zararını 502 hesapdan mahsup edebilirmiyim? Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim Saygılarımla

Cevap :
Sayın Timur, Yapacağınız düzeltme işlemi vergi kayıp ve kaçağına neden olmayacağı için KV beyannamesi ve kesin mizan bildiriminden önce muhasebe kayıtlarını düzeltebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.04.2011
Soru :
Kurumlar vergisi beyannamesini düzenlediğim ltd.Şti.nin dönem başı öz sermayesi 50.000.-Tldir 331 ortaklar hesabının en yüksek olduğu tarihteki tutar 245.000.- Tldir. Bu durumda ortaklar hesabı öz sermayenin üç katını aşmaktadır. Ortaklara faiz işletilmemiştir. Faiz hesaplamadığından Kurumlar vergisi beyannamesinde Örtülü Sermaye Bölümü doldurulacakmıdır. Ortaklar hesabının özsermayenin üç katını geçmesi sıkıntı yaratırmı. Diğer bir ltd. şirketinde zarardan dolağı öz sermaye eksi bakiye vermektedir. Bu durumda 331 ortaklar ch nasıl değerlendirmemiz gerekir.İyi Çalışmalar

Cevap :
Sayın Şengül, Faiz işletilmese bile şirketin özkaynak toplamının 3 katından fazla borçlanıldığından örtülü sermaye sözkonusudur. Faiz işletilmesi durumu yazılan faiz giderinin KKEG olması gerektiğinden ayrıca önem taşımaktadır. Tablonun doldurulması için örtülü sermayenin olması yeterlidir. Özkaynak toplamı eksi bakiye veren şirketin tüm borçlanmaları örtülü sermaye kapsamında sayılacağından bu tablo doldurulacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.04.2011
Soru :
merhaba sayın danışma birimi 1- ortaklara olan borçlar(331-431) öz sermayenin 3 katını geçmese de ve bu borçlar üzerinden herhangi bir faiz gideri hesaplanmasa da kurumlar vergisi beyannamesinin "transfer fiyatlandırması ve örtülü sermaye" ekini doldurmak zorunda mıyız?

Cevap :
Sayın Uluğ, Şirket, sermaye sahiplerinden, özkaynaklarının 3 katından daha fazla borçlanma yapmadığı sürece örtülü sermaye uygulamasına ilişkin bilgiler bölümü doldurulmayacaktır. Ayrıca transfer fiyatlandırmasıyla ilgili ilişkili kişilerden Kurumlar Vergisi Kanunu 13.madde kapsamında belirtilen alışverişi yapmışsanız (emsal kavramına dikkat ediniz) transfer fiyatlandırmasıyla ilgili tabloyu da doldurmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.04.2011
Soru :
ÜSTADIM.Kurumlar vergisi beyanname ekinde bulunan V- ÖRTÜLÜ SERMAYE UYGULAMASINA İLİŞKİN BİLGİLER bölümü Ortaklardan temin edilen Borçlar Öz sermayenin 3 katını Geçmiyorsa ilgili bölümü doldurmak zorundamıyız? cevabınız için teşekkur eder iyi calışmalar dilerım

Cevap :
Sayın Kılıç, Şirket, sermaye sahiplerinden, özkaynaklarının 3 katından daha fazla borçlanma yapmadığı sürece örtülü sermaye uygulamasına ilişkin bilgiler bölümü doldurulmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.03.2011
Soru :
MERHABA SADECE GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI ELDE EDEN MÜKELLEFİN 2009 YILI GELİR VERGİSİ BORCUNU ÖDEMEDİ. 2010 YILI GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNDE İADE EDİLECEK GELİR VERGİSİ ÇIKTI. 2009 YILI VERGİ BORCUNU 2010 YILI İADESİ GEREKEN GELİR VERGİSİ'NDEN MAHSUBU YAPILABİLİR Mİ? BU KONUDA 6111 SAYILI KANUNUN HANGİ MADDESİ VE FORMUNU KULLANMALIYIZ? 6111 SAYILI KANUNA GİRMİYORSA SADECE MAHSUP DİLEKÇESİ YETERLİ Mİ?

Cevap :
Sayın Karagöz, 252 Sayılı GVK Genel Tebliğ ekinde bulunan form ve dilekçeyi doldurmak ve vergi dairesine vermek suretiyle vergi iadesini geçmiş yıl vergi borçlarından mahsubunu yaptırabilirsiniz. 6111 Sayılı Kanun uygulamasının bahsettiğiniz konuyla ilgisi yoktur. Ancak ödenmemiş kesinleşmiş vergi borcunuzu yapılandırma (taksitlendirme) suretiyle ödeme imkanınız vardır. Bunun yanında bu ödemeyi yaparken 2010 yılına ilişkin vergi iadesi alacağınız tevkif suretiyle vergilendirilmiş kazançlardan dolayı iade doğmuşsa mahsubunuz sözkonusu olamaz. Diğer taraftan borcunuzu yapılandırarak vadelerinde ödeyebilirsiniz. 2010 yılına ilişkin iadeyi de nakden alabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.03.2011
Soru :
100.000 TL sermayeli bir A Limited Şirketinin, 50.000 TL hisseli şahıs ortağı, hisselerini 150.000 TL'sı ile başka bir B Ltd kurumuna satmak istemektedir. 1- Yukarıdaki açıklamalara göre noterden yapılacak satış mevzuata uygunmudur? 2- Bu satıştan elde edilen kar (150-50=100) nasıl vergilendirilir? Yada istisna durumu nedir? 3- 50.000 TL'lik Hisseyi 150.000 TL'ye satın alan kurum, Bu hisseleri hangi değerden ve kayıtlarına ne şekilde almalıdır? Teşekkürler...

Cevap :
Sayın Yılmaz, 1-LTD şirketlerde pay devirleri noterde yapılmak ve ticaret siciline tescil ettirme zorunluluğu vardır. 2-Limited şirketlerde, Şirket payı ne zaman satılırsa satılsın, bundan doğan kazanç “değer artışı kazancı” olarak gelir vergisine tabi tutulur. (GVK Mük. Md. 80/4). Kazancın hesaplanmasında, payın iktisap (edinme) bedeli endekslemeye tabi tutulur ve elde edilen kazançtan istisna düşülür.İstisna 2011 yılı için 8.000 TL dir. (2010 yılı için 7.700 TL) 3-Şirket payını satın alan yeni ortak satın alma bedeli olan 150.000 TL olarak kayıtlarına alacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.03.2011
Soru :
bir mükellefimiz geçen yıl varlık barışı kapsamında sermayesini 1 milyondan 6 milyona yükseltmek zorunda kaldı. ancak kanun kapsamında bankaya eklenen tutar şirketin gerçek parası olmadığı için ertesi gün geri çekilerek tekrar sahiplerine iade edildi. dolayısıyla kasada 5 milyon hayali bir para mevcut. Şirket sermayesinin azaltımı yapılması halinde kanuna aykırı bir durum söz konusu olurmu. not:şirketin 3.kişilere borcu yok denecek kadar az.

Cevap :
Sayın Karayaka, Varlık barışından faydalanan mükelleflerin nakit olarak beyan ettikleri değerlerin banka hesaplarında bulunması gerekir. Bankadan çekilip işletme kasasına konan paranın bahsettiğiniz 3.şahıslara verilmesi sözkonusu olamaz. 3.şahıslara nakit paranın transferi borç verme kapsamında değerlendirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.03.2011
Soru :
SELAMLAR, İYİ ÇALIŞMALAR SORU:Kocholding A.ş 2009 YILI CARİ YIL KARININ İSTİSNA KAZANÇLARA İSABET EDEN KISMINDAN VE FEVKALADE YEDEK AKÇENİN İSTİSNA KAZANÇLARA İSABET EDEN KISMINDAN 2010 YILINDA DAĞITILAN TEMETTÜ (NET=BRÜT) 200.000,00 TL ELDE EDEN ŞAHSIN MENKUL SERMAYE İRADI BEYANI NASIL YAPILIR? ACİL.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.19/03/2011 İSTANBUL

Cevap :
Sayın Duran, GVK ya göre menkul sermaye iradı elde eden gerçek kişilerin beyana tabi başkaca gelir unsuru olmaması halinde şirketlerden elde ettikleri kar paylarının yarısı GVK 22.maddesine göre gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisnadan sonra kalan kısım 2010 yılı için 22.000 TL nin üzerinde ise yıllık beyannameyle beyan edilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2011
Soru :
iyi günler diliyorum ustadım.soracağım soru da yardımcı olursanız sevinirim. 5811 sayılı kanun ile yararlanıp(sahte fatura.kullanan) fatura tutarları kadar sermayeye ılave edip tescil ettirdik. soru şu ltd şirketi şimdi tasfiye surecine girecek sermayeye ilave edilen miktarlar vergiye tabi mi oalacak mı.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Demirkaya, 5811 Sayılı Yasanın 1 Nolu Tebliğinde bahsettiğiniz konuyla ilgili sadece yurt dışında sahip olunan varlıkların kayıtlara intikali bölümünde tasfiye halinde sermayeye ilave edilen değerin vergilendirilmeyeceğinden bahsedilmiştir. Türkiye'de sahip olunan varlıkların kayıtlara intikalinden dolayı artırılan sermaye için tasfiye halinde vergilendirme yapılmayacağına dair bir husus bulunmamaktadır. 3.5.1. Yurt dışında sahip olunan varlıkların kayıtlara intikali Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu Kanun hükümleri uyarınca yasal defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap sermayenin cüz'ü addolunacak ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.03.2011
Soru :
İyi çalışmalar, 2010 yılında GMSİ ve MSİ elde eden şirket ortakları var. Elde edilen MSİ nin yarısı vergiden istisna kalan kısım 22000 TL yi aşması durumunda vergilendirilir diyor kanun. Ancak Yaptığım bazı araştırmalar neticesinde iki farklı görüşe ulaştım. GMSİ ve MSİ toplamı 22000 TL yi aşıyorsa MSİ yi de dahil edeceksin. Aşmıyorsa SAdece GMSİ yi yazacaksın deniyor. Diğer görüş te MSİ ayrı GMSİ ayrı diyor. Kanunda da gayrimenkul ve menkul sermaye iradı kelimesi geçtiğindne dolayı yorumlar farklılaşıyor. Ortağın 35.000 TL GMSİ var. MSİ nin yarısı 19.000 TL yapıyor.Aslında sınırı aşmıyor. Şimdi biz bu MSİ yi beyannameye dahil edecekmiyiz etmeyecekmiyiz. İvedi olarak yardım ederseniz çok sevinirim.

Cevap :
Sayın Kars, GVK 86-1/c maddesine göre VERGİYE TABİ GELİR TOPLAMININ GVK 103.maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşması koşuluyla Türkiye de tevkifata tabi tutulmuş olan birden fazla işverenden elde edilen ücretler, MSİ ve GMSİ yıllık beyannamede toplama dahil edilecektir. Madde metninden anlaşılacağı üzere sizin örneğinizde vergiye tabi gelir MSİ ve GMSİ nin toplamından oluşmaktadır. Tevkifata tabi tutulmuş olan MSİ ve GMSİ toplamı 2010 yılı için 22.000 TL yi aştığı için yıllık beyannameye iki gelir unsuru da dahil edilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.03.2011
Soru :
iyi günler;bilanço usulune tabi gelir vergisi mükelleflerinde kasa hs bakiyesine göre dönem içinde 500 hs çalıştırılması mı gerekir(kullanamadığımız 131 ve 331 hs yerine)dönem içinde sermaye hesabında sürekli olarak para alıp verme işlemi yapılması doğrumu dur?sermaye hs çalıştırılması dışında yapılması gereken başka işlem varmı dır?iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Karaca, Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin(Tek kişilik firmada) 131 ve 331 hesaplarının kullanılması uygun değildir. İşletmenin paraya ihtiyacı olması durumunda şahsın işletmenin kasa veya bankasına yatırdığı para sermaye kabul edileceğinden 500 hesabı alacaklandırmanız uygundur.Ancak birden çok ortak olması halinde 131 ve331 hesap kullanılabilir Danışma Birimi


 

Tarih : 12.03.2011
Soru :
2010 yılına ilişkim menkul sermaye iradı olan mükellef gelir vergisi beyannamesi düzenleyip intenetten göndememi istemektedir. postacılık sözleşmesi düzenleyip bildirmeme gerek varmıdır saygılarımla

Cevap :
Sayın Aksoy, 2010 yıllık beyannamelerinin gönderilmesi için Ek-4 formu düzenlenmeden de beyannameler verilebilir sistem kabul ediyor. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.03.2011
Soru :
merhaba. Ltd. şirket her sene elde ettiği kardan dağıtsın yada dağıtmasın 1.tertip yedek akçe ayırmk zorunda mı? nasıl ayırmalı? sermayeye ilave edilecek karlardan 1.tertip yedek akçe ayrılmak zorunda m? ne zaman ayrılmak zorunda? teşekkürler.

Cevap :
Sayın Özdemir, Anonim ve limited şirketler her yıl safi karın yirmide birini (%5’ini) ödenmiş sermayelerinin beşte birini (%20’sini) buluncaya kadar umumi yedek akçe ayırmak zorundadırlar. Bu yedek akçe 1.Tertip Kanuni Yedek Akçe olarak adlandırılır. Ödenmiş sermayenin % 20’sine ulaştıktan sonra 1.Tertip Yedek Akçe ayrılmaz. Ancak sermaye artırımı yapıldıkça yasal sınıra ulaşıncaya kadar 1.Tertip Yedek Akçe ayrılmaya devam eder. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.03.2011
Soru :
İyi Günler, 5811 yasa kapsamında 08.12.2009 tarihinde beyanname vermiş 30.06.2009 tarihinde sermaye artırım tescili yapılmıştır.Beyan verme son tarihi 31.12.2009 bu tarihde beyan vermiş olsaydık tescilimiz geçerli olacaktı. Bu durumda kanun gereği 6 ay içinde yapılması gereken işlem yapılmamış oldu. 6111 sayılı yasada artırım yapmayanlar için yeni bir imkan doğduğuna göre bizim tescilimiz geçerli oldu mu? Konu hakkında değerli görüş ve önerilerinizi rica eder. İyi çalışmalardilerim , Sevgi ve Saygılarımla

Cevap :
Sayın Uçar, 5811 sayılı yasaya eksikliğiniz Torba kanun ile GİDERİLMEKTEDİR.-Tesciliniz geçerli hale gelmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.03.2011
Soru :
Sayın Meslektaşım, Şahıslara ait olan bir arsa üzerine alışveriş merkezi yapılmak üzer 49 yıllığına kiralanacak, Kiralama işlemi tapuya işlenecek, 1-Üst Kullanım hakkı sermayeye ilave edilebilir mi, Srrmayeye ilave edildiğinde harçtan muaf olur mu, Saygılar, Yılmaz BAĞ

Cevap :
Sayın Bağ, Üst kullanım hakkı sermayenin bir unsuru olmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.03.2011
Soru :
Sayın Danışma Birimi. Gerçek usulde gelir vergisine tabi mükellef, iş yerinde kullanmadığı ve vergi dairesine kaydettirmediği binek otomobilini 2010 yılı içerisinde satmıştır. Elde tutulma süresi 4 yıldan azdır. Satış karı, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek midir? Gayrimenkul sermaye iradında kira geliri olarak, özel araç kira geliri bulunduğu için, Gayrimenkul satış karının beyanında özel aracın bulunup bulunmadığı konusunda tereddüt ettim. Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Karadeniz, Kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşıtların satışından elde ettikleri kazançlar gelir vergisi kanununun konusuna girmez. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.03.2011
Soru :
31.12.2010 tarihi itibari ile kapanan bilanço usülüne göre defter tutan şahıs İşletmesinin bilançosu Sıfır Yani bütün hesaplar kapatılmış olarak mı verilecek.Yoksa 100 Kasa 360 Vergiler 500 Sermaye gibi bakiye veren hesapların kalan bakiyeleri bilançoda ve kesin mizanda gözükecekmi.

Cevap :
Sayın Doğan, Kesin mizan bilgilerinde kapanan (bakiyesi olmayan) hesaplar borç toplamı ve alacak toplamı gözükecek şekilde sisteme girilecektir. İnternet vergi dairesinde kesin mizana ilişkin örnek bulunmaktadır, faydalanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.02.2011
Soru :
İyiGünler şirketimizin 502 hesabında bulunan sermaye düzeltmesi olumlu farklar 2010 yılında sermayeye ilave edilmiştir. Şirket 2011 yılında tasfiyeye girecek.Tasfiye sonucu sermayeye ilave edilen 502 hesaptaki bu olumlu farklar herhangi bir vergiye tabimidir?

Cevap :
Sayın Ak, Sermayeye ilave edilen 502 sermaye düzeltmesi olumlu farklarının tasfiye sonunda dağıtılması kar dağıtımı olarak kabul göreceğinden kurumlar vergisi ve stopaj hesaplanacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.02.2011
Soru :
Kendi bünyesinde muhasebesi tutulan bir sermaye şirketinin veya birinci sınıf tüccarın vergi beyannamelerini aracılık sözleşmesi ile e beyanname ile gönderebilirmiyiz.Beyannamelerde ki sorumluluğumuz nedir.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Tonbul, Bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri tüm vergi beyannamelerinin SM veya SMMM lere imzalatmak zorundadır. Sadece aracılık sözleşmesi düzenleyerek beyannameleri gönderemezsiniz. Mesleki hizmet sözleşmesi (defter tutma veya danışmanlık) ve 340 nolu tebliğ ekindeki 3 nolu aracılık ve sorumluluk sözleşmesini düzenlemek zorundasınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.02.2011
Soru :
Sayın Yetkili, ltd şirket sermaye artışı yapacağız 1998 yılı ve 2004 yılındaki defter tasdik bilgilerine ve yevmiye numaralarına ulaşamıyoruz sel felaketinde defter zayii olduğundan sermaye raporunda bu bilgiler için ne yazmam uygun düşer bu konuda yardımınızı rica ediyorum iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Erol, Elinizdeki tutanakla beraber konuyu Ticaret Odasında yetkili bir kişiyle görüşerek sermaye tespit raporunu düzenlemenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.02.2011
Soru :
merhaba, e beyanname aracılık sözleşmelerinde basit usul,gayrimenkul sermaye iradı beyannameleri bildirilecekmi.

Cevap :
Sayın Ata, Yeni Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi Bölümünü Münferit talepte bulunan kişilerin e-beyannamelerini göndermek için doldurmanız gerekir. Bu bölümde yer alan sözleşmenin; sözleşme numarası, sözleşme tarihi bölümüne müşteri ile düzenleyeceğiniz VUK 340 Nolu Genel Tebliği ekindeki (4) nolu Elektronik Beyanname Aracılık sözleşmesindeki (Postacılık sözleşmesi) tarih ve numara olacaktır. Bu formdaki hizmet sözleşmesi tarihi ve no kısmını boş bırakarak gönderebilirsiniz, çıkan uyarıyı dikkate almayınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.02.2011
Soru :
Merhaba, Bağımlı çalışan bir meslek mensubu kendi şirketi veya diğer şirketler için sermaye raporu vb. düzenleyebilir mi? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Gövem, Bağımlı çalışan meslek mensupları, bordrosunda oldukları firmanın sermaye tespit raporunu yazabilirler. Diğer şirketler için rapor düzenleyemezler. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.02.2011
Soru :
türkiyede kurulmuş yabancı sermayeli bir firma.türkiye dışından malı alıp türkiyeye hiç sokmadan direk kendi ülkesine göndermek istiyor,sadece parayı kendi ülkesinden türkiyeye daha sonrada yurt dışındaki firmaya gönderecek.bu işlem yapılabilirmi.türkiyedeki vergi yükümlülüğü ne olur.

Cevap :
Sayın Özdil, Bahsettiğiniz ticaret şekli transit ticarettir. Türkiye'de kurulmuş olan tam mükellef şirketlerin ortaklarının yabancı uyruklu veya Türk uyruklu olması vergilemede avantaj sağlamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.01.2011
Soru :
DEĞERLİ DANIŞMA BİRİMİ; ŞİRKETİN AKTİFİNE KAYITLI 100.000 TL DEĞERİNDE 2 KATLI BİNA TİCARET MAHKEMESİNDE BİLİRKİŞİ TAYİN EDİLEREK DEĞERİ 350.000 TL OLARAK AKTİFE KAYIT ETTİRİLEBİLİR Mİ? BU DEĞER ARTIŞINI SERMAYE HESABINDA FON OLARAK TUTABİLİR Mİ? TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Erdem, Aktif kayıtlarında ticaret mahkemesinin belirlemiş olduğu tutarı revize etmeniz halinde sizin örneğinizdeki 250.000 TL lik farkı gelir olarak kayıtlarınıza yazmanız gerekir. Fon oluşturulması sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.01.2011
Soru :
iyi çalışmalar, bilanço usulune tabi şahıs firmasını sermaye şirketine dönüştüreceğim. 30/11 /2010 tarihi itibariyle ymm özsermaye tesbit raporu ayni sermayeyi tutturdum.01/2/2011 tarihinde yeni ltd şirket kuracağım anasözleşmesini noterden tasdik ettirip 4/02/2011 ilan vereceğim.sormak istediğim soru ; ben vergi dairesii ve ssk başvuru tarihim ne ol malı? 30/kasım/2010 dönemimi geçici yi kapsar yoksa 31/12 /2010 geçici vergisi hangi tarihde hangi dönemi kapsamalı beyanname hangi tarihde verilmeli vergi dairesine ticaret odası açacak ama biz hangi beyannameleri kim adına vereceğim kasım dönemi ve ilan tarihi arasında nasıl bir vergilendirme söz konusu olacak ve vergi dairesinde gelir kapanışı ve olmalı? sgk açılışı şirket kuruluş tarihi ise işçilerin bir gün öncesi nasıl giriş olacak yoksa nakıl gibi sgk işleme sokup 10 gün zaman mı tanıyacak?çünkü şahıs firması ltd dönüşecek.

Cevap :
Sayın Akkoyun, Yeni tüzel kişiliğin mükellefiyet tesisi ticaret sicili tarafından vergi dairesine yaptırılacaktır. Ticaret siciline evrakları teslim ettiğiniz tarih itibariyle ticari defterleri onaylatıp (VUK hükümlerine göre ticari defterler işe başlamadan önce tasdik ettirilecektir) vergi dairesince yapılacak yoklama ile vergi kimlik numarası verilecektir. İşçi çalıştırmaya başlamadan önce de ilgili SGK kurumuna bildirim yapacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.01.2011
Soru :
Merhaba. Tasfiyesinin sonuna gelinen ltd.şti. de olumlu sermaye değerleme ve daha önce giderleştirilmeyen özel maliyetler var..bu kalemlere nasıl işlem yapmalıyız.

Cevap :
Sayın Genç, Bahsetmiş olduğunuz hesapların tasfiyeye girdikten sonra muhasebeleştirilmesi gerekmekte idi,Sermaye olumlu farkları Kurumlar vergisi beyannamesine eklenerek KV ödenecektir.İtfa olmamış Özel maliyetler itfa edilecek (Giderleşecek)ancak özel maliyete konu olan aktif değer mal sahibine bedel karşılığı devredilirse fatura düzenlenecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.01.2011
Soru :
Sayın Üstadım, İki İranlı Türkiye merkezli yabancı sermayel bir LTD şirket kuruluşu yaptık. Sözleşme ve eklerini hazırlayıp Ticaret Sicilinde yayınlattık. Müdür olarakta yabancı şirket ortakları atandı. Vergi Dairesine başvurdugumuzda çalışma izni veya ikametgah izni ya da Türkiye'de ikamet eden birisinin yetkili olarak tanması gerekmektedir denildi. ÇAlışma Bakanlığı izne gerek yok demekte. Bu konuda nasıl bir yol izleyecegimiz konusunda tarafımıza bilgi vermenizi rica ederiz.

Cevap :
Sayın Aydın, Bahsettiğiniz şirketin kuruluş işlemlerinde vergi uygulamaları açısından şirketin temsil ve ilzamına yetkili olan yabancı ortağın vergi dairesinin de söylediği gibi Türkiye'de ikamet etmesi gerekir. İkamet etmiyorsa Türkiye'de ikamet eden bir kişiyi kanuni temsilci olarak ataması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.01.2011
Soru :
işletme defterinden bilanço esasına geçen bir şahıs firmasının açılış bilançosunu düzenlerken aktifinde yer alan ve bankada bulunan parasını sermaye olarak ticaret odasına tescil ettirmemiz gerekiyor mu? Nasıl bir yol izlememiz gerekir? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Sertbaş, İşletme veya bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin Ticaret odasına kaydolma zorunlulukları yoktur. Ancak Ticaret Odasına kaydını yaptırmayan bu tür mükellefler meslekleri ile ilgili Esnaf Odalarına kayıtlarını yaptırmak zorundadırlar. Ticaret Odasına kaydolabilmek ve de sermayelerinin tescilini Ticaret Siciline yaptırabilmeleri için Esnaf Odasından kayıtlarını sildirmeleri Ticaret Odasına kayıtlarını yaptırmaları gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.01.2011
Soru :
Merhabalar Eşe ait konut için ödenen kiralar, gayrimenkul sermaye iradında gider olarak indirilebilinir mi?

Cevap :
Sayın Küçükali, Gayrimenkul sermaye iradı beyannamesinde vergi mükellefinin adına kayıtlı konutlar için ödenen kiralar gerçek gider yöntemi seçildiğinde ödenir. Eşine ait konut için ödenen kiralar gider gösterilemez. Her kişinin gayrimenkul sermaye iradı mükellefiyeti kira geliri ve kira gideri kendi açısından değerlendirilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.01.2011
Soru :
iyi günler kendi mükellefimize ait sermaye tespit raporunu tutablirmiyiz.şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Ata, Meslek mensupları kendi müşterilerinin veya başka meslek mensuplarının müşterisi ayırımını yapmaksızın sermaye tespit raporlarını düzenleyebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.12.2010
Soru :
2001 kuruluşlu 10.000-TL sermayeli bir ltd.şti.nin kurucu ortağı %50 hissesinin tamamını(5.000-tl) dışarıdan bir gerçek kişiye noterden bugün satış yaptı.İTO tescilini yapacağız.vergi uygulamaları açısından yapılacaklar nelerdir? Teşekürler.

Cevap :
Sayın Yılmaz, LTD şirketin %50 oranlı ortağı sahip olduğu nominal değerin (5.000 TL) üstünde bir satış yapmadığı için değer artış kazancı hesaplaması yapılmayacaktır. LTD şirket 500 hesapta muhasebe kayıtlarında düzenleme yaparak yeni ortağı kayda alır. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.12.2010
Soru :
DEĞERLİ ÜSTADIM, TASFİYEYE GİREN BİR FİRMADA 2007 YILINDA SERMAYEYE EKLENEN SERMAYE DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARI 2010 YILI TASFİYE SONUCUNDA KV TABİ MİDİR DEĞİLMİDİR.VERGİYE TABİ OLDUĞUNADA OLMADIĞINIDA AİT İST. VE İZMİR VDB LARININ MUKTEZALARI MEVCUT BU KONUDA YERLEŞİK UYGULAMA HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİRMİSİNİZ. TEŞEKKÜR EDERİM.SAYGILARIMLA,

Cevap :
Sayın Işıkören, Sizin de bahsettiğiniz gibi sermaye düzeltme olumlu farklarının kurumlar vergisine tabi olduğu idare tarafından kabul edilmektedir. Siz bu görüşe katılmaz iseniz ileride yapılacak vergi incelemesinde inceleme elemanı bunu matrah farkı olarak raporlaması sonucunda tarh edilen vergiye ve kesilecek cezaya vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.12.2010
Soru :
İYİ ÇALŞIMALAR benim sorum bir mükellefim satılmakta olan bir şirketi tüm aktifleri ile birlikte olmak üzere satın almaktan sözetti 750.000 tl ye sattığını söyleyen firma ve alan firma açısından nasıl bir süreç sözkonusudur standart hisse devri gibi birşeyle mi bu satım gerçekleşecek eğer bu satış hisse devri ile gerçekleşecek ise ödenilen para yı sadece sermaye olarak mı kabul edeceğim yoksa içindeki aktifleri tek tek satması gerekiyormu teşekkürler

Cevap :
Sayın Öztop, Firmanın satılması demek ortaklarının el değiştirmesi anlamına gelir. Limited şirketlerde kişiler pay devirlerini noterden onaylatmak suretiyle ortaklar kurulu kararı ile ticaret siciline tescil yaptırırlar. A.Ş lerde hisse sahipleri noterden hisse devir sözleşmesinin onaylatır, A.Ş yönetim kuruluna müracaat ederek hisse devirlerinin pay defterine kayıt edilmesini talep ederler. Firma LTD şirket ise ortaklar kurulu kararı ile hisse devri için karar alacaklar ve hisse devri işlemini gerçekleştirip ticaret sicilinde tescil ettirecekler. Firma A.Ş ise genel kurul kararı ile hisse devrine karar alınacak ve tescil işlemleri yaptırılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.12.2010
Soru :
Bir anonim şirkete genel kurulunu yaparken 1- Genel kurul 2-Sermaye artırımı 3- Adres değişikliği işlemlerini de yapmış bulunduğumuzu varsayarsak biz mükellefimizden 3 işlem için ayrı ayrı ücretmi talep edeceğiz veya nasıl biryol izleyelim.Teşekkürler

Cevap :
Sayın Zurnacı, Yukarıda bahsettiğiniz işlemler için ayrı ayrı ücret talep edebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.12.2010
Soru :
işletme hesabına tabi mükellef 2011 yılında bilanço esasına geçecektir.bu mükellefin kasa,sermaye v.s hesaplarına ne yazılacaktır ve VARLIKLAR=BORÇLAR denklemi nasıl sağlanacaktır?

Cevap :
Sayın Uluğ, Sizin de sorunuzda bahsettiğiniz gibi varlıklar=kaynaklar denklemini elinizdeki verileri yerine oturttuktan sonra yani işletme stokları, bankalar, devreden KDV, demirbaşlar, taşıtlar, tesis makine ve cihazlar, maddi olmayan haklar, cari hesap alacak ve borçları, ödenecek vergi ve fonlar, diğer kısa vadeli yabancı kaynaklar, varsa uzun vadeli yabancı kaynaklar tutarlarını bilançodaki yerlerine yerleştirdikten sonra kalan tutar sermaye olacaktır. Bu işlemlerin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için genel muhasebe bilgilerinizi ve tek düzen muhasebe uygulamalarınız için örnekli kitap alıp incelemenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.12.2010
Soru :
iyi çalışmalar Limited şirketi ortakları şirket adına mal alımı sırasında sürekli şahsi k kartlarını kullanıyorlar ve ödemesini de şirketin banka hesabından yapıyorlar. Biz mal alımında 331 k kartı ödemesinde 131 kullanıyoruz. Örtülü sermaye hesabında 131 ile 331 i mahsup yaparak hangi hesapta bakiye varsa ona göre değerlendirme yapabilirmiyiz. veya nasıl uygulamamı zgerektiği hakkında bilgi alabiliriyiz.

Cevap :
Sayın Coşkun, Tek düzen muhasebe ve vergi uygulamalarında 131 ve 331 hesaplar ayrı ayrı değerlendirilir. Sözkonusu hesapların mahsuplaşması yapılmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.12.2010
Soru :
merhaba bir yapı denetim şirketi bize yapı denetim hizmet bedeli(1/2 tevkifatlı)fatura kesti.biz bir anonim şirketiz.kafama takılan şu:91 nolu kdv tebliğinde tevkifat yapacak kuruluşlar arasında sermaye şirketlerini göremedim.yapı denetim şirketinin kestiği bu fatura doğru mudur.yoksa normal %18 üzerinden hesaplayıp mı düzenlemesi gerekirdi faturayı.bilgilendirirseniz sevinirim.

Cevap :
Sayın Erkölencik, Yapı denetim firmasının yapmış olduğu işlem doğrudur. Bu işlem KDV 91 Nolu Genel Tebliğe göre değil, 93 ve 99 nolu KDV Genel Tebliğine göre yapılmıştır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.12.2010
Soru :
iyi günler sermayesini artırmak isteyen defterini tutuğum bir şirket var. Şirket 1996 yılında 1.000 tl sermaye ile kurulmuş 2001 yılında sermayesini artırarak 50.000 tl yapmış, kuruluş sırasında taahhüt edilip ödenmiş olan sermayenin kayıtları 2000 yılından önceki defterlerde mevcut ve mükellef defterleri bulamıyor, artırılan 49.000 tl lik kısmın tespitini yapabiliyoruz. bu durumuda sadece 49.000 tl lik kısmın tespitini yapmamız yeterlimidir. Bu konuda tespit raporuna koymamız gereken bir ifade varmıdır. Ayrıca şirket özvarlıklarının bir kısmı yitirmiş ve daha sonra ortaklar kurulu kararıyla ortaklar yitirilen kısmı payları oranında bankaya para yatırarak tamamlamıştır. Bu konuda rapora yazmamız gereken bir şey varmıdır. teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Aksoy, Sermaye tespit raporlarının düzenlenebilmesi için önceki sermayenin ödendiğine ilişkin defter kayıt bilgilerinin olması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.12.2010
Soru :
Sayın Oda Danışmanı , TTK uygulamaları ile ilgili , 2. tertip yasal yedek akçe hakkında sorularım olacak . 1. soru )Anonim şirkette kar dağıtımı esnasında ayrılan 2.tertip yasal yedek akçenin sermayenin %50 kadar ayrılması yeterli midir ? %50 ye ulaştıktan sonra 2.tertip yasal yedek akçe ayrılmasa da olur mu? 2.soru ) Bu döneme kadar ayırdığım 2.tertip yasal yedek akçe sermayenin %50'sinin üzerinde ise aşan kısmı ortaklara kar dağıtımı olarak aktarabilir miyim ? teşekkürler saygılarımla

Cevap :
Sayın Karadağ, II. Tertip yedek akçe: Kurumlar vergisi, 1.tertip yedek akçe ve 1. temettü şirketin dönem kârından ayrıldıktan sonra ortaklara ve kâra iştirak eden diğer kimselere dağıtılması kararlaştırılmış olan kısmın %10'u 2. tertip yedek akçe olarak ayrılır. 2. tertip yedek akçenin ayrılması, kârın dağıtılmasına bağlıdır. Eğer şirket kârı dağıtmıyorsa, 2. tertip yedek akçe ayrılmaz. (TTK 466-468) Danışma Birimi


 

Tarih : 29.11.2010
Soru :
SAYIN İLGİLİ; BİNA DIŞ CEHPESİNE YAPILAN ISI YALITIM(MANTOLAMA)GİDERİNİ GAYRİMENKUL SERMAYE İRADININ VERGİLENDİRİLMESİNDE GİDER OLARAK MI,YOKSA MALİYET OLARAK MI DEĞERLENDİRMEK GEREKİR?TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Saka, GVK 74. maddesine göre gayrimenkul sermaye iradı sahiplerinin gerçek usulde yapacakları giderler sıralanmıştır. Gayrimenkul sermaye iradı sahibi giderlerini gerçek usulde tespit tercihinde bulunmuş ise bahsettiğiniz gider ilgili yılın gideri olarak dikkate alınır. Götürü gideri tercih etmiş ise, bu gideri dikkate alamaz. Götürü gideri tercih eden mükellefler 2 takvim yılı geçmedikçe gerçek usulde gideri tercih edemezler. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.11.2010
Soru :
Sn. Üstad LTD. gerçek usulde bir mükellefim aynı zamanda iki ortaklı bir Ltd. şirketin %2.5 oranında ortağı. Bu Ltd. şirketin %97.5 oranında hisseye sahip ortağı sermaye arttırımı yapıyor ve mükellefimin hissesi %0.25 oranına düşüyor. Sorum : 1- Yapılan Sermaye arttırımında hisse oranında baskın ortağın tek başına sermaye arttırımı kararı alması yasalmıdır 2- Sermaye arttırımına mükellefimin iştiraki(hissesi oranında sermaye taahhüdü) olmadan sermaye arttırımı yapılabilir mi

Cevap :
Sayın Karabıyık, Limited şirketlerde TTK 513.maddesine göre sermayenin 2/3 ünü temsil eden ortak veya ortakların kararıyla sermaye artırımı yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.11.2010
Soru :
Mrhb Mükellefimin kendi şahsi hesabında mevduat olarak.parası bulunmakta.3.000.000 tl yıllık olarak faiz almakta. 1-Aldığı faiz gelri üzerinden yıllık menkul sermaye iradı beyanı verecekmi. 2-Beyan istisna sınırı nedir. Bu konu da beni aydınlatabilirmisniz Tsk

Cevap :
Sayın Özsoy, Aşağıda sayılan menkul sermaye iratları tutarı ne olursa olsun beyan edilmez. Diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye de dahil edilmez. 1. Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesi kapsamında vergi kesintisine tabi tutulmuş olan ; a)Mevduat faizleri b)Özel Finans Kurumlarınca (Katılım Bankaları) kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları c)Repo Kazançları 2. Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler, 3. Kurumlar vergisi mükelleflerince 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilen kazançların dağıtımı halinde, gerçek kişilerce elde edilen kar payları, 4. Kurumların karlarını sermayeye eklemek suretiyle gerçekleştirdikleri kar dağıtım işlemlerinde gerçek kişi ortaklarca elde edilen kar payları. Dolayısıyla sorunuzda belirttiğiniz menkul sermaye iradını yıllık beyanname ile beyan etmeyeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.11.2010
Soru :
üstad merhaba mükellefeyim lmited şirketi olup karı koca 2 ortak ve 600.000 tl'lik sermaye şirketi olup hisse oranları %76 ve %24dür.%76 lik hissedar sermayenşn tamamını %24 'lik hissedar ise sermayenin 34.876,80'lik kısmını ödememiştir.Ayrıca bu ortağın 61.100,41 tl borcuda bulunmaktadır.Ortaklar eş olup boşanma aşamasındadır.Benim sorum a)Ortaklar arasında anlaşmazlık olduğundan ortaklar kurulu alınamıyor.Müdürlük süresi dolan %76 lık ortak müdürlüğünün devamı için ne yapmalı b)Şirket borcu olan ortaktan alacağı olan 95.977,21 TL'lik alacağı nasıl tahsil edebilir şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Geçen, Ortaklar Kurulu Kararı alınamaması durumunda ortaklar ticaret mahkemesine başvurarak yetkili tayini isteyebilirler. Şirket tüzel kişiliği ortaklardan olan alacağının tahsili için Borçlar Kanunu hükümlerine göre dava açıp alacağını tahsil edebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.10.2010
Soru :
Merhaba,Sermayesi tamamı ödenmiş Limited Şirket Hisse devrinde hisse bedelinin ödemesinde tevsik etme zorunluluğu varmıdır. 8.000,00 TL üzerinde

Cevap :
Sayın Fırat, Limited şirketlerde pay sahiplerinin paylarını devretmeleri (satmaları) halinde bu işlem noterlikçe onaylanması gerekir. Devredilen payın tutarı ne olursa olsun ödemenin banka veya finans kurumları aracılığı ile yapılma zorunluluğu yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.10.2010
Soru :
İyi günler bir mükellefim 5811 sayılı kanundan yararlandı ve bankaya parasını 18/11/2009 yatırdı ve varlık vergisi beyanını aynı gün içerisinde bildirdik ve ödemesinide zamanında yaptı. Yanlız sermayeye ilavesini 18/05/2010 tarihinde yapmamız gerekirken Ticaret siciline 20/05/2010 tarihinde vermiş olup 21/05/2010 tarihindede tescil olmuştur. Vergi daireside mahsuplaşmayı yaparken sermayenin 6 ay içinde yapılması gerekirken siz bu süreyi aştığınızdan varlık barışından yararlanamazssınız dedi. Ne yapmam gerekiyor bu durumda

Cevap :
Sayın Demirel, 5811 Sayılı Yasadan yararlanmanın koşulları içerisinde beyan tarihi esas alınarak 6 ay içerisinde sermaye artırımı yapılması gerekiyordu. Sorunuzda bahsettiğiniz gibi bu süre aşıldığından 5811 Sayılı yasadan yararlanma hakkınız ortadan kalkmıştır. Vergi dairesinin yapmış olduğu uygulama doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.10.2010
Soru :
200.000tl sermayeli şirket, sermayesinin 1/4'ünü ödemiş 150.000 tl ise ödenmemiş sermaye olarak durmaktadır. ltd şti tasfiyeye gidebilirmi ve kalan sermaye ödenmeden tasfiye sonuçlanabilir mi? Bu konuda yapacağınız bilgilendirmeniz için teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Elecin, Sermaye şirketlerinde tasfiye kararı alınmasında taahhüt edilen sermayenin bir kısmının ödenmemesi tasfiye kararı alınmasına engel değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.10.2010
Soru :
İyi Günler, bir mükellefim şu şekilde adi ortaklık kurmak istiyor. Adi ortaklığın faaliyet konusu aile danışmanlığı olacak. Ortaklardan birisi bu danışmanlık konusunda eğitim almış ve kendisi danışmanlık hizmeti verecek. Diğer ortak ise müşteri bulma ve sermaye açısından katkıda bulunacak. Bunlar adi ortaklık olarak mükellefiyet tesis ettirebilir miler? Ettirebilirlerse fiilen kendisi çalışacak olan danışmanlık hizmeti veren kişi serbest meslek kapsamına, diğeri ise işletme defteri kapsamına mı girer? Bunların mükellefiyetleri nasıl olacak ve hangi defterleri tasdik ettirecekler?

Cevap :
Sayın Gedik, Bahsettiğiniz iş kolunun emtia ticaretiyle ilgil olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan iş bir hizmet işi olması sebebiyle mükellefiyet sistemi serbest meslek kazancı olarak tescil ettirilecektir. KDV ve Muhtasar için ortaklık numarası alınacak, geçici vergi dönemlerinde her ortak hissesi oranında geçici vergi beyanında bulunacak, kesilen gelir vergisi stopajı ortağın hissesi oranınca mahsup edilecek, aynı şekilde her ortak hissesi oranınca yıllık gelir vergisi beyannamesi verilecektir. Tutulacak defter serbest meslek kazanç defteri olacaktır. Düzenlenecek serbest meslek makbuzunda her iki ortağın isimleri de mevcut olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.10.2010
Soru :
sayın Danışma birimi LTD.ŞTİ.mükellefimiz 5811 sayılı Yasa Varlık barış kanunda faydalanmış bulunmaktayız.Ancak sermaye artırımı ticaret sicil memurlarına geç bildirilmiştir.bununla ilgili maliye bakanlığına başvuru yapılmış olup bir gelişme yada tebligat yayınlan dımı bilgi verirseniz sevinirim.iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Çakmakçı, 5811 Sayılı Yasadan faydalanmak için koşullarını yerine getirmeniz gerekirdi. Sermaye ilavesini süresinde gerçekleştirmediğinizden ileride çıkacak vergi incelemesinde bu yasadan faydalanamazsınız. Sorunuzda bahsettiğiniz konunun olabilmesi için tekrar bir kanun çıkması gerekmektedir. Konuyla ilgili herhangi bir değişiklik veya yenilik bulunmamaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.10.2010
Soru :
Selamlar, Yasal da belli bir TL Sermaye arttırımından bulunduk Yurt dışındaki ortağımız arttırımın tamamını Eur olarak yurt dışından gönderdi. Gelen Eur bedeini geldiği günkü Tcmb alış kuru ile muhasebeleştirdik. 501 Taahhüt hesabı, gelen paranın TL Karşılığı, taahhüt edilen TL den fazla olduğu için alacak bakiyesi veriyor. Hocam bu fazlalığı nasıl muhasebeleştirmeliyiz... Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Polat, Yabanca para birimi ile ödenen sermaye taahüt hesabının bakiye vermesi durumunda, Fazla olan kısım Ortağa iade edilir veya 331 hesapta tutulur. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.09.2010
Soru :
Selam, muhasebesini tutmakta olduğum limited şirketin sermayesini olağanüstü yedek akçelerden artırmak istiyoruz. Bununla ilgili sermaye tespit raporu örneğini rica ediyorum.Acil...Saygılarımla

Cevap :
Sayın Çabuk, Web sayfamızıda mevzuat linkinin altında sermaye tespit raporları örnekleri bulunmaktadır. Bunlardan örneğin dağıtılmayan geçmiş yıl karının sermayeye ilavesi raporunu yedek akçelerin ilavesi şeklinde değiştirerek düzenleyebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.09.2010
Soru :
Merhabalar, iyi çalışmalar diliyorum. Vergi mükellefiyeti konusunda sorum olacaktı. Bir gerçek kişi hem adi şirket ortağı (serbest meslek erbabı), hem limited şirket ortağı. Müdürlük vasfıyla ortak olduğu Limited şirketten aylık olarak kira alıyor. Şirket onun adına stopajını ödüyor. Adi şirket ortaklığından elde ettiği kazancı serbest meslek kazancı olarak gelir vergisi beyannamesi düzenleyecek. Bu beyannamede aynı zamanda elde ettiği kira gelirinide gayrimenkul sermaye iradı olarak ve aynı zamanda limited şirketten aldığı kar payınıda menkul sermaye iradı olarak tek beyannamedemi vermeli. Yoksa kira için ayrı bir mükellefiyet gerekiyormu. Aydınlatabilirseniz çok sevinirim. İyi çalışmalar diliyorum.

Cevap :
Sayın Parlak, GVK 85.maddesine göre gelir vergisi mükellefleri GVK 2.maddesinde belirtilen 7 kazanç unsurunun tamamından birinden veya birkaçından kazanç ve irat elde etmeleri halinde yıllık gelir vergisi beyannamesinde toplama yapıp beyan etmek zorundadırlar. Sizin sorunuzdaki kişi de serbest meslek kazancını, GMSİ yi (işyeri veya konut) ve menkul sermaye iradını (karpayını) toplayıp beyan edecek, hesaplanan gelir vergisinden beyana tabi unsurlardan kesilen vergileri de mahsup edecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.09.2010
Soru :
MERHABA.DAHA ÖNCEDE SORDUM AMA CEVAP ALAMADIM. BİR LTD.ŞTİ. 2005-2006-2007-2008-2009 YILI KARLARINI SERMAYEYE İLAVE ETMEK İSTİYORUM.BU KARLARDAN YEDEK AKÇELERİ VE KAR PAYLARINI AYIRMADIM. BU KARLARDAN YASAL YEDEK AKÇELERİ HANGİ ORANLARDA NASIL AYIRMAM GEREKİYOR.DETAYLI BİLGİ VERİRSENİZ SEVİNİRİM. ACİL.

Cevap :
Sayın Özdemir, Sorunuz Bugün saat 10.46 'da aşağıdaki gibi yanıtlanmış sizin e-posta adresinize ve sistemimize gönderilmiştir. Sayın Özdemir, Geçmiş dönem zararlarının kapatılmasını müteakip 1. Tertip yasal yedek akçenin ayrılması gerekmektedir. 1. Tertip yasal yedek akçe, ödenmiş sermayenin beşte birine ulaşıncaya kadar her dönem safi karın yirmide biri oranında ayrılır. (T.T.K. Mad 466) 1. Tertip yasal yedek akçenin hesaplanmasında esas alınacak “safi karın”, “vergi sonrası kâr” olarak kabul edilmesi gereğini belirtmek yerinde olacaktır. (Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü, 04/09/1991 tarih ve 621 Sayılı Tamimi) Danışma Birimi


 

Tarih : 17.09.2010
Soru :
MERHABA. BİR LİMİTED ŞİRKETİMDE 570 HESAPTA 2005-2006-2007-2008-2009 YILARINA AİT GEÇMİŞ YILLAR KARLARI BULUNMAKTADIR. ŞİMDİ BU KARLARI SERMAYEYE İLAVE ETMEK İSTİYORUM. BU İLAVEYİ YAPMADAN EVVEL YASAL YEDEKLERİ AYIRMAK ZORUNDAMIYIM. BU İŞLEMİ NASIL YAPACAĞIMI BİR ÖRNEKLE AÇIKLARMISINIZ. DETAYLI BİLGİ VERİRSENİZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Özdemir, Geçmiş dönem zararlarının kapatılmasını müteakip 1. Tertip yasal yedek akçenin ayrılması gerekmektedir. 1. Tertip yasal yedek akçe, ödenmiş sermayenin beşte birine ulaşıncaya kadar her dönem safi karın yirmide biri oranında ayrılır. (T.T.K. Mad 466) 1. Tertip yasal yedek akçenin hesaplanmasında esas alınacak “safi karın”, “vergi sonrası kâr” olarak kabul edilmesi gereğini belirtmek yerinde olacaktır. (Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü, 04/09/1991 tarih ve 621 Sayılı Tamimi) Danışma Birimi


 

Tarih : 17.09.2010
Soru :
MERHABA. BİR LTD ŞİRKETİMDE GEÇMİŞ YIL KARLARINI SERMAYEYE İLAVE EDECEĞİM. 502 SERMAYE OLUMLU FARKI VE 580 ENFLASYON DÜZELTME ZARARLARI VAR. BU İKİ HESABI BİRBİRİNDEN MAHSUP EDEBİLİRMİYİM. YOKSA 502 TAMAMINI SERMAYEYE İLAVE Mİ ETMELİYİM. DETAYLI BİLGİ VERİRSENİZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Özdemir, 502 Sermaye olumlu farkı hesabından 580 enflasyon düzeltme zararlarının mahsubu yapılarak 502 hesapta kalan tutarı sermayeye ilave edebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.09.2010
Soru :
MERHABA. BAŞKA BİR ARKADAŞTAN BANA GELEN BİR LTD ŞTİ. BİLANÇOSUNDA HEM 502 SERMAYE OLUMLU FARKI HEMDE 503 SERMAYE OLUMSUZ FARKI BULUNMAKTADIR. BU FİRMADA GEÇMİŞ YIL KARLARINI SERMAYEYE İLAVE EDECEĞİM. 502 VE 503 BİRBİRİNDEN MAHSUP MU ETMELİYİM, YOKSA 502 TAMAMINI SERMAYEYE İLAVE EDEBİLİRMİYİM. 502 SERMAYEYE İLAVE EDERSEM 503 NE OLACAK. DETAYLI CEVAP VERİRSENİZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Özdemir, Arkadaşınızın yapmış olduğu enflasyon düzeltmesi işleminin yanlış olduğu kanaatindeyiz. Hem 502 hem de 503 hesap aynı dönem içinde sözkonusu olamaz. 502 hesabı sermayeye ilave edebilirsiniz veya dağıtabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.09.2010
Soru :
Üyelerine bir mesken sağlamak amacı ile kurulmuş bir yapı kooperatifi kooperatifler üst birliğine üye olmadığı için kurumlar vergisine tabi tutulmuş. Enflasyon düzeltmesi ile ilgili yasa çıkınca, vergi dairesine kooperatifin kar amacı ile kurulmadığını bu yasa kapsamına girmemesi gerektiği hususu sorulmuş, vergi dairesi kurumlar vergisi mükelleflerinin bu kanun kapsamında olduklarını söyleyerek, enflasyon düzeltme işleminin yapılması gerektiğini söylemişlerdir. Buna göre enflasyon işlemi yapılmış ve kayıt altına alınmıştır. Burada arsanın değerlenmesinden dolayı oluşan fark geçmiş yıllar karları hesabına kaydedilmiştir. Bunu sermayeye ilave etmek istediğimizde Ticaret Bakanlığı yetkilileri kooperatiflerin sermaye arttıramayacaklarını söylemişlerdir. Bu durumda kooperatif tasfiyesinde geçmiş yıllar karları hesabını ne şekilde kapatacağız. Lütfen bu konuda ilginizi rica ederim.

Cevap :
Sayın Ece, Bahsettiğiniz konu Kooperatiflerin mevzuatını düzenleyen TTK ve Vergi hukukunda çelişki olarak görülmektedir.Konunuzun hukuki bir belgeye dayandırmak için Maliye Bakanlığından mukteza alıp işlem yapmanızı öneririz.Bizim yorumumuz Yapı kooperatiflerinin Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan geçmiş yıl karlarının dağıtılması halinde K.V tabi olacağı yönündedir.Bu görüşümüz sizi bağlamasın yukarıda da belirttiğimiz gibi mutlaka mukteza alınız.


 

Tarih : 14.09.2010
Soru :
LİMİTED ŞİRKETTEKİ BİRİKMİŞ KARLARI SERMAYEYE İLAVE EDİP.BİLAHARE ŞİRKETİN TASFİYE SONUNDA KAPATILMASINDA SERMAYENİN ORTAKLARA DAĞITIMI SIRASINDA STOPAJ ÖDENİP ÖDENMEYECEĞİ HAKKINDA BİLGİ ALMAK İSTİYORUM.HERHANGİ BİR SÜRE VARMIDIR. TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Geron, Önceki yıllarda sermayeye eklenmiş olan geçmiş yıl karlarının, şirket sermayesinin azaltılması veya tasfiye edilmesi sebebiyle ortaklara dağıtılması durumunda, kar dağıtımına bağlı olan vergi stopajının yapılması gerekiyor. Tasfiye ettiğiniz şirketinizin sermayesi içinde olan geçmiş yıl karlarını ortaklara dağıtırken yüzde 15 oranında gelir vergisi stopajına(kesintisine) tabi tutmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.09.2010
Soru :
bir önceki soru ile ilğili olarak; a-Muhasebe kayıtları 1----- 2009 ---- 131- 529- ----- ---- 2----- 2009 ---- 100- 131- ----- ---- b-(529)Zarar telafi fonunun sermayeye aktarılması için gerekli karar örnegi ile Mali müşavir rapor örnegini soruyorum. 1 ----- 2010 ----- 529- 500- ----- ----- Saygılarımla

Cevap :
Sayın Ulusoy, Yukardaki muhasebe kayıtları yanlıştır.131 hesap Şirketin ortaklarına verdiği borçlar için kullanılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.09.2010
Soru :
31.12.2009 tarihinde esas sermayenin yetersiz kalması nedeni ile (Ortaklar Kurulu Kararı )ile Ortaklar Borçlandırılarak (529 hesap)Zarar Telafi Fonu oluşturulmuştur. Temmuz/2010 tarihi itibarı ile Sermaye artırımı yapmak istiyoruz. 529 (Zarar Telafi Fonu)nda bulunan sermaye yedeğini sermayeye ilave edebilmemiz için; 1-Ortaklar Kurulu karar örnegi ile 2-Fonun Sermayeye ilavesi ile ilğili Mali Müşavir rapor örenegi hakkında bilği vermeniz dileği ile

Cevap :
Sayın Ulusoy, Şirketin ortaklardan aldığı borç paralar 331 Hesapta takip edilir.529 Hesabı nasıl çalıştırdınız bilemiyoruz .Ancak 331(Ortaklara borçlar) hesabının sermayeye ilavesine ilişkin SMMM tespit rapor örneği web sitemizda Mevzuat/ Sermaye Tespit raporları bölümünden ulaşabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.09.2010
Soru :
Sn.Hocam; Sadece muhtasar beyannamesi verdiğimiz derneğe ait 04/06-2010 dönemi muhtasar beyannı sehven vermeyi unutmuş bulunmaktayız şimdi onu vermek istiyoruz, “Mükellef Gurubu” listesinden mükellefin durumuna uygun “Sermaye Şirketleri”, “Birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı”, “İkinci sınıf tüccarlar”, “Yukarıdakiler dışında beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar”, “Kazancı basit usülde vergilendirilenler”,ve “Gelir vergisinden muaf esnaf” bilgilerinden birinin seçilmesi zorunludur. “onay” düğmesine basıldığında tahakkuk ve varsa buna bağlı ihbarnameleri kesilebilmektedir. Burda özel seçeknek ekranında neyi işraretleyeceğimizi söylerseniz sevinirim. Mükellef iktisadi teşekküle tabi değil, sadece muhtasar beyanı vermekteyiz, tşk ederim...

Cevap :
Sayın Oynak, Kanuni süresinden sonra vereceğiniz muhtasar beyannameyi özel onay ve pişmanlık seçeneğini işaretleyerek verebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.09.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi Mükellefimiz olan bir limited şirketin BA alışlarından dolayı ilgili vergi dairesince gönderilen yazıda geçerli olamayn faturalar tespit edilmiş ve firma olarak 5811 sayılı Varlık Barışına istinaden yararlandık 1.750.000,00 mahrah bedelini bankaya yatırdık ve 26.11,2009 tarihinde Beyanını verdik Tahakkukkunu aldık ve vergisini beyan ve bildirim süresi olan 31.12.2009 tarihine kadar yatırdık.bankaya yatırılan miktarı özel fon hs.tuttuk.sermaye artırımını beyan tarihi ve bildirim tarihi olan 31.12,2009 tarihinden itibaren 6 ay olarak çalıştırdık ve sermaye artırımını 09.06.2010 tarihinde ticaret siciline tescil ve ilan ettirdik.Ticaret Sicili beyan ve bildirim tarihi 31.12.2009 tarihi (bu tarih dahil) sermaye artırımını 30.06.2010 tarihine kadar yapan mükellefler yasadan faydalanacak 30.06.2010 tarihinden sonra müracat edenlerin tescil işlemleri yapılmayacak diyor.Bu istinadan bağlı bulunduğumuz vergi dairesi firmadan şifai olarak 2009 yılına ait yevmiye defterin ön sayfasını,özel fon hesabına ait yevmiye maddelerini,ortaklar kurulunun sermaye artırım kararını ve Ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğine dair yazı istemektedir.Bu durum karşısında haklarımız nedir.neler yapmalıyız.beyan ettiğimiz tarihi baz aldığımızda sermaye artırım süresini 15 gün geçmiş oluyoruz vergi affında bildirim beyan beyan süresi herkes için eşit değilmidir.erkan beyan ettiğimiz için kendi kendimize cezalı durumamı düştük.Meslek mensubu olarak zor durumdayız Odanın bununla ilgili maliye bakanlığınca bir çalışması varmı çok uzun bir soru oldu saygılar.

Cevap :
Sayın Ekinci, Sorunuzda da bahsettiğiniz üzere artırılan sermayenin ticaret siciline geç tescilden dolayı 5811 sayılı Yasa hükümlerini yerine getirmediğiniz anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yasanın avantajlarından faydalanamazsınız. Konuya ilişkin olarak yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekir. Mükelleflerin bağlı olduğu Ticaret ve Sanayi Odaları ve TOBB konuya ilişkin yasal düzenleme için Maliye Bakanlığına başvurmuştur. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.08.2010
Soru :
Merhaba. Bir ltd. şirketim 03/11/2009 tarihinde varlık barışından faydalandı.Bankaya 2 günlüğüne para yatırdı beyannamesini verdik ve belirtilen sürede varlık barışından dolayı çıkan vergiyi yatırdık.Ancak durumu olmadığından dolayı 6 ay içinde yapılması gereken sermaye arttırımını geç yaptık. Tekrar incelemeye çağrıldık ve varlık barışından sermaye arttırımını zamanında yapmadığımız için faydalanamayacağımı söylediler.Vergi dairesine sorup mükteza istememi söylediler. Size sorum varlık barışım geçersizmi sayılır mı? Sermaye artırımına ilave süre itenebilirmi. Geçersiz sayılırsa yapmış olduğumuz 2500,00 tl ödeme çıkacak olan vergiden mahsup edilebilirmi ? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Özyahni, 5811 Sayılı Varlık Barışından yararlanabilmenin temel koşulları, 1-Paranın bankaya yatırılması 2-Beyan edilen matrahın (örneğinizde paranın) vergisinin ödenmesi 3-Beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermaye artırımı yapılması Yukarıdaki 3 koşulun da birlikte yapılması zorunlu olup, herhangi biri ihlal edildiği takdirde 5811 Sayılı Yasadan yararlanamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.08.2010
Soru :
Mükellefim bir anonim şirket olup serbest bölgede şubesi bulunmaktadır.Şubeler cari hesabını kullanarak gerekli para akışını sağlanmaktadır. Yani merkezde Alacaklı bulunan tutar kadar şubede borçlu bulunmaktadır. Konsolide edildiğinde ise hiçbir bakiye görülmemektedir.Şubeler cari hesabında oluşan tutar sermayeye ilave edilmek istenmektedir.Bu tutarın merkezdeki banka hesaplarına getirilmesi zorunlu mudur? Mevzuatta böyle bir zorunluluğa rastlamamakla birlikte muhasebe kaydı kapanamamaktadır. Kaydı aşağıda veriyorum.Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim. Para fiili olarak getirilmezse Şubede yapılacak kayıt; ????? hesap borç 393 hesap alacak merkezde yapılacak kayıt; 393 hesap borç 500 sermaye hesabı alacak

Cevap :
Sayın Buyurman, Şirketin kasasında veya bankasında bulunan değerler sermayeye ilave edilmez. Sözkonusu tutar zaten sermayenin karşılığı bir tutardır. Sermaye artırımı ortaklar tarafından ayni veya nakdi olarak taahhüt edilerek yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.08.2010
Soru :
Merhabalar Danışma Birimi; Bir müşterime LTD şirket kuracağım. İş yeri olarak şuan oturduğu binayı göstereceğiz. Fakat tapuda kat mülkiyeti yok toprakdan hisseli ve 5 kardese arasında %20'lik payları var. Ltd şti kurarsam kendisine isabet eden %20 kısmını ltd şirket üzerine tapuda satışla kuracagımız ltd şti üzerine geçirebilirmiyiz. Ayni sermaye olarak. Ltd şti kurmadan mı kurduktan sonramı tapuda %20 hisseyi ltd şti üzerine geçirmek daha dogru daha az maliyetli olur. Bir diğer sorum %20 hisseyle kat mülkiyeti olmayan toprakdan hisseli yeri vergi dairesi iş yeri adresi olarak kabul eder mi ederse 041 kira stopajı ödememiz gerekir mi? Saygılarımla...

Cevap :
Sayın Özçelik, Vergi mükellefleri işyeri kiralamalarında yapacakları kira ödemelerinde %20 oranında gelir vergisi stopajı yaparlar. İşyerinin tanımı gerek Ticaret Kanunu gerekse Vergi Usul Kanununda yapılmıştır. Sorunuzda bahsetmiş olduğunuz gayrimenkul yapılanmasının mevcut haliyle işyeri niteliğini taşımadığını düşünmekteyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.08.2010
Soru :
GERÇEK USULDE ŞAHIS FİRMASI VARLIK BARIŞINDAN FAYDALANDI, 2009 YILINDA BANKAYA 676.000 YATIRILDI. SERMAYEYE İLAVE YOK BİLİYORUM.ÇÜNKÜ ŞİRKET DEĞİL MUHASEBE KAYDI İÇİN TEREDDÜTÜM VAR. MUHASEBE KAYDINI YAPARSANIZ SEVİNİRİM.İYİ ÇALIŞMALAR

Cevap :
Sayın Ersan, Bankaya para yatırdığınız tarihte 102 hesap borçlu, 549 hesap alacaklı olarak defter kayıtlarına işlenecektir. 6 ay içinde sermayeye ilave zorunluluğunuz bulunmakta olup, sermaye artırım raporu yazılması ve tescil zorunluluğunuz bulunmamaktadır. Bu işlemi sadece muhasebe kayıtlarında (şahıs işletmesi olduğunuz için) yapmanız yeterlidir. (549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı). Danışma Birimi


 

Tarih : 18.08.2010
Soru :
İYİ GÜNLER ANONİM ŞİRKET MÜKELLEFİME AİT SABİT KIYMETLERLE İLGİLİ OLARAK 2003/2004 YILLARINDA YAPILAN ENFLASYON DÜZENLEMELERİNDEN SONRA GEÇEN YILLAR İLE İLGİLİ OLARAK YENİDEN DEĞERLEME YAPILABİLİRMİ ÇIKACAK OLAN DEĞERLEME FONU KURUMLAR VERGİSİNE TABİ MİDİR YOKSA BİLAHARE SERMAYEYE İLAVE EDİLEBİLİRMİ? TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Geron, 5024 sayılı kanun ile değişen mükerrer 298. maddede yeniden değerleme uygulaması yer almamaktadır. Maddede sadece yeniden değerleme oranı kısmı vardır ve bu oran, yeniden değerlemenin devam ettiği ve enflasyon düzeltmesi şartları oluşmadığı dönemlerde bu uygulamaya geçileceği anlamı taşımamaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.08.2010
Soru :
Sayın Üstad; Menkul Sermaye İradı (Eurobond +Türk Lirası) sahibi Menkul varlıklarını(Eurobond +Türk Lirası)bankada değerlendirirken aniden rahatsızlanarak yatalak hasta durumuna düşmüştür. Hastalığının ilk günlerinde tedavisi için rahatça kullanılabilsin diye (banka müdürünün yanıltıcı tavsiyesine uyarak) tüm menkullerini dört çocuğunun müşterek hesabına devretmiştir. Çocuklardan birinede kardeşler tarafından vekaletname verilerek hastanın masrafları için para çekebilmesi sağlanmış, tedavi masrafları olarak da 150.000 Türk Lirası civarında bir tutar harcanmıştır. Menkul Sermaye İradının geri kalan kısmı ilede müşterek hesap üzerinden 110.000USD eurobond satın alınmıştır. Özetle hastalık ve diğer masraflar dışında paraya hiç dokunulmamıştır. Ancak hibe görüntüsündeki bu işlem hastanın vefatından sonra problem olmuştur. Esasen veraset işlemlerinin tamamlanmasından sonra devredilmesi gereken işlemlerin vefattan önce yapılmasından kaynaklanan hatalar nasıl düzeltilebilinir? saygılarımızla

Cevap :
Sayın Özköse, Yapılan işlem bir intikal işlemi olduğundan müşterek hesabın paylaştırılmasında 4 çocuğun elde etmiş olduğu varlık, ivazsız intikalden (hibe) dolayı ölüm tarihinden önce vergilendirilmesi doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.07.2010
Soru :
iYİ ÇALIŞMALAR benim sorum gümrüklü antrepo açmak için gerekli şartlar nedir (mesela benim duyduğum kadarıyla belli bir mazisi (?) ve sermayesi olan firma açabiliyormuş fakat bu mazisi olan firmanın lojistik firması olması şartı varmıdır ?) sermayenin nekadar sürede yatması gerekmektedir? ortak sayısı önemlimidir ve son olarak müraccat edilmesi gerekli kurumlar nerelerdir?TEŞEKKÜRLER KOLAY GELSİN.

Cevap :
Sayın Öztop, Konuya ilişkin İstanbul Gümrükler Baş Müdürlüğünden bilgi almanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.07.2010
Soru :
VARLIK BARIŞI KANUNUNDAN FAYDALANAN MÜKELLEFLERİMİZİN SERMAYE ARTIRIMINI YAPAMADIK.BU DURUMDA NE YAPMALIYIZ.AYRICA ODAMIZIN VE TÜRMOB'UN SÜRE UZATIMINA İLİŞKİN BİR ÇALIŞMASI VARMI. TEŞEKKÜR EDER İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM. 0212 324 02 94-95

Cevap :
Sayın Şahin, 5811 Sayılı Yasadan faydalanmanın şartlarından biri de beyan edilen tutarın 6 ay içinde sermayeye ilave edilmesi koşuludur. Bu şartı ihlal etmiş olmanız durumunda ileride oluşacak vergi incelemelerinde matrah farkının mahsubundan faydalanamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.07.2010
Soru :
Hocam Kuruluş tarihi 12.11.1993 olan tasfiye halindeki bir limited şirkette kuruluşundan bugüne kadar,kar dağıtılmamış,yedek akçede ayrılmamıştır. dönem karları ve olumlu sermaye farkları sermayeye ilave edilmiştir.şu anda bilançoda sermaye ve kasa gözükmektedir.sormak istediğim hususlar şunlardır: 1-kar dağıtımı yapmadan sermayeyi ortaklara ödeyebilirmiyim ? 2-Kar dağıtımı yapmam gerekiyorsa a)yedek akçeleri ayırdıktan sonra kalan kısmımı dağıtacağım ? b)sermaye olumlu farklarının durumu ne olacak ? c)kar dağıtımı yapılacaksa alınacak kararda bunu aylara bölmek mümkünmüdür. Yardımlarınız için çok teşekkür ediyorum.

Cevap :
Sayın Şenvardar, Tasfiye halindeki şirketlerde ayrılmayan yedek akçelerin ayrılmasının bir önemi yoktur. Dağıtılmayan karları 1998 öncesi ve sonrası karların dağıtımını düzenleyen GVK Geçici 62.maddedeki hükümlere göre yapmanız gerekir. Sermayeye ilave etmiş olduğunuz sermaye olumlu farkları için şirketin tasfiyeye girmesinden dolayı olumlu farkların kurumlar vergisine tabi tutulacağına ilişkin Maliyenin görüşü mevcuttur. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.06.2010
Soru :
SAYIN ÜSTAT SORUM VARLIK BARIŞI İLE İLĞİLİ,1-BİLANCO ES.GÖRE DEFTER TUTAN VE VARLIK BARIŞINDA FAYDALANIP,ÖDEMESİNİ YAPAN FİRMA SERMAYE ARTIRIM RAP.ZORNULULUĞU YOK.102-549 HES.YAPTIK.549 HES 500 HES.2009 YILINDA MI DEVİR ETMELİYDİK.VEYA 6 AYLIK SÜRE SONUNDA DEVİR EDEBİLİRMİYİZ.2-LTD.ŞTİ GAYRİMENKUL VARLIK BAR.GÖSTERDİ G.MENKULU DEVİR ŞİRKETE 6 AY İÇİNDE VERGİ THK.SONRA YOKSA HEMEN YAPILMALIMIY DI?G.MENKUL DEVİRİNDEN SONRA MI BEYAN VERİLMELİYDİ. TŞK.EDERİM.

Cevap :
Sayın Koldaş, 5811 Sayılı yasa hükümlerine göre beyan edilen değerler tahakkuk tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayeye eklenir.Bu ekleme beyan tarihine göre 2009 da olabilir 2010 da G.menkullerde aynı sürede tapu tescili yapılıp,sermayeye eklenmesi bir zorunluluktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.06.2010
Soru :
Sayın yetkili; 5811 Sayılı Varlık Barışından faydalanan Bilanço esasına göre defter tutan Gelir Vergisi Mükelleflerinin Yasal Defterlerinde Varlık Barışında bulunulan tutara ilişkin kayıt yapılmıştır. Gelir vergisi mükelleflerinin 5811 göre artırılan tutarı Ticaret Odasına kaydı var ise Sermaye artırımında bulunması zorunluluğu gerekirmidir? Ticaret Odasına kaydı yok ise ne gibi bir yöntem izlenmelidir? Bu konuda bilgi verilmesini arz ederim.

Cevap :
Sayın Aslaner, 5811 Sayılı yasadan yararlanan Gelir vergisi mükelleflerinin sermaye artırımına ilişkin Ticaret siciline tescil yapılacağına ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.Sermaye şirketlerinin sermaye artırımları TTK göre yapılması ve tescil zorunluluğu vardır.Bilanço usulüne göre defter tutan Gelir vergisi mükelleflerinin 5811 saylı yasa için sermaye artırımı işleminin defter kaylıtları üzerinde yapılmasının yeterli olduğu kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.06.2010
Soru :
Sn üstadım 5811 sayılı kanun gereği sermayeye ilave edilmesi gereken tutarın en son tescil 6 aydır. Firma A.Ş tir. A.Ş genel kurul yapmamıştır. Genel Kurul yapmadan sermaye artırımı olurmu? 6 ay süre geçerse sonucu ne olur? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Ablay, 5811 Sayılı Yasa gereği beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermaye artırımı yapılması zorunludur. Anonim şirketler bu sermaye artırımı için yönetim kurulu kararı alarak genel kurul yapmaları gerekmektedir. 6 aylık süreyi aşmanız durumunda 5811 Sayılı yasadan faydalanamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.06.2010
Soru :
Merhaba, 5811 sayılı yasa metni gereğince 549lu hesaba yazılan tutarın,6 ay içinde sermayeye ilvesi ile ilgili bir sorum olacaktı.. 5811 sayılı yasa metni gereğince mükellefimiz adına yatırılan para 702.150,80 tl dir..bu tutarın 615.000,00 sı tl olarak, geri kalan tutar ise döviz olarak yatırılmıştır...ve kanuna göre yatırılan tutarın kuruşu kuruşuna sermayeye ilavesi gerekmektedir... Bu tutarı sermayeye eklememiz için paylar oranında dağıtılması gerekli,ancak tutar 25 tl nin katları olmadığı için bu tutarı sermayeye ilave ederken nasıl bir yol izleyebiliriz?..ortakların pay oranlarını değiştirmek istemiyoruz.. teşekkürler..

Cevap :
Sayın Şener, 5811 sayılı yasa gereği 549 hesabın sermayeye ilavesinin yanında, kalan kısım için nakit sermaye artırmak suretiyle 25 TL ve katlarına ulaşabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.06.2010
Soru :
şirketimizin sermayesi 20.000.tlden 250.000 tl çıkarılmıştır.ancak şirketimiz şirket ortaklarına 195.000 tl borçlu durumdadır.Arttırılan sermayemizi ortaklara borçlar hesabının bakiyesini kullanarak sermayeye ilave edebilirmiyiz bu konu hakkında tarafımıza bilgi vermenizi rica ederim. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Yıldırım, Nakit sermaye artırımında bulunmuş iseniz ortaklar bu sermaye taahhütlerini yerine getirmek ve ödemek zorundadırlar. 331 hesaptaki tutarı yani ortakların alacaklarını sermayeye ilave edebilmek için tekrar bir sermaye artırımında bulunmanız gerekir. Ancak taahhüt edilen sermayeyi ödemeniz koşuluyla. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.06.2010
Soru :
SERMAYE ARTIŞI İLE İLGİLİ 331 HESAPTAN SERMAYE ARTIŞINDA BULUNMAK İSTİYORUZ.YALNIZ İKİ ORTKALI %50 ORANINDA PAY SAHİBİ ORTAKLARIN ŞİRKETTEN ALACAK TUTARLARI FARKLI 2.500.000 İLAVE ETMEK İSTİYORUZ.MEVCUT YAPIYI BOZMADAN A ORTAK 1.950 B ORTAK 550 TL ALACAKLI BU ŞEKİLDE ARTIŞ YAPARSAK MEVCUT HİSSE ORANLARI DEĞİŞİR Mİ? NASIL BİR YOL İZLEMMEMİZ GEREKİR? BANKAYA PARA YATIRIRKEN (ONBİNDE/DÖRT) EŞİT OLARAK MI YATIRMAMIZ GEREKİR ACİL CEVAPLAMANIZI RİCA EDİYORUM.SAYGILARIMLA

Cevap :
Sayın Erenoğlu, Sermaye artırımlarında artırılacak sermayenin ortaklar hisse oranlarınca sermaye taahhüdünde bulunurlar ve ödeme yaparlar. Bahsettiğiniz şekilde 331 hesabı sermayeye ilave edemezsiniz. Ziraat Bankasına yatırılması gereken onbinde 4 artırılan sermayenin tamamı üzerinden yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.06.2010
Soru :
İyi Günler.A Firması varlık barışından faydalanmıştır.A firmasının ortakları arasında B tüzel kişiliğide vardır.A firması varlık barışından dolayı sermaye artırımına gittiği zaman tüzel kişi B ortağı sermaye artışından gelen (bedelsiz hisse)iştirak payını nasıl muhasebeleştirecek?Konu ile ilgili Rakamsal bir örnek ve muhasebe kayıt örneği-sadece B tüzel kişiliği için-vermenizi rica ediyorum.Çünkü bu konuyla alakalı açıklayıcı bir bilg iye ulaşamadım.Teşekkürler.Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Mumcuoğlu, Yapacağınız muhasebe kaydında B şirketi için 242 hesap borçlu, 649 veya 679 hesap alacaklandırılacaktır. Ticari kazancın tespitinde gelir olarak yazılan bedelsiz hisse tutarı (iştirak kazancı) Geçici Vergi ve Kurumlar Vergisi Beyannamesinde istisna edilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.06.2010
Soru :
Merhabalar.Benim sorum iş ortaklıklığı ile ilgili.Bir mükellefim iki Limited Şirketinin oluşturduğu yıllara yaygın inşaat yapan bir adi ortaklık..Bu firmam ,5811 sayılı kanundan yararlandı ve bu miktarı ben sermaye atmak istiyorum..Adi ortaklık olduğu için ticaret odasına kayıtlı değil,yıllara yaygın olduğu içinde henüz vergi tahakkuk etmedi.5811 den yararlandığım miktarı ne yapacağımı bilemiyorum.Bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.İyi günler...

Cevap :
Sayın Onur, Bahsettiğiniz iş ortaklığının 5811 Sayılı Yasadan yararlanamayacağı kanaatindeyiz. Ancak limited şirketler ayrı ayrı yararlanabilirdi. İşlemlerinize esas olması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.06.2010
Soru :
İyi çalışmalar Sermayesi 10.000 tl olan Tasfiyeye başlatmayı düşündüğümüz bir ltd.şti. vardır. Bu şirketin 502 Serm.Olumlu fark hesabında 51.515 tl, 540 Yasal Yedekler hesabında 311 tl ve 570 Geçmiş Yıllar Karları hesabında 62.926 tl bakiye vardır. Sorum şudur: Acaba tasfiyeye girmeden önce yukarıdaki hesapların Sermayeye İlave Raporu yazarak Hesap Bakiyelerini 500 sermaye hesabında toplamyı mı önerirsiniz;Ya da Tasfiye ye bu hesaplar ile başlamayı önerirsiniz. Tasfiye sürecine bu hesaplarla girdiğimizde Tasfiye sonunda şirketin bu hesapları ile ilgili ne gibi işlemler yapmamız gerekir? Teşekkür Ederiz.

Cevap :
Sayın Alper, Bahsetmiş olduğunuz işlemleri tasfiye öncesinde de sonrasında da sermayeye ilave edebilirsiniz. Tasfiye sürecinde bu hesapları vergilendirmek suretiyle dağıtımını (kapatılmasını) yapabilirsiniz. (kurumlar vergisi, kar dağıtımına ilişkin gelir vergisi stopajı) Danışma Birimi


 

Tarih : 07.06.2010
Soru :
kolay gelsin...ve cevabınıza şimdiden teşekkür ederim... ltd.şti.de sermaye azaltması kısaca hangi yollar takip edilerek yapılır. önceki yılların karları sermayeye ilave edilmiştir...şimdi sermaye azaltmasında vergisel bir sorumluluk varmıdır.varsa nelerdir....iyi çalışmalar....

Cevap :
Sayın Bostan, Konuya ilişkin olarak yayımlanmış makale aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. SERMAYE AZALTILMASI İLE İLGİLİ YAPILACAK İŞLEMLER VE İLGİLİ MEVZUAT 1. Genel Olarak Sermayenin Azaltılması 1.1. Açıklamalar ve Şartlar Sermayenin azaltılması Türk Ticaret Yasasının 396, 397 ve 398 maddelerine göre yapılabilmektedir. Türk Ticaret Yasasının bu hükümlerine göre ancak şirket alacaklılarının haklarının tamamını karşılayacak miktarda aktif mevcut olduğu, mahkemece atanacak bilirkişi tarafından tespit edilmedikçe esas sermayenin azaltılmasına karar verilemez. Şirket iki sebeple sermayenin azaltılmasına karar verebilmektedir. a. Şirketin faaliyetini karşılayan kısımdan arta kalan sermayenin şirket bünyesinden çıkartılarak pay sahiplerine geri verilmesi, yani sermayenin bir kısmının fazla olup kullanılmıyor olması gerekmektedir. b. Şirket bünyesinde ortaya çıkan gerçek zararların ortadan kaldırılması istenmelidir. Türk Ticaret Yasası’nın 528. Maddesi “ esas sermayenin azaltılması hali müstesna olmak üzere, ortakların koymayı taahhüt ettikleri sermayenin ödenmesi tecil olunamayacağı gibi ortakların bu borçtan ibra edilmeleri de caiz değildir.” hükümlerini taşımaktadır. Bu hükümlere göre, sermayenin azaltılmasında ortakların sermaye taahhüt borçları bulunduğu takdirde bu taahhüt tecil edilebilmektedir. 1.2.Sermayenin azaltılmasında uygulanacak yöntemler - Payların itibari değerlerinin düşürülmesi - Pay sayısının azaltılması - Payların birleştirilmesi : bu konuda anasözleşmede açıklık bulunmalı yada genel kurul toplantısında ortakların izni alınmalıdır. 1.3. Yapılacak İşlemler a. Yönetim kurulu kararının alınması b. Anasözleşme tadil metninin hazırlanması c. Şirketin öz sermayesinin tespiti ve Türk Ticaret Yasası hükümlerine göre şirket alacaklılarının haklarının tamamını karşılayacak miktarda aktif mevcut olduğunun tespiti için mahkemece bilirkişi atanmasını isteme ve rapor alınması d. Anonim şirketlerde genel kurul kararının alınması e. Ticaret sicili memurluğunda tescil işleminin yaptırılması f. Türkiye ticaret sicili gazetesinde ilân 2. İLGİLİ MEVZUAT 2.1. Türk Ticaret Yasası’ndaki hükümler Konu Türk Ticaret Yasası’nın 396,397 ve 398 maddelerine göre yapılabilmektedir. Bu Yasa Maddeleri Aşağıya Çıkartılmıştır. III - Esas sermayenin azaltılması: 1. Karar: Madde 396 - Bir şirket, sermayesini azaltarak azaltılan kısmın yerine geçmek üzere tamamen ödenecek yeni hisse senetleri çıkarmak niyetinde değilse umumi heyet, esas sermayenin itibari kıymetine dair esas mukavelenin hükümlerinin değiştirilmesine karar verir; şu kadar ki; idare meclisinin talebi üzerine mahkemece tayin edilecek üç bilirkişi tarafından verilecek müşterek bir raporla, esas sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifler mevcut olduğu tespit edilmiş olmadıkça böyle bir karar verilemez. (Değişik: 16/6/1989-3585/3 md.) Bu hususta 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası hükümleri uygulanır. Kararda bilirkişi raporunun sonucu açıklanarak sermaye azaltılmasının ne tarzda yapılacağı gösterilir. Esas sermayenin azaltılmasından kayıtlara göre doğacak bir kazanç münhasıran itfalar için kullanılabilir. (Değişik: 24/6/1995 - KHK-559/8 md.) Esas sermaye hiç bir suretle bu Kanunun 272 nci maddesi ile belirlenen asgari sermaye miktarından aşağı indirilemez. 2. Alacaklıları davet: Madde 397 - Umumi heyet esas sermayenin azaltılmasına karar verdikten sonra idare meclisi bu kararı 37 nci maddede anılan gazetede ve aynı zamanda esas mukavele ile muayyen şekilde üç defa ilan ederek 37 nci maddede anılan gazetedeki üçüncü ilandan itibaren iki ay içinde alacaklarını beyan etmek suretiyle ödeme veya teminat isteyebileceklerini alacaklılara bildirir. Şirketçe malum olan alacaklılara ayrıca davet mektupları gönderilir. Esas sermaye zararlar neticesinde bilançoda husule gelen bir açığı kapatmak maksadıyla ve bu açıklar nispetinde azaltılacak olursa idare meclisince alacaklıları davetten ve bunların haklarının ödenmesinden veya temininden vazgeçilebilir. 3. Kararın İcrası Madde 398 - Esas sermaye, ancak alacaklılara verilen müddetin bitmesinden ve beyan edilen alacakların ödenmesinden veya temin edilmesinden sonra fiilen azaltılabilir. Azaltma kararının icrası için hisse senetleri miktarının mübadele veya damgalanmak suretiyle veyahut diğer bir tarzda azaltılmas


 

Tarih : 05.06.2010
Soru :
3.650.000.- TL. sermayeli limited şirketin sermayesinin 762.293,34 TL’sı ortaklar tarafından nakit olarak ödenmiş, 2.887.706,66 TL’sı ise geçmiş 3 yılın dağıtılmamış kârlarından karşılanmıştır. Sermaye artışı işlemleri 29.12.2009 tarihinde ticaret sicilinde tescil olunmuştur. 2010 yılı içerisinde bu şirketin % 50 hissesine sahip ortağı, hissesinin tamamını 1.825.000.-TL karşılığında hariçten bir kişiye usulüne uygun devretmiştir. Bu durum karşısında herhangi bir vergi ödeme yükümlülüğü doğar mı ? Saygılarımla.

Cevap :
Sayın İlkbahar, Limited şirket ortaklarının hisselerini satmaları halinde elde edilecek kazanç gelir vergisi uygulamalarında değer artış kazancı olarak vergilendirilmektedir. LTD şirket ortağının hisseye sahip olduğu bedel ile sattığı bedel arasındaki fark, değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir. Ancak, alış tarihindeki bedelin satış tarihine kadar olan süreç için maliyet yükseltilmesi yapılabilir. Bu konuya ilişkin olarak web sayfamızda bulunan 2010 mali rehberindeki değer artış kazançları bölümünden yararlanarak hesaplama yapabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.06.2010
Soru :
limited şirketimiz 5811 sayılı varlık barışından faydalandıktan sora tasfiye kararı alarak tasfiyeye girmiştir 5811 sayılı varlık barışın dolayı sermaye artırımı yapma zorunluluğumuz bulunmaktadır. TASFİYE HALİNDEKİ ŞİRKETİMİZE 5811 SAYILI KANUN GEREĞİ SERMAYE ARTIRIMI YAPMAMIZ UYGUNMUDUR ???

Cevap :
Sayın Taner, Tasfiye halindeki Şirketlerin 5811 sayılı Kanunundan yararlanması için Kanunuda ve ilgili genel Tebliğlerde özel bir düzenleme mevcut değildir. Ancak , Tasfiyeye girmiş bir şirketin bu yasadan faydalanması için Tasfiyenin durdurulup ,şirketin faal hale gelmesi gerektiği kananaatindeyiz.İşlemlerinize esas olmak üzere konuya ilişki İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep etmenizde fayda görüyoruz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.06.2010
Soru :
İyi günler, 5811 sayılı kanun gereği oluşan fonun Anonim Şirketlerde sermayeye eklenmesi ile ilgili; 1- Fonun sermaye ye eklene bılmesi için genel kurul yapılması gereklimi? 2- A.Ş. sermayesi 25 ve katları göz önünde bulundurlması gerektiği Tic.Sicilden uyarılıyor, yabancı paralı bildirimlerde beyan örnek; 319.000 tl bunu 25 katlarına çekmek için aradaki farkı nakit mi arttırıcaz? 3- 5811 gereği fonun tesbitinde SMMM raporunda bu nakit arttırımı ve önceki sermayenin ödendiğine dair bilgiyi tek rapor halınde yaza bılırmıyız? Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Toprak, 1)-Anonim şirketlerde sermaye artırımı için Genel Kurul kararı şarttır. 5811 Sayılı yasa ile artırılan sermaye içinde gereklidir. 2)-Sorunuzda da belittiğiniz gibi Paylır 25 ve katları olacağı için aradaki farın nakit olarak yapılması gerekir. 3)- Nakit arttırımı için önceki sermayenin ödendiğine dair tespit raporu ayrıca düzenlenecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.06.2010
Soru :
5811 sayılı varlık barışı kanununa istinaden sermaye artışı yapan ticaret siciline kayıtlı şahış firmasının(BİLANÇO USULU)ticaret siciline bu artışı tescil yaptırması zorunlumudur. İyi günler dilerim.

Cevap :
Sayın Asutay, 5811 Sayılı Yasaya istinaden sermaye artırımı yapan bilanço usulüne tabi gelir vergisi mükellefleri sermaye artırımını muhasebe kayıtları yapacak, herhangi bir rapor düzenlemeyecektir. Ticaret siciline tescili yapılmış olan firmalar bilgi mahiyetinde ticaret siciline dilekçe verecektir. Tescili yapılmamış olanların bilgi vermelerine gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 31.05.2010
Soru :
İyi Günler, 5811 sayılı kanun kapsamında düzenlenecek olan sermaye arttırımı SMMM raporunu, bağımlı çalışan meslek mensupları kendi firmaları için yazabileceklermidir? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Toprak, Bağımlı çalışan Meslek mensuplarımız, odamızdan alacakları "ODA KAYIT " Belgesini rapora eklemek suretiyle sadece BORDOSUNA KAYITLI OLDUĞU ŞİRKETİN RAPORUNU DÜZENLEYEBİLİR. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.05.2010
Soru :
sayın yetkili, 5811 sayılı kanun gereği sermayeye ilave edilmesi gereken tutarın en son tescil tarihini öğrenmek istiyorum.gereğinn yapılması rica ederim.

Cevap :
Sayın Sarıbaş, 5811 Sayılı Yasaya istinaden beyan edilen ve ödenen tutarın, beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayeye ilave edilmesi gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.05.2010
Soru :
Sayın Üstadım , sorum OSB (Organize Sanayi Bölgesi)nde ödenen katılım paylarının banka yolu ile ödenen senet bedellerine istinaden gayrimenkulün satışı halinde ne şekilde muhasebeleştirileceği hk. Organize Sanayi Bölgesinde yer alan na tamam bir gayrimenkul için OSB Müdürlüğünce düzenlenen ödeme planına istinaden ; ALTYAPI KATILIM PAYLARI senetlere istinaden banka kanalıyla ödenmektedir. 1)Senet karşılığı ödenen bu katılım payları için OSB tarafından bir fatura düzenlenmemektedir. 2)Ödenen bu katılım payları gider yada maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir mi ? 3)OSB Müdürlüğünce alınan Altyapı katılım pay bedellerini sermayeye ilave edildiği bilgisinide almış bulunmaktayım. Yardımınız için Teşekkür ederim İyi Çalışmalar .

Cevap :
Sayın Özden, OSB'de yapılan inşaatlar neticesi ortaklara bağımsız bir gayrimenkul teslim edilecekse ve de yapılan harcamanın (alt yapı katılım paylarının) gayrimenkulün ayrılmaz bir cüz'i olduğundan hareketle bunların maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekir. Sorunuzdaki 3.şık anlaşılamamıştır. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.05.2010
Soru :
sağlayacapınız katkıdan dolayı teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim. Tasfiye halinde bulunan bir limited şirket için 5811 saylılı yasa kapsamında işlem yaptık. 6 ay içinde sermayeye ilave şartı tasfiye halindeki firma için geçerli olacakmı.Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Gürbüz, T.T.K.’nun “Tasfiyenin Gayesi" başlıklı 230. maddesinde; “Tasfiye memurları, şirketin devamı zamanında başlanmış olup da, henüz neticelendirilmemiş olan iş ve muameleyi tamamlamaya, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmeye, şirketin alacaklarını tahsile ve mevcut malları paraya çevirmeye kısaca, safi mevcudu elde etmeye yarayan bütün iş ve muameleleri yapmaya mecburdurlar" hükümleri yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı üzere 5811 Sayılı Yasa gereği tasfiyeye girmiş olsanız bile sermaye artırımını yapmak durumundasınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.05.2010
Soru :
üstadım kolay gelsin.5811 sayılı kan.kap.sermaye artışı için önceki sermayenin ödendiğpine dair raporu yazarken incelemeler kısmında yer alan öz varlık hesaplarını hangi yılın mizanını dikkate alarak yapacağız.sermayenin tamamının ödendiği yılın bilançosuna göre mi yoksa son hesap dönemi olan 2009 yılının mizanı dikkate alınacak.Ayrıca sadece 5811 say.kan.doğan fonun ilavesinde bu rapora gerek var mı teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Şafak, Sadece 5811 Sayılı Yasaya istinaden oluşan fonu sermayeye ilave edecekseniz, önceki sermayenin ödenip ödenmediğine bakılmaksızın sermaye artırım raporunu hazırlayabilirsiniz. Dolayısıyla önceki sermayenin ödendiğinin tespitine ilişkin raporu düzenlemenize gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.05.2010
Soru :
5811 sayılı kapsamında Varlık Varışından faydalanan Kollektif şirketimiz. Oluşturulan Fon Hesabını henüz sermaye ilave etmeden nev'i değiştirerek ltd. şti. oluyor. Koll. şti'nin öz sermaye tesbitinin içinde İlgili fon Hs.'da yer alıyor. Bu durumda KOll.şti'nin öz sermayesi ltd.şti.'nin kuruluş sermayesi içinde yer alacağından ve nev'i değişikliğide 6 aylık süre içerinde gerçekleştiğinden. Kollektif şirket 5811'e göre oluşturulan fonu (nev'i değişikliği ile ) sermayeye ilave etmiştir. şeklindeki görüş ve uygulamamız doğrumudur. görüş ve önerilerinizi rica ediyorum. iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Papakçı, Bizim görüşümüz nevi değişikliği olmadan önce sermayeye ilave edilmesi yönündedir. 5811 Sayılı Yasadan yararlananlar kollektif şirkette ortak olan gerçek kişilerdir. Oysa yeni oluşan limited şirketin kişiliği tüzel kişiliktir. İşlemlerinie esas olmak üzere İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.05.2010
Soru :
Sayın üstad iyi çalışmalar dilerim. 1.Gelir beyannamelerinde ve gelir geçici beyannamelerinde kanunen kabul edilmeyen gider yok.Bilanço usulüne göre tutuğumuz mükelleflerde kanunen kabul edilmeyen gideri nereye yazacağız. 2.31/12/2009 da 5811 beyan tarihi ise sermaye artırımı için son tarih 30/06/2009 mudur. 3.Enflasyon düzeltmesinden dolayı oluşan geçmiş yıl zararları bilançomuzda mevcut.5811 özel fonlar ve geçmiş yıl karlarını sermayeye ilave ederken enflasyondan dolayı geçmiş yıl zararlarını herhangi bir işlem yapacak mıyım?

Cevap :
Sayın Dümbül, 1-Bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin yıllık gelir vergisi beyanname formatlarında ekler bölümünde Bilanço karından mali kara ulaşmayı gösteren tabloya ticari kara ilave edilecek unsurları yazdığınızda sistem otomatik olarak KKEG matraha ilave ederek vergi matrahına ulaşacaktır. Geçici Vergi Beyannamesinde ise ticari kazanç bölümüne KKEG dikkate alınarak bulunacak toplam tutar yazılacaktır. 2-31.12.2009 5811 Sayılı Yasaya istinaden beyan süresi ise sermaye artırımı en geç 30.06.2010 tarihinde yapılacaktır. 3-Enflasyon düzeltmesinden oluşan zararların sadece sermaye olumlu farklarından mahsubu yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.05.2010
Soru :
5811 SAYILI YASA GEREĞİNCE GELİR VERGİSİ (BİLANÇO) MÜKELLEFLERİ ARTIRDIKLARI SERMAYEYİ TİCARET ODASINA TESCİL ETTİRMEK ZORUNDAMIDIR. TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Ceylan, 5811 Sayılı Yasaya göre gelir vergisi mükellefi olup bilanço esasına göre defter tutan gerçek kişinin sermaye artırımı sadece muhasebe kayıtları yapılarak sağlanır. 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıtlarınızı yapmanız yeterlidir. Bu konuyla ilgili sermaye tespit raporu düzenlenmesine ve tescile gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.05.2010
Soru :
iyi çalışmalar diliyorum. 5811 sayılı yasa kapsamında gelir vergisi mükellefi bilanço esasına göre defter tutan kişinin sermayeye ilavesi konusunda yardımınızı rica ediyorum. (ticaret odasında kayıtlı değil, esnaf ve sanatkarlar derneği üyesi)

Cevap :
Sayın Oran, 5811 Sayılı Yasaya göre gelir vergisi mükellefi olup bilanço esasına göre defter tutan gerçek kişinin sermaye artırımı sadece muhasebe kayıtları yapılarak sağlanır. 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıtlarınızı yapmanız yeterlidir. Bu konuyla ilgili sermaye tespit raporu düzenlenmesine ve tescile gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.05.2010
Soru :
LTD.ŞTİ.ORTAKLARIDAN A KİŞİ 3 YIL ÖNCE VEFAT ETMİŞTİR.ŞİRKET SERMAYE TAAHHÜT BORCUNU YERİNE GETİREMEMİŞTİR.2 ORTAKLI OLUP ÖLEN KİŞİNİN SERMAYE PAYI % 95 DİR. ŞİRKET TASFİYEYE GİRMİŞ ÖLEN ORTAĞIN MİRASÇILARI REDDİ MİRAS ETMİŞTİR. KALAN ORTAK ŞİRKETİ TEKRAR CANLANDIRMAK İSTEMEKTEDİR.İTO YA VERECEĞİMİZ SMMM RAPORUNDA ÖNCEKİ SERMAYENİN TAMAMININ ÖDENMESİ İLE İLGİLİ SMMM RAPORUNU NASIL HAZIRLAYACAZ.

Cevap :
Sayın Pehlivan, TTK'ya göre sermaye artırımının yapılabilmesi için önceden taahhüt edilip ödenmeyen sermaye ödenmediği süreçte işlem tamamlanamaz. Sizin işlemlerinizin sonuçlanabilmesi için gerek tasfiyeden vazgeçmek gerekse diğer işlemlerin yapılabilmesi ancak ticaret mahkemesinden alacağınız bir kararla sözkonusu olabilir. Aksi takdirde hiçbir işlem yapamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.05.2010
Soru :
Sn.Yetkili 5811 sayılı kanun kapsamında sermaye artışı yapacağım şu günlerde aynı firmam için 1-dağıtılmayan karlar 2-sermaye duz.olumlu farkları 3-5811 özel fonu nun sermayeye eklenmesini tek bir raporla yapmam mümkün mü?Bu konuyu bu aşamada ödenecek harçlar hususunuda içerecek şekilde yanıtlarsanız sevinirim.Saygılar sunar işlerinizde başarılar dilerim.

Cevap :
Sayın Okumuş, Sorunuzda bahsettiğiniz sermayeye ilave edilecek unsurlar için ayrı ayrı rapor tanzim edilmesi gerekmektedir. Ayrıca önceki sermayenin ödendiğine ilişkin bir rapor daha düzenlemeniz gerekmektedir. Sermaye tespit raporları web sayfamızda mevzuat bölümünde sermaye tespit raporları içinde yer almaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.05.2010
Soru :
üstadım yeni defterini aldığım mükellefimde sermaye artışı yapacağım.mizanına baktığımda 2001-2002-2003 yılı karları enflasyon düzeltmesiyle beraber artış olarak gelmekte. enflasyon düzeltmesi yapılırken 570 hs. 2001-2002-2003 yılları itibariyle sıfırlanması gerekmezmiydi.yardımlarınız için şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Özüberk, Enflasyon düzeltmesi işleminde geçmiş yıl karları dağıtılmadığı için kendi üzerinde değerlendirilerek günümüze kadar gelmesi doğru bir uygulamadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.05.2010
Soru :
vakıflarda geçmiş yıl karlarını sermayeye ekleyebiliyormuyuz? Ekleyebiliyorsak bunun herhangi bir şekilde tesil ve ilanı ve ya vakıflar bölge müdürlüğüne bildirilmesi gerekiyor mu?

Cevap :
Sayın Yüksel, Vakıfların iktisadi işletmeleri kurumlar vergisi tabi vergi mükellefidirler. İktisadi işletmesi olmayan vakıfların yıllık gelir fazlaları (sizin tabirinizle kar) ne şekilde dağıtılşacağı vakıf senedinde (ana sözleşme) belirtilir. Söz konusu senetteki hükümlere göre gelir fazlası değerlendirilir. Vakıf senedinde açık hüküm yoksa Vakıflar Kanunu hükümleri geçerlidir. Tescil ilan ve bilgilendirmeye ilişkin sorunuzu Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğüne iletiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.05.2010
Soru :
iyi günler.Sermaye düzeltmesi olumsuz farklarının mahsubu ne şekilde olmaktadır ve muhasebe kayıtları nasıl olmalıdır.Teşekkür ederim.Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Mumcuoğlu, Enflasyon düzeltmesine ilişkin VUK 298.maddesinde ve geçici 25.maddesinde enflasyon düzeltmesi olumsuz farklarının ne şekilde tasfiye edileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla sözkonusu hesap bilançonun pasifinde yer almaya devam edecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.05.2010
Soru :
Sayın Danışman; Şahıs firması 5811 sayılı yasaya istinaden varlık barışından yararlanmıstır. Bunun sermaye artırımı için sadece yevmiye kayıtları yeterli midir. Bunu haricinde bir işlem yapılmalı mıdır? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Dinçsay, Yapmış olduğunuz muhasebe kayıtları yeterli olup başka bir işlem yapmanıza gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.05.2010
Soru :
Sorum aşağıdaki şekildedir. 06.02.2009 tarihinde tasfiye' ye giren ve alacaklılara çağrı ilanının üçüncüsü 30.03.2009 tarihinde yayınlananan ve bugün itibariyle kapanması için gerekli olan üçüncü ilandan sonraki bir yıllık süre dolmuş olan kuyumculuk firmasının kapanışını yapabilirmiyim. Tasfiye sürecinde vergi dairesine tasfiye' ye giriş tescili,tasfiye' ye giriş beyannamesi verilip tasfiye karının vergisi ödendi.Nisan ayında ise 07.02.2009-31.12.2009 dönemini kapsayan kurumlar beyanı verilip vergisi ödendi. Fakat bilanço'da Geçmiş yıllarda dağıtılmayıp 542 hesaba aktarılan 2002- 2005-2006 ve 2007 yıllarına ait karlar var.Aynı şekilde 570 hesapta duran 2008 ve 2009 yıllarına ait karlar var.Geçmiş yıllara ait Enflasyon düzeltmesinden gelen kar var.Sermaye düzeltmesi olumlu farklarında rakam var. Bu bilgiler ışığındaki firmanın vergi dairesinde kapanışını yapmadan evvel yukarıdaki hesaplara ait yapılacak işlemler hakkında bilgi verirseniz memnun olurum. TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Ceylan, Bahsetmiş olduğunuz hesaplarda kar yedekleri ve sermaye düzeltmesi olumlu farkları 1.tasfiye dönemi beyannamesinde kar dağıtımı olarak işlem görüp stopaj hesaplanacak ve ortakların haddi aşması durumunda menkul sermaye iradı beyannamesi vermesi gerekirdi. Bu işlemleri yapmamışsanız düzeltme beyannamesi vererek kayıtlarınızı düzeltiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.05.2010
Soru :
iyi günler.Benim danışmak istediğim Merkezi istanbul'da olan bir firmanın sermayesi 10.000 TL . tuzlada serbest bölgede şubesi bulunmakta.serbest bölgedeki şubesine tahsis edilen sermayenin muhasebe kaydı nasıl olacaktır.Şimdiden cevabınız için teşekkürler.Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Mumcuoğlu, Merkezden şubeye sermaye tahsis edilmesi durumunda öncelik ile sermaye hesabının ayrıştırılması gerekir.Örneğin 100.000 TL sermayeli şirketin 15.000 TL nin şubeye tahsis edilmesi halinde 500 Sermaye hesabi Borçlu 100.000 TL 500.01 Merkez Sermaye hesabı 85.000 TL ve 500.02 Şube Sermaye hesabı 15.000. TL alacaklı olacaktır.Tahsis edilen sermaye Banka aracılığı ile şubeye aktarılacaktır.102.02 Şube Banka Hesabı borçlu 15.000 TL 102.01 Merkez Banka Hesabı Alacaklı 15.000 TL alacaklı olarak muhasebe kaydı yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.05.2010
Soru :
vergi dairesine bildirimini yapacağımız beyannamelerini imzaladığımız mükellefler listesine gayrimenkul sermaye iradı nedeniyle gelir vergisi byn gönderdiğimiz mükelleflerinde bilgileri yazılacakmıdır. şimdiden teşekkür ederim. Pınar EROL

Cevap :
Sayın Erol, Odamızın web sayfasında yer alan duyurumuzda da açıklandığı üzere defter tutma ve danışmanlık sözleşmesi yapmış olduğunuz yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerini imzalamış (e-beyanname olarak gönderdiğiniz) müşterilerinize ilişkin bilgileri vermek zorundasınız. Bunun dışındaki gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı, ücret ... gibi gönderdiğiniz yıllık beyannameleri bu listelere dahil etmeyeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.04.2010
Soru :
Sayın Danısman; Bir ltd Şti tasfiyeye girmek istıyor fakat şirketin ödenmemiş sermayesi ve dağıtılmamış geçmiş yılllar karları bulunmaktadır. Bu şirket tasfiye kararı alabilir mi yoksa gecmıs yıllar karlarını dağıtıp ödenmemiş sermayeleri ödeyip daha sonramı tasfiye kararı alabilirler; Teşekkürler

Cevap :
Sayın Dinçsay, Tasfiyeden önce dağıtılmamış karların sermayeye ilavesini veya kar dağıtımını yapmalısınız. Tasfiye kararının alınması için ödenmemiş sermayenin ödenmesi zorunluluğu yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.04.2010
Soru :
İyi çalışmalar dileğimle,01/04/2009 da tasfiyeye giren Ltd.Şti.nin kıst dönem ve 1.dn.tasfiye beyannameleri verildi.3. ilan 27/04/2009 da yapıldı.28/04/2010 da (1 Yıl Sonra)son tasfiye tescili yapıldı Bununla ilgili olarak aşağıdaki sorula- rımı yanıtlamanızı arz ediyorum. 1.Son vereceğim beyanname 1/1/10-31/3/10 olarakmı,1/1/10-1/4/10 olarakmı vereyim. 2.Son tescilden itibaren 15 gün içindemi beyanname verilmesi gerekir. 3.Şirketin 10000.-TL.sermayesi,1000.-TL. yasal yedeği,20617.-TL dağıtılmamış karı buna karşılık 23950.-TL.zararı vardır. Bu verilere göre nasıl bir işlem yapmalı yım.Saygılarmla,

Cevap :
Sayın Kara, Son vereceğiniz beyanname dönemi 01.01.2010-28.04.2010 'dur. (Tasfiye sonu tescil tarihi). Son beyannameyi tasfiye tescil tarihinden itibaren 30 gün içinde vermeniz gerekmektedir. Tasfiye öncesi dönemlere ilişkin Dağıtılmamış karlar ve kar yedeklerinin varsa sermaye yedeklerinin tasfiyeye girildiği tarihte yani 1.tasfiye döneminde dağıtılması gerekir. Zarar tasfiye sürecinde oluşmuş ise önceki dönem karlardan mahsubu sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.04.2010
Soru :
Sayın ÜSTADIM, İKİ TÜRK A.Ş. %50 ŞER OLARAK ALMANYADA ŞİRKET KURDU.ÜÇ YIL İÇİNDE ZARAR ETTİĞİNDEN TASFİYE AŞAMASINA GELİNDİ.BU SÜREÇTE GİDERLERİ KARŞILIYABİLMEK İÇİN BELLİ BİR EUR DESTEĞİ YAPILDI.SORUM ŞU:SERMAYE VE GİDERLERİ KARŞILAMAK ÜZERE GÖNDERİLEN PARALARI BEN TÜRKİYEDEKİ %50 ORTAK OLARAK HANGİ KOŞULLARDA GİDER YAZABİLİRİM.VEYA BU KONUDA YARARLANACAĞIM BİR KAYNAK GÖSTEREBİLİRMİSİNİZ.TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sayın Aktay, Yurt dışında kurulu olan şirkete Türkiye'deki ortaklarının finansal desteği 2 şekilde olur. Birincisi yurt dışındaki şirkete ödünç borç para verilebilir. İkincisi ise yurt dışındaki şirketin sermaye artırımına gitmesi ile buradaki ortaklar sermayeye iştirak payı olarak ödeme yaparlar. Sözkonusu finansman desteğini Türkiye'de bulunan ortaklar giderleştiremezler. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.04.2010
Soru :
üstadım hayırlı günler. 2009 yılı bilançosunda ortaklar cari hesabı (331) alacak bakiyesi vermektedir. kurumlar vergisi beyannamesini düzenlerken örtülü sermaye formunu doldurduk. transfer fiyatlandırmasını doldurmadık. -transfer fiyatlandırmasınıda doldurmamız gerekırmı? -beyannamenın son gönderım tarihi geçtığı ıcın bununla ılgılı duzeltme yaparsak bır cezası varmı? -hıç doldurmaz ısek cezası nedır. cevabınız için teşekkur ederım.

Cevap :
Sayın Salcıoğlu, 31.12.2008 yani 01.01.2009 bilançosundaki özsermaye tutarının 2009 yılında 3 katını aşan bir borçlanma (grup içi firma ve ortaklardan)sözkonusu ise örtülü sermaye ile ilgili bölüm Kurumlar Vergisi Beyannamesinde doldurulacaktır. Transfer fiyatlandıması ise ilişkili kişilerden emsal değerinin üzerinde veya altında mal alım-satım, herhangi bir ticari ilişki olmaksızın ödünç para işlemleri sözkonusu ise doldurulması gereken bir bölümdür. Dolayısıyla ortaklardan ödünç para işlemleriniz olması bakımından Kurumlar Vergisi Beyannamesinde transfer fiyatlandırması ile ilgili bölümü doldurmanız gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Beyannamesini zamanında elektronik ortamda göndermiş olmanız sebebiyle müşterinize herhangi bir özel usulsüzlük cezası gelmeyecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.04.2010
Soru :
Tasfiye 3 ilan süresi tamamlanmış şirketin aktifinde Banka mevduatı,pasifinde Ödenmiş Sermaye,Yedekler(Kanuni ve Statü),Geçmiş Dönem Zararları ve Dönem Zarar'ı bulunmaktadır.Kesin tasfiye'ye gitmek ve ödenmiş sermayeden bakiye kalanı ortaklara dağıtırken stopaj yapmak gerekirmi?Teşekkürler

Cevap :
Sayın Sezer, Tasfiye sonucunda, ödenmiş semaye dışında bulunan geçmiş yıl karları, sermaye ve kar yedeklerinin ortaklara dağıtımında %15 stopaj yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.04.2010
Soru :
Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum. 1-) 5 milyon YTL değerindeki bir iş merkezi 6 mirasçı tarafından sermaye olarak gösterilerek bir Anonim Şirket kurulabilir mi? 2-) Sahip olunan iş merkezinin bağımsız bölümlerinin kiralanması sonucunda kira geliri elde edilecek ve ticari kazanç olarak vergilendirilecektir, 3-) Buna karşılık olarak iş merkezinin aktifteki değeri üzerinden amortisman ayrılırsa binanın 5 yıllık süreden daha sonra satılması durumunda, satılan tarihte hesaplanacak Net aktif değeri (Maliyet Bedeli-Ayrılan Amortismanlar)ile satış değeri arasındaki kazanç vergilendirilecek midir? Yoksa 5 yıl aktifte kayıtlı bulunan gayrimenkulün satışından kaynaklanan kazançların vergiden muaf tutulması hükmünemi tabi olacaktır. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Filiz, A.Ş ortakları kuruluşta ve daha sonra sermayeyi nakdi veya ayni olarak taahhüt edebilirler. Aktife kaydolacak gayrimenkulün kiraya verilmesinden elde edilen kazanç ticari kazançtır. Şirketlerin aktifinde 2 tam yıldan fazla gayrimenkullerin satışından elde edilen karın sermayeye ilavesi veya pasifte bir fon hesabında 5 yıl süreyle tutulması halinde satıştan elde edilen karın %75 lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. (KVK MD 5/1-e) Danışma Birimi


 

Tarih : 27.04.2010
Soru :
İlk sorum, Dış Ticaret Sermaye Şirketleri ile Sektörel Dış Ticaret şirkerleri arasında bir farklılık var mıdır? İkinci sorum ise imalatçı bir firmayız, Dış Ticaret Sermaye Şirketlerine piyasadan hazır olarak aldığımız bir ticari malı ihraç kayıtlı olarak satabilir miyiz? Yardımlarınız için öok teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Tuna, Vergi hukuku uygulanmasında dış ticaret sermaye şirketi ile sektörel dış ticaret şirketleri arasında farklılık yoktur. Sanayi sicil belgesi sahibi olan ve en az bir işçi çalıştıran imalat işletmeleri ihraç kayıtlı mal satabilirler. İhraç kayıtlı malın satılabilmesi için imal edilmesi şartı bulunmaktadır. Dolayısıyla hazır olarak aldığınız ticari malı ihraç kayıtlı olarak satamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.04.2010
Soru :
İştirakimiz olan bir firmada sermaye artırımı yapıldı. Sermaye artışının bir kısmı nakdi, bir kısmı 502-Sermaye Düzeltmesi Olumlu farkının ilave edilmesi, Bir kısmı zamanında ayrılan Olağanüstü yedek akçenin ilave edilmesi şeklinde yapıldı.Şimdi nakdi sermaye artışı için 242-243 hesapları çalıştırdım. 243 hesaptan sermae taahhüdünden para çıkışı yaptım.Fakat iştirakimizdeki 502 ve 540'lı hesapların sermayeye ilave edilmesi sonucunda iştirakimizdeki sermaye hesabındaki payımız da artmış oldu. Bizim de haliyle 242 hesabımıza o kadarlık tutarı daha yansıtmamız gerekecek. bunu nasıl yapacağım konusunda çözüm bulamadım.242 hesabı borçlandıracağım fakat karşılığında hangi hesabı alacaklandıracağım konusunda tereddütte kaldım..

Cevap :
Sayın Tunçok, İştirakçisi olmuş olduğunuz şirketin yedek akçelerini ve sermaye olumlu farkını sermayeye ilave etmesi halinde bedelsiz hisse sahibi olmuşsunuz. Bu durumda yapacağınız muhasebe 242 hesap borçlu, 649 hesap alacaklı olacaktır. Ancak KVK 5(1)a-1 madde hükmüne göre elde edilen bu kazanç iştirak kazancı sayılacağından KV Beyannamesinde iştirak kazancı olarak istisna etmeniz gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.04.2010
Soru :
2009 yılı mizanında 331 hesapta gözüken rakam kadar 2010 yılında sermaye arttırımı yapılmıştır. 2009 yılı kurumlar byn verirken 331 hesap bakiyesinin gözükmesi firma için ileride sıkıntı yaratırmı kurumlar byn henüz onaylanmamıştır. bilgi için şimdiden teşekkür ederim. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Erol, Sermaye artırımı 2010 yılında yapıldığından 2009 yılı bilançosunda 331 hesap gözükecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.04.2010
Soru :
SAYIN ÜSTADIM SERMAYE ÖDEMESİ ÇEK İLE OLURMU. YANİ YENİ KURULAN BİR ŞİRKETİN ORTAĞI ŞİRKETTE ŞİRKET E MAL ALIMI İÇİN KENDI ADINA KEŞİDE EDİLMİŞ YADA CİRO EDİLMİŞ BİR ÇEKİ ŞİRKETE ÇİRO EDERSE BU YAPTIĞI ÖDEMEYİ SERMAYE BORCUNDAN DUSEBILRIMIYIZ?

Cevap :
Sayın Salcıoğlu, Taahhüt edilmiş sermayenin ödemesinin taahhüdün 8.000 TL nin üzerinde olması durumunda banka kanalıyla ödenmesi gerekmektedir. Şirkete mal alımı için ortağın tedarikçiye kendi çekini vermesi sermaye ödemesi yerine geçmez. Yapılması gereken ortağın taahhüt ettiği sermayeyi kendi çekiyle ödemesi veya şirketin banka hesabına yatırması ve daha sonra şirketin bu parayla tedarikçiye borcunu ödemesidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.04.2010
Soru :
Limited şirketin öz sermayesi 1.000.000,00 TL.dir.ortakların şirketten 600.000,00 TL.alacağı bulunmaktadır. Bu durumda kurumlar vergisi beyannamesinde transfer fiatlandırmasına ait bildirim yapmak gerekiyormu. Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Yanık, Şirketin dönem başı bilançosundaki özsermayesinin 3 katını aşan borçlanma sözkonusu ise aştığı kısım örtülü sermayedir. Bu hesaplamanın transfer fiyatlandırması ile ilgisi bulunmamaktadır. İlişkili kişilerden emsalin altında veya üzerinde alışveriş yapılması veya borçlanılması durumunda kurumlar vergisi beyannamesi ekindeki transfer fiyatlandırması tablosu doldurulacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.04.2010
Soru :
Kurumlar Vergisi Beynnamesinde Örtülü Sermaye uygulamasına ilişkin bilgiler içerisinde yer alan ortak veya ortakla ilişkili kişilerden temin edilen borçların en yüksek olduğu tarihteki toplam tutar alınırken geçmiş yıldan devreden meblağ düşüldükten sonramı alınacak yoksa en yüksek tarihteki geçmiş yıl devir bakiyeli tutarıyla birliktemi alınacaktır. Diğer bir ifadeyle ortaklardan alınan borçlar cari yıl içerisindeki alınan en yüksek tutarmı alınacaktır. Bu husustaki tereddütümüzün giderilmesini peşinen teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Kaya, Transfer Fiyatlandırması, Kontrol Edilen Yaancı Kurum ve Örtülü Sermayeye İlişkin Formun açıklamalar bölümünde aşağıdaki ifade kullanılmıştır. " ....İlgili hesap döneminde ortak veya ortakla ilişkili kişilerden temin edilen borçların en yüksek olduğu tarihteki toplam tutarı yazılacaktır." Danışma Birimi


 

Tarih : 16.04.2010
Soru :
Bağımlı olmamakla beraber 15 firmanın yer aldığı bir muhasebe departmanında çalışıyorum. Herhangi bir firmaya SMMM olarak bağımlı olmam durumunda mevcut firmalarımızın sermaye tespit raporlarını yazma hakkına sahipmiyim.

Cevap :
Sayın Temiz, Sermaye tespit raporunu sadece bordrosuna kayıtlı olduğunuz firma için düzenleyebilirsiniz.Diğer firmalar için Serbest olarak çalışmanız halinde düzenleyebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
5811 varlık barışından faydalandık bilanbo usulüne göre muhasebesi tutulan şahıs firmasında sermayeye ilave kaydı nasıl yapılır ticaret sicilindenmi yapılması gerekiyor

Cevap :
Sayın Şahin, Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri 5811 Sayılı Yasaya istinaden sermaye artırımlarını sadece muhasebe kaydı yaparak arttırırlar. Yapacağınız muhasebe kaydı 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı. Ticaret Sicilinde tescil zornlu değildir. Ayrıca 5811 Sayılı Yasaya göre rapor düzenlenmesi gerekmez. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2010
Soru :
Selamlar, Bir Sermaye şirketi olan firmamda 1. tertip yasal yedek akçe ayırmak istiyorum. Yapılacak yevmiye kaydı hakkında bilgi alabilirmiyim. Teşekkürler...

Cevap :
Sayın Aktaşoğulları, Yasal Yedek akçeler için yapacağınız muhasebe maddesinde 570 hesap borçlu, 540 hesap alacaklı olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2010
Soru :
kolay gelsin üstad serbest mes.erbabı ocak-2009 da işyeri açıp nisan 2009 da kapatıyor.aynı mükellef haziran-2009 da tekrar mükellefiyet tesis ettiriyor.şimdi anılan mükellef 2009 yılı için tek bir yıllık beyanname mi verecek yoksa kapatılan mükellefiyet için ayrı yeni mükellefiyet için ayrı yıllık beyanname mi (2009 yılı beyannamesi) verecek? ikinci bir sorum; şirketin,ortaklara borcu vardır.aynı zamanda bu ortakların da şirkete ödenmemiş sermaye borçları vardır.şimdi ortakların şirkete olan sermaye taahüt borçlarını şirketten olan alacaklarına mahsup edebilirmiyiz?

Cevap :
Sayın Uluğ, Bahsetmiş olduğunuz mükellef 2009 yılı için 2 ayrı iş olarak 2009 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde (tek beyanname olarak) toplama yaparak beyan verecektir. İkinci sorunuzda bahsettiğiniz mahsuplaşma işlemi sözkonusu olamaz. Çünkü 2 olayın da ayrı ayrı düşünülmesi gerekir. Sermaye taahhütleri 8.000 TL nin altında ise nakden şirket kasasına, üzerinde ise banka vasıtası ile ödeme yapılır. Ortakların şirkete vermiş olduğu borç işlemlerinde de aynı işlemler yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.04.2010
Soru :
10 Aralık 2009 da varlık barışından faydalanarak bankaya parayı yatırdı. mart ayında şirket ortaklarının tamamı hisselerini yeni ortaklara devretti. Yeni giren ortaklar varlık barışından dolayı 9 haziran 2010 a kadar özel fon hesabını sermayeye ekleyerek sermaye arttırımı yapmak zorunda kanundan faydalanmak için. yapılan hisse devrinden dolayı kararı kim imzalayacak ve kararda eski ortaklarmı yer alacak yeni ortaklar mı yer alacak. Aynı zamanda varlık barışı tespit raporunda isim olarak ortaklar yazılacak mı yazılacaksa kimler yazılacak. bu konu hakkında bilgi istiyorum

Cevap :
Sayın Yıldız, Özel fonun sermayeye eklenmesine ilişkin kararın alındığı tarihteki ortaklar kim ise karar onlar tarafından imzalanacaktır. 5811 Sayılı yasaya göre düzenlenecek rapor formatı web sayfamızda mevzuat bölümünde sermaye tespit raporlarının içinde bulunmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.04.2010
Soru :
kolay gelsin sayın danışma birimi yeni kurulmuş olan limited şirketin 3 ay içinde ödeneceği taahhüt edilen sermayesinin dörtte birlik kısmı süre geçmesine rağmen ödenememiştir.bu durumun hukuki ve vergisel sonucu ne olur?bir cezai müeyyide durumu sözkonusu mudur?

Cevap :
Sayın Uluğ, Sermaye şirketlerinde taahhüt edilen sermayenin taahhüt süresi içinde ödenmemesi halinde vergi hukuku uygulamalarında herhangi bir sakınca yoktur. Ancak TTK hükümlerine göre taahhüt edilen sermayeler ödenmediği müddetçe yeni bir sermaye artışına gidilmesi sözkonusu olamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.04.2010
Soru :
merhaba ; 2 ortaklı bir LTD şirket var.Yurt icinde Ticari mal alıp satıyorlar. aylık ortalama 200.000-tl ile 250.000-tl satıs ciroları var. şirkette kar dagıtımı hiç yapılmamıstır. biz 2007 yılında 50.000-tl olan sermayelerini ; 331 - 542 - 570 ve 502 hesaplardaki bakiyeleri sermayeye ılave ederek 300.000-tl ye yuksellettık. şimdi 2010 yılında da varlık barısından dolayı sermaye artırımı yaparak; 2010 yılında yeni sermaye 500.000-tl ye cıkıyor. şirket sermayesinde ödenememiş sermaye bulunmamaktadır. benim su an ogrenmek istedigim üc sorum var. 1 - sermayenin yuksek olmasının maliye acısından birsey ifade edıyor mu? 2 - sermayenın yuksek olması , şirkete gelecek bir inceleme sırasında (uzlasmaya gidildiginde) bize karsı kullanılabılır mı? 3- şirket tasfiyeye sokuldugunda bu sermaye ne olacak ? sorularımı tek tek yanıtlarsanız memnun olurum. tesekkurler

Cevap :
Sayın Düz, 1- Sermayenin yüksek veya düşük olmasının vergi idaresiyle ilişkisi yoktur. 2-İnceleme ve uzlaşmayla sermayenin bir ilişkisi yoktur. Tasfiyeye ilişkin işlemler sonucunda şirketteki sermaye ortaklara dağıtılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.04.2010
Soru :
iyi günler.benim sorum 5811 sayılı yasa gereği yatırılan paranın sermayeye ilavesiyle ilgili.Mükellefimize 9.10 ve 11.aylarda 3 adet beyanname verdik ve ödemelerini vadesinde yaptık.30.09-31.10 ve 30.11 tarihlerinden hangisini dikkate alıcaz 6 altı aylık sermayeye ilave edilmesi gereken süreyi hesaplarken.Sermaye artışını parça parça yapmak mantıklı olmayacağı için son verilen beyannamenin tarihini mi baz almalıyız?ayrıca sicile gönderirken beyanname tahakkuklarını da eklememiz gerekiyor mu?cevabınız için şimdiden teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Batu, İşlemlerinizi riske sokmamak için 6 aylık sürenin başlangıcını 30.09 almanızda yarar var. Çünkü 5811 Sayılı Yasa ve ilgili tebliğde varlıkların beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayeye ilave edileceği belirtilmiştir. 3 ayrı sermaye artırımı yapma yerine ilk beyan tarihini baz almanızda herhangi bir sakınca yoktur. Ticaret siciline beyanname ve tahakkuk ibrazı gerekmemektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.04.2010
Soru :
Sayın Hocam,31.03.2010 itibariyle Anonim şirketimizde nevi değişikliği yapılmış ve aynı tarihte Ticaret Sicilinde tescili yapılarak Limited şirkete dönüştürülmüştür.Yeni limited şirkete yeni vergi kimlik numarası tahsis edildi.Yaptığımız genel kurulda eski Aş nin tüm mal varlığını ve sermayesini olduğu gibi limited şirkete devrettik.Burada aklımıza takılan şu ,Limited şirket yeni vergi kimlik numrası aldığı için ,Aş den devir gelen Ticari mallar,Sabit kıymet ,haklar vb. gibi maddi duran varlıklara fatura kesecekmiyiz,yani Aş den Limitede devir olan varlıklara ilişkin herhangi bir fatura düzenlemelimiyiz ,yoksa Genel kuru kararı bu devir için yeterli olur mu?İlginiz için teşekkür eder,iyi çalışmalar dilerim..

Cevap :
Sayın Özcan, Şirketlerin nevi değiştirmesi halinde fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.04.2010
Soru :
iyigünler geçmiş yıl karlarının sermayeye ilavesine ilişkin olarak vermiş olduğunuz cevaba teşekkürler.ancak takıldığım bir konu var.ltd ştin 2004 yılından 2009 yılına kadar oluşan karlar üzerinden sadece kurumlar vergi karşılığı ayrılmış kalan net tutar 570 hs takip edilmiştir. herhangi bir yedek akçe ayrımı yapılmamıştır.bu dönemde 570 hs bakiesi sermayeye ilave edilmek istenmektedir. bu işlem yapılmadan önce 1-mart/2010 dönemi kayıtlarında her yıl için oluşan kar rakamı üzerinden %5 lik yedek akçe ayırımını yapıp 570 hs kalan net tutarı sermayeye ilave edebilirmiyiz? 2-)zorunlu olarak ayrılması gereken başka karşılık varmıdır?3-)sermaye tespit raporu yazılırken kar rakamlarını belirttiğimiz bölümde karın oluştuğu yılın yevmiye tarih ve nosu yazılmalı yoksa yasal karşılıkları ayırdığımız bu sene bilgilerimi yazılmalıdır?teşekkürler iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Karaca, 1-Sizin de bahsettiğiniz gibi yedek akçeler ayrıldıktan sonra 570 hesaptaki bakiyesi sermayeye ilave edebilirsiniz. 2-Zorunlu olarak ayrılması gereken başka karşılık yoktur. 3-Her yıla ilişkin 570 hesabın oluştuğu yevmiye maddesi ve tarih yazılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.03.2010
Soru :
SAYIN DANIŞMAN YURT DIŞINDAKİ BİR FİRMAYA AYNİ SERMAYE OLARAK FİRMAMIZIN ALIP SATTIĞI TİCARİ MALLARDAN İHRAÇ YOLUYLA FATURASINI KESİP GÜMRÜKTEN YOLLADIK ( 32 SAYILI KARAR 13 MADDE AYNİ SERMAYE İHRACATI OLARAK) İŞLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİK MUHASEBE KAYITLARI NASIL YAPILMALIDIR BİLGİ VEREBİLİRMİSİNİZ TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Sopacı, Bilindiği üzere, 32 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13.maddesine göre yurt dışında kurulu şirkete nakdi sermaye yerine ayni sermaye konulması şekliyle de ortaklık oluşmaktadır. Yapılan bu işlem ihracat sayıldığı için düzenlenecek faturada KDV hesaplaması yapılmayacaktır. Yapacağınız muhasebe maddesi ise aşağıdaki gibi olacaktır. ......../........ 242 (B) 153 (A) ......./......... Danışma Birimi


 

Tarih : 29.03.2010
Soru :
X fimasının % 40 hissesini 120.000,00 TL.’sına aldık. Daha sonra X firması 100.000-tl geçmiş yıl karlarını ve enflasyon düzeltmesini sermayesine ekledi. Eklenen farklarla birlikte firmamızın almış olduğu hisse değeri 220.000,00 TL.ye çıktı. yevmiye kaydını 242 hesap 100.000 borclu 529 hesap 100.000.- alacaklı Şeklindedir.(Bu kaydımız uygun mudur?) Firmamız daha sonra 220.000,00 TL.ye hissesini sattı.iştirrak satış kaydı 102 hesap borçlu 242 hesap alacaklı. Arttırılan 100.000,00 TL. iştirak payımızı 529 hesapta kalacak mı , yoksa hangi hesapla kapatacağız. teşekkürler

Cevap :
Sayın Kolbaş, Konuyla ilgili muhasebe kaydının aşağıdaki gibi yapılmasının daha sağlıklı olması kanaatindeyiz. ........../................. 242 (B) 120.000 102 (A) 120.000 x firmasına iştirakçi olunması ........../................. 242 (B) 100.000 649 (A) 100.000 x firmasından elde edilen iştirak kazancı .........../................ Dönem sonunda yapılacak muhasebe kaydı ............/.................. 649 (B) 100.000 690 (A) 100.000 K/Z virman ............./................ Kurumlar Vergisi Beyannamesi hazırlanırken ticari karın tespitinde dikkate aldığımız 649 hesaptaki iştirak kazancı, mali kara ulaşılırken iştirak kazançları istisnası olarak indirim konusu yapılır. (KVK 5) Danışma Birimi


 

Tarih : 29.03.2010
Soru :
İYİ GÜNLER; Limited şirketin kuruluşundan itibaren(yaklaşık 9 ,10 senelik) oluşan karlarının dağıtımı yapılmamıştır.Bu oluşan karların tamamını sermayeye ilave edilmesi 1-)kar dağıtımı olarak sayılırmı ve ortaklar açısından bir vergi ödemesi yaratırmı?2-)brüt kardan kurumlar vergisi ayrıldıktan sonra kalan tutar geçmiş yıl kar hesabında tutulmuş bu net kar üzerinden başka bir yedek ayrılmamıştır.oluşan bu net rakamın tamınını sermayeye ilave edebilirmiyiz yoksa ayırmamız gereken tutarlar varmıdır?3-)ayrılması gereken yasal zorunluluk var ise geçmiş yıllara ait işlemleri 2009 yılı kayıtlarında yapabilirmiyiz?teşekkürler iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Karaca, Limited ve Kurumlar Vergisi mükellefleri karlarını sermayeye ilave etmeleri halinde bu işlem kar dağıtımı sayılmayıp vergilendirme yapılmayacaktır. TTK'ya göre vergi sonrası kardan kanuni yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan miktar sermayeye istenildiği zaman ilave edilebilir. Bu işlemin tamamlanabilmesi için karları sermayeye ilavesine dair limited şirketlerde ortaklar kurulu kararı, A.Ş lerde genel kurul kararı alınması ve sermaye tadili yapılarak ticaret siciline tescili gerekir. Bu işlemlerin tamamlanabilmesi için önceki sermayenin tamamının ödendiğine dair ve karların sermayeye ilavesine dair SMMM raporu düzenlenerek ticaret siciline verilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.03.2010
Soru :
ortağı olduğum sermaye şirketinde stajımı devam ettire bilirmiyim

Cevap :
SAYIN İLGİLİ VERGİ DAİRESİ VE BAĞKURDAN ALACAĞINIZ YAZINIZDA KAYDINIZ GÖRÜNÜYORSA PROBLEM OLMAZ. ANCAK VERGİ MÜKELLEFİ İSENİZ VE BAĞKURLUYSANIZ OLMAZ STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 24.03.2010
Soru :
A.Ş. ortaklarının aldıkları kar payları için Yıllık gelir vergisi beyannamesini menkul sermaye iradı için vereceğin. Şirket ortakları a.ş. ten aldıkları kar payları için menkul sermaye iradının türü ne olmadır? 606- hisse senetleri kar payları veya 605 Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmı seçenekleri var. Hangisini seçmeliyim?

Cevap :
Sayın Mürseloğlu, Sorunuzun cevabında kullanacağınız kod 606 olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.03.2010
Soru :
5811 sayılı yasadan yararlandık sorun banka makbuzunun ilgili kayıtlarına aktarılmadan defterleri yazdırdık.şimdi sermaye artışı için rapor yazamıyoruz vergi dairesi de sıkıştırıyor çıkış yolu arıyoruz. teşekkürler

Cevap :
Sayın Uzun, 5811 Sayılı Yasaya göre bankaya tutarın yatırıldığı tarihte Tek Düzen Hesap Planına göre kayıt yapmalısınız. Defterleriniz yazılmış olsa dahi geriye dönük bu kaydı yapmalısınız. (Yıllık beyanname henüz verilmediği ve bilanço çıkmadığı için bu kaydı yapabilirsiniz. Defterleri de düzeltilmiş haliyle yeniden bastırabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.03.2010
Soru :
Sn. İlgili, % 100 yabancı sermayeli bir firmanın belirli dönemlerde Türkiye'ye gelen yabancı genel müdürü için kiralanan konutun stopaj kesintisi ve kira ödemelerinin gider kaydedilebilmesi açısından durumu nedir?

Cevap :
Sayın Aktaş, Türkiye'de kurulu olan tam ve dar gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin ticari kazancının tespitinde indirilecek giderler GVK 40. KVK 8.maddesinde belirtilmiştir. Şirketin Türkiye'de ödemiş olduğu kirayı (stopaj dahil) ticari kazancın tespitinde giderleştirebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2010
Soru :
5811 sayılı kanunla sermayeye eklenecek paranın 6 aylık süresi paranın yatırıldığı tarihtemi başlar örnek 8 kasım 2009 50000 ve 25kasım 2009 da 50000 yatıran bir firma için süre 8 kasımmıdır yoksa 25 kasımmıdır. Ayrıca kanunla yatırılan ve artırılması gereken sermaye için 0.0004 olarak yatırılması gereken pay yine bankaya yatmalımıdır. teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Şahin, 5811 Sayılı Kanuna istinaden sermaye artırılması süresi beyanın yapıldığı tarihten itibaren hesaplanır. Sermaye aretırımlarında nakkdi veya diğer kaynak ayırımı yapılmaksızın 0,0004 fon alınır. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2010
Soru :
slm Menkul sermaye iradı kazançları ile ilgili bir sorum olacak. 2009 yılında Kıyı bankacılığı (Bahrain)'dan faiz geliri (83.000tl)olan bir mükellefin başka geliri olmaması durumunda yıllık gelir vergisi beyanının menkul sermaye iradı bölümü doldurulması aşamasında bu gelirden indirilebilecek gider ve istisnalar nelerdir. Bilginiz için şimdiden teşekür ederim

Cevap :
Sayın Karaoğlu, Kıyı bankacılığından elde edilen faiz gelirinin tamamı yıllık beyannameyle beyan edilir. Enflasyon arındırılması veya indirim sözkonusu değildir. Ancak GVK 89.maddesinde belirtilen diğer indirimler mevcutsa yıllık beyannamede indirim konusu yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.03.2010
Soru :
Merhaba Gayrimenkul Sermaye İradı beyanı ile ilgili olacaktı benim sorum, hem mesken hem işyeri olarak kira geliri elde eden gmsi vergi mükellefi 2009 yılında mesken kira geliri : 150.000 TL işyeri kira geliri ise 20.600TL dir. çeşitli örneklere baktığımda işyeri ve mesken kira gelirleri toplamından konut kira geliri istisnası düşüldükten sonra kalan rakam işyeri kira geliri sınırını(22.000) geçiyorsa ikisi birlikte beyan edilip vergilendirilecektir şeklindeydi. Beyanname programında mükellefin bilgilerini girdiğimde "tevkifata tabi gayrimenkullerin gayrisafi iratlarının toplamı hadlerin altında olması durumunda beyan edilmez " uyarısı almaktayım. Şimdi işyeri kira gelirlerini beyan etmeden beyannameyi vermem doğrumudur ? Tezatlık oluşmuyor mu bu konuda bilgi alabilirsme sevinirim...

Cevap :
Sayın Ataroğlu, Konut kira gelirinden istisna rakamı düşüldükten sonra işyeri kira geliri ile topladığınızda 2009 için 22.000 TL yi aşıyorsa her iki kira geliri de beyan edilecektir. Kullandığınız BDP (e beyanname düzenleme programı) programını güncelleyin. Bu sorun Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından düzeltilmiştir. Şu anki bdp programınız güncellenmeden önceki halidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.03.2010
Soru :
Merhaba,limited şirketin 2009 açılış bilancosunda öz sermeyesi 1000.000 TL. 31.12.2009 mizanında ortalar şirketten 600.000 TL. alacaklı görünmektedir. Bu durumda ortakların şirketten alacakları örtülü sermaye sayılır mı?Eğer örtülü sermaye sayılırsa faiz ve kdv yönünden ne yapılması gereklidir. Teşek ederim.

Cevap :
Sayın Yanık, Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun özsermayesinin (dönem başı bilançosundaki) üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.03.2010
Soru :
Sayın Danışma Birimi. Mükellef Serbest Meslek Kazancı elde etmektedir. Aynı zamanda tevkifatlı olarak iş yeri kira geliri vardır. Başkaca hiçbir geliri yoktur. 2009 yılı için iş yeri kira geliri brüt tutarı 22.000.- T.L. nın altındadır. Serbest meslek kazancı geliri ile iş yeri brüt kira geliri toplamı da 22.000,- T.L. nın altındadır. Yıllık gelir vergisi beyannamesi doldurulurken, Serbest Meslek Kazancına ilişkin bildirimin yanında Gayri Menkul Sermaye İradına ilişkin bildirim yapılacakmıdır?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Serbest Meslek Kazancı ile İşyeri kira geliri toplamı 22.000 TL nin altında ise işyeri kira geliri beyan edilmeyecektir. (GVK 86/1-c) Danışma Birimi


 

Tarih : 07.03.2010
Soru :
Tasfiyeye giren bir A.Ş Aktifinde bulunan tüm mevcutlarını satarak nakte çevirdi.Tüm borçlarını ödedi.Kalan para ile döviz aldı ve döviz kasasında bekletiyor.Malum tasfiye 1 yıl sürecek.Para oldukça yüksek.Acaba bu parayı ortaklarına hemen sermaye paylarını ödemek için kullanabilir mi.Yoksa sermaye paylarını ödemek için tasfiye bitimini mi bekleyecek.

Cevap :
Sayın Gültekin, Tasfiye sonunda Kasa veya bankadaki değerler ortaklara payları nispetinde dağıtılabilir. Tasfiye öncesi bu tür paraların ortaklara verilmesi halinde 131 hesap çalıştırılarak faiz hesaplaması yapıılması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.03.2010
Soru :
Sayın İlgili, Bir Ltd.Şti. 50.000.-TL sermayeli, %50 hisseli 2 ortak var. Şirketin 300.000.-TL değerinde aktif varlığı var, borcu yok. 1.olasılıkta ; hisse devri, hisse bedeli (25.000.-TL) üzerinden olursa, hisseyi satan açısından, gelir v. bey. ile beyan gerekir mi? / şirket aktif varlığı olmasına rağmen, 25.000.-TL olarak hisse devri, herhangi bir sakınca (inceleme..) doğurabilir mi? 2. Olasılıkta ; %50 hisse, 150.000.-TL bedelle devredilirse, hisseyi satan açısından, gelir v.bey. söz konusumu? vergi matrahi nasıl hesaplanır? teşekkürler, iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Kadız, Anonim ve limited şirketlerde, şirket ortaklarının hisse devirlerinde aktif pasif değerlerinin önemi yoktur. Müşteriniz olan LTD şirketin ortaklarının hisselerini satmaları halinde ortağın hisseye sahip olduğu değerle, satmış olduğu değer arasındaki fark değer artış kazancına tabidir. Elde edilen kardan 2009 yılı için 7.600 TL istisna sözkonusudur. Ayrıca değer artış kazancının hesaplanmasına ilişkin 2010 yılı Mali Rehberimizde belirtilen örnek hesaplamadan hareketle maliyet revizesi (maliyetin yükseltilmesi) yapabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.03.2010
Soru :
5811 sayılı yasaya istinaden sermaye artırımı nasıl karar alınacak

Cevap :
Sayın Dağlar, Limited ve A.Ş ler karar defterine 5811 sayılı yasaya istinaden beyan etmiş oldukları varlıkları 6 ay içinde sermayeye ilave etmeleri gerekir. Bu işlem için sermaye tadil tasarısı hazırlayıp sermayenin yeni şeklini oluşturacaklardır. Yazacakları sermayenin yeni şekli bölümüne "5811 Sayılı Yasaya göre beyan edilen ...... TL'nin ...... tarih...... sayılı ...... SMMM nin tespit raporuna istinaden" ifadesi yer alması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.03.2010
Soru :
Merhabalar sayın üstadlar yakın zamanda sorduğum sorularıma mağlesef yanıt alamadım ancak daha öncekilere cevap aldığımdan dolayı bu durumun aşırı yoğunlukla alakalı olduğunu düşünerek siz değerli üstadlara danışmaya devam etmeyi düşünüyorum.Soruma gelince Yıllık gelir vergisi gayrimenkul sermaye iradı beyannamesinde vergi değeri(hisseye isabet eden tutar kısmına ne yazmam gerekiyor lütfen bilgi veiri misiniz teşekkürler

Cevap :
Sayın Öztürk, Gayrimenkulün beledeyeye yapılan bildirimdeki vergi değeri yazılacaktır. Sözkonusu gayrimenkul hisseli ise hisseye isabet eden kısım yazılacaktır. Örneğin, 100.000 TL değeri olan bir gayrimenkulün %50 sine sahip olan kişi sözkonusu bölüme 50.000 TL olarak yazacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.03.2010
Soru :
Gerçek kişi mükellef bilanço esasına göre defter tutmakta ve esnaf odasına üyedir. 5811 sayılı kanun kapsamında Nakit para bildiriminde bulunduk ve tahakkuk eden vergiyi ödedik. Beyan edilen paranın sermaye ye ilavesi ne şekilde olcaktır defterde göstermemiz yeterlimidir oda tescili istenecek midir.

Cevap :
Sayın Dilber, Paranın yatırıldığı tarihte 102 hesap borçlu, 549 hesap alacaklı olmak üzere muhasebe kaydı yapılır. LTD ve A.Ş ler gibi tespit raporu veya 5811 sayılı yasaya istinaden sermaye artırım raporu düzenlemeksizin direkt muhasebe kaydıyla 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıt yapılarak 549 hesap sermayeye ilave edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.03.2010
Soru :
MERHABA. BİLANÇO DEFTERİNE TABİ GERÇEK KİŞİ MÜKELLEFLERDE 5811 KAYDI NASIL YAPILIR. VE SERMAYEYE NASIL İLAVE EDİLİR. TELEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Özdemir, Paranın yatırıldığı tarihte 102 hesap borçlu, 549 hesap alacaklı olmak üzere muhasebe kaydı yapılır. LTD ve A.Ş ler gibi tespit raporu veya 5811 sayılı yasaya istinaden sermaye artırım raporu düzenlemeksizin direkt muhasebe kaydıyla 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıt yapılarak 549 hesap sermayeye ilave edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.03.2010
Soru :
MERHABA.BİLANÇO USULÜNE GÖRE DEFTERE TABİ OLAN MÜKELEFİME 5811 KANUNA İSTİNADEN 100.000.-TL.BANKAYA YATIRARAK %5 ÖDEMESİNİ YAPTIK. MÜKELLEF TİCARET ODASINA KAYITLI. SERMAYE ARTIŞINI NASIL YAPACAĞIZ. DEFTERLERE NASIL KAYIT EDECEĞİZ. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Özdemir, 5811 Sayılı yasaya istinaden bankaya yatan paraya ilişkin 102 hesap borçlu, 549 hesap alacaklı olarak muhasebe kaydını yapmış olmalısınız. Buna istinaden yapacağınız sermaye artırımının tescil edilmesiyle 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıt yapılır. Sermaye artışını web sayfamızın "mevzuat-sermaye tespit raporları" içerisinde bulunan sermaye artırım raporundan faydalanabilirsiniz. Rapor yazacağınız firmanın sermaye tadili için LTD şirket ise, ortaklar kurulu kararı, A.Ş ise genel kurul kararı alınması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.02.2010
Soru :
Örtülü Sermaye faizinin fatura edilmesinde KDV var mıdır. Bu faturayı alan şirket örtülü sermaye faiz faturasının KDV' sini döneme ait KDV beyannamesinde İndirim yapabilir mi ve fatura matrahını gider yapabilir mi. Saygılar.

Cevap :
Sayın Araç, Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz, örtülü sermaye sınırında kalması halinde giderleştirilir ve KDV indirilir. Sınırın aşılması halinde faiz gideri ve KDV KKEG'dir. KDV indirim konusu yapılamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.02.2010
Soru :
Sn.Danışman, Bilançodaki sermaye düzeltmesi olumsuz farklarını genel kurulda karar alarak geçmiş yıllar karları kapatabilirmiyiz? Bunun için SMMM tespit raporu gerekirmi?

Cevap :
Sayın Gümüş, Sermaye düzeltmesi olumsuz farklarını geçmiş yıl karları ile kapatamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.02.2010
Soru :
5811 sayılı yasa istidanden 1995 yılı kuruluşlu ve 1996 ve 1998 yıllarında sermaye artırımı yapılmış bir şirketin varlık barışından dolayı sermaye artırımı yapacağız ancak enson 1998 yılında artırlan ve üç yıl içerisnede ödeme zorunluğu olan sermayenin hangi tarihlerde ve nasıl ödendiğini ve o yıllara ait defter taski bilgileri tespit etme şansımız yok defter zaman aşımandan dolayı imha edilmiş şimdi eski sermayenin ödendiğine dair tespitlerimizi nasıl yapabiliriz. İlginize şimdiden Teşekkürler

Cevap :
Sayın Çapan , 5811 sayılı kanunun uygulanmasına ilişkin olarak 20/02/2009 tarih ve 27147 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 2 SERİ NOLU 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞ ilgili bölümü aşağıdadır. 2. "3.5.2.1. Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce yapılacak işlemler" bölümüne üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir. "Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesi hükmü uyarınca, esas sermayeye karşılık olan hisse senetlerinin bedelleri tamamen ödenmedikçe genel kurulca yeni hisse senetleri çıkarmak suretiyle sermayenin artırılmasına karar verilemeyeceği, sermaye artırımının şartları arasında sayılmıştır. Diğer taraftan, 5811 sayılı Kanunun belirli bir süreyle uygulanacak olması, bu Kanuna göre beyan edilen varlıklar nedeniyle oluşan fon hesabının sermayenin bir cüz'ü addolunacağı ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edileceği hükme bağlandığından, ayrıca pay sahiplerine ilave bir ödeme yükümlülüğü de getirmediğinden daha önce ortaklarca taahhüt edilen sermaye ödenmeden de söz konusu fonların sermayeye ilave edilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, Kanun kapsamında beyan edilen varlıklar nedeniyle oluşan fonların şirket ortaklarınca taahhüt edilen sermaye taahhüt borçlarının kapatılmasında kullanılması mümkün değildir." Tebliğ hükmünden de anlaşılacağı üzere 5811 Sayılı yasaya göre düzenlenecek raporun yanı sıra önceki sermayenin ödenip ödenmediğiine ilişkin ayrıca bir rapor düzenlenmeyeceği anaşılmaktadır.Konuyu Ticaret sicilinde izah edip,işlemlerinizi yaptırabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.02.2010
Soru :
bir ltd şirketin geçmiş yıllara ait karları ile enflasyon düzeltmesinden doğan karı sermayeye ilave ettim.Bu arada şirket kurulduğundan itibaren yedek akçe ayırmamış ve kar dağıtımıda yapmamış.şirket şu anda tasfiye halinde ve bilançodada sadece kasa ve sermaye var. Bundan sonra ne yapmam gerektiğini araştırdım ama tatmin edici bir sonuca ulaşamadım.Bu konuda odamızın siz değerli uzmanlarından yardım rica ediyorum. Teşekkür ediyorum.

Cevap :
Sayın Tasfiye sonucunda olması gereken hesaplar Kasa (banka) ve Sermayedir. Kasa veya bankadaki değerler sermaye sahiplerine, ortaklara ödenmesiyle şirketin muhasebe kayıtları kapatılacaktır. (Ancak, sermayeye ilave etmiş olduğunuz geçmiş yıl karları ve enflasyon düzeltmesinden doğan karı ve varsa sermaye düzeltmesi olumlu farkını tasfiye dönemi içinde yaptıysanız kurum stopajı hesaplamanız gerekirdi). Danışma Birimi


 

Tarih : 22.02.2010
Soru :
Sayın yetkili Gayrimenkul Sermaye iradi Beyannamesine dahil edeceğimiz Kira gelirinde, Sözgelimi 12 aylık kiradan 4 ayı tahsil edilmiş ancak 8 aylık kısmı tahsil edilememiştir.Soru : kaç aylık kira geliri beyana dahil edilecektir? tahsil edilemeyen kira geliri daha sonraki yıllarda tahsil edildiğinde o yılın kira gelirine ilave mi edilecektir. Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Dizdar, Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde gayrimenkul sermaye iradı ile ilgili bölümde ilgili yıla ilişkin tahsil edilen kira ve geçmiş yıllara ilişkin tahsil edilen kira satırları mevcuttur. Bu durumda 2009 yılında 4 aylık kira tahsil etmişseniz bu tutarı yazacaksınız. Kalan 8 aylık tutarı hangi yılda tahsil ederseniz o yılın geliri olarak beyan edeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.02.2010
Soru :
BİR LİMİTED ŞİRKET 5811 SAYILI KANUN GEREĞİ 500,000,-TL BEYANDA BULUNDU 6 AY İÇİNDE BU MEBLAĞ SERMAYEYE İLAVE EDİLECEK.BU ŞİRKET SERMAYESİNİ 1,500,000,- TL. ARTTIRMAK İSTİYOR BU ARTTIRILACAK MİKTARIN 500.000,- TL. 5811 SAYILI KANU GEREĞİ KONAN PARA DİĞER 1,000,000,- TL. DA GEÇMİŞ YILLAR DA DAĞITILMAMIŞ OLAĞANUSTÜ YEDEK AKÇEYE ALINAN MEBLAĞDAN KARŞILAMAK İSTİYOR. SORU 1- BU MÜMKÜN MÜ 2- S.M.M. RAPORU AYRI AYRI MI DÜZENLENECEK BİR RAPORDA MADDE HALİNDE TESBİT EDİLEBİLİRMİ CEVABINIZ İÇİN PEŞİNEN TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Gültaş, Şirketler sermayelerini 5811 Sayılı Yasaya istinaden, ortaklardan alacaklarından, geçmiş yıllar karlarından, enflasyon düzeltmesi farklarından ve nakit olarak artırabilirler. Bu işlemlerden birinin veya birkaçının yapılması halinde öncelikle önceki sermayenin ödendiğine ilişkin genel rapor ve yukarıda bahsedilen sermaye artırımı konusunun hangileri kullanılacaksa herbiri için ayrı ayrı rapor düzenlenecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.02.2010
Soru :
limited şirketden anonim şirkete nevi değişikliğini gerçekleştirdik. kayıtlı ödenmiş sermayemiz 500.000,00 tl.idi. Bilirkişi tarafından özvarlık hesaplaması yapıldı. hisselere düşen miktarlar raporda belirtildi. (geçmiş yıl karları, fonlar, vs.) ticaret sicil gazetesinde yeni hisseler ve yeni oluşan bedeller üzerinden sermaye 4,162,000,00 tl olarak yayınlandı. şimdi; 1. lmited şirkein kapanış maddesinden önce sermaye maddemi düzeltmelimiyim. elimdeki rapor ve gazete buna yeterlimi? 2.aş.nin açılış maddesini yeni sermaye ile aynı mantıkla yapabilirmiyim ? basit örnek bir muhasebe kaydıyla cevap verebilirseniz sevinirim. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Erence, Limited şirketin özvarlığı, anonim şirkete ayni sermaye olarak konulacağı için (bu hususda her hangi bir kanuni düzenlemeye rastlanılmamaktadır), özvarlığın ilgili mahkemece tayin edilecek bilirkişilerce tespit edilmesi gerekmektedir. Konu hakkında farklı görüşler ortaya ortaya konulmakta ve uygulanmaktadır. Şöyleki; 1.Görüş: Nev'i değişikliği nedeniyle mahkemelerce tayin edilecek bilirkişilerin tespit ettiği "öz varlık" tamamıyle yeni şirketin kuruluş sermayesi olup, tamamı ayni sermaye hükmündedir ve 2 yıl geçmedikçe (Md.404) devri mümkün değildir. 2. Görüş: Nev'i değişikliği nedeniyle mahkemelerce tayin edilecek bilirkişilerin tespit ettiği öz varlık ile eski sermaye arasındaki farkın ayni sermaye, eski tutarın ise nakdi sermaye olarak dikkate alınması gerekmektedir. Dikkat edileceği gibi, konu hakkında farklı görüşler ve bunun beraberinde getirdiği farklı uygulamalar (tescil evrakları ve muhasebe kayıtları) bulunmaktadır. Yukarıda da görüldüğü gibi farklı görüşler mevcut olduğundan dolayı işlemlerinize esas olmak üzere İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep edip verilen görüşe göre hareket etmenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.02.2010
Soru :
Sn üstad; 8000 tl ve üzeri sermaye taahhüt ödemeleri banka veya aracı yada nakit olarak yapılıp yapılmayacağı hususunda yardımcı olursanız sevinirim. İyi günler, iyi çalışmalar...

Cevap :
Sayın Taştekin, 8.000 TL ve üzeri sermaye taahhüt ödemeleri tevsik zorunluluğu kapsamında olduğundan bankadan yapılması zorunludur. (Nakit hareketi söz konusu olduğundan bedelin 8.000 Türk Lirasını aşması halinde tahsilat ve ödemeler banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla yapılacaktır. VUK 324-332 GT) Danışma Birimi


 

Tarih : 29.01.2010
Soru :
Sayın Yetkili merhaba, sorum gayrimenkul sermaye iradı ile ilgili olacak. Daire sahibi A'nın bilgisi ve izni dahilinde sözkonusu daireyi B konut olarak, bir başka kişi olan C ye kiralıyor. Kira kontratı B ve C arasında yapılıyor, kira ödemeleri B'nin hesabına geliyor. Bu durumda gayrimenkul sermeya iradı beyannamesini kim verecek? A yada B? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Göktürk, Bahsetmiş olduğunuz örnekte B'nin A'nın vekili olduğu anlaşılmaktadır. Kiracı kirasını mal sahibi olan A'ya veya vekili olan B'nin hesabına yatırabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus A'nın B'yi vekil tayin ettiğine ilişkin vekaletnamenin suretinin kiracıda olmasıdır. GMSİ Beyannamesi mal sahibi A tarafından beyan edilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.01.2010
Soru :
sayın Danışman Sermaye Şirketi olan bir mükellefimin aktifinde binek aracı olmadığından ortaklardan birinin eşinin binek aracını kiralamak suretiyle kullanmak istiyor.Ortağın eşi vergi mükellefi değil.Gerek gelir vergisi(stopaj)gerekse KDV.açısından hem sermaye şirketinin hem de kiraya verenin sorumlulukları nedir.Ayrıca bu araca ait bakım ve benzin giderlerini normal gider olarak indirebilirmi? teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Kartun, Kiralayacağınız araçla ilgili kira kontratı düzenlemelisiniz. Kontratlı ilgili DV beyan edilip ödenecektir. Şirketlerin vergi mükellefi olmayan şahıslardan araç kiralamalarında kiralayan 2 Nolu KDV Beyannamesi firma tarafından beyan edilip ödenecektir. Ödenen bu KDV 1 Nolu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır. Ayrıca araç kiralamasına ilişkin % 20 oranında gelir vergisi stopajı da hesaplanıp muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenecektir. Kiraya verenin bu araç kiralamasından sağladığı gelir, Tevkif suretiyle vergilendirilmiş gayrimenkul sermaye iradı geliri olarak yıllık beyannameye GVK 86/c bendindeki hadde göre konu olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.01.2010
Soru :
Sayın İlgili, Ltd.Şti. lerde, "Tasfiyenin Kaldırılması" ile ilg. Tescil Memurluğuna verilmek üzere, "Şirketin tasfiyesine başlanmadığı ve sermayenin 2/3'nün kortunduğuna dair" SMMM raporu, kullanabileceğimiz matbu rapor taslağı var mıdır? Sağolun, iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Kadız, Bahsettiğiniz konuyla ilgili matbu bir rapor formatı yoktur. Web sayfamızda bulunan ticaret siciline verilen rapor örneklerin yararlanarak düzenleyebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.01.2010
Soru :
merhaba, Geçmiş yıl karlarının işletmede 5 yıl tutulabileceği, 5 yılın sonunda mecburen ya dağıtılacak yada sermayeye ekleneceği hususunda yaygın bir uygulama var, fakat ben bununla ilgili bir kanun maddesi veya tebliğ bulamadım.Gözümden kaçan bir şeymi var, yoksa böyle bir 5 yıl şartı yokmu. Beni aydınlatırsanız şimdi den teşekkür ederim. İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Güner, Geçmiş yıl karlarının dağıtımına ilişkin olarak herhangi bir tarih sınırlaması gerek TTK gerek Vergi Kanunlarında bulunmamaktır. Kar dağıtımına A.Ş lerde genel kurullar, LTD şirkette ortaklar kurulu karar verir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.01.2010
Soru :
İyi çalışmalar.Bir mükellefimiz varlık barışından yararlandı ve bu ay sermaye arttırımı yapılacak.Normal sermaye artışlarında olduğu gibi 5811 sayılı kanunun uygulanmasında da artırılan sermayenin %0.04'ünün Rekabet Kurulu adına T.C.Ziraat Bankasına yatırılması gerekiyor mu?teşekkürler

Cevap :
Sayın Aydın, İlgili mevzuatta tüm sermaye artırımlarında artırılan sermayenin onbinde 4 ünün Ziraat Bankası hesabına yatırılması gerektiği açıklanmıştır. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.01.2010
Soru :
kolay gelsin üstad yeni kurulan ltd.şti. için hiç bir mükellefiyeti olmayan bir vatandaştan 2.el büro mobilyası alınmıştır.bu alımı nasıl belgelendirilecek.şirket gider pusulası mı düzenlemelidir?(şirket henüz vergi numarası almamış dolayısıyla henüz belge bastırmamıştır) yine aynı şirket yine hiçbir mükellefiyeti olmayan ortağına ait mobilyayı da kullanacaktır(ortağın sermaye taahhüdünün tamamı naktidir ayni sermaye taahhüdü yoktur).bu durum nasıl belgelendirilip kaydedilmelidir?

Cevap :
Sayın Uluğ, Öncelikle LTD şirket mükellefiyeti tesis ettirilecek, kullanacağı fatura ve benzeri vesikaları bastıracak. Bastırmış olduğu gider pusulası ile vergi mükellefi olmayan kişiden satın alınan zati eşyalar stopajsız olarak kayda alınacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.01.2010
Soru :
Güzel hizmetinize, büyük teşekkürler. Soru:Bir mükellefim 5811 sayılı Varlık Barışı kanunundan GAYRİMENKUL'ünü şirkete devrederek faydalandı.Bununla ilgili vergi tahkkuk ettirildi ve ödendi.Tapu Şirket üzerine geçti.BUNU SERMAYEYE İLAVE EDECEĞİZ. 1-Karar Örneği 2-Sermaye artırım raporu örneği.(Gayrimenkul) 3-Sermaye artırımı için, Karar ve SMMM raporundan başka,Ticaret sicile gayrimenkul koyduğu için başka evrak gereklimidir.? 2007 yılı incelemede idi.Vergi barışından faydalandı firma.denetmenle yaptığım görüşmede sermayeye ilave işlemlerinizi yapın raporu yazalım dendi.22/01/2010 tarihine kadar gün belirledik. 3 maddede belirtilen sorulaıma acil yardımcı olabilirseniz,mutlu olacağız.Çok teşekkür eder,Kolay gelsin dileklerimle.

Cevap :
Sayın Özcan, 5811 Sayılı Yasaya ilişkin sermaye artırımı ile ilgili standart bir karar örneği yoktur. LTD şirketler ortaklar kurulu kararı, A.Ş ler genel kurul kararı ile bu işlemi yaparlar. Alınacak karara aşağıdaki ifadelerin yazılması yerindedir: 5811 Sayılı Yasaya istinaden ...... tarih ve SMMM....... tarafından düzenlenen sermaye tespit raporuna istinaden 549 hesaptaki özel fonun sermayeye ilave edilmesi. Sermaye Artırım Raporu web sayfamızda mevzuat-sermaye tespit raporları içinde bulunmaktadır. Bu işlemle ilgili 2 rapor düzenlenecektir. Birincisi önceki sermayenin tespitine ilişkin bir rapor, ikincisi 5811 Sayılı yasaya istinaden sermaye artırım raporu. Ticaret Sicilin yukarıda belirttiğimiz evraklar dışında başka evrak isteyip istemediğini Ticaret Odasına sorabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.01.2010
Soru :
İyi çalışmalar dileğimle,I.sınıf olan gelir vergisi mükellefi işyeri kapanışı yaptığı zaman,enflasyon düzeltmesi olumlu farkı hesabı ile (502)ilgili her hangi bir işlem yapması gereklimidir.Şirketler tasfiye sonucunda bu farklara ait stopaja tabidir.Gerçek kişi gelir vergisi mükellefleride böyle bir işleme tabimidir.Bu mükellefler 502 hes.sermayeyye eklemeleri için herhengi bir resmi işlem yapmaları gerekirmi.

Cevap :
Sayın Kara, Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin işyerlerini kapatmaları halinde sermaye hesabının kapatılmasını muhasebe kayıtlarıyla yaparlar. Yani sermaye hesabı kasa veya bankayla karşılaştırılır. Herhangi bir stopaj sözkonusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.01.2010
Soru :
Merhaba. Şirket bilançosunda yer alan dağıtılmayan geçmiş yıllar karlarını sermayeye ilave edip şirketi tasfiyeye sokmamız halinde, bu durum kar dağıtımı sayılıp tevkifat uygulamamızı gerektirir mi. Teşekkürler

Cevap :
Sayın Öztürk, Geçmiş yıllar karlarının faaliyetin sürmesi halinde sermayeye ilave edilmesi kar dağıtımı olmayıp tevkifat uygulanmaz. Tasfiyeye girdikten sonra sermayeye eklenecek her kalem kar dağıtımı sayılıp stopaja tabidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.01.2010
Soru :
A.Ş.lerde taahhüt edilmiş sermaye tutarının iptali(süresinde yerine getirilmeyen)için sermaye azaltımı yapmaya gerek var mı? Yoksa nasıl bir yol izlenmeli? Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Turhan, TTK'ya göre sermayenin azaltılmasına ilişkin işlemler yapılması gerekir. Bu iş için LTD şirketlerde ortaklar kurulu; A.Ş lerde genel kurul kararı gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.01.2010
Soru :
Size tasfiye ile ilgili bir sorum olacak öz sermaye kalemlerinde sermaye,enflasyon düzeltmesi olumlu farkı,yedek akçe ve 2004 yılı karı var,2005 ve sonraki yıllar zararı var.Ve son yılların zararından dolayı şirket özsermayesi eksiye geçmiş durumda .Şirketin tasfiye sonunda sermaye düzeltmesi olumlu farkından ve 2004 yılı karından dolayı herhangibir stopaj ödemesi yapması gerekiyor mu?Şirketin nakdi olmadığı için bu tutarlar fiilen ortaklara ödenemeyecek.Yardımlarınız için teşekkür ederim

Cevap :
Sayın İlhan, Kar dağıtımına bağlı oluşacak stopajın ödenmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.01.2010
Soru :
sayın üstadım bir şirketimizi 31.12.2009 tarihinde tasfiyeye soktuk.Şirketin sermaye düzeltmesi olumlu farklarından 30328,22 TL enflasyon düzeltmesi zararları ise 24238,45 TL dir.Sorum tasfiye öncesi bilançosunu vermeden önce enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan zararlarıni ser.düz.olumları farklarından mahsup etmemiz doğru olur mu ve de bunun için karar almamız gerekir mi.teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Şafak, Sermaye düzeltmesi olumlu farklarından enflasyon düzeltmesinden doğan zararları mahsup edebilirsiniz. Bununla ilgili karar almanıza gerek bulunmamaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.01.2010
Soru :
merhabalar. sorduğum soruya verdiğiniz cevapta;inceleme durumunda örtülü sermaye ile ilgili vergilendirmeyle karşıkarşıya kalınabilir demişsiniz. bu durum ortaklardan alacağıhs.nın sermayeye eklenmesiyle direkt bağlantılımı yoksa ortakların firmaya bu kadar borç vermesiyle doğan bir durummudur.şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Sayın Kahraman, Örtülü Sermaye şirketin aynı ortaklık yapısı içindeki şirketlerden veya ortaklarından özvarlığının 3 katını aşan bir borçlanma yapması durumunda sözkonusu olur. Bununla ilgili Kurumlar Vergisi Kanunu 12.maddesinde ve 1 Nolu KV Genel Tebliğinde örnekli açıklamalar bulunmaktadır, yararlanmanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.01.2010
Soru :
merhaba.firmamız işinin çapını büyütmek için yeni yatırımlar yaptı ve bunu ortakları karşıladı.bundan dolayı firma ortağının firmadan 500.000 tl. gibi bir alacağı oluştu.şimdi biz bu alacağı sermayeye ilave etmek istiyoruz.(mevcut sermayesi 5.000 tl.)bu durum ortaklara gelir vergisi yönünden herhangi bir sorumluluk yüklermi.acil cevaplarsanız çok memnun olurum.

Cevap :
Sayın Kahraman, Örtülü sermaye konusunda vergi inceleme elemanlarının ileride yapacağı incelemede ortaklar vergiyle karşı karşıya kalabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.01.2010
Soru :
kolay gelsin 120 hesaplarda ters bakiye (iş avansı gib) görünen hesapları sahip firmalarına ulaşılamıyorsa bu hesapları dönem sonund düzeltimesi amacı ile neler yapılabilir 2. bu hesaplar (ters bakiye veren 120) hesaplar ortaklar hesabına alınarak sermayeye ilave edilebilrimi 3. bu hesaplar (gelir yazılabilirmi)

Cevap :
Sayın Özgan, Tek düzen hesap planında yer alan hesaplar tanımlarındaki işleve göre muhasebede kullanılır. 120 hesap ters bakiyesi olması halinde müşterilerden alınan avans olarak değerlendirilip alınan avanslar hesabında takip edilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 05.01.2010
Soru :
kolay gelsin efendim üç sorum olacaktı 1-ben aktif meslek mensubu olarak aynı zamanda kurulmakta olan bir ltd şti e ortak olabilirmiyim yoksa ancak şirket kurulduktan sonra hisse devri veya sair suretlerde mi ortak olabilirim? 2-ltd şti şube açılışı ana sözleşme tadilini gerektirir mi? 3-ortaklar sermaye taahhütlerini sekiz bin liranın altındaki tutarlarla peyderpey kasaya ödeseler veya şirketin yaptığı alımlar ve giderleri 131 (ortaklardan alacaklar) nolu hesabı çalıştırarak karşılasak böylelikle de ortaklar sermaye taahhütlerini yerine getirmiş olsalar olur mu?

Cevap :
Sayın Uluğ, 1-LTD şirkette kurucu ortak veya daha sonra da hissedar olabilirsiniz. Ancak LTD şirketlerde müdür, A.Ş.lerde yönetim kurulu üyesi olamazsınız. 2-Ana sözleşmede tadile gerek yoktur. Karar alınıp şubenin tescili ticaret sicilinde yapılır. 3-Sermaye taahhütlerinin 8.000 TL'nin altında yerine getirilmesinde banka hareketlerine gerek yok. Kasa hareketiyle yapabilirsiniz. 131 hesap mal alımı ve giderlerin takip edildiği bir hesap değildir. Şirketin ortaklarına borç vermesi halinde kullanılan bir hesaptır. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.12.2009
Soru :
Merhabalar,varlık barışı işlemleri için ne kadar ücret talep etmeliyiz.(sermaye artırımı için 2 adet rapor yazılmıştır.)Yani normal sermaye artırımından fazla olarak ne kadar ücret almalıyız.

Cevap :
Sayın Yıldırım Ücret tarifesindeki sermaye tespit raporu bedelini alacaksınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.12.2009
Soru :
Ltd.Şti.'nin sermayesi 2.000.000.-tl'dir bununla gayrimenkul (İŞYERİ)almak istenmektedir.izlenmesi gereken yol (ticaret odası,vergi dairesi,mahkemeden tespit şartmı v.s.) nedir ve daha sonraki muhasebe kayıtlarının yapılış şeklini izah edermisiniz. not: 600.000.-tl kendi sermayesi 1.400.000.-ortaklardan konulmuştur.teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın irin Öncelikle 331 hesabı sermayeye ilave ederek sermaye yapınızı güçlendirmenizi öneririz. Satın alacağınız gayrimenkulü, ticaret sicilinden alacağınız faaliyet belgesiyle tapuda işlemlerini yaptırmanız gerekir. Alınan bu gayrimenkulü 252 Binalar Hesabı borç, 102 hesap alacaklı şeklinde muhasebe kaydını yapabilirsiniz. Gayrimenkulün gerçek değeri için expertiz raporu almanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.12.2009
Soru :
Merhabalar. Mükellefim olan bir Limited Şirket Dağıtılmamış Karlarından ve Olağanüstü İhtiyatlardan sermaye artışı yapmak istiyor.Sitemizde Dağıtılmamış Karladan sermaye artırımı ile ilgili rapor örneği var. Fakat Olağan üstü yedeklerden artırımla ile ilgili rapor örneği bulamadım. Yardımcı olursanız sevinirim. Saygılarımla, Mustafa Nuri Keskin

Cevap :
Sayın Kesin, Web sayfamızda bulunan dağıtılmamış karların sermayeye ilavesi rapor formatını olağanüstü yedekler şeklinde cümleleri ve tanımları değiştirerek kullanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.12.2009
Soru :
Merhabalar. Sorum;Geçmiş yıl karları ile ilgili. sermaye ye de ilave edilmedi, kar dağıtımıda yapılmadı. 2010 yılında yapmayı düşünüyorum.iş yoğunluğumuz nedeni ile. bazı mükelleflerimizin 2004 yılı karları 570 hesabında duruyo. bu zaman aşımına uğrarmı. bi arkadaş devlet el koyar dedi.mevzuata baktım bulamadım. yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Sayın Şen, Bilançoda yer alan geçmiş yıl karlarının dağıtımında herhangi bir zaman aşımı sözkonusu değildir. Devlet hiçkimsenin karına el koymaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.12.2009
Soru :
iyigünler önceki cevabınız için teşekkürler. bir sorum daha olacak. limited şirketi aş.ye 31/12/2009 tarihi itibariyle dönüştürmek istiyoruz 2009 yılı karı için 2010 yılında kar dağıtımı yapabilirmiyiz. 2009 karı öz varlığın içerisinde olacakmı. yoksa mahkemenin belirleyeceği aş nin sermayesini oluşturacak öz varlık hesabında ver almayacakmı 2009 karını ortaklara nasıl dağırabiliriz.

Cevap :
Sayın Elveren, Nevi değiştiren şirketlerin bilançosunda yer alan karların dağıtımı yeni oluşacak tüzel kişiliğin genel kurul kararıyla olacaktır. Limited şirketin dağıtılmamış karı elbette yeni A.Ş.nini dağıtılmamış karı olup bilançoda yer alacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.12.2009
Soru :
1 --- bir şirketim için Tasfiye kaldırılması işlemi yapacağım ama bi türlü Sermayenin 2/3 korunduğuna dair rapor örneği bulamadım bi örneğini veya bulabileceğim bir yere yönlendirirseniz 2--- 2010 yılı defterlerninin tasdik edildiği şu dönemde tasfiye sonrası 4 gün için 2009 yılına tekrar defter tasdik edilecek diye düşünüyorum....yorumunuz..?? kolay gelsin

Cevap :
Sayın Köse, Bahsettiğiniz türde bir rapor formatı odamızda mevcut değildir. Ticaret Odası veya ticaret sicilinden rapor örneği temin edebilirsiniz. Tasfiye dönemi kapnmadığı müddetçe defter tasdik etmek zorundasınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.12.2009
Soru :
Merhaba, vergi barısına basvuruda bulunucağımız firmanın ödenmemiş sermayesi mevcuttur. Vergi Barısına basvurmamız halinde sorun olacak mıdır? Kazanc ortaklardan sağlanacağından ortak daha tahhüt ettiği sermayeyi yerine getirmediğinden sorun teskil eder mi? İyi çalısmalar.

Cevap :
Sayın Akbaba, Varlık Barışından yararlanacak mükelleflerin (şirketlerin)bilançolarında ödenmemiş sermayelerinin olması bu haktan yararlanmaya engel bir durum değildir. Ancak beyan edilen değerlerin 6 ay içinde sermayeye ilave edilmesi gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.12.2009
Soru :
Sayın Yetkili, yeni bir ltd şirket mükellefim var ortaklara borçlar hesabı 331 yerine 336 hesaplarda takip edilmiş ben şimdi bu hesaptaki rakamı sermayeye ilave etmek istiyorum.bununla ilgili ne yapmam gerektiği konusunda yardımlarınızı rica ediyorum Saygılar

Cevap :
Sayın Erol, Hesaplararası virman yaparak, sermaye artırımı işlemini yapabilirsiniz. Ortaklara borçlara ilişkin SMMM raporu düzenlenmesi gerekir. Söz konusu rapor web sayfamızda mevcuttur. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.12.2009
Soru :
Merhaba, Müşterim olan Anonim Şirket 2004 Yılı İncelemesi dolayısı ile 5811 Sayılı Yasadan Faydalandı. Bu yasa gereği zamanaşımı dikkate alınarak iç genelgede belirtildiği üzere Varlık Barışına konu olan tutar Sermayeye 31.12.2009 tarihine kadar ilave edilmesi gerekiyor. Şirket sermaye artırımı için yanlızca 5811 Sayılı yasa değil ayrıca 570 Geçmiş Yıl Karlarını, 2003-2004 Dönemi 502 Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farklarınıda Sermayeye İlave etmek istiyor. 1.Soru : 570 Geçmiş Yıllar Karları Yedek Ayrılmadan direk sermayeye ilave edilebilir mi ? Şirketin Pasifinde ayrıca 580 Hesapta Geçmiş Yıl Karlarının Toplamında Daha Fazla bir tutarda Enf.Düz.Olumsuz Farklarından Kaynaklanan Geçmiş Yıl Zararı var.. (Karlar Zararlar Arası bir mahsuplaşma söz konusumu öncelikle..) 2.Soru : Bu Sermaye Artırımı işlemleri için Ödenmiş Sermaye Tespit Raporu dahil 4 Tane SMMM Tespit Raporumu Hazırlanması gerekiyor ? Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim..

Cevap :
Sayın Ercan, 1-Dönem karının geçmiş yıl karlarına yazılması esnasında yasal yedekler ayrıldıktan sonra kalan kısım yazılır. Enflasyon düzeltme zararları sadece sermaye olumlu farklarından mahsup edilir. 2-Sermaye artış işlemleri için bahsettiğiniz gibi her artırım olayına ait ayrı ayrı SMMM raporu düzenlenmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.12.2009
Soru :
Değerli Ustadım, Öncelikle teşekkür ederim. Sorum şu: Bilindiği üzere 5811 Sayılı Yasadan Bilanço Esasına göre defter tutan gerçek kişilerde yaralanabiliyor. Ancak, burada parasal varlıkların defter kayıtlarında gösterilmesi ve 6 ay içerisinde sermayeye ilave edilmesi şartı var. Defter kaydını anladık da, Şirket olmadığı için sermayeye ilave nasıl olacak. Buradada defter kaydı ile yetinecekmiyiz. Yoksa tescil ve ilan işlemi de yapılacakmı? Nasıl yapılacak?

Cevap :
Sayın Uçak, A.Ş ve LTD şirketler dışında, sermayeye ilave işleminin tescil ve ilan zorunluluğu yoktur. Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin Varlık Barışından yararlandıkları tutarların 6 ay içinde sermayeye ilave işlemini muhasebe kayıtlarıyla yapmaları yeterlidir, herhangi bir tescile gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.12.2009
Soru :
Limited şirketlerin mecburi sermaye artışları hakkında yeni bir gelişme veya erteleme var mıdır. Yoksa 31.12.2009 tarihi son tarih olarak geçerli midir. İyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Berkol, LTD ve A.Ş.lerin sermayelerinin asgari seviyeye yükseltilmesinin ertelenmesine ilişkin şu ana kadar herhangi bir gelişme yoktur, olduğu takdirde web sayfamızda duyurulacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.12.2009
Soru :
Anonim şirketin ortaklara olan borcunu, geçmiş yıl kârlarını ve enflasyon düzeltmesi olumlu farklarını kullanıp sermayesini artırmak istiyoruz. Yönetim kurulu karar aldı. A.ş. 5 ortaklı aile işletmesi. Sermaye artırımı için Genel kurulun toplanmasına ve bunun için Sanayi Bakanlığından temsilci istenmesine gerek var mı? Yada doğrudan temsilci olmadan genel kurul toplanıp karar alabilir mi?

Cevap :
Sayın Yavaş, A.Ş.lerde sermaye artırılmasının karar alınabilmesi için genel kurul kararı şarttır. Şirketin genel kurulu olağan veya olağanüstü toplantıya çağrılır. Toplantıda hükümet komiseri bulunması zorunludur. Alınacak karara göre sermaye artırım işlemleri başlatılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.12.2009
Soru :
iyi günler dün bir soru sormuştum sanırım ulaşmadı. limited ten aş ye geçmek isteyen bir firma var 1-son kurumlar vergisi verme süresi ne zaman başlıyor (yeni aş kuruluş tescil tarihimi olacak) 2-mahkemeye sunlan bilanco ile yeni aş kuruluncaya kadar geçen süredeki hesap hareketleri ne yapacağız (yani mahkemeye sunulan bilancodaki öz varlık 500 sermaye olacak sonraki sürede yapılan hareketlerin hesap bakiyeleri açılış fişi olarak mı aktarılacak) 3-bütün bu işlemler için süre kısıtlaması varmı

Cevap :
Sayın Elveren, Konuya ilişkin olarak odamızın yayın organı mali çözümde yayımlanan makale aşağıdadır.Söz konusu makale eski kurumlar vergisi kanununa göre kaleme alınmıştır.Ancak yeni kurumlar Vergisi kanununda da hükümler aynen geçerliliğini korumaktadır. Danışma Birimi SERMAYE ŞİRKETLERİNDE NEV’İ DEĞİŞİKLİĞİ - LİMİTED ŞİRKETİN ANONİM ŞİRKETE DÖNÜŞMESİ VEYA ANONİM ŞİRKETİN LİMİTED ŞİRKETE DÖNÜŞMESİ (*) I- GİRİŞ: A. Limited Şirket 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (1) 503 - 556’ncı maddeleri arasında düzenlemiştir. T.T.K.’nun 503’üncü maddesine göre; “İki veya daha fazla hakiki veya hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortaklarının mesuliyeti, koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan şirkete Limited şirket denir.” Limited Şirketler, sigortacılık ve bankacılık faaliyeti ile uğraşmak üzere kurulamazlar. Tüzel kişiliğe sahip olan Limited Şirketler, iki veya daha fazla gerçek veya tüzelkişi tarafından, bir ticaret ünvanı altında kurulup, ortakların sorumluluğu, koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli şirkettir. Limited Şirketin sermayesi belirli olmalı ve paylara bölünmüş bulunmalıdır. Bu sermaye nakit olarak ifade edilmelidir, emek ve ticari itibar sermaye olarak konulamaz. Limited Şirketler, asgari 5 milyar TL. sermaye ile kurulmalı, ortakların koyacakları sermaye en az 25 milyon TL. veya bunu katları olmalıdır. 4884 sayılı çeşitli kanunlarda değişiklik yapan kanun (2) ile, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı iznine tabi şirketler dışındaki Limited Şirketlerin kuruluş ile ana sözleşme değişikliklerinde Bakanlık izni kaldırılmıştır. Yine aynı kanun gereğince sicil memurlukları limited şirket kuruluşlarını ilgili Vergi Dairesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SSK’ na belirtilen süreler içinde bildirmekle yükümlüdürler. B. Anonim Şirket 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 269 – 474’üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. T.T.K.’nun 269’uncu maddesine göre; Anonim Şirket, bir ünvana sahip esas sermayesi muayyen ve paylara bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mameleki ile mesul bulunan şirkettir.” Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığıdır ve pay sahiplerinin sorumluluğu, taahhüt etmiş bulundukları miktar ile sınırlıdır. Anonim ortaklıklar küçük halk birikimlerinin toplanarak büyük sanayi yatırımlarına yöneltilmesinde, sermaye piyasasına kanalize edilmesinde ve mülkiyetin yaygınlaştırılmasında da önemli rol oynarlar. Anonim ortaklıkların kapalı ve halka açık olmak üzere değişik türleri vardır. Halka açık anonim ortaklıklar hukukumuzda "Sermaye Piyasası Kanunu" ile düzenlenmiştir. Anonim ortaklıklar kanunen yasak olamayan her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilir ve esas sözleşmelerinde amaç ve konularının açıkça gösterilmesi gerekir. Kuruluşları, ani ve tedrici olmak üzere iki şekilde olmaktadır. Özel kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça anonim şirketler en az 50 milyar sermaye ve asgari 5 ortak ile kurulur. Türkçe olarak tespit edilmesi gereken unvanlarda anonim şirket ibaresinin bulunması zorunludur. 4884 sayılı çeşitli kanunlarda değişiklik yapan kanun ile, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı iznine tabi şirketler dışındaki Anonim Şirketlerin kuruluş ile ana sözleşme değişikliklerinde Bakanlık izni kaldırılmıştır. Yine aynı kanun gereğince sicil memurlukları, anonim şirket kuruluşlarını ilgili Vergi Dairesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SSK’ na belirtilen süreler içinde bildirmekle yükümlüdürler. II- LİMİTED ŞİRKETİN ANONİM ŞİRKETE DÖNÜŞMESİ A. Genel Olarak Özellikle son yıllarda, anonim şirketlerin, bazı vergisel ve hukuksal avantajlarının ön plana çıkması nedeniyle, limited şirketlerin anonim şirkete dönüşmesi olayı yaygınlaşmaya başlamıştır. Limited şirketin anonim şirkete dönüşmesinde, öncelikle en az 5 ortağın olması gerekmektedir Limited şirketlerin anonim şirkete dönüşümünü Ticaret Hukuku ve Vergi Hukuku yönlerinden dolayı ayrı ayrı ele alarak açıklamakta yarar vardır. B-Ticaret Hukuku Açısından Ticaret Kanunumuzda 152’nci madde dışında, dönüşüme ilişkin olarak genel bir hüküm ön görülmemiştir. T.T.K.’nun 152’nci maddesine göre; “Bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketi nev’ine çevrilmesi kanunda aksine hüküm olmadıkça yeni nev’e ait kuruluş merasimine tabidir. Böylece yeni nev’e çevrilen şirket eskisinin devamıdır.” Denilmektedir. Buna göre, uygulamada eski şirket yeni şekle ait kuruluş merasimini gerçekleştirerek, yeni şekle dönüşebilmektedir. Dönüşüm sürecinde yapılması gereken işlemler aşağıda sıralanmıştır. 1. Limited Şirket Ortaklar Kurulu Kararı Alınması; Alınacak kararda aşağıdaki iki hususa yer verilmelidir. a) Şirketin TTK’nun 152. maddesi hükmüne göre nev’i değiştirerek anonim şirkete dönüştürülmesine, b) Nev’i değişikliği için öncelikle limited şirketin özvarlığının ilgili mahkemece tespit ettirilmesine,


 

Tarih : 11.12.2009
Soru :
1998 yılında kurulmuş olan şirketin sermayesi 1000 TL'dir. Yıl sonuna kadar sermaye artırımı yapmamız gerekmektedir. Ancak, sermayenin ödendiğine dair defterler ve dökümanlar mükellef tarafından bulunamamaktadır. Bu durumda nasıl mali müşavirlik raporu düzenlenecektir.

Cevap :
Sayın Yaroğlu, Önceki sermayenin tespitine ilişkin raporun düzenlenmesini açıklayan Sanayi Ticaret Bakanlığının İç Ticaret 2003/3 Sayılı Genel Tebliğine göre defterlerin tasdikine ilişkin ve muhasebe kayıtlarının ilgili defterlerden tespiti istenilmektedir. Bu nedenle defterler olmadan raporun düzenlenemeyeceği kanaatindeyiz. Konuya ilişkin Sanayi Ticaret İl Müdürlüğünden yazılı görüş talep ediniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.12.2009
Soru :
iyi günler. 2004 yılında 502 sermaye düz.olumlu farklar hs.oluşan rakkam 2008 yılı dönem zarar'ından mahsup edebilirmiyiz? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Küçük, Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.” denilmektedir. Diğer taraftan 17 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerinin “18. 31/12/2003 Tarihli Bilançonun Düzeltilmesi Sonucu Oluşan Geçmiş Yıllar Kar veya Zararı” başlıklı bölümünde; “31/12/2003 tarihli bilançonun düzeltilmesi sonucu oluşan geçmiş yıllar kar veya zararları, kaydedildiği Geçmiş Yıllar Kar/Zararları Hesabının alt hesabında izlenmeye devam edilecek ve sonraki dönemlerde Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi ve 338 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan esaslara göre düzeltme işlemine tabi tutulacaktır.” açıklaması yapılmıştır. Bu açıklamalar çerçevesinde, özsermaye kalemlerine ait enflasyon farklarının (dolayısıyla 502 sermaye düzeltmesi olumlu farklarının da) DÜZELTME SONUCU oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilmesi mümkün olup bu işlem kâr dağıtımı sayılmayacaktır. Bu açıklamalara göre özsermaye kalemlerine ait enflasyon farklarından düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarını mahsup ettikten sonra kalan bakiyenin TİCARİ FAALİYETTEN KAYNAKLANAN ZARARA MAHSUBU MÜMKÜN DEĞİLDİR. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.12.2009
Soru :
Sayın ilgili, Bir mükellefe, V.D.den, 2005 yılında SMİYB kullanan bir firmadan, alışlarından dolayı yazı geldi (düzeltme KDV verin..) bu yazı ve diğer olasılıkları düşünerek, 5811 say.kn.gereği bankaya para yatırıp(ortaklar hissesi oranında), bey.verdik. Sorum: bankaya para yatırma, fonda tutma, sermayeye ilave edilmesi ile ilgili, muhasebe kayıtlar ve yapılacak işlemler nelerdir? İlginize teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Kadız, Varlık Barışı ile ilgili muhasebe kaydı, ................./.................... 102 (borçlu) 549 Özel Fonlar (Alacaklı) bankaya tutarın yatırılması ................./.................... ................./.................... 549 Özel Fonlar (borçlu) 500 Sermaye (alacaklı) Fonun sermaye ilave edilmesi) ................./....................... Varlık Barışı ile ilgili beyan edilen tutar yukarıdaki şekilde muhasebe kayıtlarına alınır ve vergisi ödenir. Ödenen vergi kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıtlara intikal eder. Fon hesabına işlenen bu tutar 6 ay içinde sermayeye ilave edilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.12.2009
Soru :
SAYIN MESLEKTAŞIM BİR MÜKELLEFİM VARLIK BARIŞINDAN FAYDALANARAK TAPUSU KENDİ ŞAHSINDA OLAN EVİNİ 230.000.-TL'YE ŞİRKET ÜZERİNE TAPU ÇIKARTARAK VE AYRICA NAKİT OLARAK DA 60.000.-YATIRARAK 5811 SAYILI VARLIK BARIŞI KANUNUNA DAHİL OLDU. 1- BU DURUMDA 6 AY İÇİNDE HEM EVİNİ HEMDE 60.000 TL TURARINDAKİ NAKTİ SERMAYEYYE İLAVE ETMEK ZORUNDAMIYIZ 2-AYRICA BU EVİ NE ZAMAN SATABİLİR 3- EV SATILIRSA BU SERMAYE AZALTIMI MANASINA MI GELİR CEVABINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILARIMLA SMMM.BÜLENT SEZER

Cevap :
Sayın Sezer, Varlık Barışından yararlanan mükellefler beyan etmiş oldukları değerleri 6 ay içinde sermayeye ilave etmek zorundadırlar. Aktife kayıt olan evi mükellef istediği zaman satar, bu satış sermayeden azalış değil, varlıkların yer değiştirmesidir. Satıştan sağlanan kazanç kurumlar vergisine tabi olacak, satış bedeli ise kasa veya bankada mevcut olacaktır. Dnışma Birimi


 

Tarih : 08.12.2009
Soru :
merhaba ; ben dun varlık barısı yaptıgım bır Ltd sirketin sermaya arttırımı ıle ilgili soru sormustum. yanıtınız icin tesekkurler. yalnız benim anlayamadıgım biz ticaret odasına verılmek uzere ; 1 - 5811 SAYILI KANUN İLE OLUŞAN FONUN SERMAYEYE EKLENMESİNİN TESPİTİNE DAİR SMMM RAPORU (web sitemizdeki rapor orneginde, önceki sermayenin odendigine dair bir bölüm yok-sadece 549 fon hesabı yevmıye kaydı var) 2 - ONCEKI SERMAYENİN ÖDENDİĞİNİN TESPİTİNE AİT SMMM RAPORU - diye 2 ayrı rapor mu duzenleyecegız. yoksa bu ikisini birlestirip tek bir rapor mu duzenleyecegız. yardımlarınız ıcın tekrar tesekkurler.

Cevap :
Sayın Aydın, İki ayrı rapor düzenleyeceksiniz. Aynı bölümde diğer rapor da bulunmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.12.2009
Soru :
merhaba bilançoya tabi bir mükellefim icin varlık barışına gittik. bununla ilgili kayıtlarımızı yaptık. simdi sermayeye ilave etme kısmı kaldı. 5811 sayılı yasa icin , bankaya yatırılan bedelin sermayeye ilavesi icin hangi adımları atmamız lazım. vergi dairesi - ticaret odası vb. kurumlara hangi sırayla ve ne şekilde yazılar yazmalıyız. basamak basamak yazabilirmisiniz ? tesekkurler

Cevap :
Sayın Aydın, Sermaye artırımındaki yapılan işlemlerin aynısını 5811 Sayılı Yasaya istinaden artırılan sermaye için de yapmanız gerekir. 5811 Sayılı Yasaya göre sermayeye ilave edilecek miktar için A.Ş lerde genel kurul, LTD ŞTİ lerde ortaklar kurulu kararı alınarak notere tasdik ettirilip ticaret siciline tescil ettirilecek(sermaye artırım raporu örneği web sayfamızda mevzuat-sermaye tespit raporlaiçerisinde mevcuttur), ticaret siciline tescil ettirilen gazete veya yazı bağlı olduğunuz vergi dairesine verilecek. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.12.2009
Soru :
merhaba bir ltd şirkette 40.000-tl varlık barısına gittik.bununla ilgili 102 (b) - 549 (a) (5811yasa 40.000-tl) / 549 (b) - 500 (a) (5811 - 40.000-tl sermaye arttırımı) / yevmiye maddelerini yaptık. Beyanname veripte tahakkuk aldıgımızda hangi yevmiyeleri yapmamız lazım ? 689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)(b) - 360ödenen vergi (a) 5811 yasa %5 vergi olarak mı yoksa 770.X kanunen kabul edilemeyen giderler (b) - 360 ödenen vergi (a) 5811 yasa %5 vergi şeklinde mi bir yevmiye yapmalıyız. eger 689 hesap kullanılacaksa , sene sonunda kesin mizan hazırlandıgında bu hesabı nasıl sıfırlayacagız ? 689 hesap direkt gelir tablosunu ilgilendirdiginden karımızı düşüren bir unsur olmayacak mı? tesekkurler

Cevap :
Sayın Düz, Kanunen kabul edilmeyen giderleri hangi hesapta takip ediyorsanız şirket hesabından 5811 Sayılı yasa gereği yatan vergiyi o hesaba işleyebilirsiniz. Geçici ve yıllık beyannamelerde KKEG olarak ticari kazancın tespitinde gider olarak indirdiğiniz bu rakamı matraha dahil edeceksiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.12.2009
Soru :
Merhabalar. Bağkur emeklisi bir kişinin sadece Gayrimenkul sermaye iradından dolay mükellefiyeti olması sebebi ile emekli maaşından kesinti olur mu?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Gayrimenkul sermaye iradından dolayı oluşan mükellfiyeti olması dolayısıyla emeklilik maaşında bir kesintiye neden olmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 04.12.2009
Soru :
merhaba,anonim şirketimizin 2008 yılı genel kurulunu nisan 2009 tarihinde yaptık.aralık 2009 tarihinde sermaye artırımı yapmaya karar verdik.sermaye artırımı işlemini bakanlık onayından geçirmeye gerek varmı? genel kurulu yaptıgımız için sadece ito tescil etmemiz yeterlimidir?

Cevap :
Sayın Çetin, Anonim şirketlerde sermaye artırımı genel kurul kararı ile olur. Dolayısıyla sermaye artırımı yapabilmeniz için genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmanız gerekir. Konuya ilişkin olarak genel kurul toplanma prosedürlerini yerine getirmeniz gerekir. (Sanayi Ticaret İl Müdürlüğüne müracaat, hükümet komiseri tayini, genel kurul ve ticaret siciline tescil) Danışma Birimi


 

Tarih : 03.12.2009
Soru :
Üstadım, Bildiğiniz gibi kar payları sermayeye ilave edilince stopaja tabi olmuyor. Sermayeye ilave tarihinden itibaren ne kadar zaman geçmesi lazım ki tasfiye halinde veya sermaye azaltma durumunda bu kar payları tekrar stopaja tabi olmasın

Cevap :
Sayın Karakurt, Bahsettiğiniz konuya ilişkin herhangi bir süre sözkonusu değildir. Vergi idaresinin görüşüne göre sermayeye ilave edilmiş kar paylarının tasfiye sürecinde stopaja tabi tutulacağına ilişkin görüşü mevcuttur. Bu görüş henüz yargı tarafından onaylanmamıştır. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.12.2009
Soru :
MERHABA,VARLIK BARIŞIYLA İLGİLİ SERMAYE ARTTIRIM KARARI ALINIRKEN NAKİT SERMAYE ARTTIRIMI ŞEKLİNDE Mİ KARAR ALINACAK?

Cevap :
Sayın Aykırı, Alacağınız kararda sermaye artırımının 5811 Sayılı Yasaya göre yapıldığını ve bu hususun SMMM.... tarafından düzenlenen ...... tarih......sayılı raporla tespit edildiğine dair cümleyi yazmanız gerekir. Ayrıca, konuyla ilgili web sayfamızda mevzuat bölümü içinde sermaye tespit raporları arasında 5811 Sayılı yasaya istinaden sermaye artırım raporu bulunmaktadır. Bu rapordan yararlanabilirsiniz. Aynı zamanda önceki sermayenin ödendiğine ilişkin rapor da Ticaret Odası tarafından istenmektedir. (Ödenmemiş olsa dahi bu raporu da düzenleyiniz, 5811 sayılı yasaya istinaden yapılacak sermaye artırımında önceki sermayenin ödenmiş olması şartı aranmamaktadır.)Bilginize, Danışma Birimi


 

Tarih : 01.12.2009
Soru :
5811 sayılı bazı varlıkları ekonomiye kazandırma çercevesinde,şirket adına 3-5 ay vadeli çekleri bankaya yatırmak süretiyle sermayeye ekliyerek bu kanundan yararlanabilirmiyiz. teşekkür ederim

Cevap :
Sayın Yanık, Bahsettiğiniz çekler zaten şirket adına kayıtlı olduğundan burada kayıt dışı bir para sözkonusu değildir. Dolayısıyla söylediğiniz şekilde varlık barışından faydalanamazsınız. Varlık Barışından amaçlanan şirket hesaplarına intikal etmemiş para, döviz, altın, menkul değer ve gayrimenkullerin şirket hesabına yatırılarak beyanlarının yapılması, tescil edilmesi ve aktifleştirilmesi olmalıdır. Danışma Birimi


 

Tarih : 20.11.2009
Soru :
İyi günler üstadım. bir şirketimiz varlık barışından yararlanmak üzere parayı bankaya yatırdı. ancak beyan etmeden şöyle bir problem karşımıza çıktır. yurtiçi Varlık barışından yararlanarak ayrılan özel fon 6 içinde sermayeye ilave edilecek. ancak biz kısa bir süre önce sermayeye artırımı yaptık ve 2 yıl içinde ödenmesi gereken sermaye taahhüdümüz var. 6 içinde özel fonu sermayeye ilave aşamasında önceki sermayenin tamamen ödeme şartı(2 süresi olan) aranacak mı? iyi günler

Cevap :
Sayın Çoban, Bahsettiğiniz konu 5811 Sayılı Yasanın 2 Seri Nolu Tebliğinde açıklanmış olup, ilgili kısım aşağıdadır. 2. “3.5.2.1. Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce yapılacak işlemler" bölümüne üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir. “Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesi hükmü uyarınca, esas sermayeye karşılık olan hisse senetlerinin bedelleri tamamen ödenmedikçe genel kurulca yeni hisse senetleri çıkarmak suretiyle sermayenin artırılmasına karar verilemeyeceği, sermaye artırımının şartları arasında sayılmıştır. Diğer taraftan, 5811 sayılı Kanunun belirli bir süreyle uygulanacak olması, bu Kanuna göre beyan edilen varlıklar nedeniyle oluşan fon hesabının sermayenin bir cüz’ü addolunacağı ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edileceği hükme bağlandığından, ayrıca pay sahiplerine ilave bir ödeme yükümlülüğü de getirmediğinden daha önce ortaklarca taahhüt edilen sermaye ödenmeden de söz konusu fonların sermayeye ilave edilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, Kanun kapsamında beyan edilen varlıklar nedeniyle oluşan fonların şirket ortaklarınca taahhüt edilen sermaye taahhüt borçlarının kapatılmasında kullanılması mümkün değildir." Dolayısıyla önceki sermayenin ödenip ödenmemesine bakılmaksızın 5811 Sayılı Yasayla ilgili ayrılan fonun sermayeye ilavesi mümkündür. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.11.2009
Soru :
Sayın Hocam Bağımlı olarak bir firmada çalışmaktayım. Firmanın SGK prim borclarını taksitlendirme talebinde bulunurken istenen "Çok Zor Durum" halinin tesbiti raporunu ben düzenleyip imzalayabiliyormuyum. Aynı şekilde sermaye arttırım raporuna da firmanın bağımlı meslek mensubu olarak imzalayabilirmiyiz. saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu SGK 2009/20 sayılı genelge de ekler kısmı 3. madde SMMM veya YMM ce Düzenlenen rapor örneği denilmektedir. Ayrıca faaliyet raporu istenilmemektedir. Ticaret siciline düzenlenen raporda ise bağımlı çalışanların raporu kabul edilmemektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 09.11.2009
Soru :
2009 yılı kasım ayı içersinde bir limited şirket sermaye arrtırımına gidilecektir.Eski sermaye 1998 yılında tamamı ödenmiş olup ilgili 1998 yılı defterlerine hiç bir şekilde ulaşılamamaktadır.Düzenlenecek Mali müşavir raporuna nasıl bir yol izlenmesi gerekir.Teşekkürler...

Cevap :
Sayın Özer, Sermaye tespit raporlarının düzenlenmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yayımlamış olduğu İç Ticaret 2003/3 sayılı genel tebliğinde rapor formatında sermayenin ödendiği yıla ilişkin defterlerin tasdik durumlarının yazılması gerektiği ifade edilmiştir. Konuya ilişkin olarak İstanbul Ticaret Odası, Ticaret Sicil Memurluğunda yazılı görüş almanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.11.2009
Soru :
Vergi Barışı Kanunu kapsamında Yurtdışı veya Yurtiçinden banka hesabına transfer ettiğimiz TL veya döviz tutarı kadar parayı özel fonlar hesabında takip edip 6 ay içinde sermayeye ilave etmemiz gerekiyor.Acaba Bilanço usulüne göre defter tutan şahıs(gelir vergisi mükellefi)firması da bu sermayeyi Ticaret Siciline tescil ettirmesi gerekiryor mu?

Cevap :
Sayın Gültekin, Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin bir kısmı Mesleki Kuruluş olarak Ticaret Odasına, bir kısmı ise Esnaf Odalarına kayıtlıdır. Bahsettiğiniz mükellef Ticaret Odasına kayıtlı ise ticaret siciline tescil yaptırmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.10.2009
Soru :
Değerli üstadım,benim sorum LTD.ŞTİ.e sonradan bir ortak alacağız ama,alacağımız ortağın sadece koyduğu sermayeye ortak olmasını istiyoruz şirketin varlıklarına (arsa,bina,taşıt)ortak olmasını istemiyoruz böyle bir durumda nassıl bir yol izlememiz gerekiyor bize yardımcı olabilirmisiniz.Mükellefe nassıl bilgi vermemiz gerekiyor. Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Bozoğlu, Limited ve A.Ş.lerin aktiflerinde kayıtlı olan değerler (mal, arsa, bina, araç... ) tüzel kişiliğin varlıklarındandır. Mevcut ortakların başkalarına hisse veya pay satmaları halinde elde etmiş olduğu hisse oranınca aktifteki değerlere ortaktır. Bahsettiğiniz şekilde ayrıştırmak mümkün değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.10.2009
Soru :
Sn. Uzman banka Kredisi ile alınmış olan dairenin gayri menkul sermaye iradına ilişkin Gelir vergisi beyannamesini düzenlerken ilgili dönem için tahakkuk eden kredi faizi gider olarak dikkate alınabilirmi.

Cevap :
Sayın Karabacak, GVK 74.maddesine göre GMSİ elde edenler giderlerini, gerçek usulü tercih etmeleri halinde aynı maddenin 4.fıkrasına göre borçlanma faizlerine ilişkin faizi gider olarak dikkate alırlar. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.10.2009
Soru :
iyi çalışmalar diliyorum. şirketlerde taahhüt edilen sermayenin anasözleşmede belirtilen süre içerisinde ödenmemiş olmasının herhangi yasal bir yaptırımı varmıdır. örneğin 31.12.2009 tarihine kadar tamamı ödenecektir denildiği halde ödenmemiş olmasının ne gibi bir yaptırımı vardır. teşekkürler..

Cevap :
Sayın Kartal, Şirket ortaklarının taahhüt etmiş oldukları sermayeyi süresinde ödememeleri halinde herhangi bir cezai yaptırım yoktur. Ancak sözkonusu şirketin yeni bir sermaye artırımı yapması halinde önceden taahhüt edilen sermayenin ödenmesi gerektiği koşulu vardır. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.10.2009
Soru :
Merhaba. Tasfiyeye girmiş bir firmanın tavsiye sonu işlemleri şöyledir. tasfiye sonucu tasfiye zararı: 5672 TL. tasfiyesi bitmiş olup Tasfiye Sonunda enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan Sermaye düzeltmesi olumlu farkı 97050 TL sermaye düzeltmesi Enflasyon zararı ise 109000 Tl dir. sormak istediğim şudur tasfiye sonu beyanında Olumlu sermaye düzeltmesi üzerinden vergi ödenecek fakat enflasyon düzeltmesi sonucu çıkan enflasyon zararı tasfiye sonu zararı olarak düşülebilirmi

Cevap :
Sayın Derya, Enflasyon düzeltmesi sonucunda oluşan zararın mahsubu sermaye olumlu farklarından yapılabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.10.2009
Soru :
Değerli Üstad Muhtasar beyannamedeki 'Ücret ve ücret sayılan ödemeler ile menkul sermaye iradları dışında kalan ödemelere ait bildirim' eki'nin doldurulması unutulmuşsa müeyyidesi nedir?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Web sayfamızda Muhtasar Beyannamenin arka kısmına ilişkin düzeltmede beyannamenin nasıl gönderileceğine ilişkin yazımızı okuyunuz.Mevzuat bölümünde bilgi arşivi içinde "Muhtasar Beyannamelerin Düzeltilmesinde Damga Vergisi Alınmayacaktır" başlıklı yazımızda detaylı bir şekilde beyannameyi nasıl vermeniz gerektiği ve ceza ile ilgili açıklamaya yer verilmiştir. Danışma Birimi


 

Tarih : 13.10.2009
Soru :
iyi çalışmalar.. bir ltd.şti.in tasfiyesi sona erdi. tasfiye sonu bilanço ve kurum beyanı vereceğiz.şu anda mızanda gözüken hesaplar:131 hs.16370tl ortaklar borçludur...sermaye:40000tl..geç.yıl karları:6170(kkeg dahıl)...geç.yıl zarar:28025... bu yıl zarar 1200 tl.. 1- ortakların borçlu kalması vergi, trans.fiyatlandırma vb. yükümlülük getirirmi 2- son bilançoyu boş mu vereceğim. yoksa hangi hesaplar gözükmelidir..tesekkurler

Cevap :
Sayın Çağlayan, Rakamlarınız ne olursa olsun tasfiyede sonuç kayıtları borçların ödenmesi, alacakların tahsili sonucu geri kalan tutar zarar ise herhangi bir vergileme szökonusu olmaz. Kar ise kurumlar vergisine tabi tutulur. Dağıtılmayan karların dağıtılması aşamasında yine vergileme sözkonusudur. Sizin verdiğiniz örnekte geçmiş yıl zararları ile bu yıl zararlarının toplanması ile beyan edilecek kurumlar vergisi matrahı sözkonusu olmayacaktır. Vergi dairesine verilecek son bilanço geçmiş yıl zararları ve dönem zararını gösterecek şekilde hazırlanacaktır. Boş verilmeyecektir. Beyannameler verildikten sonra hesapların kapatılması ters kayıt sistemiyle sağlanacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.10.2009
Soru :
Sayın Üstad. Muhtasar beyannamelerin ekin de bulunan 'Ücret ve ücret sayılan ödemeler ile menkul sermaye iratları dışında kalan ödemelere ait bildirim' ekinin doldurulması zorunlumudur? Doldurulması unutulmuş eski bir muhtasar beyannameye, bu doldurma yapılmadığı için bir ceza varmıdır? Ceza varsa, İdare düzeltmeyi bizden henüz talep etmemişken düzeltme verirsek 'süresi geçtikten sonra düzeltme verildiği için bir cezaya uğrarmıyız?

Cevap :
Sayın Karadeniz, Muhtasar beyanname veya diğer beyannamelerdeki bölümler ile ilgili bilgi girmenizi gerektiren bir husus varsa yazmak zorundasınız. Vergi dairesi sizden düzeltme talebinde bulunmamış ise düzeltme yapıp yapmamak sizin tercihiniz.Muhtasar beyannamelerin düzeltilmesinde her hangi bir cezalama yoktur. Ayrıca bu konu ile düzenlenecek Tahakkuk fişinde de damga vergisi ödenmeyecektir. Konu ile ilgili detaylı açıklamamız web sayfamızda mevcuttur. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.10.2009
Soru :
Sayın Danışma üyeleri; Türkiyede kurulmuş yabancı sermayeli bir şirketin, Yine aynı guruba bağlı italyadaki bir şirketten mal alımından kaynalı 2.500.000 EURO borcu bulunmaktadır. Fransada bulunan ana holding ise bu borcu Türkiyedeki firma adına ödeyip, Türkiyedeki firmayı kendisine borçlandırıp bu borcu ileri bir tarihte faizi ile birlikte türkiyeden direk fransaya ödemesini talep etmektedir. Bu işlemlerin VUK açısından doğru bir şekilde nasıl yapılır. Teşekürler.

Cevap :
Sayın Yılmaz, Bahsettiğiniz işlem karmaşıkta olsa yapılabilir. Ancak bu işlemler için Trasfer fiyatlandırması kurallarına dikkat edilmesi gerekir.Konuya ilişkin K.V. Genel Tebliğleri ile Transfer fiyatlarılması konusundaki Bakanlar kurulu kararlarını inceleyiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 30.09.2009
Soru :
5811 Varlık Barışından yararlanan Tasfiye Halinde bir şirketimde yararlanılan tutar sermayeye eklediğimizde Ticaret Sicilin tutumu ne olur.

Cevap :
Sayın Orhan, Tasfiye kararı alınmış şirketin sermaye artırılması halinde şirketin tasfiyesinden vazgeçilmesi gerekir. Tasfiyedeki maksat şirketin amacına ulaşmadığı veya diğer unsurlar oluşmadığından bu durumda olduğudur. Dolayısıyla 5811 sayılı Yasa düzenlemesi faaliyette bulunan şirketler için uygulanacağı kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.09.2009
Soru :
Merhaba. Şirkete bağımlı çalışan mali müşavirler Sermayenin Ödendiğinin Tespitine Ait S.M.M.M. Raporu yazabilirler mi? Bu konu ile ilgili ve ayrıca ücret değerlendirmesi ile ilgili hususlar nasıldır? Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Şirketlerde bağımlı çalışan meslek mensuplarımız ücret karşılığı hizmet ifa ederler. Sermaye tespit raporu için işverenden ayrıca ücret talep edemezler. Serbest çalışan meslek mensupları defterlerini tutmuş oldukları müşterilerinin sermaye tespit raporunun tanziminde ayrıca ücret talep edebilirler. Bağımlı çalışan meslek mensuplarımız, bağımlı çalıştıkları firmanın sermaye tespit raporunu düzenleyebilirler. Ancak, Ticaret Sicil Memurlukları sermaye tespit raporu ile birlikte oda faaliyet belgesi talep etmektedirler. Oda faaliyet belgesi 3568 Sayılı Yasa Yönetmeliklerine göre sadece serbest çalışan meslek mensuplarına verilmektedir. Sonuç olarak bağımlı çalışan meslek mensubumuzun düzenlemiş olduğu raporun ticaret sicil memurluklarınca kabulünde problem yaşanmaktadır. Yönetmeliklere göre bağımlı çalışan meslek mensuplarımıza Oda Kayıt Belgesi verilmektedir. Oda Kayıt Belgesi, Faaliyet Belgesi yerine geçen bir belge değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.09.2009
Soru :
merhaba.2004-05-06-07-08 yılı geçmiş yıllar karları 104.000.TL. 2008 yılı zararı ve enflasyon düzeltme zararı 37.000.TL. 37.000.TL'yi 104.000.TL'den düştükten sonra mı kar dağıtımı yada sermayeye ilave yapmalıyız. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Özdemir, Gelir ve Kurumlar Vegisi mükellefleri geçmiş yıl zararlarını yıllık beyannameleri üzerinden indirebilirler. Sorunuzda yılların kar ve zararı net olarak ifade edilmemiştir. 2009 yılında beyan edeceğiniz mali kardan 2004-2005-2006-2007-2008 yıllarına ilişkin zararları mahsup edebilirsiniz. Enflasyon düzeltme zararı mali kardan mahsup edilmez. Bu işlemler bittikten sonra ticari kar kalırsa dağıtıma tabi tutulur veya sermayeye ilave edilebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 23.09.2009
Soru :
merhabalar benim sorum şöyle olacak; Ben 2-3 aydır bağımlı olarak bir limited şirkette çalışıyorum. Şirketin defterlerini belgem olduğu için içeriden tutmaktayım. Şirketin 331-Ortaklara borçlar hesabının 50 bin TL nin üzerinde olduğunu gördüm. Bu tutarı 500-Sermaye hesabına aktarmak daha doğru gibime geldi. Bu tutarın sermayeye eklenmesi için ne gibi işlemler yapmam gerektiği hususunda beni bilgilendirirseniz çok sevinirim. İlgi ve alakanız için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Seyhan, Limited şirketlerde ortaklar kurulu kararı alınarak sermaye artırımına karar verilecek. Web sayfamızda da bulunan 2 adet sermaye tespit raporu düzenlenerek ticaret odasına vermeniz gerekmektedir. 1.rapor eski sermayenin ödendiğine ilişkin tespit raporu, 2.rapor da 331 hesabın sermayeye ilavesine ilişkin bir rapordur. Ticaret Odası bu raporların ekinde bunları düzenleyen SMMM ile ilgili Odamızdan alınacak faaliyet belgesini istemektedir. Bağımlı çalışanlar için faaliyet belgesi verilememekte olduğundan Oda Kayıt Belgesi ile tespit raporlarını verdiğinizde problem yaşayabilirsiniz. Bu durumda bağımsız çalışan meslek mensubu tarafından raporların düzenlenmesinde fayda var. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.09.2009
Soru :
LTD ŞİRKETİN İŞTİRAKLER HESABINDA 350,000 TL VAR BUNUN 150,000 TL SİNİ BAŞKA BİR A.Ş. YE SERMAYE OLARAK KOYARSAK NASIL BİR VERGİ ÇIKAR .İYİ ÇALIŞMALAR .

Cevap :
Sayın Temiz, Limited Şirketin İştirakler hesabında bulunan tutar, şirketinizin bir başka şirketteki iştirak tutarınızı gösterir. Sözkonusu iştirak hissenizi satıp başka bir şirketten iştirak hissesi satın alabilirsiniz. İştirak hissenizi 2 yıl içinde satarsanız elde etmiş olduğunuz kazanç Kurumlar Vergisine tabidir. 2 yıldan sonra satarsanız elde edilen kazancı %75'i Kurumlar Vergisinden istisnadır. Bu istisnanın şartı elde edilen kazancın 2 yıl içinde sermayeye ilave edilmesi veya kazancın pasifte bir fon hesabında en az 5 yıl tutulmasıdır. (KVK 5) Danışma Birimi


 

Tarih : 10.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar.Benim sorum varlık barışı hakkında. Limited şirketin ortağı olan bayan A üzerine kayıtlı olan arsasını, şirkete kayıt ederek sermaye arttırımına gidecek varlık barışından faydalanıcak.fakat tapuda 100.000 tl olan arsa değerini şirket kayıtlarına alırken 200.000-tl olarak şirkete kayıt altına aldığında aradaki farktan dolayı değer artış kazancı oluşup oluşmayacağı hakkında bilgi vermenizi rica ederim.

Cevap :
Sayın İşbilen, Değer artış kazancının hesaplanmasına ilişkin web sayfamızda ve 2009 mali rehberimizde örnekli açıklama mevcuttur. Değer artış kazancının hesaplanabilmesi için alış bedeli, alış tarihi, satış bedeli, satış tarihi kıstasları dikkate alınarak hesaplanır. Ayrıca bahsettiğiniz gibi varlık barışı uygulamasında kişiye ait gayrimenkul şirketin kayıt dışı kalmış varlığı olarak kabul edilemeyeceğinden yasa kapsamında dikkate alınmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.09.2009
Soru :
iyi çalışmalar. 2008 yılında tasfiyeye girmiş ltd.şti.'nde 8719,57 TL sermaye düzeltme olumlu farkları vardır. olumlu farkları Sermayenin dağıtımı gibi mi yoksa kar dağıtımı gibi yapacağız. örnek Muhasebe Kaydını yapabilirmisiniz.ilginize teşekür eder sayğılar sunarım.

Cevap :
Sayın Atmaca, Sermaye düzeltme olumlu farkı için %20 Kurumlar vergisi hesaplanacak.Dağıtılması halindede Ödenen kurumlar vergisi indirildikten sonra kalan tutar üzerinden % 15 Gelir Vergisi stopajı yapılacaktır.Muhasebe kaydı için Tekdüzen hesap planında dönem sonu işlemleri çerçevesinde muhasebeleştirilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.09.2009
Soru :
800.000 TL SERMAYELİ BİR ANONİM ŞİRKETİ TASFİYEYE SOKTUK.ELİNDE BULUNAN TÜM EMTİALARI,TAŞITLARI VE DEMİRBAŞLARI SATTIK.AKTİFİNDE HİÇ BİR ŞEY KALMADI.TÜM BUNLAR NETİCESİNDE KASADA SERMAYE TUTARINA YAKIN BİR BEDEL OLUŞTU.ACABA BU BEDELİ TASFİYE SONA ERMEDEN ORTAKLARIN SERMAYELERİNİ GERİ ÖDEMEDE KULLANABİLİRMİYİZ.EĞER KULLANAMAZSAK KASADA BULUNAN BU PARAYI ADATLANDIRMAMIZ GEREKMEZ Mİ?BURADA NE YAPMAMIZI TAVSİYE EDERSİNİZ.

Cevap :
Sayın Gültekin, Şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarih itibarıyla kasa ve bankadaki tutarlar şirket ortaklarına sermayeleri oranınca dağıtılır. Bu dağıtım kar dağıtımı olmayıp herhangi bir vergileme de söz konusu değildir. Başka bir ifadeyle ortakların şirkete koydukları sermayeyi geri almasıdır. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.09.2009
Soru :
şirketin sermayesi 50.000 tl şirketin sermayesi 100.000tl yapacağız bu aradaki 50.000 tl bankaya yatırma zorunluluğumuz varmıdır nakit giriş olarak yevmiye kaydı yapabiliyormuyuz iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Doğan, Her ortak için 8.000 TL ve üzeri sermaye taahhüdlerinin bankaya yatırılması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.08.2009
Soru :
Merhaba; Mükellefim 5811 sayılı Varlık Barışı yasasından faydalanmak amacıyla bankaya 180.000 tl yatırdı. Şirketin Ortaklar Cari hesabı 300.000 tl alacak bakiyesi vermektedir. yatırmış olduğumuz tutarı sermayeye ilave etmek istiyoruz. Bu işlemle ilgili muhasebe kayıtlarını nasıl yapmam gerekiyor.

Cevap :
Sayın Sürmeli, 5811 Sayılı Yasaya göre Özel fonun sermayeye ilavesine ilişkin muhasebe kayıtları aşağıdaki şekildedir. ------------------------------------ 102 (borçlu) 180.000 549 (alacaklı) 180.000 5811 e göre bankaya yatan ------------------------------------ 549 (borçlu) 180.000 500 (alacaklı) 180.000 Fondaki tutarın sermayeye ilavesi ------------------------------------ Danışma Birimi


 

Tarih : 27.08.2009
Soru :
işletme defteri tutan gerçek kişi 5811 sayılı kanuna istinaden tapu ve para beyan ederse bunların işletme defterine kayıtları nasıl yapılacak ve sermayeye ilave nasıl olucak

Cevap :
Sayın Erol, İşletme esasına göre defter tutan gerçek kişiler Varlık Barışı yasasından yararlanabilirler. Bu mükellefler, bağlı oldukları vergi dairesine elektronik ortamda beyanname vererek %5 oranında vergi öderler. Beyana tabi tutulan gayrimenkulün beyan değerini ve parayı işletme defterinin son kısmına kayıt yaparlar. İşletme esasına göre defter tutan mükelleflerin sermaye hesabı sözkonusu olmadığından yapılan kayıtlar bu şekilde kalır. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.08.2009
Soru :
5811 sayılı varlık barışı kanundan faydalanmak için,bankaya yatırılan para (yurt içi kaynaklı TL) ne kadar süre banka da kalması gerekir.o parayı tekrar ne zaman kullanabiliriz,ya da çekebiliriz.6 ay içinde sermayeye eklenmesi gerektiği için ,sermayeye eklenene kadar banka da mı kalması gerek? Sermaye ye ekledikten sonra mı kullannabiliriz,ya da çekebiliriz.

Cevap :
Sayın Yıldırım, Varlık Barışı ile ilgili gerekli beyanları yaptıktan sonra bankadaki para artık şirketin resmi varlığı olduğundan istediğiniz zaman kullanabilirsiniz. 6 ay içinde de beyan ettiğiniz bu rakamı sermayeye ilave etmek durumundasınız. Sermaye artırımına kadar beklemenize gerek yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.08.2009
Soru :
Merhabalar, Tasfiye süreci 30.08.2009 yılında sonuçlanacak Ltd.Şti.nin kasasında 250.000.-Tl,Sermaye ve yedeklerinde 245.000.-Tl,geçmiş yıl karlarında 12.000.-Tl var kapanış işlemleri nasıl olacak vergisel boyutu nedir bilgilendirirseniz sevinirim.İyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Çetinkaya, Tasfiye sonunda geçmiş yıl karları ve yedekler ortaklara dağıtılır. Dağıtıma ilişkin %15 GV Stopajı yapılır. Kar payını elde eden gerçek kişiler için GVK 22 ve 86.madde hükümlerine göre beyan sınırları dikkate alınarak menkul sermaye iradı vergilendirilmesi yapılır. Sermaye, ortakların pay oranlarına göre herhangi bir vergilendirme yapılmadan kasa veya bankadan dağıtılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.08.2009
Soru :
İyi günler, Şirketin aktifinde 2 yıldan fazla duran Bilanço değeri 2193 TL olan arsa 2400 TL bedelle( 3 ayrı emlakçıdan fiyat alındı belediye vergiye tabii rayiç değeri de 1350 TL gözüküyor) KVK 5/e ye göre %75 istisna var fona yada sermaye ye ilave var KDV 17/r ye göre de KDV yok Ancak şirket yönetim kurulu istisnadan faydalanıp şirketi 5 yıl dah götüremeyeceklerini şirket üzerindeki arsayı sattıktan sonra iş olmaz ise tasfiye ye gireceklerini satış karını tam beyan edelim diyorlar.Durumşu şekilde mi olacak 2400-2193=207 TL satış karı kurum matrahına ilave edilecek Kurum V.%20 41.400 mi olacak yoksa arsayı tefe tüfeye göre maliyet bedelini arttıracakmıyım kar az olduğundan arttırmasam olurmu muhasebe kaydım Bankalar 2400 arsalar 2193 diğer ol.gelirvekar 207 bankaya gelecek olan 2400 tl den doğan 207 TL yi kar dağıtımı yapacağız. işlem doğrumudur

Cevap :
Sayın Dumlu, Şirketlerin aktiflerinde kayıtlı olan gayrimenkuller, gerçek satış bedelleri üzerinden faturalandırılır. Aktifte kayıtlı olan değeri ile satış bedeli arasındaki müsbet fark gelir hesaplarında gösterilir ve kurumlar vergisine tabi tutulur. KVK 5/e.maddesinden yararlanıp yararlanmayacağı mükellefin tercihine bağlıdır. Aktifte kayıtlı gayrimenkullerin TEFE veya TÜFE'ye göre maliyetlerinin arttırılması sözkonusu değildir. Bahsetmiş olduğunuz değerleme hükümleri 193 Sayılı GVK'da gerçek kişilerin değer artış kazançlarının hesaplanmasında kullanılan bir hesaplama tekniğidir. (GVK Mük.80-Mük.81) Danışma Birimi


 

Tarih : 24.08.2009
Soru :
Ltd.Şti.sermaye artış işlemleri için önceki sermayenin ödendiğine dair rapor düzenlemek üzere gerekli olan "sermaye ödemelerinin yapıldığı dönem (1998 ve 2000) defter kayıt ve noter bilgileri"ne defterler olmadığı için ulaşılamıyor.Yalnızca karar defteri'nde bu ödemelerle ilgili kararlar var.Bu durumda ne yapılabilir.Biraz acele cevaplanması ricsıyla teşekkür ederim.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Ulus, Defterlerin noter bilgilerinin bulunması ve yazılması gerekmektedir. Bu gibi bilgiler defter saklama süresi geçmiş dahi olsa muhafaza edilmelidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.08.2009
Soru :
Bilanço usulune göre defter tutan Şahıs firmamızı 2007 yılında Limited şirketin sermayesi arttırılması sureti ile Limited şirkete devir ettik. Devir ile ilgili Sicil ve Vergi dairesi işlemlerini zamanında yaptık. Bu devir olunan şahıs firması için Varlık Barışından yararlanmamız mümkün mü? Yararlanılabilinirse limited şirkette mi pasifte bir hesap açıp sermayeye ilave edeceğiz. Ayrıca Limited şirket içinde Varlık barışından yararlanırsak ayrı ayrı mı (Limited Şirketin Vergi numarasına ayrı şahış firmasının vergi numarasına ayrı) yararlanmalıyız. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Avcı, Limited şirketin tüzel kişiliği için ayrı, şahıslar için ayrı olarak varlık barışından yararlanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.08.2009
Soru :
merhaba bizim 600.000 tl lik bir ltd şirketimiz var.bu ltd şirketinin 10 ortağı var.her ortağın sermayesi 50.000 tl dir.şirket ortaklarından 9 tanesi şirket hisselerinin tamamını 2 kişiye devretmek üzere anlaştılar.dvredilecek tutar 540.000 tl dir.kalan 1 ortak sermayesi 60.000 tl olan ortak sermayesini devretmeye yanaşmıyor.zorluk çıkarıyor.şirketin 9 ortağı şirket dışından 2 kişiye bu hisseleri satsa karar alıp imzalasalar ticaret sicilinden geçermi kalan 1 ortağın imzası olmadan 2-yukarıda bahsettiğiz şirket bnaşka bir şirkete %10 oranında ortaktır.söz ettiğimiz 10 ortaklı bir ldt şirketi olup bütün ortakları şirkettir( kurumdur)yukarıda bahsettiğimiz hisse devri ile ilgili bizim ortak olduğumuz şirketlerin karışma hakkı varmısır. TEŞEKKÜR EDERİM SMMM CELAL ÜTEBAY 17.08.2009

Cevap :
Sayın Ütebay, Limited ve A.Ş lerde TTK'ya göre anlaşmazlık sözkonusu olması halinde şirketin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine dava açılması suretiyle çözümlenebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 11.08.2009
Soru :
İYİ GÜNLER.LTD.ŞTİ.DE TAAHHÜT EDİLEN SERMAYENİN TESCİLDEN SONRA 3 AY İÇERİSİNDE ÖDENMESİ GEREKEN 1/4 LİK KISMI İÇİN 1.ORTAK 12.000 TL 2.OTAK 125 TL OLARAK BANKAYA 3 AYDAN SONRA ÖDERSE CEZASI VAR MIDIR.2.ORTAK PAYININ BANKADAN ÖDEMESİ ZORUNLUMUDUR?(21/04/2009 DA 50.000 TL SERMAYE İLE LTD.ŞTİ.LTD.ŞTİ.

Cevap :
Sayın Atasoy, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre taahhüt edilen sermaye tutarlarının taahhüt edilen tarihten sonra yerine getirilmesine ilişkin bir cezai müeyyide öngörmemektedir. Ortakların sermaye taahhütleri 8000 TL nin üzerindeyse banka aracılığıyla, bu tutarın altında ise nakit olara yerine getirilebilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.08.2009
Soru :
İYİ GÜNLER.1-YENİ KURULAN LTD.ŞTİ.ANA SÖZLEŞMEDE ŞUBELER AÇMA,MARKA,PATENT HAKLARI V.B.MADDELER YAZILMADAN BU ŞİRKET ŞUBE AÇIP MARKA PATENT HAKKI ELDE EDEBİLİR Mİ?ORTAKLAR KARARI NOTERDEN TASTİK EDİLMESİ YETERLİMİDİR?YOKSA TİCARET SİCİLDE TESCİL EDİLMESİ GEREKİR Mİ?2-İHRAÇ KAYITLI MAL SATILABİLMESİ İÇİN HANGİ ŞARTLAR GEREKLİDİR?SANAYİ SİCİL BELGESİ OLMAYIP SADECE TİCARET ODASINA KAYITLIDIR.3-TAAHHÜT EDİLEN 1/4 SERMAYE BANKADAN ÖDENMESİ Mİ GEREKİR?YARDIMLARINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. İYİ ÇALIŞMALAR.

Cevap :
Sayın Atasoy, Limited şirketin ana sözleşmesinde değişiklik yapıp iştigal konusu eklemeniz gerekir. İhraç Kayıtlı mal satılması için imalatçı sıfatı olması gerekir.Bunun içinde Sanayi sicil belgesi ve kapasite raporu alınması gerekir.Taahhüt edilen Sermayenin 1/4 'ü 8.0000 TL üstün ise banka aracılığı ile ödenmesi gerekir


 

Tarih : 28.07.2009
Soru :
iyi çalışmalar.5811 sayılı yasa ile ilgili. mükellefim mart ayında bu kanundan yararlandı.benim sorum muhasebe kayıtları ile ilgi olacak. bankaya para yatırdılar, beyan verdik vergi tahakkuk etti ve ödendi. vergi tahakkuk edince yapmamız gereken muhasebe kaydı nasıl olacak? 360 alacaklı borçlu hesabı hangisini kullanacaz. ve 6 ay içinde sermaye ye ilave edilecek. tespit raporunun hazırlanmasından sonra başka ne gibi işlemler yapacağız. bu konuda bilgilendirirseniz seviniriz. iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Şen, 5811 sayılı yasanın 3.maddesinin 3.fıkrasına göre tahakkuk eden vergiler gider kaydedilemez. Yapılacak muhasebe kaydı ise KKEG (borçlu), 100 veya 102 (alacaklı) şeklinde yapılır. 6 ay içinde sermayeye ilave edilen özel fon, muhasebe kayıtlarında sermaye hesabına ilave edilerek işlem tamamlanır. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.07.2009
Soru :
Sayın ismmmo danışma birimi,bir ltd.şti.sahış ortakları hisselerinin bir kısmını bir tüzel kişiliğe devir edecekler.hisse bedelleri sermaye bedeli ile aynı kar yoktur.acaba K.D.V ye konu bir durum varmı.tüzel kişi tüzel kişiliğe devir etse kdv olur,ama bu durum da olmaycagını düşunüyor,bilği rica ediyorum,tşk.

Cevap :
Sayın Kodaş, Bahsetmiş olduğunuz gerçek kişilerin LTD şirketteki paylarının devri KDV konusu kapsamında değildir. Dolayısıyla KDV hesaplanmayacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.07.2009
Soru :
Bilanço usulu olarak defter tutan bir şahıs Firması (Mehmet Sukuşu) 5811 sayılı yasadan istifade ederek 100.000 TL. yatırır vede vergisini öderse 5811 sayılı yasadan istifade eder. Fakat bu şahıs bu varlık barışından dolayı firma içindeki sermayesini yükseltmek zorunda mı ? Zira şahıslarla ilgili bir net açıklamaya rastlayamadım. Zira olaylarda hep tüzel kişiliklerden bahsediliyor.Bu husustaki bilgilerinizi arz ederim. Saygılarımla.

Cevap :
Sayın Sukuşu, 5811 sayılı yasaya göre gerçek ve tüzel kişiler varlık barışı nedeniyle bankaya yatırmış oldukları para için beyan tarihinden itibaren 6 ay içinde sermayesine ilave etmek zorundadır. Gerçek kişiler bu işlem için şirketlerde olduğu gibi sermaye tespit veya 5811 sayılı yasaya göre rapor ve tescili yaptırmadan tek düzen hesap planı çerçevesinde muhasebe kaydını yapmaları gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.07.2009
Soru :
iyi çalışmalar ltd.şirketin sermayesi 50.000 tl ortaklardan bi tanesinin 25 tl değerinde çok az bir hissesi var ve bu kişiye ulaşılamıyor ve bu kişi ile uzlaşma zemini yok bu kişinin kendisi olmadan şirket ortaklığından çıkarılması mümkünmü şirket işlemlerini(ortaklar kurulu kararlarını) nasıl yürütebiliriz.kısaca bu konuda nasıl bir yol izlemeliyiz.

Cevap :
Sayın Barış, Ticaret Mahkemesine başvurarak mahkeme kararını almanız gerekir. Daha detaylı bilgi için Ticaret Sicil Müdürlüğünden bilgi alınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.06.2009
Soru :
iyi mesailer bilanço esasına tabi şahsi bir firma bir ltd şirkete özsermaye tespiti yapılarak özsermayesi oranında iştirak edebilirmi?cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Bostancı, Limited şitketlere gerçek kişiler ve tüzel kişiler ortak olabilirler. Bianço esasına göre şahsi firmadan kastınız, bilanço esasına göre firmanın iştiraki ise böyle bir işlem olmaz. Bilanço esasına göre defter tutan ticari kazanç mükellefi olan gerçek kişi veya kişiler LTD şirkete ortak olabilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.06.2009
Soru :
kolay gelsın üstadım Yurt içinde faaliyet gösteren firmamız yurt dışında özbekistan da bir şirket kurmuştur.oraya ayni sermaye olarak mal ve malzeme ihracat yoluyla gönderilmiştir.bu işlemlerin muhasebe kayıtları nasıl yapılacaktır.

Cevap :
Sayın Sopacı, Sorunuz 24.06.2009 tarihinde aşağıdaki şekilde yanıtlanmıştır. Lütfen mailinizi ya da sorunuzun konusuna göre danışma soru cevaplardan kontrol ediniz. Yapmış olduğunuz işlem bir ihracat işlemidir. Dış Ticaret Kambiyo mevzuatına ve KDV Kanununa göre düzenleyeceğiniz fatura ihracat kapsamında olduğundan KDV'den istisna edilmiş olacaktır. Yapmış olduğunuz ihracatın bedelini iştirakçisi olduğunuz firmaya ayni sermaye olarak konulması nedeniyle 242 hesap borçlu, 15'li hesap grubunun da (150-152-153) alacaklı olacağı görüşündeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.06.2009
Soru :
Öncelikle herkese iyi mesailer dileyip sorumu yöneltmek istiyorum bilanço esasına tabi ferdi bir firmanın bir ltd şti'ne aktif ve pasifi ile katılması durumunda ferdi firmanın aktifinde bulunan devreden kdv'nin devrolunan ltd şirket tarafından kullanılıp kullanılamayacağı hususu,öz sermaye tespitinin ymm raporu veya mahkeme kararınının akabinde ticaret sicilde devrolunan ltd şirketin sermaye maddesinin tadili sonucu gerçekleştiğine göre bu durum ihtilaflımı? yoksa indirim konusu yapılabilirmi maliye bakanlığının 25.05.1999 tarih ve 52/5217 - 27/20666 sayılı özelgesi var ama burdada şirket birleşmelerinden bahsedip ferdi firma ile ilgili herhangi bir açıklama yok acaba başka bir özelge varmı teşikkür ederim

Cevap :
Sayın Öğünç, Şirket birleşmeleri, devirleri Kurumlar Vergisi mükellefi olan A.Ş ile A.Ş, A.Ş ile LTD.ŞTİ, LTD ŞTİ ile LTD ŞTİ arasında söz konusu olabilir. Bilanço usulü veya işletme usulü esasına göre defter tutan Gerçek usulde vergilendirilen mükellef ile LTD ŞTİ birleşemez, devir sözkonusu olmaz. Ferdi firmanın kapanışı yapılarak şahısın diğer limited şirketine ortak olması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.06.2009
Soru :
Merhaba Türkiye de faaliyet gösteren lt şti firmamız yurt dışında (özbekistan ) kurmuş olduğu şirkete ayni sermaye ihracı olarak mal ihraç etmiştir.Türkiye de ki firmamız bu işlemlerin muhasebe kayıtlarını ne şekilde yapacaktır TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Sopacı, Yapmış olduğunuz işlem bir ihracat işlemidir. Dış Ticaret Kambiyo mevzuatına ve KDV Kanununa göre düzenleyeceğiniz fatura ihracat kapsamında olduğundan KDV'den istisna edilmiş olacaktır. Yapmış olduğunuz ihracatın bedelini iştirakçisi olduğunuz firmaya ayni sermaye olarak konulması nedeniyle 242 hesap borçlu, 15'li hesap grubunun da (150-152-153) alacaklı olacağı görüşündeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.06.2009
Soru :
Merhaba; vergi mükellefiyeti olmayan kişi, araç kiralamasından dolayı gayri menkul sermaye iradı beyannamesi veriyordu. Ayrıca kiracı sorumlu sıfatıyla kiraya veren adına yıldabir kere kdv2 beyannamesi veriyordu. Vs.vs. Ancak ulaştırma bakanlığınca zorunlu hala getirilen k1, k2 yetki belgelerinin alınması için aracını kiraya verenin esnaf siciline kaydı dolayısıyla vergi mükellefiyeti isteniyor. Bu belgenin olmamasından dolayı trafikte yapılan kontrollerde 5.200,-TL idari para cezası kesiliyor. Ayda 200-300 Tl kazanmayı amaçlayan araç sahibi vergi ve esnaf sicil mükellefiyetiyle, bütün vergi beyannlarına esnaf aidatına ve muhasebeci ücretine maruz kalacak. Eee maliyeninde işi artacak. Gerçi maliye hala konudan bi haber... Konu bizi ilgilendirmez ulaştırma bakanlığını ilgilendirir diyerek şimdilik durumu geçiştiriyor. Ancak hali hazırda uygulamada çok sayıda olmasada traikte kesilen idari para cezaları temmuz itibariye kontroller arttırılarak arttırılacak. ne yapılmalıyız, ne yapılabiliriz? İyi çalışmalar...

Cevap :
Sayın Güneş, Ulaştırma Bakanlığının yapmış olduğu uygulamaya ilişkin konu vergi hukuku dışında olan bir uygulamadır. Konunun çözümü için müşterilerinizin bağlı olduğu Esnaf Odaları veya Ticaret Odası kanalıyla ilgili makamlara iletilmesi gerekir. Taşımacılık faaliyetinden dolayı mükellef sayısının artması ve de meslek mensuplarına iş olanaklarının artması mesleğimizin önemsenmesi için olumlu bir uygulama olduğunu düşünmekteyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.06.2009
Soru :
Yurtdışında ticari ilişkimiz olan bir firmaya Türk bankalarından çektiğim krediyi olduğu gibi gönderdiğimde ve yurtdışından gelen kredi geri ödemelerini banka ödeme planına uygun şekilde tahsil edip muhasebe kayıtlarıma aldığımda bu durumun Türk vergi kanunlarının ve kambiyo mevzuatının karşısındaki durumu ne olur.Örtülü sermaye gibi nitelendirilebilirmi.

Cevap :
Sayın Canevi, Yapmış olduğunuz bu işlem para ticareti gibi algılanmaktadır. Bu işlemin süreklilik arzetmesi halinde BDDK ve Kambiyo Genel Müdürlüğünden izin almanız gerekir. Sözkonusu kurumların mevzuatlarına göre işlem yapmanız gerekir. Vergi hukukuna göre ise krediyi transfer etmiş olduğunuz firmadan elde ettiğiniz menfaate karşılık fatura düzenlemeniz gerekir.


 

Tarih : 11.06.2009
Soru :
Merhabalar, 10.000 tl.sermayesi bulunan bir firmamızın, geçmiş yıl zararlarından ötürü özkaynakları eksi bakiye vermektedir. Ortaklara Borçlar(331) hesabından sermaye artışı yapmak istiyoruz. Fakat sermayenin ödendiğine ait tespit raporunun 5-İNCELEMELER bölümününün 3.fıkrasında ttk.324 e göre sermayenin yasal oranda bulunduğu matbu formda yazmakta ve 4.fıkrada özvarlık dökümü yapılarak, 6-SONUÇ bölümümnün 2.fıkrasında da bünyedeki özvarlık tutarı yazılmaktadır. Biz bu matbu formu doldururken şablon dışına çıkabilirmiyiz. Özkaynakların eksiye düştüğünü ve ttk.324.maddeye aykırı olarak sermayenin 2/3 sinin yok olduğunu yazarsak sermaye artışı tescil edilirmi. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Gonca, TTK 324.maddesine göre sermayesinin 2/3 ünü kaybeden şirketler (A.Şlerde genel kurul, LTD şirketlerde ortaklar kurulu) sermayenin artırılması için karar alması gerekir. Artış yapılmadığı takdirde mahkemeler şirketin iflasına karar verir. Kaybedilen sermayenin 2/3 ü yeni artışla tamamlanıyorsa (3/3) artırılan sermayeyi ticaret sicilinin tescil etmesi gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.06.2009
Soru :
Sayın Üstadım; Benim Danışmak İstediğim Konu; Şirket Yutdışından Aldığı Döviz Kredisini Başka Bir Şirkete Kullandırırsa , Bu Durumda Krediyi Kullandıran Şirket Krediyi Kullanan Şirkete Aylık Giderleri Aynen Krediyi Aldığı Şartlarda Fatura Ettiğinde KDV Uygulaması Gerekirmi , Bu Durum Örtülü Sermayeye Girermi, Şimdiden Teşekür Ederim . İyi Çalışmalar Saygılarımla; Volkan DUMAN

Cevap :
Sayın Duman, Bahsettiğiniz konuya ilişkin fatura düzenlenip %18 KDV hesaplanıp tahsil edilmesi gerekir. Transfer fiyatlandırması yöntemiyle örtülü kazanç dağıtımı ve örtülü sermaye şartlarının oluşması halinde ilgili Kurumlar Vergisi ekindeki ilgili form da doldurulacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 09.06.2009
Soru :
İyi çalışmalar; DANŞMANI OLDUĞUM ŞİRKETİN 502Hs'ı 591.611,00 Tl,dır. Bu tutarı Ser.Artışı ile kapatmak istiyoruz. Sorum; Sermaye'ye ilave edilen bu tutar, şirketin tasfiyesi sırasında stp'a tabi olurmu? stp'a tabi olmaması için Ser.hs,da kalmasının bir süresi varmıdır? Saygılarımla.

Cevap :
Enflasyon düzeltmesine ilişkin vergi mevzuatını düzenleyen VUK Mük.298 ve Geçici 25.maddesi hükmü gereğince ve konuya ilişkin olarak çıkarılan VUK Genel Tebliğ ve sirkülerinde sermaye olumlu farklarının sermayeye ilave edilmesinin kar dağıtımı sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Şirketin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi işlemi olan tasfiye işlemleri Kurumlar Vergisi hükümlerine göre yapılır. Tasfiye sonucunda şirket ortaklarına ait sermayenin ortaklara dağıtılması herhangi bir vergilemeye tabi değildir. Ancak son zamanlarda illerde vergi dairesi başkanlıklarınca verilen muktezalarda önceden sermayeye ilave edilen sermaye olumlu farklarının tasfiye sürecinde kurumlar vergisine tabi tutulacağı yönündedir. Bizim bilgimiz dahilinde konuya ilişkin idari yargı kararları mevcut olmayıp işlemlerinize esas teşki etmek üzere İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza talep etmenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.06.2009
Soru :
Sayın Danışmanımız Tasfiyesi sonuçlanacak Ltd. Şti. bilançosunda 540 no'lu hesapta( kanuni Yedekler) ve 542 no'lu hesapta da ( Olağanüstü Yedekler )Dağıtılmamış Karlar bulunmatadır.Bu hesapları tasfiye ederken ortaklara kar dağıtımı olarak niteleyip % 15 stopaj mı keseceğiz yoksa doğrudan doruya sermayenin yedekleri olarak niteleyip Sermaye hesabı gibi mi tasfiye edeceğiz. Bu konuda muhasebe kayıtlarını nasıl yaparsak mevzuata en uygun harekat etmiş oluruz. Saygılarımla SMMM Şükrü Sertbaş

Cevap :
Sayın Sertbaş, Sermaye dışındaki tüm yedeklerin ve fonların ortaklara dağıtımı kar dağıtımı gibi değerlendirilmelidir. (%15 stopaj hesaplanarak)İlgili hesaplar borçlandırılarak kasa veya bankadan çıkış yapılmalıdır. (8.000 TL tevsik zorunluluğu gözönüne alınarak) Danışma Birimi


 

Tarih : 03.06.2009
Soru :
Sayın Danışmanımız Tasfiyesi neticelenecek Ltd.Şti.bilançosunda bulunan 502 no'lu Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları hesabındaki tutarı dönem karına ilave edip vergilendireceğiz. Ancak bu tutarın Gelir Tablosuna yansıması için 502 hesabı 6 lı hesaplardan birine ( Ör.679-659 gibi ) alacak vererek kapatmak zorundayız. Yapacağımız işlem doğru mudur yoksa başka bir muhasebe kaydı mı yapmalıyız. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. SMMM ŞÜKRÜ SERTBAŞ

Cevap :
Sayın Sertbaş, 502 hesabı 679 hesaba aktarmanız gerektiği kanaatindeyiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 01.06.2009
Soru :
iyi günler; limited şirket 5811 sayılı yasaya göre yurt içi varlık barışı kanundan yararlandık. 30000 tl beyan ettik ve vergisini %5 olarak ödedik. kanun gereği sermayemize bu miktarı eklememiz gerekmektedir. 1- bu işlemin muhasebe kayıtlarında hangi hesapları kullanmamız gerekir. 2- Sermaye raporunu nasıl yazmalıyız. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Uygun, Bankaya parayı yatırdığınızda 102 borçlu, 549 alacaklı şeklinde kayıt yapmış olmanız gerekmektedir. Sermaye artırımında yapılacak muhasebe kaydını da 549 borçlu, 500 alacaklı olarak yapabilirsiniz. Sermaye artırım raporu örneği (genel olarak)we sayfamızın mevzuat-sermaye tespit raporları içinde mevcuttur. Buradaki raporu kendi durumunuza uyarlayabilirsiniz, standart bir rapor şekli bulunmamaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.05.2009
Soru :
Merabalar, Bir X Anonim Şirketine, Bir başka A.Ş. olan Y A.Ş. ortaktır. Yani, X A.Ş. - Y A.Ş. nin iştirakidir. X A.Ş. 3 yıl önce kuruldu. Ve bugüne kadar Geçici İlmuhaber bastırmadı. Şimdi Y A.Ş. - X A.Ş. deki hisselerini satmak istiyor. Fakat İştirak hissesi satışındaki istisnalar olan 1-2 tam yıl aktifte yer alması 2- Satış bedelini 2 yıl içinde tahsili şartı. 3- satış bedelini 5 yıl içinde özel bir fon hesabında bekletebilmesi veya sermayeye ekleye bilmesi olanağı. Olmak üzere şartları var. Sorum 1 : Biz şimdi ortaklara Hisselerine karşılık Geçici ilmuhaber düzenleyerek X A.Ş. nin ortaklarına dağıtsak bu hisselerin iktisap tarihi ilk edinme tarihimidir? Yoksa Geçici İlmuhaberlerin Dağıtıldığı tarihimidir? Sorum 2 : Y A.Ş. Geçici ilmuhaberlere bağlı hissesini elden çıkardığı vakit, İştirak hissesi satışında öngörülen şartlara yinede uymak mı gerekir? Yani, Satış bedelinin tahsili ve şirkette bekletme şartları yinede devam eder mi? Saygılarımla,

Cevap :
Sayın İkitemur, A.Ş. hissedarlarının hisse sahibi olduğu tarih, sahip olunma tarihidir. Geçici İlmühaberi daha sonra da tanzim edebilirsiniz. KVK 5.maddesindeki iştirak kazançları istisnasından yararlanmak için koşullardan en önemlisi iştirak hissesinin kurumun aktifinde en az 2 tam yıl süre ile kalması gerekir. Sorunuzda belirttiğiniz gibi yasada öngörülen diğer şartların da yerine getirilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.05.2009
Soru :
Sayın Arkadaşlar. Bir Ltd.Şti.'in Sermaye düzeltme olumlu farkı ve dağıtılmamış karları mevcut olup sermaye artırımı yapacaktır. Bu durumda hem sermaye olumlu farkının hem de dağıtılmamış karların sermaye tesbit raporundan ayrı ayrı mı düzenlememiz gerekmektedir. İlginize teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Çardak, Bu konuyla ilgili 3 tane rapor düzenlemeniz gerekir. 1-Eski sermayenin ödendiğine dair rapor, 2-Sermaye olumlu farkının sermayeye ilavesine ilişkin rapor, 3-Dağıtılmamış karların sermayeye ilavesine ilişkin rapor Odamızdan alacağınız tek faaliyet belgesi ile ticaret sicile vermeniz gerekir. Rapor örnekleri web sayfamızda mevcuttur. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.05.2009
Soru :
Mrb Anonim şirkette net karın tamamını ortaklara dağıtma kararı aldık sorum şu net kardan sadece 1 tertip yedek akçe ayırdıkdan sonra kalan tutarı ortaklara dağıtabilirmiyim yoksa 1. temettü 2.yedek akçe ayırdıkdan sonra kalan karı ortaklara dağıtmalıyım birde %15 lik stopajı dağıtacağım kardan mı hesaplamam lazım yoksa karın % 50 istisnayı ayırdıkdan sonra kalan rakamdan mı stopajı hesaplamalıyım. 2-Ortakların elde edeceği kar payı 19.000 tl yüksek olucak ortaklar elde ettiği menkul sermaye iradı için önümüzdeki sene gelir vergisi beyannamesi vermemiz gerekiyormu

Cevap :
Sayın Uzun, Sormuş olduğunuz konuya ilişkin örnek çalışma aşağıdadır yararlı olacağı kanaatendeyiz. Danışma Birimi SERMAYE ŞİRKETLERİNDE KÂR DAĞITIMI UYGULAMASI I- GENEL AÇIKLAMALAR 4842 Sayılı Kanunun 17.Maddesiyle GVK’na eklenen Geçici 62.Madde hükmü ile getirilen ve geçiş dönemlerinde uygulanması gereken düzenlemeler saklı kalmak koşulu ile kurum kazançlarının vergilendirilmesi, kazançların gerçek kişi ortaklara dağıtılması 4842 Sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler ve 5520 Sayılı Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilecektir. 4842 Sayılı Kanun ve 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile getirilen düzenlemeler aşağıda sıralanmıştır. * Gelir vergisi stopajı sadece karın dağıtımına bağlanmıştır. * Halka açık şirketler ile halka açık olmayan şirketler arasındaki stopaj oranı farklılığı kaldırılmıştır. (Yeni KVK.Md.15/2- 2006/10731 Sayılı BKK ile 23.07.2006 tarihinden itibaren %15) * GVK’nun 75.Maddesinin ikinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kar paylarının (limited şirketlerden elde edilen iştirak kazançları da kar payıdır GVK.Md.22/2, 75/2) YARISI GELİR VERGİSİNDEN İSTİSNADIR. Beyanname verme sınırının (GVK.Md.86/1-c 2009 yılı için 22.000,00 TL’dir) hesabında istisna olan tutar dikkate alınmayacak ve hiç bir şekilde beyan edilmeyecektir (yani, kar payının yarısı beyan dışıdır). Elde edilen kar paylarının yarısının 2009 yılı için 22.000,00 TL’lık beyan sınırını aşması durumunda, sadece kar payının yarısı beyan edilecektir. Ancak; bu istisnanın kurum bünyesinde karın dağıtımı aşamasında yapılacak olan stopaja etkisi olmayacaktır. Yani, stopaj dağıtılan kar payının tamamı üzerinden yapılacaktır. * Dağıtılan kar payları üzerinden kurum bünyesinde yapılan stopajın tamamı, kar payını elde edenler tarafından beyan edilmesi durumunda, beyanname üzerinden hesaplanan vergiye mahsup edilecektir. * Kurumlar vergisinden istisna kazançlara uygulanan stopaj, ancak istisna kazancın dağıtılması durumunda yapılacaktır. Yani kar dağıtılsın dağıtılmasın yapılan stopaj uygulaması kaldırılmıştır. * Dağıtılan karın tamamı üzerinden stopaj yapılacaktır. Karın istisna kaynaklı olup olmamasının bir önemi yoktur. Yani, kurumların istisna kazançları ile normal kazançları ayırımına son verilmiştir. * Tam mükellef kurumlara dağıtılan kar payları (iştirak kazançları) üzerinden stopaj yapılmayacaktır. Ancak, Türkiye’de ticari kazanç elde edenler hariç, dar mükellef kurumlara dağıtılan kar payları üzerinden stopaj yapılmasına devam edilecektir. (GVK.Md.94/6-b-ii) (5520 Sayılı KVK Md.30/3). * Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmayacaktır (5520 Sayılı KVK.Md.15/2),(GVK.Md.94/6-b-i). Ayrıca gerçek kişi ortaklar tarafından karın sermayeye ilavesi suretiyle elde edilen kar payları menkul sermaye iradı olarak kabul edilmez (243 Seri No’lu GVGT-5). Bedelsiz dağıtılan hisse senetleri üzerinden stopaj yapılmayacaktır. ÖRNEK UYGULAMA Ödenmiş Sermayesi 50.000,00 TL olan 2 ortaklı bir limited şirket’in ortaklar kurulu 2009 yılında kârın tamamını dağıtma kararı almıştır. Bu husustaki bilgiler ve hesaplar aşağıdadır. KURUMLAR VERGİSİ’NİN HESAPLANMASI 1- Kurumun 2008 Yılı Bilanço Kârı (690 Hes) = 120.000,00 2- K.K.Edilmeyen Giderler = (+) 1.000,00 3- Geçmiş Yıl Mali Zararı (2007) = (-) 11.000,00* - Ticari Zarar (-) 15.000,00 - K.K.E.G. (+) 4.000,00 - 2007 Yılı Mali Zararı (-) 11.000,00* 4- Mali Kar = 110.000,00 5- Kurumlar Vergisi Matrahı = 110.000,00 6- Hes.Kurumlar Vergisi ( 5x0.20) = 22.000,00 ____________________________________________________________________ I. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE’NİN HESAPLANMASI - Kurumun 2008 Yılı Bilanço Kârı (690 Hes) = 120.000,00 - Geçmiş Yıl Ticari Zararı (2005) = (-) 15.000,00 - Kalan = 105.000,00 - I.Tertip Yas.Yedet Akçe = 5.250,00* 105.000,00 x % 5 (nispeti) - *Ödenmiş Sermayenin 1/5’ini aşamaz ____________________________________________________________________ I. TERTİP TEMETTÜ’NÜN HESAPLANMASI - Ödenmiş Sermaye = 50.000,00 - Nispeti = % 5 - I. Tertip Temettü = 2.500 50.000,00 x % 5 ____________________________________________________________________ II. TERTİP YASAL YEDEK AKÇE’NİN HESAPLANMASI - Kurumun 2008 Yılı Bilanço Kârı (690 Hes) = 120.000,00 - Kurumlar Vergisi = (-) 22.000,00 - Net Dönem Kârı = 98.000,00 - Geçmiş Yıl Ticari Zararı (2007) = (-) 15.000,00 - I.Tertip Yas.Yed.Akçe = (-) 5.250,00 - Dağıtılabilir Net Dönem Kârı = 77.750,00 - I.Tertip Temettü = (-) 2.500,00 - Kalan = 75.250,00 - II. Tertip Yas.Yed.Akçe = 7.525,00 75.250 x % 10 ____________________________________________________________________ 7- II. TERTİP TEMETTÜ’NÜN HESAPLANMASI - II.Ter.Yas.Yed.Akçe Hes


 

Tarih : 20.05.2009
Soru :
öncelikle kolay gelsin. bir limidet şirketimiz şirketi yabancı uyruklu kişilere satmak istemektedir. şirketimizin öz sermayesi 656.000 tl 3.000.000 tl satmak istiyorlar. alıcı 3.000.000 tl resmi olmasını istiyor bu durumda aradaki kazançın vergilendirilmesi nasıl olacak herhangi bir istisnası yada yolu varmı aradaki farkı değer artış kazançı olarak vergilendirecekmiyiz. şirketimiz 4 yıllık birde a.ş. olsaydı bir fark olurmuydu kaynak veya bilgi verirseniz sevinirim. kolay gelsin iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Çay, Şirket Tüzel kişiliği satılmaz.Şirketin ortakları hisselerini satarlar.Ortakların payının Şirketteki kayıtlı nominal bedeli ile satış bedeli arasındaki olumlu fark Değer artışına kazancına tabidir. A.Ş. Hisse satışlarında Hisse senedi veya Geçici ilmühaber olması koşulu ile En az iki yıl elde tutulup satılan Hisseler için herhangi bir değer artışı hesaplanmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.05.2009
Soru :
Sayın Üstadlarım, Verdiğiniz bu güzel hizmet nedeniyle emeği geçenlere öncelikle teşekkür ediyorum. Sizden Sermaye Şirketlerinde Tam bölünme işlemleri, Bölünme Sözleşmesi, Asliye Ticaret Mahkemesine vereceğimiz Dava dilekçesi örneklerini rica ediyorum. Saygılar...

Cevap :
Sayın Kılıç, Bahsetmiş olduğunuz Dilekçe örnekleri odamızda mevcut değildir. Bölünma sözleşme örneğini Ticaret odasının web sayfasından , dilekçe örneğini ise Mahkemeler dava açma yetkisi olan Avukatlardan elde edebilirisiniz. Odamızın Sitesinde Vergi Mahkemelerine ,Böl.İd.Mah. dava açma örnek dilekçeleri ile SMMM yetkili olduğu Sermaye tespit raporu örnekleri ve şirket Ana sözleşme örnekleri mevcuttur. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.05.2009
Soru :
X ve Ortağı şeklindeki adi ortaklıkta, X dışındaki ortak % 50 nispetindeki ortaklık payını X'in eşine devrederek ortaklıktan ayrılmak istemektedir. Ortaklık aynı unvanla ticari faaliyetine devam edecektir. Ortaklığın 31.12.2008 tarihindeki öz sermayesi 200.000 TL'dir. X dışındaki ortak ortaklık payını 100.000 TL ile devretmek istemektedir. Bu durumda değer artış kazancı ve ödenecek gelir vergisi nasıl hesaplanır?

Cevap :
Sayın Saraç, Bahsetmiş olduğunuz kazanç değer artış kazancı olmayıp GVK 82/2.maddesinde belirtilen arızi kazanç olduğu kanaatindeyiz. Elde edilen kazançtan 2009 yılı için 17.900 TL istisna düşülerek geri kalan kısım için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.05.2009
Soru :
İYİ GÜNLER BİLANÇOMUZDA BULUNAN 525 KAYDA ALINAN MALLAR HS VERGİ ÖDEMEDEN NASIL YOK EDEBEİLİRİZ(SERMAYE İLAVE VS.)

Cevap :
Sayın Küçük, Sermaye yedeği olan sözkonusu hesabı sermayeye ilave edebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.05.2009
Soru :
Enflasyon Düzeltmesi Zararlarının Nasıl Kapatılacağı konusunda neler yapabileceğimizi konusunda tereddütlerim var.Şöyle ki gelir vergisi mükellefi olan firmamız sermaye artışı yapacaktır. Geçmiş Yıllar karları Hesapları, Geçmiş yıllar Zararları hesapları içerisinde Enflasyon Düzeltmesi Zararları var. Sermaye Artışı şirket sahibinin 331 hesapta izlediğimiz alacak hesabının bir bölümünü sermaye olarak tescil ettirmek istiyoruz. Bu durumda nasıl yol izlemek gerekir. Bilgilendirmenizi rica eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Cevap :
Sayın Yıldırım, Enflasyon düzeltmesi neticesi oluşan zararlar enflasyon olumlu farkından mahsup edilebilir. Mali karlardan mahsubu yapılmaz. Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri sermaye artırımı ile ilgili ticaret sicilinde bir işlem yaptırmazlar. Dolayısıyla herhangi bir rapor düzenlemeksizin ortaklardan olan alacaklar sermaye hesabı ile karşılaştırılmak suretiyle muhasebe kaydı yapılır. Ancak sorunuzun başka bir bölümünde şirket sahibi kavramından bahsetmektesiniz. Bu kavram anlaşılmamıştır. Sermaye şirketi olan LTD ve A.Şlerde dağıtılmayan karlar ve ortaklardan olan alacakların sermayeye ilavesinin söz konusu olması halinde ticaret sicilinde yapılması gereken işlemler doğar. Bu işlemler içinde yer alan önceki sermayenin ödendiğine ilişkin sermaye tespit raporu, dağıtılmayan karların sermayeye ilavesine ilişkin rapor ve ortaklardan alacakların sermayeye ilavesine ilişkin tespit raporunun düzenlenmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.05.2009
Soru :
Sayın Üstadım, benim sorum 5811 sayılı Varlık Barışı ile ilgili.Kuyumcu olan bir mükellefime yurtiçinde elde edilen (altın) beyan ettim ve varlık barışına göre vergisini ödedim..Üstadların görüşlerine göre altı ay içerisinde özel bir fon hesabında sermayeye ilave edilmesi gerektiği.Ancak muhasebe kaydı nasıl olmalı.Cevabınız için teşekkürler.

Cevap :
Sayın Demirhan, Muhasebe kaydı 153 hesap borçlu, 549 hesap alacaklı; daha sonra da 549 hesap borçlu, 500 hesap alacaklı olarak kayıt yapmanız gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.05.2009
Soru :
Sayın yetkili, Merkezi serbest böldede olan limited şirket geçmiş yıl karlarını sermayeye ilave ederek sermaye arttırımına gitmiştir. Ruhsat süresi dolmuş olan şirket tasfiye işlemlerine başlamıştır. Tasfiye sonucu oluşan tasfiye karı ve sermaye ortaklara hisseleri oranında dağıtılıyor. Ortaklar bu tasfiye karı ve sermaye paylarını yurt dışına transfer ederlerse vergisel boyutu nedir? Yurt dışına transfer etmeyip yurda geri getirirlerse vergisel boyutu nedir? İyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Şen, Elde edilen kar GVK 86.maddesinde belirtilen hallere uygun olarak menkul sermaye iradı olarak beyan edilip vergisinin ödenmesi gerekir. Sermayenin ortaklara dağıtılması kar dağıtımı değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.05.2009
Soru :
İyi Çalışmalar diliyorum. sermaye düzeltmesi olumlu farkları sermayeye ilave edilirken %5 yedek akçe ayırma zorunluluğumuz var mı? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Dinçsay, Yedek akçeler TTK'na göre kar üzerinden ayrılması gereken bir yükümlülüktür. Enflasyon düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye ilavesinde yedek akçe ayrılmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.04.2009
Soru :
Sayın üstadım, Ltd şti. ortağı mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkarıldı.1.000.000.tl serm.4 ortaklı ltd. 1- Sermaye maddesi muhasebesi ve durumu ne olacak? 2 - Bildiğim kadarıyle çıkarılan ortağın mal varlığından hakkı ödenecek ancak, FİRMA DEĞERİ neye göre hesapanacak? 3- Ortağa firma değerinden ödenecek varlık hesabında ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA DAVA TARİHİMİ ? GEÇERLİ YOKSA MAHKEME SONUÇLANMA TARİHİMİ? SAYGILAR

Cevap :
Sayın Aydemir, Ortağın mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkartılması halinde şirkete koymuş olduğu sermaye kendisine iade edilecektir. Mahkeme kararının kesinleştiği tarihte bu işlem yapılacaktır. 500 hesap borçlu, 100/102 hesap alacaklı şeklinde muhasebe kaydı yapılacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.04.2009
Soru :
ÖNCELİKLE İLGİNİZE VE DUYARLILIĞNIZA TEŞEKKÜR EDERİM... SORUM ŞUDUR: YABANCI ÜLKEDE KURULAN ŞİRKETE BİZİM ŞİRKETİMİZ %85 HİSSE İLE İŞTİRAK ETMİŞTİR VE HİSSE KARŞILIĞI SERMAYE PAYINI USD OLARAK BANKA YOLU İLE ÖDEMİŞTİR. BEN GECİCİ VERGİ VE KURUMLAR VERGİSİ UYGULAMALARINDA GÖNDERİLEN SERMAYE İÇİN DEĞERLEME YAPMAM GEREKLİMİDİR...

Cevap :
Sayın Korkmaz, Şirketlerin yerli veya yabancı şirketlere iştirakçi olmaları halinde iştirak bedelinin TL veya yabancı para cinsinden yapılmasının önemli olmadığı düşüncesindeyiz. Çünkü, taahhüt edilen bir sermaye yerine getirilmiştir. 242 hesap borçlandırılmış 102 hesap alacaklandırılmıştır. Dolayısıyla şirket olarak değerlemeye tabi tutacağınız parasal bir kıymet kalmadığı kanaatindeyiz. İştirakiniz şirketiniz için bir ticari alacak değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.04.2009
Soru :
Sayın ilgili,transfer fiyatlandırması ve örtülü sermaye iile ilgili sorum olacak; a ve b firmasının ortakları aynı.A firması aynı zamanda b firmasının inşaat işinden dolayı taşeronu. B firması inşaatın her türlü malzemelerini temin ve işçilik ssk muhtasar gibi ödemelerini yapıyor.Dolayısiyle aralarında bir iş avansı birde hammadde temini nedeni ile ticari ilişki var.B firması iş ile ilgili verdiği avansları 195 te (işçilik,ssk,vergileri)A ise 340 ta takip etmekte malzeme teminleri(kereste demir kum vs fatura karşılığı ) ile ilgili işlemler ise 120 ve 320 de karşılıklı takip ediliyor.A firmasının sermayesi 50.000 tl .Cari hs yıl sonu bakiyesi 161.000 tl alacak veriyor.Bu bakiye örtülü kazanca girer mi yoksa sadece hammadde temininden dolayı oluşan faturaları mı yazacağım şimdiden teşekkür ederim. saygılarımla

Cevap :
Sayın Yılmaz, Tranfer fiyatlandırması ve örtülü sermayeye ilişkin KVK'da 2 adet genel tebliğ bulunmaktadır, konuyla ilgili tebliğleri ve ekindeki örnekleri okumanızı tavsiye ederiz. Genel olarak bir firmanın örtülü sermayeye girmesi için aynı sermaye yapısına sahip şirketlere veya hissedarlarlarına 31.12.2007 (01.01.2008) bilançosundaki öz kaynak toplamının 3 katını aşan bir borçlanması olması gerekmektedir. Öncelikle bu işlemi analiz ediniz. Transfer fiyatlandırması ile ilgili emsal değerinin üzerinde veya altında firmalarla veya kişilerle mal alışverişi veya ticari ilişki olmaksızın borçlanmalar veya alacaklanmalar söz konusu ise Kurumlar Vergisi Beyannamesindeki Transfer fiyatlandırma tablosunu doldurmanız gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.04.2009
Soru :
ŞİRKET 2007 Yılı bilançosunda ortaklara borçları bulunmaktadır. Şirket 2008 yılında ortaklara olan borçunu kapatmıştır ve ortaklara borçu bulunmamaktadır. Burda örtülü sermaye kısmını doldurmama gerek varmıdır

Cevap :
Sayın Güzel, Dönem sonu hesap bakiyesine göre örtülüye girer veya girmez şeklinde düşünmek yanlıştır. Hesap kapanmadan belli bir tarihte de firma örtülü sermayeye girmiş olabilir. 31.12.2007 (01.01.2008) bilançosundaki öz kaynak toplamının 3 katını aşan bir borçlanma olup olmadığını araştırmanız gerekmektedir. Bununla ilgili detaylı örnek ve bilgiler KVK'da Transfer Fiyatlandırmasına ve örtülü sermayeye ilişkin 2 adet genel tebliğde bulunmaktadır. Örnekleri incelemenizi tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.04.2009
Soru :
merhaba ; bir LTD şirkette 13/12/2007 tarihinde şirket bılancosunda bulunan tum gecmiş yıllar karları - yasal yedekler sermaye arttırımı yapılarak sermayeye ılve edılmıştır. böylece 13/12/2007 itibari ile bilancoda , gecmiş yıllara ait hiç kar ve yasal akce kalmamıştır. fakat 21/12/2007 de 2006 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesınin hatalı verildigi tespit edilmiş ve düzeltme verilmiştir.bu yeni beyannamede , onceki 2006 yılı karına ilave olarak 16.000-tl daha kar cıkmıştır. boylece bizim 2007 yılı sonu itibari ile düzeltmeden dolayı , 2006 yılına ait 16.000-tl kar oluşmuştur. daha sonra 31/12/2007 de 2007 yılı donem sonu işlemleri yapılmış ve 2007 yılı karı tespıt edılmıstır. 2007 yılı donem karı 30.000-tl dir. şimdi 2008 yılı hesaplarını kapatmadan , yasal yedekleri ayırmak istiyorum. ama bu yasal yedeklerı hem 2006 yılı duzeltme beyannamesınden gelen kar - hemde 2007 yılı donem karı üzerinden mi ayırmam gerekiyor bılmıyorum. normalde yasal yedekler her yıl , nisan ayında - bir önceki yılın karının % 5 i olarak ayrılıyordu. ama bizim 2006 yılında ait düzeltme kurumlar vergisi beyannamesı vermemizle , 2006 yılına ait karı da 2007 yılı 13/aralıkta cıkardıgımız ıcın karıstı.sizce 2008 yılı hesaplarını kapatmadan once bu yasal yedeklerı nasıl yapmalıyım. tesekkurler

Cevap :
Sayın Düz, Her 2 yıla ait karın toplamı üzerinden yedek akçe ayırmalısınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.04.2009
Soru :
İyi günler İSMMMO Danışma Birimi... Müşavirliğini yaptığımız Anonim şirkette hissedarlar süresi içinde sermaye taahhütlerini ödemişlerdir. Hissedarlardan bazıları kendilerine ait hisseleri başkalarına devrederek ortaklıktan ayrılmıştır. Hisseleri devir alan yeni hissedarlar, bu alışlardan doğan borçlarını 5 yıl sonra öderlerse problem olur mu? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Arslan, Hisse devirlerinde hisseyi devreden ile devralanın borç-alacak ile ilgili münasebeti doğduğundan bu alacağın şirketle herhangi bir ilgisi yoktur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2009
Soru :
iyi çalışmalar. AŞ olan mükellefimizin sermayesi 1000 000 tldir. şirket aile şirketidir.Ortaklara olan borcu ise 20 000 000TL civarında. yani sermayenin 3 katını aşmış durumda.Şİrket ortaklarına herhangi bir faiz ödememektedir. bu durumda ne yapmalıyız. sermaye artırımı yapacağız ama yinede yetmiyecek.herhangi bir vergiye tabi tutulurmu. Örtülü sermaye yönünden nasıl değerlendirilir. bu konu ile ilgili bilgi verirseniz seviniriz. şimdiden teşş ederim.

Cevap :
Sayın Şen, KVK 12.maddesi 1.fıkrasına göre ortakların şirkete borç vermelerindeki kıstas "özsermayenin 3 katının" aşılması halinde örtülü sermaye oluşur. Örtülü sermaye üzerinden şirket ortaklara herhangi bir faiz ödemesi yapmıyorsa örtülü sermaye üzerinden ödenen transfer fiyatlandırmasından söz edilemez. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.04.2009
Soru :
OLAĞANÜSTÜ YEDEKLERİM SERMAYEMİ AŞTI. BUNUN İÇİN SERMAYE ARTIRIMI MI YAPMAM LAZIM. BİRDE KAR DAĞILIMI NASIL YAPILIYOR BİRAZ AÇIKLARMISINIZ.

Cevap :
Sayın Özkan, Şirketler sermayelerini ihtiyaç duymaları halinde artırırlar. Yedek akçelerin sermaye atırımı ile ilişkisi yoktur. TTK'na göre elde edilen ticari kazançtan sermayenin %20 sine ulaşılıncaya kadar karın %5 yasal yedek olarak ayrılır. Dİğer statü yedekleri şirketin ana sözleşmesi ve TTK hükümlerine göre ayrılır. Kar dağıtımı için A.Ş lerde genel kurul, LTD şirketlerde ortaklar kurulu karar almak suretiyle dağıtabilir. Kar dağıtımında yasal ve statü yedekleri ayrıldıktan sonra kalan dağıtıma esas kazanç üzerinden %15 GV stopajı yapılmak üzere kar ortaklara dağıtılır. Ortak olan gerçek kişiler elde etmiş oldukları bu kardan bu karın 1/2'sini GVK 22.maddesine göre istisna ederler. Kalan tutar 2009 yılı için 22.000 TL'yi aşması halinde MSİ olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.04.2009
Soru :
iyi günler kurumlar vergisi beyanı hazırlarken transfer fiyatlandırması ve örtülü sermayeye ilişkin bilgi formunu doldurmak zorunluluğu varmı? TEŞEKKÜR EDERİM

Cevap :
Sayın Kahraman, Transfer fiyatlandırması ve örtülü sermayeyi gerektiren işlemler ve borçlanmalar varsa bu tablolar doldurulacaktır. 1 ve 2 nolu transfer fiyatlandırması genel tebliğlerini okumanızı tavsiye ederiz. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.04.2009
Soru :
SAYIN YETKİLİ SERMAYENİN ÖDENDİĞİNİN TESPİTİYLE İLGİLİ YILIN DEFTER-İ KEBİRİ BULUNAMAMIŞTIR.BU YILA AİT RAPOR DÜZENLEYEBİLİR MİYİZ?TEŞEKKÜR EDERİM.SAYGILAR

Cevap :
Sayın Kafaoğlu, Rapor düzenlenmesinde gerekli olan bilgilere yevmiye defterinden ulaşılabiliyorsa defteri kebir olmaksızın raporu düzenleyebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.04.2009
Soru :
iyi günler bir anonim şirkete enflasyon farklarını sermayeye ilave etmek istiyoruz. 502 enf.farkları 350.000 tl 580 geçmiş yıl zararları 80.000 tl 570 geçmiş yıl karları 15.000 tl dir. ilave edebileceğiz azami miktar nedir.

Cevap :
Sayın Elveren, Öncelikle, Enflasyon düzeltmesinden doğan zararları sermaye olumlu farkından (502 hesap) indirme hakkına sahipsiniz.Bu hesapta kalan tutarın istediğiniz kadarını sermayeye ilave edebilirsiniz. Geçmil yıl karlarında da yine istediğiniz kadarı ilave edebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.04.2009
Soru :
değerli meslektaşım, ivedilikle cevap beklediğim bir sorum var. sermaye düzeltmesi olumlu farkaları hesabının bilançoda durmasının bir sakıncası var mı ? Bu farkı nasıl kapatabilirim ve vergi hesaplanıyor mu ? TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Sayın Açıkgöz, Enflasyon düzeltmesi neticesi oluşan sermaye olumlu farkı bilançoda süresiz birşekilde durmasının hiçbir sakıncası yoktur. Olumlu farkın, sermayeye ilave edilmesi halinde herhangi bir vergileme söz konusu değildir. İşletmeden çekilmesinde vergiye tabi tutulacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.04.2009
Soru :
5811 sayılı varlık barışı yasasınden yararlanmak için 2 adet daireyi beyan ettik.Beyan ettiğimiz daireleri yasal defterlerimize kaydettik ve sermayeye ekleninceye kadar özel bir fon hesabına aldık.Bu firma bilanço esasına göre defter tutan bir şahıs firması.Firma finansman temini amacıyla bunları satmak istiyor.Sorularım şu olacak: 1) Sermayeye ilave etmeden bunları satarsak varlık barışı yasasından faydalanabiliyomu? 2) Bu 2 tane bağımsız daireyi sermayeye ilave etmek için ne yapmam gerekiyor? Şahıs firmaları bu sermaye eklemeyi ticaret sicilde ilan etmek zorundamı? SMMM Raporu ile ilan edilebiliyormı? 3) Ayni sermaye olarak konulan varlıklar 2 sene içinde satılamaz diye bir hüküm varmı? Şimdiden teşekkür ederim.İyi çalışmalar dileğiyle

Cevap :
Sayın Şimşek, 5811 sayılı kanununa göre, aktife kaydetmiş olduğunuz gayrimenkullerin pasifteki fon hesabını 6 ay içinde sermayeye ilave etmeniz gerekir. Sermayeye ilavesi için özel bir raporlama söz konusu değildir.(A.Ş ve LTD olmadığınızdan dolayı). Fon hesabını borçlu sermaye hesabını alacaklı yapmak suretiyle muhasebe kaydını oluşturmalısınız. Sermayeye ilave ettikten sonra aktifte buluna bu gayrimenkulün satışı için fatura düzenleyerek satışını yapabilirsiniz. Herhangi bir süre söz konusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.03.2009
Soru :
SPK SERMAYE PİYASASINDA BAĞIMSIZ DENETİM LİSANSI ile SMMM arasındaki fark nedir? SMMM'nin ayrıca bu lisansı alması gereklimidir? İlginiz için teşekkür ederim. Saygılarımla, Sait Özdemir

Cevap :
Sayın Özdemir, Mali Müşavirlik Ruhsatı bu mesleği yapmak isteyenler için alınması zorunlu olan ruhsattır. Bir takım koşulları vardır. Staja başlama sınavını kazanmak, 3 yıl staj yapmak ve sonrasında mesleki yeterlik sınavlarını kazanmak gibi. SPK dan alınan lisansla doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır. SPK nın lisansının alınması bir zorunluluk değildir. SPK halka açık şirketlerin denetimini yapan firmalardan SPK lisansı olmasını istemektedir. Bu sizin kariyer planınız gereği alınması gerekiyorsa kişilerin tercih ettikleri bir durumdur. Sitemzden mali müşavirlik staj işlemleri ile ilgilid etaylı bilgi alabilirsiniz. İyi çalışmalar, başarılar. Genel İdare Müdürlüğü


 

Tarih : 26.03.2009
Soru :
Sayın Üstadım, Aynı zamanda sermaye şirketi olan bir kişi kendi adına, başka bir firmaya karşı taahhütte bulunarak danışmanlık yapıyor ve 2008 yılında bir miktar da avans alıyor.Danışmanlık hizmetini 2009 yılında vermeye başlıyor. Sorum şu: Verilen bu danışmanlık hizmetini(arka arkaya birkaç ay dahi olsa) gider pusulası ile belgelemek mümkün mü? Yoksa serbest meslek makbuzumu düzenlenmeli? İlginize şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Teke, Sorunuzda bahsettiğiniz danışmanlık hizmetlerinin serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2009
Soru :
iyi günler.tüketim ile ilgili bi kooperatif mükellefim var.hesaplarda sermaye olarak 2000 tl gibi bi rakam gözükmekte ticaret odasında da böyle kayıtlı bulunmakta 31/12/2008 itibari ile.mevcut sermayenin 5000 tl nin altında olması ne derece doğrudur.(mükellefi 2008 başında aldım daha önceden böyle kayıtlı idi bi düzeltme yapmalımıyız) şimdiden saolun

Cevap :
Sayın Ziyal, TTK'ya göre LTD ve A.Ş.lerde asgari sermaye söz konusu olup kooperatiflerde asgari sermaye söz konusu değildir. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.03.2009
Soru :
şu kriz ortamında muhasebesine baktığım bir mükellefim yurtdışından (usd)borç para (özkaynak)bulsa, geri ödemesi 3-6 ay vadeli faizsiz kredi(fon)alsa bunu ithalatta kullanabilirmi? bu borç tutarı şirket öz sermayesinin 3 katını aşmayacağından örtülü sermaye olurmu? yada bu borç için faiz ödemeyeceği için bir sakıncası olurmu? yurtdışındaki şirket ile kurumun yada şirket ortaklarının hiçbir ilişkisi bağı yoktur(resmiyette).Transfer fiyatlandırması olmayacağından dolayı bu borcu hangi hesapta göstermem gerekiyor.saygılarımla

Cevap :
Sayın Karacaoğlu, Sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi ilişkili kişilerden yapılan borçlanmalar için yabancı kaynaklardan elde edilen krediler için faiz ödemesi yapılırsa giderleştirebilirsiniz. Faiz ödemesi yoksa haliyle gider de olmayacaktır. Tek Düzen Hesap Planına göre bu tür borçlanmalar için 30-40 lı hesapları kullanabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.03.2009
Soru :
Merhaba.1.sınıf deftere tabi gelir vergisi mükelleflerinde geçmiş yıl sonu karlarını direkt kasaya aktarabilirmiyiz. Sermaye artırımı yaparken bildirim yapmamız gerekir mi? Teşekkürler.iyi çalışmalar.

Cevap :
Sayın Akkuş, Bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri bilançoda görünen karı kasa hesabını kullanmak suretiyle işletmeden çekebilirler. (570 borçlu-100 alacaklı). Sermayeye ilave işlemi LTD veya A.Ş.lerde yapılan uygulamada dağıtılmayan karların sermayeye ilave edilmesi halinde önceki sermayenin ödendiğine ilişkin raporlama, tescil ve ilan gibi işlemlerin yapılması gerekir. Bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinde ise böyle bir raporlamam, tescil ve ilan koşulu yoktur. Bu durumda hesaplararası virman yapılmak suretiyle dağıtılmayan karlar sermaye hesaplarına aktarılabilir. (570 borçlu-500 alacaklı gibi). Bu muhasebe kaydının yapılması ile birlikte işlem tamamlanmış olur. Dağıtılmayan karın kasaya alınması gibi bir işlem olmaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 12.03.2009
Soru :
Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim. Limited şirketimizin 2 ortağı bulunmaktadır. Ortaklardan birisinin sermaye payı %0,01 dir. Diğer ortak sermaye payı 0,01 olan ortağın hissesini devretmesini istemektedir. Fakat ortak çok yüksek bir bedel istemektedir. (Sermaye miktarından Fazla) Sermaye payı 0,01 olan şirket ortağının hissesi kanuni olarak nasıl devretmesini sağlayabiliriz. Şirketin tüm sermayesi ödenmiştir.

Cevap :
Sayın Gülpınar, Limited şirket ortaklarının hisselerinin, hisse oranları ne olursa olsun kendi rızası olmadan satışı mümkün olmaz. Hisse nispeti yüksek olan kişinin, düşük hisse sahibi ortaklara baskı kurarak hissesinin satışını talep etmesi hukuka aykırıdır. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.03.2009
Soru :
Mükellefim kurumlar vergisine tabi bir limited şirket.Şirket ortağı şirket adına kredi kullanmış ve krediyi aynen şirketine aktarmıştır.Yeni KVK ya göre bu durumda örtülü sermaye sayılmayacaktır.Örtülü sermaye sayılmadığı için bu kredi için ödenecek masraf ve faizleri indirim konusu yapabilir miyiz? Grup şirket uygulamalarında indirime izin veriliyor fakat ortak olduğu için indirim yapamayacağımızı söyleniyor.Hatta bazı makalelerde indirim konusu yapılabileceğini de okumuştum.

Cevap :
Sayın Şen, Şirket ortaklarının almış olduğu kredilere ilişkin faiz ve masraflar kurum kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Şirket ortağının almış olduğu krediyi şirkete transfer etmesi KVK 12.maddesinin 1.fıkrasına göre örtülü sermaye olarak değerlendirilebilir. KVK 12.maddesine göre örtülü sermayeye isabet edip etmediğini inceleyiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 10.03.2009
Soru :
sayın üstadım bilanço esasına tabi gelir vergisine tabi mükelleflerin geçmiş yıllara ilişkin karlarını işletme sahibine vermek istiyoruz bundan dolayı menkul sermaye iradı doğar mı bu karları işletme sahibine ödeyebilirmiyiz teşekkürler

Cevap :
Sayın Sopacı, Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin elde ettikleri kazanç, ticari kazançtır. Sözkonusu kazançlar işletme sahip veya sahiplerine geçmiş yıl karları borçlu, kasa veya banka alacaklı şeklindeki muhasebeleştirme ile ödeme yapılır. Elde edilen kazanç menkul sermaye iradı değildir. LTD ve A.Ş.ler kurumlar vergisi mükellefi olması nedeniyle elde etmiş oldukları karın dağıtılması halinde LTD. ve A.Ş. gerçek kişi ortaklarının elde ettikleri kar payları menkul sermaye iradıdır. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.03.2009
Soru :
MERHABA 26.12.2008 DE GENEL KURUL YAPARAK ŞİRKETİN SERMAYESİNİ ARTTIRDIK.ANCAK TESCİL VE İLAN 05.01.2009 DA OLDU.BU DURUMDA 2008 BİLANÇOSUNDA SERMAYE ARTTIRIM ÖNCESİ HALİYLE Mİ OLACAK.YANİ BAZ ALACAĞIMIZ GENEL KURUL TARİHİ Mİ TESCİL VE İLAN TARİHİ MİDİR? TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sayın Çetinkaya, Baz alacağınız tarih Genel Kurul Kararının tescil ve ilan tarihi olacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.03.2009
Soru :
Sayın Üstadım, Anonim Şirketimizin %10 hissesine sahip bir ortak hisseslerini 2 katına satmak istiyor. Enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan sermaye düzeltmesi olumlu farklar henüz sermayeye eklenmemiş. Hisselerinin bugünkü değerine nasıl ulaşabilirim. Zarar çıktığı durumlarda gider yazabilirmiyim. Muhasebe kaydını nasıl yapabilirim. Saygılarımla,

Cevap :
Sayın Gürçay, A.Ş. ortaklarının hisselerini nominal değer üzerinden satmaları halinde Değer Artış Kazancına tabi değildir. Ancak 2 yıldan fazla A.Ş. hissesi veya Geçici İlmühaberi elde tutulduktan sonra satılırsa yine Değer Artış Kazancına tabi olmayıp, 2 yıldan az elde tutulan A.Ş. hisselerinin satışından elde edilen kazanç olması halinde alım ve satımın arasındaki müspet farktan 2008 yılı için 16.000 TL, 2009 yılı için 17.900 TL istisna uygulanarak kalan tutar değer artış kazancına tabidir. Bu hesaplama yapılırken alış bedelinin değerinin yükseltilmesi de söz konusudur. Bunun için odamızın web sayfasında bulunan 2009 mali rehberinin değer artış kazançları bölümünden yararlanabilirsiniz. Sorunuzdaki enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan olumlu farkların sermayeye ilavesi ile ilgili olarak kişilerin sermaye paylarının bağlantısı söz konusu değildir. Olumlu farkların sermayeye ilavesi şirketin muhasebe düzeni ve sermaye yapısı ile ilgilidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.03.2009
Soru :
Bir limited şirketin sermaye devrine ilişkin kararı, deftere yazılıp, notere onaylatılmıştır. Fakat 3 yıl geçmesine rağmen Ticaret Odasında Tescil edilmemiştir. Bu durum çerçevesinde konuya bakarsak; 1- Ortak değişimi olmuş mudur yoksa tescil olmadığı için geçersiz midir? 2-Tescillenmeyen yeni ortağın şirketin borçlarına karşı sorumluluğu var mıdır? Bilgilendiriseniz sevinirim. Saygılarımla...

Cevap :
Sayın Yusufoğlu, Limited şirketlerde paylar, noter onayıyla bir kişiden diğer bir kişiye geçer. Ticaret siciline tescilin şekli bir işlem olduğu kanaatindeyiz. 6183 sayılı Kanunun 35.maddesine eklenen (5766 sayılı Kanunun 3.maddesi ile) ve 06.06.2008 den itibaren yürürlüğe giren fıkraya göre payı devreden ve devralan şahıslar kavramları getirilmiş olup bizim düşüncemize göre kamuya olan borçlarda noterde yapılan devir sözleşmesi tarihi baz alınacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.03.2009
Soru :
selam sorum şu bir yıldır tasfiye halinde olan ltd.şti firmamızda tasfiye halindeyken gecmiş dönem karlarını sermayeye ekleyebilirmyim sermaye artış raporunu smmm hazırlayabilirmi olmuyorsa tasfiye halinde şirketi tasfiyesini kaldırarak sermayesini arttırabilirmiyim teşekkürler

Cevap :
Sayın Yeltekin, Tasfiye haline girmiş kurumlar, tasfiye sürecinde dağıtılmamış karları sermaye ilave edemezler. Sermayeye ilave olabilmesi için tasfiyeden vazgeçip normal faaliyetine dönüşmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 27.02.2009
Soru :
Merhabalar, iştirak edilen bir şirket olağanüstü yedeklerini sermayesine ilave ettiği takdirde iştirak eden şirketin yapacağı muhasebe kayıtları nasıl olacaktır Tek düzen muhasebe sistemine göre iştirak edilen şirket kar dağıtımı yapmadığı sürece herhangi bir muhasebe kaydına gerek görülmemektedir diyor ancak iştirak ettiğim şirketin sermayesinde bir artış oluyor ben iştirak eden olarak nasıl bir muhasebe kaydı yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Sayın Cemal Gökhan TUNÇBACAK, Bu konuyu mevzuat danışmanlarımıza sormanız gerekiyor. Bu nedenle mevzuat kısmına tekrar e-posta gönderiniz. Gönderi yapmış olduğunuz birimimiz staj müdürlüğüdür. staj işleri ile uğraşmaktadır. iyi çalışmalar STAJ MÜDÜRLÜĞÜ


 

Tarih : 25.02.2009
Soru :
İyi çalışmalar.. Sorum; 1 nolu 5811 sayılı tebliğe(Yurt Dışından 02.03.09 tar.ne kadar getirilen paranın kaynağı sorulmayacak..) göre,Ort.cari hesabında yer alan borçların da beyanı ve sermaye'ye ilavesi ile bu paraların kaynağının incelenmiyeceği hk.olacaktır. Benim anladığım, Ortakların şirkete verdiği paranın, şirketçe banka hesabına yatırılmalıdır denilmektedir. Bu para zaten şirkette kullanıldı, para kalmadı. Bu durumda ne yapılmalı, ben mi yanlış anladım. Bilgilendirmenizi saygılarımla arz ederim.

Cevap :
Sayın Kemal, Sorunuzdaki örnek için düşüncenize katılıyoruz ancak ortakların şirketin aktifine alınmasını istedikleri ayrıca bir kaynak var ise o kaynaklar için bu yasa hükmü geçerlidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 25.02.2009
Soru :
MÜKELLEFİM ....HOLDİNG A.Ş. İSTANBUL İL İÇİNDE YAPILACAK ADRES DEĞİŞİKLİĞİNDE HERHANGİ BİR DAMGA VERGİSİ TUTARI VAR MIDIR; SERMAYE TUTARI 10 MİLYON TL.DİR.

Cevap :
Sayın Karagöz, Şirketlerin kuruluş ve daha sonra sermaye arttırımları esnasındaki Damga Vergisi 4684 ve 5035 sayılı kanunlar ile kaldırılmıştır. Adres değişikliğinin tescili için ticaret siciline harç ödenmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.02.2009
Soru :
Merhaba, Uluslararası bir firmanın Istanbul şubesi olarak merkez ofisimizden zaman zaman borç almak durumunda kalmaktayız ve daha sonra faizi ile birlikte ödemekteyiz. Para transferinin geldiği kuruluş aynı zamanda sermayenin %80 ine sahip durumda. Böyle bir durumda alınan bu meblağları tek düzen hesap planı uyarınca hangi hesapta incelemek en doğrusu olacaktır? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Engin, Borç alan firma, borç hesap olarak banka ya da kasa; alacaklı hesap olarak da 30'lu ve 40'lı gruplardaki mali borçlara ait hesaplar kullanılacaktır. 333 ve 433 hesaplar sizin durumunuza uygun olabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.02.2009
Soru :
Türkiyede faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirket, Elde ettiği karı yurdışındaki ortağa kar payı olarak transfer etmek istiyor. Yurtdışı ortak bir kurum ve bir şahıs. Stopaj uygulaması nasıl olacak.Ülke Japonya, Stopaj oranı nedir. Yapılacak stopaj ne zaman beyan edilip ödenir. Bilgi vermenizi rica ederim.

Cevap :
Sayın Altınay, Dar Mükellef Kurumların Türkiye’de Elde Ettikleri Menkul Sermaye İratları : Dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de elde ettikleri menkul sermaye iratları kurumlar vergisine tabidir. Menkul sermaye iradının Türkiye’de elde edilmiş sayılması için sermayenin Türkiye’de yatırılmış olması gerekmektedir. (KVK 3’üncü, 30 ve GVK 7/6) Mesela bir yabancı kurumun Türkiye’de kurulu bir şirketin hissedarı olması Türkiye’de sermaye yatırma hallerinden biridir. Bu hissedarlık dolayısıyla yabancı kuruma yapılacak kar payı ödemesi, yabancı kurumun Türkiye’de elde ettiği menkul sermaye iradıdır. (Karın sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Keza yabancı kurumların Türkiye’ye nakit getirmek suretiyle, Türkiye’deki banka şubelerinde mevduat oluşturması, repo yapması, Türk Devlet İç Borçlanma Senetlerini satın alıp, bunların faizlerini elde etmesi, Türkiye’deki kişi ve kuruluşlara verdiği borç para üzerinden faiz alması şeklindeki gelirleri Türkiye’de elde edilmiş menkul sermaye iratlarıdır. Dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de elde ettikleri menkul sermaye iratları genellikle stopaj yapılmak suretiyle vergilendirilmektedir. Bu stopajlar GVK’nun geçici 67’nci maddesi veya KVK’nun 30’uncu maddesi ile ilgili kararnameler uyarınca yapılmakta olup, stopaj oranları ilişikteki tabloda verildiği için burada tekrarına gerek görülmemiştir. Her ne kadar dar mükellef kurumların bu gelirleri için de beyanname vererek gerçek usulde tespit ettikleri kazanç üzerinden % 20 kurumlar vergisi hesaplayıp, uğradıkları stopajı mahsup hakları var ise de, gerek bu gelir türünde gerekse diğer gelirlerde bu hakkın kullanıldığı çok ender olarak görülen bir durumdur. Dolayısıyla çoğu halde ekli tabloda oranları belirtilen stopaj nihai vergi olmaktadır. Menkul sermaye iradı şeklindeki dar mükellef kurum kazançlarının vergilendirilmesinde de varsa ilgili vergi anlaşması hükümleri dikkate alınmalıdır. Örnek vermek gerekirse, yabancı kurumlara yapılan kar payı ödemelerinde stopaj oranı % 15’dir. Japonya'nın ikili vergi anlaşmaları karşısındaki durumunu Gelir İdaresi Başkanlığının web sayfasından sorgulayabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.02.2009
Soru :
değerli üstadım, 2008 aralık ayında sermaye arttırımı yaptık. yabancı şirket ortaklarımızdan ikisine ait bir şirkete borcumuz var. ortaklar kendi sermaye taahhüdünün firmanın bu alacağından karşılanmasını istemektedirler. yine aynı şirket alacağından karşılanarak 2009 yılında da sermaye arttırımı yapmak istemektedirler. nasıl bir yol izlemeliyim, çok teşekkürler

Cevap :
Sayın Karabulut, Şirket ortaklarının şirkete vermiş oldukları borçlar (331 Hesap)tahsili yöntemine gidilmeyip sermayeye ilave edilmesi suretiyle ortadan kalkabilir. Konuya ilişkin web sayfamızda sermaye tespit raporu ve ortaklara ilikin borçların sermayeye ilave edilmesi suretiylesermaye artırımı ile ilgili rapor bulunmaktadır. Daha önceden taahhüt edilmiş sermayelerin yerine getirilmesi bir başka şirketten alacaklarla kapatılması yoluyla mümkün değildir. Sermaye artırımı için önceden taahhüt edilmiş olan sermayenin ödenmesi gerekmektedir. Danışma Birimi


 

Tarih : 17.02.2009
Soru :
İyi çalışmalar..500.000,00 TL sermayeli Anonim Şirket için Sözleşmeli veya sözleşmesiz Avukat Bulundurma zorunluluğu varmıdır.Sözleşme yapmaz isek herhangi bir cezası var mıdır? saygılarımla

Cevap :
Sayın Çabuk, Sermayesi 250.000 TL ve üzerindeki Anonim Şirketlerde sözleşmeli veya bordrolu avukat bulundurulması zorunludur. Tespiti halinde cezanın mülkü amirlikler (valilik) tarafından kesileceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Daha detaylı bilgiyi İstanbul Barosundan almanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.02.2009
Soru :
Merhaba benim sorum serbest muhasebecilik hakkında.Serbest muhasebeci ünvanı olan biri limited şirketlerin vergi levhasını ve sermaye arttırmı gibi işlemlerini yapamadığını öğrendim ama mevzuata baktığımda bunu belirten bir ibare göremedim.Serbest muhasebecilerin yapabildikleri ve yapamadıkları işleri öğrenebilirmiyim.Teşekkür ederim şimdidien.İyi çalışamalar

Cevap :
Sayın Yeşilel, SM ler sermaye tespit raporu düzenleyemezler, SMMM lerin yapmış olduğu raporlama dışındaki diğer işleri SM ler yapabilir.Ekye yönetmelik maddesi vardır. İyi çalışmalar, saygılar. Genel İdare Müdürlüğü SERBEST MUHASEBECİLERİN ÇALIŞMA KONULARI Madde 17- Serbest muhasebecilerin çalışma konuları, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin; genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, malî tablolar ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmaktır ( )


 

Tarih : 06.02.2009
Soru :
merhaba, şirketin ödenmemiş sermayesi ille de bankadanmı ödenmelidir, kasaya peyder pey ödeme yapılması mümkünmüdür?

Cevap :
Sayın Demir, Ortakların ödeyeceği sermaye taahhüdüne ilişkin ödemelerle ilgili 8.000 TL'nin altındaki tutarlar nakit olarak yapılabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.02.2009
Soru :
iyi günler. sermaye tespit raporlarında şirketin özvarlığı yasal oranda bulunmuyorsa. örneğin ödenmiş sermaye=200.000. zararlar=115000 özvarlık=85000 rapora ne yazmamız gerekir. yasal oranda bulunmamaktadır mı yazacağız. ayrıca ttk md.324 teki oran 1/2 mi 1/3 mü. teşekkürler.

Cevap :
Sayın Memiş, Vermiş olduğunuz örneğe göre, sermaye tespit raporu düzenlemeniz için şirket özsermayesinin 2/3'ünü kaybetmemesi gerekir. Örneğinizde sermayenin 2/3'ü (133.333 TL) olmaktadır. Oysa hesaplarda öz varlık 85.000 TL'dir. Bu durumda şirketin iflası için mahkemeye başvurabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 02.02.2009
Soru :
4 ortaklı bir limited şirketin payları herkes %25 olmak üzere eşit. TTK 520 'ye göre hisse devri için ortakların ve sermayenin dörtte üçü rıza göstermeli. Bu orana yeni ortak dahil midir? Yani 2 eski ortak ve 1 yeni ortak hisse devri kararını alabilirler mi? İyi Çalışmalar...

Cevap :
Sayın Keleş , Limited şirketlerde karar yetersayısı aşağıda bilgilerinizi sunulmuştur. Danışma Birimi Pay Devri (TK.520/2): Hem sermayenin hem de ortakların 3/4 ünü oluşturan ortakların olumlu oyu gereklidir.


 

Tarih : 27.01.2009
Soru :
HİSSE DEVRİ İLE SATIN ALDIĞIMIZ ŞİRKETİN SERMAYESİ 30.000TL DİR.BU ŞİRKETTEKİ DAHA ÖNCEKİ HİSSEMİZ %5 İDİ VE 1.500-TL DEGERİ VARDI.HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİ YAPILDI VE %90 HİSSESİ 350.000TL İLE SATIN ALINDI VE ŞİRKETTEKİ HİSSE ORANIMIZ %95E ÇIKTI.ŞİRKETİN SERMAYESİ AYNI DEGERDE BİZİM ŞİRKETTEKİ HİSSE DEGERİMİZ 29.125-TL.350.000-TL HİSSE SATIŞ BEDELİNİ NASIL MUHASEBELEŞTİRMELİYİM BU KONUDA YARDIMLARINIZI RİCA EDİYORUM.SAYGILARIMLA

Cevap :
Sayın Pirci, Hisse devrinde şirketin hissesinin nominal değeri değişmez. Hissedarların hissesini nominal değerin üzerinde satmaları halinde oluşacak farklar için Gelir Vergisi açısından Değer Artış Kazancı hesaplanacaktır. Oluşacak kazanç Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile kişiler tarafından beyan edilecektir. Hisse devirlerinin muhasebe kaydı 500'lü hesaplarda nominal değerleri ile virman yapılması suretiyle gerçekleşir. Hisse devirlerinde şirket kasasını ilgilendiren bir husus olmadığı için kasa ve sermaye hareketleri yapılamaz. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.01.2009
Soru :
Merhaba Danışma Birimi; Bir gerçek kişi (A) 09.07.2008 tarihinde, 400.000 YTL sermayeli bir Limited şirketin % 15 hissesini 60.000 TL ile eşi (B)ye devrediyor. Şirket 20.07.2008 tarihinde olağnüstü yedeklerden ve dağtılmayan karlardan karşılanan 400.000 YTL sermaye arttırımı yaparak sermayesini 800.000 YTL ye çıkarıyor. 1- 60.000 YTL olan % 15 hissesini satan eski ortak (A)ilgilendiren herhangi bir gelir vergisi beyanı vermesi sözkonusumu. 2- Eski ortak (A) tekrardan 120.000 TL olan % 15 hisseyi 03.02.2009 tarihinde eşi(B) den devir alırsa, (B) nin gelir vergisi beyanı vermesi sözkonusumu. Cevabınız için Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Bayram, Anonim Şirketteki payın nominal değeri (kayıtlı değeri) 60.000 TL ise ve bu değerle devir işlemi yapılmış ise herhangi bir değer artış kazancı söz konusu değildir. Aksi takdirde Gelir Vergisine tabidir. Ortak A'nın B'den hisse devri alması (2009 Şubat) halinde de yukarıdaki açıklamamıza göre işlemin yapılması gerekir.


 

Tarih : 20.01.2009
Soru :
Merhaba; İşlemlerini yaptığım ltd. şirketinin öz varlığı tespit edilmiş nevi değiştirerek A.Ş.'ne ayni sermaye olarak konulmuştur. - Tespit edilen öz sermaye A.Ş. sözleşmesine ayni sermaye olarak yazılmış sermayenin tespit tarihi ile A.Ş.nin tescil tarihinde oluşan işlemler ltd.şirketin kayıtlarına alınmış son kayıtlardan sonra tescil tarihinde öz sermaye rakamı değişmiştir. Soru 1.) Ltd.Şirketinin Akfit ve pasifini A.Ş. kayıtlarına alacağımız bilanço hangisidir. Sermayenin tespit edildiği tarihteki bilançomu yoksa tescilin yapıldığı gündeki bilançomu 2.)Ltd. şirketinin devreden kdv'sini A.Ş.'ne aynen aktarıldı. 3.)Eğer sermaye tespitindeki bilançoyu A.Ş. aktarırsak LTD nin sonraki hareketlerden sermaye azalmış KDV devri artmıştır. A.Ş. bu uyumu nasıl sağlayabiliriz. iyi çalışmalar

Cevap :
Sayın Şengül, Birinci sorunuzun yanıtı olarak tespitin yapıldığı tarihteki bilanço esastır. Çünkü, tespitin yapıldığı tarihten itibaren şirketin faaliyetini geçici bir süre durdurması gerektiği kanaatindeyiz. İkinci bir bilançonun oluşması durumunda tespitin bir anlamı kalmamaktadır. KDV konusunda yapmış olduğunuz işlem doğrudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.01.2009
Soru :
Merhabalar. Benim sorum Gayrimenkul sermaye iradı ile ilgili. Giderler için gerçek usul seçilmesi durumunda ; Gayrimenkulun kiralanması için emlakçıya/komisyoncuya verilen ücretleri gider olarak gösterebilirmiyiz ? Teşekürler.

Cevap :
Sayın Yılmaz, GVK 74/9.maddesine göre fatura ve benzeri vesikalarla tevsik etmeniz şartıyla giderleştirebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 06.01.2009
Soru :
iyi çalışmalar, dört ortaklı limited şirketinde ortakların her birine 1000 tl maaş ödemesi adı altında ödeme yapabilirmiyiz. yapabilirsek sadece gv tevkifatı ve damga vergisimi kesmemiz gerekir. örtülü sermayeye girer mi? ortaklar fiili olarak şirkette çalışmaktadırlar.

Cevap :
Sayın Uygun, Ortaklara yapmış olduğunuz ödemeden GV ve DV kesintisi yapılacaktır. Ödenen maaşın emsallerinden yüksek olması halinde örtülü kazanç dağıtımı gündeme gelir. Şirket ortağının sosyal güvencesi 4b olarak var ise 4a ya göre kesinti yapılamaz. Ortak emekli ise SGDP kesilecektir. Sigorta mevzuatı ile ilgili detaylı bilgiyi Sosyal Güvenlik Mevzuat Danışmanımızdan alabilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.12.2008
Soru :
Sayın Danışman Muhasebesini tuttuğumuz bir A.Ş.2008 yılında dağıtılmayan geçmiş yıllar karları ve enflasyon düzeltmesi olumlu farklarını sermayeye ilave etmiştir.Şirketin herhangi bir faaliyeti olmayıp 2006 yılında arsa satışından elde ettiği paralar bankada vadeli mevduatta değerlendirilip ilgili dönemlerde vergisi ödenmektedir.Şirket ortakları 2009 yılında tasfiyeye girmeyi düşünüyorlar bu durumda sermayeye ilave edilen geçmiş yıl karlarının vergiye tabi tutulup tutulmayacağı konusunda tereddütler yaşıyoruz.Aydınlatırsanız sevinirim. Saygılarımla Sema Çetinkaya

Cevap :
Sayın Çetinkaya, Sermayeye ilave edilmiş olan Geçmiş Yıl Karları veya diğer sermaye yedekleri için sonraki yıllarda tasfiyeye girilmesi halinde vergilendirilmeyeceği kanaatindeyiz. Ancak konuya ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından mukteza alarak işlem yapmanızı öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 26.12.2008
Soru :
Merhaba,2003 yılında 4811 vergi barışı kan.istinaden 525 hesab kodu kayda alınan emtiya karşılığı hesabında bulunan tutarı sermaye ilave edebilirmiyiz.Bununla ilgili herhangi bir rapor varmı. Teşekkürler.

Cevap :
Sayın Çelebi, 525 Hesap ile ilgili yayımlanan Tebliğin ilgili bölümü aşağıda bilginize sunulmuştur.525 Hesabın Sermayeye ilavesi halinde de Sermaye Tesbit raporunun düzenlenmesi gerekteği kanatindeyiz. Danışma Birimi 1 SERİ NO'LU VERGİ BARIŞI KANUNU GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete Sayısı 25042 (M) Resmi Gazete Tarihi 08/03/2003 5- Beyan Edilen Kıymetlerin Kayıtlara İntikali Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine intikal ettirdikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere pasifte karşılık hesabı açılacaktır. Karşılık hesabı, kayıtlarda düşük değerle yer alan makine, teçhizat ve demirbaşlar için değerleme farkı tutarı kadar olacaktır. Belgesiz iktisadi kıymetin iktisabı için çek, senet veya başka bir değer verilmişse karşılık olarak bunlarla ilgili hesap gösterilecektir. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi halinde, sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar ayrıca envantere kaydedilecek ve (2) numaralı bendine göre, ayrılan karşılık birikmiş amortisman olarak kabul edilecektir. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise beyan ettikleri emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.


 

Tarih : 16.12.2008
Soru :
2002 yılı için belirlenen limited şirketler için 5 milyar Anonim Şirketler için 50 milyar asgari sermaye miktarları 2002 yılından önce faaliyette bulunan şirketler içinde uygulanacakmı? Bu sermayeler hangi tarihe yükseltilecek

Cevap :
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 272 ve 507 nci maddelerinde anonim ve limited şirketler için öngörülen asgari esas sermaye miktarlarının artırılmasına ilişkin ekli Karara göre (2001/3500- 19.01.2002-Sayı:24645) Anonim şirketler için beşmilyar Türk Lirası olarak öngörülen asgari esas sermaye miktarı ellimilyar Türk Lirasına , limited şirketler için beşyüzmilyon Türk Lirası olarak öngörülen asgari esas sermaye miktarı beşmilyar Türk Lirasına yükseltilmiştir.

Bu karar 19.01.2002 den itibaren kurulacak şirketler için öngörülen asgari esas sermaye miktarlarıdır. Mevcut şirketlerin durumu ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı daha açıklanmamıştır.


 

Tarih : 16.12.2008
Soru :
07.08.1999 tarihinde 10.000.000.000.-Tl sermayeli bir Limited Şirket kurduk. Şu anda şirket ortaklarımız ortaklık paylarını 45.000.000.000.-Tl bedelle başkalarına devretmek istemektedirler. Bu devir işleminden dolayı değer artış kazancı doğacakmıdır? Eğer böyle bir kazanç doğacaksa hesaplanması ne şekilde olacaktır?Vereceğiniz bilgi için şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Gelir vergisi kanununun Geçiçi 56.maddesinin (D/1) bendinde ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olarak vergilendirileceği açıklanmıştır.
Ancak elde edilen kazancı vergilendirilebilmesi için 3.500.000.000.-TL’yı aşmış olması gerekmektedir. Kazancı hesaplanmasında iktisap bedeli;elden çıkarılan mal ve hakların elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet istatistik Enstitüsünce belirlenen Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki artış oranında arttırılarak tespit edilmektedir.
Bu genel bilgiden sonra sizin sorduğunuz soruya gelirsek 1999 yılında sahip olduğunuz 10.000.000.000.-TL’lık Limited şirket ortaklık payını,2001 yılında satışını yapacağınız ay hariç Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından belirlenen Toptan Eşya fiyat Endeksindeki artış oranında arttırarak(Aylık Endeksleme yaparak) iktisap bedelinin bulunması gerekmektedir.
Bulduğunuz iktisap bedeli ile satış yapacağınız 45.000.000.000.-Tl arasındaki fark 3.500.000.000.-TL’yı aşıyor ise 3.500.000.000.-TL’yı aşan kısmını 2002 yılı Mart ayında vereceğiniz Gelir vergisi Beyannamesi ile Değer artış kazancı olarak beyan etmeniz gerekecektir.


 

Tarih : 16.12.2008
Soru :
1136 sayılı avukatlık yasasının 35.md sinde AŞ'ler ve üye sayısı 100 ve fazla olan kooperatiflerin sözleşmeli avukat tutma zorunluluğu 19.01.2002 tarihinde yayınlanan 6762 sayılı TTK 'nın 272 ve 507 maddelerindeki değişiklikle asgari esas sermaye miktarlarının arttırılması ile had ne olmuştur? ilginize teşekkür eder,çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Cevap :
1136 sayılı Avukatlık kanununun 35. maddesine 10.05.2001 RG tarihli 4667 sayılı kanun ile 10.11.2001 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen “29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı TTK 272. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara mahallin en büyük mülki amiri tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin bir aylık brüt tutarı kadar para cezası verilir. Verilen para cezalarına dair kararlar ilgililere Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu cezalar 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilir ve Hazineye gelir kaydedilir.
Bu tutarda TTK 272. maddesine göre, esas sermaye miktarı beş milyar Türk Lirasından aşağı olamaz. Bu tutar BKK 2001/3500 19.01.2002 tarihinden itibaren elli milyar Türk Lirasına yükseltilmiştir.
Bu durumda kanunda adı geçen öngörülen esas sermaye miktarındaki artış sebebiyle A.Ş. ve üye sayısı 100 ve fazla olan kooperatiflerin sözleşmeli avukat tutma zorunluluğuyla ilgili haddin elli milyarın beş katı olan ikiyüz elli milyara (250.000.000.000.-)çıktığını düşünebiliriz.


 

Tarih : 16.12.2008
Soru :
KURULMUŞ OLAN LTD.VE AŞ.LERDE SERMAYENİN YENİ AÇIKLANAN ASGARİ TUTARLARA YÜKSELTİLMESİ SÖZ KONUSU MU? BELİRLİ BİR SÜRE BELİRLENMİŞ MİDİR?

Cevap :
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 272 ve 507 nci maddelerinde anonim ve limited şirketler için öngörülen asgari esas sermaye miktarlarının artırılmasına ilişkin ekli Karara göre (2001/3500- 19.01.2002-Sayı:24645) Anonim şirketler için beşmilyar Türk Lirası olarak öngörülen asgari esas sermaye miktarı ellimilyar Türk Lirasına , limited şirketler için beşyüzmilyon Türk Lirası olarak öngörülen asgari esas sermaye miktarı beşmilyar Türk Lirasına yükseltilmiştir. Bu karar 19.01.2002 den itibaren kurulacak şirketler için öngörülen asgari esas sermaye miktarlarıdır. Mevcut şirketlerin durumu ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı daha açıklanmamıştır.


 

Tarih : 16.12.2008
Soru :
MUHASEBELERİNİ TUTTUĞUMUZ FİRMALARLA YAPACAĞIMIZ SÖZLEŞMELERİ SİZE NE KADAR SÜREDE GÖNDERMEMİZ GEREKİYOR.BU SÖZLEŞME ÖRNEĞİNİ SİTENİZDE GÖREBİLİRMİYİM.SÖZLEŞMELER İLGİLİ BİLGİ VERMENİZİ RİCA EDERİM. LTD.VE A.Ş.ŞİRKETLERDEKİ ENSON SERMAYE ARTIŞINA GÖRE NE KADAR SÜRE İÇİNDE SERMAYE ARTIŞINI YAPMAMIZ GEREKİYOR.

Cevap :
YAPMIŞ OLDUĞUNUZ SÖZLEŞMELERİN (OCAK-MAYIS AYLARINDA)LİSTELERİNİ ODAMIZA GÖNDERMENİZGEREKİYOR. SÖZLEŞME ÖRNEĞİ SİTEMİZDE MEVCUTTUR. 3.SORUNUZLA İLGİLİ KARARNAME (SÜRE İLE İLGİLİ )HENÜZ İLAN EDİLMEDİ.


 

Tarih : 02.12.2008
Soru :
Sayın Danışman İnşaat işleriyle uğraşan A.Ş tasfiyeye girmiş durumda ancak elinde mevcut arsa var ve satılamıyor(müşteri yok)Tasfiye sonunda sermayeyi hissedarlara dağıtacağız fakat elimizdeki arsayı ne yapabiliriz.Rayiç bedelle değerlendirip ortaklar adına tapuda devir yapabilirmiyiz bu durumda vergilendirme ve stopaj olacak mı? Teşekkürler

Cevap :
Sayın Çetinkaya, Aktifye kayıtlı taşınmazların ortaklara veya 3.şahıslara fatura düzenlenmek suretiyle satış veya devrin yapılması gerekir. Rayiç bedelle ortaklara tapuda faturasız devir sözkonusu olamaz. Fatura düzenlenip %18 KDV hesaplamak zorundasınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.11.2008
Soru :
İyi günler İSMMMO Danışma Birimi... 100.000,00YTL sermayeli 3 ortaklı bir limited şirkette %2 oranında hissesi olan bir ortağa hiçbir şekilde ulaşılamamaktadır. Bu kişi telefon ve ikamet adresini değiştirmiştir. Ayrıca bu kişinin özel bir bankaya dava konusu olmuş 2.000,00YTL değerinde kredi borcu bulunmakta olup ödememiştir. Bu kişinin şirketteki hissesi de 2.000,00YTL'ye tekabül etmektedir. Şirket sermaye arttırımında bulunmak istemekte ancak bu kişiye ulaşılamadığından ortaklar kurulu karar alamamaktadır. Bu kişinin ortaklıktan çıkarılması için nasıl bir prosedür uygulanmalıdır. Bu kişinin kredi borcunu şirket olarak ödesek sermayesini sıfırlayabilir miyiz? Teşekkür ederim...

Cevap :
Sayın Arslan, Limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin Türk Ticaret Kanununa göre Ticaret Mahkemesinden karar alınması gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.11.2008
Soru :
Selamlar, 01/01/1999 - 31/12/2002 tarihleri arasında sona eren hesap dönemlerine elde edilen kurumlar vergisinden istisna kazançlardan, Serbest bölge kazancının ortaklara dağıtımı sırasında gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır. İlgili dönemlere ait gerçek kişi ortaklarca elde edilen kar payları için ortaklar menkul sermaye iradı beyanında bulunacaklarmıdır?

Cevap :
Sayın Şen, 191 seri no.lu GVK Genel Tebliğine göre elde edilen kar payları menkul sermaye iradı olarak vergilendirilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 28.11.2008
Soru :
Değerli meslektaşlarım, 2005 yılında yurt dışında yerleşik bir yabancı sermayeli şirket ile türkiyede yerleşik gerçek kişi ortak arasında kendilerinin talepleri üzerine Türkiye Cumhuriyeti içinde limited şirket biçiminde bir şirket kurdum. Türkiyede yerleşik gerçek kişi şahıs ortak, şirketin müdürü olarak seçildi. 2005 ve 2006 yıllarında küçük bir ticari hacim gerçekleştirdikten sonra ortaklar bekledikleri ticari verimin gerçekleşmediği gerekçesi ile şirket atıl bir duruma geldi ve ortaklar aralarında bir borç veya alacak çelişkisi olmadığı halde şirketten bekledikleri verimi alamamamaları konusunda birbirlerini eleştirdiler. Bu arada Türkiyede kurulu bulunan şirketin ortağı olan dışarıda yerleşik yabancı sermayeli şirket tasfiye oldu ve tasfiye süreci kendi ülkesi kanunları çerçevesinde tamamlanarak tüzel kişiliği sona erdi. Yani Türkiyede kurulu bulunan benim danışmanlığını yaptığım limited şirketin iki ortağından birinin yasal varlığı ortadan kalktı. Önlem olarak ben, yabancı ülkede kurulu şirket ortağın tasfiye sürecinin tamamlandığını içeren ilgili ülke ticaret sicil memurluğundan yayınlanmış bir belgeyi apostil ettirerek Türkiyeye getirtdim. Bu durumda, 1- Yabancı ülkede kurulu bulunan şirketin yasal varlığının ortadan kalkmış olması, Benim danışmanlığını yaptığım şirketten " ortaklıktan çıkarılma " hükümlerini uygulayarak ortaklıktan çıkarılmasına ve yerine başka bir ortak almasına yeterlimidir ? 2- Ya da bu durum illede Türkiyede kurulu bulunan limited şirketin tasfiye sürecine girmesine neden olur mu ? 3- Yukarıda saydığım her iki durumda da, dışarıda kurulu bulunan ve tasfiye olmuş şirketin bir zamanlar ortağı olmuş olduğu benim danışmanlığını yaptığım firmadan talep edebileceği ayni veya nakdi hakları varmıdır ? Bu konuda çeşitli bilgiler topladım fakat Bir yol gösterici fikir de siz verebilirseniz sevinirim, iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Sayın Orhan Tarık BAYRAKTAR, Sorunuza Danımşa Birimimiz en kısa sürede yanıt verecektir. İyi çalışmalar dileriz. Saygılarımızla, EĞİTİM BİRİMİ


 

Tarih : 25.11.2008
Soru :
Sayın üstadım vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkür ediyorum.Benim sorum 502 hesapta işlem gören sermaye düzeltmesi olumlu farkları ile ilgili.Tasfiye kararı alan bir ltd.şirket mükellefimin 502 hesapta bulunan rakamın (odamızın sitesindede belirtildiği gibi ) geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilirmiyim yada sermayeye ilave edilmesi halinde. sicil den geçmesine gerek varmı.vuk 298 md.göre başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi vergilendirmeyi gerektirir diyor.Nasıl bir yol izleyebiliriz.

Cevap :
Sayın Demirhan, Geçmiş yıl zararlarına mahsup edebilirsiniz, burada herhangi bir vergilendirme yoktur. Ancak tasfiye halinde olduğu için sermayeye ilavesi sözkonusu değildir.Tasfiye sonunda kalan olumlu farklar kar dağıtımı sayılıp vergilendirilecektir. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.11.2008
Soru :
tasfiyeye girecek olan ltd.şti.kuruluş sermayesinin kalan 3/4 lük kısmının ödenemsüresi gelmediği taktirde nasıl davranmalıdır?Yani taahhüt ettiği sermayeyi ödedikten sonra mı tasfiyeye girecek? Yoksa taahhüt edilen süresi gelemdiği için ödenmeyen sermayeyi tasfiyeye girdiği için hiç ödemiyecek mi? Ayrıca tasfiyede sermaye nasıl paylaşılacak?

Cevap :
Sayın Boralı, Tasfiyeye girişteki ödenmemiş sermayeler ödenecek diye bir sorumluluk yoktur. Mevcut duruma göre tasfiye işlemi yapılır. Tasfiye sonunda 500 ve 501 hesaplar kapatılır, ortakların koymuş oldukları 1/4 sermayesi, kasa ve banka hesapları karşılaştırılmak suretiyle kapatılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.11.2008
Soru :
SPK'ya kayıtlı olmayan, sermayesi TL olarak kayıtlı AŞ.ler YTLna intibak amacıyla sermaye tadili yapacaklarmı? Yapacaklarsa mali müşavir raporu gerekiyormu? Örnek: 1999 yılında kurulmuş 14 ortaklı A.Ş. SPKya üye değil, hisse senedi ihracı yok. Tescilde kayıtlı sermayesi 200.000.000.000.-TL.YTL ye geçişte defter kayıtları 200.000.- YTL olarak düzeltildi. Sermaye tadiline gidilecekmi? Teşekürler.

Cevap :
Sayın Aykan, Para birimindeki YTL ve TL değişikliklerinde sermayede hiçbir şekilde tadil tasarı yapılmayacaktır. Ticaret sicil düzeltmeyi otomatik olarak yapacaktır. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.11.2008
Soru :
Merhaba, geçmiş yıl karları ve sermayeye düzelmesi olumlu farklarının sermayeye ilavesi durumunda vergilendirme söz konusu değil.Fakat yanlış bilgi mi hafızamda kalmış teyit rica ediyorum.Geçmiş yıl karları sermayeye ilave edilince 5 yıl orda kalması gerekir aksi taktirde yine işletmeden çekilmiş sayılıp vergilendirilir.

Cevap :
Sayın Dümbül, Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışında kazanç, satış işlemi ile birlikte doğacağından, satış işlemi ister peşin isterse vadeli olarak yapılmış olsun istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanacaktır. Bu değerlerin satışından elde edilecek kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar söz konusu fon hesabında tutulması gerekmektedir. Fon hesabına alınan kazanç tutarının mükelleflerce sermayeye ilavesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilave dışında, beş yıl içinde başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde, istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergiler vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir. Geçmiş yıl karları ile ilgili bir açıklık bulunmamaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 21.11.2008
Soru :
Sermaye artışı yaptığım bir firmada sermaye tesbit tutanağı dolduracağım şirketin özkaynakları -1.450.000,-ytl fakat şirket ekside olan sermaye kadar değilde bunun yarısı olan 700.000 ytl artırmak istiyor Bu firmaya sermaye tesbit tutanağı düzenlenebilirmiyim düzenlenirse ticaret odasından tescil olurmu tesekkurler

Cevap :
Sayın Kaya, Sermaye artırımını en az azalan sermaye kadar yapmanız gerekmektedir. Detaylı bilgiyi İstanbul Ticaret Odasından edinebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.11.2008
Soru :
ben 2007 yılında çalıştığım şirkete ve yine ortağı aynı olan başka bir şirkete yani 2 şirkete ortak oldum.ancak çalıştığım şirketten ssk lı olarak da çalışmaya devam ediyorum. Ortak olduktan sonra defterlerimizi kendim tutmaya başladım.Vergi dairesine başvurarak şifre talebinde bulundun.Vergi dairesi benim oda kimlik numaramı alarak şirket ortağı olduğum için bize mükellef olarak e-beyanname şifresi verdi iki şirket içinde.yani beyannameyi gönderen mükellef olarak geçiyor sistemde. Şimdi 1.sorum Bu durum benim için ilerde sorun yaratır mı?Yeni meslek mensubu kan.göre 2.sorum Ben kaşe alabilir miyim? 3.sorum 2 şirket içinde Ocak ayında sermaye arttırımı yapıcaz.Ben mali müşavir olduğum için ve aynı zamanda şirketlerin ortağı olduğum için sermaye arttırımı yapabilir miyim?yapabilirsem de raporların altına smmm kaşesi vurulması gerektiğinden benim de kaşem olmağından ne yapmam gerekir

Cevap :
Sayın Gürkan, Bağımlı çalışan meslek mensupları, bağlı olarak çalıştıkları mükellefler için şirket adına alınan e beyanname şifresini sadece o şirket için kullanırlar. Serbest çalışmayan. ticari bir şirkette ortak olan meslek mensupları ortak oldukları bu şirketin defterlerini tutabilir. Şirket adına alınacak bu şifreyle beyanname gönderebilirler. Bağımlı çalışan veya ticari bir şirkette ortak olan meslek mensupları sermaye tespit raporu düzenleyemezler. Mesleki kaşe alabilirsiniz. Kaşenizi bağımlı olarak çalıştığınız ya da ortak olduğunuz ticari firmadaki mesleki konular için kullanabilirsiniz, başka maksatla kullanamazsınız. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.10.2008
Soru :
KOLAY GELSİN BENİM SORUM: İŞTİRAKİMİZ OLAN YURTDIŞINDAKİ(ABD) FİRMAYA ÖDÜNÇ PARA GÖNDERMEMİZ GEREKİYOR(daha sonra alınmak kaydı ile)NE YAPMALIYIZ. SERMAYE AKTARIMI OLMASINI İSTEMİYORUZ. TEŞEKKÜRLER.............

Cevap :
Sayın Korkmaz, Vergi mükelleflerinin Ortaklarına,kendilerine,İştiraklerine veya diğer kişi ve kuruluşlara ödünç olarak vermiş oldukları(Sipariş avansları hariç) paralar için faiz tahakkuk ettirmeleri gerekir.Borç paranın kaldığı süre için Merkez Bankası faiz oranınca Alacak faizi hesaplanır,fatura ile KDV ilave edilerek tahsil edilmesi gerekir. Danışma Birimi


 

Tarih : 08.10.2008
Soru :
merhaba;A ŞAHSI B VE C ŞİRKETİNİN ORTAĞIDIR. BU İKİ ŞİRKET ORTAK SERMAYE KOYARAK YENİ BİR D ŞİRKETİ KURUYORLAR.KURULAN 3.ŞİRKETİN SERMAYE TAAHHÜDÜNÜ YERİNE GETİRİRKEN A ŞAHSI KENDİ ŞAHSİ HESABINDAN D FİRMASININ BANKA HESABINA PARA ÖDEMESİ YAPIYOR. BU ÖDEME SERMAYE TAAHHÜT ÖDEMESİ OLARAK KAYDEDİLEBİLİR Mİ? BU ÖDEME B YA DA C ŞİRKETİNDEN HERHANGİ BİRİ ADINA SERMAYE TAAHHÜT KAYDI OLARAK DÜŞÜNÜLÜP KAYIT YAPILABİLİR Mİ?

Cevap :
Sayın Tülay KOÇBOĞA, Sorunuza ilgisi nedeniyle Danışma Birimimiz en kısa sürede yanıt verecektir. İyi çalışmalar dileriz. Eğitim Birimi


 

Tarih : 06.10.2008
Soru :
limited merkezi türkiyede, ortaklar türk, şirket gücistanda şube açıyor, orada taknik hizmet faaliyeti yapıyor. oradaki yasalara göre yapılan harcamalara yüzde 33 gidervergisi ödüyor ve gider yazabiliyor. merkez şubeye "sözleşme gereği danışmanlık faturası" kesiyor. şube bu faturaya ek yüzde 10 stopaj ödüyor ve gider yazıyor türkiye ile gürcistan arasında vergi anlaşması yok. 1-şubeden gelen hizmet faturası bedeli burada, kurumlar vergisine tabi midir? 2-gürcistandan gelen gelir tutarı,ortak lara ödendiğinde (sadece yurt dışı kısmı) ayrıca stopaj yapılacakmı? (menkul sermaye iradı) 3-orada ödenen yüzde 10 stopajlar şirketin merkezi gelirine hesaplanan kurumlar vergisine mahsup edilirmi?

Cevap :
Sayın Türkman, Merkezi Türkiye'de bulunan şirketlerin yurtiçi ve yurt dışında elde etmiş oldukları kazançları kurumlar vergisine tabidir.Merkezde hesaplanan kurumlar vergisinden, yurt dışında ödenen vergiler mahsup edilir. Şirketin kar dağıtımı yapması halinde %15 gelir vergisi stopajı ödenir. Ortakların elde etmiş oldukları kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiştir.(GVK Md.22). Kalan tutar 2008 kazançları için 19.800 YTL yi aşıyor ise ortaklar MSİ beyannamesi verirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 19.09.2008
Soru :
200 000ytl sermayeli şirket, sermayesinin tamamı ödenmemiş ltd şti tasfiyeye gidebilirmi ve şirket kasasındaki 40 000ytl'nin 10000ytl'sini tasfiye masrafı için ayırıp kalanını ortaklara hisseleri oranında versem örtülü kazanç problemi yaşarmıyım.

Cevap :
Sayın Akıncı, Şirket sermayesinin tamamının ödenmemesi gibi bir durum sözkonusu olamaz. Şirket kuruluşunda TTK' na göre sermayenin en az 1/4 ü ödenmek zorundadır. Tasfiye aşamasında ortaklara herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak tasfiye bittikten sonra yapılabilir. Yapılması durumunda örtülü kazanç söz konusudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 18.09.2008
Soru :
limited şirket geçmiş yıllarda elde ettiği karları hiç bir dönem dağıtmamıştır.Ayrıca zorunlu olan yasal yedekleri de hiç ayırmamıştır. Şimdi dağıtılmayan karları sermayeye ekleyecek.Bu durumda yasal yedekleri ayırmak zorundamıdır ya da yasal yedekleri ayırmadan geçmiş yıllar karlarının tamamını sermayeye ekleyebilir mi?"Bu durumda Ser.Tes.Raporuna nasıl bir cümle eklenmelidir!.Yasal yedekleri ayırmak zorundaysa onlarıda ayırıp sermayeye ekleyebilir mi?Yoksa yasal yedekler kalmak zorunda mıdır? İlginize teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Boralı, Yedek akçeler, işletmede oto finansman yoluyla temin edilmiş olan ve 3.kişilerin üzerinde herhangi bir hak iddia edemeyecekleri öz kaynak unsurudur. Ayrılmayan yedek akçelerin de ayrılıp kalan dağıtılabilir karı sermayeye ilave edebilirsiniz. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.09.2008
Soru :
Bakanlar Kurulunca Vergi muafiyeti tanınmış bir vakfın iktisadi işletmesi olarak faaliyet göstermekteyiz. Vakfa yapılan Şartlı/Şartsız bağışların,İktisadi işletmenin borçlarına mahsup edilmesinin veya iktisadi işletmeye aktarılmasının Vergi hukuku ve Vakıflar hukuku açısından negibi sonuçları vardır. Örneğin: Yapılan şartlı Veya Şartsız bağışları ,İktisadi işletmeye aktarıp bankalara olan borcumu kapatabilirmiyim ? iktisadi işletmenin diğer borlarına mahsup edebilirmiyim ? veyahut sadece iktisadi işletmenin sermayesine tahsis etmek sureti ilemi aktarabilirim.

Cevap :
Sayın Ünlü, Vakıfların iktisadi işletmesine bağış olamaz. Bağış, vakfın tüzel kişiliğine yapılmış ise tüzel kişiliğe sahip olan vakıf, iktisadi işletmesine borç verebilir. Borç olarak alınan paralar istenildiği gibi kullanılabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 16.09.2008
Soru :
mükellefim x ltd şti 2005 yılının 12. alında 200000.ytl sermaye ile kuruldu kuruluşan 3 ay içinde 1/4 sermayeyi ödediler sonra nakliye faaliyetinde bulunmak için 5 kamyon aldı beceremedi sattı kalan 3/4 sermaye ödenmedi şirket sermayesinin tamamını ödemeden feshe gidebilirmi giderse kasadaki parayı ortaklara ödersem 131 hesapla örtülü kazanç ve faiz olurmu tatmin edici kaynak bulumadım. şimdiden teşekkürler

Cevap :
Sayın Akıncı, Tasfiye süresi içinde şirketin ortaklara borç olarak para vermesi durumunda çalıştırılan 131 hesap için, paranın ortakta kaldığı süreye ait faiz hesaplanarak fatura kesilmek suretiyle gelir kaydı yapılır. Şirketlerin tasfiyesi sonucunda kasadaki bakiyenin ortaklara sermayeleri oranınca dağıtılması halinde herhangi bir vergiye tabi değildir. (Kasadaki para ödenmiş sermaye kadar ise). Kasadan 131 hesaplara ödenen meblağ ödenmiş sermayeden fazla ise örtülü kazanç sözkonusudur. Danışma Birimi


 

Tarih : 15.09.2008
Soru :
iyi günler biri Türk vatandaşı(meksikada doğup büyümüş, diğeri ise Meksika vatandaşı (diğer ortağın annesi) olmak üzere iki gerçek kişi ortağı olan bir limited şirket kuracağız. taahhüt edilen sermayenin tamamı Meksika'dan transfer edilecek. sorum şu; parayı gönderecek kişi ya da kişiler mutlaka şirket ortaklarından birisi mi olmalı, yoksa kurulacak şirkette ortak olmayan bir başka kişi bu parayı şirket hesabına gönderebilir ve biz bu para transferini sermaye hesabına yazabilir miyiz? (para gönderecek kişi ortaklardan birinin babası diğerinin de eşi)

Cevap :
Sayın Tümer, Türkiyede Kurulacak Ticari şirketler Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulur.Ortakların yabancı uyruklu olması halinde şirketin kuruluş aşamasında ilgili yerlerden izin alınması gerekir.Sermayeyi kim taahhüt etmiş ise onun ödemesi gerekir.Başkasının adına gelen para yeni kurulacak şirket ile ilişkilendirilemez.Türkiye'ye transfer edilen paralar MASAK(Mali Suçları Araştırma Kurulu) tarafından takibi yapılmaktadır. Danışma Birimi


 

Tarih : 14.09.2008
Soru :
Merhabalar, cevaplarınızla bizleri müşgül durumlardan kurtardığınız için öncelikle teşşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Bünyemizda bulunan M. A.Ş. ünvanlı firmamızın faaliyet alanlarının azalması gerekçesi ile bu firmanın %96 oranla sermaye sahibi ortağın şahis firmasına 10 işçi aktardık. SSK ve Çalışma bakanlığı ile ilgili işlemleri yaptık. 1-) İş-kur a bilgi vermedik, 2-) İşçilerin tazminat hakları konusunda yasal sıkıntı var mıdır? Yani yeni iş yerinde haklarının devam etmesi için ne yapılmalıdır? 3-) İşçileri aktardığım firma 50 kişi aşmış durumdadır, ne gibi presödür takip etmeliyiz.? Saygılarımla, İsmail YILDIRIM

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 1. Ayrıldıkları firma tarafından İAB belgesinin düzenlenerek işkura verilmesi Ek 2 nin çalışma bakanlığına gönderilmesi Yeni firma tarafından 10 işçi ve üzeri için Aylık işgücü çizelgesinin düzenlenmesi Ek 1 in çalışma bakanlığına gönderilmesi gereklmektedir. 2. Yeni işverenin sorumluluğu MADDE 23. - Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girerse sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur: a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa. b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa. c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya devam ederse. Aynı işverenin değişik işlerinde çalışan işçilerin kıdemleri eğer ödenmemiş ise aynan devam eder. Toplu işçi çıkarma MADDE 29. - İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile, işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir. İşyerinde çalışan işçi sayısı: a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin, b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin, c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin, İşine 17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır. Birinci fıkra uyarınca yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur. Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir. Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz. İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere göre dava açabilir. 3. 50 işçiyi aşan işyerlerinde özürlü işçi çalıştırılması işyeri hekimi çalıştırılması kadı işçiler açısından kreş ve emzirme odası vb diğer hakları ana başlıklarıyla sıralayabiliriz. Konun ayrıntıları için sayfaya sığmayacağı gerekçesiyle ilgili yasa olan 4857 sayılı yasaya atıfta bulunmamız gerekmemektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.09.2008
Soru :
01/05/2007 tarihinde bir limited şirkette %5 e tekabül eden bir sermaye ile kurucu ortak oldum. 01/03/2005 tarihinden bu tarafa kesintisiz olarak bir işyerinde işçi işveren iş sözleşmesi ile ücretli olarak çalışmaktayım ve doğal olarak kesintisiz olarak ssk primlerim ödenmesi halen devam etmektedir. 5510 sayılı (5754 sayılı yasa yürürlülük tarihleri ) yasa gereği şu an iş sözleşmesi ile çalışmakta olduğum işyerinden ayrılmadığım sürece 4/b statüsünde bağ-kur lu 01/10/2008 tarihinden itibaren prim mi ödemeye başalayacağım ? yoksa ssk primi ödemeye devam edebilecek miyim ? (başka yerde ssk primi ödemeye devam etmelerine rağmen gerçek kişi olarak işyeri mükellefiyeti tesis edenler , ssk primleri kesintisiz ödenmesine rağmen mükellefiyet tesis ettirdikleri tarih itibariyle 4/b statüsünde bağ kurlu olacak ) .saygılarımla.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Yeni 5510 sayılı yasada mevcut yasada bulunan bu konuyla ilgili hüküm geçerliliğini devam ettirmektedir. Ancak kişiler kendi kurucu oldukları şirkette sigortalı olarak gösterilemeyecektir Denilmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.09.2008
Soru :
Öncelikle merhaba. Sorum şöyle 2002 yılında gayrimenkul satış kazancını aynı yıl sermayeye ilave ederek KVK geçici 28 md. Deki istisnadan yararlanmıştır. Bugün ise tekstil sektöründeki durgunluk ile birlikte şirketimiz sermaye azaltımına gitmek istemektedir. Bu durumda şirketten çekilecek sermayenin bir kısmı da daha önce sermayeye ilave edilen gayrimenkul satış karı olacaktır. Bu kısım üzerinden beş yıl geçmiş olduğundan kurumlar vergisine tabi olmayacak. ama konu gelir vergisi yönünden kar dağıtımı sayılıp stopaj yükü doğuracak mı? Konu ile ilgili direk bir uygulama örneği Eski KVK geçici 28 yeni KVK 5 te ve ilgili tebliğ yada özelgeler de bulamadım. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler. Saygılarımla, Erhan ÇAĞŞIRLI SMMM

Cevap :
Sayın Çağşırlı, Eski KV Geçici 28. madde veya Yeni KV 5. Maddeye göre Sermayeye ilave edilen G.Menkul Satış Karının 5 yıl sonunda sermayeden çekilmesinin Kar dağıtımı OLMADIĞI Kanaatindeyiz.Çünkü Kar veya yedekleri dağıtılmayıp, mevcut sermayenin azaltılması yapıldığı için elde edilen varlık MSİ olamaz . Ancak İleride Hukuki Durum yaratılmaması için konuya ilişkin İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığında Mukteza talep etmenizi öneririz. Danışma Birimi


 

Tarih : 04.09.2008
Soru :
Değerli Üstadım, Mükellefim olan 6 ortaklı bir A.Ş. mükelelfim var. 6 ortağın tamamı hisselerini dışardan ortak olmayan başka birileirne devretmekte. Şirketin sermayesi 520.000 YTL anacak aralarında satış için 1.200.000 YTL civarı bi rakamda anlaşmışlar sanırım. Benim kafama takılan kısım şurası; bu A.Ş tüm hisselerini alan yeni ortaklar, 520.000 YTL olan hisse değerlerine 1.200.000 YTL ödüyerek alıcaklar. Aradaki fark satan açısından yapılacak işlem belli, alıcı aradaki farkı nasıl gösteecek, yada bu AŞ. nin sermayesi artmışmı oluyor.??!! Yoksa şirket tüzel kişilik onun hesaplarında bir farklılık olmuyormu. Hisseleri alan ve satan kişileri ilgilendiren bir durummudur. Yani kısaca bir AŞ. hisseleri 2 kat fazla para verilerek başkaları tarafından alınıyor ortaklar tamamen değişiyor. AŞ. muhasebe kayıtlarında 520.000YTL ile 1200.000 YTL farkdan doğan bir muhsebe kaydı yapılması icab edermi? sizden bu konu hakkında aydınlatıcı bir cevap alırsam çok memnun olurum. İyi çalışmalar, hayırlı günler.

Cevap :
Sayın Güneri, Anonim şirketlerde hisse devirleri kişiler arasında yapılan bir işlemdir. Nominal değerinden fazla yapılan satışlarda satıcı yönünden, hisseye sahip olduğu tarih ile satış tarihi arasındaki süre 2 yıldan fazla ise herhangi bir değer artış kazancı yoktur. (Kişi için,şirket değil). Sahip olma süresi 2 yıldan az ise sahip olunan değer ile satış tutarı arasındaki fark değer artış kazancına tabi olacaktır ve Gelir Vergisi beyannamesi verilecektir. Hisse satışları yukarıda da değindiğimiz gibi kişiler arasında oluşması sebebiyle şirketin sermaye yapısında bir değişiklik olmayacaktır. Dolayısıyla yapılması gereken herhangi bir kayıt yoktur. (Ortakların isimleri dışında).Dilerse yeni ortaklar mevcut sermayeyi, sermaye artırım prosedürlerine bağlı kalarak artırabilirler. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.09.2008
Soru :
iyi günler diliyorum. şirket kuruluşu esnasında taahhüt edilen sermayeenin 1/4'ü yasal süresinde ödenmiş fakat kalan3/4'lük kısım anasözleşmede belitilen süre içerisinde ödenememiştir.Ödenemeyen bu sermaye ile ilgili nasıl bir işlem yapabiliriz.Ortaklar kurulu kararıyla Sermaye azaltımı yada süre uzatımı yapma imkanımız varmıdır.Sermayemizi azaltarak toplam sermaye tutarını ödenmiş sermayeye indirme olanağımız mevcutmudur.Eğer hicbir işlem yapmayıp kalan sermayeyi süresinden sonra ödersek ne gibi yaptırımları vardır. teşekkürler..

Cevap :
Sayın Kartal, Ödenmemiş sermayenin belirtilen tarihten sonra ödenmesi halinde herhangi bir yaptırımı yoktur. Ancak sermaye artşı yapılması halinde eski sermayenin ödenmiş olması şartı vardır. Sermaye azaltması ile ilgili; Türk Ticaret Kanununda ortakların alacağı kararın belli nisabı(oranı) sağlaması halinde azaltma yapılabilir. Danışma Birimi


 

Tarih : 29.08.2008
Soru :
sayın yetkili merhaba, ltd şirket kurucu ortağı 25.000 ytl sermaye taahhüdünde bulundu, sermayenin 1/4 ünü bankaya yatırdı, geri kalanı peyder pey farklı zaman dilimlerinde nakit olarak kasaya ödese bir sorun olurmu? şirk.ana sözleşmede aksi bir hüküm yok...

Cevap :
Sayın Demir, Sermaye taahhütlerini ayrı ayrı zamanlarda 8.000.-YTL'nin altında nakit olarak ödeyebilir.8.000.- YTL'nin üstündeki ödemeler Bankalar vasıtası ile yapılır. Danışma Birimi


 

Tarih : 22.08.2008
Soru :
Soruma Cevap Verdiğiniz için Çok teşekkür ederim. Siz cevap verdikten sonra soruyu eksik sorduğumun farkına vardım. Size zahmet Verdiğim İçin özür dilerim. Sizin bana Göndermiş olduğunuz istisna ve muafiyetleri de daha önce www.gib.gov.tr 'den okumuştum. Sorumda Ticari Kazanç Elde Eden sakatlar için KDV, Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Gelir Vergisi Yönündün İstisnalar ve Muafiyetler Var Mı Diye Sormuştum? Ancak Sorumdaki Ticari Kazanç Tabiri Basit Usulde Ticari Kazanç Değil Gerçek Usulde Ticari Kazançtır? Araştırmama rağmen Gerçek Usulde Ticari Kazanç Elde Eden Sakatlar İçin Muafiyetler ve İstisnalar ile ilgili bilgi ve kanuna rastlamadım. Gerçek Usulde Ticari Kazanç Elde Eden Sakatlar İçin İstisna ve Muafiyetler hakkında yardımcı olursanız sevinirim. (örneğin: Çalışma Gücünün %73'nü kaybetmiş bir bakkal, nalbur, açıkçası sermaye koyarak bir takım işler yapan sakat vatandaşlarımız)

Cevap :
Sayın Kalaycıoğlu, Gerçek Usulde ticari kazancın tespitinde sakatlık indirimi sözkonusu değildir. Sakatlık indirimi; - Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabına, - Özürlü serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabına, - Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) özürlülere uygulanmaktadır. İSMMMO Danışma Birimi


 

Tarih : 19.08.2008
Soru :
Cevap alamadığım sorumu tekrar ediyorum. Bireysel Emeklilik şirketleri 10 yıl süre ile katkı payı ödemeden sistemden ayrılanlardan %15 tevkifat yapmaktadırlar. 1.Bu tevkifat MSİ olarak değerlendirilmektadir. Gelir Vergisi Kanunuda MSİ ise Sahibinin ticari,Zirai,veya mesleki faaliyetleri dışnda nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden uluşan sermaye dolayısıyla elde edilen kar payı,faiz,kira ve benzeri iratlar olarak tarif edilmektedir. 2.Bireysel emeklilik şirketlerinin dahili tevkifat olarak katkı payı üzerinden kesinti yapmaları yukarıda tarifini yaptığımız MSİ olarak değerlendirilmemesi gerektiği düşüncesindeyim.(Bir gelir elde etmediğim halde Gelir vergisi kesintisi yapılıyor.) Ayrıca Bankaların Vadeli mevduatın bozulması nedeni ile yatırılan sermaye üzerinden bir kesinti yapmamaları da bu değerlendirmenin bir sonucu olduğu düşüncesindeyim. Bakanlar Kurulu kararnamesi ile bu kesintinin yapılmasının kanunun ruhunada uymadığı düşüncesindeyim. Bu konuda Vergi mahkemesine dava açmak düşüncesindeyim.Görüşlerinizi merak ediyorum. Saygılarımla

Cevap :
Sayın Ulusoy, Sorunuzda da bahsettiğiniz gibi Bireysel emeklilik sisteminden elde edilen kazançlar MSİ olarak vergilendirilmektedir. Bizler uygulamada bulunan mevzuatların açıklanması ve yorumunu yapmaktayız. Konuya ilişkin GV sirküleri ekte bilgilerinize sunulmuştur. Danışma Birimi MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü Gelir Vergisi Sirküleri/3 Konusu :Bireysel emeklilik sistemi ve diğer şahıs sigortalarına ödenen katkı payı ve primlerin matrahın tespitinde indirimi ve elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi Tarihi : 13/08/2003 Sayısı : GVK-3/2003-3/Bireysel Emeklilik Sistemi-1 İlgili olduğu maddeler : Gelir Vergisi Kanunu Madde 22, 40, 63, 75, 86, 89, 94 4697 Sayılı Kanun Geçici Madde 1 İlgili olduğu kazanç türleri : Ticari Kazanç, Ücret, Menkul Sermaye İradı ve Yıllık Beyanname Verilmesini Gerektiren Gelirler 1- Giriş Ülkemizde bireysel emeklilik sisteminin oluşturulmasına yönelik yasal düzenlemeden sonra, bireylerin sisteme katılmaları dolayısıyla ödeyecekleri katkı paylarının vergi matrahlarının tespitinde indirim konusu yapılması, katkı paylarının değerlendirileceği emeklilik fonlarının kazançlarının vergilenmesi ve nihayet bireylerin sistemden elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olarak, 28/06/2001 tarih ve 4697 sayılı Kanunla, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler bireysel emeklilik sisteminin yanı sıra şahıs sigortalarını da kapsamaktadır. Bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarına ilişkin katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması ve elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olarak Bakanlığımıza iletilmiş sorulara ilişkin açıklamalar bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır. 2- Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi 2.1- Gelirin Niteliği Katılımcılardan toplanan katkı payı veya primlerin nemalandırılarak hak sahibine geri ödenmesi esasına dayalı bireysel emeklilik sistemi ve benzeri nitelikteki birikimli şahıs sigortaları kapsamında elde edilen gelirler, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır. Katılımcıların sistemde kalma süreleri ve ayrılma biçimleri elde edilen gelirin niteliğini değiştirmemektedir. 2.2- Birikimsiz Sigorta Poliçeleri Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler Belirli risklere karşı yapılan ve riskin gerçekleşmesi halinde hak sahibine belirli bir ödeme yapılmasını öngören birikimsiz sigorta poliçeleri kapsamında yapılan ödemeler gelir vergisinin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, bu nitelikteki gelirlerin Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesi kapsamında menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. 2.3- Karma Poliçeler Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler Ölüm, maluliyet ve benzer risklere karşı yapılan riziko teminatları ile birikimli teminatların aynı poliçede gösterilmesi durumunda, söz konusu poliçenin birikimli teminata isabet eden kısmı ile ilgili olarak yapılacak ödemeler menkul sermaye iradı olarak değerlendirilecektir. Birikimler dışında, sadece riskin gerçekleşmesi halinde yapılan ödemeler ise gelir vergisinin konusuna girmemektedir. Ölüm, maluliyet ve benzer risklerin gerçekleşmesi halinde risk teminatına ilaveten sigortalıya risk anındaki birikimlerinin değerinin ödenmesi veya birikim veya risk teminatından yüksek olanın ödenmesi esasına dayalı poliçelerde ödeme riskin gerçekleşmesine bağlı olarak yapılsa dahi, birikimli teminata isabet eden tutar menkul sermaye iradı olarak değerlendirilecektir. Örneğin; birikim veya risk teminatından yüksek olanın ödenmesi esasına dayalı bir poliçe kapsamında, riskin gerçekleştiği anda risk teminatının birikimden daha yüksek olması halinde, ödenecek tutarın birikime isabet eden kısmı menkul sermaye iradı olarak gelir vergisine tabi olacaktır. Risk teminatı ile birikim arasındaki tutar ise gelir vergisine tabi olmayacaktır. Ancak riskin gerçekleştiği anda birikim tutarının daha yüksek olması halinde ödenecek tutarın tamamı menkul sermaye iradı olarak değerlendirilecektir. 2.4- Elde Edilen Gelirlerde İstisna Uygulaması Gelir Vergisi Kanununun 22 nci maddesinde yapılan düzenleme ile elde edilen gelirlerin bir kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu düzenlemeyle; -Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlara yapılan ödemelerin % 25’i , -Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenlere yapılan ödemelerin % 10’u, gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortalarından vefat, maluliyet ve tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelere de yukarıda belirtilen istisna uygulanacaktır. Ayrıca tek primli yıllık gelir sigortalarına ilişkin ödemelerin tamamı gelir vergisinden istisna edilmiştir. 2.5- Gelir Vergisi Tevkifat Uygulaması Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 15 numaralı bent hükmü uyarınca, emeklili


 

Tarih : 13.08.2008
Soru :
merhaba, uluslararası tasımacılık yapan yabancı sermayeli sirketimizin yurt dısındaki merkezi , Turkiye den diger ülkelere tasınan malların naklıyesine ait fatura gonderiyor ve bu faturada ındırılecek kdv olmuyor.. Ancak yurt dısındakı merkezin musterılere dagıtılmak uzere Turkıye ye yolladıgı mallarla ilgili olusan tasımacılık bedeline ait kesecegımız faturada hesaplanan kdv olmalımıdır? uluslararası network tasımacılık agına dahıl bir sırket olarak havaalanından teslım aldıgımız malın naklıyesını musterılere yaptıgımız ıcın yurt dısı merkeze kesecegımız fatura kdv lımıdir yoksa uluslararası ıstısna kapsamına gırer mı? Tesekkur ederım...

Cevap :
Sayın Zeylan, Bilindiği üzere,Uluslararası taşımacılık faaliyetleri KDV Kanununa göre KDV'den istisna edilmiştir.Türkiye içinde yapılan taşımacılık işlemleri KDV Tabidir. Danışma Birimi


 

Tarih : 07.08.2008
Soru :
limited şirketlerde sermaye arttrımı yapıldığında nakit olarak taahahüt edilen tutar banakadan yatmak zorundamı; yoksa direkt kasaya elden nakit olarak koyulabilirmi?

Cevap :
Sayın Sarıkaya, Şirketlerde sermaye artırımı ödemeleri 8.000 YTL'nin üzerinde ise banka vasıtası ile yapılmak zorundadır. Bilgilerinize rica olunur. Danışma Birimi


 

Tarih : 03.08.2008
Soru :
iyi çalışmalar 570 geçmiş yıl karları hesabını sermayeye ekledik şirket daha sonra tasfiyeye girerse tasfiye sonunda sermayeye eklediğimiz bu geçmiş yıl karlarının vergilendirilmesi gerekiyormu ?tesekkürler

Cevap :
Sayın Barış, Geçmiş dönem karlarının sermayeye ilavesi halinde %15 nisbetindeki Gelir Vergisi stopajı yapılmaz.Çünki sermayeye ilave edilen karlar Dağıtılmış sayılmaz.Daha sonra Şirketin tasfiyeye girmesi bu kuralı bozmaz. Bilgilerinize rica olunur. Danışma Birimi


 

Tarih : 24.07.2008
Soru :
Bilançoda 3 yıl üst üste biriken karı nasıl sermayeye ilave edebilirim. Yada ortaklara versem muhtasarda göstereceğim stopaj oranı nedir?

Cevap :
Sermaye eklenmeyip ortaklara dağıtılan kar payları için GVK'nun 94/6-i'nci maddesine göre, stopaj oranı %15 dir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 16.07.2008
Soru :
Değerli üstadım, tasfiyesini bitirmiş bir limited şirketin bilançosunda aşağıdaki hesaplar bulunmaktadır. 502-SERM.DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARI : 56.290,70 580.98-ENF.DÜZELTME İLK UYGULAMA SONUCU ZARARLAR : 50.267,88 542-OLAĞANÜSTÜ YEDEKLER(DAĞITILMAMIŞ KARLAR) : 22.767.67 580-2006 Yılı Zararı : 1.760,77 580-2007 Yılı Zararı : 1.252,73 580-2008 Yılı Zararı : 26.387,51(Yüksek zararın nedeni önceki yıllarda ödenen gelecek yıl giderlerinin 2008'e isabet etmesi) TOPLAM ZARARLAR : 29,401,01 Acaba 542 No.lu hesapta bulunan dağıtılmamış karlar hesabından, 2006-2007 ve 2008 yılı zararlar toplamı olan 29.401.01 YTL yi mahsup edebilirmiyim? Mahsup neticesinde 6.633.34 YTL bakiye zarar kalacaktır. 502-Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farklarını,580.98 Enflasyon Düzeltme İlk Uygulama Sonucu Zararlara Mahsup Edebilir miyim? 6.022.82 YTL olumlu fark kalacaktır. Bu şekilde bir uygulama doğru mudur? Doğruysa ödenecek bir kar dağıtımı stopajı da kalmamış mı olacaktır. Alakanıza çok teşekkür ederim. Saygılarımla,

Cevap :
Bize göre, önceki yıllardan dağıtılmamış ve stopaj hesaplanmamış karların ortaklara dağıtılması durumunda stopaj hesaplanmalıdır.

Tasfiye karının hesaplanması için ise sorunuzdaki mahsuplaşmalar yapılmalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.07.2008
Soru :
İLGİNİZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM! BU ZAMANLARDA EKONOMİDE YAŞANAN DURGUNLUK VE SIKINTIDAN DOLAYI BİRÇOK MÜVEKKİLİMİZ FİRMASINI KAPATMA İLGİLİ BİZDEN BİLGİ ALMAK İSTEMEKTEDİR. UZUN YILLARDIR FAALİYETE OLAN LİMİTED ŞİRKETİ TASFİYEYE SOKMAK İSTİYORUZ. BU ZAMANA KADAR ZARAR BEYAN ETMEDİK VE HEP SUNİDE OLSA KAR GÖSTERDİK. ŞİMDİ TASFİYEYE GİRMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE BU ZAMANA KADAR GEÇMİŞ YIL KARLARI HESASINDA YASAL YEDEK VE STATÜ YEDEKLERİ HESABINDA OLAĞAN ÜSTÜ YEDEKLER HESABINDA VE ENFLASYON DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARI HESABINDA BİRİKEN BAKİYELERİMİZ BULUNMAKTADIR. BU HESAPLARIN GERİYE KALANLAN BAKİYELERİN TASFİYENİN BİTİRİLMESİ İÇİN ORTAKLARA DAĞITILMASI VE TEVKİFAT UYGULANMASI GEREKMEKTE ( BİLDİGİM KADARIYLA). MÜVEKKİLİMİZE AĞIR Bİ VERGİ ÇIKMAKTADIR. DİGER FİRMALYARDA SERMAYE ARTIŞLARINDA BU HESAPLARDAKİ BAKİYELERİ SERMAYEYE İLAVE EDEREK VE TEFKİFATA UGRAMADAN KAPATIYORDUK. TASFİYENİN OLMASI NEDEYİLE YİNE SERMAYE İLAVE EDEBİLİRMİYİZ? SERMAYE İLAVE ETTİKTEN SONRA KAÇ SENE SONRA ORTAKLARA DAĞITIRSAK TEVKİFATA TABİ OLURMUYUZ? SERMAYEDE DAĞITILSA TEVKİFATA TABİ MİDİR? TASFİYE GİRMEDEN DEMİRBAŞLARI VE CARİ HESAPLARI KAPATARAK GİRMEYİ DAHA DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜKTEYİM. TASFİYEYE GİRİNCE MAL ALIŞ VE SATIŞINI YAPABİLİRMİYİZ?

Cevap :
Maliye Bakanlığı'na göre, tasfiye sonucu dağıtılan tutarın nominal sermaye tutarını aşan kısmı menkul sermaye iradıdır ve bu irat üzerinden GVK'nun 94/6'ncı maddesi uyarınca stopaj yapılmalıdır.

Yukarıdaki şekilde hesaplanacak stopajın tutarı, dağıtılmayan karlar ve ihtiyatlar üzerinden hesaplanacak stopajdan düşük olacaksa, ilgili kar ve ihtiyatları tasfiye öncesinde sermayeye eklemek uygun olacaktır.

Tasfiyeye girişten sonra kazanç temin etmek için mal alım satımı yapmamalısınız. Böyle bir alım satım ihtimali varsa tasfiyeye başlamamak gerekir.Tasfiye sonrasında alacakların tahsili, borçların ödenmesi amacıyla varlıkların elden çıkartılması amacıyla satış mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.06.2008
Soru :
LİMİTED ŞİRKET ANA SÖZLEŞMESİNDE ŞİRKET SERMAYESİNİN 1/4 Ü TİCARET SİCİLİNE TESCİL TARİHİNDEN İTİBAREN EN GEÇ ÜÇ AY İÇERİSİNDE ÖDENECEKTİR.İBARESİ YER ALMAKTADIR. BİZ SERMAYENİN 1/4 ÜNÜ 3 AY İÇİNDE ÖDEYEMEMEMİZ HALİNDE OLUMSUZ ETKİSİ NE OLUR. SAYGILARIMLA.TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sermayenin ödenmemesi şirketin kendiliğinden ifisah etmesi sebebidir (TTK 549/1.b.1). Ortakların her biri tarafından şirketin feshini talep için haklı sebep doğmuş olur (TTK 549/1.b.4). Sermaye ödeme borcunu yerine getirmeyen her bir ortağın diğer ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep hakkı söz konusudur(TTK 528/2, 20/3, 529/2, 536).

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.06.2008
Soru :
Gayri menkul sermaye iradı geliri olanlar çocukları için kiraladıkları evin kira giderlerini kendileri karşılarsa çocuklarına ait evin kira giderlerini gerçek usulü seçip düşebilirlermi.? Örnek. A elde ettiği kira geliri 5000 ytl cocuğu için kiraladığı evin kirası 5000 ytl elde edilen kira geliri tamamen cocuğuna ait evin kirasına bağlanmış durumda.?

Cevap :
Çocukların oturduğu evde, ebevenyler ilk kiracı çocuklar ise ebeveynlerin kiracısı konumunda ise GVK'nun 74/9'ncu maddesi uyarınca kira giderlerini indirebilirler.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 16.06.2008
Soru :
iyi çalışmalar tranfer fiyatlandırmasıyla ilgili sorum olacak x şirketi ortağının babasının şahis firmasından borçlanmak maksadı ile para almaktadır.ilişkili firma verdiği borç miktarı öz sermayesinin üç katını aşmaktadır.aşan kısmı için faiz uygulayıp tranfer fiyatlandırmayla ilgili form düzenleyecekmidir.eğer faiz uygulanacaksa neye göre hesaplanacaktır.ilginiz için teşekkürler.

Cevap :
Borç veren şahıs işletmesinin verdiği borç tutarının kendi bilançosundaki sermaye tutarı ile değil borcu alan şirketin sermaye tutarı ile karşılaştırılması gerekmektedir.

Borç alan firmanın sermayesinin 3 katını aşan bir borç söz konusu ise transfer fiyatlandırmasıyla ilgili form düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.06.2008
Soru :
100 kişilik bir sitenin yönetimi, tüzel kişiliği bulunmayan ve üyeler tarafından seçilen site yönetim kurulu tarafından yürütülmektedir. Bu siteye ait restaurant ve oto yıkama yeri site yönetimi tarafından kiraya verilmiştir. tahsil edilen gayrimenkul sermaye iradı için 2009 yılında beyanname verilmesi gerekiyor mu?

Cevap :
Tüzel kişiliğe sahip olmayan apartman yönetimlerinin gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunmadığı gibi, ortak kullanıma mahsus yerlerin mülkiyeti de bu yönetimlere ait değildir. Ayrıca VUK’un 8. maddesinin 2. fıkrasında vergi kanunları ile kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla anılan yerlerin kiralanmasında elde edilen gayrimenkul kira gelirleri ile ilgili vergisel yükümlülüklerin bu gelirleri elde edenlerce yerine getirileceği açıktır. Nitekim, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca kat maliklerinin oy birliği ile aldığı karar sonucu, apartman yönetimi tarafından kat malikleri adına kiraya verme işlemi söz konusudur. Bu kira ödemeleri yönetim veya yönetim kuruluna yapılsa dahi elde edilen gelir maliklerin geliridir.

Kat mülkiyeti, arsa payı ve ana gayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir (KMK md. 3/1). Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerler de kendiliğinden devredilmiş, kayıtlanmış ve kiralanmış olur (KMK md. 6/4).

Görüldüğü gibi, ortak mahallerden olan kapıcı dairesi ve benzeri yerlerin gerçek sahipleri kat malikleridir. Dolayısıyla buraların kiraya verilmesinden elde edilen gelirler, esasen kat maliklerinin geliri sayılır ve GVK’nun ilgili maddelerine göre vergilendirilecektir[ii].

Bu bağlamda olmak üzere, apartmanlardaki ortak yerlerin kiraya verilmesi durumu aşağıda ilk olarak Gelir Vergisi Kanunu açısından ve sonra da Katma Değer Vergisi Kanunu açısından ele alınacaktır.

1. Gelir Vergisi Kanunu Açısından

Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde “bu maddede yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir binanın mütemmim cüz’ü sayılan duvarı, çatısı, bir geminin dış cephesi, bir stadyumun dış cephesi ve tribünlerinin reklam amaçlı kiraya verilmesi, bir kimsenin yol kenarında bulunan arazisinin belli bir kısmına reklam amaçlı panolar yerleştirilmesi yoluyla kiralanması vb. halinde kiralama konusu gayrimenkulün ticari işletmeye dahil olmaması şartıyla elde edilen gelirler gayrimenkul sermaye iradı olarak vergiye konu olacaktır. Gayrimenkul ve hakların ticari veya zirai bir işletmeye dahil olduğu takdirde bunların çeşitli şekillerde reklam amaçlı kiralanmasından elde edilen gelirler ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre vergiye konu teşkil edecektir. Ancak aynı maddenin 8. bendinin 2. fıkrasında “Tüccarlara ait olsa dahi, işletmeye dâhil bulunmayan gayrimenkullerle haklar hakkında bu bölümdeki hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme ile işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması karşılığında elde edilen gelirler gayrimenkul sermaye iradı olarak adlandırılmıştır.

Günümüzde şehirleşme ile birlikte zamanında mesken olarak kullanılan binaların geçiş sürecinde işyerine dönüştüğü, aynı binanın bir kısmının işyeri bir kısmının ise konut olarak kullanıldığı, şehirleşme olgusunun tamamlanmasıyla birlikte şehir merkezindeki binaların işyeri amacına hizmet ettiği bilinmektedir. Aynı binada yer alan dairelerin bu şehirleşme olgusunun tamamlanma sürecinde bir kısmının mesken bir kısmının ise işyeri olarak kullanılması durumunda, binanın mütemmim cüzü sayılan kısımlarının reklam amaçlı kiraya verilmesi sebebiyle elde edilen gelir, daireyi mesken olarak kullananlar açısından gayrimenkul sermaye iradı, daireyi işyeri olarak kullananlar açısından ise bu işyeri işletmeye dâhil ise ticari kazanç işletmeye dahil olmayıp tüccarın şahsi malvarlığına dahil ise yine gayrimenkul sermaye iradı olacaktır[iii].

Konu ile ilgili olarak, Maliye Bakanlığı’nın bir site yönetimine verdiği Özelgesi’nde[iv] şu açıklamalara yer verilmiştir:

“…………kat malikinin sahip olduğu ………… adet kapıcı dairesinin site yönetimi tarafından kiraya verilmesi sonucunda elde edilen kira gelirinin kat maliklerinin geliri olması nedeniyle, site yönetiminin kira gelirinden dolayı mükellefiyet tesis ettirmesi mümkün değildir. Bu durumda, anılan gayrimenkullerin mesken olarak kiraya verilmesi halinde;

GVK’nun 21. maddesinde “Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hâsılatın 1999 yılı için 420 milyon TL’sı gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hâsılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz. Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanamazlar” hükmüne yer verilmiştir.

Bu madde hükmüne göre, ortak oldukları kapıcı dair


 

Tarih : 09.06.2008
Soru :
öncelikle iyi çalışmalar diliyorum. Sorum kurumlar vergisi kanunu 5.maddesi(istisnalar) /E maddesiyle ilgili olacak Kurumlar iki yıl aktiflerinde tuttukları taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının %75 lik kısmı İstisnadır. Bu istisnanın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur diyor. a) Beş yıl sonunda ne olur ((1) dönem karına eklenir ve kurumlar vergisi ödenir.((2) dönem dağıtılabilir karına eklenir sadece stopaj kesintisi uygulanır.(3) ne kurumlar vergisi ne de stopaj uygulanmadan ortaklara dağıtılabilir. b) sermayeye eklersek hiçbir vergilendirmeye muhatab kalmayız.

Cevap :
Sermayeye ilave edilmediği taktirde istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler(kurumlar vergisi ve kar dağıtım stopajı) ziyaa uğramış sayılır. Buna göre, ilgili vergilerin tahakkuk ettirilmesi ve tahakkuk eden vergilere vade tarihinden itibaren faiz ve vergi ziyaı cezası hesaplanması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 02.06.2008
Soru :
Merhaba, Bilindiği gibi Sermaye artışı yapılabilmesi için gerekli olan Sermaye Tespit Tutanağında sermayenin özvarlıklar içinde korunup korunmadığını belirtmemiz gerekiyor. Geçmiş yıllar zararı nedeni ile Özvarlıklar sermayeye nazaran küçülmüş ise (Mesela sermaye 50,000.00 iken özvarlıklar 3,000.00 olmuşsa) bu durum sermaye artışına bir engel teşkil eder mi? İyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu, Türk Ticaret Kanununa göre engel teşkil eder, şirketiniz münfesih (fesih ) durumuna düşmüştür. İyi çalışmalar, saygılarımızla. DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 02.06.2008
Soru :
merhabalar, bağımlı çalıştığım bir a.ş. 'in çalışmış olduğu banka mali müşavir tasdikli bilanço ve son ssk tahakkuklarının tasdikli nüshalarını istiyor. Ben sm .yim. Kanunumuzun 2/c.md.göre bu ve benzeri evrakları imzalamam mümkün mü?Bir de sermaye arttırımı yapılacak bununla ilgili rapor düzenleyemeyecek miyim?? yanıtınız için şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu, Bankalara verilen mali tabloların e-beyanname çıktısını TÜRMOB'tan alınan Serbest Muhasebeci kaşeniz ile kaşleyip ilgili bankaya verebilirsiniz. Ancak sermaye tespit raporu 3568 sayılı meslek yasamız ve türk ticaret kanununa göre Serbest muahsebeciler imzalayamaz. İyi çalışmalar, saygılarımızla. DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.04.2008
Soru :
İyi günler, vergiden muaf vakfımıza, bir binek aracı bağışlanmıştır. Muhasebe kaydı, izdeğer düşülmesi yoluyla mı yoksa aracın kasko değeri üzerinden mi olacaktır. 254 hs. karşılığında 603 hs. mı yoksa sermaye hs. altında mal varlığı artışları hs. mı kullanılmalıdır. Kasko değeri kullanıldığında ve ileride satışı sözkonusu olduğunda, satış karı düşük olacaktır. Uygulama konusunda yardımınızı rica ediyorum.

Cevap :
Emsal bedel üzerinden kayıtlara alarak 254 no'lu hesabın borcu karşılığında 603- Bağış ve Yardımlar hesabının alacağına kayıt yapmanız gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.04.2008
Soru :
Benim sorum yabancı ortakla ilgili. Bir limited şirkete yabancı bir ortak alsak, hisse devri yapan ortağın kazancının yarısı istisna diğer yarısı menkul sermaye iradı olarak vergilendirilir. Doğrumu ? Ayrıca % 10 tevkifat var mıdır. Son olarak bu işlemi şirketi a.ş. ye çevirip sonra hisse devri yaparsak mı daha kolay olur. Teşekkürler.........

Cevap :
"http://www.istanbulsmmmodasi.org.tr/html.asp?id=15" adresinden "2008 Mali Rehber"de konuyla ilgili bilgi bulabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.04.2008
Soru :
Limited şirket ortağı bazen şirket adına kırtasiye,temsil-ikram vb.kapsamındaki masrafları şahsi kredi kartı ile ödemektedir.Yaptığı bu harcama bedelleri en geç 20-25 gün sonra kendisine şirket tarafından geri ödenmektedir. Bu şekilde kullanılan ORTAKLARA BORÇLAR hesabı TRANSFER FİYATLANDIRMASI VE ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM doldurulurken; 1-Örtülü sermaye kapsamında değerlendirilmeli mi? 2-Ayrıca transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında ortaktan ödünç para(gerçekte alınan ödünç para yok,sadece masraflar nedeniyle yukarıdaki gibi kullanılmış ) alınması şeklinde değerlendirilmeli mi? Teşekürler...

Cevap :
Dönem içinde verilen borç sermayenin 3 katını aştı veya aşmakta ise kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde Raporlanmalıdır.

Borç sürekli olarak sermayenin 3 katından fazla karakter taşımakta ise örtülü sermaye olarak değerlendirilebilir.

Ortağın şirket adına yaptığı alış verişlerden kaynaklanan alacağına, şirket, fahiş oranda düşük/yüksek faiz gideri tahakkuk ettiriyor ise örtülü kazanç dağıtımının söz konusu olduğu düşünülebilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 18.04.2008
Soru :
Ortağı olduğum Limited Şirkette aynı zamanda Bağımlı SMMM olarak, ücret karşılığı çalışmaktayım.KVK 13.md.’’transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı’’açısından ilişkili kişi durumundayım.Aldığım ücret şirket yeni ve küçük bir sermaye ile kurulduğundan (01.10.2007 tarihinde) asgari ücrettir ve şirket 2007 yılında zarar etmiştir.Bu duruumda: 1- Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekindeki,TRANSFER FİYATLANDIRMASI, KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM VE ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM ‘un “İLİŞKİLİ KİŞİLERLE GERÇEKLEŞTİRİLEN TRANSFER FİYATLANDIRMASINA İLİŞKİN İŞLEMLER” bölümünde, İkramiye-Ücret olarak SATIM(YTL) sütununa, 2007 yılında aldığım-kurumca ödenen ücretin NET tutatını TOPLAM olarak yazmayı düşünüyorum.DOĞRUMUDUR ? 2- Formun TRANSFER FİYATLANDIRMASINA KONU OLAN İŞLEMLERDE KULLANILAN YÖNTEMLER bölümünde ise Karşılaştırılabilir Fiyat Yöntemini seçerek yine SATIM(YTL) sütuna ödenen net ücretler toplamını yazmayı düşünüyorum .DOĞRUMUDUR ? 3- Bu yöntemi seçmem halinde, emsal fiyat tespiti açısından odamızın ‘’2007 Yılı İstanbul İlinde Uygulanacak Asgari Ücret Tarifesi’’ ni kullanabilirmiyim ? (Şirketin tek çalışanı benim, bu yüzden iç emsal yok.) Teşekkürler ,İyi Çalışmalar...

Cevap :
1 ve 2 uygundur. 3'ün emsali, Mesleki Ücret Tarifesi değil piyasada aynı konum için geçerli olan bağımlı çalışanların ücret seviyesidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.04.2008
Soru :
iki limited şirketin birleşmesiyle, ortakların ayni sermayesi oluşuyor ve bu sermaye üç yıl devredilemez deniyor. üç yıl dolmadan devir yapılırsa bunun bir cezai yaptırımı varmı,ve ne yapmalıyız TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 18-20'nci maddelerine aykırı bir işlemin yapılması durumunda birleşmeden kaynaklanan değerleme işlemi sonucu oluşan pozitif değerleme farkının vergiye konu olması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.04.2008
Soru :
Merhaba Anonim Şirketlerde Hisse Senedi veya Muvakkat İlmuhaberi çıkartılabilmesi için sermayenin tamamının ödenmesi gereklimidir. ? Saygılarımla

Cevap :
Hisse senetlerinin çıkarılabilmesi için payların en az %25'inin ödenmiş olması , ilmuhaberlerin çıkarılabilmesi için kuruluş işlemlerinin tamamlanıp, tescil ve ilanın yapılmış olması gereklidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.04.2008
Soru :
iyi gunler dilerim soru.1- sirketin ,gercek kisi ortagindan aldigi para ,sirket ozsermayesinin 3 katını asmıyorsa,ve ortak sirketten faiz talep etmediyse kurumlar vergisi beyannamesi ekindeki alinan paralar bolumunu ve ortulu sermaye bolumunu doldurmamız gerkiyormu Not:(sirket sene icinde hicbiryere faiz vb odememistir) ---------- soru.2- ortaktan yıl icinde 100 defa para alınmıssa,ve hic faiz odenmemisse,kurumlar vergisi beyannamesi ekindeki forma,butun hareketler yazılacakmıdır yoksa,alınan paraların adatlandırması yapılıp,tek satırda yazabilirmiyiz? saygılarımla alper sezgün

Cevap :
1- 3 katın aşılmamasından dolayı örtülü sermaye bölümünü doldurmanız gerekli değildir.

2- Adatlandırma yaparak tek kalemde raporlamanız uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 09.04.2008
Soru :
sorum; Kurumlar vergisi beyannamesi ekinde verilen Transfer fiyatlandırması, kontrol edilen kurum ve örtülü sermayeye ilişkin formlar hakkında olacaktır. Ek-1 Peşin fiyat anlaşması ilişkin raporla ilgili olduğundan ve anlaşma 01.01.2008 tarihinden sonra yapılabildiğine göre verilmeyecektir Ek-3 ise Yalnızca Büyük mükellefler vergi dairesi mükelleflerince verilecektir. Ek-2 İse Tüm mükellefler tarafından beyanname ekinde verilecekmidir ? yoksa 1 seri nolu tebliğin "7. Mükelleflerden istenecek Belgeler" bölümündeki açıklamalar uyarınca Her hangi bir inceleme veya idarece istendiğinde verilmek üzere hazırmı tutulacaktır ?

Cevap :
Tebliğ'de yapılan açıklamalar doğrultusunda ilişkili kişilerle yaptığınız işlemleri raporlayınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 02.04.2008
Soru :
Örtülü sermaye ile ilğili olarak limited şirket ortagının şirkete olan borçları nedeni ile dönem sonunda faiz tahakkuk ettirilecektir. 1.Tahakkuk ettirilecek bu faiz nedeni ile 4.dönem K.Geçici beyannamesi için düzeltme yapılması gerekirmí 2.Tahakkuk ettirilen faizi kurumlar vergisi beyannamesinde Kabul edilmeyen giderlere ilave etmek sorunu çözermi 3.Beyanname dışında muhasebeleştirmek için yapmamız gereken nedir.

Cevap :
1-) 131 ve 231 kodlu hesaplar kullanılarak ortaklara borç para kullandırıldığında, ortak bu parayı nasıl banka veya bir finans kurumundan temin ettiğinde faiz ödüyorsa, işletme de ortaklarına kullandırdığı paralara faiz hesaplamalı ve gelir olarak kayıt etmelidir.

2-) Diğer taraftan, tersi durumda yani ortaklardan borç para alındığında her şeyden önce işletmenin dönem başındaki öz sermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılacaktır. Bunun yanı sıra işletme ortağından aldığı borç paralar için faiz hesaplamasa bile kullandığı paranın emsal faizi hesaplanarak ortaklar açısından Menkul Sermaye İradı olarak beyanı istenebilecektir. Bir borçlanma kanunen örtülü sermaye kapsamı dışına çıkarılabiliyor ancak bu transfer fiyatlandırması açısından bir istisna teşkil etmiyor. Ancak, her şeye rağmen 331 ve 431 hesaplara faiz yürütülüp yürütülmeyeceği Maliye Bakanlığı tarafından kesin ve net olarak açıklanması gerekmektedir.

3-) Bilanço’nun Aktif ve Pasif’inde yer alan tüm hesaplar göz önüne alınarak işletmenin sermaye ihtiyacı belirlenmeli, buna uygun sermaye artışı yapılarak 331 ve 431 hesaplar sıfırlanmalı ve varsa 131 ve 231 kodlu hesaplar derhal tahsil edilmelidir.

4-) Gelir vergisine tabi işletmelerde ortaklar cari hesaplarının kanunen pek bir önemi yoktur. Bu işletmelerdeki işletme sahibi veya ortaklar işletmenin parasını çekip kullanabilirler. Ancak işletmeye devamlı olarak hesabı verilemeyen büyük miktarlarda para koymaları işletme sahip veya ortakları için sıkıntı yaratabilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.04.2008
Soru :
adi ortaklık şeklinde faaliyet gösteren karı-koca avukatların çalıştığı büro (ortak karı-koca )müştereken mülkiyete sahip olması durumunda stopaj uygulaması nasıl olacaktır.Kira ödemesi olmadığı için stopajın uygulanmadığını var sayarsak gayrı menkul sermaye iradı her iki ortak için ayrı ayrı mı uygulanacaktır.Soruma en kısa zamanda cevap vereceğinizi umar bu vesileyle hayırlı işler dilerim.Saygılarımla

Cevap :
Müşterek mülkiyet konusu olan bir iş yerini, müşterek maliklerin her ikisinin de kullanması ve birbirlerine herhangi bir ödeme yapmamaları durumunda GMSİ veya stopajı ilgilendiren bir hususun bulunmadığını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.03.2008
Soru :
MERHABALAR. YENİ MÜŞAVİRLİĞİNİ ALDIĞIM X LİMİTED ŞİRKETİ 2005 YILINDA KURULMUŞ OLUP, ORTAKLAR TAAHHÜT ETTİKLERİ 1/4 ORANINDAKİ SERMAYEYİ NAKDEN ÖDEMİŞLERDİR. ORTAKLAR KALAN BAKİYEYİ İSE GEÇMİŞ YIL KARLARINDA OLUŞAN BAKİYEDEN (KAR DAĞITIMI YAPILMADAN VİRMAN YOLU İLE SERMAYE TAAHHÜT HESABINA ALACAK, GEÇMİŞ YIL KARLARI HESABINA BORÇ)KARŞILAMAK İSTEMEKTEDİRLER. SORUM ŞU: BİLDİĞİM KADARIYLA KAR VE SERMAYE YEDEKLERİ HESAPLARININ BAŞKA BİR HESABA NAKLEDİLMESİ YADA İŞLETMEDEN ÇEKİLMESİ KAR DAĞITIMI HÜKMÜNDEDİR. BURADAKİ YAPILMAK İSTENEN UYGULAMA KAR DAĞITIMI SAYILIR MI? ZİRA GEÇMİŞ YIL KARLARI HESABINDAKİ BAKİYE ŞİRKET ÖZKAYNAKLARI GRUBUNDA (SERMAYE TAAHÜT HESABINA GİTMESİ) KALMAKTADIR . YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKÜR EDERİM.

Cevap :
Şirkette oluşan karın ödenmemiş sermayenin ödenmesinde kullanılmasının bir sakıncası bulunmadığı düşüncesindeyiz. Bu tür dağıtılmayan karların sermayeye eklenmesi durumunun işletmeden çekilme olarak değerlendirilmemesi ve stopaj hesaplanmaması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.03.2008
Soru :
Sayın Hocam öncelikle cok tesekkur edıyorum.Ben sizlerden,Türkiyede ,tamamı yabancı sermayeli(Ortakların her ikiside tuzel kısı olan) olarak kurulacak bir LTD Sirketin Kuruluş sonrası Turk personel çalıştırması durumunda bu personelin SSK karsısındakı durumunu, Kiraladığı Gayrimenkulle ilgili Stopaj durumunu ögrenmek istiyorum. Bana Gelir vergisi ,SSK hatta KDV kanunu açısından durumu araştırmam için bir kaynak göstermenizi rica edeğim.

Cevap :
Türkiye'de kurulacak bir yabancı sermayeli şirket, tam mükellef statüsünde bir Türk şirketidir. Dolayısıyla vergi ve SSK yükümlülükleri açısından Türk sermayeli şirketler ile arasında hiç bir fark yoktur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.03.2008
Soru :
Merhaba Kuyumculuk işi ile iştigal eden Bilanço usulüne tabi şahıs firmasının bilançusunun pasifinde 502 no'lu hesapta 2003 yılından itibaren biriken SERMAYE DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARI bulunmaktadır. Firma kapatılacağı zaman bu tutarı kara ilave edip vergilendirecekmiyiz.Eğer kara ilave edilecekse hangi hesap yoluyla gelir tablosuna aktaracağız.Sermayeye ilave ededenbilirmiyiz, sermayeye ilave edersek işletmeden çekilmiş değer olarak değerlendirilir mi? Teşekkürlerimle

Cevap :
Kapanıştan önce sermayeye eklerseniz kara ilave edip vergilendirmenin söz konusu olmayacağını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.03.2008
Soru :
Mrb.Sorum vergi mükellefi olmayan bir kişi kendisine ait olan bir arsaya daire yapıyor ve bu dairelerden 4 tanesinide bina bittikten sonra satıyor yanı 2002 de arsayı alıyor 2003 te bina yapıyor ve 2003 ve 2004 yılalrı arasındada 4 tane daire satıyor bu kişi gelir vergisi kanununa göre gayri menkul sermaye iradımı elde etmiş oluyor yoksa diğer kazanç ve irat diye değerlendirip bunu gelir vergisi beyanı ile beyan etmesi mi gerekiyor mu? konu hakkında yardımcı olursanız sevinirim...iyi çalışmalar

Cevap :
Maliye Bakanlığı ve Danıştayın yerleşik yorumuna göre, bir takvim yılı içinde birden fazla defa tekrarlanan veya birden fazla takvim yılında tekrarlanan işlemlerde devamlılık olduğu varsayılır. Değer artış kazancı olarak değerlendirilebilecek bir satış işleminin devamlı şekilde yapılması durumunda ticari faaliyet söz konusudur.

Buna göre, sorunuzdaki dairelerin satışınan dolayı elde edilen kazancın ticari kazanç olarak beyan edilmesi uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.03.2008
Soru :
işletme defterine göre zarar 30.000 YTL olup kar payı ( yarısı 700.000) YTL dir. mükellef işletme defteri bilgilerinin beyan edilmesini istemiyor. Menkul sermaye iradını beyan edip stopajı mahsup ettikten sonra kalan vergiyi öderse beyan dışı kalan ticari zarar ileride problem yaratır mı ?

Cevap :
Zararın beyan edilmemesi sonraki yıllara indirim olarak aktarılmasını engeller. Bunun dışında bir sorun oluşturmaz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.02.2008
Soru :
ltd şirketimiz işyeri yapı kooperatifinden başka bir üyenin sermayesi 10.000 ytl değerindeki üyelik hakkını deviralarak kooperatife üye oldu.ayrıca bu hakkı almak için üyeyede hariçten 20.000 ytl verdik toplam bize 30.000 ytl ye maal oldu a- yeni üyeliğimizin muhasebe kaydı? b- ortağa harıcten verilen bedelin muhasebe kaydının nasıl yapılacağını bildirirmisiniz ? teşekkürlerimle

Cevap :
VUK'nun 279'ncu maddesine göre, yapılan toplam ödeme tutarı üzerinden 242-İştirakler hesabına kaydedebilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.02.2008
Soru :
Bir konuda acil bilginize ihtiyacım var. A sigorta müdürlüğündeki şahıs işletmesi, B sigorta müdürlüğündeki halen faal bir sermaye şirketine TTK 139 ve 508.maddesine göre tüm aktifi ve pasifi ile devroluyor.A ve B sigorta müdürlüklerine nasıl bir müracaatta bulunmamız gerekiyor.İlgi ve desteğiniz için teşekkür ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Devir, İntikal, Kapanma ve İşyeri Dosyalarının İşlemden Kaldırılması Madde 12– a) İşveren; işyerinin devri durumunda en geç devir tarihinde, kapanması, terki veya tasfiyesi halinde bu durumu en geç bir ay içinde, miras yoluyla intikalinde ise mirasçılar bu durumu, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde işyerinin tescilli bulunduğu Üniteye yazılı olarak bildirir. b) İşyerinin yanlış veya yersiz olarak Kanun kapsamına alındığının tespiti halinde Ünitece tescil işleminin iptali yapılır. c) Aynı iş veya işyerine birden fazla sicil numarası verilmiş olduğunun anlaşılması halinde, sonradan verilen numaralar Ünitece resen iptal edilir. İptal edilen numaralar başka işyerine verilmez d) Kapanma, terk veya tasfiye olmadığı halde, işyerinde en az (beş) yıllık bir süreden beri sigortalı çalıştırılmadığı; işverenler tarafından bildirilen veya Kurumca yapılan teftiş ya da kontroller sonucu anlaşılan işyeri dosyaları, sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarih itibariyle Ünitece işlemden kaldırılır ve taahhütlü bir yazıyla işverene bildirilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 30.01.2008
Soru :
Sayın Danışmanım: Bu konu aslında Türkiye deki tüm işletmelerin temel sorunu.Dolayısıyla vereceğiniz yanıt bizlere ve işletme sahiplerine diğer konulardan daha çok faydalı olacaktır kanaatindeyim.Sorum: Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü sermaye/kazanç dağıtımı ile ilgili kanunda belirtilen ilişkili kişilerin (Ltd,A.Ş.ortaklarının)işletmeden çektikleri veya işletmeye verdikleri paraların örtülü sermaye ile kazanç dağıtımı anlamına geldiği kesin bir şekilde anlatılıyor.Fakat öte yandan 5520 sayılı KVK.nda şirket ortaklarının işletmeye verdikleri borç yada kredinin öz sermayenin 3 katının aşan kısmı örtülü sermaye kapsamında kazanç/kar dağıtımıdır.deniyor.Biz şimdi ortağın işletmeye verdiği borçlarını geri alması durumunda transfer fiyatlandırması yolu ile kar dağıtımı esaslarını mı uygulayacağız.Yoksa özsermayenin 3 katını geçmediği sürece ortak hesabının borç/alacak şeklinde çalışmasında bir sakınca yokmu?Ortaklar bundan sonra işletmeye borç para verdiklerinde yapılması gereken nedir.?

Cevap :
Tebliğ açıklamalarını, transfer fiyatlaması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı konusunda karinelerin açıklamaları şeklinde yorumlamak yerinde olacaktır. Vergi Hukuku açısından asıl önemli olan gerçek durumdur ve yasaları kafsı ve ruhu ile yorumlamak gerekmektedir(VUK'nun 3'ncü maddesi). Dolayısıyla, 3 katın altındaki borçlanma rakamlarının örtülü kazanç aktarımı olarak değerlendirilmesi söz konusu olabileceği gibi, 3 katın üstündeki borçlanma rakamlarını Tebliğ'in aksi yönünde yorumlamak da mümkün olabilecektir.

Ticari icaplara ve basiretli bir tüccar işlemlerine uygun olmayan her türlü işlem örtülü kazanç aktarımı açısından sorun doğurabilir. Diğer taraftan, ticari icaplara uygun bir tacir davranışını da Tebliğ hükümleri gerekçe göstererek kısıtlamak mümkün değildir. Esas olan gerçek durumdur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.01.2008
Soru :
Merhabalar, Yurtdışında ve yurtiçinde kurulu iki yabancı sermayeli şirkette çalışan işçiler mübadeleli olarak,hem Türkiye'de hemde yurtdışındaki firmada çalışmaktalar.Çalışma izinleri Türkiye'de temin edilmiştir.Çalışan işçiler ücretlerini yurtdışındaki firmadan almaktadırlar.SSK mevzuatı ne iş kanununa göre diğer işveren yanında çalışma sözleşmeleri vardır.Sosyal Güvenlikleride kesintisiz olarak yurtdışından ödenmektedir.Çalışma izni ve ikametgah tezkeleri ile ssk bölge müdürlüğüne ne şekilde müracaat edilmeli,sadece bilgi mi verilmeli,ssk lı olam zorunlulukları varmı?

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİN İŞLEMLERİ SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN USUL VE ESASLAR : Çalışma İzni Başvurusu Yurt içinden çalışma izin talebinde bulunabilmek için; yabancı şahsın Emniyet makamlarınca verilmiş bulunan ve en az altı ay süreli ikamet tezkeresinin bulunması ve başvurunun bu süre içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Öğrenim amacıyla verilmiş ikamet tezkereleri kabul edilmemektedir. En az altı ay süreli geçerli ikamet tezkeresi bulunmayan yabancılar, yurt dışından çalışma izni için başvurularını, uyruğunda bulundukları veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar. Ancak bu başvuruyu müteakip en geç üç işgünü içinde başvuru için istenilen tüm bilgi ve belgelere ait müracaat dosyasının (ilgili işverenlikçe) Bakanlığımıza teslimi gerekmektedir. İşyeri Değişikliği Herhangi bir işyerinde çalışmak üzere çalışma izni almış ve izin süresi sona ermemiş bulunan bir yabancının Türkiye’deki farklı unvanlı başka bir işyerinde çalışmak istemesi halinde yeniden çalışma izni talebinde bulunması gerekmektedir. Önceki işyerindeki çalışma iznine istinaden verilmiş veya bu nedenle temdit edilmiş (uzatılmış) olan ikamet tezkeresi yeni başvuru için geçerli kabul edilmemektedir. Bu durumdaki yabancıların önceki işyerinden ayrılışlarını Emniyet makamlarına bildirerek bunu İkamet tezkeresine işletmeleri ve tezkerenin en az altı ay süreyle yenilenmiş olarak ibrazı gerekmektedir. Farklı unvanlı bir işyerinde çalışma istemiyle yapılacak izin istemleri, ilk başvuru gibi ele alınacağından, Yönetmelik ekinde belirtilen tüm belge ve formların doldurularak yeniden müracaatta bulunulması gerekmektedir. Ayrıca, daha önce çalışılan tüzel kişilikten alınacak ilişik kesilmesine ilişkin yazı başvuruya eklenecektir. Eksik Belge Başvuruya esas nitelikteki evrakların eksik olduğu tespit edilen başvuru dosyaları derhal işlem dışı bırakılarak dosya iade işlemi yapılmakta, gerektiğinde ya da tekrar aynı şekilde başvuru yapıldığında talep reddedilmektedir. Elden eksik evrak alımı yasaktır. Eksik evraklar bir dilekçe ekinde Bakanlığımız Genel Evrak servisine teslim edilecektir. Yabancı Personel Başvuru Formu Yabancı Personel Başvuru Formunda yer alan bütün alanlar mutlaka doldurulacaktır. Yabancı personel ya da firmaya uygun olmadığı için cevaplanamayacak sorular için de sorunun neden boş bırakıldığı cevap kısmına yazılacaktır. Örneğin yabancı şahıs şirket ortağı ise ve aylık ücret almıyorsa; Ücret kısmına: “Şirket Ortağı” açıklaması yazılacaktır. Çalışma izin başvurusunda bulunulan Şirkette görev yapan Türk ve yabancı tüm personelin SSK veya Bağ-Kur kayıtlılık durumunu gösterir son aya ait prim bordrosunun ibrazı zorunludur. Başvuru formunda yabancıya ödeneceği beyan edilen ücret miktarının yabancının meslek, kariyer ve yapacağı görev ile bağdaşır seviyede olması gerekmektedir. Yabancıya Meslek ve göreviyle uyumlu olmayan bir ücret ödeneceğinin beyan edilmesi durumunda çalışma izin talebinin reddi söz konusu olabilmektedir. Sadece Yabancı Personel Başvuru Formu 4 nüsha olarak doldurulacak olup, diğer tüm belgeler sadece birer adet konulacaktır. Ek Belgeler Bakanlığımızca verilen tüm çalışma izinleri yabancının statüsüne göre SSK veya Bağ-Kur Genel Müdürlüklerimize bildirilmekte olup, işverenlikçe yabancıya ödeneceği beyan edilen ücret miktarı da ayrıca bu bildirimlerde yer almaktadır. Şirket ortağı olan yabancıların çalışma izin başvurularında da tamamen aynı prosedür izlenecektir. Ancak değerlendirme için yabancının şirket ortağı olduğunu gösterir Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ibrazı gerekmektedir. Şirket ortağı sıfatıyla yapılacak çalışma izni (İlk) başvurularında yabancıya ait Bağ-Kur kayıt belgesi Bakanlığımıza ibraz edilecektir. Şirket ortağı sıfatıyla yapılacak çalışma izni uzatma başvurularında yabancıya ait Bağ-Kur kayıt belgesiyle birlikte Prim Borcunun da bulunmadığına dair Bağ-Kur’dan alınacak yazı aslı da ibraz edilecektir. Başvuru dosyası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına hitaplı çalışma izni talep dilekçesi en üstte olacak şekilde hazırlanmalıdır. Talep dilekçesinde ekte sunulan belgelerin neler olduğu sıra numarası da yazılarak tek tek belirtilecektir. Bakanlıktaki değerlendirme işleminin daha sağlıklı ve süratli olabilmesini teminen ibraz edilen tüm belgeler sol kenarından delindikten sonra yarım kapak bir karton dosyaya takılarak Bakanlık Genel Evrakına teslim edilmelidir. Naylon torba zarf içinde evrak teslim edilmemelidir. 29 Ağustos 2003 tarih ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ekinde de belirtildiği üzere; Bakanlık, gerek görülmesi halinde yukarıda belirtilen tüm belgelerin yanı sıra ek belge talebinde bulunabilir. Süre Uzatımı Süre uzatımı müracaatlarında mevcut çalışma izninin bittiği tarihten geriye doğru en fazla iki aylık sürede olmak kaydıyla, izin süresi sona ermeden uzatma başvurusunda bulunulabilir. Süresi sona ermiş bir çalışma izninin uzatıl


 

Tarih : 26.01.2008
Soru :
Merhaba.Canlı Hayvan yetiştiriciliği ile ilgili olarak yeni doğan hayvanların kayıt altına alınması ile ilgili sorduğum soruya verdiğiniz cevap için teşekkür ederim.Ancak sorumu eksik sordum herhalde.Yeni doğan hayvanı satmak için beslediğimde 151 hesaba emsal bedel üzerinden borç kaydedeceğim fakat alacak hesap hangisi olacak. Bir gelir hesabımı,yada bir sermaye yedeği hesabımı.Teşekkür ederim.

Cevap :
Alacak kaydını 480-Gelecek Yıllara Ait Gelirler hesabına yapmanızın uygun olacağını düşünüyoruz.

24 Şubat 2006 Tarihli ve 26090 Sayıl Resmi Gazete'de yayınlanan Tarımsal Faaliyetlere İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 41) Hakkında 22 no'lu Tebliğ'e bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.01.2008
Soru :
2007 aralık ayında yapılan limited şirket sermaye artırımında 2007 yılı 6 aylık karı da kullanabilirmiyiz.

Cevap :
Aralık ayı içinde dönem sonu hesap kapanışlarının tamamlanması fiilen mümkün değildir. Kapanışın 31 Aralıkta, hesap aktarmasının 1 Ocak'ta yapıldığını ve aynı gün sermaye artırım kararı için toplanıldığını varsayarsak en erken Ocak başındaki sermaye artırım kararına istinaden 2007 karının sermaye artırımında kullanılabileceğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.01.2008
Soru :
Sayın danışmanımız;Şirketin defter kayıtlarında 331.Ortaklara borçlar hesabında birikmiş olan alacağın sermayeye eklenmek istenmesi durumunda hesap bakiyesinin tamamını mı sermayeye eklemek zorunda.eğer bir zorunluluk yok ise bu hesabın bir kısmının sermayeye eklenmesi ve bir kısmının bakiye olarak bırakılması uygun mudur?

Cevap :
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü sermaye uygulamasını dikkate alarak, gerçek duruma uygun bir oranda sermayeye ilave edebilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.01.2008
Soru :
Şahıs firmalarında kasa hesabı ihtiyacını karşılamak için 131 ve 331 hesabını mı kullanmak uygundur.Yoksa 500 sermaye hesabını mı kullanmak uygundur.

Cevap :
Şahıs işletmelerinde işletmenin sahibi ile işletmeyi ayırmak imkansız olduğundan 500 no'lu hesabın kullanılmasının daha uygun olacağını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.01.2008
Soru :
Sayın İSMMMO danışmanları, Emeklilik hakkını kazanmış olup ,tekrar çalışmaya başlayanlar ile ilgili, SGDP ile ilgili tereddütte kaldım. Başkanımız Yahya Arıkan'ın ''18/12/2006 tarihli yazısında 01/01/2007 den itibaren Serbest çalışan emekliler hangi kurumdan emekli olursa olsunlar,emekli maaşından hiçbir kesinti yapılmayacaktır'' diye üyelere duyuru yapmıştı. Sorularım; 1)Emekli olup çalışanlardan(serbest yada bagımlı) emekli maaşlarından %35 SGDP kesintisi olacakmı yoksa olmayacakmı? 2)Emekli olup çalışanlardan SGDP kesintisi prime esas toplam kazanç üzerinde mi ödenecek.yoksa emekli maaşlarından mı kesilecek. 3)Emekli olup serbest çalışanlar bagkur'a bildirimde bulunmazlarsa,(kasıtlı veya bilgisizlikten ötürü) bagkur SGDP tahsilatını nasıl yapabilecek?Şahıs yada sermaye Şirketi kuruluşlarında Vergi dairesi ilgili Sosyal Güvenlik kuruluşlarını bilgilendiriyor mu? Teşekkür ederim.

Cevap :
Sayın Meslek Mensubu 2007 tarihindeki uygulamaya göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışan emeklilerden SSK’ya tabi olarak çalışıyorlarsa prime esas kazançları üzerinden % 7,5 oranında işçi payı, % 22,5 oranın da da işveren payı olmak üzere toplam % 30 Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) hesaplanmaktadır. Vergi mükellefi veya şirket ortağı olanlar ise Bağ-kur’a SGDP ödemeleri gerekmektedir, bu durumda ise kesinti oranı bağ-kur 12. gelir basamağının %10′udur. 5510 sayılı yasaya göre Bknz md 5 md 30 md 81 ve md 88 İyi Çalışmalar


 

Tarih : 09.01.2008
Soru :
Merhaba, Daha önce verdiğiniz cevaplarda işletmeye kayıtlı olmayan nakil vasıtalarının mükellef olmayanlardan kiralanması durumunda stopaja ek olarak KDV'de hesaplanması gerektiğinden bahsetmektesiniz. Bu durum KDV.kanunu 17/4 ve Gayrimenkul Sermaye İradını tarif eden V.U.K. 70/8'e ters düşmüyormu, yoksa benmi eksik yorum yapıyorum. Yorum ve Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
KDVK'da yer alan gayrimenkul kavramını Medeni Kanun'da sayılan gayri menkuller kapsamı dahilinde düşünülmesi uygun olacaktır. GVK'nun 70'nci maddesi, hangi varlıklardan elde edilen gelirin, GMSİ olarak değerlendirileceğine ilişkin olup, gayri menkullerin hangi unsurlardan oluştuğunu hukuken tanımlayan bir hüküm değildir.

İSMMMO


 

Tarih : 08.01.2008
Soru :
tasfiye sonu gelen bir ltd. şirkette tasfiye sonu bilançosu nasıl yapılacaktır. Tek düzen hesap planında göstermenizi rica ederim. Ayrıca tasfiye giriş bilançosunda küçük bir miktarda kara geçmişti firma bunu sermayeye mi eklemliyim, tasfiye sonu bilançosunu vergi dairesine elden mi yoksa internet ortamından mı vermek zorundayız internette böyle bir beyan durumu yok. saygılarımla...

Cevap :
Tasfiye sonu bilançosu boş olacaktır. Elden vergi dairesine vermeniz gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.01.2008
Soru :
Merhabalar Yabancı sermayeli bir şirkette bağımlı olarak çalışmaktayım.Şirketimizin isveçte bulunan yabancı ortakları 2007 yılı içinde kullandırmış olduğu ve ortaklara borçlar hesabında kayıtlı bulunan tutarlar için faiz faturası kesmişlerdir. Bu fatura için sorumlu sıfatıyla kdv ve stopaj ödemek gerekirmi? Teşekkürler

Cevap :
Sorumlu sıfatıyla gelir vergisi stopajı ve KDV hesaplamanız gerekmektedir. "http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1055" adresinden stopaj oranlarına ve İsveç-Türkiye Vergi Anlaşmasına bakabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 18.12.2007
Soru :
İyi çalışmalar.Şimdiden cevabınız için teşekkür ederim.Daha önce size sorulan sorulara karşı verdiğiniz cevaplarda Tasfiye döneminden önce fonun(502-Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları)nın sermayeye ilave edilmesi durumunda ,Tasfiye aşamasında dağıtımı yapılan tutar üzerinden stopaj hesaplayarak işlem yapabileceğimizi yazmıştınız.Acaba 542 Olağanüstü Yedeklerde de (Tasfiye döneminden önce sermayeye ilave edilen Dağıtılmayan Karlar)tasfiye aşamasında aynı işlemi mi yapıp stopaj hesaplayacağız.Birde şu anda tasfiye durumu söz konusu değil acaba sermaye ye ilave ettiğimiz 542 hesaplardaki tutarları ilerde tasfiye durumu söz konusu olursa sermaye hesabının içinden ayıklayabilmemiz için nazım hesaplarda mı takip etmemiz uygun olur.Cevabınız için teşekkürler

Cevap :
542 hesap kalanının tasfiye aşamasında stopaja tabi tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Bu ve benzeri fonların sermayeye ilave edilmesi durumunda tasfiye sonuç bakiyesinin dağıtılması aşamasında stopaj hesaplanmalıdır. Fon hesaplarının ayrı olarak nazım hesaplara kaydedilmesine gerek bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.12.2007
Soru :
sayın üstad cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum 2 sorum var:1-tasfiyeye girişte ara tastik veya defter tastiği yapılmazsa nasıl bir yükümlülük ile karşılaşırız.2-tasfiye bitiminde sermaye düzeltilmesi olumlu farklar ile enflasyondan doğan zararları karşılaştırdıktan sonra kalan olumlu fark olması halinde mi stopaj yapılması gerekir.teşekkürler

Cevap :
1- VUK'nun 30 ve 353'ncü maddelerine bakınız.

2- Aradaki fark için stopaj hesaplamanız uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.12.2007
Soru :
selamlar hocam sermaye artırımına gidilen ltd şti. nakdi olarak taahhüd ettikleri sermaye ödemelerini 331 hesaptaki alacaklarından mahsup etmeleri uygunmudur bunun için karar defterinde karar alınması ve notere onaylatılması gerekirmi herhangi bir vergisel sorun doğururmu.ikinci bir sorumda ortaklar taahhüd ettikleri borçlarını sadece bankayamı yatırabilir kasaya nakit olarak ödeyebilirmi yada çek ve senet verebilirmi bilgi verirseniz sevinirim saygılar

Cevap :
331 no'lu hesaptan mahsup edilerek sermaye artırımı yapılması mümkündür.

2003/3 no'lu İç Ticaret Tebliğine göre, sermaye artırımı işleminde nakdi ödemenin banka veya özel finans kurumu kanalıyla yapılması gereklidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.12.2007
Soru :
Selamlar Hocam Şirketler nakdi Taahhüt ettikleri sermaye ödemelerini 8.000 ytl sınırını aşmadığı taktirde nakit olarak kasalarına yatırabilirler mi ? bu kanuda herhangi bir yasal engel var mı? bu yapılan işlem sanayi bakanlığını 2003/3 tebliğine ters düşmektemidir. bilgilerinizi rica ederim.saygılar

Cevap :
2003/3 no'lu tebliğin 6. maddesine göre, sermayelerin nakdi olarak ödemesinin bir banka veya özel finans kurumu aracılığıyla olması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.12.2007
Soru :
Şirketimizin enflasyon düzeltilmesi sonucu 502- Sermaye Düzeltilmesi olumlu farkları hesabında oluşan farkların şirketin tasfiyeye girmesi sonucu nasıl değerlendirileceği bu olumlu farkın Kurumlar Vergisine mi tabi olacağı, yoksa ticari kar zararla ilişkilendirilmeksizin kar dağıtımı olarak dikkate alıp stopaja mı tabi tutulacağı,Kurumlar vergisine tabi tutulacak ise kurumlar vergisi beyannamesinin ne şekilde düzenleneceği hususunda bilgi vermenizi rica ederiz.

Cevap :
Tasfiye dönenimden önce fonun sermayeye ilave edilmesi durumunda, tasfiye aşamasında dağıtımı yapılan tutar üzerinden stopaj hesaplayarak işlem yapabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.12.2007
Soru :
Merhaba, Şirketler nakdi sermaye artışı yaptıklarında taahhüt edilen sermaye ödemeleri nakit tahsilat sınırını aşmıyor ise şirketin kasasına nakit olarak ödenmesinde yasal bir engel varmıdır.?

Cevap :
Her hangi bir engel bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 29.11.2007
Soru :
Merhaba, 1-Türkiyede kurulu bulunan %100 japon sermayeli mükellefim 31 Temmuz 2007 de biten Özel hesap donemi karından Kar payı ödemesi yapmak istiyor. Bu konuda stopaj kesintisi %10 mu olmalı? Japonya İkili anlaşma olan ülkeler listesinde 2-Bu konuda yazılı döküman isteniyor Yabancı firmalar icin kar dağıtım stopajını gösteren madde hangisidir? Şimdiden tesekkur ederim. Nihat Akgün SMMM

Cevap :
"http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1055" adresinden konuyla ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.11.2007
Soru :
meraba;limited şirketimizin kuruluş sözleşmesinde 5000 ytl sermaye konulmuş bunun 1/4 'ü ödenmiş kalanı ise 01/11/2008 tarihinde ödenecek denilmiştir.sermayenin kalan kısmını bu tarihten önce ödememizde bir sakınca olur mu? Çünkü nisan ayı içinde karı sermayeye iave etmeyi düşünüyoruz.kalan kısmı 01/12/2007 tarihinde ödesek sorun olur mu?

Cevap :
Sermayenin kalan kısmını daha önce ödemenizde hiç bir sakınca yoktur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.11.2007
Soru :
sayın hocam.şirket karından ayrılması zorunlu olan ihtiyatlar(1.tertip yedek akçe,2 tertip yedek akçe) sermayeye ilave edilebilir mi?

Cevap :
Sermayeye ileve edilmesi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.11.2007
Soru :
öncelikle saygılarımı iletmek istiyorum. yaklaşık 1 haftadır, muhasebeci arkadaşlarımız arasında bir beyin fırtınası dönüyor. bir arkadaşımız kanunlarda bir açık olduğunu iddia ediyor. size kısaca koudan bahsetmek istiyorum. -2 kişi bir ltd. şirket kuruyor. şirket kuruluş sermayesi 10.000 ytl olsun. -şirket yıllar içinde kar elde edip bunu sermayesine ekliyor. ve sermaye örneğin 100.000 ytl oluyor. -ortaklar daha sonra bu şirketin hisselerini sermayesi değerinde (100.000 ytl) satıyorlar. arkadaşım şu konuda ısrar diyor. koydukları sermayeyi geri aldıklarından, ve sermaye kazanç sayılamayacağından konu vergiye tabi değildir. G.V.K. nun 80/4 maddesi gereğince bu konunun değer artış kazancı olduğunu ve satıştan olan gelirin 90.000 ytl olarak vergilendirilmesi gerektiğine inanıyorum. bu konuda bizleri aydınlatırsanız sevinirim. saygılarımla Osman Kıtay

Cevap :
Hisselerin defter değerinden satımı durumunda bir kazanç oluşmadığını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.11.2007
Soru :
öncelikle cevaplarınız için teşekkür ederim. 5 ortaklı bir ltd şti sermaye arttırımına gitmek istiyor, ancak 2 ortak toplantıya katılamıyor. anasözleşmede bu konu ile ilgili bir madde yok. oy birliği ile verilmesi gereken karar oy çokluğuna nasıl dönüştürülebilir?

Cevap :
Sermaye artırımı için en az 3/2 ortağın olumlu oy kullanması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.11.2007
Soru :
sayın meslekdaşlarım.serbest meslek faaliyetinde bulunan bir kişi kiracısı bulunduğu işyerinin bir kısmını serbest meslek faaliyetinde bulunan diğer bir kişiye kiralamıştır.kiraya verenin kira karşılığı elde ettiği gelir gayrimenkul sermaye iradımı veya serbest meslek kazancımı olur.gelir vergisi stopajı ve kdv. yönünden bilgilerinizi rica ederim.saygılarımla

Cevap :
GMSİ olarak değerlendirmek uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.11.2007
Soru :
ortak alacaklarının şirket sermayesine ilavesi hakkında düzenlenen mali müşavir raporunun bir örneği tarafıma yollanmasını rica ederim.

Cevap :
Sitemizde pratik bilgiler bölümüne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.11.2007
Soru :
Sayın Hocam , Bir film şirketi film çekimi için devletten 225.000YTL teşvik aldı.Ancak yeterli değil.Sermayesi 50.000YTL.Kasım ve Aralık aylarında giderleri olacak hiç geliri olmadığı içinde zarar olacağı için Öz sermayesi eksiye düşecek. Şimdi devletten aldığı para film çekimi için yeterli olmadığı için ve sponsor bulamadığı için , Üçüncü şahıslardan 120.000YTL borç almak istiyor.Örtülü sermaye olmadan bu borcu nasıl şirket hesabında gösterebiliriz.Şirket film çekildikten sonra ilk kazancıyla borcunu ödeyecek.Cevabınız için şimdiden teşekkürler.Saygılarımla.

Cevap :
KVK'nun 12/4'ncü maddesinde belirtilen kişilerden alınan borç olması gerekmektedir. Bu kişiler dışındakileren alınan yasada belirtilen oranı aşması durumunda örtülü sermaye olarak değerlendirilme yani borcun gerçekten borç değil aslen sermaye olduğu şeklinde değerlendirilmesi riski bulunmaktadır.

Yasa hükmü bir vergi güvenlik düzenlemesidir, belli bir oranın üstündeki borçlanmalarda karine olarak bir ön yargı ortaya koymaktadır. Bize göre, borcun örtülü sermaye olarak değerlendirilmemesi için gerçek borç mahiyetinde olması gerekmektedir. İlgili borç gerçekten borç ise sermayeye ilişkin oran ne olursa olsun örtülü sermaye olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Ancak yasanın karinesine karşı, mükellefin gerçek durumun borç olduğunu ispat edilebilmesi gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.10.2007
Soru :
SAYIN HOCAM İYİ GÜNLER DİLİYORUM. FİRMAMIZ BİLGİSAYAR İLE İLGİLİ BAKIM ALIM SATIM İŞİYLE UĞRAŞIYOR. YURTDIŞINDAN ALDIĞIMIZ FATURA, YAZILIM BEDELİNDEN %18 KDV İNDİRDİK,ÇİN İLE OLAN ANLAŞMA GEREĞİ %10 STOPAJ ÖDEDİK. UYGULAMANIN DOĞRU OLUP OLMADIĞINI VE ÖDEDİĞİMİZ STOPAJIN GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİNDE Mİ, YOKSA KURUMLAR VERGİSİ DÖNEMİNDE Mİ MAHSUP EDİLEBİLECEĞİNİ SORMAK İSTİYORUM. BİRDE MENKUL SERMAYE GELİRLERİ İÇİN ÖDENEN VERGİ KESİNTİSİDE GEÇİCİ DÖNEMDE MAHSUP EDİLECEKMİ. CEVABINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Ödenen stopajın e-beyanname uygulamasında geçici vergiden mahsubu mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.10.2007
Soru :
Merhaba, Türkiye de kurulu İrtibat büroları ile ilgili olarak çalıştırılan personele ödenecek olan ücretler döviz cinsinden olmak zorunda mıdır? TL olarak ödenmesinde bir sakınca var mıdır ? Yabancı sermaye ile ilgili mevzuatta bu konu hakkında net bir ifade göremedim. Bununla ilgili bir görüş veya uygulama var ise yönlendirmenizi rica ederim. Teşekkürler.

Cevap :
TL olarak ödeme yapılabilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.10.2007
Soru :
Firma 2005 yılında sermaye arttırımıma gitmiş ve taahhütte bulunmuştur, ama sermaye taahhütünün 4/1 3 ay içerisinde yatırmamış bu durumun ise yeni farkına varılmış, bu konuda iki farklı bilgi aldım 1.Sermaye taahhüdü yerine getirilmediği için (sermaye arttırımı geçersiz oluyormuş) iptal kararı alıp daha sonra yeniden ortakların ödeyebileceği bir durumda iken taahhütte bulunulması 2.Hiç bir işleme gerek olmadığı ödeyip devam edileceği, Şimdiden teşekkür ediyorum vereceğiniz bilgiler için,

Cevap :
Şirket sermayesinin üçte ikisi karşılıksız kalıp, genel kurul bunun tamamlanmasına veya kalan üçte bir ile iktifaya karar vermediği takdirde şirket infisah eder (TTK Md. 434, 436 ve 324).

Genel Kuruldan şirketin sermayeyi ödemesi yönünde karar alındığından sorun çıkmayacağını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.10.2007
Soru :
Ortaklara borçlar hesabı sermayeye ilavesi planlanan şirkete, mükellefim yeni bir ortak olmak istemektedir. Öncelikle hisse devri, sonra ortaklara borçlar hesabı ile ilgili sermaye ilavesine gidilecektir. Mükellefim bu durumdan nasıl etkilenir?

Cevap :
Ortaklara borçlar hesabı sermayeye eklendiğinde, eklenen sermaye kadar yeni gelen ortak ek bir katkı yapıp kendi sermaye payını artırmazsa mükellefinizin hisse oranı olumlu yönde etkilenecektir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.10.2007
Soru :
kollektif bir şirketin bilançosunda bulunan 502 Sermaye düzeltmesi olumlu farkları hesabında bulunan tutarı sermayeye ilave edersek işlemin vergisel boyutu ne olur. Teşekkür ederim.

Cevap :
Benzeri sorulara verdiğimiz cevaplara bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.10.2007
Soru :
İYİ GÜNLER ŞİRKETİMİZİN A FİRMASINDA İŞTİRAKİ VAR. A FİRMASI GEÇMİŞ 2004 DÖNEM ENFLASYON GELEN FARKLARLA SERMAYE HESABINI ARTIRIYOR.BURDA BİZİM HİSSEMİZ ARTIYOR ,ARTAN RAKAMIN MUHASEBE KAYDINI NASIL YAPACAĞIZ. İŞTİKLER HESABI BORÇLU OLURKEN ALACAKLI HESAP NE OLACAK.

Cevap :
Artan iştirak hissesi değeri kadar 679 no'lu hesaba gelir kaydı yapmalısınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.10.2007
Soru :
Ltd Şti'ni nev'i değişikliği yaparak Koll.şti haline getirdik . 4.10.2007 tarihinde tescil edildi. 30 gün içinde ltd şti kurumlar vergisi beyannamesini verecek. Ticaret sicil no aynı kaldı. ortaklar aynı, sermaye aynı. koll.şti. ltd Şti'nin aynen devamı. 1-Koll.Şti bildiriminde vergi sicil no değişir mi ? 2-SSK işyeri bildirimi süresi nedir? 3-SSK işyeri no değişir mi? 4-Ücret bordroları tescil tarine kadar ltd şti'ne ve kalanı koll.şti'ne olarak mı yapılır yoksa 30 gün olarak Koll.Şti olarak mı? Teşekker ederim.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu İşyerinin Nakli Nakil Madde 11 –İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki veya aynı ilde diğer bir Ünitenin görev alanına giren adrese nakledilmesi halinde, işverence işyerinin nakledildiği yeri çevresine alan Üniteye en geç nakil tarihinde yeniden İşyeri Bildirgesi verilir. Boşaltılan işyeri ise bir ay içinde yazılı olarak ilgili Üniteye bildirilir. İşyerinin Devri, İntikali, Kapanması, Terki, Tasfiyesi ve Tescil İşleminin İptali Devir, İntikal, Kapanma ve İşyeri Dosyalarının İşlemden Kaldırılması Madde 12– a) İşveren; işyerinin devri durumunda en geç devir tarihinde, kapanması, terki veya tasfiyesi halinde bu durumu en geç bir ay içinde, miras yoluyla intikalinde ise mirasçılar bu durumu, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde işyerinin tescilli bulunduğu Üniteye yazılı olarak bildirir. b) İşyerinin yanlış veya yersiz olarak Kanun kapsamına alındığının tespiti halinde Ünitece tescil işleminin iptali yapılır. c) Aynı iş veya işyerine birden fazla sicil numarası verilmiş olduğunun anlaşılması halinde, sonradan verilen numaralar Ünitece resen iptal edilir. İptal edilen numaralar başka işyerine verilmez d) Kapanma, terk veya tasfiye olmadığı halde, işyerinde en az (beş) yıllık bir süreden beri sigortalı çalıştırılmadığı; işverenler tarafından bildirilen veya Kurumca yapılan teftiş ya da kontroller sonucu anlaşılan işyeri dosyaları, sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarih itibariyle Ünitece işlemden kaldırılır ve taahhütlü bir yazıyla işverene bildirilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 28.09.2007
Soru :
Tasfiye yapacağımız LTD şirketin kayıtlı sermayeye ilave edilmemiş yedek akçeleri vardır.(Kanuni yedek akçe,Olagan üstü yedekler) Bu yedek akçeleri tasfiyede ortaklara dağıtımında kurum gelir vergisi stopajına tabimidir.? Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
Stopaja tabi tutmanız gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.09.2007
Soru :
TURKIYEDE KURULU TAM MUKELLEF STATUSUNDE BIR YABANCI SERMAYELI SIRKET KURUMLAR VERGISINI ODEDIKTEN SONRA KALAN KARI YURTDISINA TRANSFER EDEBILIRMI? STOPAJ UYGULAMASI YAPILMASI GEREKIRMI?

Cevap :
Şirketin, 32 Sayılı Kararın ve Karar'a ilişkin Tebliğlerdeki koşullar çerçevesinde kar payını yurt dışına transfer etmesi mümkündür. İlgili kar payından kar payı dağıtımı stopajı kesilecektir. Ayrıca hangi ülkeye ihrac ediliyorsa o ülke ile Türkiye arasındaki Vergi Anlaşmasına bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.09.2007
Soru :
5520 sayılı KVK'nun 12. maddesinde ortağa olan borçlar (özsermayenin 3 katını aşan borçlar) üzerinden hesaplanan ya da ödenen faiz tutarlarının kar dağıtımı sayılacağı ve dolayısıyla da kar dağıtım stopajı yapılacağı hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan KVK 30. maddesine istinaden her nevi alacak faizlerine ödenen tutarlar üzerinden de % 10 stopaj yapılacağı hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla dar mükellef olan bir ortağın hesapladığı alacak faizi üzerinden hem dönem içerisinde stopaj hesaplanacak hem de dönem sonunda söz konusu tutarlar üzerinden kar dağıtım stopajı mı hesaplanacaktır? Yoksa sadece dönem sonunda kar dağıtım stopajımı hesaplanacaktır. Şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Örtülü sermaye işlemi yapılan bir borcun faiz ödemelerinden stopaj hesaplanmışsa, örtülü sermayenin kar payı için ödenmesi gereken stopajın, "kar dağıtım stopajı-alacak faizi stopajı" kadar olması gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.09.2007
Soru :
2 ORTAKLI LTD. ŞTİ. ORTAĞININ VEFATI İLE PAYI VARİSLERİNE DEVİR YAPILDI FAKAT VARİSLERİ BU ŞİRKETİ TASFİYE ETMEK İSTİYORLAR %70 SERMAYEYİ TEMSİL EDİYORLAR. AMA DİĞER ORTAK BUNA YANAŞMAMAKTA. TC MALİYE BAKANLIĞININ İSTANBUL DEFTERDARLIĞI USUL GELİR MÜDÜRLÜĞÜNÜN 26,07,2004 TARİH B.07.4.DEF.0.34.20/VUK -10247-7726 SAYI İLE YAYINLANAN ÖZELGEDE; ŞİRKET ORTAĞININ ÖLÜMÜNDEN SONRA SÖZ KONUSU VARİSLERİN ŞİRKETİN DEVAM ETMEMESİ YÖNÜNDE KARAR ALMIŞ OLMASI DURUMUNDA MAHKEME TARAFINDAN ŞİRKETİN FESHİNE KARAR VERİLİP ....... BİR LTD. ŞTİ FESHİNİ İSTEME ANASÖZLEMEDE AKSİNE HÜKÜM YOKSA ESAS SERMAYENİN 3/4 SAHİP ORTAKLARIN OY BİRLİĞİ İLE GERÇEKLEŞİR. SORUM, TİCARET MAHKEMESİNE DAVA AÇILDIĞINDA 3/4 OY BİRLİĞİ OLMASADA FESİH GERÇEKLEŞİR Mİ?

Cevap :
Mahkeme tasfiye talebini haklı bulursa, her hangi bir oran aranmadan tasfiye kararı alabilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.09.2007
Soru :
merhaba ; ben bılgısayar ve parcaları alım satımı yapan bır ltd şirketle ılgılı bır soru sormak istiyorum. şirket 9 yıllık. 2006 yılı bilancosunda aktıfte ; 500 sermaye hes: 50.000,00-ytl 502 sermaye duz.olumlu farkı hes: 6.166,69-ytl goruluyor. 331 ortaklara borclar hesabı:148.859,00-ytl goruluyor. goruldugu uzere ortaklar hesabı neredeyse sermaye hesabının 3 katı durumunda. ben bu ortaklar hesabının bakıyesını sermaye ye ne sekılde aktarabılırım. simdiye kadar hic yapmadım. yapmam gerekenlerı basamak basamak söyleyebılrmısınız ?tesekkurler

Cevap :
Ortakların alacaklarının sermayeye eklendiğine ilişkin karar alınması ve artırım işleminin ilgili muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir. Bu işlemleri tespit eden mali müşavir raporu ile birlikte Ticaret Sicile başvurabilirsiniz.

Sitemizin, "pratik bilgiler/bilgi arşivi" bölümüne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.09.2007
Soru :
İİ GÜNLER.BU YIL DEFTERLERİNİ TUTMAYA BAŞLADIĞIM BİR ŞİRKETTE 331 HESAP 28.000 YTL GİBİ BİR RAKAMLA 2006 YILINDAN DEVİR GELMİŞTİR.ŞİRKETTİN SERMAYESİ 6.000 YTL.HER NEKADAR ORTAK İÇİN FAİZ İŞLETİLMEDİYSEDE ÖRTÜLÜ SERMAYE İÇİN GEREKLİ OLAN SERMAYENİN 3 KATI TUTARINDAKİ BORÇ MİKTARINI AŞMIŞTIR.FİRMANIN KASASINDAKİ RAKAM BU BORCU KADEME KADEME (AYLIK BAZDA TERS BAKİYE VERMİCEK ŞEKİLDE)ÖDENEREK KAPATILIABİLİR.100 KASA HESABI BUNA MÜSAİT.BU DURUMDA 331 HESABI BİR KAÇ ÖDEME HALİNDE KAPATABİLİR MİYİM?YADA NASIL BİR YOL İZLEYEBİLİRİM?

Cevap :
Kasa hesabı müsaitse ortağa ödeme yaparak kapatabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.09.2007
Soru :
Tam mükellef bir şahsın yurtdışındaki şirketini satıp Türkiye'ye yatırım için sermaye getirmesinin, kendisine sağlayacağı yatırımsal avantaj var mıdır?

Cevap :
"http://www.hazine.gov.tr/mevzuat/ybs_mevzuat.htm" ve

"http://www.hazine.gov.tr/mevzuat/yatirimtesvik_mevzuat.htm"

adreslerinden bilgi alabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.09.2007
Soru :
Soru1-)Firmaya ait yurtdışı iştirakinin hisseleri vergiye tabi olur mu? Soru2-) Bu satıştan elde edilen bedel yurtiçinde firmaya sermaye olarak ilave edilirse vergi doğar mı? Yardımlarınız için şimdiden teşekkür..

Cevap :
KVK'nun 5/1-c'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.09.2007
Soru :
Benim bir yakınım Emekli saymandır. Saymanlar sınavsız veya sınavlı mali müşavirlik belgesi alabilirler mi. onlarla ilgili prosedür nasıldır. NOT: Tek Düzen Muhasebe Sistemine göre Döner Sermaye Saymanlığını yapmıştır. Kurumda birinci derece imza yetkisi vardı.

Cevap :
Sınavlı yada sınavsız ruhsat almaları mümkün değildir. Çünkü çalışmaları 3568 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmemektedir. İyi çalışmalar STAJ BİRİMİ staj@ismmmo.org.tr


 

Tarih : 04.09.2007
Soru :
Şartların oluşması durumunda örtülü sermaye uygulanması zorunlumu dur, değilmidir.Uygulama Firma ve ortağının insiyatifine mi bağlıdır.

Cevap :
Yasada belirtilen koşulların varlığı durumunda, örtülü sermayeye ilişkin hükümlerin uygulanması zorunludur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.08.2007
Soru :
Gelir vergisi mükellefi olup bilanço usulüne tabi olan bir işletmenin özkaynaklarını yeni kurulacak bir şirkete sermaye olarak konulacaktır. Ancak bu işletmenin envanterinde kayıtlı olan bir binayı şirketin sermayesine eklerken değerleme olarak net aktif değeri mi yoksa ne tür değerleme esası baz alınır.bu konuda bir bilgi vermenizi rica ederim.

Cevap :
Bu gibi sabit varlıklar şirketlere sermaye olarak konulurken ikti­sap maliyetinden birikmiş amortismanlarının düşülmesiyle bulunan net defter değeri üzerinden devredilirler.

Diğer taraftan, işletmelere sermaye olarak konulan sabit varlıkların Ticaret Mah­kemesi tarafından tesbit edilen değerleri, değerleme açısından, vergi uygulamalarında kabul edilmektedir.

Ancak, Tlcaret Mahkemesi tarafından tesbit edllen değer net defter değerinin üzerinde olabilir. Bu durumda, tesbit edllen değer üze­rinden giriş yapılmalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.08.2007
Soru :
milli emlakta girilen ihalede şahıs adına alınan irtifak hakkı şirket kurulup irtifak hakkı elinde bulunan sahıs şirkete orak edilip irtifak hakkı sirkete sermaye olarak gösterilebilinirmi? gösterilebilinirse bu irtifak hakkı sirket tarafından kullanılanabilinirmi?

Cevap :
İrtifak hakkı sermaye olarak konulabilir. Özel bir engelleyici hüküm bulunmaması kaydıyla şirket tarafından kullanılabilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.08.2007
Soru :
ACIL.VINÇ ALIM SATIMI VE KİRALAMASI İŞİ YAPAN A VE B LİMİTED ŞİRKETLERİ VAR SERMAYELERİ A NIN 5 YTL B NIN 30 YTL . A ŞİRKETİ SATIN ALMAK İSTEDİĞİ PRES MAKİNASI İÇİN YETERLİ PARASI YOK VE B ŞİRKETİNDEN PRES MAKİNESİ SATILINCA SATIŞ KARININ YÜZDE 50 KARINI B ŞİKETİNE ÖDEMEK KARŞILIĞINDA BORC PARA ALIYOR.A ŞİRKETİ PRESİ BU SAYEDE 10 YTL YE ALIP 20 YTL YE SATIYOR.A FİRMASI ELDE ETMİŞ OLDUĞU KARIN YÜZDE 50 SİNİ YANİ 5 LİRAYI B ŞİRKETİNE VERİYOR(TOPLAM 15 YTL VERİYOR ANA PARAYLA).5YTL LİK KAR PAYINI B FİRMASI NASIL BELGELENDİREBİLİR.B FİRMASININ ÖRNEK 5+ KDV ŞEKLİNDE FATURA DÜZENLEMESİ VE ACIKLAMASINA KAR PAYI VEYA HİZMET BEDELİ ŞEKLİNDE YAZILMASI YETERLİMİDİR.

Cevap :
B firması 5+KDV şeklinde fatura düzenlemeli ve açıklamasında hizmet bedeli yazmalıdır.

Anaparayı da borç verme ve borcun ödenmesi olarak muhasebeleştirmelidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.08.2007
Soru :
**E-Ticaret yapmak üzere bir limited şirket kurulacaktır.Ortaklardan biri şirket kurulmadan önce, kurumun kendi web sitesinden pazarlama ve satış yapabilmelerini sağlayan, Web tabanlı ticaret uygulamasını yazmaya başlıyor ve şirket açılmadan önce de bu uygulamayı kullanıma hazır hale getirecek.Ortak bu uygulamayı şirket kuruluşunda kendi sermaye payı olarak koymak istiyor. 1-Şirket ortağının yazdığı Web tabanlı ticaret uygulamasını kendi sermaye payı olarak koyması durumunda, uygulamanın değeri nasıl belirlenecektir? Mahkemeden bilirkişi tayini veya YMM raporu dışında, kendisinin piyasadaki muadillerine-emsallerine göre emsal değer belirleme gibi bir alternatifi varmıdır? 2-Bu uygulama, açılışta sermaye payı karşılığı şirkete maddi olmayan duran varlık olarak konulmadan şirket faaliyetlerinde kullanılabilir mi?Kullanılabiliyorsa bunun yolu ve vergisel açıdan sonuçları nelerdir? 3-Bu uygulama daha sonraki dönemlerde şirket varlığına katılmak üzere, şirket ortağı tarafından şirkete satılırsa yada devredilirse, gider pusulası düzenlenmesi KDV ve stopaj ödenmesi gerekir mi ?

Cevap :
1- VUK'nun 269'ncu maddesine göre, maliyet bedeliyle değerlenmesi gerekir. Sermaye olarak koyulması durumunda 267'nci maddesine göre emsal bedel esas alınmalıdır.

2- Bize göre, gayri maddi hak (maddi olmayan duran varlık) olarak bilançoda yer almalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 18.08.2007
Soru :
Bağlı olarak Çalıştığım A.Ş de sermaye arttımı söz konusu bununla ilgili olarak Mali Müşavir Raporu düzenleyebilirmiyim. Düzenleyebilirsem RApor Düzenleyeceğim konular 1- Sermayenin ödendiği 2- Geçmiş Yıllar KArlarının sermayeye eklenmesi 3- ENflasyon düzeltmesi olumlu farkının sermaye ye eklenmesi 4- Gayrimenkul satış karının %75 lik kısmının sermaye ye eklenmesi yukarda ki konularda rapor düzenleyebilirmiyim SAygılarımla SMMM Mehmet ARICI

Cevap :
"http://www.sanayi.gov.tr/webEdit/gozlem.aspx?menuSec=224&sayfaNo=882&navigate=var" adresinden 2003/3 no'lu Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Anasözleşme Değişikliklerine İlişkin Tebliğ'e ve 2004/2 no'lu Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Anasözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'e bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.08.2007
Soru :
iyi günler.500.000.-ytl sermayesi olan bir ltd.şirketinin avukat tutma zorunluluğu varmıdır.olduğunu farzedersek zaten bağkurlu olan bu avukatın bağkur karşısındaki durumunda değişiklik olurmu? Şirket,sözleşme yaptığı avukat hakkında herhangi bir kuruluşa bilgi vs.verecekmi.avukatı bordrosuna dahil etme gibi bir durum söz konusu olabilirmi.teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Limited şirketlerin sermayesi 500.000.ytl olanlarının avukat tutma zorunluluğu yoktur. İyi çalışmalar


 

Tarih : 26.07.2007
Soru :
ENFLASYON MUHASEBESİ YAPARKEN 502 HESABA ALACAK 254 TAŞITLAR HESABINA ENFLASYON FARKI OLARAK BORÇ KAYDI YAPILDI 2006 YILINDA 502 NOLU HESAPTA GÖRÜLEN TUTARI SERMAYE HESABINA KATILDI 2007 YILINDA İSE TAŞITLARI SATTIK BU DURUMDA 254 TAŞITLAR HESABINDAKİ OLUMLU ENFLASYON FARKI NASIL KAPATILACAK İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM

Cevap :
Satılan taşıtın maliyeti olarak ters kayıtla muhasebeleştirip hesabı kapatmalısınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.07.2007
Soru :
merhabalar.Bir AŞ te gayri menkul alındı.şirket sermayesi yetersiz olduğu için ortaklardan yüklü miktarda borç alındı.Esas sermayesinin 3 katından fazla borç alabilirmi?Ortaklara faiz ödemesi yapabilirmi?alınan borç Euro ve dolar olarak alındı.Kur farkını nasıl muhasebeleştirebilirim. Yardımcı olabilirseniz şimdiden teşekkür ederim.

Cevap :
KVK'nun 12 ve 13'ncü maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 16.07.2007
Soru :
aş. olan bir mükellefim diğer aş firmasının çoğunluk hisselerinin nominal değerinden fazlasına satın aldı. bu durumda satın alan aş firmasında bağlı ortaklık olarak aktife kaydedilecek olan diğer aş hisselerinin nominal değerle satın alma değeri arasındaki fark ta bağlı ortaklık hesabına mı alınması gerekiyor. yoksa başka bir aktif hesabına mı. ayrıca satın alınan aş nin sermaye hesabında satın alan firmanın sermayesi nominal değerden gözükecek öyle değil mi. şimdiden teşekkür ederim. saygılarımla, turhan kartav

Cevap :
VUK'nun 279'ncu maddesi gereğince hisseyi alan şirket, alış bedeliyle bağlı ortaklık hesabına kaydedebilir. Hisseyi satan şirket için hissenin kayıtlardaki değeri ile satış değeri arasındaki fark gelir mahiyetindedir. Bu şirketin sermaye hesabı kayıtlarında satınalan şirketin hisse payı nominal bedelden gözükecektir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.07.2007
Soru :
Merhaba, 1995 yılında kurulmuş bir limited şirketi tasfiyeye gidiyor. 502 Sermaye düzeltmesi olumlu farklar hesabında bulunan bakiyeyi 581 Düzeltilmiş enflasyon zararları hesabından mahsup edebilirmiyim?Mahsubu mümkün deyilse 581 hesabın bakiyesini nasıl kapatabilirim.İlginize teşekkür ederim.

Cevap :
Mahsup yapmanız mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.07.2007
Soru :
Merhaba hocam Gerçek kişi Olan mükellefim İşletmesini Limited şirkete ayni sermaye koyarak ortak oldu bununla ilgili bütün işlemlerimiz tamamlandı limited şirketin açılışını vergi dairesinden yaptık ama Vergi dairesinden kapatılması gereken şahıs firmasını vergi dairesi kapatmıyor bütün varlıklarını şirkete fatura etmemizi istiyor böyle birşey olmadığını zaten bilançosunun aktif ve pasifi ltd şirkete devrolcağını söylemem rağmen inatla kabul etmiyor ilgili vergi dairesinin müdür muavini buunla ilgili bana mukteza kanun getir diyor Gelr vergisi kanunun 81 maddesinde biraz yer verilmiş ama bu fatura kesilmemesi ile ilgili bir kanun veya tebliğ mukteza varmı yardımcı olurmusunuz teşekür ederim

Cevap :
Fatura düzenlenebilir. Ancak faturada, eğer varsa oluşacak gelirin gelir vergisinden istisna olduğunun açıklanması ve KDV hesaplanmaması gerekmektedir.


 

Tarih : 05.07.2007
Soru :
iyi çalışmalar kolay gelsin bir sorum olacaktı cevaplarsanız sevinirim.limited şirketlerde ortaklar sermaye ödemelerini nakit yerine ellerindeki çek ve senetlerle yapabilirlermi.bu çek ve senetleri şirket hesabına verip vadesinde sermaye ödemesi diye işlenebilir mi

Cevap :
Çek ödeme aracı olduğundan ödeme gününde nakde dönüştürülerek aynı gün için sermaye ödemesinde kullanılabilir.

Senedin devri, alacak hakkının devri niteliğinde olduğundan sermaye artırımına veya ödemesine konu değerlerden birisi olarak kabul edilebileceğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.07.2007
Soru :
Yeni kuracağım bir limited şirket satılmak üzere hazır emtialardan oluşan 2.000.000.-ytl'lık ayni sermaye ile kurulacaktır.Ticaret mahkemesinden nasıl karar alabiliriz.Bu işi avukatmı yapması gerekir biz yapabilirmiyiz.emtiaların tesbiti için fatura yeterlimi.Ticaret mahkemesine başvuru ve ticaret mahkemesinin bizden isteyeceği prosüdürleri detaylı öğrene bilirsem memnun olurum.Saygılar.

Cevap :
Yasal düzenleme gereği olarak ticaret ortaklıklarına ayni sermaye olarak konulan taşınmazların mülkiyeti tescil edilmeksizin bu ortaklıkara geçmez. Bu nedenle söz konusu varlıkların şirket üzerine devrinin ve tescilinin yapılması öngörülmektedir.

Ayni sermayenin değerlemesi ve tescili için, kurulacak limitet şirkete sermaye olarak konan her türlü hak ve menkul ve gayrimenkul malların değerlerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporu ve bu bilirkişinin mahkeme tarafından arandığı kararı veya yeminli mali müşavir raporu gerekmektedir.

Ticaret mahkemesi'ne başvuru ancak bir avukat vekaletinde yapılabilir. Mahkemenin atayacağı bilirkişi, şirket ana kuruluş sözleşmesine, ödenecek sermaye ile ilgili her türlü resmi yazışma, döküman ve sözleşmeye, faturalara ve malların fiili olarak gerçekten var olup olmadığına bakacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.07.2007
Soru :
Sn.Hocam; Şüpheli duruma düşen alacaklar için karşılık ayırabilmemizin koşullarından biri alacağın devletten olmamasıydı. Bu durumda Devlet hastaneleri ya da devlet hastanelerindeki döner sermayeler ve üniversite hastanelerini devlet kuruluşları olarak mı nitelendirmemiz gerekir?

Cevap :
Devletle, kişi ya da kurum arasındaki alacak ilişkisi tamamen özel hukuk kurallarına tabidir. VUK’nun 323 üncü maddesinde, kişiler değil alacakların nitelikleri sayılmıştır. Bu nedenle bu nitelikleri taşıyan alacaklar kimden olursa olsun ilgili prosedüre tabidir. Nitekim bu görüş Hesap Uzmanları Danışma Komisyonu’nca da kabul görmüş ve Komisyon tarafından “Kamu idarelerine karşı yapılan inşaat taahhüt işlerinden doğan istihkaklara ait alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabileceği; ancak ayrılan karşılığın taahhüt hesapları ile ilişkilendirilmeyip ayrıldığı yılın genel ticari kar-zarar hesabına mal edilmesi gerektiği” yönünde karar verilmiştir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.06.2007
Soru :
İyi çalışmalar, benim sorum amortismanlarla ilgili olacaktı. 2006 yılı Mayıs ayında kurulan bir sermaye şirketinin, sabit kıymetleri için 2006 yılı sonunda kıst amortisman -8 aylık- mı hesaplaması gerekmekte (binek otoları bu olayın dışında tutuyorum)yoksa yıllık amortisman mı hesaplanmalıdır? Bu görüşleri destekleyecek bir mukteza ya da hüküm var mıdır? Çok teşekkürler

Cevap :
VUK'nun 320'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.06.2007
Soru :
SAYGIDEĞER ÜSTADIM. BENİM BİR MARUZATIM OLACAKTI. BEN,BİR SERMAYE ŞİRKETİNDE BAĞIMLI OLARAK VE ŞİRKET BORDROSUNDA SSKLI OLARAK ÇALIŞMAKTAYIM. BİR MESLEK MENSUBU İLE BİRLİKTE S.M.M.M. LTD.ŞTİ.KURMAK İSTİYORUM. BU DURUMDA HALEN ÇALIŞMAKTA OLDUĞUM ŞİRKETİN BORDROSUNDA KALIP,SSK'LI OLARAK PRİM ÖDEMEYE DEVAM EDEBİLİR MİYİM? VEYA ORTAĞI OLDUĞUM S.M.M.M. LTD.ŞTİ.'DE SSK'LI OLARAK BORDRODA GÖZÜKEBİLİR MİYİM? ÇALIŞANLAR KÜTÜĞÜNE SORUMLU ORTAK SIFATI İLE DİĞER ORTAK KAYIT YAPTIRSA BEN KAYDOLMASAM KURACAĞIMIZ S.M.M.M.LTD.ŞTİ.'DE ORTAK OLMAMA RAĞMEN, SSK LI OLARAK PRİM ÖDENEBİLİR Mİ? BAĞKUR PRİMİ ÖDEMEK ZORUNDA MIYIM? SSK PRİMİM DEVAM ETSİN İSTİYORUM. BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİNİZ BENİ AYDINLATACAKTIR.ŞİMDİDEN ŞÜKRANLARIMI VE SAYGILARIMI SUNARIM.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Bir mali müşavirin hem bağımlı olarak çalışması hem de bağımsız olarak bir şirket kurması mümkün değildir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 12.06.2007
Soru :
selamlar üstadım benim sormak istediğim 2006 yılında menkul sermaye iradı dolayısıyla yıllık gelir beyannmesi veren ev hanımı 1.000 ytl iade alacağı doğuyor bu alacağını talep etse nakden iade alabilir mi?

Cevap :
252 no'lu GVK GT'ne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.06.2007
Soru :
Bir arkadaşımın devraldığı bir anonim şirkette 2005 yılında yapılmış sermaye artışında ortakların alacakları, sermaye artışı prosedüründe hiç bir şekilde prosedüre dahil edilmemiş. ancak firma kayıtlarını tutan şahıs bu alacakları sermaye artışı için kullanmış.Bana bu durumda ne ile karşı karşıya olduğunu sordu ancak cevabı bende bilmiyor ve merak ediyorum.Böyle bir durumda ne yapılmalıdır.Firma veya ortakları bu hata yüzünden ne ile karşıkarşıyadır.

Cevap :
Karar defterini düzelterek sorunu çözebileceğinizi düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.06.2007
Soru :
sermaye düzeltmesi olumsuz farkı ile düzeltilmiş geçmiş yıl karı mahsup edilerek sermaye artırılabilinir mi?

Cevap :
Mahsuplaşma sonucu çıkan pozitif rakamın sermayeye ilavesi için kullanılması mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.06.2007
Soru :
İYİ GÜNLER İYİ ÇALIŞMALAR .MALİ MÜŞAVİR BELGEM VAR. SERBEST MUHASEBECİNİN YANINDA SSK'LI OLARAK ÇALIŞIYORUM VERGİ DAİRESİNE KENDİ ÜZERİME TESCİL YAPTIRSAM BAĞKURLU OLMASAM OLUR MU ?SSK 'YA DEVAM ETMEK İSTİYORUM.V.DAİRESİNE TESCİL YAPTIRMADAN MALİ MÜŞAVİRLİK BELGESİNİ KULLANMAK (SERMAYE ARTTIRIM RPORU DÜZENLEMEK VE MÜHÜR ALMAK GİBİ)MÜMKÜN DEĞİLMİDİR.TCEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDİYORUM

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Kendi nam ve hesabına açacağınız smmm bürosu için bağlı olacağınız sosyal güvenlik kurumu bağkur dur. Büro açmadan da belge düzenleme ve mühür kullanma yetkiniz bulunmamaktadır. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.06.2007
Soru :
Ltd.ve A.Ş. lerde sermaye artırımı için gerekli evraklar nelerdir? veya bu bilgiye nereden bulabilirim Tşk. Songül DOĞAN

Cevap :
Sitemizin pratik bilgiler ve bilgi arşivi bölümüne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.05.2007
Soru :
Asgari sermaye ile kurulmuş bir Limited Şirkette,ortakların 3.kişilere olan borçlarından dolayı sorumluluğu nedir?Borç toplamı asgari sermaye üzerinde ve amme borçlarının dışında.Yardımınız için teşekkürler. İyi Çalışmalar.

Cevap :
Ticaret Kanunu'muza göre anonim ve limited şirketlerde ortağın şirkete karşı asli borcu, sermaye taahhüt borcunu ifa etmektir. Bu borç, şirketin kuruluşunda veya sermaye artırımında doğabileceği gibi, sermaye taahhüt borcu olan payın devralınması suretiyle de doğabilir. Sermaye taahhüt borcunun eksiksiz, hilesiz ve muvazaadan arınmış olarak ifa edilmesi ile birlikte, ortağın şirkete karşı bu borcu sona erer. Ancak sermayenin muhtelif işlemlerle yeniden ortağa geri aktarılması veya bu sonucu doğuracak işlemlere konu edilmesi halinde borç yeniden canlanır.

Şirketin özel hukuk borçlarından dolayı, şirketin bu borcu karşılayamaması halinde şirket ortağının sorumluluğu, sermaye taahhüt borcunun bulunup bulunmamasına göre değişmektedir. Sermaye taahhüt borcunu tamamen yerine getirmiş ortağın, artık şirket borçlarından sorumluluğu söz konusu olmaz. Buna karşılık sermaye taahhüt borcu bulunan ortak, şirket borçlarından, şirketin ödeme gücünün olmaması kaydıyla, bakiye sermaye taahhüt borcu ile sınırlı olarak sorumlu olup, aşan kısımdan sorumluluğu yoktur. Bu nedenle şirketten alacaklı olanlar, alacaklarını şirketten alamadıkları takdirde, bir başka deyişle şirket aleyhine yapılan takibin semeresiz kalması durumunda, şirket ortağına, şirkete olan borcu dolayısıyla müracaat edebilir.

Limited şirketlerde, şirketçe karşılanamayan kamu borçlarından ortakların sorumluluğu ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi ile özel olarak ve anonim şirketlerden farklı şekilde düzenlenmiştir. Anılan maddenin bugünkü şekline göre, limited şirket ortakları şirketten tahsil olanağı bulunmayan kamu alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludurlar. Örneğin 1 trilyon lira vergi, ceza ve gecikme zammı veya faizi borcu bulunan limited şirketin yüzde 40 oranında ortağı, bu borcun şirketten tahsil edilmemesi halinde, borcun yüzde 40'ı olan 400 milyar lira için 6183 sayılı kanuna göre takip edilebilir. Buradaki sorumluluğun doğması, borcun şirketten tahsil edilememesi koşuluna, hiç şüphesiz bağlıdır.

Ortakların buradaki sorumluluğu müteselsil değil, müşterek sorumluluktur. Dolayısıyla her bir ortak borcun tamamı için değil, sadece hissesi oranındaki kısım için takip edilebilir.

Limited şirketlerde ortağın hissesi oranında sorumlu olduğu borç tutarı, borcun ödeme tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanır. Nitekim Yargıtay 21. H.D. 4.12.2003 tarih ve E.2003/8391 K.2003/9892 sayılı kararında da, "Limited şirket ortağının şirketin sigorta prim borcundan dolayı, ödeme yaptığı tarihte kuruma olan borç ve ferilerinden şirketin sermayesindeki payı kadar sorumlu olacağını" vurgulamıştır.

Limited şirketlerle ilgili aktardığımız düzenleme, anılan maddede 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 4369 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonucu yaşama geçmiştir. Dolayısıyla bu düzenleme bu tarihten sonra doğan borçlar için geçerlidir.

Limited şirketlerin 29.7.1998 tarihinden önce doğmuş borçları için ise, ortakların sorumluluğu konusunda anılan maddenin eski şekli geçerlidir. Eski şekle göre ise, ortakların şirketten tahsil olanağı bulunmayan kamu borçları dolayısıyla sorumluluğu, şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarı ile sınırlıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.05.2007
Soru :
iyi çalışmalar, 1Soru ) dönem karlarımızı dağıtmayıp aldığımız kararla sermayeye ekliyoruz. İlerde tasfiye sonucunda ortaklara kalacak sermaye olursa bunlarda kar dağıtımı gibi stopaj ödememiz gerekirmi. 2soru) şayet ödememiz gerekirse vede kısmı bir şekilde özkaynak yitirilmişse nakit sermaye taahhütlerinin dışında kalan tutar içinmi stopaj uygulanılır.

Cevap :
"http://ivdb.gov.tr/Mukteza/2004/gelv_2004/gv_190.htm" adresinden ilgili Özelge'ye bakabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.05.2007
Soru :
Sayın yetkili Bilançomuza kayıtlı olan 580 (GEÇMİŞ YIL ZARARLARI) ALTINDA 2003 YILI ENFLASYON GEÇMİŞ YIL ZARARI 2004 YILI ENFLASYON GEÇMİŞ YIL ZARARI BULUNMAKTADIR. AYRICA 540 (YASAL YEDEKLER) ALTINDA DA ENFLASYON YASAL YEDEKLER FARKI BULUNMAKTADIR. SORUMA GELİNCE BU ENFLASYON FARKLARINI 502 NOLU SERMAYE DÜZELTME OLUMLU FARKLAR HESABI İLE VURUŞTURABİLİRMİYİZ. VE 502 NOLU HESAPTA KALAN FARKI SERMEYEYE EKLEYEBİLİRMİYİZ.

Cevap :
İlgili hesapların 502 no'lu hesaptan mahsup işlemlerinin yapılmaları ve bu hesabın olumlu kalanının sermayeye eklenmesi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.05.2007
Soru :
Üstadım kısaca sorum; Kooperatifler Kanunu 9 ncu maddede Tüzel Kişilerin Kooperatife Ortak alabileceği vazediliyor. Burada geçen Tüzel Kişi Sözü ; Sermaye Şirketlerini(A.Ş. - LTD.) kapsıyormu ?yoksa ancak, Dernek , Koop Birliği vb. gibi kamu Ağırlıklı Tüzel Kişilikleri kapsıyor. Teşekkürler.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu 1163 sayılı kooperatifler Kanununda tanımlar aşağıdaki gibi verilmiştir : Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir. Özel idareler, belediyeler, köyler gibi kamu tüzel kişileri ile cemiyetler ve dernekler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kooperatifler, amaçları bakımından ilgilendikleri kooperatiflerin kuruluşlarına yardımcı olur, önderlik eder ve ortak olabilirler... İyi Çalışmalar


 

Tarih : 17.05.2007
Soru :
Üstadım Bir sorum daha olacak 1997 Yılında Kurulan A.Ş.2002 Yılında ortaklık yapısında bir değişiklikte yaparak sermaye artırımı ile bugünkü ortaklık yapısına kavuşuyor sermaye ödemeleri 2004 Eylül ayında tamamlandı. Şimdi Şirketin çoğunluk hisselerinin yabancılara (dar mükellefe) satılması durumu var.(hisse senedi bastırılmadı, Sadece devri yapılan hisseler için ilmuhaber var,Ortaklığın kanıtı Sermaye artırım kararı,Pay defteri ve Hazirun cetvellerimiz.) Sormak istediğim ; 1-Şirketin hisselerinin Gerçek kişi yada şirket ortağı diğer A.Ş.tarafından satılması halinde kdv istisnası açısından bir farklılık varmıdır. 2-Kurumlar ve Gelir vergisi açısından kısaca bilgi verebilirseniz sevinirim. İyi Çalışmalar dilerim

Cevap :
1- KDVK'nun 17/4-r'nci hükmü, iştirak hissesini satan gerçek veya tüzel kişilerden her ikisini ilgilendirmektedir.

2- GVK'nun 81 ve KVK'nun 5/1-e'nci ve 19'ncu maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.05.2007
Soru :
Sayın Üstadım İyi Günler dilerim. Bir Limited Şirket Sermayesine İştirak ettiği Bir diğer Limited şirketteki ortaklık payını satış yoluyla devretmek istiyor. Ortak olunan ve hissesi devredilecek şirket 2004 Yılında Kuruldu ve henüz sermayesinin 1/4'ü ödenmiş durumda; 1-Ortaklık payını satınalacak olanın Gerçek kişi yada A.Ş. olması Kdv uygulaması açısından farklılık yaratırmı? 2-Yaklaşık 3 Yıl önce Kurulmuş şirketin henüz ödenmemiş sermaye payları da devredilmekle kdv 17/4.(r) de düzenlenen kdv istisnasından yararlanma hakkı varmıdır.

Cevap :
KDVK'nun 17/4-r'nci maddenin uygulamasına ilişkin bir sakıncanın bulunmadığını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.04.2007
Soru :
Yabancı uyruklu şirketin Türkiye İstanbul şubesi'ni açtık. Şubeye ayrılan sermaye miktarı 50.000 ytl Ancak şube kasasına henüz gelmedi. Muhasebe kaydında 500 sermaye hesabının karşı hesabı 501 Merkez Sermaye Taahhüdü mü olmalıdır. Yoksa aktifde geçici bir alacak hesabımı kullanılmalıdır. Eğer geçici bir akfit hesap kullanılacak ise merkezden alacağın belirtileceği hesap hangisidir.

Cevap :
501 Merkez Sermaye Taahhüdü hesabının kullanılması uygundur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.04.2007
Soru :
Merhaba, Bir firmanın sermayesi 04/2005 döneminde 10 milyon YTL’ye çıkartılmış, ancak 2005 ve 2006 yıl sonu finansallarında (bağımsız denetimden geçmiş) 4,2 milyon YTL görünüyor; sebebi, hakkında firmanın muhasebe raporlamasında UFRS ‘ye tabi olduğu ve teknik olarak yapılan bu endeksleme çalışması nedeniyle sermaye değerinin her yıl azaltıldığı ifade edilmiştir. Bu şekilde sermayenin düşürülmesi mümkün müdür? Saygılarımla,

Cevap :
TTK'nun 324'ncü maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.04.2007
Soru :
Merhaba, Ödenmiş sermayenin yüzde 5' i olarak ayrılan Ortaklara 1. Temettü'nün; Kar dağıtım kararı alınsın veya alınmasın 1. Tertip Yasal yedek ile birlikte ayrılması zorunlu mudur? Bu konuda bazı meslektaşlar ayrılmaktadır.Kimi dağıtım kararı alınmasa da ayrılması zorunludur diyor kimisi de dağıtım kararı alınınca ayrılmalıdır diyor. Bu konuya bir açıklık getirir misiniz? Saygılar

Cevap :
İşlem şu şekilde gerçekleşecektir:

Dönem karından önce ödenecek vergi ve diğer yasal yükümlülükler tenzil edilir. Böylelikle dönem net karına ulaşılır. Dönem net karından varsa önceki dönemlere ait ticari bilanço zararları karşılanır. Söz konusu zararların mutlaka cari dönem karı ile kapatılması zorunlu değildir. Bir kısmının ya da tamamının önceki yıllarda ayrılmış yedek akçelerle karşılanması da mümkündür. Ancak bu zararın 1. Tertip yasal yedek akçelerden karşılanması halinde bunlarda meydana gelecek eksilmenin 1. Tertip yasal yedek akçe ayrılmasına ilişkin genel esaslar çerçevesinde karşılanması gereği muhakkaktır.

Geçmiş dönem zararlarının kapatılmasını müteakip 1. Tertip yasal yedek akçenin ayrılması gerekmektedir. 1. Tertip yasal yedek akçe, ödenmiş sermayenin beşte birine ulaşıncaya kadar her dönem safi karın yirmide biri oranında ayrılır. (T.T.K. Mad 466) 1. Tertip yasal yedek akçenin hesaplanmasında esas alınacak “safi karın”, “vergi sonrası kâr” olarak kabul edilmesi gereğini belirtmek yerinde olacaktır. (Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü, 04/09/1991 tarih ve 621 Sayılı Tamimi) Dağıtılabilir karın tespiti için yapılması gereken son işlem, işletmede bırakılması ve tasarrufu zorunlu yasal fonların kalan safi kardan tenzilidir.

Yukarıdaki işlemler yapıldıktan sonra kalan tutar prensip olarak dağıtılabilir karın brüt tutarını ifade eder. Bu aşamadan sonra yapılacak işlem 1. Temettü’nün hesaplanmasıdır. I. Temettü ödenmiş sermayenin en az %5’i oranında ayrılmalıdır. (T.T.K. Mad. 466/3) I. Temettü’nün %5 oranından daha yüksek bir oranda belirlenmesi mümkündür. Ancak bu durumda, belirlenen yüksek orana tekabül eden tutar ile yasal orana tekabül eden tutar arasındaki farkın %10’u temettü olarak dağıtılmayarak II. Tertip yasal yedek akçe olarak ayrılmalıdır. Dönem sonunda ortaya çıkan kâr tutarının, sermaye tutarının %5’ inden az olması durumunda, şirket yönetimince alınan karar doğrultusunda söz konusu mevcut tutarın dağıtılabilmesi mümkündür.

Dönem karından ödenmiş sermayenin %5’i oranında I. Temettü ayrılmadıkça II. Tertip yasal yedek akçe ayrılamaz. Bu işlemlerden sonra kalan tutarın Kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde dağıtılmasına devam edilir. Ancak bu aşamadan sonra hesaplanacak temettü ya da kâr payları üzerinden %10 oranında II. Tertip yasal yedek akçe ayrılması zorunludur. Hesaplama yapılırken; kâr payının 10’a bölünmesi ve 9/10’unun kâr payı, 1/10’unun II. Tertip yedek akçe ayrılması gerekmektedir.

Dağıtılabilir karın belirlenmesinden sonra her bir ortağa isabet eden oranda vergi tevkifatı yapılarak kalan tutar dağıtılır.

Yukarıdaki tenzilattan sonra kalan ve dağıtılmamasına karar verilen bir kâr tutarının bulunması halinde bu tutar olağanüstü yedek akçe olarak işletmede bırakılabilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.04.2007
Soru :
1.sınıf mükellef olan Gerçek kişiler kayıtlı sermayesi yoksa isteğe bağlı olarak Sermaye hesabını kullanmasında bir sakınca yoktur. Kasa hesabı yerine Ortaklar cari hesabını kullanması doğrumudur. Şayet Ortaklar Cari hesabını ve Sermaye hesabını kullanırsa 5520 sayılı Kurumlar vergisi kanununun örtülü sermaye başlıklı 12. maddesi karşısındaki durumu ne olur. Bu konuda yorum yapmanızı istiyorum. Saygılarımla

Cevap :
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun kapsamı, gerçek kişileri ilgilendirmemektedir. Gerçek kişilerin bu tür işlemleri için GVK'nun 41'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.04.2007
Soru :
Üstadım iyi çalışmalar. 1-İşletme sermayesi yetersiz olan ltd şti nakit ihtiyaçını karşılamak için bankadan kredi alıyor.Bankada firmaya şirket ortagının bankadaki mevcud olan döviz ,mevduat ve euro bondlarını göz önünde tutup bunlara blokaj uygulayarak ilğili firma adına kobi kredisi kullandırıyor. firma bu krediyi yaptığı ithalat ödemeleri ve gümrük ödemelerinde kullanıyor. fakat alınan kredisi öz sermayesinin 3 katını aşmiş bulunmakta . bu durumda bankaya her ay yapılan faiz+ bsmv yi gider olarak yazabilirmiyiz.burada örtülü sermaye olayı oluşmaktamıdır? 2-firma sahibi şirketinden alacaklı olması durumunda ve sermayenin 3 katının aşılması durumunda kendisine herhanği bir faiz ödemesi yapılmaz ve şirket bunu kayıtlarında gider olarak göstermemesi durumunda kv 1 nolu tebliğinde ve odamızın düzenlediği en son semirden edindiğim bilği ve değerlemeye göre borçu veren ortak ve borçu alan şirket açısından herhanği bir yaptırım bulunmamakta ve örtülü sermaye konusu oluşmamaktadır. bu konudaki ğörüşünüzü arz ederim. 3- mükellef almanyadan tıbbi cihaz ithal etmekte aynı zamanda bunun kullanımı için gerekli programda ihracatcı firma tarafından gönderilmekte ve ithalatçı firma bu tıbbi cihaz ve donanımı içindeki programla birlikte saglık kuruluşlarına satmakta sorum : hangidyrymlarda ve şartlarda bu cihazla birlijte satılılan kullnım programı sorumlu sıfatı ile kdv tabii? hangi şartlarda %20 stopaja tabi olmaktadır. bu konuda acil olarak cevabınızı arz ve rica ederim. Saygılarımla Hüseyin Avni TUNÇBİZ

Cevap :
1- KVK'nun 12/2'nci maddesi uyarınca, "şirketin ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar hariç tutulmak üzere" banka kredisinin örtülü sermayeyi oluşturmadığını düşünüyoruz.

2- Bu durumda, verilen borcun örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi mümkündür. KVK'nun 12/1'nci maddesine bakınız.

3- Programın bağımsız olarak satılmaması ve makinanın mütemmim cüzü olarak düşünülmesi durumunda, stopaj hesaplanmaması ve makinanın maliyetine dahil edilerek sorumlu sıfatıyla KDV'ne konu olması gerektiği kanısındayız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.04.2007
Soru :
sermaye tespit raporu düzenlenirken bir evvelki ödenmiş sermayeyi tespitte içerisinde dağıtlmamış karlardan gelen ve nakit de olduğu durumda ayrı ayrı mı tanzım etmek gerekır yoksa tek bır rapor ıcerısınde gosterılebılırmı?

Cevap :
Tek bir rapor içerisinde açıklamalarda bulunabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.03.2007
Soru :
çalıştığım firmanın sermayesinin %99,99 u başka bir firmaya ait...ortağımız olan bu firmayla birleşme kararı alındı ve birşelme için mahkemeye başvuru yapıldı. Yalnız ortağımız olan firmanın bilançosunun aktifinde bizim bilançomuzdaki sermaye payı kadar bağlı ortaklık olarak gözüken tutar birleşme sonucunda ne şekilde bizim bilançomuza yansıyacak. Teşekkür Ederim.

Cevap :
67 no'lu KVK GT'ne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.03.2007
Soru :
Merhabalar, Limited Şirket kuruluş ana sözleşmesi Damga Vergisine tabi midir? Ana Sözleşme Noter de tastik edilmiştir. Sermaye 200.000,00 YTL 'dir. Saygılarımla, Zeynep KARAHAN

Cevap :
Damga Vergisi Kanunu listelerinden 2 Sayılı Tablonun IV-Ticari ve Medeni İşlerle İlgili Kağıtlar Tablosunun 16.maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.03.2007
Soru :
MERHABALAR, YURTDIIŞINDAKİ BİR FİRMANIN ŞUBESİNİ AÇMAK ÜZEREYİM. ŞUBE İÇİN GETİRDİĞİM SERMAYEYİ AYNEN GERİ GÖNDEREBİLİRMİYİM. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
"http://www.hazine.gov.tr/mevzuat/kambiyo/2007Teblig.doc" adresinden ilgili Tebliğe bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.03.2007
Soru :
Bir mükellefim 2006 yılında devraldığı Ltd.şirketinde sermaye artırımı yaparak hisseleri 2007 yılında alış fiyatına göre yüksek bir fiyattan devretti Sorum şu bu kazanç hangi gelir unsuruna ait olacak nasıl beyan edilecek ilginize teşekkür eder saygılar sunarım.

Cevap :
GVK'nun mük.80'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.03.2007
Soru :
Merhaba, 5.000 ytl. sermayeli şirketimizin sermayesini ort.ch.daki alacağın sermayeye ilavesi ile artırmak istiyoruz.Sermaye ödendi tespit raporunu yazarken raporun 5.kısmında İncelemeler bölümünde, mizana göre özvarlığın hesaplanması bilgilerinde hesabıma göre dönem zararımdan dolayı(28.02.2007) özvarlığım (-) eksi çıkmaktadır. Bunu ve yaptığım hesabı raporda göstermem gerekiyor mu?. ayrıca ort.ch.daki alacak yalnızca bir ortağa ait, diğer ortağın alacağı yok, bu durumda sermaye ye ekleyeceğimiz ortağın alacağının diğer ortağın sermaye payını da yükseltmesi gerekmiyor mu?. cevaplarsanız sevinirim. İyi çalışmalar.

Cevap :
1- Raporda özsermeye hesaplaması yapmalısınız.

2- Bir ortağın alacağı sermayeye ekleniyor ve iki ortağın hisse oranlarının değişmemesi isteniyorsa diğer ortağın artırıma katılması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.02.2007
Soru :
Merhaba, Gayrimenkul sermaye iradıyla ilgili olarak gerçek gider usulünde gayrimenkulün tam olarak maliyet bedeli belirlenemiyorsa, vergi değerini esas alarak %2 amortisman ayırsak olur mu.? Eğer olmaz ise maliyet bedelini en kolay nasıl tespit edebiliriz.

Cevap :
112 no'lu VUK GT'ne göre vergi değerini dikkate almanız mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.02.2007
Soru :
Üstadım, Limited şirket ortağının mahkeme kararıyla şirketten çıkarılması ( ortaklıktan çıkarma davası sonucu ) şirketteki hukuki durumu ne olur? 1.000.000 ytl sermayeli 4 ortaktan biri ( % 25 pay sahibi) 1- Ortağın hissesinin akıbeti ne olmalı? 2- ortağın hissesi karşılığında para ödenmeli mi? 3-Ödenecekse hangi değer üzerinden? teşekkür ederim. saygılarımla

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu Ortaklıktan çıkarılma dava sonucu tarafları bağlar. Türk Ticaret Kanunun Limited şirket ortakların hak ve sorumlulukları düzenleyen ilgili kısımlarına bakmanızı tavsiye ederim. Konu ile ilgili bir makaleyi ekte sunuyorum... LİMİTED ORTAKLIKTA ORTAKLARIN HAKLARI VE BORÇLARI 1. LİMİTED ORTAKLIK 1. 1 TANIM Limited Ortaklık, en az iki ve en fazla elli gerçek ve tüzel kişilerin bir ticaret unvanı altında iktisadi faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla kurulan, ortakların yalnızca ortaklığa karşı ve esas sermaye payları ile sorumlu olan, sermayesi muayyen ve bu sermayenin ortakların sermaye payları toplamına eşit olan, tüzel kişiliği bulunan bir ortaklıktır. Limited Ortaklık, ortak sayısına ilişkin Ticaret Kanunumuzda alt ve üst sınır belirlenmiştir ( TK. m. 503, 504 f.1 ). Ancak ortaklık kurulduktan sonra ortaklık sayısının bire inmesi ortaklık kendiliğinden infisah olmaz, ortaklardan veya alacaklardan birinin isteği ile mahkeme tarafından ortaklık feshedilir. 1.2 ORTAKLIĞIN KONU VE AMACI Limited Ortaklık kanunda yasak olarak kabul edilmeyen her türlü iktisadi maksat ve amaçları gerçekleştirmek amacıyla kurulabilirler. TK. 503. maddesinde yasak sigortacılık yapamayacakları belirtilmiştir. Bankalar Kanunun 7. maddesinde de sigortacılık faaliyetlerinde bulunmaları da yasaklanmıştır. Ortaklığın hak ehliyeti ortaklığın konusu ile sınırlıdır. 1.3 ORTAKLIK ESAS SERMAYESİ Ortaklık sermayesi muayyen olup, ortakların esas sermaye payları toplamından meydana gelmektedir. Ortaklık sermayesi ortaklık alacaklarının güvencesi niteliğindedir. Ortaklık sermayesinin azaltılması veya artırımı ancak, kanunda öngörüldüğü şekilde ortaklık sözleşmesinin değişikliği ile olabilir. Ticaret Kanunumuzda ( m. 507 ) Limited Ortaklık’ ın muayyen sermaye miktarının 500 milyon TL’ dan az olamayacağı belirtilmiştir. Esas sermayenin zararlar sebebi ile azaltılması halinde bile kanunda belirtilen miktarın altına inilemez. 1.4 ORTAKLARIN KOYACAKLARI ESAS SERMAYE PAYI Limited Ortaklık’ da ortakların koyacakları sermaye tutarları birbirlerine eşit olmak zorunda değildir. Ancak payların en az 25 milyon TL veya bunun katları şeklinde olması gerekmektedir. Her ortağın sermaye payları, istisnalar dışında – devir ve mira taksimi - bir bütündür ve bölünemez. Ticaret Kanunda hem ortaklığın esas sermayesi, hem de ortakların sermaye paylarının Bakanlar Kurulu tarafından on katına kadar artırılacağı belirtilmiştir. ( TK. m. 507 ) Limited Ortaklık hukukunda esas sermaye payı ile ortaklık payı farklı kavramlardır. Limited Ortaklık esas sermaye payı, bir ortağın, ortaklık esas sermayesi içindeki sermaye tutarının nominal değerini ifade eder. Her ortak ortaklığın esas sermayesine esas sermaye payı ile katılır. Limited Ortaklık’ ın esas sermayesi - AO esas sermayesinin aksine – birbirinden bağımsız, her biri bir “pay sahipliği mevkii’ ni ifade eden paylara değil, ortak sayısına bölünmüştür. Bu sebeple her bir ortağın bir esas sermaye payı vardır ( bir ortak – bir esas sermaye payı ilkesi ). Ortaklık payı ise, Limited Ortaklık’ ın sermayesi içindeki sermaye tutarının nominal değeri değil, ortakların limited ortaklıktaki hak ve yükümlülüklerinin tümünü ifade eder. Esas sermaye payı ile ortaklık payı arasında bir ilgi vardır. Ortağın ortaklık payını sermaye tutarı tayin eder. Esas sermayenin büyümesi ile Limited Ortaklık’ ın yarar elde etmesi doğru orantılıdır. Sözleşmede aksine hüküm olmaması halinde de her ortağın oy hakkı, esas sermaye payına göre hesaplanır. Esas sermaye payının ortaklık payını belirlemesi Limited Ortaklık hukukunun ana ilkesi olup TK. m. 518. 1’ de “Sermaye payı, konulması taahhüt edilen sermayeye göre tayin olunur” şeklinde ifade edilmiştir. Bu hüküm, kaynak İSV. BK. 789.1 ve Alm. LOK 14’ e uygun olarak, “Ortaklık payı, esas sermaye payına göre tayin olunur şeklinde anlamlandırılmalıdır. Ortaklık payı devredebilir, miras yoluyla geçebilir, haczedilebilir, üstünde intifa ve hapis hakkı kurulabilir. Ortaklık payını içeren senetlerin ispat aracı olması sebebi ile ortaklık payı kıymetli evraka bağlanmaz. Ortaklık payının bütün olması nedeni ile devredilmek istenmesi halinde önce bölünmesi gerekmektedir. Ancak ortaklık payının miras yoluyla devrinde bölünme işlemi, mirasçıların miras paylarına göre kendiliğinden gerçekleşir. 2. ORTAKLARIN HUKUKİ DURUMU 2.1 ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI Limited Ortaklık hukukunda ortaklık sıfatı aslen ve devren kazanılır. 2.1.1 ASLEN İKTİSAP Ortaklık sıfatı, a) ortaklığın kuruluşu, b) ortaklık sermayesinin artırımı, c) ortaklığın nev’i değiştirmesi d) ortaklığın başka bir ortaklık ile birleşme işlemlerinin tamamlanması, hallerinde aslen kazanılır. Aslen iktisabın kazanılması, ortaklığın kuruluşunun, sermaye artırımının, nev’i değiştirme ve birleşme işlemlerinin ticaret siciline tescil ile gerçekleşir. 2.1.2 DEVREN İKTİSAP 1. Ortaklık Payı


 

Tarih : 23.02.2007
Soru :
Merhaba, Bir A.Ş.'de 2006 yıl sonu itibariyle Enf.Farklarını, Geçmiş Yıl Karlarını ve O.Üstü Yedekleri(D.mamış Karlar) sermayeye ilave ettik. Sermaye önceki sermayenin 7 katı kadar arttı. 2007 yılında ise nominal değer üzerinden hisse devri yapmak istiyorum. KV ve GV açısından durum ne olur? Teşekkür ederim? .

Cevap :
Artırılmış değer üzerinden, GVK’nun mük. 80’nci, KVK’nun 5/e,f’nci, Gider Vergileri Kanunu’nun 29/v’nci maddesi hükümlerini dikkate alarak işlem yapabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 16.02.2007
Soru :
BİZİM KÖYÜMÜZÜN YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VAR.LOKAL HİZMETİNDEN DOLAYI KURUMLAR VERGİSİNE TABİ VE BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTULUYOR.HASILAT AZ OLDUĞUNDAN DOLAYI KASA AÇIK VERİYOR.ÇAY-MEŞRUBAT VE MUHASEBE GİDERLERİNİ KARŞILAMIYOR.BU AÇIĞI HANGİ HESAPLARLA VE NE ŞEKİLDE TAKVİYE YAPACAĞIM?AYRICA DERNEK BİLANÇOSUNDA SERMAYE HESABI OLACAK MI?OLACAKSA NE ŞEKİLDE?ŞİMDİDEN CEVAPLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Bilanço usulüne göre defter tutuluyorsa, lokal gelirleri ile giderler arasındaki farkı 331 no'lu hesapta takip edebileceğinizi düşünüyoruz.

Derneklerde defter tutma mükellefiyeti için "Dernekler Yasası" ve "Dernekler Yönetmeliği" ne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 16.02.2007
Soru :
Tasfiye haline giren bir yapı kooperatifin (31/12/2006) Tarihli bilançu aşağıdaki gibi: AKTİF - - 2002 Gelir-Gider Farkı - 26,42 - 2003 Gelir-Gider Farkı - 27.879,49 - 2004 Gelir-Gider Farkı - 44.180,81 - 2005 Gelir-Gider Farkı - 77.486,68 - 2006 Gelir-Gider Farkı - 77.884,35 TOPLAM - 227.457,76 PASİF - HUZUR HAKKI - 1.300,00 ÖDENECEK VERGİ - 347,71 ORTAKLARA BORÇLAR - 203.200,00 SERMAYE - 40,00 KAR YEDEKLERİ -1996 Yılı KAR Yedek - 763,29 -1997 " " " - 2.116,37 GEÇMİŞ YILLAR GELİR GİDER FARKI - - 1998 Gelir-Gider Farkı - 5.228,87 - 1999 Gelir-Gider Farkı - 811,94 - 2000 Gelir-Gider Farkı - 1.430,61 - 2001 Gelir-Gider Farkı - 12.218,97 TOPLAM - 19.690.39 26/6/2007 TARİHİNDE TASFİYE SÜRECİ BİTİYOR. GEÇMİŞ YILLAR GELİR GİDER FARKLARI VERGİLENECEK Mİ? BU HUSUSTA BİLGİ VVERİRİMİSİNİZ. TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILARIMLA ADNAN ALPER NOT - DMEİRBAŞLARINI YÖNETİM KURULU KARARI İLE SİTE YÖNETİMİNE BİLA BEDEL DEVİR İŞLEMİ YAPILDI.

Cevap :
Tasfiye sonunda ortaklara dağıtılan bir tutarın bulunması durumunda, bu tutarın kar dağıtımı tevkifatına tabi tutulması gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.02.2007
Soru :
KOLAY GELSİN.İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM. BENİM SORUM; ŞİRKET ORTAK ALACAKLARININ SERMAYEYE İLAVESİ İLE İLGİLİ OLACAK. ŞİRKET ORTAĞININ YÜKLÜ BİR MİKTARDA ALACAĞI VAR. AMA BUNU SERMAYEYE İLAVE İLE DİĞER SERMAYE YEDEKLERİNE ATILMASI HUSUSUNDA Y.M.M. İLE ARAMIZDA FARKLI GÖRÜŞLER OLDU. ORTAK ALACAKLARININ SERMAYEYE İLAVE EDİLMEDEN 331-431 HESAPTAN DİREKT OLARAK YÖNETİM KURULU KARARINA İSTİNADEN DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ HESABINA ATABİLİRMİYİZ.

Cevap :
Bize göre, fiilen sermayeye ilave işlemi söz konusu olmadan sermaye hesapları ile ilgili bir kayıt yapmamanız uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.02.2007
Soru :
konfeksiyon firması dış ticaret sermaye şirketine satış yapıyor %8 ile yüklenilen kdv farkını mahsup yapabilir mi sınır varmı

Cevap :
99 no'lu KDV GT'ne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 31.01.2007
Soru :
Ltd. şirkette tasfiye dönemi sonunda bilançoda kalan; a)570 hesap mutlaka ortaklara dağıtılmak zoruda mıdır? b)131,331,502,540 ve 542 hesapların kapanma kayıtları ve vergilenmesi konusu nasıldır? (Örn. 502 hs. ortaklara dağıtılıp Stopaj tabi tutulacak mı?) c) Tasfiye Halindeki şirkette Geçmiş yıllar karı sermayeye ilave edilebilir mi?

Cevap :
Geçmiş yıl karlarını ve vergilenmemiş fon hesaplarına kaydedilen tutarların tasfiye sonunda, kar dağıtım stopajına tabi tutularak kapatılması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 31.01.2007
Soru :
Limited Şirketimiz tasfiyeye girdi.4 ay içinde kurum beyannamesini verdik.Ve bugünden itibaren tam bir yıl önce 01.02.2006 tarihinde 3 defa tasfiye ilanı verildi.Acaba 15 gün içerisinde vermemiz gereken tasfiye sonu kurum beyannamesini(son beyanname)ne zaman vermemiz lazım.Ve hazırlayacağımız bilançodaki sermaye hesabını da bilançoda bırakacakmıyız.Yoksa sermaye de dahil kapatılması gereken tüm hesaplar kapatılacak mı.?

Cevap :
1- KVK'nun 17/2'nci maddesine göre, tasfiye tamamlandıktan sonra 30 gün içinde tasfiye beyannamesi verilmesi gerekmektedir.

2- Tasfiye sonu bilançosu boş olacaktır (bütün hesaplar kapatılacak).

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.01.2007
Soru :
merhaba hocam,ınternet üzerinden hizmet veren limited şirketi müşterim, yapmış oldukları siteyi şirketle beraber satmak istiyorlar.fakat site şirketin bilançosunda kayıtlı değildir alıcılarda şirketle beraber siteyi almak isterlerse nasıl bir işlem yapmamız gerekir.(Şirketin sermayesi 5,000ytl satılacak tutar 100,000ytl)

Cevap :
İnternet sitesini şirketle ilişkilendirmeksizin ikinci bir satış olarak işlem yapılmasının uygun olacağını düşünüyoruz.




 

Tarih : 29.01.2007
Soru :
İyi Günler:ödenmemiş sermayenin sermaye artıımında belirtilen sürede ödenme zorunlulugu var mı? zamanında ödenmese Ödenmese hukuki bir yaptırımı var mı.?Teşekkür ederim.

Cevap :
En az sermaye tutarını ödeyemeyen şirketin sermayesi karşılıksız kalmış olarak değerlendirilerek, TTK'nun 343 ve 324'ncü maddeleri uyarında sona ermiş olarak kabul edilebilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 26.01.2007
Soru :
mrb.Limited şirket yatırım amacı ile şirket üzerine arsa ve dükkan satın almak istiyor.Arsayı ve dükkanı uygun bir zamanda satacak ama dükkanı aynı zamanda kirayada verecek.Bu durumda arsa ve dükkan satıldığında kdv oranı ne olacak?Daha önceleri arsa satışlarındaki kar sermayeye eklenebiliyordu ve böylece vergi ödenmiyordu şimdiki durumu nedir? iyi çalışmalar ebru kavak

Cevap :
KVK'nun 5/1-c, KDVK'nun 17/4-r'nci maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.01.2007
Soru :
Merhaba, 50.000 ytl sermayeli bir anonim şirketimizde 3 kişilik yönetim kurulu var.Yönetim kurulu üyelerinden biri istifa etmek istiyor. 1- istifa edecek üyenin yerine yönetim kurulu üye tayini yapabilirmi? (Toplantı yeter sayısı açısından soruyorum ) 2- İstifanın noter kanalıyla yapılması gerekirmi? 3- Yönetim kurulu atama yapamaz ve istifayı tescil ettirmezse istifa geçerli olurmu? saygılarımla

Cevap :
Yönetim kurulu üyeliği zorunlu bir görev değildir. Üyenin kişisel durumu, diğer yönetim kurulu ile fikir anlaşmazlığı ve çeşitli herhangi bir sebeple istedikleri zaman istifa edebilirler. İstifa tek yanlı olarak çekilmeyi ifade eder. İstifanın kabulü için her hangi bir organın onayına gerek yoktur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.01.2007
Soru :
İyi günler üstad, 20.01.2007 tarihinde KUYUMCULUK FAALİYETİ ile iştiğal etmekte olan limited şirketimiz tasfiyeye girdi. Tasfiye sürecinde 502- Sermaye Düzeltimi Olumlu Farkları, 524 - Kıymetli Maden Artış Fonu, 525 - Kayda Alınan Mallar Karşılığı hesaplarını nasıl muhasebeleştirmem gerekir. Teşekkürler...

Cevap :
Ortaklara virman yapılan bir gelir unsuru olarak düşünüp kar dağıtım stopajına tabi tutarak kapatmanız uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.01.2007
Soru :
Üstadım iyi çalışmalar. Benim sorum A.Ş. ve Ltd.Ş. sermaye artışları ile ilgili. Kanunda belirtilen zorunlu sürelerde sermaye artışı yapmayan şirketler(ki bu süre yine son günlerinde uzatıldı) TTK gereği münfesih sayılıyorlar. 1-Zorunlu süreden sonra artış başvurusu yapsak ne işlem yapılabilir. 2-Bu durumda şirket kanun önünde otomatikman tasfiyeye başlanmış mı oluyor, vergi dairesine tasfiye başvurusu yapılmalı mıdır. Bunları soruyorum çünkü elimde bu niyette olup sermaya artışı yapmak istemeyen iki şirket var. Vergi dairesi ve ticaret siciline sorduğunuz zaman bocalayan cevaplar aldım. 4-5 gün önce yabancı ortak sorusu sormuştum hızlı cevabınız için ve bu sorumun cevabı için de şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla.

Cevap :
TTK’nun 324,435 ve 523’ncü maddeleri uyarınca, her ne sebeple olursa olsun fesih durumundan dönmek mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.01.2007
Soru :
İyi çalışmalar Aralık 2007 de kurulan iki ortaklı 200.000ytl sermayeli limited şirketin üç ay içinde ödenesi gereken 1/4 50000 ylt sermayesinin 5000+5000 ytlsini aralık ayında kasaya, 20000+20000 ytlsini ocak 2007 de bankaya yatırarak gerçekleştirebilirlermi. soru 1/4 sermaye iki ayrı tarihte ödenebilirmi.(üç ayı geçmemek şartı ile) kasaya yatan sermaye (v.u.k.açısından )sorun çıkartırmı

Cevap :
Üç ayı geçmemek şartıyla 1/4 sermayenin iki ayrı tarihte ödenmesi mümkündür.Diğer yasalar açısından bir sorun bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.01.2007
Soru :
A.Ş lerde ortak alacaklarını sermayeye ilave etmek istiyoruz smmm raporu tek başına yeterli olur mu genel kurul gereği varmı teşekkür ederim saygılarımla

Cevap :
Genel kurul kararı gereklidir. SMMM raporu, alınan sermaye artırımı kararının uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi ve raporlanması anlamını taşımaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.01.2007
Soru :
merhaba,Yabancı sermayeli bir limited şirketinde Türk olan ortak yüzde yirmibeş olan sermayesini yabancı bir ortağadevredecek ve şirket yüzdeyüz yabncı sermayeli olacak,bu durumda şirket müdürü Türkiye de ikamet etmeyen yabancı ortak olurmu, veya ne gibi izinleralmamız veya ne yapmamızgerekir, teşekkürler

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu YABANCI SERMAYE ÇERÇEVE KARARI HAKKINDA TEBLİĞ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞINDAN (24.8.1995 tarih ve 22384 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. 27.6.1996 tarih ve 22679 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğ Sayı : 3 ile getirilen değişiklikler yerine işlenmiştir.) Bu Tebliğin amacı 7/6/1995 tarihli ve 95/6990 sayılı Kararnamenin Eki Yabancı Sermaye Çerçeve Kararına göre verilecek müsaadelerle ilgili müracaat ve uygulama esaslarını belirlemektir. 1) FAALİYET KONUSU Madde 1- Dışarıda yerleşik kişi ve kuruluşlar, Hazine Müsteşarlığı (HM) Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünce verilen izin ve/veya teşvik belgelerinde yazılı olan ve buna uygun olarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen Ana Sözleşmelerinde belirtilen konularla sınırlı olmak kaydıyla, her türlü mal ve hizmet üretimine yönelik sınai, ticari, zirai ve sair konularda faaliyette bulunabilirler. Bankalar ile ana faaliyet konuları para ve sermaye piyasaları ile sigortacılık olan mali kurumların kuruluş ve faaliyet izinlerine ve özel düzenleme konusu yapılan her nevi işlemlerine ilişkin konularda ilgili mevzuat hükümleri saklıdır. Bu hususlar ile ilgili başvurular Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ile birlikte özel mevzuatlarında gösterilen mercilere yapılır. 2) YATIRIMLAR VE TİCARİ FAALİYETLER Madde 2- Dışarıda yerleşik kişi ve kuruluşlar Türkiye'de yatırım yapmak ve ticari faaliyette bulunmak üzere Türk Ticaret Kanununa göre anonim veya limited şirket kurmak ve şube açmak için, aşağıdaki belgelerle HM Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne müracaat ederler. 1. Dışarıda yerleşik kuruluşlara ait: a) Faaliyet Belgesi, b) Son yıl Faaliyet Raporu (son yıl bilançosu ve faaliyet alanını ihtiva eden) 2. Dışarıda yerleşik kişilere ait: a) Pasaport örneği, b) Ticari ve sınai özgeçmişi ile ilgili ayrıntılı bilgi ve bunları tevsik edici belgeler. Faaliyet Belgesi ile pasaport örneği ilgili Türk Konsolosluğundan veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre tasdik edilmiş olacaktır. Pasaport örneğinin Türkiye'deki bir noterce tasdik edilmiş olması halinde başkaca tasdik aranmaz. 3. Yurt dışında yerleşik kişi ve kuruluşun, Türkiye'de faaliyette bulunmak istediği konu için gerekli sermayeyi getireceğine dair niyet mektubu. 4. Ek 1'deki örneğe göre hazırlanmış müracaat formu. 5. Kurulacak şirketin anasözleşme taslağı. 6.Yatırım için ithali düşünülen makina, teçhizat ve demirbaşların proforma faturaları, prospektüs ve katalogları ile bunların FOB (menşe ülke döviz), FOB($), CIF (TL) ve gümrük vergi ve resimlerinin belirtildiği üç nüsha global liste. 7. Yatırım için teşvik araçlarından istifade edilmek isteniyorsa, Teşvik Mevzuatında öngörülen belgeler. 8. İzin alma işlemlerini yürütecek kişiye ortaklarca verilecek vekaletname( Noterden veya yukarıda belirtildiği şekilde tasdik edilmiş) 9. Eklenmesinde yarar görülen diğer bilgi ve belgeler. 3) İŞTİRAKLER Madde 3- Dışarıda yerleşik kişi ve kuruluşlar Türkiye'de mevcut şirketlere ortak olmak veya hisse almak için aşağıdaki belgelerle HM Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne müracaat ederler (14'üncü maddede düzenlenen istisnalar hariç). 1. Dışarıda yerleşik kuruluşlara ait; a) Faaliyet Belgesi, b) Son yıl Faaliyet Raporu (son yıl bilançosu ve faaliyet alanını ihtiva eden) 2. Dışarıda yerleşik kişilere ait: a) Pasaport örneği, b) Ticari ve sınai özgeçmişi ile ilgili ayrıntılı bilgi ve bunları tevsik edici belgeler. Faaliyet Belgesi ile pasaport örneği ilgili Türk Konsolosluğundan veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre tasdik edilmiş olacaktır. Pasaport örneğinin Türkiye'deki bir noterce tasdik edilmiş olması halinde başkaca tasdik aranmaz. 3. Dışarıda yerleşik kişi ve kuruluşun, Türkiye'de faaliyette bulunmak istediği konu için gerekli sermayeyi getireceğine dair niyet mektubu. 4. Dışarıda yerleşik kişi ve kuruluşun ortak olacağı veya hissesini alacağı mevcut şirkete ait: a) İlgili vergi dairesinden tasdikli son 5 yıla ait bilanço ve kar/zarar tabloları (yılın ikinci yarısında müracaat edilmesi halinde o yılın 6'ncı ay sonu itibariyle tanzim edilmiş şirketçe tasdikli bilanço ve kar/zarar tabloları da eklenecek), b) Ana Sözleşmesinin son şeklinin yayımlandığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, c) Müracaat tarihi itibariyle kıdem tazminatı yükümlülüğü, d) Sinai tesisler için, geçerli kapasite raporu ile varsa yatırım teşvik belgesi, e) Ek 1'deki örneğe göre hazırlanmış müracaat formu, 5. Hisse devir işlemlerinin üçüncü kişiler eliyle yapılması halinde ortaklarca verilen noterden onaylı veya yukarıdaki şekilde tasdik edilmiş vekaletname. Yabancı ortaklardan yerli ortaklara ya da Türkiye'de yerleşik diğer kişi ve kuruluşlara yapılacak hisse devirleri izne


 

Tarih : 09.01.2007
Soru :
Kolay gelsin. tasfiye dönemime girmiş bir şirketin,tasfiye süresi tamamlandığında 502 hesap sermaye düzeltme olumlu fark hesapını nasıl kapatabilirim. kolay gelsin

Cevap :
Ortaklara dağıtılan bir tutar gibi, kar dağıtım stopajını hesaplayarak muhasebeleştirin.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 09.01.2007
Soru :
İyi çalışmalar. KKTC vatandaşı bir şahsı Türkiye 'de bir limited şirkete ortak yapabilmek üzerine araştırma yapıyorum. Fakat yabancı statüsünde değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin açık bir ifadeyi hazine müsteşarlığı, spk veya çalışma bakanlığı sayfalarında bulamadım. Eğer yabancı sayılıyorsa şirket kayıtlarında yabancı sermaye iştiraki mi gözükecek. Bilgilendirilmemi rica ediyorum. Saygılarımla.

Cevap :
Değerli Meslek Mensubu KKTC vatandaşı kişi yabancı ortak olarak değerlendirilmeli ve bunun hükümlerini yerine getirmelidir. Limited Şirket Ana sözleşmesinde kurucuların ad ve soyadları, adresleri, yabancı uyruklu ortak varsa bunların uyrukları gösterilir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 05.01.2007
Soru :
Geçmiş yılların karlarını sermayeye ilave ettikten sonra ileride şirketin sermayesini azaltmak istediğimiz zaman şirket sermayesinden ortaklara sermaye azaltmasından dolayı yapmış olduğumuz ödemelerde şirket ortaklarının gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekir mi?

Cevap :
Sermayenin ortaklara nakdi olarak ödenerek dağıtılması durumunda stopaj hesaplanması ve ortağın beyana tabi gelir hadlerini dikkate alarak gelir vergisi bey. de beyan etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.12.2006
Soru :
TAKVİM GAZETESİ 06.12.2006 -Avukat, doktor, muhasebeci, müşavir, mimar gibi serbest meslek erbabı para tahsil ettikçe vergi ödüyor. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'ndaki düzenleme bu meslek mensupları sermayeye dayalı iş yapmadıkça vergi ödeme güçleri olmayacağını kabul etmiş. Bu meslek mensupları makbuzlarını para aldıkları zaman düzenliyor ve KDV'yi de o zaman ödüyor.Ara sıra bazı maliyeciler 'KDV'yi para tahsil etmeyi beklemeden hizmeti verince ödemeleri gerekir' diye tarhiyat yapıyorlardı. Ama tarhiyata muhatap olanlar da dava açtıklarında kazanıyordu. Danıştay para tahsil edilmeden KDV ödemeyeceklerine karar verdiği için avukat, doktor, muhasebeci, müşavir ve mimarlar parayı tahsil edince KDV ödemeye devam ediyordu. Şimdi durum değişti. Çünkü Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu karar değiştirdi. Bu meslek mensuplarının para tahsil etmeseler de KDV ödemeleri gerektiğine karar verdi. HERKES ŞAŞKIN DURUMDA Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 22.11.1996 tarih ve E:1996/102, K:400 sayılı kararı 'serbest meslek faaliyeti yürüten yükümlünün, bu faaliyeti nedeniyle kendisine yapılan ödemeler için serbest meslek makbuzu düzenleyerek, katma değer vergisini bu makbuzda göstermesi ve tahsilat dönemine ilişkin beyanına dahil etmesinin zorunlu olduğu' şeklinde. ÖDEYEN ZOR DURUMDA Aynı kurulun 14.4.2006 tarih ve E:2006/19, K:2006/92 sayılı kararı ise 'KDV'nin hizmetin yapılması anında doğduğu, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde, yapılan hizmetler yönünden yasada farklı bir düzenlemeye yer verildiği, serbest meslek kazancının tespitinde, Gelir Vergisi açısından tahsilat esasının getirilmiş olmasının bu hukuki durumu değiştirmeyeceğ i' şeklinde. Yani bir mimar planı çizdi ve verdiyse para almasa dahi, alması gereken para üzerinden KDV ödeyecek. Yasalar aynı yasalar olmasına karşın Danıştay'ın içtihadının terse dönmesi serbest meslek çalışanlarını şaşkına çevirdi. Daha önce aynı kurulun kararına güvenerek KDV'yi parayı tahsil edince ödeyenler zor durumda kalacak. Maliye Bakanlığı da bazı illerde bu meslek mensuplarını incelemeye başladı bile. BİR ÇOK MESLEK MESUBUHUH SORUNU OLAN, ALAMADIĞIMIZ PARALARIMIZ İÇİN YIL SONUNDA FATURA KESMEMİZ. KİMİ MÜKELLEFLERİMİZ KAPATMIŞ, BATMIŞ, KENDİ BORÇLARIN ÖDEMEKTEN ACİZ. BU DURUMDA FATURA KESMEK ZORUNDAMIYIZ?

Cevap :
Konu, KDVK ile GVK hükümleri arasındaki çelişkiden kaynaklanmaktadır.

İSMMMO'nun, serbest meslek erbaplarında, KDVK açısından vergiyi doğuran olayın hizmet teslimi ile gerçekleşmesi yaklaşımının terk edilerek, tahsilata bağlanması gerektiği yönünde görüşü bulunmaktadır. Yasa yapıcılar nezdinde çalışmalar devam etmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.12.2006
Soru :
Saygıdeğer üstadlar Mükellefim olan 20.000 ytl sermayeli bir ltd.şti.nin hisselerini yabancılar 1.000.000 ytl ye satın almak istiyorlar bu konunun vergi mevzuatı karşısındaki durumu ne olur,şimdiden teşekkürler

Cevap :
KVK'nun 19 ve 20'nci maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.12.2006
Soru :
Mali tabloların yabancı para birimlerine çevirilmesinde uluslararası finansal raporlama standartlarında tanımlanan geçişgen yönteme (temporal method) dönüştürme işlemi yaparken, a. enflasyona göre düzeltilmiş mali tabloların güncel değerleri gösterdiğini varsayılarak sadece kapanış kuru kullanılarak dönüştürme işlemi yapılabilir mi? b. bilançoda yer alan özsermaye enflasyon düzeltmesi farkları kalemi ile yabancı para çevrim farkları kalemi hangi kur ile yabancı paraya çevirilir?

Cevap :
Bize göre, UMS'na göre raporlama yaparken, VUK'nun mük.298'nci maddesi uyarınca düzenlenmiş mali tablo kalemleri içinde UMS'na uygun değerlenmiş olanları aynen alabilirsiniz. UMS ile VUK mük.298 arasında çelişki varsa, VUK uyarınca yapılan düzeltilmiş kaydı yok varsayıp, o kalem için yeni baştan değerleme işlemi yapmanız uygun olacaktır.

UMS ile uyumlu değerlenmiş olan varlıkları bilanço günü itibariyle değermeniz, UMS ile uyumsuz değerlenmiş varlıkları dönem başı kuruyla değerlemeniz gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.12.2006
Soru :
İSMMMO Başkan Yardımcısı Sayın Hüseyin Fırat Bey 21.11.2006 tarihinde ruhsat dağıtım törenindeki konuşmasında mali müşavir arkadaşların ileriye dönük olarak bağımsız denetimin önemli olduğunu hatta 2007 yılı için cirosu 3 trilyonun üzerindeki işletmelerin bağımsız denetçi raporunun olması zorunluluğunun getirileceğini,bu konuda Oda olarak bu rakamın 3 trilyondan daha aşağıya inmesini talep ettiğinizi belirtmişti.Benim 1.Sorum ;Bağımsız denetçilikle ilgili SPK nın sınavları oluyor mu?,varsa nasıl oluyor?,çünkü ben SPK nın internet sayfasından araştırdığım kadar 2 tür sınavdan bahsediyor. 1 incisi SPK çalışanı olarak işe alımlarda KPSS den istenilen notu aldıktan sonra SPK nın kendisinin yaptığı yazılı sınav , 2 incisi sermaye piyasasında faaliyet gösterebilmek için SPK nın açtığı Lisanlama sınavları.Ancak bağımsız denetçilikten bahsetmiyor. 2.Sorum ;Bağımsız denetçi olabilmek için için bir bağımsız denetim şirketinde mi çalışmak gerekiyor? Bu çalışma neticesinde bağımsız denetçi unvanı elde edilebiliyor mu? 3.Sorum ;Bu beyanla bağımsız denetçi olabilmek için nelerin yapılması gerektiğini konusunda bir malumat verebilirseniz sevinirim.İyi çalışmalar dileğiyle.SMMM Mete ÖZYURT

Cevap :
Bahsedilen denetim, TTK tasarısının yasalaşması durumunda, TTK uyarınca ve TMS dikkate alınarak, belli bir ciroyu aşan tüm ticari işletmeleri kapsayacak bir denetimdir. Bununla ilgili düzenlemeleri bekleyiniz.

SPK bağımsız denetimi ise sadece halka açık şirketlere yöneliktir ve SPK'nun onayladığı mali müşavirlerce yapılır. "www.spk.gov.tr" adresinden, Mevzuat-Bağımsız Dış Denetim bölümüne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.11.2006
Soru :
sayın hocam: gayrımenkul sermaye iradı geliri elde eden bir kimse2006 mart ayında vermesi gereken beyannamesini pişmanlıkla bu gün verirse 2005 takvim yılı istisnası olan 2,000,- ytl yi düşebilirmi?

Cevap :
GVK'nun 21'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.11.2006
Soru :
Gayri menkul satış kazancımızı aynı yıl içerisinde sermayeye ekleyerek Kurumlar vergisi istisnasından yararlanacağız. KDV açısından herhangi bir istisna varmıdır. tşk. ederim.

Cevap :
KDVK'nun 17/4-r'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.11.2006
Soru :
İyi günler, 5000 YTL sermayeli bir şirketin %51 ve %49 paya sahip iki ortağı var. Şirket sermaye artırımına gitmek istiyor. Ortaklardan herhangi birisi artılacak olan sermaye tutarının %95'ini karşılayarak şirketteki payını %95'e çıkarabilir mi? Yoksa ortaklar payları nispetindemi sermaye artırımına iştirak etmeleri gerekir?

Cevap :
Artırılacak sermaye tutarına katılım payına göre yeni hisse paylaşımı mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.11.2006
Soru :
Değerli Üstadım,nevi değişikliği ile ltd.'ye dönüşecek şahıs işletmesinin mahkemece tespit olunan öz sermaye ile şahıs işletmesi kayıtlarında yer alan mukayyet değer arasında oluşan olumlu değerleme farkı GVK.81/2 şumulüne dayanarak şahıs işletmesinin son devir bilançosunda (nev'i değişikliğine ait devirden bahsetmekteyim)gelir hesaplarına işlenerek fark için şahıs işletmesi tarafından gelir vergisi ödenecekmidir.? saygılar sunar iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
GVK'nun 81/2'nci maddesi uyarınca yapılan işlemler sonusunda oluşan pozitif farklar için her hangi bir vergi yükü söz konusu değildir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.11.2006
Soru :
1.- 3 ortaklı bir limited şirket sermaye arttırımı kararı alacak,ancak ortaklardan bir tanesini imzası olmadan, 2 kişinin imzası ile ortaklar kurulu kararı imzalansa sermaye arttırımı tescil olur mu? 2.- 3 ortaktan biri şirketteki hissesinden belli bir miktarını yeni bir ortağa devrettiğinde ortaklardan birinin imzası olmadan ortaklar kurulu kararını (2 imza ile )tescil edebilirler mi ? İlgi ve desteğiniz için teşekkür ederim.

Cevap :
TTK’nun 513/2’nci maddesine göre, şirketin ortak adedi ne olursa olsun, sermayenin artırımı ve ortakların sorumluluklarının genişletme hakkındaki kararların oy birliği ile alınması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.11.2006
Soru :
İyi günler, Danışmanlığını yaptığım bir limited şirketin 9.ay sonu itibariyle zarardan dolayı bilançoda özkaynaklar eksi durumdadır. şirketin ödenmiş sermayesi 5000 YTL. Bu durumda ortakların özvarlık tespiti davası açması gerekirmi. Şirketin maddi duran varlık olarak değer kazandıracak bir malı yok. bu durumda TTK'ya göre şirketin iflası istenebilirmi. Bu konudaki değerli görüşlerinizi rica ederim. Saygılarımla

Cevap :
TTK’nun 549’ncu maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.11.2006
Soru :
ÖNCELİKLE VAKİT AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. BİLDİĞİNİZ GİBİ LİMİTED VE ANONİM ŞİRKETLERİN SERMAYELERİNİ ARTTIRMAK İÇİN 31.12.06 TARİHİNE KADAR TİCARTE SİCİLİNE BİLDİRMENİZ GEREKİYOR.SORUM ŞU OLACAK. İKİ TANE LİMİTED ŞİRKETİMİN SERMAYE ARTTIRIMI KALDI. -BİRİSİ TASFİYE SÜRECİNE GİRDİĞİ İÇİN SERMAYE ARTTIRMAYA GEREK VAR MI?.BİLDİĞİM KADARIYLA YOK. - 3 ORTAKLI LİMİTED ŞİRKETİN 2 ORTAĞI (KARI-KOCA) YURD DIŞINA GİTTİLER VE KENDİLERİNDE HABER ALAMIYORUZ.Bİ NEYİ KAÇTILAR.TEK ORTAK TÜRKİYEDE OLDUĞUNDAN VE DİĞERLERİ OLMADAN SERMAYE ARTTIRIMINI NASIL YAPMAMIZ GEREKİYOR? 2 ORTAK OLMADIĞINDAN ZATEN TASFİYEYE DE GİREMİYORUZ.ŞİRKETİN FAALİYETİ TAMEMEN BİTMİŞ. MERKEZ ADRESİNDE BİLE BULUNMUYOR.SADECE KAĞIT ÜSTÜNDE VAR.YURT DIŞINDAKİ ORTAKLARA Bİ ARA ULAŞTIK AMA KENDİLERİ VEKALET VERMEDİLER.TÜRKİYEDEKİ ORTAK İÇİN SERMAYE ARTTIRMI YAPMADIĞ İÇİN Bİ YAPTIRIM OLUR MU?

Cevap :
TTK’nun 549/4’ncü maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.11.2006
Soru :
iyi çalışmalar,yabancı sermayeli bir şirkette yabancı ortak herhangi bir sermaye ödemesi yapmamış bulunmakta ve yabancı ortağa ulaşılamakta,bu şirketin tasfiyesi nasıl yapılabilir.

Cevap :
Karar yeter sayısı sağlanamıyorsa, Mahkeme kararı ile tasfiyeye başlanabileceğini düşünüyoruz. TTK'nun 549 ve 434'ncü maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.11.2006
Soru :
Odanız 11216 büro sicil numarasında kayıtlı Saadet Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ltd.Şti. yiz. Şirketimize ait Sermaye artışı yapacağız Sermaye tespit raporunu Şirket ortağı olmam sebebi ile Ben düzenleyebilirmiyim.Tşk.

Cevap :
Sorumlu(temsil ve imza yetkisine sahip) ortak konumunda olanların raporu düzenleyemeceğini, diğer ortakların düzenleyebileceğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA


 

Tarih : 04.11.2006
Soru :
Sayın Danışma Kurulu vereceğiniz yanıt için teşekkür ederim. 5422 sayılı KVK'nun Geçici 28.Md.uyarınca 2 yıl şirket aktifinde bulunan Gayrimenkulün satışından doğan kazanç sermayeye ilave edilmek koşuluyla kurumlar Vergisinden müstesna idi,Ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisinin Geçici 10.Md.uyarınca da 5422 sayılı KVK'nun Geçici 28.Md.ne atıfta bulunarak istisna kapsamına alınmıştı, 5520 sayılı yeni KVK'nu eski Geciçi 28.Md.yi 5/1-e Md.sine göre %75 lik kısmını istisna kapsamına alarak bu uygulamayı sürekli hale getirmiştir, 5520 yaılı yeni yasanın yürülüğe girmesi ile bu uygulamanın 3065 sayılı KDVK'nun Geciçi 10.Md'nin uygulama şekli hakkındaki bilgilendirmenizi rica ederim.Tekrar KDV uygulamasından yararlanılabilirmi,

Cevap :
KDVK'nun 17/4-r'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 19.10.2006
Soru :
İyi günler,3 ortaklı aile şirketi olan ( koca,karı ve erkek çocuk) limited şirketin ödenmiş olan 100.000 YTL sermayesi mevcuttur.Bu şirketin en büyük hissedarı olan kocanın şirketten 300.000 EURO alacağı bulunmaktadır.Yeni kurumlar vergisi kanununa göre şirketin ortağına olan borcun özsermayenin 3 katını aşan borçlanmalar örtülü sermaye sayıldığı için örtülü sermaye konusuna girmesin diye şirketin sermayesini 100.000 YTL den 200.000 YTL’ye çıkardık.Artırılan 100.000 YTL’nin ¼ ü olan 25.000 YTL tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde ödenmesi gerektiği ilanda yazılıdır.Bu süre ise 28 Ekim 2006 tarihinde dolmaktadır.Fakat ortakların sermaye taahhüdlerini yerine getirememesi durumunda şirketin ve ortaklarının TTK ve diğer kanunlar karşısında ne gibi bir müeyyidelerle karşılaşabileceğini belirtebilirseniz çok memnun olurum.Danışmanlık hizmetiniz için sonsuz teşekkürler.Saygılarımla,

Cevap :
TTK'nun 529/2. Maddesine göre, noter marife­tiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki de­fa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir.

Anonim ve limited şirket ortaklarının taahhütlerine güvenerek üçüncü kişilerle sözleşme yapan şirket, sözleşmeden doğan edimlerini, ortakların taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle ifa edememiş ve bu yüzden tazminat ödemiş ise veya sözleşmenin feshi cihetine gidildiği için kâr mahrumiyetine maruz kalmışsa, bu zararlarının tazminini mü-temerrit olan şirket ortaklarından isteyebilir (TTK'nun 407/son md., TTK'nun 140/4. md.)

Anonim ve limited şirketlerde ortakların sermaye taahhütlerini yerine getirmemeleri durumunda şirketin fesih ve infisahına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. TTK'nun 138. maddesi delaletiyle BK.nun 535/7. maddesi gereğince haklı sebeplerden dolayı şirketin feshi mahkemeden istenebilir. TTK'nun 549/4. maddesi de bu durumu teyid eder.

TTK'nun 407 ve 408. maddeleri ile TTK'nun 529. maddelerinin tatbikine rağmen taahhüt edilen sermayenin karşılanamaması bu şirketlerin fesih ve infisahı için haklı bir sebep teşkil eder. Şirket yönetim kurulunun, şirket ortağının veya ilgililerden birinin talebi ile şirketin feshi istenebilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.10.2006
Soru :
KOLAY GELSİN. ŞİRKETİMİZİN AKTİFİNDE KAYITLI OLAN BİR DENİZ TAŞITINI (150 TONLUK DENİZ TANKERİ)100.000 YTL BEDELLE SATTIK. BU SATIŞTAN 100.000 YTL SATIŞ KARI ELDE ETTİK. İLGİLİ KARI GAYRİMENKUL SATIŞ KARI GİBİ DÜŞÜNEREK SERMAYEMİZE EKLEMEMİZ HALİNDE, İLGİLİ KAR KURUMLAR VERGİSİNDEN İSTİSNA OLURMU.

Cevap :
5520 Sayılı KVK'nun 5'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.10.2006
Soru :
MERHABA İKİ SORU SORMAK İSTİYORUM. 1 - BİR LİMİTED ŞİRKETİN, ORTAKLARA OLAN BORÇLARINI VE SERMAYE DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARINI SERMAYE İLAVE EDEREK SERMAYE ARTTIRIMI YAPMAK İSTİYORUM.SÖZ KONUSU HESAPLARIN TUTARLI OLDUKÇA YÜKSEK.YİNE BU HESAPLARIN SERMAYEYE İLAVESİ MALİ VE HUKUKİ AÇIDAN ŞİRKETİN ALEYHİNDE BİR DURUM DOĞURUR MU ? VE KONU İLE İLGİLİ BİR RAPOR ÖRNEĞİNE NASIL ULAŞABİLİRİM ? 2 - ENFLASYONDAN DOĞAN GEÇMİŞ YIL ZARARLARI HESABININ İLERİKİ DÖNEMLERDE NE OLACAK ? BU ŞEKİLDE HESAPTA SÜREKLİ KALACAK MI ?

Cevap :
1- Sermaye düzeltmesi olumlu farklarının ve ortakların şirketten alacaklarının sermayeye ilave edilmesinin mali ve hukuki açıdan doğurduğu bir sakınca bulunmamaktadır.

2- Geçmiş yıl zararı hesabı, denkleştirici hesap olarak bilançoda kalabilir. Veya sermaye düzeltme olumlu farkı hesabı ile mahsuplaştırarak pozitif tutarı sermayeye ilave edebilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.10.2006
Soru :
iyi çalışmalar diliyorum. hocam benim sorum şöyle; sermaye düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye eklenmesi ve aynı anda bir miktarda nakıt sermye artırımı yapılması istendiğinde bunlar aynı mali müşavir raporu ile tesbit edilebilirmi? eğer edilebilirse bunun örnek bir raporu varmı ben odanın sitesinde bu şekilde birrapor örneği bulamadım. saygılar, teşekkürler

Cevap :
Aynı rapor içinde düzenlenmesinin mümkün olduğunu düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.10.2006
Soru :
MERHABALAR UFAK BİR SORUM VARDI. ORTAKLARDAN ALDIĞIMIZ VADELİ SENETLERİ SERMAYE TAAHHÜDÜ OLARAK KULLANABİLİRMİYİZ. SERMAYE ÖDENDİ RAPORUNDADA GÖSTEREBİLİRMİYİZ. LÜTFEN BİLGİ VERİNİZ. İYİ ÇALIŞMALAR

Cevap :
Ortaklardan alınan vadeli senetleri baz alarak sermayenin ödendiğinin iddia edilmesinin mümkün olamayacağını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 09.10.2006
Soru :
Sayın hocam; 2005 yılı Haziran ayında şirket aktifinde yer alan gayrımenkul satılmış ve satış karının 2005 yılında tahsil edilen kısmı sermaye'ye ilave edilerek Kurumlar Vergisi İstisnasından yararlanılmıştır. 2006 yılında tahsil edilecek kısım ise 2005 dönem karına aktarılarak beyana tabii kazançlar içersinde yer almıştır. 2006/Ocak - Mart ve Haziran aylarında tahsili gerçekleşen satış hasılatı ( ki bu hasılat satış karının 2005 yılında sermaye ye ilave edilemeyen kısmdan oluşmaktadır ) sermayey ye ilave edilmek istemnektedir. Size sorum; 1-2005 yılında tasil edilemeyerek vergiye tabii olan satış karı 2005 dönem karı hersabından sermaye hesabına nasıl ve hangi hesaplar aracılığı ile aktarılacağı. 2-Yeni yayınlanan Kurumlar Vergisi Kanununda söz konusu istisna % 75 ' indilmiş olması,satış işleminin 2005 yılında gerçekleştiğinden istisnanın eski kurumlar vergisi kanununda yazılı hadler (%100) doğrultusunda işleyip işleyemeyeceği dir. İlginize teşekür eder saygılarımı sunarım.

Cevap :
1- Yeni KVK'nun hükümlerinin yürürlük tarihleri için Yasa'nın 37'nci maddesine bakınız.

2- Muhasebeleştirme için "http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/76MaliCozum/18halilsoyler-serefozcelik.pdf" adresinden bilgi alabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.10.2006
Soru :
İyi çalışmlar; x a.ş'ni sermayesi 500.000 ytl'dir olan ancak bu sermayesinin 250.000 ytlsi ödenmiştir. ortaklara nama yazılı hisse senedi vermek istiyoruz hisse senetleri 500.000 ytl üzerindenmi yoksa ödenmiş sermaye üzerindenmi yazılması gerekiyor. saygılarımla

Cevap :
500.000 YTL üzerinden yazılması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.10.2006
Soru :
İyi çalışmalar sorum şu şekilde;Şirketimiz aktifinde kayıtlı olan arsasını mart 2006'da satarak parasını tahsil etmiştir. Bu bağlamda gayrimenkul satışı istisnasından faydalanıp oluşan karı sermayeye ilave etmek istemektir (yönetim kurulu kararı henüz alınmamıştır)konuyla ilgili istisnadan faydalanıp önümüzdeki geçici vergi döneminde faydalanırmı yoksa sadece Kurumlar vergisi beyannamesinde mi istisna konusu yapılabilir. Şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Geçici vergi dönemi itibariyle istisnadan yararlanması mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.10.2006
Soru :
SAYGIDEĞER HOCAM ; Örtülü Sermaye uygulaması ile ilgili tereddüt ettiğimiz aşağıdaki hususlarda yardımcı olursanız çok mutlu olurum. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında Tuzla tersanelerinde gemi inşa ediyoruz. Kayıtlı sermayemiz 100.000,00 YTL. Dir. Yatırımın toplam maliyeti 14.000.000,00 Usd. Olup, Teşvik Belgesinde öngörülen özkaynak tutarı 5.500.000,00 Usd.dir. Şirket özsermaye ihtiyacını Sermaye Arttırımı yapmak yerine sıklıkla uygulandığı gibi Şirket Ortak larından borç almak sureti ile karşılayacaktır. Bu borçlanma için faiz ödenmeyecek , geri ödemeler Usd. 'olarak yapılacaktır. Faiz alınması sözkonusu olmayacağına göre bu durumda ; 1. Örtülü Sermaye şartları doğacak mıdır ? 2. Faiz ödenmediği halde dönem sonunda muhasebe kayıtlarında nasıl tahakkuk yapılacaktır ? ( Zira kasadan bir para çıkmayacaktır.) 3. Aleyhte çıkacak kur farklarını Yatırımın maliyeti ile ilişkilendirebilir miyiz ? Bu bağlamda lehte doğan kur farklarını da 334.sayılı V.U.K. 334 NOLU Genel Tebliğine göre yatırımın maliyetinden indirebilir miyiz ? Teşekkür eder , saygılar sunarım. smmm ayten kara

Cevap :
1- Örtülü sermaye uygulamasında emsal borç/sermaye oranı esas alınmalıdır. Emsaline oranlar bariz farklılık söz konusu olursa örtülü sermaye veya örtülü kazanç eleştirisi her zaman mümkündür.

2- Örtülü sermaye olarak değerlendirilmeyen faiz ve kur farkları ile ilgili soruda açıkladığınız gibi muhasebeleştirme yapabilirsiniz.

KVK'nun 12 ve 13'ncü maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 02.10.2006
Soru :
ACİL cevaplarsanız sevinirim hocam, teşekkürler. 19/09/2006 tarihinde fert firmanın bilançosunu çıkardık ve LTD.ŞTİ.ne devir için 21/09/2006 da YMM raporu yazıldı 26/09/2006 da tescil edildi. fert firmanın 19/09/2006 tarih ile 26/09/2006 tarihleri arasında tahsilat, ödeme, mal alışı ve bazı giderleri oldu. dolayısı ile 19/09/2006 tarihli devir bilançosu ile 26/09/2006 tarihli son bilanço arasında fark oluştu. Öz Sermaye rakamı dahil? Sorum, fert firmanın 19/09/2006 tarihli hesaplarını sıfırladığımızda bazı hesaplarda bakiye kalacak, stok olacak ve öz sermaye tutmayacak? bu aradaki hareketlere nasıl bir işlem yapılacak, LTD.ŞTİ. ne hangi bilançoyu kayıt edicez. her iki bilanço daki öz sermaye rakamı farklı?

Cevap :
YMM Raporunda esas alınan bilançoyu(19.09.2006) dikkate almalısınız. Devir sürecinde oluşan işlemleri devralan şirket bünyesinde takip edebilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 29.09.2006
Soru :
iyi günler sayın odamız çalışanları sorum şu...tasfiye halinde olan ltd.şti de kasada toplanan para ortaklara tasfiye sonuçlanana kadar dagıtılmaz fakat ,ortaklar kasada para mevcudu olduğu halde alacagını alamıyorsa ve bu miktar 31.12.2005 deki özsermayenin 3 katını aşıyorsa örtülü sermayeden söz edilebilir mi? ortaklara bu durumda faiz hesabı yapmamız gerekir mi? 1.1.2006 dan itibaren kasadaki paradan ortakların alacağını ödeyebilirmiyiz?

Cevap :
Tasfiye halindeki şirketin kasasındaki paranın ortaklara dağıtılabilmesi için, ortaklar dışındaki bütün diğer hak ve borç sahiplerinin haklarını almaları ve borçlarını ödemeleri gerekmektedir. Bu gerçekleşmiş olsa bile potansiyel hak sahiplerinin haklarını ileri sürebilmeleri için belli bir sürenin beklenmesi gereklidir. Bu süre geçtiğinde ortaklara ödeme yapılabilir ve rasfiye tamamlanır.

Bu süreç içinde henüz ortaklara ödenebilir hale gelmemiş bir para için faiz hesaplanması veya örtülü sermaye v.b. gibi eleştriler mümkün değildir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.09.2006
Soru :
iyi çalışmalar. 04/03/2006 tarihinde yapılan smmm staj başlatma sınavını kazandım ve 05/05/2006 tarihi itibarı ile stajım başladı. 28/09/2006 tarihinde de marmara üniversitesinde sermaye piyasaları ve borsa üzerine master a başlıyacağım tezsiz yüksek lisans yapacağım için bir sene içinde bitmesi mümkün.SORUM:staj süremden indirim kazanacak mıyım? ve 5 mayıstan itibaren çalıştığım için master biter bitmez smmm yeterlilik sınavlarına katılabilir miyim cevap için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Yüksek lisans diplomanızı sunmanız halinde stajınız 1 yıla inecektir. Diplomayı sunduğunuz tarih itibariyle 1 yıllık stajınız varsa, o tarhten sonraki ilk SMMM sınavlarına başvuru yapabilirsiniz. İyi çalışmalar STAJ BİRİMİ staj@ismmmo.org.tr


 

Tarih : 26.09.2006
Soru :
Bundan 3 ay önce bir ltd.şti. kurdum. sermayesi 100.000.-YTL. 2 ortak 1/4 sermaye ödemesi tevsik zorunluluğuna girdiği için bankadan ödeyemediler dolayısiyle 1/4 sermaye ödenmemiş olacakbu durumda şirket münfesih olurmu?Bundan sonra hangi yolu takip etmeliyim.

Cevap :
TTK'nun 324 ve 546'ncı maddelerine göre, sermayenin ödenmemiş olması, karşılıksız kalması sonucunu doğuracağından şirketin feshi sebeplerinden birisi olarak değerlendirilmelidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 19.09.2006
Soru :
iyi çalışmalar limited şirketin ortağına 200 bin ytl borcu var limited şirketin sermayesi 50 bin ytl dolayısı ile sermaye arttırımı yapmamız lazım sorum şu sermaye arttırımı yaptıktan sonra direkt olarak 501 hesapla 331 hesabı birbirine mahsup etmek sureti ile kapatabilirmiyiz ? cevabınız için teşekkürler

Cevap :
Soruda belirttiğiniz gibi yapabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.09.2006
Soru :
SN. İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ, Tasfiye süreci tamamlanmış olan bir LTD.ŞTi. ile ilgili olarak; A) Şirketin bilançosunda geçmiş yıl zararları var. B) Şirketin bilançosunda kayıtlı enflasyon düzeltme (2003-2004 yılları) karları var. C) Şirket enflasyon düzeltmesinden doğan karlarını sermayeye ilave etmemiştir. SORU : Enflasyon düzeltmesinden doğan karlar için yapılabilecek işlemler nelerdir? 2003 yılı enf.düz.karlarının vergiye tabi tutulmayacağı (VUK. Sirküler 17) 2004 yılı enf.düz.karlarından özsermaye kalemlerinin düzeltilmesinden doğan karların zararlara mahsup edilebileceği kalanın işletmeden çekilen değer olarak ortaklar tarafından gelir olarak beyan edileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak; mevcut işletme için enf.düz.karlarının ne şekilde beyan edilmesi gerektiği konusunda bilgiye ihtiyacımız doğmuştur. Saygı İle...

Cevap :
Tasfiye sonunda oluşan geçmiş yıl zararları ile enflasyon muhasebesinden kaynaklanan karlar arasındaki pozitif farkın vergilendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.09.2006
Soru :
İYİ GÜNLER CEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.ŞİRKET ORTAĞIMIZ, ADINA OLAN FABRİKA BİNASINI AYNİ SERMAYE OLARAK ŞİRKETE VERİRSE VERGİ YÖNÜNDEN BİRŞEY YAPMASI GEREKİRMİ MASRAF OLUR MU?(BİNANIN KAYITLI DEĞERİ DÜŞÜK AMA ŞU ANDAKİ DEĞERİ YÜKSEK) VEYA BİNAYI SATARSA(BİNA UZUN YILLARDIR ADINA KAYITLI VE ŞU ANDAKİ DEĞERİ YÜKSEK)GELİR VERGİSİ ÇIKAR MI?

Cevap :
1- GVK’nun mük. 80. maddesine bakınız.

2- Harçlar Kanunu’na bağlı 4 no’lu tarifeye bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.09.2006
Soru :
Sayın Danışman; A.Ş. statüsünde ve Kurumlar vergisine tabii bir firmayız. Serbest Bölge şubemizi ruhsat süresinin dolmasından itibaren yenilememe ve serbest bölge şubemizi kapama kararı vermiş bulunuyoruz. Serbest bölgede bulunan sabit kıymetlerimizle ilgili fatura ile yurt içinde bulunan ana firmaya satmak zorundamıyız, şube kapanacak olduğu için ve yurt içine getirmek (gümrük işlemeri vs.) sabit kıymetin maliyetinden daha yüksek olduğu için satış dışında, bağışlayabilirmiyiz. Serbest Bölge şube sermayesinin yurt içine getirilmesinde Merkez Bankasına bildirimde bulunmak zorundamıyız. (1.000.000.-USD nin üzerinde) Serbest bölge şube kapanışı konusunda bilgi verebilirmisiniz. Yardımlarınız ve ilginiz için teşekkürler

Cevap :
1- Serbest bölgedeki şubenizin kapanması durumunda, sabit kıymetleri satma sorunluluğu bulunmamaktadır. Bu kıymetleri bağışlamanız da uygun değildir. Mali açıdan düzenlenecek belge sevk irsaliyesidir.

2- Nakdi sermayenin serbest bölgeden ülke içine getirilmesi ilgili bilgi için “http://www.hazine.gov.tr/mevzuat/32sk_iliskin_91325st.pdf” adresine bakınız.

3- Şube kapanışı için yönetim kurulu kararı ve dilekçe yeterlidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.09.2006
Soru :
İyi günler Hocam; Gerçek kişi Şahıs firmasını LTD.ŞTİ.ne ayni sermaye koymak suretiyle devir edeceğiz. Bunun için bilanço çıkarılacak, özsermaye tespiti yapılacak ve YMM raporu yazılıp tescil edilecek. Fakat bu bilanço tarihi ve tescil tarihi arasında geçen sürede şahıs firması alım satım yapmaya devam edecek. Bu durumda bu faaliyet hangi firmanın faaliyeti sayılacak. Devir Bilançosu ile Son bilanço arasında fark olacak, devir ne şekilde yapılmalı. Teşekkürler

Cevap :
Devir işlemi hukuken tamamlanmadan önceki her işlemin devir olan şirket bünyesinde muhasebeleştirmeniz uygun olacaktır. Devir bilançosu ile son bilanço arasındaki fark her şekilde izah edilebilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.08.2006
Soru :
Enflasyon düzeltmesi sonucunda oluşan olumlu farklar sermaye'ye ilave edilebiliyordu. 503 hesap-SERMAYE DÜZELTMESİ OLUMSUZ FARKLARI hesabında oluşan borç tutarı sermaye hesabını olumsuz etkilediği için geçmiş yıl karlarından mahsup edebilir miyiz? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
503 no'lu hesabın tutarının, enflasyon muhasebesi işlemleri sonucu oluşmuş geçmiş yıl karları hesabından mahsubu mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.08.2006
Soru :
İYİ ÇALIŞMALAR KARON A.Ş. 13.06.2006 TARİHİ İTİTBARİYLE TASFİYE YE GİRDİ.BİLANÇOSUNDA 245 BAĞLI ORTAKLIKLAR HESABINDA %90 ORTAK BİR LTD.ŞTİ.NİN ENFLASYON DÜZELTMESİNDEN SONRA 1.228.675,37 YTL İŞTİRAKİ GÖZÜKMEKTE ŞİRKETİN SERMAYESİ 350100,00 YTL TASFİYE Yİ SONUÇLANDIRDIĞIMDA İŞTİRAKLER HESABINI KAPATIRKEN İŞTİRAK EDEN LTD.AÇISINDAN VE TASFİYE EDİLEN A.Ş. AÇISINDAN YAPMAM GEREKEN İŞLEMLER NELERDİR.TASFİYE SONUCU İŞTİRAKLERDEN DOLAYI DOĞACAK VERGİ YÜKÜ NELER OLACAK SAYGILARIMI SUNUYORUM

Cevap :
Tasfiye edilen kurumlarda, kurum hissedarları tasfiye karındaki paylarına göre vergilendirilirler.

KVK’nun 5/1-e’nci maddesine göre uygulanan iştirak satış kazancı istisnası hükmüne bakınız. Bu hüküm uyarınca bulunacak istisna tutarını, tasfiye dönem başı servet değerine ekleyerek tasfiye karını yapılan ilave kadar eksik tespit ediniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.08.2006
Soru :
İki sorum olacak. 1) Serbest meslek gelirinden dolayı Gelir vergisi mükellefi olan bir avukatın kullandığı büronun yarısını başka bir avukata kiraya verirse, kira gelirine stopaj uygulanacakmı. 2) Sermaye payları eşit olan 3 ortaklı bir limited şirkette, bir ortağın safi kardan %50 karpayı alması diğer iki ortağın %25-%25 pay alması için ortaklar kurul kararı yeterli olurmu

Cevap :
1- Diğer avukatın kira ödemesi stopaja konu olacaktır.

2- Hisse oranlarına ilişkin ana sözleşmede değişiklik yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.08.2006
Soru :
GEÇMİŞ YILLAR KARI VE ENFLASYON SERMAYE OLUMLU FARKI SERMAYE EKLENİRSE ORTAKLARA KAR DAĞITIMI SAYILIRMI? TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
Sermayeye ekleme işlemi kar dağıtımı sayılmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.08.2006
Soru :
Merhaba, Serbest bölgede hizmet veren ve alım-satım yapan şirket Limited Şirket'ten Kollektif Şirkete nevi değişikliği yapmak istiyor, bununla ilgili olarak Öz Sermaye Tespit Raporu isteniyor. Bu Öz Sermaye Tespit Raporu'nu YMM'lerinde hazırlama yetkisi var mı ve bu rapordan örnek olarak nereden temin edebiliriz? Saygılarımla.

Cevap :
Sitemizde, "Pratik Bilgiler/ Bilgi Arşivi" bölümüne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.07.2006
Soru :
İyi Günler Tasfiyesini bitirdiğimiz Aş şirketimizin bilanço değerlerinin sıfırlarken Enflasyon Düzeltmesinden kaynaklanan Geçmiş Yıl Kar ve Geçmiş Yıl Zararları hesaplarınıda kapatacağız. Ancak 5024 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen VUK mükerrer 298. maddesinin (A) fıkrasının 5 numaralı bendinde; "Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulur" denmektedir. 1-Sermaye Olumlu Fark Hesabındaki rakam tasfiye sonu bilançosunun kapatılması adına C/H veya başka bir hesaba aktarılmasında kanunda belirtilen vergi oluşurmu 2-Geçmiş Yıl Zararları hesabındaki rakam aynı şekilde kapatılırken vergiye konu matrahtan indirim sağlar mı Saygılarımla

Cevap :
Tasfiyenin tamamlanması aşamasında enflasyon değerlemesi sonucu oluşmuş sermaye olumlu farkları ve geçmiş yıl zararları hesaplarının birbirinden mahsup edildiğinde, pozitif bir fark kaldığı taktirde kalan tutarın vergilendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.07.2006
Soru :
iyi günler, Anonim şirket bilançosuna kayıtlı fabrika binasını ve arsasını (toplam 2000 M2) satmak istiyor. Ancak Tapu harçı çok yüksek tutuyor. Anonim şirketlerin Sermaye arttırımında kullanmak üzere satmış oldukları gayrimenkullerden tapu harçı alınmaması durumu varmı varsa ne yapmamız gerekiyor acele olarak bilgi verirmisiniz, teşekkürler.

Cevap :
Kurumların GM'lerinin satışı ile ilgili harçlara ilişkin bir istisna bulunmamaktadır(kazancı sermayeye eklenmesi durumu dahil).

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.07.2006
Soru :
2000 yılından beri aktifimizde kayıtlı olan arsayı 2006-haziran ayında satmış bulunuyoruz.Aktife giriş değeri 180.000 ytl.iken satış bedelimiz 1.870.000 ytl. bu satışla ilgili olarak nasıl bir kayıt yapabiliriz.sermayeye ekleyebilirmiyiz.bu konu ile ilgili bilgi verebilirseniz sevinirim.çalışmalarınızda başarılar dilerim.saygılarımla..

Cevap :
Yeni (5520 no'lu) KVK'nun 5/e'nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.06.2006
Soru :
ÖZ VARLIK HESAPLAMASINDA ENFLASYON DEĞERLEMESİNDEN OLUŞAN SERMAYE OLUMLU FARKLARINI VEYA ENF.DÜZELTME ZARARLARINI DİKKATE ALACAKMIYIZ. YOKSA KISACA (AKTİF TOPLAMI-BORÇLAR) DİYEMİ HESAPLAYACAGIZ. YENİ KURUMLAR VERGİSİ YASAINDA BELİRTİLEN ÖZ VARLIĞIN 3 KATI HESABI İÇİN SORUYORUM CEVAP VERİRİSENİZ ZEVİNİRİM

Cevap :
Bize göre, öz varlığın hesaplanmasına enflasyon muhasebesinden kaynaklanan olumlu farkların veya zararların hesaba katılması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.06.2006
Soru :
selamlar... bu dönem çalışmaya başlasığım bir mükellefimin sermayesi 20.000 ytl ortağının şirketten alacağı 200.000 ytl dir.fakat ortak bu alacağından dolayı faiz veya başka adlar altında şirketten gelir elde etmemekte.5520 saylı kanunla kvk nunda sermayenin 3 katından fazla olan ortaklara olan borçlar örtülü sermaye sayılmakta.bu durumda benim nasıl bir uygulama yapmam gerekir.

Cevap :
En kısa zamanda, ortakların şirketten olan alacaklarını sermayeye eklemeniz uygun olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.06.2006
Soru :
GAYRİMENKUL SERMAYE İRADINDAN DOLAYI MÜKKELLEF OLAN BİR KİŞİNİN; -İsteğe Bağlı olarak ödemiş olduğu SSK. primleri ; Beyannamenin ; Şahıs ve bireysel emeklilik primleri sütunandan indirim konusu yapılabilirmi? İyi Çalışmalar Dilerim,

Cevap :
GVK’nun 89’ncu maddesi gereğince indirim hakkınız bulunmaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.05.2006
Soru :
iyi çalışmalar,bir A.Ş. 2005 te zarar ettiği için amortisman hesaplamamışsa 2006 yılını hesaplarken en son hesaplanan değerden hesaplanır diye biliyorum doğru mu, bir de 502 hs.ta yer alan tutarı genel kurulda karar alarak sermayeye ekleyebilirmiyiz,bunun için rapor gerekiyor mu yoksa yevmiye maddesi yeterli mi ve bu şekilde artırdığımız sermaye ile 50.000 YTL yi aşarsak başka bir artırıma gerek kalır mı kolay gelsin teşekkürlerimle

Cevap :
1- Belli bir yıl amortisman ayrılmamışsa, o yıla ilişkin amortismanı izleyen yıllarda ayırmak mümkün değildir. 2006 yılında geçerli olan orana göre işlem yapınız.

2- Bağımsız çalışan SMMM ve YMM raporu ile 502 hesabı sermayeye eklemek mümkündür. Odamızın sitesinden "bilgi arşivi/dilekçe örnekleri" bölümüne bakınız.

3- A.Ş. lerde 31.12.2006 'a kadar sermayenin en az 50.000 YTL olması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.05.2006
Soru :
Limited şirket ortaklarının sorunmluluklarını yerine getirmemesi durumunda;mesela sermaye ödemesi yapmamaları,ilgisizlik gibi görevlerini yerine getiren taraf tarafından nasıl ihraç,uyarı ya da yaptırım söz konusudur. tşk. ederim.

Cevap :
TTK’nun 551’nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 19.05.2006
Soru :
13.04.2006 Tarihinde cari hesaplarda biriken ortak alacaklarının diğer sermaye yedekleri hesabına kaydının mümkün olup olmadığını sormuştum.Cevap olarak tekdüzen hesap planında böyle bir hesabın bulunmadığını söylediniz.Sorumu iyi soramadığım kanısına varmış olduğumdan daha detaylı biçimde tekrar sormak istiyorum.Tekdüzen hesap planında 529 Diğer sermaye yedekleri hesabı mevcut bulunmaktadır.Bu hesaba yukarıda sayılanlar dışında bir sermaye yedeği ortaya çıktığında (isteğe bağlı yedekler gibi) alacak kaydedilebileceğini odanızın 7 nolu yayını olan Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulaması kitabınızda yazmaktasınız. Ayrıca odanız eğitmenlerinden Ymmm Ülkü Sönmez'in eğitim proğramında da 2/3 sermaye kaybı varsa 529 hesaba ortaklarca ilave yapılarak TTK.hükümlerine göre gerçekleşen tasfiye hükmünün önlenebileceği bu işlem için karar alınmasının yeterli olduğu tescil ve ilanının şart olmadığı anlatılmıştır.Bu açıklamalara bağlı olarak fikir jimnastiği yaparsak. Şirket ortakları sermaye yetersizliğinden sürekli cari hesap kullanarak alacaklı duruma geçmişlerse ve bu alacaklarını şirketten çekmek yerine sermayeye ilave niyetinde olup, fakat henüz tescil ve ilan aşamasına gelinmemişse bu alacaklarının hem öz sermaye de görünmesi hem 2/3 sermaye kaybının önlenmesi amacıyla karar defterlerine karar alınması sureti ile HESAP PLANINDA MEVCUT OLAN 529 Diğer sermaye Yedekleri Ana hesabına alt hesap olarak Artırılacak Sermaye Hesabı açarak oluşan cari hesap alacaklarını bu hesaba atmaları ve Sermaye artırım kararının alınıp tescil ve ilanından sonra 501 Ödenmemiş Sermaye hesabı ile karşılaştırmaları mümkünmüdür. Bunu engelleyen veya yasaklayan kanun maddeleri nelerdir.Çalışmalarınızda başarılar diler zaman ayırdığınız için teşekkür ederim

Cevap :
Bize göre, şirket ortaklarının şirketten olan alacaklarının 529 hesapta gösterilmesinin bilançonun makyajlanması dışında bir anlamı bulunmamaktadır. Yüzeysel denetimlerde, TTK’nun 324 ve 434’ncü maddelerinde yer alan riskin dikkatten kaçacağına inanıldığı taktirde bu şekilde işlem yapılabilir. Çok zorunlu kalınırsa tavsiye edilebilir.

Sadece sermaye artırım işlemlerinin bir parçası olarak, sermaye artırımı kararı alındığında ilk aşamada 529 no'lu hesaba kayıt mümkün olsa da; en uygun yolun, sermayenin 2/3’ünün kaybı aşamasına gelinmeden, ortak alacaklarının sermaye artırım prosedürü çerçevesine sermayeye ilave edilmesi olduğunu düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 18.05.2006
Soru :
Merhaba, Limited şirket ortağı iki kişiden birinin ödevlerini(sermaye payını ödememesi,şirketle ilgili işlerini yapmaması)yerine getirmemesi sonucunda diğer tarafın yaptırımları nelerdir.Ödevlerini yerine getirmeyen ortak hisselerini devr edebilir mi? Teşekkür ederim..

Cevap :
TTK’nun 551’nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.05.2006
Soru :
sermayesinin 2/3'nü yittiren bir anonim şirketin oluşan zararları, yönetim kurulu kararıyla ortaklara-5 kişi- ödetirilebilirmi yoksa genel kurul kararı zorunlumu? teşekkürler.

Cevap :
Sermayenin üçte ikisini kaybetmiş olan ve sermaye artırma gitmek isteyen bir anonim şirkette öncelikle şirket sermayesini öz varlığı seviyesine indirerek veya şirket ortaklarının esas sermayeyi tamamlamaları şartıyla hisse senetlerinin nominal değeri ile gerçek değerlerinin denk bir duruma getirilmesi, sonra sermayenin artırılması yoluna gidilmesi gerekmektedir. Ticaret Kanunu’nun 324. maddesinde düzenlenen ara bilanço sonucunda, esas sermayenin üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde ya esas sermayenin tamamlanması yada üçte bir sermaye ile iktifaya yani sermayenin özvarlığın gerçek seviyeye indirilmesine yönelik karar alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca şirketin sermaye artırımı yapabilmesi için mevcut sermayenin ödenmiş ve sermaye varlığının mevcut olduğunun tespitine ilişkin müşavir raporu gerekmektedir. Dolayısıyla sermayesi karşılıksız kalan kurumun sermaye artırımı yapabilmesi için öncelikle sermayenin mevcut ana sözleşmedeki tescil edilmiş rakama tamamlanması gerekmektedir. Bu nedenle aciz halinde bulunan veya sermayesinin üçte ikisinden fazlası karşılıksız kalan şirketlerin sermaye artırımı yapmaları 324. madde uyarınca mümkün değildir. Şirket sermayesinin kaybedilen tutar kadar azaltılması daha sonra sermaye artırımına gidilmesi hukuki prosedürün çokluğu ve ana sözleşme değişiklikleri nedeniyle uygulamada kullanılmamaktadır.

Bu durumdaki şirketlerin yönetim kurulu üyeleri mali durumu düzeltmek amacıyla ileride yapılacak sermaye artırımına mahsup edilmek üzere ortaklardan sermaye artırım avansı talep edebilir. Bunu engelleyen mevzuatımızda bir hüküm yoktur. Azalan sermayenin, sermaye artırımından önce ortaklarca şirkete yapılacak ödemelerle asgari sermaye sınırının üzerine çıkarılıp, sermaye artırımına karar verildikten sonra bu ödemeler sermaye taahhütlerine mahsup edilebilir. Ortaklarca karşılanan ve sermaye yedeği olarak tutulan sözkonusu ödemenin varlığına karşın sermaye artırımı ayrıca yapılıp, artırıma ilişkin ödemeler tamamlanınca ön ödemelerin sermayeye ilavesi aynen enflasyon muhasebesi sonucunda oluşan fonların sermayeye ilavesi ve diğer sermaye yedeklerinin sermayeye ilavesi şeklinde usul ve esaslar çerçevesinde yapılacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.04.2006
Soru :
Hocam; iyi çalışmalar. Cevabınız için şimdidien teşekkür ederim. 2005 ylında işletme defteri olan bir şahıs, 2006 yılında hadleri aşması dolayısı ile bilanço esasına tabi olmuştur. Ancak 1/1/2006 tarihi için oluşturulacak temel bilançoda devreden kdv vs. gibi birtakım kalemler kendiliğinden bellidir, fakat sermaye vs.gibi kalemlerin tutarları belli değildir. Bu bilanço için neyi dayanak alacağız ve nasıl bir bilanço oluşturacağız.Nasıl birbilanço oluşturacağız ilk defa karşılaştığım için yardımlarınızı rica ediyorum. saygılar

Cevap :
“Aktif – borçlar =Sermaye” formülünden hareket edebilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 26.04.2006
Soru :
Çok değerli üstadım; 26-04-2005 tarihinde tasfiyeye giren şirketimin Tasfiye Giriş Bilançosunda Kısaca; Kasa+Banka+Dev.Kdv.+Peşin.Öd.Fon. = Sermaye+Yedek Akçe+Sermaye Olumlu Fark + Geçmiş Yıl Karları Şeklindedir. Sorum, bir yılını dolduran alacaklılara 3 sefer ilandan sonra, şirketimin tasfiye sonu kararla tasfiye memurunun aklanması sonrasında kapanış için vergi dairesine gittim. Vergi dairesince, dönem karı şeklinde değerlendirilen bilançomdaki Geçmiş yıl karının vergilendirilmesi istenmektedir. Oysa tasfiye giriş bilançosunda mevcut özsermaye ile tasfiye sonundaki özsermaye arasındaki fark tasfiye karı olmalı değilmidir? Öz sermaye değerlendirmesinde; Tasfiye giriş bilançosundaki Geçmiş yıl karlarının (yani daha önceki yıllarda dağıtılmayan karlar) tasfiye karı olarak mı değerlendirilir? Tasfiye karı diye DEĞERLENDİRİLEN GEÇMİŞ YIL KARLARI üzerinden Kurumlar vergisi ödemelimiyim ? Bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim... Saygilarımla. Mehmet ERİŞKEN 26-04-2006

Cevap :
Dağıtılmayan ve işletme bünyesinde bırakılan geçmiş yıl karlarının tasfiye ile birlikte kar dağıtımı stopajına tabi tutulması ve KVK’nun 32’nci maddesi hükmü çerçevesinde dönem başı öz sermaye ile dönem sonu öz sermaye arasındaki farkın tasfiye karı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 26.04.2006
Soru :
İYİ ÇALIŞMALAR. SORUM ŞÖYLE; HALKA AÇIK OLMAYAN BİR A.Ş. DE YASAL YEDEKLERİN VE GEÇMİŞ YIL KARLARININ SERMAYEYE İLAVESİ YOLU İLE ORTAKLARA BEDELSİZ HİSSE DAĞITIMI ESNASINDA HANGİ ORANLARIN DİKKATE ALINACAĞI? YANİ GEÇMİŞ YILLARDA ORTAKLIK ORANI ÖRN. %40 OLAN, ANCAK ARADA NAKİT SERMAYE ARTIRIMINA KATILMAMIŞ VE BUGÜNKÜ ORTAKLIK ORANI %1 E DÜŞMÜŞ ŞİRKET ORTAĞINA, HANGİ ORANI BAZ ALARAK BEDELSİZ HİSSE SENEDİ VERİLECEKTİR? BU KONUDA YARDIMCI OLUR VE KAYNAK GÖSTERİRSENİZ ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

Cevap :
1- Mevcut hisse oranına göre işlem yapılmasının doğru olduğunu düşünüyoruz.

2- Ticaret Hukuku ve Şirketler Hukuku yorum kitaplarına bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.04.2006
Soru :
merhaba Kurumlar Beyannamesindeki Mali tablolarda Ödenmiş Sermaye olarak belirtilen rakam Enflasyon ile düzeltilmiş olan (Bilançodaki) rakammı olucak teşekkürler

Cevap :
Enflasyon muhasebesi ile düzeltilmiş tutar olması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.04.2006
Soru :
sayın hocam herşeyden önce verdiğiniz bilgilerden dolayı sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Uluslararası transit taşımacılık yapan yabancı sermayeli bir şirketin mali müşavirliğini yapmaktayım. şirketin aktifine kayıtlı tır ve benzeri ağır vasıta bulunmamaktadır. Bu sebeble L1 ve L2 belgesi almıyorlar. Taşeronlara mal taşıtıyorlar veya yurtdışı grup şirketinden taşeronlarla anlaşma yaparak işlemlerini gerçekleştiriyorlar.Benim size sorum L1 ve L2 belgeleri olmadan yurtdışına taşıttığımız mallar için KDV muhafiyetimiz varmı. Faturalarımızı Kdv siz kesmemizin Kdv kanunu açısından mahsuru söz konusumu. Acil olarak cevap verirseniz çok sevinirim. iyi çalışmalar. teşekkürler...

Cevap :
KDVK’nun 14’ncü maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.04.2006
Soru :
Muhasebesini tuttuğum Limited şirketle ilgili olarak Enflasyon düzeltmesi ile ilgili olarak bazı sorular sormak istiyorum. 1- 2003 ve Öncesi Kar ve Zararları düzeltme sırasında sıfırlanarak kapatıldı, Zarar indirimleri beyanname üzerinden mukayyet değerleri ile indirilebilmektedir. Ancak dağıtımları yapılmayan Karlarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapılacakmı ?Ortaklara Kar dağıtımı yapılıp Stopaj yapmamız gerekirmi? 2- Şirketin 2003 Bilançosunu düzeltmeye tabi tuttuktan sonra çıkan Enflasyon düzeltme Zararını Sermaye Olumlu Farklarıyla kapatabilirsiniz dendi bende 2003 Sermaye Olumlu Farkı ile Enflasyon Düzeltme Zararını kapattım işlem bu şekilde yapılabiliyormu. 3- 2004 Bilançosunu düzelttikten sonra 698-Hesaba atılan düzeltme Farkları daha sonra durumuna göre 648-Düzeltme Karı 658-Düzeltme Zararı olarak Gelir tablosuna atılarak kapatıldı ve Düzeltilmiş 2004 Yılı Gelir tablosu yapıldı. Burada çıkan Bilanço Zararı indirilecek bir zararmıdır yoksa Enflasyon düzeltme zararını indirim konusu yapamazmıyım 2004 Yılı düzeltmesi için soruyorum.

Cevap :
1- Enflasyon muh. değerlemesinden kaynaklanan karın dağıtılma ve stopaj zorunluluğu yoktur.

2- Yaptığınız işlem doğrudur.

3- Enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan zararın indirim olanağı bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 19.04.2006
Soru :
2005 yılında aktif toplamı ek mali tablo düzenlenme zorunluluğu sınırını geçiyor fakat firmada kar dağıtımı yapılmayacak ve firmanın 2004 yılı zararı olup 2005 yılı karından mahsup edilecek. 2005 kurumlar vergisi eki olarak kar dağıtım tablosu vercekmiyim? Kar dağıtım tablosu verilecekse zarar mahsubu ve yedekler ayrıldıktan sonra kalan karı olağanüstü yedek olarakda sermaye kalemleri içinde bırakabiliriz, bu durumda kar dağıtım tablosu nasıl olmalı?

Cevap :
Kar dağıtımı yapılmadığı için kar dağıtım tablosunu vermemeniz gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.04.2006
Soru :
İyi günler Hocam; Gerçek Kişi Şahıs firmasını mevcut bir LTD.ŞTİ.ne bütün aktif ve pasifi ile devir etmek istiyoruz. Bunu ayni sermaye koymak suretiylemi yapıyoruz, bu durumda devir edilen firmanın mükellefiyeti bitmiş oluyormu ve bu devrin vergisel boyutu nedir, bilgi verirmisiniz, teşekkürler.

Cevap :
6183 sayılı Kanun’un 35, mük.35, ve 36. Maddeleri uyarınca, birleşme yapan kurumların, birleşme işleminin gerçekleşmesinden önceki faaliyetleri için yerine getirilmesi gereken vergileme ile ilgili ödevlerin yerine getirilmemesinin sorumluluğu, o dönemlerdeki kanuni temsilcilere aittir.

KVK’nun 39/2’nci maddesindeki özel hüküm devir halinde bu durumu farklılaştırmaktadır. İlgili hüküm uyarınca, devir halinde, birleşilen kurum münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı bir beyanname ile taahhüt eder. Bu taahhütten dolayı, “devir olan” şirketin geçmiş yıllardan kaynaklanan vergi borçlarından “devir alan” şirket sorumlu olacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.04.2006
Soru :
iyi günler, iki sorum olacak. 1-dar mükellef bir kurum çinden getirdiği doğal ürünleri kapıdan satış yöntemiyle satmak istiyor ve bu işi yapacak insanlara satış karşılığı komisyon verilecektir. a-Fatura kesilmesi gerekiyorsa kimin adına düzenlenecek, kişiler yanlarında irsaliye bulunduracakmı b-komisyon karşılığı iş yapacaklara gider pusulasımı düzenlenecek eğer düzenlenecekse stopaj ne olacak 2-Gayrimenkulu aktifinde iki yıldan fazla bulunan a.ş. sattığında kdv %1 mi %18 mi olacak, oluşan karı sermayeye ilave etmek için izin alınması şartmı

Cevap :
1- Dar mükellef kurum için;

a- Fatura dar mükellef kurum adına kesilmelidir,
b- Kişiler taşıdığı mallar için irsaliye bulundurmak zorundadır,
c- Komisyon karşılığı iş yapacaklara bordro düzenlemek gerekmektedir.

2- KDVK’nun 17/4-r’nci maddesine göre; kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerinin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimleri hükmü uyarınca, istisna kapsamındaki gayrimenkul ve iştirak hissesi teslimleri katma değer vergisinden de istisnadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.04.2006
Soru :
KURUMLAR VERGİSİNE TABİ KAZANÇLARDAN VERGİ VE SAİR YÜKÜMLÜLÜKLERİN MAHSUBUNDAN SONRA KALAN TUTARIN ORTAKLARA DAĞITILMAYIP OLAĞANÜSTÜ YEDEK AKÇE AYRILMASI NOKTASINDA ŞİRKET ORTAKLARININ KAR ÜZERİNDE TASARRUF HAKLARI KALKTIĞINDAN KARIN DAĞITMA TARİHİDE SÖZ KONUSU EDİLEMEYECEKTİR. BU DURUMDA; OLAĞAN ÜSTÜ YEDEK AKÇE TUTARININ KURUM GELİR VERGİSİ TEVKİFATINA MUHATAP OLUP OLMAYACAĞI HAKKINDA YASA DA TANIM BULAMADIM. AYRICA KARIN SERMAYEYE İLAVESİ MADEMKİ KAR DAĞITIMI OLARAK KABUL EDİLMEMEKTEDİR, SERMAYENİN TAMAMLAYICI PARÇASI OLAN VE ÖZ VARLIK KABUL EDİLEN OLAĞAN ÜSTÜ YEDEK AKÇEYİ STOPAJ AÇISINDAN KARIN SERMAYEYE İLAVESİ GİBİ MÜTALAA EDEBİLİRMİYİZ. OLAĞAN ÜSTÜ YEDEK AKÇE AYIRMANIN LİMİTİ HAKKINDA İDAREDE OLUŞMUŞ SINIR VARMIDIR. İLGİNİZE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDER SAĞLIKLI ÇALIŞMALAR DİLERİM. TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
Yedek akçeler için GVK 94. madde uyarınca, kar dağıtım stopajı hesaplanmayacaktır.

TTK’ nun 469. Maddesine göre, olağanüstü yedek akçeler için belli bir sınır bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.04.2006
Soru :
AŞ olan şirketimizin sermayesinin bir bölümü serbest bölgeye aktarılmıştır. Serbest bölgeye $ olarak aktarılan sermayenin, sermayeyi veren şirketin dönem sonu kayıtlarında kur değerlemesinin yapılması gerekir mi? Şimdiden teşekkürler. İyi Çalışmalar.

Cevap :
Sermayenin kullanılmayan kısmı için kur farkı hesaplanması gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.04.2006
Soru :
İyi günler, Bir Türkiye gerçeği olarak kurulan şirketler iştigal konusunu karşılamayacak kadar küçük sermayeler ile kurulmaktadır. Daha sonra artırım mümkün olsada cari dönemler içinde sermayenin 100 katına varacak şekilde ortaklar cari hesapları alacaklı durumlara gelmektedir.Bu durumda örtülü sermaye işlemine muhatap olmamak için bu tür ortak alacaklarını diğer sermaye yedekleri içinde (örneğin ARTILICAK SERMAYE diye bir hesap açarak)göstermemiz mümkünmü

Cevap :
Tekdüzen Hesap Planı içinde bu tür bir hesap kalemi bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.04.2006
Soru :
Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum.2004 yılı sonunda şirket bilançomuzda görünen enf.değerlemesi sonucu oluşan karların tamamını sermaye artırımında kullanabilir miyiz.(2003-2004 dahil)

Cevap :
Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan karların tümünü sermaye artışında kullanmanız mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.04.2006
Soru :
ÜSTAT İYİ ÇALIŞMALAR.Bİ SORUM OLACAK LTD ŞİRKETLERİN ÜNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SERMAYE YAPISI DEĞİŞİKLİĞİ VE ORTAK YAPISI DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN ORTAKLAR KURULU KARARI YETERLİ MİDİR?SAOLUN İYİ ÇALIŞMALAR.HİZMETLERİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
http://www.sanayi.gov.tr/webedit/gozlem.aspx?sayfaNo=1397

adresinden bilgiye ulaşabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.04.2006
Soru :
iyi günler diliyorum şirketin sermayesini 500 000 ytl.na çıkardık buradaki sermaye taahhüt ödemeleri parça parça (8000 ytl) nin altında veya tek bir defada olması durumunda nasıl olmalı banka kanalı ilemi olmalı ödemelerdeki tevsik zorunluluğu sadece faturalı alışverişler içinmi geçerli ? şirketin ortaklara borcu var yani 331 hesap çalışıyor buradaki sermaye taahhüt hesabını direkt 331 hesaba atabilirmiyiz.konuyu detaylı yanıtlarsanız sevinirim.teşekkürler iyi çalışmalar

Cevap :
8.000 YTL sınırı sermaye taahhüt ödemeleri içinde geçerlidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.04.2006
Soru :
Merhaba, Bir limited şirketimiz var iki ortaklı,ortaklar tüzel kişi ve biri yurt dışında. sermaye artırımı yapacağız. Sermaye artırımında farklı bir yol uygulayacağızmı? Yabancı sermaye daire başkanlığna müracat edilecekmi. Ortaklar karar alacaklarmı kendi şirketlerinde sermaye artırımı ile ilgili. Teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim

Cevap :
TTK'nun 513-516'ncı maddeleri ve

http://www.hazine.gov.tr/mevzuat/dyyk.htm

http://www.sanayi.gov.tr/webedit/gozlem.aspx?sayfaNo=1397

http://www.hazine.gov.tr/mevzuat/dyyk_uygyonetmelik.htm

adreslerinden konuyla ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.04.2006
Soru :
Değerli üstadım; Bir tanıdıklarım, Kurulu olan ve 150.000.- YTL sermayesi olan bir Anonim Şirketi devir alacaklardır. Ancak Devir alanlar şirketi 750.000.- YTL vererek devir alacaklardır.Devir alacaklar şirketin eski sahibine banka yoluyla 750.000.- YTL ödeyeceklerdir.Hisse devirleri için Genel kurul toplantısı yapacağım. Sorum şu; şirketin hisselerini devir alırken 750.000.- YTL ödenecek bu durumda devredenler için değer artış kazancı sözkonusu olacakmı? Devir alanlar açısından da, şirketin sermayesi 750.000.- YTL mi olmuş olacak. Hisse devirleri için Genel kurul yaparken hazırlanacak hazirun cetvelinde sermayeyi 750.000.- YTL mi göstereceğim. Burada hisse devri yoluyla sermaye arttırımı mı olmuş oluyor? Bu durumda genel kurulda yapmam gereken işlemler nedir. Tam olarak ne yapmam gerekir? Şirketin devrini yapacağım fakat bu konuları çözüme ulaştırmam gerekiyor. Acil olarak soruma yanıt verirseniz sevinirim. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla

Cevap :
1- KVK’nun 38 ve 39’ncu maddelerinde belirtilen koşullara uymayan devir işlemi sonucunda oluşan kar kurumlar vergisine tabi olduğundan, devir olan kurum devrin sonundan itibaren 15 gün içinde elde ettiği gelire ilişkin beyannameyi vergi dairesine vermesi gerekmektedir. Kar, 32 ve 33’ncü madde hükümlerine göre hesaplanmalıdır.

2- Devir alanlar açısından şirketin sermayesi en az 750.000 YTL olmalıdır.

3- Devir ve birleşme işlemleri için gerekli olan prosedürler için TTK’nun 146-151 ve 451-454’ncü maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.03.2006
Soru :
Merhaba, %100 yabancı sermayeli bir şirketteyim,şirketimiz ana şirket veya ana şirkete bağlı diğer şirketlerden kredi kullandığı takdirde neler yapmalıdır.Teşekkürler

Cevap :
KVK'nun 16 v 17'nci maddesi koşullarına dikkat ediniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.03.2006
Soru :
iyi günler, şti.ortaklarımızdan birine her yıl gelir V.Beyannamesi düzenliyoruz.Menkul Sermaye İradı ve Gayrimenkul Sermaye İrat ları için. Bu yıl sadece GMSİ elde ettigi halde dalgınlıkla YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİ (1001 A) düzenleyip verdik.VE vergi dairesi farketmiş fakat tamam diyerek beyannamemizi kabul etmişler,tahhakkukunu alıp ödemeyi de yaptık.Sorum acaba bu ileride bir sorun yaratırmı?(usulsuzluk vs.gibi) ACİL YANITLARSANIZ sevinirim.teşekkürler-iyi çalışmalar.

Cevap :
Gelir beyan yükümlülüğü yerine getirildiğinden , herhangi bir sorun yaratmaması gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.03.2006
Soru :
SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI HASTAHANE 4 B YE TABİ SÖZLEŞMELİ PERSONEL ÇALIŞTIRMAYA BAŞLADI MAAŞLARI DÖNER SERMAYEDEN ÖDENİYOR İŞSİZLİK SİGORTASI KESİLECEKMİ KESİLMEYECEKMİ BUNUNLA İLGİLİ BİR YAZI VARMI

Cevap :
Sayın Meslek Mensubu Kanaatimce İşsizlik sigortası kesilecektir.Çünkü işsizlik sigortası kapsamında bir personel kitlesinini tanımlamaktasınız. Daha detaylı bilgi için 0312 458 70 00 sosyal sigortalar kurumu başkanlığından yazılı bilgi almanız gerekmektedir. İyi çalışmalar


 

Tarih : 15.03.2006
Soru :
merhabalar. Benim sorum mükeleflerimden birinin hem mesken kira geliri( 3.900) hemde borsadan elde etmiş oldugu 12.960 ytl menkul sermaye iradı vardır.Benim sorum mesekn kira gelirinden elde etmiş oldugum 3.900 dan 2.000 istisna gelirinden faydalanacak mı aynı zamanda borsa gelirinden elde ettigi kazançtan herhengi bir kesinti varmı sizden ricam vergisel olarak bu iki gelirden ödenecek vergi nedir.Sorumu acil cevaplarsanız çok sevinirim.Sizlere çok çok teşekkür ederim.

Cevap :
GVK’nun 21’nci maddesi uyarınca, Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın 2.000 YTL’sı gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.

Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanamayacak olduklarından MSİ geliri elde edenler istisnadan yararlanabilecektirler.

GVK’nun mük.80,81’nci maddelerine göre, borsada işlem gören hisse senetlerinin alım satımından sağlanan kazançlardan(borsa işlem gören her türlü yatırım ortaklığı hisse senetlerinin alım-satım kazançları dahil), ivazsız olarak iktisap edilenlerin satış kazancı ile ivazlı olanlardan iktisaptan itibaren 3 ay geçtikten sonra satılanların satış kazancı vergiye tabi değildir. İvazlı olanların iktisaptan itibaren 3 ay içinde yapılan satışlarından doğan kazancın 13.000 YTL’si vergiden müstesnadır. Aylık TEFE ile maliyet revizesi uygulanır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 09.03.2006
Soru :
Merhabalar,limited şirketlerin bir araya gelmesiyle;kat karşılığı inşaat yapmak amacıyla kurulmuş ve iki yıldır faaliyet gösteren bir adi ortaklığın sermaye şirketine dönüşmesi mümkünmüdür? Sonuçları hakkında bilgi verebilirmisiniz.İyi çalışmalar.

Cevap :
TTK'nun 146-150'nci maddesine ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 79'ncu maddesine göre iki ltd. şti.'nin birleşme işlemlerini yapabilirsiniz.

Birleşen şirketlerin bütün hak ve borçları birleşme sonucu oluşan yeni şirkete geçmektedir. Ayrıntılı bilgi için çeşitli kaynaklardan araştırma yapınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.03.2006
Soru :
İyi Çalışmalar...Menkul sermaye iradı ve gayrimenkul sermaye iradı geliri olan bir gerçek kişinin yıllık gelir vergisi beyannamesinden Türkiye'de kurulu ve özel bir şirkette yaptırmış olduğu sağlık sigorta poliçe tutarını beyan ettiği gelirden indirim konusu yapabilirmiyim? Beyan edilen gelirin % 10'unu aşmamak şartıyla..

Cevap :
GVK’nun 89’ncu maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.03.2006
Soru :
1999-2002 dönemine ilişkin kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlardan elde edilen karın dağıtımından elde edilen menkul sermaye iradının beyanında gelir vergisinden mahsup edilecek 1/5 'lik tutarın beyanname üzerinde hangi satıra yazmalıyız . Mahsup edilecek vergi seçenekleri bölümünde bu mahsupun tam karşılığı olabilecek seçenek yok. Kesinti yolu ile ödenen vergiler bölümüne yazabilirmiyiz(41 no'lu satır)

Cevap :
41 no’lu satıra yazabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.03.2006
Soru :
Cevabınız için şimdiden teşekkürler. G.Menkul Sermaye Geliri olan (sadece) Amatör spor kulübüne makbuz karşılığı yaptığı yardımı vereceği G.M.S.İradı Beyannamesinden indirim konusu yapabilir mi? T.F.Fedarasyonunca tanınan amatör bir spor kulübüdür.Cevabınızın acele olması dileğiyle iyi çalışmalar.

Cevap :
GVK’nun 89’ncu maddesi hükmü, her tür gelire ilişkin gelir vergisi beyannamesi için geçerlidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.03.2006
Soru :
SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI HASTAHANE SSK LI HEMŞİRE ÇALIŞTIRACAK STOPAJ YÖNÜNDEN MÜKELLEFİYET AÇTIRACAKMIYIZ ÖDEMELER DÖNER SERMAYEDEN YAPILACAK İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM

Cevap :
Muhtasar beyanname yönünden mükellefiyet kaydınızı yaptırmanız gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.02.2006
Soru :
Kamu yararına faaliyet gösteren bir derneğin; 1- Tapu kaydı dernek tüzel kişiliği adına tescili bir apartman dairesinde idari merkezinde bulunduğu, fakat bu dairenin dernek üyelerinin toplantılarına küçük gelmesi nedeniyle daha büyük bir binanın kiralanması istenmektedir. Ancak kiralanacak ikinci binanın kirası ile ilgili gelir vergisi stopaj kesintisi yapılması dernek yükümlülüğünde midir? Yoksa kamu yararına faaliyet gösteren bir dernek olduğu için gelir vergisi stopaj kesintisi muafiyeti var mıdır? 2) İkinci bir binaya kiracı olarak taşındıktan sonra dernek tüzel kişiliği adına kayıtlı dairenin kiraya verilmesi sonucunda dernek kiracısı olabilmesi ihtimali bulunan başka bir kamu yararına çalışmayan dernek kamu yararına çalışan mal sshibi derneğe ödeyeceği kiradan gelir vergisi stopaj kesintisi yapmakla yükümlü müdür? 3- Kamu yararına çalışan dernek bir yıl içinde elde ettiği gayri menkul sermaye iradı nedeniyle Kurumlar vergisi muhafiyeti sona ererek, kurumlar vergisi ödeyecek midir? 4- Kamu yararına çalışan bir derneğin yılda bir veya iki defa sadece dernek üyelerinin bir araya geldiği geleneksel yemekli toplantılarından elde ettiği cüzi bir gelir kurumlar vergisine tabi midir? 5- Kamu yararına çalışan bir derneğin yalnızca dernek üyelerüne açık olan lokalinde satılan çay kahve ve meşrubat satışından elde edilen Gelir Kurumlar vergisine tabi midir? Yukarıda yazılı konularda tereddütlere hasıl olan sorular hakkında tarafıma bilgi vermenizi rica eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Cevap :
1- Kendisine kira ödemesinde bulunulan derneğin kamuya yararlı dernek olması önem arz etmemektedir. Başka bir deyişle hiç bir ayırım yapılmaksızın tüm derneklere ödenen kira bedellerinden, tevkifatın yapılması gerekmektedir.

Ancak, özel kanunlarında gelir veya kurumlar vergisine ilişkin istisna veya muafiyet hükümleri bulunan derneklere yapılan ödemelerden tevkifat yapılmayacağı açıktır.

Kanunla kurulan dernek veya vakfa yapılan ödemelerden tevkifat yapılmaması konusunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Tevkifat yapılmaması için özel kanunlarla kurulan bu tür dernek ve vakıflara ait kanunlarında, istisna hükümlerinin yer alması gerekli ve zorunludur.

Maliye Bakanlığı’nca, özel kanunlarında gelir vergisine ilişkin istisna veya muafiyet hükmü bulunması sebebiyle kendilerine yapılan ödemelerden tevkifat yapılmaması gerektiği yönünde görüş verilen kuruluşlar aşağıda belirtilmiştir:

- Türkiye Kızılay Derneği,
- Türk Hava Kurumu,
- Türkiye Yardım Sevenler Derneği,
- Resmi Darülaceze Kurumları,
- Darüşşafaka Cemiyeti,
- Yeşilay Derneği.

Burada da görüleceği üzere kendi özel kuruluş kanunu olan dernek ve vakıflar yasal düzenleme gereği doğrudan tevkifat yapılmayacaklar olarak değerlendirilmiş, diğer dernek ve vakıflar ise kanunlarında özel olarak istisna hükmü bulunduğundan tevkifat kapsamı dışına çıkarılmıştır.

Haklarında özel bir muafiyet veya istisna hükmü bulunmayan kamuya yararlı dernek statüsü verilen derneklere ait gayri menkullerin kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden ise gelir vergisi stopajı yapılacaktır.

2- DERNEK VE VAKIFLARIN LOKAL İŞLETMECİLİĞİ KONUSUNDA DANIŞTAY’IN VE MALİYE BAKANLIĞI’NIN GÖRÜŞÜ

A- DANIŞTAY’IN GÖRÜŞÜ

Danıştay, ticari faaliyetin en önemli unsurunun, “gelir sağlama” amacı olduğunu belirttikten sonra, “ticari bir organizasyon”a dayalı bulunması ve “devamlılık” arz etmesini, olayın ana özellikleri olarak göz önüne alıyor. Bu nedenle, dernek üyesi dışındaki kimselere hizmet verilip verilmediği hususunda somut bir tespit arıyor. Derneğin gelirinin, sadece dernek üyelerine yapılan hizmetin masrafını karşılamak üzere üyelerden tahsil edilen paralardan ibaret olması halinde, derneğe ait lokalin iktisadi işletme sayılamayacağını belirtiyor.

Danıştay’ın konu ile ilgili bazı kararlarının özetleri aşağıdaki gibidir.

“...Derneğe ait lokalin ticari gelir sağlama amacına yönelik olarak faaliyette bulunup, bulunmadığı, dernek üyesi dışındaki kimselere hizmet verip vermediği hususlarında somut bir tespit yapılmadığının ve sadece dernek üyelerine yapılan hizmetin masrafını karşılamak için üyelerden tahsil edilen paralardan ibaret olduğunun anlaşılması karşısında anılan derneğe ait lokalin iktisadi işletme sayılması mümkün olmadığından, mükellefiyet tesisinde ve kesilen cezalarda isabet görülmemiştir.”.

“Ticari amaçla değil, kültürel amaçla sürdürüldüğü anlaşılan kitap satışını ve lisan kursları kurumlar vergisine tabi değildir.”.

“Dini, mesleki ve siyasi kuruluşların, üyeleri arasında iletişimi sağlamak amacıyla, kısmen ücret karşılığında, kısmen ücretsiz olarak yayın yapmaları nedeniyle, iktisadi işletme sayılmaları mümkün değildir.”.

“Spor faaliyetinin bir cüz’ü olan ve ticari amaç taşımayan büfe nedeniyle, kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilemez.”.

B- MALİYE BAKANLIĞI’NIN GÖRÜŞÜ

1- Kurumlar Vergisi Yönünden

Maliye Bakanlığı, dernek ve vakıf lokallerinin vergiye tabi olup olmadığı konusunda, olaya Danıştay’dan farklı yaklaşmakta ve dernek veya vakfa bağlı iktisadi işletme bünyesinde mal ve hizmet arzı sadece üyelere yapılsa, kâr amacı güdülmese dahi, vergileme yapılacağı görüşündedir. Bakanlık bu yaklaşımını ise, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1 ve 5. maddelerine dayandırmaktadır.

İncelenmesinden de farkedileceği üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, dernek ve vakıflar kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmamakla birlikte, aynı maddenin (D) bendi ile “dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler” vergi mükellefiyeti kapsamına alınmıştır.

Yasa’da yer alan hükümlere göre, bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilebilmesi için;

- Müessesenin, bir dernek veya vakfa ait olması,
- Sermaye şirketi ya da kooperatif şeklinde kurulmamış bulunması,
- Ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunulması,

gerekmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 1 ve 5. maddelerinde, derneklere ait iktisadi işletmelerin, kurumlar vergisine tabi olduğu belirtilmiş ancak bu işletmelerin tanımı yapılmamıştır. Ancak, Maliye Bakanlığı’nın bir Özelgesi’nde;

“... İktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan devamlı olarak ticari ve sınai faaliyetten söz edebilmek için; bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle, işletmede üretilen malların veya verilen hizmetlerin bir bedel karşılığı sat


 

Tarih : 21.02.2006
Soru :
merhaba,Taahhüt edilen sermaye artışlarının 3 yıl geçmesine rağmen ödenmemesi durumunda yaptırım uygulaması var mı?konuyla ilgili bilgi vermenizi rica eder işlerinizde kolaylıklar dilerim.

Cevap :
Anonim şirketlerde, pay sahibinin temel borcunu, taahhüt etmiş oldukları sermayeye katılma borcu, teşkil etmektedir. Şirketin kuruluşu ve sermaye artırımı sırasında, taahhüt edilen sermaye payının en az 1/4’inin “üç ay içinde” ödenmesi gerekmektedir. Pay sahibinin şirkete olan sermaye taahhüdü borcunu ödeyeceği tarih, ana sözleşme ile kesin olarak belirlenebileceği gibi, ödeme zamanını bir ihbar ile belirleme yetkisi, şirketin organlarına da bırakılabilir. Bu şirket organları, genellikle genel kurul ve yönetim kurulu olmaktadır. Ana sözleşmede, ödeme zamanı konusunda kesin bir hüküm bulunmadığı durumlarda, bu yetkinin, yönetim kuruluna verildiği kabul edilir. Yönetim kurulu da uygun bir zamanda, kalan sermaye borcunun ödenmesini isteyebilir.

Sermaye borcunu, süresinde yerine getirmeyen pay sahibi, ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve "temerrüt faizi" ödemek yükümü altına girer.

Anonim şirketin, pay sahibinin şirkete karşı taahhüdünü yerine getirmemesi durumunda, başvurabileceği diğer bir yol da “tazminat davası”dır.

Taahhüt ettiği sermaye miktarını, ilana rağmen ödemeyen anonim şirket ortağının karşılaşacağı yaptırım “ıskat” olarak adlandırılmaktadır. Iskat, sermaye borcunu ödemeyen ortağı ortaklıktan çıkarılmasıdır. Yargıtay da çeşitli kararlarında ıskatı “çıkarma” olarak tanımlamıştır .

Pay sahibi, ihtar ve ilanla tanınmış olan bir aylık süre içinde taahhüdünü yerine getirmezse o zamana kadar yaptığı ödemelerden mahrum edilerek payı iptal edilir. Eğer payı senede bağlanmış ise ve senet ele geçirilemiyorsa, senedin iptaline ilişkin yönetim kurulu kararı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve ana sözleşmede öngörülen şekilde ilan edilerek, üçüncü şahısların bu senede iktisap ederek hak iddiaları önlenmiş olur. Iskat tamamlandıktan sonra, söz konusu pay satışa çıkarılır.

Satış sonucu elde edilecek olan gelir fazlalığı, kanuni yedek akçeye aktarılır (TTK md. 465). Satılan payın bedeli, kalan sermaye borcunu karşılamıyorsa, açığın tazmini eski pay sahibine aittir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.02.2006
Soru :
Menkul sermaye iradı (ortağı olduğu şirketin kar dağıtımından kaynaklana) ve gayrimenkul kira geliri olan bir gelir vergisi mükellefi gelir vergisi matrahının tesbitinde bağkur pirimlerini gider olarak gösterebilirmi, bireysel emeklilik sistemine ödediği katkı paylarını kanun da belirtilen sınırlar çerçeevesinde bağkur piriminin yanı sıra gider olarak hesaplayabilirmi teşekkürler

Cevap :
MSİ ve GMSİ için GVK’nun 89’ncu maddesi hükmünden yararlanmak mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.01.2006
Soru :
Öncelikle bayramınızı kutlar, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Benim sorum; Gayrimenkul sermaye iradı mükellefi olan bir kimseye, maliyeden evde olmadığı bir zamanda eşinin beyanıyla geçmiş 4 yıla ilişkin kira gelirlerine tutanak düzenleniyor.Farklar tespit edilip ikmalen vergi ve cezalar tahakkuk ettiriliyor.Öğrenmek istediğim eşin beyanı memurların yönlendirmeleri ve merak etmeyin birşey olmayacak gibi telkinlerle gerçeği yansıtmayan rakamlardır.Mükellef için böyle bir beyan ne kadar bağlayıcı olur? Yargıya gitmemizi önerirmisiniz! Teşekkürler...

Cevap :
Eşinizin üzerine olmayan Gayrimenkuller için, eşinizin ifadesi ile düzenlenen kira gelirlerine ilişkin tutanağın bir öneminin olmaması gerekir. Yargıya gidildiği taktirde sonuç alınacağını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.01.2006
Soru :
gayri menkul sermaye iradı beyannamesi ne zaman verilecektir?

Cevap :
Kira gelirleri olanlar, bu gelirlerini mart ayının 15 inci günü akşamına kadar beyan edeceklerdir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 31.12.2005
Soru :
Öncelşkle bütün İSMMMO çalışanlarının yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum.Benim iki sorum olacak. Şirket ortakları sermaye taahhütlerini nakit olarak yerine getirirken 8.000 ytl sınırı dikkate alınması gerekiyormu.Yani 8.000 aşan nakit ödemeler bankadanmı yapılması gerekir.2-Dışarıdan müdür ataması yaptık .Müdür isteğe bağlı bağkur primi ödüyor.Bizden ücret alacak.Ben bu ücret bedelinin stopaj kesintisini yapıp bordroda göstermem yeterlimi.Bu şekilde olacaksa stopaj ve damga vergisi oranı ne kadar olması gerekiyor.Bağkur veya ssk açısından yapmam gereken birşey varmı.Müdür bu şekilde tek işverenden ödeme alacak,gelir vergisi mükellefi olması gerekirmi.Şimdiden teşekkürler

Cevap :
1- Ödemeleri yaparken 8.000 YTL sınırına ilişkin hükümlere göre hareket etmek gerekmektedir.

2- Müdüre yapılan ödeme için ücrete ilişkin vergisel yükümlülüklerin(stopaj, damga v.) hesaplanması gerekmektedir.

3- SSK ve Bağ-Kur yükümlülüğü Sosyal güvenlikten sorumlu danışman tarafından cevaplanacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.12.2005
Soru :
hocam benim sorum a.ş lerin sermaye taahhütleri yerine getirememesi ile ilgili 600.000 ytl sermayeli kurulan a.ş kuruluş tarihinden itibaren 3 ay içerisinde sermaye taahhütünü yerine getiremiyor.şirket ortaklarının bir kısmına ulaşılamıyor.31.12.2005 tarihi itibarıyla 4/1 sermaye ödenmedi bununla ilgili ne yapılabilir saygılar

Cevap :
Yönetim kurulu, sermaye ödeme taahhüdünü yerine getirmeyen ortaklara çağrıda bulunmasına rağmen ortaklar taahhütlerini yerine getirmemişse, ortak sayısı 5’den fazla ise, diğer ortaklardan ödeme istenebilir ve ödemeleri oranında bu ortakların hisselerinin artışı sağlanır. Ortak sayısı 5 kişiden fazla değilse, 3. kişilerden ortaklık hissesi vermek kaydıyla sermayeye katılmaları ve ödemeleri istenebilir. 3. Kişiler de sermayeye katılmıyor ise, TTK’nun 324’ncü maddesine göre, sermayenin karşılıksız kalması hükümleri çerçevesinde şirketin feshi yoluna gidilmelidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.12.2005
Soru :
Gayri Menkul Sermaye İradları Hk. İstanbulun bir semtinde bulunan dairenin intifa hakkı x şahsın üzerine olmakta olup belediye kayıtlarında x ve iştirakleri olarak geçmekte kira kontratıda bu şekilde x ve iştirakleri olarak yapılmıştır. Kira bedeli iştiraklerden birinin hesabına toplu olarak gelmekte bu kişi tarafından diğer iştiraklere dağıtılmaktadır. buna göre ; 1- Gayrimenkul Sermaye İradı Beyannamesini herbir şahsın ayrı ayrı olarak mı düzenlemesi gerekir?

Cevap :
Kira tahsilatından yapılan paylaştırmadan dolayı, kira gelirinin iştirak sahipleri tarafından payları oranında elde edildiğini varsaymak gerektiğini düşünüyoruz. Kira geliri, her iştirakçi tarafından ayrı ayrı payları oranında beyan edilmeli ve kiraya konu mülkiyet mesken ise, iştirakçilerin GVK’nun 21’nci maddesi uyarınca ayrı ayrı istisna haddinden yararlanması mümkün olmalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.12.2005
Soru :
Ltd.Şt. ortaklarından ortak A ortak B'ye şirketteki hissesinin bir kısmını devretmiştir. Hisse devri noterden yapılmıştır.502 hesapta bulunan Şirket sermaye olumlu farklarını sermayeye ilave etmediğindne dolayı bunla ilgili tic. sicile tesci işlemi yapmamıştır. Benim sorum 2005 yılında yapılan hisse devrinde 502 sermaye olumlu farklarında bulunan rakamların hisse devri esnasında dikkate alınması gerekip gerekmediğidir. Hisse devrinde 502 heesapla ilgili nasıl kayıt yapılması gerekiyor. Teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla,

Cevap :
T. Siciline tescil edilmeyen 502 no’lu hesap gibi sermaye unsurları için hisse devir işlemi esnasında ayrıca işlem yapmanızın uygun olmadığını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.12.2005
Soru :
Beş ortaklı Anonim Şirketlerin ortaklardan herhangi birinin sermayesi hamiline çevrilebilir mi.bizim anonim şirket 2005 yılında ltd.den nevi değişikliğinden a.ş'e çevrildi.Bunun herhangi bir sakıncası varmı.

Cevap :
TTK'nun 277'nci maddesine göre, A.Ş., en az 5 kişinin katılması ile kurulabilir. 5'den aşağı düşme fesih sebebidir. Hamiline hisse senedi, ortaklardan birisinin gerçek kişi olma zorunluluğu açısından belirsizlik yaratmaktadır. Bundan dolayı, A.Ş.'nin hamiline hisse senedi çıkarabilmesi için en az 5 ortağın hisse senedi nama yazılı olmalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.12.2005
Soru :
Şu anda olan bir a.ş. firması en son genel kurulu 2001 yılında yapılmış 2002-2003-2004 ait g.kurullar yapılmamış ve organlar yetkilerini kaybetmişlerdir. Bu firma yeni bir karar alarak şirketin tasfiyesini istemektedir.Sermayesi 5.000 olan sermaye arttırımıda yapılmayacaktır. Yapılması gereken genel kurulları açıklarsanız sevinirim. Teşekkürler

Cevap :
TTK’nun 435’nci maddesine göre, şirketin kanunen lüzumlu organlarından birinin mevcut olmaması (idare meclisi, murakıplar, genel kurul), ve genel kurulun toplanamaması şirketin tasfiye sebeplerindendir.

Tasfiye haline girince, tasfiye memurları ilgili kurulların yetkilerini devralır. Devralma işlemini tayin için yetkili organ bulunmadığından Mahkeme kararı yolu ile tasfiye memurlarının seçilip işlemlere başlanması gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.12.2005
Soru :
S-1 Gayrimenkul Sermaye İradı Beyanı olan bir mükellefim var.Kira Gelirlirle rinin %90 nı işyeri kiralarından oluşmak da İşyeri Kiralarının toplamının Yıllık Matrahı 250/300 bin YTL cıvarında mahsu bundan sonrada 20/25 bin YTL ödemesi oluyor..Bu Mükellefim derki Ben bir arsa yı bir mütahide bir okul yapması için verirsem ve bunu Devlete bağışlasam müteahit okulu bana teslim ederken yapılan inşaat imalatını fatura karşılığı benden tahsil edecek bu faturadaki KDV yi ben mütahide ödiyecekmiyim,yoksa mutahit bunu mahsup edebilirmi nasıl eder.mutahit yalnızca bana inşaat yapmıyor elinde devam eden bir kaç inşaatı var.Bu okulu Devlete verip G.M.Sermaye İradı Beuyanımda bağış ve yardımlar bölümünde tamamını düşebilirmiyim okul maliyeti yaklaşık 2-2,5 milyon YTL bir vergi doğmuyacağı için vergi ödemem amma adıma ödenen yaklşık 50.000 YTL lik stopaj vergisinin durumu ne olur bunu geri alabilirmiyim. S-2 25 Aralık 2005 de tasfiyesi bitmiş ve 10 Ocak 2005 tarihindede tasfiye sonu bilançosu verilip çıkan vergiler ödenip tasfiyesinin biitğine ve fatura ve belgelerin iptal tutaağı yapılan bir Anonim şirket 2005 yılı Eylülünde verilmesi gegerken A ve B formlarını vermeklek mükellefiyeti varmıdır.Vermezse bu firmaya veya sorumlularına özel usulsüzlük cezası kesilebilirmi

Cevap :
1- GVK’nun 89/5’nci maddesi uyarınca, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu okulun inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut okulun faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamının gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirilmesi mümkündür.

Buna mükellefinizin inşaa ettirdiği okula ilişkin yaptığı bütün harcamaların tamamını beyan edeceği GMSİ matrahından indirmesi mümkündür.

Bağış ve yardım şeklindeki bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifalarının KDV’den istisna edilmesine ilişkin düzenleme KDVK’nın 17/2-b maddesinde yer almaktadır. Anılan maddeye göre, genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere, yukarıda sayılan kamu tüzel kişilerince teşkil edilen birliklere, üniversitelere, döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulmuş kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, siyasi partiler ve sendikalara, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıklarına, kamu menfaatine yararlı derneklere, tarımsal amaçlı kooperatiflere ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara, bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin teslimi, KDV’den istisna edilmiştir.

Öte yandan yukarıda belirtilen istisna, KDVK’nın 30/a maddesi uyarınca kısmi istisna niteliğinde olup, bu teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen katma değer vergileri indirim konusu yapılamamaktadır. Bağışlanan ayni kıymetin satın alınması, imali veya inşası dolayısıyla yüklenilen KDV’ler daha önceki dönemlerde indirim konusu yapılmışsa, bağışın gerçekleştiği andan itibaren “yersiz olarak indirilen KDV” olarak düzeltilmesi gerekmektedir. İndirimi mümkün bulunmayan bu KDV tutarları ise, dönem gideri olarak düşünülecek ve mükelleflerce gelir veya kurum kazancından düşülecek bağış tutarına ilave edilecektir.

Buna göre, mükellefinizin okul bağışı olarak yaptığı teslim KDV’den istisna olup, konuya ilişkin yaptığı her türlü harcamaların KDV’si 30’ncu maddeye göre işlem görecektir.

2- Eylül 2005 döneminde şirketin hukuki varlığı devam ettiğinden, bildirime ilişkin vergisel mükellefiyetleri açısından sorumluluğu söz konusudur. Bildirim yükümlülüğüne uymaması halinde, VUK’nun mük.355’nci madde uyarınca özel usulsüzlük cezası ile karşılaşması mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.12.2005
Soru :
KONUT KİRA GELİİ OLANVE KENDİSİ KİRADA OTURAN BİR ÜCRETLİ,GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI BEYANINDA GİDER FAZLASI OLUŞMASI NEDENİYLE ÖDEDİĞİ KİRANIN BİR BÖLÜMÜNÜ GAYRİMENKUL SERMAYE İRADINDAN DÜŞERKENFAZLASINI VERGİ İADESİ TALEBİNDE GÖSTEREBİLİR Mİ? GÖRÜŞÜNÜZÜ RİCA EDİYORUM. SAYGILARIMLA

Cevap :
Kira giderleri, özel gider indirimine konu olan harcamalar grubundadır. Bu harcamaların, GMSİ uygulaması için kullandığınız tutar dışında kalanını, özel gider indiriminde dikkate almanızın hiçbir sakıncası olmadığını düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.12.2005
Soru :
Merhabalar, 3 Ortaklı LTD de. Ortaklardan ikisi( Payları toplamı %52) şirketin borçlarını ödeyebilmek için sermaye artırımı yapmak istiyor. Fakat , diğer ortak buna yanaşmıyor. Bu durumda, ortaklaklar kararı alınamıyor. Ne yapabiliriz. İki ortak sermaye paylarını artırmak istiyor. Saygılar.

Cevap :
Sermaye artırımı teklifi ortaklarca karara bağlanır. TTK’nun 513/2’nci maddesine göre, şirketin ortak adedi ne kadar olursa olsun, sermaye artırımı ve ortakların sorumluluklarının genişletme hakkındaki kararların oy birliğiyle alınması gereklidir. Oybirliği sağlanamadığı taktirde, sermaye artırımı işlemlerine devam edilmesi mümkün değildir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.12.2005
Soru :
merhaba şirketleri kayıtlı sermayelerini bu yıl sonu itibarı ile yükseltme zorunluluğuna uymayan limited şirketin durumu TTK VUK ve ilgili diğer kanunlar açısından ne olur bilgi verirmisiniz.

Cevap :
TTK 434'ncü madde ve 324'ncü maddeleri uyarınca sermaye karşılıksız kalmış sayılır. Bu durum, şirketin kendiliğinden sona ermesi sebeplerinden birisi olduğundan tasfiye sürecinin başlatılması gerekir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.12.2005
Soru :
Bir sermaye artırım raporu yazabilmek için gerekli olan yasal defterlere ulaşılamaması (örneğin 1998-1997-1996 seneleri) veya TTK.'ya göre 10 yıllık zaman süresinin ötesindeki (1995-1994 ...) yıllarına ait defterlerin olmaması sebebiyle nasıl rapor düzenlenebilir? İlgi ve alakanıza şimdiden teşekkür eder,meslek birlikteliğimizin yüceltilmesi için yaptığınız çalışmalardan dolayı teşekkür eder,başarılarınızın devamını dilerim...

Cevap :
Yakın yılların yasal defterlerinden ve bu defterlere dayalı bilanço ve mizanlarından ulaşabileceğiniz sermaye rakamını raporunuzda dayanak olarak kullanmanız mümkündür.

Not: İltifatınız için teşekkür eder saygılarımızı sunarız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.12.2005
Soru :
İyi günler şirketimizin geçmiş yıl karlarında gözüken 2002-2003 yıllarını sermayeye ekleme kararı almaktadır. 2004 yılının enflasyon düzeltmesi sonucu geçmiş yıl karlarında artmalar oluşmaktadır. Sermayeye ilavesinde düzenlenecek S.M.M.M raporlarında bu rakamlarda dikkate alınarak sermayeye eklenmesi gereklimi dir? Teşekkürler iyi çalışmalar

Cevap :
3.12.2005 tarihli Hüseyin Maden’e verilen cevaba bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.12.2005
Soru :
İYİ GÜNLER :BİR LİMİTED ŞİRKETTE HİSSE DEVRİ, MÜDÜR ATANMASI, SERMAYE ARTIRIMI DEĞİŞİKLİKLERİNİ TEK KARAR DA ALIP TESCİL ETMEMİZİN MÜMKÜN OLUP OLMADIĞI HAKINDA BİLGİ VE GÖRÜŞLERİNİZİ BİLDİRİRSENİZ SEVİNİRİM. NOT: Daha önce hisse devri, müdür atanması ve adres nakli işlemlerini tek karar alıp tescil işlemini yapmıştım. SAYGILAR SUNAR İŞLERİNİZDE BAŞARILAR DİLERİM

Cevap :
Tek karar metni içinde yer alıp tescil edilmesi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.12.2005
Soru :
iyi günler.sorum şu sermaye arttırımı yapacağımız şirkette en son 1977 de sermaye arttırımı yapılmış.98 99 yıllarına ait defterler olmadığı için ödendiğine ait kayıtları bulamıyoruz ama mizanlarda ödendiği gözüküyor.bunu mali müşavir raporunda nasıl belirtebiliriz.ikincisi o yıllara ait defterler olmadığı için tasdik hakkında bilgi de yok ne yapabiliriz. üçüncüsü bu raporda enflasyon düzeltmesi hakkında bilgi verecez mi buna örnek rapor sitemizde var diyorsunuz bulamadık yerini belirtirmisiniz belkide çok basit bir yerdedir.sorularımı hemen yanıtlarsanız çok mennun olurum teşekkürler

Cevap :
Defter kayıtlarına ulaşmak mümkün değil ise T. Sicil kayıtları, banka kayıtları, mizan gibi donelere dayanarak Rapor yazmanız mümkündür.

Enflasyon düzenletmesi sonucu sermaye tutarı yeniden değerlendiğinden Rapor’da buna değinmeniz gerekir.

http://www.ismmmo.org.tr/html.asp?id=4823 adresinde örnek raporlara ulaşabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.12.2005
Soru :
Ltd.Şirketlerinde TTK 324. maddesine göre öz kaynak toplamı esas sermayenin yarısından az olursa sermaye artışı yapılabilirmi. yapılırsa smmm raporunda inceleme bölümünde esas sermayenin öz varlık içinde korunduğu cümlesi nasıl yazılacak. Ayrıca öz kaynakları olumlu düzeye çıkarmak için geçmiş yıl zararlarını ortaklardan talep edebilirmiyiz.

Cevap :
Kanımızca ortakların geçmiş yıllar zararları kadar işletmeye kaynak sağlaması durumunda sermaye artırımı yapılması mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.12.2005
Soru :
Ltd. şirketlerde sermaye artırımına ilişkin düzenlenecek raporlar ilgili olarak , bir şirket hem geçmiş yıl karlarını, hem 502-sermaye olumlu farkını , bir miktarda nakit olarak artırmak istiyorsa bununla ilgili smmm ropurunu tek bir raporda mı toplayacağız , bununla ilgili bir örnek verebilirmisiniz. Birde bir arkadaşım ticaret odasına başvurduğunda biz 502-sermaye olumlu farklarını kabul etmiyoruz o sanal bir artış diye cevap almış, sermaye olumlu farkının sermayeye ilavesine ilişkin kanun maddesi neydi? Vereceğiniz bilgiler için şimdiden tşk. ediyorum.

Cevap :
1- Sitemizdeki örnek Raporlara uygun ayrı raporlar düzenleyiniz.

2- VUK’un mükerrer 298/5. maddesinin 5. paragrafı: “Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.” hükmünü içermekte olup yine VUK’un geçici 25. maddenin (g) bendinin ikinci paragrafı ise; “Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.” hükmünü ihtiva etmektedir.

Görüldüğü üzere kanun koyucu, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşacak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarının sermayeye ilave edilmesi haricinde herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi durumunda vergilendirilmeye tabi tutulacağını kanun metninin iki bölümünde belirmesi gereği duymuştur.

Tıpkı bilançonun pasif bir kalemi olan “Geçmiş Yıl Kârları” hesabında olduğu gibi, Sermeye Düzeltmesi Olumlu Farklarında da durum aynıdır. Kanun koyucunun amacı; sermaye şirketlerinin sermayelerini güçlendirmelerini teşvik etmektir.

Bilindiği gibi, anonim ve limited şirketlerin bilançolarının pasifinde yer alan geçmiş yıl kârları, SMMM veya YMM’ler tarafından düzenlenecek “Tespit Raporu” ile sermayeye ilave olunabilmektedir. Benzer durum, Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları için de geçerlidir. Nitekim, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne göndermiş olduğu ve aynen aşağıda yer verdiğimiz yazısında bu durum açık olarak belirtilmektedir.

T.C.
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
İç Ticaret Genel Müdürlüğü
Dosya No: B.14.0.İTG0.10.00.01.DEĞ/GY-D
Konu:
TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ’NE
Atatürk Bulvarı No: 149
Bakanlıklar/ANKARA

Ticaret sicili memurlukları tarafından Bakanlığımıza yapılan müracaatlarda, anonim ve limited şirketlerde, enflasyon sermaye düzeltmesi olumlu farkının sermayeye ilavesi halinde, sermaye düzetilmesi olumlu farkının tespitine yönelik raporun serbest muhasebeci mali müşavirler tarafından düzenlenip düzenlenmeyeceği hususundaki görüşümüzün bildirilmesi istenmektedir.

Anonim ve Limited Şirketlerde, enflasyon sermaye düzeltmesi olumlu farkının sermayeye ilavesi halinde, Yeminli Mali Müşavirler veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler tarafından sermaye düzeltmesi olumlu farkının tespitine yönelik rapor düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesi ve yukarıda belirtilen hususun ticaret sicili memurluklarına duyurulmasını rica ederim.

Doç. Dr. Adem ŞAHİN

Bakan

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.11.2005
Soru :
iyi günler.sermaye arttırımı ile ilgili olarak dağıtılmayan geçmiş yıl karları ve sermaye düzeltmesi olumlu farklarının sermayeye eklenmesi durumunda damga vergisi ödemesi olacak mı?

Cevap :
DVK na ekli 2 Sayılı Tablo'nun IV/16'ncı bölümüne göre, Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketler ile yatırım fonlarının kuruluşlarına, sermaye artırımlarına ve sure uzatımlarına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisnadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.11.2005
Soru :
Merhabalar, 502-SERMAYE DÜZELTMESİ OLUMLU FARKLARI ve 542-OLAĞANÜSTÜ YEDEKLER hesaplarında oluşan rakamları sermayeye ilave etmek için SMMM raporu yazıcaz. Fakat enflasyon düzeltmeleri yanlış (eksik) hesaplanıp kayıtlara eksik yazılmış. Bu durumda düzeltme kaydı yapacakmıyız yoksa bu mevcut rakamlar üzerinden SMMM raporu yazıp sermayeye ekleyebilirmiyiz. SMMM açısından sakıncası olurmu? Saygılarımla, teşekkürler.

Cevap :
Düzeltmeleri yapınız. Düzeltme gerekçelerini ile birlikte Raporu düzenleyiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.11.2005
Soru :
Bir limited şirkette sermaye artırımı yaptık. Şirket ortaklarının 331 nolu hesapta biriken alacaklarını, sermaye taahhüdü ödemelerine mahsup edebilirmiyiz. Sermaye ödemesi olarak sayabilirmiyiz.

Cevap :
Kanımızca, ortakların işletmeden alacaklarını sermaye olarak işletmede bırakmaları, bir tür kaynak yaratma olacağından sermaye ödemesi olarak kabul edilmelidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.11.2005
Soru :
Sayın Üstadım Fason atölye işleten İşletme defteri tuttuğumuz mükellef 2006 döneminde bilanço esasına geçecektir. Açılış bialnçosunda sahibi olduğu Makina teçhizat, Demirbaş. ve Minübüs aktif tarafta göstereceğiz pasifte bu tutarlar karşılığı sermaye ve borçlar olacak doğrumudur. Acil cevap vermenizi rica ederim. Saygılarımla

Cevap :
Doğrudur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.11.2005
Soru :
Sayın Yetkili, Bir Limited Şirketin sermaye ödemesi ile ilgili kayıtlarına ve defter bilgilerine ulaşılamıyor.Rapor son mizan veya ulaşılabilen en yakın mizana göre yazılabilirmi?(Sermayenin ödendiği tespit edilebildiği takdirde) Teşekkür Ederim

Cevap :
Ulaşılabilen en yakın mizan bilgileri ile yapmanızın mümkün olduğunu düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.11.2005
Soru :
iyi günler benim sorum 2005 yılı içinde tasfiye ye girmiş bir ltd.şti nin sermaye artırımı yapması mecburiyeti varmı? Yanılmıyorsan var sermaye artırımı yapmazsak şirket fesh olur ve kapanmış olur bu durumda ortakalrın kur.vergisi ve T.T.K. nu na göre ne gibi kanuni müeyyidelerle karşı karşıya kalabilir? vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkürler. not: şirketin mal varlığı sıfır ama vergi ve ssk borçları var

Cevap :
Tasfiye halinde, şirket ana sözleşmesinde belirtilen amaç ve konu, tasfiye gayesine dönüştüğünden bu tür şirketler için sermaye artırımı mecburiyeti olmaması gerekir. Tasfiye süreci borçların ödenmesi,alacakların tahsili ve varlıkların nakde dönüştürülmesinde ibarettir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 20.11.2005
Soru :
BİR LİMİTED ŞİRKETİN VERGİ BORCU FAİZLERLE BİRLİKTE 150.000.-YTL VE 60.000 YTL DE SSK BORCU BULUNMAKTADIR. ŞİRKET 3 SENEDİR GAYRİ FAALDİR. ŞİRKET ORTAKLARI OLAN ANNE VE OĞLUN BU BORCU ÖDEMEYE YETECEK MAL VARLIKLARI BULUNMAMAKTADIR.BU ŞİRKETİN SERMAYSİDE 500.- YTL OLUP 31.12.2005 TARİHİNE KADAR SERMAYE ARTIŞIDA YAPILAMIYACAKTIR.BU ŞİRKETİN TASFİYESİ VEYA ORTAKLARIN BU BORCU ÖDEYEMECEKLERİNİN İSBATI NASIL YAPILABİLİR.

Cevap :
6183 Sayılı AATUHK’nun 75,76 ve 48’nci maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.11.2005
Soru :
A şirketi B şirketine küllen devir olduğu zaman B şirketindeki öz sermayedeki artış ya da azalışı dengelemek için kullanılması gereken düzenleyici hesabın ne olması gerektiği konusunda yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap :
Aşağıdaki adreslerden konuya ilişkin makalelere bakınız:

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/70MaliCozum/21%20sabri%20odak.pdf

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/43%20MALI%20COZUM/07-LeventDemirdag32.doc

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/56%20MALİ%20ÇÖZÜM/56%20İ.%20HAKKI%20GÜNEŞ%20-%20A.%20ARSLAN%20AKBIYIK%20.doc

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/57%20MALİ%20ÇÖZÜM/25-%2057%20H.%20GÜNEŞ%20-%20A.%20AKBIYIK%20.doc

http://archive.ismmmo.org.tr/docs/malicozum/58%20MALİ%20ÇÖZÜM/27%20-%2058%20HAKKI%20GÜNEŞ%20-%20ARSLAN%20AKBIYIK%20.doc

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 17.11.2005
Soru :
2004 yılı şirket karı sermayeye ilave edilirken enflasyonla değerlenmiş kar sermaye ilave edilebilir mi? Karın, yedeklerin sermayeye ilavesi sırasında bir vergi., stopaj vs ödeniyor mu? Ödenmiyorsa ödenmesi yönünde bir taslak çalışma var mı? Saygılarımla Filiz Müstecep

Cevap :
Enflasyonla değerlenmiş kar sermayeye ilave edilebilir. Karın sermayeye ilavesi durumunda herhangi bir stopaj yapılmayacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.11.2005
Soru :
plasyer olarak kendı aracı ıle sut dagıtımı yapan bır mukellefımın plasyerlık faalıyetı 31,3,2005 kapanmıs aracıda baska bır fırmaya 1,4,2005 de bedel karsılıgı kıralanmıstır bu mukellefımın tıcarı faalıyetı sona erdıgı ıcın vergı daıresınde kapanıs tutanagı ıle kapanısı yapılmıs ve bos faturaları ıptal edılmıstır vemukellefım sadece gayrı menkul sermaye ıradı yonunden yıılık beyanname verecegı dılekce ıle bıldırılmıstır.Fakat ekım2005 vergı daıresı kapanısın yanlıs oldugunu gerıye donuk kdv ve dıger beyaannamelerın arac satıllana kadar verılmesı gerektıgını yoksa yasal ıslem yapılacagını bıldırmıstır.Bukonuda bakabılecegım bır teblıg varmıdır.Ilgınız ıcın sımdıden tesekkur eder calısmalarınızda basarılar dılerım

Cevap :
Defterdarlık web sitelerinden özelge taraması yapabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.10.2005
Soru :
Üstadım İyi Günler; Vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkür ederim. 1-Müşavirliğini yapmış olduğum firmalardan bir tanesi(LTD ŞTİ ) tasfiyeye girdi. Firmanın önceki yıllardan geçiş yıl karı olarak 20.000.-YTL ve geçmiş yıl zararı olarak 3.000.-YTL bilançosunda mevcuttur. a)Ortaklara geçmiş yıl karını dağıttığımızda Kurum stopajını muhtasar beyannamede beyan etmemiz gerekli. Beyannamemizde geçmiş yıl zararını mahsup etmeden mi yoksa geçmiş yıl zararını mahsup ederek mi beyannamemizi vermemiz gereklidir. b)Kurum Stopajından kaçınmak için sermaye artışında bulunmayı unutttuk. Kurum Stopajından kaçınmak için başka yasal bir yol var mıdır? 2-Müşavirliğini yapmış olduğum bir firma mal alım satımı ile faaliyet göstermektedir. Mal alımları eğer peşin olduğunda %10 ile % 20 arasında iskontolu olarak mal almakta ve aldığı malları kısa bir zaman içinde satışını gerçekleştirmektedir. Tekdüzen hesap planı ise mal satışlarına iskonto hesabını belirlemiş iken mal alışlarına ilişkin iskonto hesabını belirlememiştir. Firma bu alış faturalarını iskonto bedelleri düşülmüş olarak muhasebe kayıtlarına (153 ) intikal ettirmektedir.Gelir tablosunda ise Brüt satış karı yüksek çıkmaktadır. Halbuki buradaki kar mal alım satımı ile ilgili olmayıp firmanın finansman durumun iyi olmasından kaynaklanmaktadır. a)Mal alışlarındaki iskontoyu gelir tablosunda 659 veya 679 nolu hesapta takip edebilirmiyiz.

Cevap :
1- Dağıtılmamış geçmiş yıl karının tümünün stopaja tabi tutulması gerekir.

2- Alış iskontolarını 649 nolu hesapta takip edin.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.09.2005
Soru :
iyi günler sermaye ile ilgili sorum olacak cavplarsanız memnun olurum.bir mükellefimin sermayesi 500 ytl (ltd.şti.)enf.düz.sonrası sermaye 23.000 ytl oldu.zorunlu sermaye artışı yani 5.000 ytl yapmam gerekirmi.serm.düz.olumlu farklarını sermayeye ne şekilde ekleyebiliriz.

Cevap :
Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan farkların sermayeye eklenmesine ilişkin daha önce verdiğimiz cevaplarımıza ve “www.sanayi.gov.tr” adresinde mevzuat bölümünden 2003/3, 2004/2 ve 2003/4 no’lu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Tebliğlerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.09.2005
Soru :
Merhabalar Şirketimize kayıtlı bir arsa üzerinde inşa ettiğimiz binayı satıp tüm gelirini sermaye ekler isek vergi açısından durumumuz nedir. KDV vede Gelir

Cevap :
KVK’nun 8/12’nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.09.2005
Soru :
Enflasyon düzeltmesi sonucunda geçmiş yıl karları sıfırlandı ve yepyeni geçmiş yıl zarar veya karları ortaya çıktı.Enflasyon düzeltmesi sonucunda oluşan geçmiş yıl karlarını sermayeye ilave edebiliyor muyuz?Size sorulan bir soruya verdiğiniz cevaptan enflasyon düzeltmesi öncesi geçmiş yıl karlarını yani sıfırlanan karları zaten sermayeye ilave edemiyoruz?(Bu konuda soru işareti yine İSMMMO sayfasında yayınlanan mali müşavir raporu oluşturdu.Orada yıl yıl geçmiş yıl karları satırları var.Geçmiş yıllar enflasyon muhs.nedeniyle sıfırlandığına göre o satırların olmaması gerekirdi diye düşünüyorum).Yine Olağanüstü yedekler 2000 yılından geliyor ama enflasyon düzeltmesi nedeniyle 11 milyardan 27 milyara çıkıyor.27 milyar üzerinden sermayeye ilave edebilir miyim?

Cevap :
Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan öz sermaye unsurlarının, enflasyon düzeltmesi sonrası değerler üzerinden sermayeye ilavesi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 26.09.2005
Soru :
Yaklaşık 10 gün önce sormuş olduğum sorunun cevabını henüz alamadım sorumu tekrar ediyorum. Geçici kabul ve Dahilde işleme Belgesi olan imalatçı-ihracatçının Dış Ticaret Sermaye şirketi ve imalatçı olmayan ve sadece ihracata arcılık yapan bir Anonim Şirkete ihraç kaydı ile kesmiş olduğu faturada "3065 sayılı K. göre KDV tahsil edilmemiştir" ibaresini kullanabilir mi? Teşekkür ederim

Cevap :
KDVK’nun 11/1-c’nci maddesi uyarınca adı geçen işlem mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 23.09.2005
Soru :
Denizcilik sektöründe faliyet gösteren firmamızın Tugs ve tugs dışı faaliyetlerden 2004 yılı karı bulunmaktadır. Ayrıca bilançomuzda sermaye düzeltmesinden kaynaklanan olumlu fark ve geçmiş yıl karları enflasyon düzeltmesi hesabı bulunmaktadır. bu iki enflasyon düzeltmesi fark hesabını mahsup ettiğimde düzeltilmiş geçmiş yıl zararlarında bakiye kalıyor. 2004 yılının karını dağıtmak istediğimde zarar mahsubunu bu bakiye üzerinden mi yapmalıyım , yoksa zarar mahsubu düzeltilmemiş geçmiş yıl karlarından mı yapılmalıdır.

Cevap :
TTK’nın 470. maddesi kâr payının, safi kârdan ve bu gaye için ayrılan yedek akçelerden dağıtılabileceğini belirtmiştir. Öte yandan, Ticaret Kanunumuzun çeşitli maddelerinde safi kâr ve safi ticari kazanç deyimleri kullanılmış olmakla birlikte, safi kârın tanımı yapılmış değildir. Ancak, TTK’nın 457. maddesi safi kazancın yıllık bilançoya göre hesap ve tespit olunacağını ifade etmiştir. Doğal olarak, dağıtılacak kâr payının kaynağı safi kazanç, yıllık bilançoda gösterilen ve uygulamada Ticari Bilanço Kârı olarak adlandırılan kârdır. Ancak, bu kâr ortaklara dağıtılabilecek kâr değildir. TTK’nın yasal yedek akçeler ile ilgili 466. maddesinin 3. bendi, safi kârın, pay sahipleriyle kâra katılan diğer kişilere dağıtılması olanak içinde bulunan kâr anlamına geldiğini gösterecek nitelikte ifadeler taşımaktadır. Bu açıklamaların ışığı altında, “safi kârı, şirket genel kurulunca onaylanan bilançoya göre saptanan kârdan, şirket tüzel kişiliği tarafından, şirket varlığından ödenmesi gereken vergiler indirildikten sonra kalan kârdır” şeklinde tanımlamak mümkündür.

Bilindiği üzere, vergilemeye ve dolayısıyla ortaklara dağıtılacak safi kâra esas olacak ticari bilanço kârı, şirketin dönem başı ve dönem sonu öz sermayeler arasındaki olumlu farktır. Zarar ise, olumsuz farktır. Nitekim, GVK’nın 38. maddesinde bilanço esasında ticari kazancın tespiti bu şekilde tanımlamıştır.

Kâr veya zararın oluşması dönem başı ile dönem sonundaki öz sermayeler arasındaki olumlu veya olumsuz farka bağlıdır. Bu durum, bilanço kalemlerinin ister nominal bedellerle ifade edilsin, ister satın alma güçleri ile ifade edilsin, kâr veya zararın tanımını değiştirmeyecektir. Dolaysıyla, bu tanıma göre belirlenen kâr veya zarar da ortaklara dağıtılacak safi kârı belirleyecektir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, prensip olarak, geçmiş yıl zararları tamamen karşılanmadan kâr payı dağıtılamaz. TTK zararların kapatılmasında, umumi yedek akçelerin kullanılacağını açıkça belirtmiştir. Öte yandan, ortaklara dağıtılacak safi kârın tespitinde, düşülecek kurumlar vergisinin hesabında, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14/7. maddesi uyarınca, beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararların ticari bilanço kârından düşüleceği öngörülmüştür.

Geçmiş yıllar zararları, ortaklara dağıtılabilir kârı belirleyen hesaplardan birisidir. Ancak, burada unutulmaması gereken en önemli husus, söz konusu olan geçmiş yıl zararları ile kastedilen, önceki dönemler bilançolarına ait öz sermayeler arasındaki olumsuz farklardan doğan zararlardır.

Başlangıç bilançosunda yapılan enflasyon düzeltmesi sonucunda ortaya çıkan geçmiş yıl zararlarının, 1956 yılında yürürlüğe girmiş TTK’daki güncelliğini devam ettiren ve kâr dağıtımı sırasında dikkate alınması gereken birikmiş zararlar ile ayni şeyi mi ifade etmektedir?

Bize göre, TTK’da, yer alan geçmiş yıl zararları ifadesi ile, söz konusu enflasyon muhasebesinde yer alan konumuz geçmiş yıl zararları ayni şey değildir. Zira, yukarıda belirtilen TTK hükümlerinden anlaşılacağı üzere, zarar iki dönem bilançosundaki öz sermayeler arasındaki olumsuz farktır. Bu bilançolar ister nominal bedelle düzenlensin, ister satın alma gücüne göre düzenlensin, kâr veya zarar iki bilanço arasındaki öz sermayeler arasındaki değişmedir. Oysa, başlangıç bilançosunun enflasyon düzeltmesi sonucu ortaya çıkan geçmiş yıl zararları için, bir ilk bilanço yoktur. Bu zarar, enflasyon muhasebesinin uygulanacağı dönemin başındaki bilançoda yer alan, parasal olmayan aktif ve pasif kalemlerin düzeltme katsayıları ile düzeltilmesi sonucu ortaya çıkan bir denkleştirme hesabıdır. Bu zarar, ayni prensibe göre (nominal veya satın alma gücüne göre) düzenlenmiş dönem başı veya dönem sonu bilançolarına göre ortaya çıkmış bir zarar değildir. Bize göre, ayni prensiplere göre düzenlenmiş bilançolardaki öz sermayelerin mukayesesi sonucu ortaya çıkan dönem ve yine bu esasa göre devam eden dönemlerin zararları, birikmiş zararlardır ve ortakların kâr payını da etkileyen bu zarar olmalıdır. Nitekim, 11 no.lu VUK Sirküleri’nde, “01.01.2005 tarihinden sonra verilecek yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri ile geçici vergi beyannamelerinde beyan edecekleri vergi matrahını tespit ederken, (düzeltilmiş 31.12.2003 tarihli bilançoya dayanan) 2004 ve sonraki yıllara ait geçmiş yıl mali zararlarını enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş tutarları ile dikkate alınacağı” öngörülmüştür.

Görülüyor ki, vergi mevzuatında vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılacak zarar, aynı homojenliğe göre düzenlenmiş dönem başı ve dönem sonu bilançolara göre bulunacaktır. Kaldı ki, Vergi mevzuatının ilgili hükümlerinde söz konusu zarar, zarar olarak kabul edilmemiştir.

Bilindiği üzere, TTK’nın 75. maddesi, bilançonun düzenlenmesindeki temel ilkeleri belirtmektedir. Bu ilkelerden birisi de, birlik ilkesidir. Birlik ilkesi, şirketin faaliyet yılına ait açılış bilanç


 

Tarih : 11.09.2005
Soru :
Öncelikle iyi çalışmalar dilerim. 5 ortaklı bir XXXXXX.SMMM.AŞ. inde bir ortağın sermaye payının % 90, diğer 4 ortağın payı ise toplamda % 10 olduğunu, tüm ortakların SMMM ünvanına sahip olduklarını ve hepsinin de çalışanlar kütüğüne kayıtlı olduklarını varsayarsak; * Muhasebesi tutulan 100 müşterinin beyannamelerini hangi ortağın imzalaması konusunda herhangi bir sermaye sınırlaması var mıdır? Örnek vermek gerekirse; * 20 müşteriyi A ortağı, 20 müşteriyi B ortağı şeklinde 100 müşterinin beyannamelerini 5 ortak kendi aralarında paylaşarak her ortak kendi müşterilerinin beyannamelerini imzalayabilir mi? * Yoksa 100 müşterinin beyannamelerini % 90 sermaye payına sahip olan ortak mı imzalamak zorundadır? %2,5 sermayeye sahip olan ortak B muhasebesinden sorumlu olduğu 20 müşterinin beyannamesini kendi kaşesini kullanarak imzalayabilir mi? Bu konuda bilgi verebilirseniz memnun olurum. Saygılarımla,

Cevap :
SN.İLGİLİ TTK'ya göre, Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu üyelerinden biri, birkaçı veya hepsi, ana sözleşme ve imza sirkülerinde, imzaya yetkili kılınmışlar ise, sermaye sınırlaması olmaksızın şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişiler tarafından beyannamaler imzalanır. Saygılarımızla, DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 02.09.2005
Soru :
2003 yılı öncesi dağılmayan geçmiş yıllar karları enflasyon düzeltmesi neticesinde ortadan kalkıp 2003 yılı bilançosunda 580 ( geçmiş yıllar zararlarına ) dönüşmüşse ; 1- Dağıltılmayan geçmiş yıllar karlarının dağıltılması gekerkirmi? 2- Dağıtılmayan bu karlar zorunlu sermaye artışında kullanılabilirmi?

Cevap :
Enflasyon düzeltmesi sonrasında, düzeltme öncesi karların ortadan kalkmasından dolayı, düzeltme sonrası dönemde bu karların dağıtılamayacağı, sermaye artışında kullanılamayacağı şeklinde genel kabul görmüş görüş bulunmaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.08.2005
Soru :
Müdürülüğünü yapmakta olduğum firmanın enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan sermaye olumlu farklarını düzeltilmiş geçmiş yıl zararlarına mahsup ederek bu hesaplarını kapatmak istiyorum . Bu işlemi yaptığımda mali geçmiş yıl zararlarımı beyanname 2005 yılı ve daha sonraki yıllarda çıkacak olan karlarımdan mahsup edebilirmiyim.

Cevap :
Sermaye olumlu farkı ile düzeltilmiş geçmiş yıl zararlarının mahsuplaşması, geçmiş yıl zararlarının işletme öz sermayesini azaltıcı mahiyet kazandığı anlamına gelmektedir. Yani zararlar, gider mahiyetinden çıkıp negatif sermaye unsuru haline gelmiştir Bundan dolayı, ilerleyen yıllarda indirim konusu yapılamayacağını düşünüyoruz.

Ancak, düzeltilmiş zararın sadece düzeltme farkının mahsup edilmesi durumunda, düzeltme öncesi tutarın gelecek yıllar kurumlar vergisi hesaplanırken indirimi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.08.2005
Soru :
iştirak edilen bir şirketin enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan olumlu farklarını(sermaye olumlu farkları-yasal yedekler olumlu farkları)sermayeye ilave etmesi durumunda iştirak eden şirketin sermaye artış kaydını nasıl yapması gerekir. Teşekkürler. 245 BORÇLU 246 ALACAKLI 246 BORÇLU 523 OLABİLİRMİ

Cevap :
Enflasyon muhasebesi uygulamasından kaynaklanan bedelsiz hisse senedi alınmasının kaydı=

245 BAĞLI ORTAKLIKLAR veya 242 İŞTİRAKLER (BORÇLU)
529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ (ALACAKLI)

Sermaye artırımının kaydı=

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE (BORÇLU)
500 SERMAYE (ALACAKLI)

Sermaye artırımı borcunun enflasyon değerlemesi fonuyla kapatılmasının kaydı=

529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ (BORÇLU)
501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE (ALACAKLI)

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.07.2005
Soru :
Danışmanlığını yapmakta olduğum bir Anonim Şirket 31.12.2004 bilançosunda gözüken 502 "Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları" hesabındaki tutarı sermayesine ilave etmek istemektedir. Bu aşamada öğrenmek istediğim konu şudur; Rakamsal olarak sermaye hesabı 10.000,00 YTL., Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları 18.250,00 YTL. ve 580 Enflasyon Düzeltmesi sonucu oluşan geçmiş yıl zararları ise 22.500,00 YTL.'dir. 1. Soru: Bu durumda sermaye artırımı yapılırken; 18.250,00 YTL.'lik Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları direkt olarak Sermaye Hesabına aktarılabilir mi ? Yoksa öncelikle Enflasyon Düzeltmesi Olumlu Farklardan mahsubu yapıldıktan sonra kalan tutar varsa mı bu aktarma yapılabilir ? 2. Soru: Eğer 502 hesaptan direkt olarak aktarma yapılacak ise bu durum bir S.M.M.M. veya Y.M.M. raporu ile tevsik edilmek zorundamıdır ? Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.

Cevap :
VUK’nun mük.298/A-5’e göre, öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerinde sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz.

Maddedeki “veya” ibaresi, 18.250 YTL olumlu farkın tamamının sermaye artırımında kullanılabileceği anlamına gelmektedir.

Konuya ilişkin düzenlenecek rapor için www.sanayi.gov.tr adresinden mevzuat bölümünde 2003/3 ve 2004/2 no’lu Tebliğlere bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.07.2005
Soru :
konu:gayri menkul sermaye iradı. yurtdışında yaşayan bir türk vatandaşının türkiyede kiraya vermiş olduğu işyeri ve konut kira geliri var. işyerleri gerçek usulde vergi mükelleflerine kiraya verilmiştir.işyerinden ve konutlardan elde edilen gelir nasıl beyan edilecek?

Cevap :
210 no’lu GVK GT’ne bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.07.2005
Soru :
ltd.şti.miz sermayesi paylara bölünmüş a.ş.den yönetiminine katılmak üzere hisse senedi almıştır.bizde bu konuyla ilgili ortaklar kurulu kararı aldık.bu kararı tic.sic.e tasdik ettirmemiz gerekirmi? tek.hes.pln.göre 90.000,00-ytl değerindeki bu his.sen.hangi hs.ta göstermeliyim.( a.ş.nin sermayesi 6.000.000,00-ytl)

Cevap :
İştirak edilen A.Ş. tarafından yapılacak işlemler için “A.Ş. ve Ltd. Şti. Ana Sözleşme Değişikliğine İlişkin 2003/3, 2004/2 no’lu Tebliğler” e bakınız.

Tekdüzen Hesap Planında, 242, 243, 244 no’lu hesapların açıklamalarına ve VUK’nun 279’ncu maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 27.06.2005
Soru :
Selamlar Sermaye Enflasyon Olumlu Farklarının sermayeye ilavesi ile ilgili olarak Tüketiciyi korum fonuna yatırılması gereken binde bir oranı sermaye olumlu içinde nakit olarak yatırılması gerekiyormu? iyi çalışmalar...

Cevap :
Tüketiciyi Koruma Kanunu'nun 29. maddesi hükmüne göre yeni kurulacak anonim ve limited şirketlerin sermayeleri ve sermaye artırımı halinde, artan kısım üzerinden Tüketicinin Korunması Hesabına yatırılan tutar binde 1'dir.

Sermaye olumlu farklarının sermayeye ilavesi durumunda da bu oran hesaplanacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.06.2005
Soru :
2000 YILINDA KURULUMUŞ BULUNAN 5,000,00 YTL SERMAYELİ LİMİTED ŞİRKET HİSSELERİNİ 2005 YILINDA %50 SİNİ 100,000,00 YTL BEDELLE DEVREDİLDİĞİNDE ELDE EDİLEN 97,500,00 YTL GELİR VERGİSİNE TABİMİDİR ACELE CEVAP VERİRSENİZ MEMNUN OLURUM. SELAMLAR

Cevap :
GVK’nun mük.80’nci ve mük.81’nci maddelerine, KVK’nun 37 ve 38’nci maddelerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.06.2005
Soru :
Sermaye şirketi olarak kurulacak özel bir poliklinik ile ilgili sağlık müdürlüğünden alınacak ruhsat tüzel kişilik adına mı yoksa müdür adına mı olacak müdür ise doktor olması gerekiyormu?Veya böyle şirket hisse devri yoluyla el değiştirirse ruhsat değişimi nasıl olacak.Teşekkür ederim.

Cevap :
“http://www.saglik.gov.tr/sb/extras/mevzuat/Buran/ozel_hastaneler_yonetmeligi.pdf” adresinden inceleme yapabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.05.2005
Soru :
Bildiğiniz gibi kuyumcuların enflasyon muhasebesi yapması zorunlu. Daha önceki dönemlerde altın borsasındaki değerleme ölçüsüne göre ellerindeki malı değerliyorlardı. Burda oluşan rakkamlarda 527 no.lu fon hesabına aktarıyorduk. Bu hesap sermayeye eklendiği taktirde bi sorun yok. Fakat firma kapanacağı için dolayısıyla bu fon hesabı sermayeden çekilmiş olacak. Acaba bu taktirde bi vergi doğarmı?

Cevap :
Fon hesabında duran rakam, işletme faaliyeti sürdükçe vergi ertelemesi uygulanmış matrahını ifade etmektedir. Bundan dolayı, tasfiye esnasında ilgili fonun vergilendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.05.2005
Soru :
İYİ GÜNLER... SERMAYE ARTTIRIMI HAKKINDA BİLGİ ALMAK İSTİYORUM.SON TARİHİ VE ŞİRKETLER İÇİN LİMİTLERİNİN NE OLACAĞI HAKINDA BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER KOLAY GELSİN....

Cevap :
“http://www.sanayi.gov.tr/” adresinde mevzuat/tebliğler bölümünde “Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Anasözleşme Değişikliklerine İlişkin Tebliğ” ve bu Tebliğde değişiklik yapan Tebliğlere bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.05.2005
Soru :
Müşavirliğini yapmış olduğum bir şirketin 2003 yılı sonu itibarı ile Geçmiş yıllara ait karları mevcut idi.2004 yılı içinde enflasyon düzeltmesi yapmadık.Dağıtılacak karları 2004 yılı içinde semayeye ekledik.Ancak 2004 yılı sonunda enflasyon değerlemesi yapınca geçmiş yıllar karları arttı ve dolayısıyla kayıtlarımızda kalmaması gereken geçmiş yıllar karları kayıtlarımızda tekrar oluştu.Şimdi kayıtlarımızda oluşan bu geçmiş yıllar karlarını tekrar sermayeye ekleme hakkına sahipmiyiz? 1.Dönem geçici vergi döneminde enflasyon değerlemesi yapmıyoruz.Ancak daha sonraki dönemlerde tekrar enflasyon değerlemesi yaparsak ve bu geçmiş yıllar karları artarsa ne yapmamız gerekir.Gerçekte olmayan ancak sürekli karşımıza çıkan geçmiş yıllar kar ve zarar hesaplarını kapatmak için ne yapmamız gerekmektedir.Aynı şekilde geçmiş yıllar zararları da kapanabilirdi ve değerleme sonucu karşımız tekrar çıkabilirdi.bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim. iyi çalışmalar dileğiyle

Cevap :
Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan geçmiş yıl karının sermayeye ilavesi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 28.04.2005
Soru :
Şirketin geçmiş yıl karları 150.000,00-YTL. olmuş durumda. Kar dağıtımı yerine bu meblağı sermayeye ekleyip sermaye artırımı yapmak eğilimindeyiz. İzleyeceğimiz yol nakit sermaye artırımıyla aynı mıdır? (Eski Sermayenin ödendiği ve karların bilançodaki mevcuduyeti hakkında SMMM.Raporu yeterlimidir?) Nakit artırım yok bu durumda Rekabet Kurumu Payını odemelimiyiz? teşekkurler...

Cevap :
Karın sermayeye eklendiğine ilişkin SMMM Raporu yeterlidir.

Rekabet Kurumu'na ödeme yapma zorunluluğu, anonim veya limited sermaye artırımlarında söz konusudur. Burada sermaye artırımının nakit veya ayni olarak yapılmasının yahut artırılan sermayenin iç kaynaklardan karşılanması, bu ödeme zorunluluğu açısından bir önemi yoktur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.04.2005
Soru :
346 SAYILI, BEYANNAMELERİN İNTERNET ORTAMINDA VERİLMESİ HAKKINDAKİ TEBLİĞDE SÖZKONUSU EDİLEN "NET AKTİF" DEYİMİNDEN ANLAŞILMASI GEREKEN "ÖZ SERMAYE" MİDİR YOKSA SADECE BİLANÇONUN AKTİF TOPLAMI MIDIR? TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Aktif-borçlar olarak düşünebiliriz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 05.04.2005
Soru :
İYİ GÜNLER.BİR ANONİM ŞİRKETİMİZDE SERMAYE ARTTIRILDIĞI ZAMAN ARTTIRILAN SERMAYENİN 3/4 Ü 31.12.2004 DE ÖDENECEK DİYE KARAR ALINMIŞ.BU KARARIN AKSİNE BİR KARAR ALIP ÖDEME TARİHİNİ SERMAYENİN ARTTIRILDIĞI TARİHTEN 3 YIL SONRASINA ALIP ÖDEME TARİHİNİ DEĞİŞTİREBİLİRMİYİZ? TEŞEKKÜRLER

Cevap :
Sermaye artırımına ilişkin işlemler, şirket esas sermayesinde değişiklik yapılmasına ilişkin TTK’nun 387 ve 388’nci maddelerinde yer alan hususlara uyulması koşuluyla yerine getirilir. İlgili konularda değişiklik yapan işlemlerde de aynı yasa maddelerine bakmak gerekir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.04.2005
Soru :
İyigünler, Kurumlar vergisi Beyannamesinin 82.satırındaki Ödenmiş Sermaye, tescilli sermayenin ödenmiş bölümümüdür(500), yoksa bu tutara Serm.Düzeltmesi Olumlu farkı (502) ilave edilmelimidir ? Teşekkür ederim.

Cevap :
Kurumlar vergisi Beyannamesinin 82.satırındaki Ödenmiş Sermaye, tescilli sermayenin ödenmiş bölümüdür(500)

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.04.2005
Soru :
şirket ortağı bir ilçe belediyesine şahsı adına kamyon hibe etmiştir. bu hibe gvk göre bağış olarak kabul edilirmi? Eğer kabul edilirse geçmiş yıl karının dağıtımından doğacak olan menkul sermaye iradına bağlı vergiden mahsup edilebilirmi? Teşekkürler.

Cevap :
GVK’nun 89’ncu maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.03.2005
Soru :
bilanço usulü defter tutan gelir vergisi mükellefinin 502 sermaye olumlu farklarında oluşan tutarın işletmenin kapatılması halinde ilgili döneme kar yazılıp yazılmayacağı hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

Cevap :
İşletme öz sermayesinde artış anlamına gelen sermaye olumu farkları, GVK’nun 38’nci maddesi uyarınca, vergi matrahını pozitif olarak etkileyen kalemlerden birisidir. VUK’nun mük.298’nci maddesi ile bu hükmün uygulaması, tasfiye(ya da faaliyetin sona erdirilmesi) ne kadar ertelenmiştir. Dolayısıyla faaliyetin sona erdirilmesi durumunda ertelenen vergilendirmenin yapılması gerekir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.03.2005
Soru :
iyi çalışmalar. 2004 Takvim yılında Ticari kazancı olan mükellef aynı zamanda Gayrimenkul Sermaye iradı geliri de var ise 14.000,00.-YTL sınırının tespitinde T.Kazanç+GMSİ berabermi ele alınacaktır?

Cevap :
Sadece GMSİ rakamına bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.03.2005
Soru :
İhtayirilikten yararlana Ştin 31.12.03 bilançosunda 522- Y.Değ.Deger Artış Fonu Hs.daki bakiyeyi Sermaye'ye ilave ettik.2004 Sonunda 2003 bilançosonu Enflasyon düzeltmesine tabi tuttuğumuzda bu hesap (522) sıfırlanmaktadır.Bu durumda 2004 yılı içinde sermaye artışı ile ilgili olarak yaptığım kayıt (522/500) ne olacak ? Sermaye artışı tescil olduğuna göre bu kaydı iptal edemeyiz. Çözüm nedir ?

Cevap :
Enflasyon düzeltme amaçlı yapılan kayıt ile diğer kayıtlarınızın ayrıntıları alt hesaplarda görülmektedir. Sermaye artırımı ile enflasyon düzeltmesi hesapları ile hesabın bakiyesinde ortaya çıkan çelişki, alt hesaplarda meydana gelen hareketlerin raporlanması ile açıklanabilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.03.2005
Soru :
Bir firmamız diğer bir firmamıza devir oldu.Devir olan firma devir olunan firmada iştirak gözükmekte ve nominal değeri ile satın alım değeri farklıdır. Sermaye azaltılması yolu ile firmamız devir olmuştur.İştirak hesabında sermaye payından daha fazla tutar vardır.Bu aradaki farkı hangi hesaba atarak kapatabiliriz?

Cevap :
Birleşen şirket, katılacağı şirketin bir kısım sermaye payına sahip olduğunda, birleşilen şirket, birleşme sonunda kendi hisse senetlerini iktisap etmiş olur. Bu taktirde, birleşilen şirkette bu ölçüde daha az sermaye artırımı yapılması gerekir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.03.2005
Soru :
Merhaba, 2004 yılında ticari faaliyetten dolayı ortaya çıkan zararı , 2004 yılında elde edilen gayrimenkul sermaye iradı gelirlerinden mahsup yapabilirmiyiz. Örnek : Kişinin 2004 yılında 2.941 YTL ticari zararı var. 8.325 YTL GMSİ gelirleri var. Bu ticari zararı ,GMSİ gelirinden düşebilirmiyiz. Teşekkürler.

Cevap :
GVK’nun 88’nci maddesine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 12.03.2005
Soru :
G.V mükellefi bir şahsa ait işyeri 2003 bilançosu,ENF.düz.ne tabi tutuldu ve fiiliyatta mümkün olmayacak derecede KAR çıktı.(şimdiye kadar hep zarar mevcut idi) 1)2004 yılı defterleri henüz basılmadı 2)31.12.03 Bilançosunda (Enf.düzeltmesi dolayısıyla sıfırlanacak) MDV Yen.Değerl.Artışları var.Bunları 2004 yılı içindeki bir kayıtla(örneğin,02.01.04de)sermayeye ilave edebilirmiyim? (firmanın sermayesi tescilli değil,şahıs işyeri) 3)Bunun dışında gerçekte varolmayan bu karı hiç olmazsa azaltabilecek başka bir yasal usul var mı? Sizlere iyi çalışmalar,açıklamalarınız için çok teşekkürler...

Cevap :
MDV değer artışı enflasyon düzeltmesinde sıfırlanacaktır. Bilançonun pasifinde işletme sahibine borç olarak gözüken tutarların tümünü sermaye olarak düzeltilebileceğine ilişkin görüşler bulunmaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.03.2005
Soru :
merhaba bir şahıs kendi şahsına ait bir makinayı yeni kuracağı şikete sermaye olarak koyabilirmi? koyarsa kdv ve vergi açısıdan ne gibi bir durum ortaya çıkar.

Cevap :
KDVK'nun 1'nci maddesi gereğince, gerçek usulde katma değer vergi­sine tabi olan mükelleflerin iktisadi işletmelerine ve envanterlerine dahil malların yeni kurulacak veya mevcut bir şirkete sermaye olarak konulması işlemi vergiye tabi bulunmaktadır. Ancak, sözkonusu işlemler Gelir Vergisi Kanunu'nun 81'nci ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun devir ve bölünme hükümleri çerçevesinde yapıldığı takdirde, sözü edilen Kanunun 17/4-c'nci maddesi hükmüne göre katma değer vergisinden istisnadır.

Diğer yandan, özel mülk şeklindeki malların, basit usulde vergilendirilen veya vergiden muaf olanların mallarının yeni kurulacak veya mevcut bir şirkete sermaye olarak konulması işlemi ise vergiye tabi olmayacaktır. Örneğin, iktisadi işletmeye dahil bir binanın bir başka şirkete sermaye olarak konması vergiye tabi bulunmakta; ancak özel mülkiyete konu bir binanın şirkete sermaye olarak konulması ise vergiye tabi bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.03.2005
Soru :
önce teşekkür ederim. enflasyon düzeltmesi ile ilgili tüm seminerlere katılmama rağmen; farklı açıklamalar yapılan bir konu var, şöyleki: bilanço usulündeki gelir vergi mükelleflerinde ortaklar cari hesabının sermaye hesabı gibi düşünülerek düzeltmeye tabi tutulacağı söylendi. Ancak,bu sermayesi tescilsiz olanlarda böyle olsa bile; tescilli sermayesi olanlarda da ort C/H yine sermaye gibi kabul edilebilirmi?

Cevap :
Bizin görüşümüze göre, bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri, sermaye hesabına kayıt yapılan tutarları kayıt tarihleri itibariyle enflasyon düzeltmesine konu yapabilirler.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.03.2005
Soru :
merhaba: 2003 yılı ekim ayında kurulup,işletme hs esasına göre defter tutan firmam 2004 yılında bilanço usulü'ne geçmiştir. 2004 yılı enflasyon düzeltmesi işlemlerini yaparken sabit kıymet giriş tarihi olan ekim 2003 mü, 01.01.2004 açılış bilançosu 31.12.2003 kapanış bilançosudur mantığı ile hareket edip aralık 2003 mü, ilk bilanço oluşumu ocak 2004 olduğundan ocak 2004 mü dikkate alınmalıdır, aynı zamanda sermaye de baz alınacak tarih nedir

Cevap :
Sadece 31.1.2004 bilançosunu düzeltiniz. Sermayenin taşıma katsayısı ile düzeltilmesi gerekmektedir (2004 yılında sermayeyi ilgilendiren bir ekleme yok ise).

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 26.02.2005
Soru :
tüzel kişiliği olmayan sahıs işletmelerin bilanço usulüne göre defter tutanlar, sermayeleri tescilli değil, semayesi düzeltmeye tabi tutulacak mı ? tutulursa mükellef lehine bir durum ortaya çıkıyor. Ayrıca 2003 den önce tamamen ödenen sermayenin, 2003 düzeltmesi yapıldıktan sonra, 2004 düzeltmesi nasıl yapılacak küçük bir örnek verebilirseniz bizi aydınlatmış olacaksınız. Şimdiden teşekkür eder, kolaylıklar dilerim.

Cevap :
Tüzel kişiliği olmayan mükelleflerin sermaye hesaplarının düzeltilecek tutar ve düzeltme katsayısının hesaplanacağı dönem, kendi muhasebe kayıtlarındaki bilgilere dayanılarak yapılacaktır.

Düzeltmeye ilişkin örnekler ilgili VUK tebliğlerinde bulunmaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.02.2005
Soru :
sermayesi tescilli olmayan şahıs firmasında enf.muh.si uygularken sermaye hesabınında (sermaye tescilli olmadığı halde) düzeltilmesi gereklimidir,tesekkürler....

Cevap :
Sermaye hesabının da düzeltilmesi gereklidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.02.2005
Soru :
gayrimenkul sermaye iradı elde edenler gerçek giderlerini indirmek suretiyle safi iradın bulunmasında ; -74/1-4 de sözü edilen amortisman giderini indirebilmek için mükelleflerin defter tutmaları gerekir mi? -amortisman giderleri,74/1-4 deki %5 tutarındaki indirim ve diğer giderleri kiraya verilen süre ile orantılı olarak bölerek mi nndirmelidir ?

Cevap :
VUK’nun 172’nci maddesine göre GMSİ elde edenlerin defter tutma mecburiyeti bulunmamaktadır.

GVK 74/4’e göre konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i nin indirimi mümkündür. Ancak bu tutar amortisman değil kira gelirinden indirilmesi mümkün olan belli bir tutardır.

Amortisman indirimi 74/6’ya göre yapılır. Bunun faydalı ömür kriterine göre yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.02.2005
Soru :
ACİL... Teşekkürler... 09,02,2005 te sorduğum enf.düz.ile ilgili soruma istinaden... Gerçek Kişi firmalarda sermaye artışları tescile tabi değil. dolayısı ile benim 431-ORTAKLARA BORÇLAR hs.dan 500-SERMAYE hesabına aktararak, mahsup suretiyle yaptığım sermaye artışları enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mı? bu konu ile ilgili 5024 sy.kanunda ve akabinde çıkan beş adet tebliğ ve 9 adet sirkülerde açıklama yoktur.

Cevap :
Sermaye hesabına aktarma ile ilgili tüm işlemlerin doğru olması durumunda ilgili hesapta düzeltme yapmak mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.02.2005
Soru :
serbest bölgede faaliyet gösteren bir şahıs firmasının aktifinde kayıtlı olan hazine bonolarının kazancı yeni tebliğiden sonra menkul kıymet sermaye iradı kazancı sayılır mı, yoksa istisna kazanç kapsamındamıdır. Şu anda serbest bölgelerde istisna olan ve olmayan kazançlar nelerdir(ruhsat tarihi 1999).Bu konuyu detaylı bir şekilde açıklayabilirseniz çok memnum olurum.

Cevap :
Serbest Bölgeler Kanunu’nun geçici 3’ncü maddesine göre, 06.02.2004 tarihinden önce serbest bölgelerde faaliyette bulunan işletmelerin bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazançları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır.

Maddeden de anlaşıldığı gibi 1999 dan beri faal olan işletmenin istisna konusu bir geliri olması için işletmenin bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri dolayısıyla kazanç elde etmesi gerekmektedir. Hazine bonosu faiz geliri bu gölgedeki faaliyet dolayısıyla elde edilen bir gelir olmadığından istisnaya tabi bir gelir değildir.

Bu geliri, bono işletme aktifinde yer alması durumunda, ticari kazanç kapsamında vergilendirmeniz gerekmektedir.

İSMMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 09.02.2005
Soru :
ACİL, Teşekkürler. aynı soruma cevap gelmediği için tekrar gönderiyorum. bilanço usulüne göre defter tutan gerçek kişi firmalarda 1988 yılında İ.T.O. na 3 milyon sermaye ile tescil olmuş. Yıllar itibariyle 431-ORTAKLARA BORÇLAR hesabından mahsup yolu ile sermaye artışı yapılmış ve sermaye 2003 yılı bilançosunda 250 milyar gözüküyor. Bu sermaye artışları enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mı? 2004 Düzeltme sonucu oluşan kar/zarar vergi matrahına eklenecek mi?

Cevap :
Ticaret siciline tescil olmuş sermaye artırımlarının ortaklara borçlar hesabından mahsup yoluyla gerçekleştirilmesi enflasyon muhasebesi uygulamasına engel değildir.

Sermaye hesabının düzeltilmesi işlemleri ve vergi matrahına etkilerini 328 no’lu VUK GT de açıklanmıştır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.02.2005
Soru :
Gerçek Usulde Bilanço esasına tabi mükellefimimin dönem karını bir sonraki takvim yılında sermayeye ilave edebilirmiyim.

Cevap :
Dönem karı, sermaye artışının ana kaynaklarından birisi olduğundan bunun sermaye ilavesi mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.02.2005
Soru :
Merhaba, sorum enf.düzeltmesi ile ilgili 1)1988.de 3 milyon TL tescilli sermaye ile kurulmuş bir GERÇEK KİŞİ işletmesi yıllar itibariyle 431 hs.tan mahsup etmek suretiyle sermaye artışı yapmıştır ve 2003 bilançosundaki sermayesi 250 milyar TL.dir. yıllar itibariyle arttırılan bu sermayeler enf.düzeltmesinde dikkate alınıp düzeltme işlemi yapılacak mı? 2)2003 bilançosunun düzeltilmesi sonucu bulunan geçmiş yıl zararları 2004 bilançosuna katsayı ile taşınacakmı, taşıma sonrası bulunan fark 2004/4.dönem geçici vergisinde kar olarak dikkate alınacak mı? teşekkürler.

Cevap :
1- Sermaye artışları tescil edilmiş ise artırılan dönemler baz alınarak düzeltme yapılacaktır.

2- 2)2003 bilançosunun düzeltilmesi sonucu bulunan geçmiş yıl kar/zararları taşıma katsayısı ile düzeltilecektir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.02.2005
Soru :
sosyal amaçlı yapılan bağış ve yardımlar gayrimenkul sermaye iradından elde edilen kazançların vergi matrahından indirilebilir mi?

Cevap :
GVK’nun 71’nci maddesin göre; gayrimenkul sermaye iradında safi irat, gayri safi hasılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan müspet farktır. Bu hüküm uyarınca, GMSİ matrahının tespitinde, ilgili iradın sağlanması ve idame edilmesi için yapılmayan giderlerin indirimi kabul edilmez.

Diğer taraftan, GVK’nun 89’ncu maddesine göre, gelir vergisi matrahının tespitinde (buna GMSİ matrahı dahildir), gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirilmesine izin verilen bağışlara ilişkin hüküm aşağıdaki gibidir:

“.....

4. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin % 5'ini (kalkınmada öncelikli yöreler için % 10'unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar.

5. Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı.

6. Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamı.

7. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen;

a) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticari olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine,

b) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarisi ve somut olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,

c) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,

d) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine,

e) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,

f) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının Türkiye'ye getirtilmesi çalışmalarına,

g) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,

h) 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,

i) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatın tedariki ile film yapımına,

j) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon çalışmalarına,

İlişkin harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların % 100'ü (Bakanlar Kurulu, bölgeler ve faaliyet türleri itibariyle bu oranı yarısına kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar çıkarmaya yetkilidir).

.........

Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınır.”

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.02.2005
Soru :
Yabancı sermayeli ltd.şirketinde yabancı uyruklu ve yurt dışında ikamet eden müdür atamasında (oturma izni isteniyormu )

Cevap :
Yabancı uyruklu işçiler aşağıda gösterilen esaslar dahilinde istihdam edilirler:

- Türkiye’ye çalışmak amacıyla gelecek olan yabancı uyrukluların Türkiye’ye gelmeden önce dış temsilciliklerden çalışma vizesi almaları ve bilahare de ülkemize geldikten sonra da çalışmaya başlamadan önce ilgili emniyet biriminden çalışma meşruhatlı ikamet tezkeresi almaları gerekmektedir. Yabancıların Türkiye’de çalışabilmesi için çalışma izni alması, yasaklanmamış bir işin söz konusu olması ve ikamet tezkeresi alınması gerekmektedir.

- Türkiye’de bir aydan fazla kalacak yabancılar bu müddet bitmeden ikamet tezkeresi almak için gerekli beyannameyi doldurmak üzere yetkili emniyet makamlarına bizzat veya bilvasıta müracaat etmekle ödevlidirler.... İş tutmak maksadıyla Türkiye’ye gelen yabancılar geldikleri tarihten itibaren bir ay zarfında ve herhalde çalışmaya başlamazdan evvel ikamet tezkeresi almış bulunmalıdırlar.

- Evlerinde veya idareleri altında bulunan yerlerde bir yabancıyı herhangi bir sıfatla çalıştıran hakiki veya hükmi şahıs o yabancının adını ve soyadını, tabiyetini, mesleğini, taşıdığı ikamet tezkeresinin tarih ve sayısını, ikametgah adresini ve gördüğü işle aldığı maaş ve ücret miktarını gösterir imzalı bir beyannameyi yabancıların işe başlamasını takip eden en çok 15 gün içinde en yakın polis veya jandarma karakoluna vermeye mecburdur. Yabancı işçi çalıştıran işverenlerin de, çalıştırdıkları yabancı işçinin adını, soyadını, uyruğunu, mesleğini, taşıdığı ikamet tezkeresinin tarih ve sayısını, ikametgah adresini, işyerindeki yaptığı işi ve işyerinden aldığı ücreti gösteren imzalı bir beyannameyi en geç 15 gün içinde ilgili emniyet veya jandarma birimine vermeleri gerekmektedir.

Çalışma izni alınacak merci, yabancı işçinin çalışacağı alana göre farklılıklar göstermektedir.

- Özel kuruluşlarda memur ve mühendis sıfatıyla çalışacak yabancılar 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’na göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığından;
- Spor kulüplerinde futbolcu olarak çalışacak yabancılar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden;
- Üniversitelerde görev yapacak yabancı öğretim elemanları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre YÖK Başkanlığından;
- Film çekimi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerde bulunacak yabancılar Kültür Bakanlığı’ndan;
- Turizm belgeli işletmelerde çalışacak yabancılar 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’na göre Turizm Bakanlığı’ndan;
- Turizm belgeli işletmelerde çalışacak yabancılar 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’na göre Turizm Bakanlığı’ndan;
- 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu ve Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun çerçevesinde çalışacak yabancılar İçişleri Bakanlığı’ndan çalışma izni almaktadırlar. Çalışma izni veren kurumlar, yabancı işçinin çalışacağı işyerine göre farklılık göstermektedir.
- Yabancı bir memlekette kurulu herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildirilen yabancı kimseler sigortalı sayılmamaktadırlar.
- Türkiye ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi olmayan ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyrukluların, 506 sayılı Kanun gereğince, sadece uzun vadeli sigorta kolları (malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları) için yazılı talepleri gerekmekte, kısa vadeli sigorta kolları (iş kazaları, meslek hastalıkları ve analık sigorta kolları) ise zorunlu olarak, talep aranmadan uygulanmaktadır. Kanun hükmünde ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerin uyruğunda bulunanlar yazılı talep aranmaksızın tüm sigorta kollarına tabi olacaklardır.
- Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki ay başından başlanarak uygulanır denilmektedir.
- Yabancı bir ülkenin vatandaşı olup da resmi izin almadan o ülkeden ayrılan ve ülkemize sığınan kişilere mülteci denilmektedir. Türkiye’de muntazam surette ikamet eden mültecilere, sosyal sigorta mevzuatı ile ilgili konularda Türk vatandaşlarına yapılan muamelenin aynen uygulanması gerekmektedir.
- Yabancı uyruklular, 04.10.2000 tarihinden önce Bağ - Kur sigortalısı olamazken, bu tarihten itibaren yabancı uyrukluların da Bağ - Kur sigortalısı olmalarına imkan tanınmıştır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 01.02.2005
Soru :
bilanço esası defter tutan şahıs firması ticaret odasına kayıtlı değildir.Bu nedenle de sermayesi tescilli değildir.Enflasyon düzeltmesi muhasebesi yapılırken durumu ne olacaktır.Firmaya borç vermiş gibi düşünüp düzeltme yapmamak mı gerekir yoksa tescilli olmadığı halde kayıt tarihleri dikkate alınarak enflasyon düzeltme kaydı yapmak gerekirmi.

Cevap :
31.12.2003 bilançosunun düzeltilmesi esnasında, sermayenin düzeltilmesinin esas alınacağı tarih olarak muhasebe kayıtlarına kaydedildiği tarihi esas alabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.12.2004
Soru :
İşlerini takip ettiğim bir şirketin 2003 yılı bilençosunda (Enflasyon düzeltmesi yapılmadan önce) 522 Maddi Duran varlık Yeniden Değerleme Artışları hesabında 980.000.000.000.TL. görünmektedir. Bu rakamı ortaklara dağıtabilirmiyiz veya Sermayeye ekleme dışında ne şekilde kapatabiliriz.

Cevap :
VUK’nun Mük.298’nci Maddesinin 5024 Sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinin 7 no’lu bendine göre; değer artış fonu sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği taktirde, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi tutulur.

Buna göre, DAF’nu sermayeye ekleme dışında kapatma yoluna gitmeniz vergisel yükümlülük doğurmaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 19.11.2004
Soru :
Limted Şirketlerde,Sermaye Artırımında Damga Vergisinin Üç Aylık Yasal Sürede Ödenmesi imkanı halen devam ediyor mu ?Hangi Yasal Maddeden faydalanmış olurum.Değilse yeni şekil nedir ve HangiYasal Md.ye dayandırabilirim.? Saygılarımla ve Teşekkürlerimle ve de Esenlik dolu günler dileklerimle.

Cevap :
4684 sayılı kanunla 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne eklenmiş ve 03 Temmuz 2001 tarihinden itibaren anonim, limited ve paylı komandit şirketlerin sermaye artırımları damga vergisi dışına çıkartılmıştır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.11.2004
Soru :
SERMAYESİ DÜŞÜK, STOKLARI SERMAYESİNİN ÇOK ÜZERİNDE OLAN FİRMALAR ENFLASYON MUHASEBESİNDEN OLUMSUZ ETKİLENECEKLERMİDİR. EĞER OLUMSUZ ETKİLENECEKSE, ZAMAN GEÇİRMEDEN SERMAYE ARTIŞI YAPMAMIZDA FAYDA VARMIDIR. BEŞ MİLYAR SERMAYESİ OLAN FİRMANIN BEŞ YÜZ MİLYAR STOK MALI VAR. ARADAKİ DÖRTYÜZDOKSANBEŞMİLYAR FARK ALEYHTE DEĞERLENMESİ GEREKMİYORMU.ACELE CEVAP VERİRSENİZ SEVİNİRİM.

Cevap :
5024 Sayılı Kanun ile getirilen enflasyon muhasebesi uygulamasına ilişkin VUK’nun mükerrer 298’nci maddesi ve Geçici 25’nci maddesi hükümleri değerlendirildiğinde, belirttiğiniz husus ortaya çıkmaktadır. Bu sakıncadan kaçınmanın yolu sermaye artırımı olabilir.

Borçların önemli bir bölümü ortaklara borçlar hesabında kayıtlı ise, sermayenin ödenmesi anlamında herhangi bir nakdi veya ayni yükümlülüğe girmeden bu hesabın sermaye haline getirilmesi yoluyla sermayenizi artırmanız mümkündür.

Ortağın borçtan vazgeçtiği ve şirkete sermaye olarak bağışladığının beyanı ve bunun karar defterine kaydı ile birlikte mali müşavirin raporuna bağlayarak ticaret siciline tescil ettirmek yolunu tercih edebilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.11.2004
Soru :
2002 yılı hazine bonosu geliri 35.milyar sermaye iradı olarak beyanname verilecekmidir bilgilendirirseniz sevinirim teşekkür ederim.

Cevap :
2002 Yılında elde edilip 2003 yılında beyan edilmesi gereken hazine bonosu faiz geliri o yıl için belirlenmiş 6.650.000.000 TL sınırını aştığında, bu gelirlerin belli bir indirim(enflasyondan arındırma) ve istisna sonrası kalan tutarının yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Enflasyondan arındırmaya ilişkin indirim oranı 2002 yılı için % 87,4 olarak belirlenmiştir.

Beyanname verme sınırı olan 6.650.000.000 TL’ nın hesabında indirim oranının uygulanabileceği gelirin indirim oranı uygulandıktan sonra kalan kısımları dikkate alınacaktır.

Bu durumda, başkaca beyanı gereken menkul sermaye iradının bulunmaması halinde, gayri safi tutarları toplamı; 52.777.777.778 TL nı aşmayan hazine bonoso faizleri için yıllık beyanname verilmeyecektir.

Ayrıntılı bilgi için 245 no’lu GVK Genel Tebliğine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.11.2004
Soru :
şirketlerde ortakların sermaye taahhütlerini şirket alacaklarına mahsup edebilirmiyiz. teşekkürler.saygılar

Cevap :
2003/3 Sayılı “A.Ş., Ltd. Şti.,nin Kuruluş ve Ana Sözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin İç Ticaret Tebliği”ne göre; Ortaklar sermaye taahhütlerini, para, mal, hak v.b. biçimlerde yerine getirebilirler.

Kanımızca, ortağın alacak hakkından vazgeçmesi, yani alacak hakkı kadar bir tutarı işletmeye bağışlaması durumunda bu tutar kadar sermayeyi ödeme taahhütünün yerine getirdiği varsayılmalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.10.2004
Soru :
Gerçek kişi portföyünde bulunan D.Tahvili ve Hazine Bonoları gelirleri dolayısı ile gelir beyanında bulunacağı gelirlerinin hesabında V.U.K.281.maddesini dikkate alacakmıdır? (Vadesi itibarı ile 2005 yılına sarkan hazine kağıtları 31.12.2004 tarihinde işleğen faizi itibarı ile 2005 yılında beyana dahil edilecekmidir ?) Şahıs, Menkul Sermaye İradı Dolayısı ile Gelir Vergisi Mükellefidir. Teşekkürler.

Cevap :
GVK’nun 75’nci maddesi uyarınca; D.Tahvili ve Hazine Bonoları gelirleri menkul sermaye iradıdır. Menkul sermaye iratlarında elde etme, hukuki ve ekonomik tasarruf olanağının doğduğu anda meydana gelmiş olur. Yani menkul sermaye iratlarında elde etme kriteri tahsilat esasına bağlanmıştır. VUK’nun 281’nci maddesi hükmü, tahakkuk esasının temel alan elde etme anlayışının bir yansıması olduğundan sadece MSİ gelirinden dolayı gelir vergisi mükellefi olan şahıs için bu madde uygulanmaz.

Tahvil faizlerinde elde etme, faiz kuponlarının üzerinde yazılı vade tarihinde (yani tahsilat olanağı elde edilen dönemde) mümkün olur. Gelir vergisi beyan döneminde vadesi gelen faiz kuponları beyana dahil edilmelidir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.10.2004
Soru :
Şirketlerin sermaye artırımlarında kullanılmak üzere,alacaklı olan ortaklar cari hesabının (iç kaynaklarlardan sermaye artırımı)sermaye ilavesinde S.m.mali müşavir raporunu istanbul ticaret sicil memurluğu kabul etmektedir.Yalnız bu raporla ilgili örnek bulamadım.Örnek raporu gönderirseniz sevinirim. ayhan bayar

Cevap :
Sanayi ve Ticaret Bakanlığından yayınlanan Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Ana Sözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ - (İç Ticaret 2003/3) ‘de konuya ilişkin bilgilere ulaşabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.10.2004
Soru :
Şirketimiz İnşaat işi ile iştiğal etmektedir. 2000 Yılı mayıs ayında ticari amaçla arsa aldı almış olduğu arsaları parselleyerek bir kısmını 2000 ve 2001 yılında sattı arta kalan arsaların tamamını ise 2004 Eylül yılında sattı bu arsa satışlarından dolayı kar doğdu. Doğan bu karı 2004 yılı gelirlerinde beyanmı edeceğiz yoksa sermaye artırımı olarak karı sermayeye ileve edelirmiyiz.

Cevap :
KVK’nun geçici 28’nci maddesi uyarınca; 1.1.1999 - 31.12.2004 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesnadır.

Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.

Buna göre; arsaları gayrimenkul ticareti yapmak amacıyla satın almış olmanızdan ve satış öncesinde bu amacın değişmiş olmamasından dolayı, KVK’nun geçici 28’nci maddesi hükmü uygulanmayacaktır. Genel hükümlere göre karı hesaplayıp beyan etmeniz gerekmektedir.

Karın sermayeye ilave edilmesi durumunda, GVK’nun 94/6-b-i’nci maddesi uyarınca gelir vergisi kesintisi yapılmayacaktır.




 

Tarih : 23.09.2004
Soru :
İYİ GÜNLER, -A ADLI A.Ş NİN % 40 İŞTİRAKİ BULUNAN B ADLI A.Ş,10/2003 DÖNEMİNDE BÜTÜN ŞARTLARI SAĞLAYARAK 500 MİLYAR TL LİK SERMAYESİNİ 50 MİLYAR TL YE İNDİRMİŞ, 450 TL LİK AZALAN KISMIN 250 MİLYAR TL LİK KISMINI GEÇMİL YIL ZARARLARINA MAHSUP ETMİŞ VE KALAN 200 MİLYARIN ORTAKLARA DAĞITILMASINA KARAR VERMİŞTİR. 09/2004 DÖNEMİNDE A ADLI A.Ş'YE 80 MİLYAR TL ÖDEMİŞTİR, VE A.ADLI A.Ş.AYNI DÖNEM KALAN 20 MİLYARLIK İŞTİRAK TUTARINI 20 MİLYAR TL YE 3. KİŞİYE SATMIŞTIR. -SORUM, -2004 YILINDA İŞTİRAK ZARARLARI İÇİN KARŞILIK AYIRMAK ZORUNDAMIYIM, -YAPMAM GEREKEN YEVMİYE KAYITLARINI BELİRTİRMİSİNİZ, -İŞTİRAK ZARARLARINI KURUMLAR MATRAHINDAN DÜŞEBİLİRMİYİM, TEŞEKKÜRLER.

Cevap :
- 2004 yılında iştirakler açısından herhangi bir risk doğması söz konusu olmadığından karşılık ayrılmaması gerekir.

- KVK’nun 14/7’nci maddesinde 5 yıllık geçmiş yıl zararları, kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında gider olarak kabul edilmektedir. 8/1’nci maddesi hükmüne göre, kurumların, tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır. Aynı maddenin son fıkrası, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak indirilmesinin kabul edilmeyeceğini belirtmektedir.

Buna göre,KVK’da zarar, gider mahiyetinde sayılmıştır. İstisna olan bir kazanca ilişkin bir giderin indirimi kabul edilmediğinden , iştirak kazançlarını ilişkin zararın gider olarak yazılması mümkün değildir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.09.2004
Soru :
31/12/2003 tarihli bilançolarımıza enflasyon düzeltmesi 31/12/2004 tarihine kadar uzatıldı. Eylül ayında yapılacak olağan genel kurulumuzda A.Ş.'mizin M.D.V. değer Artış fonundan Sermaye Artışı yapabilir miyiz?

Cevap :
5228 Sayılı Kanun’un 59’ncu maddesi 18’nci bendi ile yapılan değişiklik ve bu değişikliğe istinaden yayınlanan 8 No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri gereği; 2004 yılı Geçici Vergi dönemlerinde; belirtilen limitlerden herhangi birini aşmayan mükelleflerden dileyenlerin 31/12/2003 tarihli bilançolarını 2004 yılının ikinci geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesine tabi tutmaksızın, beyan edecekleri geçici vergi matrahlarını Vergi Usul Kanununun 5024 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki değerleme hükümleri ile Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla kaldırılan hükümleri ve Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesinin bu Kanunla kaldırılan son fıkrasını dikkate alarak tespit edeceklerdir.

VUK’nun 5024 sayılı Kanunla değişmeden önceki mük.298/4’ncü maddesi hükmüne göre ; “Mükellefler değer artışını, pasifte özel bir fon hesabında gösterirler. Kurumlar vergisi mükellefleri, değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.”

Buna durumda; 2004 yılında enflasyon muhasebesi ertelemesinden yararlanmanız durumunda MDV değer artış fonunu sermayeye eklemeniz mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.09.2004
Soru :
Bilanço esasına tabi bir şahıs firmasının öteden beri çıkan yüksek karı bir sonraki yıllarda 431-ORTAKLARA BORÇLAR hesabına atılmak suretiyle bu hesap 2003 bilançosunda 1 trilyon lira alacak bakiyesi vermektedir. Sorum; 1- Bu hesabın bu şekilde çalıştırılıp devamlı yüksek bakiye vermesi bilanço ve vergisel açıdan bir sakıncası varmıdır 2- Bu hesabı sermaye hesabına aktarabilirmiyiz, (sermayeyi bu kadar yüksek gösterebilirmiyiz) 3- Bu hesabın bakiyesinden dolayı vergi incelemelerinde bununla ilgili Vade Farkı-ADAT hesaplanıp vergi tarhiyatı yapılabilirmi? teşekkürler.

Cevap :
Şahıs işletmeleri, mahiyet olarak şahsın özel kişiliği ile ticari kişiliğini aynı bünyede toplamaktadır. Bu durumda, şahıs işletmesinin bünyesinde elde edilen kazanç, aynı zamanda şahsın kazancı olmaktadır. Şahıs işletmesinin karını hesaben ortağa borç veriyormuç gibi gösterilmesi şahsın bir cebindeki parayı öteki cebine geçirmesi dışında bir anlam ifade etmemektedir. Kişinin kendi kendisine borç vermesi fiilen mümkün değildir.

Nitekim, GVK’nun 41/1,2,3,4’ncü maddelerinin, ortağın ve ortak yakınlarının şirketten alacaklı olması durumunda, hesaplanan faiz giderinin gider olarak kabul edilmeyeceğine hükmetmesi, değerlendirmemizin gider yönünden yasal olarak kabul edildiğini göstermektedir. İşletmenin giderleri açısından uygulanan bir ilkenin gelirleri açısından da uygulanması gerekmektedir. .

Buna göre;

1- Bilançoda ortağa verilen borç olarak gözüken tutarın faizinin gelir olarak değerlendirilip matrah farkı hesaplanması mümkün değildir,
2- Hesapta yer alan tutarın sermayeye aktarmanızın bir sakıncası yoktur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.09.2004
Soru :
şirketimizin 2002 yılına ait 4,567,149,121 Tl ve 2003 yılına ait 10,165,741,536 Tl olmak üzere toplam 14,732,890,657 Tl Kâr gözükmektedir.Bu kârı sermaye artırımında kullanmak istiyoruz.2003 yılı bilançomuzu resmi olarak henüz enflasyon düzeltmesini yapmadık ancak düzelttiğimiz zaman geçmiş dönem karı 14.438.048.985 Tl.oluyor yani kar 294.841.672 Tl. düşmüş oluyor. 1-Düzeltmeden önceki karı sermaye artırımında kullanırsak veya ortaklara dağıtırsak enflasyon düzeltmesinden sonra geçmiş dönem karı düşmüş olduğuna göre aradaki farkı nasıl göstermemiz gerekecek? 2-Sermaye artırımını Enflasyon düzeltmesini yaptıktan sonra veya önce yapmak farkedermi? (294,841,672) rakamı açısından 3-enflasyon düzeltmesi sonucu ortaya çıkan sermaye olumlu farkını sermaye artırımı olarak kullanalımmı veya 31 12 2004 tarihine kadar bekleyelimmi uygulamalarda bir değişiklik olurmu ?

Cevap :
Sermaye artırımı işlemi ile enflasyon muhasebesi uygulaması birbirinden tamamen bağımsız işlemlerdir.

Bilançoda yer alan geçmiş yıllar karı ile enflasyon muhasebesi işlemleri sonucu oluşan geçmiş yıllar karı birbirinden farklıdır.

Siz enflasyon muhasebesi uygulamasını düşünmeden sermaye artırımınızı yapın.

Uygulama kısaca şu şekilde olacaktır: Öncelikle 31.12.2003 bilançonuzu düzelteceksiniz. Daha sonra ikinci düzeltmede baz alınan bilanço tarihinde bilançoda yer alan kalemleri düzeltme işlemine tabi tutacaksınız. 31.12.2003’den sonraki işlemler sadece bilanço kalemlerinin tutarlarında ve terkibinde değişiklikler meydana getirir. Bu bilançoyu da, ilgili kalemlere ilişkin düzeltme hükümleri çerçevesinde düzeltmeye tabi tutacaksınız.

Enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan olumlu farkı sermayeye ilave etmeniz ilerleyen dönemlerde enflasyon muhasebesi uygulamalarında avantaj sağlayabilir.

İSMMMO DANIŞNMA BİRİMİ


 

Tarih : 04.08.2004
Soru :
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir şahıs yurt dışında bir şirket kurması halinde veya kurulu bir şirketten hisse alması durumunda yurt içinde herhangi bir kuruma bilgi vermekle yükümlümüdür? sermaye transferi ile ilgili gerekli araştırma tarafımızdan yapılmış olup bilgi verme zorunluluğu konusunda tereddüt yaşanmaktadır. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. İyi çalışmalar dilerim..

Cevap :
İkametgahı Türkiye’de olan veya resmi daire veya müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları, GVK’nun 3 ve 4’ncü maddesine göre tam mükellef statüsünde olup, bu kişiler Türkiye içinde veya dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.

Buna göre, ilgili kişilerin yabancı ülkede elde ettikleri gelirler, GVK’nun 2’nci maddesinde sayılan gelir çeşitlerinden birisi olması durumunda, Türkiye’de vergi mükellefidirler ve VUK’nun ilgili maddelerinde belirtilen ödev,hak ve yükümlülükler bu kişiler açısından da geçerlidir. Örneğin: VUK’nu 153’ncü maddesi uyarınca ile başlamayı bildirme yükümlülüğü...v.b.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 14.07.2004
Soru :
Acil, Ltd.Şti kuruluş ana sözleşmesinde sermaye taahhüt bölümüne ortakların taahhüt ettikleri sermaye miktarlarının zamanında yerine getirilmemesi ; durumunda kalanı ise 08/07/2006 tarihinde ödenir.Bu tarih aşıldığı taktirde D.İ.E’ nin aylık enflasyon oranları dikkate alınarak, taahhüt edilen miktara ilave edilir. hükmü eklenebilirmi

Cevap :
Şirket kuruluşunda ödenen en az ¼ sermaye dışında kalan kısmının ödenmemesi durumunda (temerrüt) , şirket tüzel kişiliği , borçlu durumda olan ortaktan henüz ödenmemiş olan sermaye borcunu alacaklı sıfatıyla istenir. Nitekim, TTK’nun 528/2’nci maddesi uyarınca ortakların koymayı taahhüt ettikleri bakiye sermayenin ödenmesini tecile imkan bulunmamaktadır.

Taahhüt edilen sermayenin ¼’ünün üstündeki tutarın ödenmesini isteme yöntemi olarak şirket sözleşmesinde ayrıca belirtilmesinin kanımızca hiçbir sakıncası yoktur.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 09.07.2004
Soru :
Enflasyon düzeltmesinde İki şirketin birleşmesi durumunda yeni sermaye tespiti yapıldıktan sonra ; Sermayeden ayrılan birleşme primi endekslenmeli midir? Birleşme primini sermayenin bir unsuru mudur? Teşekkür ederim.

Cevap :
Birleşme primi, ortaklara dağıtılacak birleşme karı mahiyeti taşıyorsa endekslenmemesi, birleşilen şirket bünyesinde öz sermayenin bir unsuru ise ve ticaret siciline sermayeye eklendiği tescil ettirilmesi durumunda endekslenmesi gerektiği görüşündeyiz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.07.2004
Soru :
Bir limited şirket aktifinde 1.350.000.000. tl değerle kayıtlı olan arsayı şu an 108.000.000.000.Tl ye satıyor.Şirket ortakları bu parayı sermayeye ilave etmek istiyorlar.KVK.Geçici 28.md ve KDV kanunu Geçici 10.maddesine göre kurumlar vergisinden ve kdv den muaf.Ancak vergi dairesi ymm raporu istiyor ve kdv den muaf olmadığı gerekçesi ile işlem yapmıyor.Bu işlemle ilgili nasıl bir yol izleyebiliriz.TEŞEKKÜRLER

Cevap :
32 no’lu Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ‘ne göre; Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28'inci maddesi hükmüne göre yararlanılacak istisna tutarının 50 milyar lirayı aşması halinde, mükellefler bu haddi aşan istisnalara ilişkin işlemlerini yeminli mali müşavirlere tasdik ettireceklerdir.

34 no’lu Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ‘ne göre; 84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin I/3 bölümüne göre mükellefler, inceleme başlamadan önce vergi incelemesi yoluyla iade taleplerinden vazgeçerek teminat karşılığı veya yeminli mali müşavir tasdik raporu ibrazı ile iade talebinde bulunabilmektedirler. İnceleme başladıktan sonra talepte bulunulması halinde ise, inceleme elemanının genel esaslara göre iade yapılmasına engel bir görüşünün olmaması şartıyla iade yeminli mali müşavir raporuna dayanılarak yapılabilecektir.

Ayrıntılı bilgi için 32 ve 34 no’lu SM,SMM ve YMM Tebliğlerine ve 91-84 no’lu KDV Genel Tebliğlerine bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 07.05.2004
Soru :
Merhaba, acil.. 31.12.2003 tarihinde sermaye artırımı tescilini yaptık. Ekine bir adet karar bir adette sermaye tesbit raporu(odanın web sitesinden aldığım formata göre) düzenledim. Fakat bugün bana İTO eksik evrağım olduğunu ve bunu 15 gün içerisinde İTO ya teslim etmem gerektiğini belirten bir yazı aldım. Eksik evrak "KARDAN KARŞILANAN KISIM İÇİN MALİ MÜŞAVİR RAPORU" . BU KONUDA YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM.

Cevap :
Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Ana sözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (İç Ticaret: 2003/3)’de ek-2’de yer alan ve belirttiğiniz işlemlerde gerekli olan belgeler aşağıda listelenmiştir:

EK-2

ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN ANASÖZLEŞME DEĞİŞİKLİKLERİNDE İSTENEN BELGELER:

A- Şirketin unvanı yazılmış ve şirket yetkilisi tarafından imzalanmış tescil talep dilekçesi,
B- Anonim şirketlerde genel kurulun, limited şirketlerde ortaklar kurulunun onayından geçen üç nüsha tadil metni,
C- Anonim ve ortak sayısı 20'den fazla olan limited şirketlerde genel kurul tutanağı, ortak sayısı 20 ve daha az olan limited şirketlerde ortaklar kurulu kararı,
D- Anonim şirketlerde hazirun cetveli,
E- Anonim şirketlerde ve ortak sayısı 20'den fazla olan limited şirketler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın komiser atama yazısı,
F- Bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirlenen anonim şirketlerin Bakanlıkça verilen ana sözleşme değişikliğine ilişkin izin yazısının aslı,

Bunların dışında şayet;

- Anonim şirketlerde ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararı imtiyazlı hisse senedi sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette ise, genel kurul kararının tasdik edildiği imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli,
- Anonim şirketlerde muhtelif imtiyazları haiz müteaddit nev'i hisse senedi sahipleri mevcut olduğu takdirde genel kurulun sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliği kararından ayrı olarak adı geçen nev'i lerden her birine ait hisse senedi sahiplerinin yaptıkları hususi toplantılara ait toplantı tutanakları ve hazirun cetvellerinin,
- Sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliğinde önceki sermayenin ödendiğini gösteren bu Tebliğin 3 numaralı ekinde belirtilen örneğe uygun Yeminli Mali Müşavir veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir raporu,
- Sermaye artırımı ayni sermaye veya firma devri yoluyla yapılıyorsa, bunların tespitine dair bilirkişi raporu ve mahkeme bilirkişi atama kararı,
- Sermaye artırımını ortakların şirketten alacakların ilavesi yoluyla yapılması halinde bunların tespitine dair mahkemenin bilirkişi raporu ve mahkeme bilirkişi atama kararı veya Yeminli Mali Müşavir veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir raporu, - Ayni sermaye olarak gayrimenkul ve nakil vasıtası konulduğu takdirde gayrimenkul üzerinde her hangi bir takyidatın, nakil vasıtalarında mülkiyeti muhafaza kaydının bulunmadığına dair belgeler,
- Sermaye artırımı hisse senetlerinin konulması veya değer artış fonu,iştiraklerden gelen değer artış fonu, maliyet artış fonu, iştirak hisseleri ve gayrimenkul satış karının ilavesi yoluyla yapılması halinde bunların tespitine dair Yeminli Mali Müşavir raporu,
- Sermaye artırımının yabancı ortağın yabancı ülkelerde kurulu bulunan şirketlerin menkul kıymetlerinin sermaye olarak konulması yoluyla yapılması halinde menşe ülke mevzuatına göre değer tespitine yetkili makamların veya menşe ülke mahkemelerince tespit edilecek bilirkişilerin ya da uluslar arası değerlendirme kuruluşlarınca düzenlenecek Türk Konsolosluğundan veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre tasdik edilmiş belgenin aslı ve Türkçe tercümesi,
- Sermaye artırımının fevkalade ihtiyatlar veya dağıtılmayan karların ilavesi yoluyla yapılması halinde bunların tespitine ilişkin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir raporu,
- Şirket sermayesinin azaltılması halinde, şirket alacaklarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktiflerin mevcut olduğunun tespitine dair üç bilirkişi tarafından düzenlenmiş bilirkişi raporu ve bilirkişi atama kararı,
- 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ile yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşları da yabancı yatırımcı tanımına dahil edilmiş olup, bu vatandaşlarımızın, anılan kanun kapsamında yatırımda bulunabilmek için Ticaret Sicili memuruna başvurması durumunda ilgili Ticaret Sicili memurluğunca, bu vatandaşlarımızın çalışma veya ikamet izni belgesi,
- 3568 sayılı yasaya göre ruhsat almış meslek mensuplarının düzenleyeceği raporların ekinde oda faaliyet belgesi, dilekçeye eklenir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.05.2004
Soru :
halka açık bir şirkette enflasyon muhasebesine göre düzenlenen mali tablosunda 20.000.- tirilyon kar (enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan bilançonun aktif ve pasif arasında oluşan olumlu farktan kaynaklanan kar)ve 23.000. tirilyon öz sermaye enflasyon düzeltmesi farkı oluşmuştur. bu karların sermayeye ilave edilmesi mümkünmüdür. ilginiz için çok teşekkür ederim saygılar sunarım. ibrahim gürvardar

Cevap :
Sermaye artırımına ilişkin süreç ve ilkeler, TTK hükümleri uyarınca uygulanmaktadır. Bundan dolayı SPK mevzuatı uygulaması sonucu oluşan bir fonun sermayeye eklenebilir olabilmesi için TTK hükümleri açısından da sermayeye eklenebilirliğinin bulunması gerekmektedir.

Hangi tür fonların sermayeye eklenebileceğine ilişkin ayrıntılı bilgiler için “Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Ana sözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (İç Ticaret: 2003/3)” e bakınız.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.04.2004
Soru :
Geçen yılki Bilançosunda özvarlıkları (-)durumuna düşen bir sermaye şirketinin durumu ne olur ? Sermayesini artırması için bir süre varmıdır ? Yanıt için teşekkürler.

Cevap :
Sermaye artırımı yapılması gerekmektedir: İlgili Tebliği aşağıdadır:

Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Miktarlara Yükseltme Sürelerinin Uzatılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ
(Tebliğ No: İç Ticaret 2003/4)
(15.11.2003 tarih ve 25290 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır.)

Madde 1- Bu Tebliğ, Türk Ticaret Kanunu’nun 274 üncü ve 3143 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesine istinaden hazırlanmıştır.

Madde 2- 24.08.2002 tarihli ve 24856 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Miktarlara Yükseltmelerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: İç Ticaret 2002/4) ile belirlenen süreler değiştirilmiştir. Sermayeleri 50 milyar Türk Lirasından az olan anonim şirketler ile 5 milyar Türk Lirasından az olan limited şirketlerin sermayelerini yeni asgari miktarlara yükseltmek amacıyla en geç 31.12.2004 tarihi mesai bitimine kadar şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memurluğuna müracaat etmeleri gerekmektedir. Bu şekilde müracaat eden şirketlerin sermaye artırımına ilişkin tescil işlemleri 31.03.2005 tarihine kadar sonuçlandırılacaktır.

Madde 3- Bu Tebliğ yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Madde 4- Bu Tebliğ hükümlerini Sanayi ve Ticaret Bakanı yürütür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 08.04.2004
Soru :
Merhabalar...İki ortaklı Bir Limited Şirket Sermaye Arttırım kararı almıştır. Ortaklardan birinin Sermaye attırımı kararından önceki 6 ay içersinde Şirket yatırımlarında kullanmak üzere (gemi yapımı)400 milyar (banka kayıtlarıyla sabit) kasaya koyduğu bir meblağ bulunmaktadır. Bu ortak yapmış olduğu bu harcamaları Sermaye olarak (ayni) gösterebilirmi? ilginize teşekkür ederim.

Cevap :
Ortaklara borçlar hesabında duran meblağı sermaye artırımına ilişkin prosedürlere uyarak sermayeye ilave edip bu hesabı kapatabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 25.03.2004
Soru :
şahıs firmalarında zamanında küçük defterden büyük deftere geçerken açılış fişinde kalan bakiye sermaye hesabını oluşturmakta. Aradan geçen uzun yıllar sonucu firmanın makine-taşıt vb.alımları 331 hesaptan karşılandığından ve sermaye artışı formalitesi olmadığından bugün itibariyle enflasyon muhasebesi uygulandığında (2004 yılı) gelir ve dolayısi ile vengi oluşturacağını düşünmekteyim. Bunun önüne geçmek için çözüm üretebilirmiyiz.

Cevap :
Sermaye artırımı yapmanızı öneririm. Enflasyon muhasebesi uygulaması, ortaklara borçlu gözüken veya piyasaya borçlu olan işletmeleri cezalandırıp, faaliyetlerini öz sermaye ile finanse eden işletmeleri ödüllendirmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.03.2004
Soru :
Gayrimenkul satış ile ilgili olarak 15.01.2003 tarihinde KVK'nun Geçici 28. maddesi hükümlerinden faydalanmak için ilgili vergi dairesine müracaatta bulunduk. Müracaatımıza istinadın 3.393 milyon TL tutarında ki satış karının sermayeye ilavasi konusunda izin aldık. Mezkur satış karını 2003 yılında müracaatta bulunduğumuzdan dolayı eski hükümlere göre (Satış Bedeli - Son Defter Değeri + (B.Amortisman+YDF) şeklinde hesap ettik. Gayrimenkul satışı ise 2004 yılında gerçekteştiği için satış karının tespiti konusunda tereddütte kaldık. Çünkü, KVK.nun geçici 28. maddesi "Bu hükümden yararlanan kurumların Gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde GVK'nun 38. maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz" denilerek satışı yapılan gayrimenkullere maliyet revizesi uygulamasını yaptırmamıştır. Buradan hareketle, 2004 yılında satışını yaptığımız gayrimenkulun satış karını tespit ederken, defter değeri olarak enflasyon düzeltmesi yapılmış değerimi yoksa 2003 yılı kapanış bilançosunda görünen değerimi esas alacağız.

Cevap :
Vergi kanunlarında uygulanacak hüküm, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönemde geçerli olan hükümdür. Dolayısıyla, 1.1.2004 tarihinden sonra gerçekleşen bir satışa 1.1.2004 tarihinden sonra geçerli olan hükümler uygulanmalıdır.

5024 Sayılı Kanun ile GVK’nun 38’nci maddesinin maliyet bedeli artırımına ilişkin hükmü 1.1.2004 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.

KVK’nun geçici 28’nci maddesi hükmü ise halen yürürlüktedir. Dolayısıyla, hesaplarken tarihi maliyetle satış yapıldığı tarihteki değeri arasındaki farkın satış karını oluşturduğunu ve bu satış karının sermayeye ilave edilen kısmını vergilendirilmeyeceğini söyleyebiliriz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.03.2004
Soru :
LEBİB YALKIN dergisin son sayısında mart sayınızda hasan kurt;un menku gayrinmenkul sermaye iaratları ücret ve diger kazanç ve irat gelirlerinin mahiyeti ve beyanı isimli makalede 'Vergiye tabi geşirin(ticari kazanç serbest meslek kazancı zirai kazanç) gelir vergisi tarifesinin 12 milyarlık sınırı aştığında tevfik surteiyele vegilendirilmiş olan menkul ve gayrinemkul sermaye iratlarının tutarına bakılmaksızın beyan edileceğini yazıyor maliye bakanlığı 16 nolu gelir vergisi sirküsüne örnek 3 te:10 milyar serbest meslek kazancı elde eden kişinin kesinti yoluyla vergilendirilmiş olan 10 milyarlık gayrimenkul sermaye iradını beyana tabi olduğunu söylüyor. YANİ: MALİYE BEYANI ZORUNLU GELİR(TİCARİ ZİRAİ SERBEST MESLEK KAZANCI) UNSURLARI OLDUĞUNDA 12 MİLYAR OLUP OLMADIĞINA BAKILMAKSIZIN BU GELİR UNSURLARIYLA BERABER KESİNTİ YOLUYLA VERGİLENDİRİLEN MENKUL VE GAYRİMENKUL SERMAYE İRATLARININ BEYAN EDİLMESİNİ SÖYLÜYOR (TUTARINA BAKILMAKSIZIN) HASAN KURT İSE : KESİNTİYOLUYLA VERGİLENDİRİLEN MENKUL VE GAYRİMENKUL SERMAYE İRATLARINDA BEYAN İÇİN BEYANI ZORUNLU GELİR(TİCARİ ZİRAİ SERBEST MESLEK KAZANCI) UNSURLARINDA 12 MİLYAR SINIRI GEÇME ŞARTI OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. ben stajer müşavirim ve en büyük hedefim bu mesleğı en iyi şekilde yerine getirmek.burda hangisi dogru acaba.teşekürler......

Cevap :
GVK’nun 85’nci maddesi uyarınca, tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden kazanç temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler.

GVK’nun 86’ncı maddesi uyarınca; aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

1.Tam mükellefiyette;

a) Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançlar, bu Kanunun 75 inci maddesinin (15) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,

b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı(12.000.000.000 TL) aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil),

c) Vergiye tabi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı(12.000.000.000 TL) aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,

d) Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.

Dar mükellefiyette, tamamı Türkiye’de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar için beyanname verilmesine gerek yoktur.

Buna göre:

Şahıs, tacir,çiftçi veya serbest meslek erbabı ise gerçek usulde hesapladığı ticari,zirai ve serbest meslek kazancı için beyanname verecektir.

Ancak ek olarak;

- Gerçek usulde olmayan zirai kazanç elde edilmesi
- Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından; on yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemeler, on yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer sandık ve sigortalardan on yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, malüliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler, bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, malüliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler.
- Kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,
Beyan edilmeyecektir.

Diğer taraftran;

- Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler,
- Birden fazla işverenden ücret almakla beraber birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı 12.000.000.000 TL’nı aşmayan , tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler,
- Vergiye tabi gelir toplamının 12.000.000.000 TL aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,
- Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.

İçin beyanname vermek gerekli değildir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 19.03.2004
Soru :
AŞ. Şirketi tasfiye sonucunda bilançosunda 5 milyar sermaye, 3 milyar ihtiyatlar, 2 milyarda zarar kalmıştır. ihtiyat ve sermayeyi sıfırlayarak ortaklara dağıtım yapılacaktır. Dağıtımda uygulanacak tevkifat nasıl hesaplanacak ve nasıl beyan edilip ödenecektir. İlginiz için şimdiden teşekkürler.

Cevap :
Tasfiye halindeki kurum, GVK’nun 94’ncü maddesinde belirtilen ödemeleri nedeniyle , tasfiye öncesi dönemlerde olduğu gibi , vergi tevkif ederek muhtasar beyanname ile beyan eder. Tasfiye olayının bu mükellefiyet türüne etkisi bulunmamaktadır.

Stopaj matrahını bulmak için öncelikler ortaklara dağıtılacak tutarı hesaplamanız gerekmektedir.

Dağıtılan tutarları , işletmenin kuruluşunda ödenen ve sonradan işletmenin bünyesinde sermaye olarak bırakılan fonlar ve bu fonların ilgili olduğu dönemi tayrı ayrı belirlemeniz gerekir.

Kuruluşunda ödenen sermayenin tasfiyenin dağıtılan kısmına isabet eden tutarını içinde bulunduğumuz dönemde yürürlükte olan GVK’nun 94/6/b-i’nci maddesine göre stopaja tabi tutmanız gerekmektedir.

Kuruluş döneminden sonra işletmenin bünyesinde kalan ve ilgili olduğu dönemde GVK 94/6/b’inci maddeye göre stopaja tabi tutulmamış olanlarını bulunduğumuz dönemde yürürlükte olan GVK’nun 94/6/b-i’nci maddesine göre stopaja tabi tutmanız gerekmektedir.

Kuruluş döneminden sonra işletmenin bünyesinde kalan ve ilgili olduğu dönemde GVK 94/6/b’inci maddeye göre stopaja tabi tutulmuş olanlar için herhangi bir kesinti yapılması söz konusu olmayacaktır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 18.02.2004
Soru :
Kurulması düşünülen limited şirketin 1.ortağı TC vatandaşı olup % 80 hisse ve imza yetkilisi 2.ortak İran Vatandaşı olup % 20 hisse verilmesi düşünülmekte olup toplam sermaye 250.000.000.000. TL.dır. Kuruluş işlemleri ve gerekli evraklar konusunda bilgi vermenizi ayrıca yabancı sermaye teşviki ile ilgili bir yararlanma sözkonusu olabilirmi ? Yukarıdaki konuda tarafıma bilgi vermenizi rice eder, iyi çalişmalar dilerim.

Cevap :
http://www.foreigntrade.gov.tr/#,ve http://www.hazine.gov.tr/indext.htm adreslerinde ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 16.02.2004
Soru :
Mükellefim olan bir A.Ş. aktifinde 1996 yılından beri kayıtlı bulunan bir kaç gayrimenkulu satarak sermaye ye ilave edecektir. Kurumlar V. Geçici 28 a göre işlem yapacak olan mükellefim satışı vadeli olarak yapacağından vadenin bitimi konusunda tereddüt oluşmuştur. Vadeli satışta vadenin bitim tarihi 31.12.2004 mü 15.04.2005 mi 31.12.2005 mi yoksa ? olacaktır. bu soruma ve dikkat etmemeiz gereken hususları tarafıma bildirmenizi rica ederim. Saygılarımla Faks numaram 0216- 521 16 47

Cevap :
KVK geçici 28’nci maddesi istisna uygulaması, vadeli satış halinde satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazanç tutarı için uygulanacaktır. Bu durumda, örneğin, 2004 yılının herhangi bir ayında yapılan vadeli satış durumunda istisna uygulaması 31.12.2006’ya kadar yapılan tahsilatlar için de uygulanması gerekir.

Ancak, maddeye 5035 sayılı kanun ile yapılan değişiklik ile istisna uygulamasının en son uygulanabileceği tarih 31.12.2004 olarak belirlenmiştir. Bu hüküm 31.12.2004’e kadar yapılan satışlara mı? Yoksa 31.12.2004’ kadar yapılan tahsilatlara mı uygulanacaktır?. Bu hususun sene sonuna doğru ihtilaf konusu olması beklenmektedir. Tereddüt etmemeniz açısından özelge talebinde bulunmanız yararınızadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.02.2004
Soru :
BORDROLU ÇALIŞTIĞIM ŞİRKET SERMAYE ARTIŞI YAPACAK SMMM OLARAK ÖNCEKİ SERMAYENİN ÖDENDİĞİNE DAİR SERMAYE TESBİT RAPORUNU YAZABİLİRMİYİM.?

Cevap :
İlgili raporu yazabilirsiniz.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 22.08.2003
Soru :
Şirket sermayemizin %95'lik kısmı ayni sermaye niteliği taşımaktadır.şirketimiz bünyesinde bulunan sermaye işletmemiz için gereğinden çok fazla olduğu için sermaye azaltımı yapmak istiyoruz T.T.K.'nu açısından sermaye azaltmasına gitmemizde herhangi bir sakınca yaratırmı?

Cevap :
Şirket sermayesi gerek tercihen gerekse TTK’nun 324’ncü maddesi uyarınca zorunlu olarak azaltılabilir.

Esas sermayenin azaltılması için çeşitli yollara başvurulabilir:

- Payların nominal değerini indirmek yolu seçilmiş ise ,payların toplam adedi aynı kalır ,sadece nominal değerleri azaltılır.
- Payların adedinin azaltılması düşünülebilir.

Sermayenin azaltılması işlemleri:

- Yönetim kurulunda karar verilir.
- Bilirkişi incelemesi yapılır.
- Sermayenin azaltılmasına dair değişiklik tasarısı hazırlatılır.
- Bakanlığa başvurularak izin alınır.
- Konu genel kurulda görüşülür ve karara bağlanır.
- Özel durumlar söz konusu ise gereği yerine getirilir.
- Sermaye azaltma kararı uygulanır.(TTK 397,398)
- İşlem sonuçları ilgili mercilere bildirilir.
- Tescil ile sermaye azaltılması işlemi tamamlanmış olur(TST 64)

Bakanlığın ilgili birime başvuru sırasında verilecek belgeler şunlardır:

- Dilekçe(şirketin ünvanı ,adresi,ticaret sicil numarası,imza ve imza sahiplerinin ad ve soyadları bulunmalı)
- Yönetim kurulu kararının şirketçe tasdikli örneği
- Değiştirilmesi istenen madde /maddelerin eski ve yeni şeklini gösterir her birine damga pulu yapıştırılmış üç nüsha değişiklik tasarısı
- Ana sözleşme değişikliklerinde istenilen belgelere ek olarak

Şirket alacaklılarının haklarını tamanen karşılayacak miktarda aktiflerin mevcut olduğunun tespitine ilişkin 3 kişilik bilirkişi tarafından düzenlenmiş ,ilgili mahkemece onaylanmış bilirkişi raporu ve bilirkişi atama kararı örneği dilekçeye eklenir.

Ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş bir nüsha değişiklik tasarısı ile ilana ait Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ‘nin bir örneğinin bir yazı ekinde izin veren Bakanlık ilgili birimine gönderilmesi gerekir.

Bakanlık İl Müdürlüğünün onayından geçen esas mukavele değişikliğinin genel kurulda değiştirilerek kabul edilmesi halinde bir dilekçe ile;

- İlgili genel kurul kararı
- Değiştirildiği şekliyle yeniden düzenlenen 3 adet değişiklik tasarısı ile tekrar ilgili Bakanlık birimine başvurulması gerekir.

Sermaye azaltılmasına ilişkin anasözleşme değişikliklerinde ,genel kurul kararlarının alınmasını müteakip,TTK 397 ve 398’nci maddelerinde yazılı işlemlerin tamamlanmasından itibaren 15 gün içinde Ticaret Sicil Memurluğuna tescil ettirilir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 03.02.2003
Soru :
Bir şahıs kendisine ait gayrimenkulü sahibi olduğu ltd.şirkete kullandırmak için kira kontratı yapmalı mı?Bu durumda muhtasar ve gayri menkul sermaye iradı beyannamesi vermesi gerekiyor mu ?

Cevap :
Ltd.Şti.ortağının,kendisine ait Gayri Menkulü şirkete kiralaması durumu ile bu GM'lü başka bir şirkete kiramış olması durumu arasında bir fark bulunmamaktadır.

Beyan uygulaması aşağıdaki açıklandığı gibi olacaktır:

Gayrimenkul sermaye iratlarının beyanında iki ayrı uygulama söz konusudur. Eğer beyan edilecek gelir sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret ise, gelir Ocak ayı içerisinde verilecek yıllık beyanname ile beyan edilir. Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi gerekiyorsa, gayrimenkul sermaye iradı da diğer gelirler ile birlikte Mart ayında verilecek yıllık beyanname ile beyan edilir.

1-Beyanname Verilmeyecek Gayrimenkul Sermaye İratları

 2002 yılı için geliri sadece 950.000.000.-TL olan istisna haddi altında kalan mesken kira gelirinden ibaret olanların gelirleri beyan edilmeyecektir.
 2002 yılı için geliri sadece 6.650.000.000.-TL’nin altında kalan tevkif suretiyle vergilendirilmiş kira gelirlerinden ibaret olanların gelirleri beyan edilmeyecektir.
 2002 yılı için 6.650.000.000.-TL’nin altında kalan tevkif suretiyle vergilendirilmiş kira gelirleri, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilse dahi beyan edilmeyecektir.
 2002 yılında 950.000.000.-TL’nin altında kalan mesken kira geliri ile tevkif suretiyle vergilendirilmiş kira gelirlerinin toplamı 6.650.000.000.-TL’nin altında kalanlar bu gelirlerini yıllık beyanname ile beyan etmeyeceklerdir.

2-Ocak Ayında Beyan Edilecek Gayrimenkul Sermaye İratları

Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler, beyanlarını ocak ayında beyan edeceklerdir. Gayrimenkul sermaye iratlar nedeniyle beyanda bulunulması gereken durumlar aşağıdaki gibidir.

 Beyanı gereken geliri sadece 950.000.000.-TL’nin üzerinde mesken kira gelirinden ibaret olanların gelirleri,
 Beyanı gereken geliri sadece 6.650.000.000.-TL’nin üzerinde olan tevkif suretiyle vergilendirilmiş gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanların gelirleri,
 Beyanı gereken geliri sadece ilk iki bentte sayılan gelirlerden ibaret olanların gelirleri,
 Beyanı gereken gelirleri sadece tutarı ne olursa olsun mesken dışındaki tevkif suretiyle vergilendirilmemiş gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanların (Örneğin basit usulde vergilenen ticaret erbabına kiraya verilen iş yerinden elde edilen kira gelirleri) gelirleri
 Beyanı gereken mesken kira geliri ve/veya tevkif suretiyle vergilendirilmemiş diğer menkul sermaye iratları ile tevkif suretiyle vergilendirilmiş kira gelirleri toplamı 6.650.000.000.-TL’yı aşanlar ve bu gelirleri dışında beyanı gereken başka bir geliri bulunmayanların söz konusu gelirleri, Ocak ayında verilecek beyanname ile beyan edilecektir.

3-Mart Ayında Beyan Edilecek Gayrimenkul Sermaye İratları

Diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde(basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri dahil) beyanı gereken gayrimenkul sermaye iradı Mart ayı içerisinde diğer gelirlerle birlikte beyan edeceklerdir.

Gayrimenkul Sermaye İratlarında Verginin Ödenmesi

Gelirleri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanlar bir takvim yılına ait hesapladıkları safi gelir tutarını ertesi yılın Ocak ayı içinde bağlı oldukları vergi dairesine yıllık beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Tahakkuk eden gelir vergisi ise Ocak, Nisan ve Temmuz aylarında olmak üzere üç eşit taksitle ödenir. Gayrimenkul sermaye iradı yanı sıra diğer gelirleri nedeniyle yıllık beyanname verecek olanlar ise bir takvim yılına ait hesapladıkları safi gelir tutarını ertesi yılın Mart ayı içinde bağlı oldukları vergi dairesine yıllık beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Tahakkuk eden gelir vergisi ise Mart, Haziran ve Eylül aylarında olmak üzere üç eşit taksitle ödenir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 13.11.2002
Soru :
1- Limited Şirketten Anonim Şirkete nevi değişikliğinden sonra kurucuların olağan üstü genel kurul yapmaları zorunlumudur? 2- Sermaye arttırımı 31.12.2002 tarihine kadar yapan şirketlere sermayeyi nereden buldun sorusu sorulmayacak olduğu tebliğlerde belirtilmiştir. Sorum; 31.12.2002 tarihine kadar sanayi ticaret bakanlığından izin alındıktan sonramı geçerli olacak yoksa ticaret sicilden tescil ve ilan edildikten sonramı geçerli olacaktır. Anonim Şirket ise genel kuruldan geçtikten sonramı geçerli olacaktır. Yardımlarınız için teşekkürler.

Cevap :
1-TTK’nun 364’ncü maddesi uyarınca;umumi heyetler adi ve fevkalade olarak toplanırlar. Adi toplantı her hesap devresi sonundan itibaren üç ay içinde ve en az yılda bir defa olur. Bu toplantıda 369 uncu madde gereğince müzakere gündemine konulması gereken hususlar müzakere olunur.Umumi heyet, lüzumu halinde fevkalade toplantıya davet olunur.

TTK’nun 369’ncu maddesi uyarınca; Esas mukaveleye göre umumi heyetin muayyen zamanlarda yapacağı adi toplantı gündemine şunlar konur.

- İdare meclisi ve murakıplar tarafından verilen raporların okunması;
- Şirketin bilanço ve kar zarar hesabı ve kazancının dağıtılması hakkındaki tekliflerin tasdiki veya değiştirilecek şekilde kabul yahut reddi;
- İdare meclisi azalariyle murakıpların ücret ve aidatları mukavelede muayyen değilse tayini;
- Müddetleri sona ermiş olan idare meclisi azalariyle murakıpların tekrar seçilmeleri veya değiştirilmeleri; - Lüzumlu görülen sair hususlar;

TTK’nun 388’nci maddesinde “Şirketin nev'inin değiştirilmesine taalluk eden umumi heyet toplantılarında şirket sermayesinin en az üçte ikisine malik olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması şarttır. İlk toplantıda sermayenin üçte ikisi temsil edilmediği takdirde, idare meclisi, umumi heyeti usulüne uygun olarak ikinci defa toplantıya çağırabilir. İkinci toplantının yapılabilmesi için, esas sermayenin yarısına malik olan pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunması gerekir.Toplanan umumi heyetin kararları mevcut reylerin ekseriyetiyle verilir.” İfadesi yer almaktadır

364’ncü maddeye göre;Olağanüstü genel kurul yalnızca gerekli görüldüğünde zaman yapılabilir.Genel Kurulun görevi içindeki herhangi bir konuda olağanüstü toplantı mümkündür.

Olağanüstü toplantılar için belli bir zaman söz konusu değildir.

Bu açıklamalara göre;

- Normal toplantı dönemlerine denk gelmeyen mevzularda acil karar almak için olağanüstü toplantı gerektiği,
- Nev’i değiştirme gündeminin olağan toplantı döneminden farklı bir dönemde olması durumunda ise olağanüstü toplantı gerektiği ancak bu dönemin nev’i değiştirme döneminden önce olması gerektiği ,
- Nev’i değişikliğinden sonra yeni şirketin ilk olağan genel kurul toplantısının 3 ay içinde yapılması gerektiği,
- Gerekli görülürse nev’i değişikliğinden sonra herhangi bir gündemle olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabileceği

Anlaşılmaktadır.

2-Danıştayın kabul ettiği anlayışa göre, vergisel açıdan nev’i değiştirmenin hüküm ifade ettiği tarih nevi değiştirmeye ilişkin son Limited Şirket bilançosunun ltd şirketin genel kurulu toplantısında onaylandığı tarih olarak kabul edilmesi gerekmektedir.Buna göre,mali milat uygulamasında bu tarihin esas alınması söz konusu olmalıdır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 30.10.2002
Soru :
Tasfiye süreci başlamak üzere olup,kamu'ya yüklü miktarda vergi.ssk.vb.borçları bulunan bir limited şirketin kanuni ortaklarının maddi sorumlulukları nelerdir? Bu borçlar sebebiyle şahsi mal varlıklarına haciz konabilirmi? ( Şirket ortakları, kuruluştaki ve yeni artış sonrası sermaye koyma borçlarını şirkete ödemişlerdir.)

Cevap :
VUK’nun 10’ncu maddesinin son fıkrası uyarınca tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları ,kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.

VUK’nun 10’ncu maddesi gereğince;tüzel kişilerin mükellef olması halinde bunlara düşen ödevler ,kanuni temsilciler tarafından yerine getirilir.

Vergilendirme ile ilgili ödevleri yerine getirmekle yükümlü olan temsilciler ,vergi kanunlarına aykırı hareketleri halinde,vergi aslı gecikme faizi gibi vergi aslına bağlı alacaklar ve cezalardan ve cezalardan belli şartlarla sorumlu tutulurlar.

Tüzel kişilerde kanuni temsilcinin sorumluluğu vergi aslı ,vergi aslına bağlı alacaklar ve vergi cezalarında aynıdır.Tüzel kişiye ait vergileme ile ilgili ödevlerin zamanında yerine getirilememesi nedeniyle salınan vergi ,vergi aslına bağlı alacaklar ve vergi cezaları ,tüzel kişilerin varlığından alınır.Kanuni temsilcinin varlığına gidebilmek için ,tüzel kişinin varlığının yeterli olmaması gerekmektedir.

Buna göre,tasfiye halindeki tüzel kişinin varlığı ,tasfiyeye girmeden önceki dönemlere ve tasfiye dönemine ait vergi aslı ve asla bağlı alacak ve cezaları ödemeye yeterli değilse,cezanın ilgili bulunduğu dönemdeki kanuni temsilcinin varlığından alınır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 24.10.2002
Soru :
Şirketlerde 31.12.2002'ye kadar yapılacak sermaye arttırımlarında arttırılan sermayenin kaynağı sorulmayacaktır. Arttırılan sermayenin tamamının 31.12.2002'ye kadar ortaklarca şirket aktiflerine konması gereklimidir, yada bu konudaki yasal düzenleme nasıldır?

Cevap :
22.06.2002de yürürlüğe giren 4761 Sayılı Kanunun 3 üncü 22.06.2002de yürürlüğe giren 4761 Sayılı Kanunun 3 üncü Maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’na Eklenen Geçici 60 ıncı Madde uyarınca; Mevcut veya yeni kurulacak olan sermaye şirketlerine, aynî veya nakdî sermaye olarak konulan değerlerden hareketle; herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (7) numaralı bendi dahil) yapılamaz. Bu hükmün uygulanabilmesi için 31.12.2002 tarihine kadar; mevcut sermaye şirketlerinde sermaye artırımı işlemlerinin, yeni kurulacak şirketlerde şirket kuruluşunun tamamlanması ve sermaye olarak konan değerlerin şirket aktifine girmiş olması şarttır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 21.10.2002
Soru :
İktisadi işletmesi bulunan derneklerin K. Vergisi mükellefi olması malumunuzdur. Bizim de derneğimize ait bir lokalimiz var ve Kurumlar Vergisi mükellefi olduk. Aşağıdaki hususlarda tereddütlerimiz var. Yanıtlarsanız sevinirim. 1- Derneğin iktisadi işletmesine sermaye hesabı açacakmıyız? 2- Derneğe ait demirbaşları nasıl kayıt edeceğiz? 3- Lokalimzde üyelerimize çay, kahve vb. satıyoruz. Bu iş ile ilgili olarak almış olduğumuz çay kahve vb.leri doğrudan gider yazabilirmiyiz? 4- Gelir tablosunda mal satış karını nasıl göstereceğiz?

Cevap :
KVK’nun 5’nci maddesi uyarınca;dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler,dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup 4’ncü maddede yazılı şartları haiz bulunan işletmeler ile aynı mahiyetteki yabancı işletmeler,dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleridir.

KVK’nun 1’nci maddesi uyarınca,dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazançları Kurumlar Vergisine tabidir.

Tam mükellefiyete tabi kurumların tüm gelirleri ticari gelir sayılır ve bu gelirin tespitinde KVK’ndaki hükümlerin yanı sıra ,GVK’daki ticari kazanç başlığı altında yer alan 37-51’nci maddesi hükümlerinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.Bu hükümlere göre,ticari kazanç bilanço usulüne göre veya işletme hesabı esasına göre tespit edilir.

Buna göre;yapılacak muhasebe kayıtlarının iki esastan birinin seçimi sonucuna göre belirlenmesi gerekli olup,herhangi bir diğer ticari işletme hesaplarından farkı bulunmamaktadır.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 15.10.2002
Soru :
A.Ş. şirketin 2002 yılı içinde serbest bölgedeki şubesinden kar transferi olması halinde bu karları 2002 yılı içinde yapacağı sermaye artırımında yeni sermaye artırımı affından yararlanarak kullanabilirmi?

Cevap :
4761 Sayılı Kanunun 3 üncü Maddesiyle GVK’na eklenen Geçici 60 ıncı Madde uyarınca;mevcut veya yeni kurulacak olan sermaye şirketlerine, aynî veya nakdî sermaye olarak konulan değerlerden hareketle; herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (7) numaralı bendi dahil) yapılamaz. Bu hükmün uygulanabilmesi için 31.12.2002 tarihine kadar; mevcut sermaye şirketlerinde sermaye artırımı işlemlerinin, yeni kurulacak şirketlerde şirket kuruluşunun tamamlanması ve sermaye olarak konan değerlerin şirket aktifine girmiş olması şarttır.

Bu kanun maddesine göre, sermaye olarak konan değerin kaynağının ve menşeinin dolayısıyla eklenecek sermayenin serbest bölgeden gelip gelmemesinin bir önemi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan GVK geçici 60’ncı maddesinden yararlanılmadığı taktirde, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 6’ncı maddesinin “Türkiye'deki tam ve dar mükellef gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgedeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazanç ve iratlar, Türkiye'nin diğer yerlerine getirildiğinin kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde gelir ve kurumlar vergisinden istisnadır” hükmünden yararlanarak yurt içine getirilen serbest bölge kaynağını gelir ve kurumlar vergisi dışı bırakmak mümkündür.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 10.10.2002
Soru :
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun Madde No 17 Kapsam Aşağıdaki hallerde, kazanç tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır: 1. (2362 sayılı Kanunun 12'inci maddesiyle değişen bent) Şirket kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzelkişiler, idaresi, murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat veya bedeller üzerinden yahut bedelsiz olarak alım, satım, imalat, inşaat muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa. Bu maddeyle ilgili sorum şudur; Şirket çalışanları da , münasebette bulunulan "KİŞİLER" tanımlamasına girmektemidir?

Cevap :
Şirket çalışanları da münasebette bulunanlar kapsamına girmektedir.


 

Tarih : 09.10.2002
Soru :
SERMAYE ARTIRIMINDA DAMĞA VERGİSİ ÖDENECEKMİ

Cevap :
Damga vergisi Anonim,Eshamlı Komandit ve Limited şirketleirn kuruluşlarında ve süre uzatımlarında ödenecek olup, 4684 sayılı yasanın 22/c'nci maddesiyle sermaye artırımlarında damga vergisi uygulanmayacaktır. Diğer taraftan,bilindiği üzere, 3505 sayılı Kanununun 1.1.1989 tarihinde yürürlüğe giren geçici 2 nci maddesinin c fıkrasında "İhracat veya döviz kazandırma taahhüdünde bulunulan ve yatırım teşvik belgesine bağlanmış yatırımlar için alınan yatırım kredileri ile bu belge kapsamındaki şirket kuruluşu ve sermaye artırımı, gayrimenkullerin ve irtifak haklarının ayni sermaye olarak konulması halinde bunların şirket adına tapuya tescili işlemleri ile bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar 31.12.1998 tarihine kadar 488 sayılı Kanuna göre damga vergisinden ve 492 sayılı Kanuna göre harçlardan istisna edilir." hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, 3505 sayılı Kanunun uygulamasına açıklık kazandırmak amacıyla 3.7.1993 gün ve 21626 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (2) Seri No.lu Tebliğin 4.l.maddesinde, yatırım teşvik belgesine bağlanan ihracata dönük yatırım yapmak maksadıyla yine belge kapsamında yer alan şirket kuruluşu veya sermaye artırımı işlemlerinin; yatırım teşvik ve yatırım indirimi belgesinin özel şartlar bölümünde öngörülen; sermaye tutarına, sermaye nev'ine ve süre şartına bağlı kalınarak gerçekleştirilmesi halinde bu işlemlere damga vergisi ve harç istisnası tatbik edileceği, belirtilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, firmalarca gerçekleştirilecek sermaye artırımlarının damga vergisi ve harç istisnasından yararlanabilmesi için, yatırımın teşvik belgesine bağlanmış olması ve aynı zamanda teşvik belgesinin özel şartlar bölümünde sermaye artırımına ilişkin sermaye tutarı, nev'i ve süre şartının kaydedilmesi gerekmektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 11.07.2002
Soru :
Sermaye Piyasası Kurulun'da uzman yardımcısı olarak çalışmak SMMM stajı olarak sayılabilir mi? Staj başvurusunu yapsam, iki yıl çalışmakla SMMM stajını tamamlamış olur muyum?

Cevap :
3568 Sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinde staj süresinden sayılan hizmetler sayılmıştır.

Bu maddeye göre;
a) Kanunları uyarınca vergi incelemesine yetkili olarak çalışanların bu yetkiyi aldıktan sonra kamu hizmetinde geçen süreleri.
b) Kamu kuruluşlarının veya bilanço esasında defter tutan özel kuruluşların muhasebe birimlerinde birinci derece imza yetkisini haiz, muhasebenin fiilen sevk ve idare edilmesinden veya malî denetiminden sorumlu bulunanların bu hizmetlerinde geçen süreleri.
c) Bu Kanunun 5 inci maddesinin (A/a) bendinde sayılan konularda öğretim üyesi veya görevlisi olarak çalışanların bu görevlerde geçen süreleri.

staj süresinden sayılmaktadır

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebecilik Staj Yönetmeliği’nin 8’nci maddesi uyarınca;

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir adayları için staj süresi 2 yıldır. Serbest Muhasebeci adayları için staj süresi ise önlisans seviyesinde mezun olanlar için 4 yıl, Ticaret Lisesi ile Maliye Meslek Lisesi mezunları için 6 yıldır.

Mücbir sebepler; stajın fiilen yapılmasına engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk hali ile yangın, yer sarsıntısı, su basması gibi afetler ve kişinin iradesi dışında meydana gelen gaybubetler (askerlik v.s.) gibi hallerdir. Staj, mücbir sebepler dışında kesintisiz olarak yapılır. Ancak, mücbir sebeplerden dolayı eksik kalan staj süresi Oda Yönetim Kurulu Kararları ile tamamlatılır.

Stajdan sayılan sürelerin belirlendiği 9’ncu maddeye göre;

Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen süreler, staj süresinden sayılır ve süre bu kadar kısalır. Buna göre;
a) Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisine sahip olanların bu yetkiyi aldıktan sonra kamu hizmetlerinde geçen süreleri staj süresinden sayılır.
Bu kapsamda Maliye Müfettişlerinin, Hesap Uzmanlarının, Bankalar Yeminli Murakıplarının, Gelirler Kontrolörlerinin ve bunların yardımcılarının veya stajyerlerinin, İl Defterdarlarının, Vergi Dairesi Müdürlerinin, Vergi Denetmenlerinin, Bağımsız Vergi Dairesi bulunmayan ilçelerde Mali Müdürlerinin kamu hizmetlerinde geçen süreleri kurumlarınca düzenlenen hizmet cetveli ile belgelendirilmek kaydıyla dikkate alınır.
b) Kamu kuruluşlarının veya bilanço esasında defter tutan kuruluşların muhasebe birimlerinde birinci derece imza yetkisini haiz, muhasebenin fiilen sevk ve idare edilmesinden veya mali denetiminden sorumlu bulunanların bu hizmetlerde geçen süreleri staj süresinden sayılır.
Kamu kuruluşlarının muhasebe birimlerinde birinci derece imza yetkisini haiz, muhasebenin sevk ve idare edilmesinden veya mali denetiminden sorumlu bulunanlar, bu hizmet sürelerini kurumlarından alacakları hizmet cetveli, imza sirküleri ve yazı ile belgelendirirler.
Bilanço esasında defter tutan özel kuruluşların muhasebe birimlerinde birinci derece imza yetkisini haiz, muhasebenin fiilen sevk ve idare edilmesinden veya mali denetiminden sorumlu bulunanlar ise çalıştıkları müessesede bu şartlarla sorumlu olarak yeterli süreyi kapsayacak şekilde çalıştıklarını Ticaret Sicili Gazetesi, imza sirküleri, SSK işe giriş bildirgesi ve dört aylık dönem bordrosu ile mali denetimden sorumlu olunduğuna ilişkin belge ile belgelendirirler. Birlikçe gerekli görülen hallerde başkaca belgeler de istenebilir.
c) Hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokulların bu alanlarında öğretim üyesi veya görevlisi olarak çalışanların çalışma süreleri staj sürelerinden sayılır. Bu hizmetler ilgili kurumlardan alınacak belgelerle tevsik edilir.
d) Resmi tatil ve izinlerle, Birlik ve TESMER’ce yapılan eğitim veya değerlendirmelerde geçen süreler stajdan sayılır. Ayrıca bilgisayar, yabancı dil kursları ile lisansüstü ve doktora eğitiminde geçen süreler aşağıdaki şartlarla stajdan sayılır.
1- Birlik tarafından uygun görülen programlara göre 6 ayı aşmamak üzere yabancı dil veya 3 ayı aşmamak üzere bilgisayar eğitiminde geçen süreler (her iki programın stajdan sayılan süreleri toplamı 6 ayı geçemez.),
2- Lisansüstü diploma ve tezinin ibraz edilmesi şartıyla iktisat, maliye, işletme, muhasebe, finansman, denetim ve vergi ile ilgili alanlarda lisansüstü eğitim görenlerin bu eğitimde geçen sürelerinin bir yılı (Bu bentteki haktan yararlananlar 1 inci bentteki haktan yararlanamazlar.),
3- Doktora diploması ve tezinin ibraz edilmesi şartıyla iktisat, maliye, işletme, muhasebe, finansman, denetim ve vergi ile ilgili alanlarda doktora yapanların 18 ayı (Bu bentteki haktan yararlananlar 1 ve 2 nci bentlerdeki haklardan yararlanamazlar.),

İlgili maddelerde görüldüğü üzere SPK uzman yardımcılığında geçen süreler staj yerine geçen süreler kapsamında değerlendirilememektedir.

İSMMMO DANIŞMA BİRİMİ


 

Tarih : 06.04.2002
Soru :
2001 yılında satışı yapılan Gayrimenulun satış karı aynı yıl içinde sermayeye ilave edilmiş olup, bu işlemle ilgili Bakanlık izni alınıp aralık 2001 ayında Genel kuruluda yapılıp Tescil ve ilan edilmiştir.Muhasebe Kayıtlarında Yedekler Hesabında olan tutar tescil ve ilan tarihinde sermayeye aktarılmıştır. Yapılan bu işlem ile ilgili: 1- Bilanço ve Gelir Tablosunda G.M Satış karını gösterir bir bakiye gözükmediğinden, 2001 yılı Kurum Vergisi beyannemesinde Bu karı ne şekil de gösterilecek ve istisnaya tabi tutulacak. 2- Gayrimenkul satış Karına Ait G.V stopajı hangi süre içerisinde ve kaç taksitte ödenecektir. 3- Gayrimenkul Satışından itibaren yapılacak muhasebe kayıtları Not: Dönem Karınden Kurum V. ve Fon Payı karşılıkları ile Gelir stp.ve fon payı karşılıkları ayrıldığı zaman bilanço Dönem net zararı vermektedir. Yukarıdaki bilgi ve sorulara dayanarak beni aydınlatmanızı rica ederim. Saygılarımla, Kenan GENÇ

Cevap :
Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle 14.08.1999 tarih ve 4444 sayılı yasanın geçici 28/a maddesi ile 1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında geçerli kılınmıştır.2 Yine istisna 6.7.1995 tarih 22335 sayılı resmi gazetede yayınlanan 51 nolu KVGT de gerekli açıklamalar yapılmıştır.3 Her ne kadar bu tebliğ açıklamaları Kurumlar Vergisi Kanunu geçici 23. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde yapılmışsa da yeni madde ile de önemli bir değişikliğin olmadığı görülmektedir. Geçici 28 md. de yapılan son değişiklik 4503 sayılı kanınla olmuştur. Buna göre kurumların turizm yatırım veya işletme belgesine sahip turizm tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayrimenkullerin tamamını veya birleşmenin, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete aynı sermaye olarak konulması hali de istisna kapsamına alınmıştır.4 İstisnadan yararlanabilmek için aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi gereklidir. 2.1. Tam mükellefiyete tabi kurumlar iştirak hisselerini veya gayrimenkullerini iki tam yıl süre ile aktifte bulundurmaları gerekir. 2.2. Tam mükellefiyete tabi kurumlar gayrimenkul veya menkul kıymet ticareti ile uğraşmaması gerekir. 2.3. Tam mükellefiyete tabi kurumlar gayrimenkul veya iştirak hisseleri satışından doğan kazancı, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden istisna olacaktır. Vadeli satış halinde satışın yapıldığı dönemi takip eden ikinci dönemin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilatlar istisnadan yararlanamaz. İlk yapılan tahsilatın gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir. 2.4. Sermaye eklenen bu kazançların beş yıl içinde işletmeden çekilmemesi gerekir. Bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur. 2.5. 1.1.1999-31.12.2002 tarihleri arasında sermayeye ilave edilen karın karşılığında verilen bedelsiz hisse senetleri, ortaklar tarafından temettü geliri elde edilmiş sayılmaz ve gelir vergisi ödenmez. Yani kar dağıtımı sayılmaz. 2.6. Gayrimenkullerin satışından doğan satış kazancının sermayeye ilave edilme işleminin ön izninin satışın yapıldığı yılı takip eden yılın nisan ayı sonuna kadar alınması gerekir. Diğer işlemlerin bahsi geçen yıl sonuna kadar tamamlanması istisnanın geçerliliği için zorunludur. 2.7. Satış vaadi sözleşmeleriyle yapılan satışlar bu istisnadan yararlanamaz. Yukarıda sayılan şartların yerine getirilmesi halinde bu istisnadan yararlanılması gerekir. Şirket aktifine kayıtlı gayrimenkulun üçüncü kişilere satılması halinde sorun yoktur. Ancak satışın aynı gruba dahil bir şirkete satılması ya da patronlardan herhangi birisine satış yapılması durumunda yukarıda sayılan şartların yerine getirilmesi halinde istisnadan yararlanılıp yararlanılamayacağı konusu tartışılmaktadır. İstisnadan yararlanır görüşünde olanların yanında istisnadan yararlanamayacağı görüşünde bulunanlar da vardır. Grup şirketlerin yukarıdaki sayılan şartları taşıması halinde istisnadan yararlanamayacağını ileri süren görüş sahiplerine göre, sermaye şirketlerinin yapılarının güçlendirilmesi ve bu şirketlerin finansman sıkıntılarının giderilebilmesini sağlamak için getirildiğinden aynı gruba dahil şirketlere yapılan satışlarda bu amacın gerçekleşmeyeceği sebebi ile örtülü kazanç aktarımı olabileceği ileri sürülmektedir. Grup şirketlerinin de bu istisnadan yararlanabileceği görüşünü savunanlar, düzenlemenin amacı şirketlere ek bir külfete (KDV, harç, enflasyondan kaynaklanan izafi gelir nedeniyle çıkabilecek vergi) karşılaşmadan bağlı değerlerinden yararlanabilme imkanı sağlamasıdır. Muvazaa olmaması koşuluyla grup şirketlerine yapılan satışlar da istisnadan yararlanır. Ayrıca istisnayı düzenleyen değişik kanunlarda aksine bir hüküm de bulunmamaktadır. Sayın Tahir Perek’de muvazaalı işlem yapılmamak kaydıyla grup içi satışa istisna uygulanabileceği görüşünü adı geçen yazısında belirtmektedir.5 3. İstisnadan Yararlanarak Ödenmeyecek Vergi ve Harçlar 3.1. Yukarıda sayılan şartları taşıyan kurumlar vergisi mükellefleri yaptıkları bu tür satışlardan dolayı elde etmiş oldukları kazançlarından ötürü Kurumlar Vergisi ve Kurumlar Vergisi Fon Payı ödemeyeceklerdir. (KVK Geç. md. 28) Ancak satış % 15 stopaja tabidir. Ayrıca stopaj fon %10 olarak ödenecektir. %16,5 stopaj ve fon payı ödenmesi gerekir.(GVK md. 94/6(b-ii) 3.2. Yukarıdaki şartları taşıyan tam mükellefiyete tabi kurumlar Katma Değer Vergisi Kanunu gereği bu satışlardan dolayı Katma Değer Vergisi ödemezler (KDV geç. md. 10). 6 3.3. Satışın yapıldığı anda alınan karar ve 51 nolu KVGT’de şekli belirtilen dilekçelerle tapuya müracaat edildiği takdirde tapu harcı ödenmeyecektir. İstisnadan yararlanacak mükelleflerin yukarıda sayılan koşulları yerine getirmeleri gerekecektir. İstisnadan yararlanacak mükelleflerin istisnanın bir bölümünden yararlanmaması diğer bölümünden de yararla


 

Tarih : 04.03.2002
Soru :
Besicilik faaliyeti ile iştigal edecek bir sermaye şirketi kurulmuştur.Besicilik ile ilgili tavsiye edebileceğiniz(hesap planı,yevmiye kayıtları vb.) herhangi bir kaynak var ise bildirmenizi rica ederim.

Cevap :
Yanımıyorsak İ.Ü.İşletme Fakültesinde bu konu hakkında bir yüksek lisans tezi olduğunu duymuştuk.


 

Tarih : 01.03.2002
Soru :
A.Ş. ve LTD. Şirketlerdeki asgari sermaye artışı hangi tarihe kadar yapılıp tescil edilmesi gerektiği hakkında bir tebliğ var mıdır? Teşekkürler.

Cevap :
Asgari sermaye miktarı yeni kurulacak şirketlere yönelik belirlenmiştir. Mevcut firmalardaki asgari sermaye miktarı hakkında henüz Bakanlar Kurulu Kararı yayınlanmamıştır.


 

Tarih : 22.02.2002
Soru :
31.12.2001 tarihinde satışını yaptığımız gayrimenkul satış kazancı tutarı olan 28.000.000.000.- Tl. sını şirket sermayesine ekledik.Ocak 2002 tarihinde tescil ve ilan edildi, kazancın kurumlar vergisinden muaf tutulması için YMM raporu şartmı? Stopaj yatacakmı?, yatacaksa Nisan 2002 ayında muafiyet uyguladığımızdan nisan muhtasarı ile beyan edebilirmiyiz

Cevap :
YMM lerin yapacağı işler sitemizde mevcuttur. Sermaye artırımından dolayı stopaj yoktur.


 

Tarih : 21.02.2002
Soru :
sermaye şirketlerinde, sermaye artırımında, arttırılan sermaye için damga vergisi ödenecekmi? Orano nedir ? (03.07.2001 tarih 24451 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4684 kanun nolu bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun yönünden cevaplamanızı rica ederim.)

Cevap :
03,07,2001 tarih 24451 sayılı R.G. yayınlanan 4684 kanunda 488 sayılı D.V. kanununun a bendi değiştirilmiştir. Önceki hali " anonim, kooperatif, eshamlı komandit, ve limited şirket mukavelenamelerinin veya bunların sermaye artışlarıyle, süre uzatmaları hakkındaki kararların tescil ve ilanı tarihinden itibaren 3 ay " Şimdiki hali "anonim, eshamlı komandit, ve limited şirket mukavelenamelerinin veya bunların süre uzatmaları hakkındaki kararların tescil ve ilanı tarihinden itibaren 3 ay " dır.Görüldüğü üzere sermaye artışları kelimesinin çıkması sebebiyle artırılan sermaye için D.V. ödenmeyecektir.


 

İşlemi tamamlamaya çalışıyoruz. Lütfen bekleyiniz.
Uzun süre takılı kalırsa sayfayı yenileyebilirsiniz